Monthly Archives

Nisan 2017

Kurumsal Destek ve Sanat Odaklı Çalışmalar

By | Röportaj | No Comments

Sosyal Kültürel Yaşamı Geliştirme Derneği / http://www.sosyalkulturelyasam.org

Sivil Toplum İçin Destek Vakfından Kurumsal Program dahilinde hibe desteği alan Sosyal Kültürel Yaşamı Geliştirme Derneği (SKYGD) hibe sürecini ve bu süreçteki deneyimlerini anlattı.

Sivil Toplum için Destek Vakfı (DV): Kurumsal destek almanın sürdürülebilirlik açısından derneğinize ne gibi faydaları oldu? Kısa ve uzun dönemdeki etkilerinden genel olarak bahsedebilir misiniz?

Sosyal Kültürel Yaşamı Geliştirme Derneği (SKYGD): Kurumsal destek almanın SKYGD’nin sürdürülebilirliği açısından özellikle bu konuda bir strateji ve yol haritası çıkarma konusunda faydası oldu. SKYGD’yi hem bilen, tanıyan kişi ve kurumlara, hem de henüz bilmeyen kişi ve kurumlara yönelik bir dil ve materyaller oluştu. Buna ek olarak, SKYGD’nin mevcut ve geleceğe yönelik ihtiyaçları ve bundan sonra kısa ve orta vadede uygulanabilecek projeler şekillendi.

DV: Hibe çerçevesinde kurumsal gelişim ve kaynak geliştirme alanında 2 danışman ile çalıştınız. İnsan kaynağı konusunda destek almak, kurumun ihtiyacına dair yapılan çalışmalarda nasıl bir ivme yaratıyor?

SKYGD: Danışmanlar ile çalışmanın SKYGD’nin vizyonuna büyük katkısı oldu, somut ihtiyaçlarını ve potansiyelini ortaya çıkarma konusunda ciddi bir katkısı oldu. Operasyonun dışına çıkarak SKYGD’ye dışarıdan bir göz atma fırsatı ve hafızasını toparlama, bu anlamda da kısa ve orta vadedeki hedeflerini netleştirmede önemli bir fırsat yarattı.

DV: Sanat odaklı çalışan bir dernek olarak, en çok zorlandığınız konu nedir?

SKYGD: Sanat odaklı çalışan bir dernek olarak en çok zorlandığımız konu sanatın zaman zaman önemli bir ihtiyaç olarak algılanmaması olabiliyor. Bir örnek olarak, belediyelerin sivil toplumun çalışmalarını bir öncelik olarak görmemeleri soncunda işbirliğinde sık sık zaman ve mekan yaratma konusunda sıkıntılar yaşanabiliyor. Ayrıca, kültür sanata yatırım yapan büyük kurumlar (büyük sivil toplum kuruluşları da buna dahil olmak üzere) genelde ana akım sanat etkinliklerine daha sıcak bakıyor. Dolayısıyla organizasyonlarında ya da işbirliği stratejilerinde SKYGD gibi çok da büyük olmayan STK’ların çalışmalarına yer vermeyebiliyorlar. Örneğin, bu yılki bienale paralel olarak mülteci çocukların ürünlerinden oluşan paralel bir sergi düşünüyoruz ve buna mekan bulmakta ciddi zorluklar yaşıyoruz.

DV: Önümüzdeki dönem yapacağınız çalışmalarla ilgili bilgi verebilir misiniz?

SKYGD: SKYGD olarak, kısa vadede, özellikle yaz aylarındaki nispi sakinlikten de faydalanarak eğitmen ekibimizi ve networkümüzü güçlendirmeyi, sanat atölyeleri deneyimimizi yeni eğitmenlerin faydalanabileceği materyaller halinde toparlamayı, uygulanabilir kılavuzlar üretmeyi istiyoruz. Orta vadede ise yeni eğitmenler kazanmayı, özellikle üniversitelerin sanat bölümlerinde SKYGD’yi tanıtmayı, bu yolla ekibi genişletmeyi amaçlıyoruz. Nispeten uzun vadede ise SKYGD’nin deneyimini, yurtdışındaki benzer örneklerle birlikte tartışabileceğimiz ve paralel etkinliklerle daha geniş bir kesime ulaşabileceğimiz, sanatın dönüştürücü potansiyeline odaklanan büyük bir etkinlik yapabilmeyi arzuluyoruz. Bu hedeflere paralel olarak SKYGD’nin mevcut atölyeleri ve çalışmaları uygulanmaya devam edecek.

RUSİHAK Hibe Sürecini Tamamladı

By | Proje Desteği | No Comments

Proje Programı dahilinde desteklenen Ruh Sağlığında İnsan Hakları Girişimi (RUSİHAK), 30 Ekim 2016 – 30 Nisan 2017 arasında gerçekleşen hibe sürecini tamamladı.

RUSİHAK, desteklenen “Depo İlleri Dolaşıyor” projesi kapsamında sırasıyla Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, Adana Çukurova Üniversitesi ve İstanbul Yeditepe Üniversitesi olmak üzere toplam üç etkinlik gerçekleştirdi.

Etkinlikler kapsamında ilgili mekanlarda Depo: Akıl Hastanesi’nde Hayat belgeseli gösterildi ve ardından uzmanların, öğrencilerin, psiko-sosyal engellilerin ve ailelerin katılımıyla söyleşiler gerçekleştirildi.

Proje, belgesel gösterimi ve söyleşiler ile mevcut sorunları insan hakları perspektifi içinde anlatmaya çalışmış, önyargılı yıkarak hali hazırda sorun yaşayan kişilerin ihtiyaçlarının duyulmasına ve onların desteklenmesine katkı sağlamıştır.

Yeni Dönem YK Üyeleri Seçildi

By | Vakıf Haberi | No Comments

Sivil Toplum için Destek Vakfı, 31 Mart’ta gerçekleşen mütevelli heyet kurulu toplantısında yeni dönem yönetim kurulu üyelerini seçti.

Alınan mütevelli heyet kararı sonucunda Ali Karabey, Aysun Sayın, Fevzi Toksoy, Laden Yurttagüler ve Merve Üretmen asil, Esra Habbab, Murat Goldştayn ve Zeynep Meydanoğlu yedek üye olarak belirlendi.

Detaylı bilgi için “hakkımızda” sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Başka Bir Okul Mümkün!

By | Röportaj | No Comments

Başka Bir Okul Mümkün Derneği / http://www.baskabirokulmumkun.net/ 

Başka Bir Okul Mümkün Derneği (BBOM) ve çalışmaları ile ilgili daha detaylı şekilde bilgi edinmek için aşağıdaki röportajı okuyabilirsiniz. Sivil Toplum İçin Destek Vakfı, Kurumsal Program dahilinde BBOM’ye hibe desteği sağlıyor.

Sivil Toplum için Destek Vakfı (DV) : Başka Bir Okul Mümkün Derneği hangi sosyal problemden yola çıkarak kuruldu? Genel olarak çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Başka Bir Okul Mümkün Derneği (BBOM): BBOM Derneği erken çocukluk ve ilkokul eğitimi üzerine çalışmaktadır. Mevcut eğitim sisteminin çocuklar üzerindeki tek tipleştirici, farklılıkları görmezden gelen, ayrımcı ve baskıcı yapısı BBOM Derneğinin üzerine yoğunlaştığı sosyal problemdir.

BBOM Derneği katılımcı ve barışçıl sınıf ortamlarını yaygınlaştırmak vizyonu ile çalışmalar yürütür. BBOM Modelini uygulayan okullar açmanın yanında, öğretmen destek programları yürüterek vizyonu ekseninde daha çok öğretmene ve dolayısı ile daha çok çocuğa ulaşmayı hedefler. Ekolojik hassasiyetle basılmış alternatif eğitim ve hikaye kitapları sayesinde alternatif eğitim anlayışını ve çocukları merkeze alan hikaye kitaplarını yaygınlaştırmak için BBOM Yayınları faaliyetini yürütür.

DV: Alternatif Eğitim, demokratik yönetim, ekolojik duruş, özgün finansman ilkeleri ne demektir, bu yaklaşım eğitim sistemine dair “sorunları” nasıl giderebilir? Mevcut eğitim sistemine göre sizinbelirlediğiniz alternatif eğitim anlayışının farkları nelerdir?

BBOM: Soruda bahsedilen ilkeler BBOM Modelinin temel ilkeleridir. Alternatif Eğitim yaklaşımı, çocukların kendi hızlarında, kendi ilgi ve ihtiyaçları ile bağlantılı bir biçimde öğrenmelerini destekler. BBOM Modeli her çocuğun biricik olduğu kabulüyle, kendi öğrenme süreçlerinin kontrolünü ellerine almalarını destekleyerek öğrenme yolculuklarına eşlik eder. Her BBOM Okulu MEB’in müfredat dahilinde sunduğu kazanımları içerir. Bunun yanında empati, dayanışma, barışçıl olma, katılım gibi BBOM değerlerini de içeren bir başka müfredat da BBOM Okullarında yer bulur. Tüm okul süreci çocukların kendi hızlarında ve kendi yöntemleri ile öğrenmelerini keşfetmeleri üzerine planlanır. BBOM Okulları’nda Montessori veya Waldorf gibi tek bir alternatif eğitim yaklaşımı benimsenmez. Bunun yerine pek çok yaklaşımın bir bileşimi çocukların ihtiyaçlarına cevap vermek üzere uygulanır.

BBOM Okulları her bir bileşeninin (öğretmenler, çocuklar, çalışanlar) eşit söz hakkına sahip olduğu karar alma süreçleri uygulanır. Her hafta toplanan okul meclisinde okula dair gündemler birlikte tartışılır. Okul nüfusunun en kalabalık öğesi olan çocuklar kendi gündemlerini bu meclise taşıyarak bir tartışma alanı bulur. Bunun dışında çocukların daha katılımcı ve barışçıl öğrenme ortamlarını deneyimlemeleri için her gün sınıf çemberleri yapılır. Sınıf içindeki türlü anlaşmazlıklar çatışma çözümü ile çocuklar tarafından arabuluculuk üstlenilerek aşılmaya çalışılır. BBOM Okullarında yetişkinlerden çocuklara doğru inen bir hiyerarşik mekanizma yoktur.

Tüm BBOM Okulları yemeklerinden, okulun fiziki yapısına ve kullanılan materyallere kadar ekolojik bir hassasiyete sahiptir. Yemekhanedeki yemeklerin mevsim sebzelerinden oluşması ve mümkünse üreticisinden alınması, çocukların doğa ile bağ kurdukları okul ortamlarının oluşturulması ve okulda kullanılan malzemelerin karbon ayak izinin en aza indirilmesine özen göstermek BBOM’un Ekolojik Duruş ilkesini oluşturur.

BBOM Okulları, BBOM Modeli ile işleyen bir okul açmak üzere yola çıkan ebeveynlerin ve gönüllülerin kurduğu eğitim kooperatifleri şeklinde açılır. Kooperatifin eşit ortakları olan ebeveynler okulların mali işletmesinden sorumludur. Okullar ve öğretmenler kooperatife bağlı olmayan özerk yapılardır. Okullar kar amacı gütmez.

Yukarıda bahsettiğimiz BBOM Modeli mevcut eğitim sisteminden farklı bir yol önerir. Çocukları merkeze alan öğrenme ortamları oluşturan BBOM Modeli, sınıflarından okul yönetimine kadar demokratif karar alma mekanizmaları ile işler. Ekolojik bağları korumanın önemine inanır ve kar amacı gütmeyen okullar açar. Bu haliyle hem mevcut devlet okullarından hem de özel okullardan ayrışır.

DV: Aileler, okulun kurulumunda/sürecinde aktif rol alıyor. İnisiyatif alma açısından ailelerin etkisini nasıl değerlendirirsiniz?

BBOM: Ebeveynler bir araya gelerek BBOM Okullarının tüzel kişiliği oluşturan eğitim kooperatiflerini kurarlar. BBOM için bu durum sadece teknik anlamda bir araya gelip bir kooperatif sözleşmesine imza atmaktan fazlasını içermektedir. Kooperatifler okulun finansal idarecileri olmaktan öte BBOM topluluğuna dahil bir bileşen olduğundan BBOM’un özen gösterdiği değerlerin kooperatifler içerisinde de var olması önemlidir. Demokratik karar alma mekanizmaları, topluluk değerleri, şiddetsiz iletişim, barışçıl ve katılımcı bir topluluk olmak açısından ve kooperatiflerin varlığını sürdürülebilmesi açısından önem taşımaktadır.

Okulun kurucusu olmasına karşın kooperatifler ve okullar arasında bir çizgi vardır. Okullar ve kooperatifler arasındaki bağ ve işbirliğinin yanında, okullar kendi işleyişleri açısından özerktir. Kooperatif yönetimleri tarafından denetlenmezler. Okulların işleyişine dair destekleyici uygulamaları dernek hizmet içi ve hizmet öncesi eğitimler ile kendisi yürütür.

Bunun dışında, kooperatifler kooperatife dair kararlarda ilgili kanuna bağlı olarak bir kooperatif yönetim kurulu ile karar alırlar. Kimi kooperatifler daha geniş kapsamlı çalışma grupları ile birlikte ilerlemektedir.

DV: Çocuk merkezli model sizce nedir? Bunu eğitime nasıl uyarlıyorsunuz?

BBOM: Çocuk merkezlilik BBOM Modeli’nin en temel değerlerindendir. Çocukların okullara dair tüm süreçlerde katılım sağlamasını gözetmek ile ilişkilidir. BBOM Okulları’nda okul meclisleri ve sınıf çemberleri aracılığı ile çocukların kendini ifade etmesi ve karar alma süreçlerine katılımı sağlanır. Bunun dışında derslerde çocukların kendi ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda öğrenme yolculuklarını destekleyecek çalışmalar yapılır. BBOM Okulları’nın isimleri (Mutlu Keçi, Meraklı Kedi, Renkli Orman, Koşan Kaplumbağa) çocuklar tarafından konmuştur.

DV: Çalışmalarınızdaki gönüllülük payı nedir? Hedef kitlenizle ilişkinizde nasıl bir yol izliyorsunuz?

BBOM: BBOM Derneği neredeyse tamamı gönüllü emekle ilerleyen bir yapıya sahiptir. Mevcut halimizle bir tam zamanlı ve bir yarı zamanlı çalışanımız bulunmaktadır. Bunun haricinde yapılan tüm çalışmalar geniş bir gönüllü kitlesi ile yapılır. Bu gönüllülerin bir kısmı kooperatiflerdeki ebeveynler iken bir kısmı doğrudan BBOM Derneği ile bağlantıda olan gönüllülerdir.

Hali hazırda yüz kişiye yakın bir gönüllü çeviri grubumuz bulunmaktadır. Bunun yanında daha aktif ve etkileşimli bir gönüllülük hali için çalışmalarımız devam etmektedir.

DV: Öğretmenlerle de çeşitli çalışmalarınız bulunuyor. Bu alandaki faaliyetlerinizden kısaca bahseder misiniz?

BBOM: 2015 yılından bu yana öğretmen destek programları açıyoruz. Katılımcı ve barışçıl öğrenme ortamlarını Türkiye’nin pek çok yerinde yaygınlaştırmak üzere öğretmenleri destekliyoruz. Şiddetsiz İletişim, Pozitif Disiplin, Çatışma Çözüm Mekanizmaları, Demokratik Okullar, BBOM Modeli, Çocuk Hakları gibi modüllerin bulunduğu destek programları ile şimdiye kadar 120’den fazla öğretmene ulaştık. Tüm öğretmen destek programları hem BBOM Okulu öğretmenlerine hem diğer öğretmenlere açıktır.

Öğretmenlerin kendilerinin de katılımcı ve barışçıl topluluklara dair deneyimlerini güçlendirmek için geçtiğimiz yıl Bodrum-Dağbelen Köyü’nde bulunan BBOM Öğretmen Köyü’nü açtık. Öğretmen destek programlarını yürüttüğümüz bu yerde öğretmenlerin işbirliği ve deneyim paylaşımı imkanları bularak kendilerini güçlendirmelerini önemsiyoruz.

2017 yılı başında, BBOM Öğretmen Köyü Başlangıç Programları’nı tamamlayan ve öğrenme yolculuğuna devam etmek isteyen öğretmenler ile BBOM ÖK Derinleşme Programı başlattık. İnformal bir yüksek lisans olarak da tanımlanması mümkün olan bu Derinleşme Programı’nda öğretmenlerin ilgi duydukları olanda daha çok yol alabilecekleri ve üretebilecekleri bir program hedefliyoruz.

DV: Sivil Toplum için Destek Vakfı’ndan aldığınız hibe desteğini nasıl kullanmayı planlıyorsunuz? Hibe süreci, finansal sürdürülebilirlik açısından nasıl bir etki yaratıyor?

BBOM: Aldığımız hibe desteği ile derneğimizde tam zamanlı çalışan Finans ve Kaynak Geliştirme Koordinatörünün istihdamını sağlamayı amaçlıyoruz.

2017 yılına kadar Finans ve Kaynak Geliştirme alanındaki çalışmalarımız gönüllülük ve iş paylaşımı üzerinden ilerliyordu. Bu durum sürdürülebilir bir finansal planlama yapılmasını, bu planlamanın uygulanmasını ve kontrol edilmesini mümkün kılmıyordu. Tam zamanlı bir çalışma ile Dernek bütçesinin kontrolünü, şeffaf ve düzenli bilgilendirme yapılmasını ve hesap verilebilir bir bütçe sistemi uygulanmasını sağlayacaktır. Ayrıca Dernek sabit gelirlerinin yani üye aidatları, bağışlar gibi kalemlerin düzenli takibi ile yeni bağışların sağlanabilmesi için kaynak yaratma çalışmalarına hem zaman hem de yaratıcılık açısından alan açacaktır. Örneğin bireysel bağışların arttırılması için daha aktif kampanyalar, kitlesel fonlama için Adım Adım, Fongogo gibi platformlar ile birlikte projeler yapmak, sponsorluk görüşmeleri, hibe, proje takibi ve başvuruları yapmak için tam zamanlı bir koordinasyon tüm bu süreçlerin yönetilmesi sürdürülebilir bir finansal sistemin kurulması için en önemli adımlardan biri olacaktır.

Tüm bunların sonucu olarak STDV’nin sağladığı hibe BBOM Derneğinin finansal sürdürülebilirliğini sağlamada ve bunu sistemli bir şekilde yapmada gerekli başlangıç desteğini vermiş ve hibe süresi sonunda kendi kendini finanse eden bir yapının kurulmasında sağlam temeller atmamızı sağlamış olacaktır.

Sağlıkta Genç Yaklaşımlar’a Hibe Desteği

By | Kurumsal Destek | No Comments

Sağlıkta Genç Yaklaşımlar Derneği Y-PEER Türkiye, sağlık ve eğitim başta olmak üzere benzeri alanlarda gençlerin doğru bilgiye erişimlerini sağlayarak tutum ve davranış değişikliği yaratılmasını, buna paralel olarak genç insanların başta karar alıcılar olmak üzere tüm alanlarda özne olarak kabul edilmesini amaçlayan çalışmalar yapıyor. 

Katılım odaklı sosyal fayda gerçekleştirmeyi vizyon edinen Sağlıkta Genç Yaklaşımlar Derneği toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde üreme sağlığı, akran eğitimi, cinsel şiddet gibi konulara yönelik projeler üretiyor. Bu sosyal sorumluluk anlayışında gençleri özne olarak baz alan dernek, gençlik politikalarına yönelik savunuculuk çalışmalarını sürdürüyor.

Sağlıkta Genç Yaklaşımlar Derneğine finansal sürdürülebilirlik ve kurumsal destek amacıyla Nisan-Ekim 2017 döneminde 6 ay süreyle hibe desteği sağlanacaktır.

SPoD Kurumsal Hibe Sürecini Tamamladı

By | Kurumsal Destek | No Comments

LGBTI bireylerin çalışma hayatı, barınma, sağlık, eğitim gibi alanlarda ayrımcılığa maruz kalmasına karşı çalışmalar yürüten Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği’nin (SPoD) hibe süreci sona erdi. 

SPoD’a kira desteği sağlamak amacıyla 8 aylık dönemde verilen Kurumsal Hibe süreci tamamlandı. 

Bu hibe desteği ile hem kaynak geliştirme alanında çeşitlilik yaratılmış oldu hem de kira desteğiyle ofis içindeki salon sayesinde bir çok sosyal ve kültürel etkinlik, belgesel gösterimleri, panel ve eğitimler düzenlendi. Destek Vakfı tarafından sağlanan finansal destek ile SPoD, çeşitli kaynak geliştirme alanlarına yoğunlaşarak somut adımlar atma fırsatı elde etti. 

TPD İzmir Travma Çalışmalarına İvme Kazandırdı

By | Kurumsal Destek | No Comments

Sivil Toplum İçin Destek Vakfının kurumsal destek sağladığı Türk Psikologlar Derneği İzmir Şubesinin hibe süreci sona erdi. Hibe kapsamında saha çalışmalarında aktif 10 gönüllü psikoloğun EMDR eğitimi alması sağlandı. Eğitimlerini tamamlayan gönüllüler, iki günlük süpervizyon çalışmasını da gerçekleştirerek eğitim sürecini tamamladı. 

Alınan eğitimin hemen ardından, İzmir Adliyesi önünde yaşanan terör saldırısı sonucunda oluşan travmatik durum ile baş etme sürecinde Türk Psikologlar Derneği İzmir Şubesi hızla harekete geçip psikososyal destek çalışmalarını başlattı. Saldırı sonrası, TPD İzmir Travma Afet ve Kriz Birimi, travmadan doğrudan veya dolaylı bir şekilde etkilenen kişilere gönüllü hizmet verdi. Taziye ve ev ziyaretlerinin yanı sıra olaydan etkilenen bir çok kişiye psiko-sosyal destek sağladı ve ilk etapta 75 kişi ile temasa geçti. Bilgilendirme ve Psiko-eğitim grupları, paylaşım grupları ve bireysel görüşmeler ile çalışmalarını artırarak sürdürdü. TPD İzmir Şubesi, hibe kapsamında aldığı EMDR eğitimi ile var olan yetkinliklerine yeni bir teknik daha ekleyerek ve donanımlarını arttırarak, özellikle bireysel görüşmelerinde travma gönüllülerinin kapasitesini arttırmanın verimini yaşadı.