Monthly Archives

Aralık 2018

Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği ile çalışmalarını konuştuk

By | Röportaj

Sivil Toplum için Destek Vakfı bağışçıların ihtiyaçları çerçevesinde ilgili kuruluşlara zaten yapılacak bağışların izlemesi ve etkisi ile ilgili kolaylaştırıcılık yapıyor. Türk Üniversitesi Kadınlar Derneği (TÜKD) bu çerçevede desteklenen kuruluşlardan biri. Kasım ayında TÜKD’ye vermeye başladığımız 9.750 TL’lık kurumsal katkıya istinaden aşağıda kurum yetkilileriyle yaptığımız röportajı bulabilirsiniz.

Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD) sivil toplum açısından çok eski bir kurum. Ne zaman ve neden kuruldu?

Derneğimiz; Türkiye’nin ilk kadın hukukçularından Av.Süreyya Ağaoğlu (1903-1989) ve Beraat Zeki Üngör, ilk kadın profesörlerimizden Sara Akdik (1897-1982), Şevket Fazıla Giz (1903-1981), Fatma Müfide Küley (1904-1995), ilk kadın astronom, ilk kadın dekan ve ilk kadın senatör olan Nüzhet Toydemir Gökdoğan (1910-2003), ilk kadın kimyagerimiz Remziye Hisar (1902-1992) , Çapa Öğretmen Okulu ve Eğitim Enstitüsü’nde pedagoji ve ruh sağlığı öğretim üyesi Nebahat Karaorman (?-1986) , ilk kadın hukuk profesörü ve aynı zamanda dünyanın ilk kadın Roma Hukuku Profesörü Türkan Rado (1915-2007) ve ilk jinekoloğumuz, ülkemizdeki ilk kadın doğum kliniğinin kurusucu ve İstanbul Boğazı’nı da yüzerek geçen ilk kadın unvanına sahip Pakize Tarzi (1910-2004) hanımefendiler tarafından  19 Aralık 1949 yılında kurulmuş.

Cumhuriyet sonrası, kadın haklarının yeni yeni anlaşılmaya başladığı Türkiye’de ilk nesil kadın yüksek okul mezunları veriliyor. Bu başarılı bir avuç üniversite mezunu kadın, alanlarında hevesle ve tutkuyla çalışıyorlar. İçlerinden biri Prof. Sara Akdik bir Londra seyahati sırasında tesadüfen Uluslararası Üniversiteli Kadınlar Derneği (International Federation of University Women – IFUW) çalışanları ile tanışıyor, dernek hakkında detaylı bilgi alıyor. İstanbul’a döndüğünde dernek hakkında öğrendiklerini arkadaşlarına anlatıyor ve arkadaşlarının da onayı ve desteği ile 19 Aralık 1949 tarihinde Üniversiteli Kadınlar Derneği’ni kuruyor. Yıllar süren özverili çalışmaları ile dernek bu günlere geliyor.

Bakanlar Kurulu Kararı ile 1953 yılında uluslararası faaliyet izni alan dernek, 1955 yılında Uluslararası Üniversiteli Kadınlar Federasyonu( GWI)  asil üyeliğine kabul ediliyor. Yine Bakanlar Kurulu Kararları ile 1970 yılında kamu yararına dernek statüsüne sahip oluyor.

2002 yılında Avrupa Üniversiteli Kadınlar Birliği’ne de (UWE) üye olan Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD) bugün Prof. Dr. Nevin Gaye Erbatur’un Genel Başkanlığı’nda yoluna devam ediyor.

Oldukça geniş bir yapılanması var. Bugün TÜKD’nin kaç şubesi var ?

Türkiye genelinde 27 şubemiz var.

TÜKD’nin İstanbul şubesinin yaptığı çalışmalardan bahsedebilir misiniz?

TÜKD İstanbul şubesi olarak Dostluk Köprüsü, Aile İçi Şiddetin Önlenmesi, Kadın ve Kentleşme, Armağanınız Kitap Olsun, Çocuk Gelinler Geleceğe Umut Köprüsü, Mina’nın Çocukları projelerini yürütmekteyiz. 

‘Dostluk Köprüsü Burs Projesi ‘çerçevesinde Devlet Üniversitelerinde okuyan, ihtiyaç sahibi,  akademik başarısı yüksek olan üniversiteli genç kızları destekliyoruz. Sadece İstanbul Şubemiz ile 300’e yakın başarılı kız öğrenciye burs vermekteyiz. Onlarla burs verenler arasında dostluk köprüleri kurarak, üniversiteli kızlarımızın başarılı ve güçlü kadın bireyler olarak yetişmeleri için bir nevi mentorluk yapmaya çalışmaktayız. 

Burs verenler ile öğrenciler arasında bir dostluk kurulmasını, burs verenin öğrencimizle deneyimlerini paylaşıp bu zorlu yolculuklarında onlara destek olmalarını amaçlıyoruz.  Geleceğin güçlü ve başarılı kadınlarını yetiştirebilmek amacıyla, İstanbul Şube Akademi adı altında deneyimli eğitmenlerle çok çeşitli eğitim programları ve lisan kursları düzenliyoruz. Erasmus’a giden öğrencilerimize maddi destek sağlıyoruz. Sektörün ileri gelen firmalarıyla görüşerek öğrencilerimize staj,  mezunlarımıza iş konusunda yardımcı olmaya çalışıyoruz.

Öğrencilerimizin kültürel alanda kendini geliştirmesi, İstanbul’u tanımaları, dernek üyeleri ve diğer bursiyer öğrencilerle zaman geçirebilmesi için tiyatrolara, operalara, dünyaca ünlü sanatçıların sergilerine ve müzelere ziyaretler düzenliyoruz. Her yıl boğazda tekne gezileriyle baharı karşılıyoruz. Her ay Derneğimizde  sinema etkinlikleri düzenliyoruz. O alanda uzman bir konuğumuz öğrencilerimizle birlikte filmi izliyor ve sonrasında birlikte yorumluyorlar.

Ayrıca her yıl, iyi not ortalamasına sahip olan öğrencilere Başarı Ödülleri takdim ediliyor. Tablet, bilgisayar, cep telefonu gibi öğrencinin eğitimi süresince ihtiyacı olabilecek ödüller vermeye gayret ediyoruz.

Aile içi şiddet konusunda hukuk okuryazarlığı eğitimi veriyoruz. Çünkü mağduriyetler karşısında hakkını hukukunu bilerek arayan nesiller ile toplumu daha hukuki bir zemine taşıyabileceğimize inanıyoruz. Bursiyerlerimizi bu alanda bilinçlendiriyoruz. Onlarda çevrelerini bu konuda aydınlatıyorlar.

Okumayan bir toplumun kaliteli bir gelişim sağlayacağına inanmıyoruz. O sebepledir ki kitap okumayı teşvik ediyoruz ve daha okuryazar bir toplum olma hedefinde “Armağanınız Kitap Olsun” projesini gerçekleştiriyoruz.

Bir diğer projemiz kapsamında kadın ve kentleşme; çeşitli kadın topluluklarına sağlık,hukuk, beslenme, ergen ilişkileri konusunda uzman dost ve üyelerimiz tarafından sohbet toplantıları düzenliyoruz

Vakfımızdan aldığınız hibe desteğini hangi ihtiyacınız için kullanacaksınız?

Vakfınızdan aldığımız desteği, Dernek çalışmalarımızda bizimle çalışan, haftanın değişik günlerinde, bilgisayar, dosyalama, etkinlik organizasyonlarında bize yardımcı olan, toplantılarımıza katılıp not tutan  4 öğrencimize 9 ay boyunca kitap yardımı olarak cep harçlığı biçiminde kullanacağız.

Önümüzdeki dönem hangi faaliyetleri yapmayı hedefliyorsunuz? Bunlara değinebilir misiniz?

Bütün bu faaliyetlerimiz önümüzdeki dönem de devam ediyor olacak. Bunlara ek yeni bir çalışmaya başlıyoruz, adı “Mina’nın Çocukları”. Bu proje kapsamında gençlerin klasik eğitim biçimleri dışında kendilerini tanımalarına yönelik bir süreçle tanışmalarını sağlamayı umuyoruz.

GençLGBTİ+ Derneği ile Kurumsal Hibe Süreci Hakkında Konuştuk

By | Röportaj

Kurumsal Hibe Programı kapsamında desteklediğimiz GençLGBTİ+ Derneği’nin yaptığı çalışmaları, derneğin kuruluş sürecini ve gelecek planlarını konuştuğumuz röportajı aşağıdan okuyabilirsiniz.

Sivil Toplum için Destek Vakfı (DV): Genç LGBTİ+ Derneği aslında çok da eski bir kurum değil. Kurulma süreciniz ve bugünkü genel olarak çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

GençLGBTİ+ Derneği: Evet, Derneğimiz Ağustos 2016’da kuruldu ve Aralık 2016’dan beri faaliyet yürütmekte. Biraz kurulma aşamasından bahsedeyim. Genç LGBTİ+ Derneği İzmir’de Ege ve Dokuz Eylül Üniversitelerinin LGBTİ+ örgütlerinde aktif faaliyet yürüten birkaç arkadaşın bir araya gelmesiyle kurulan bir dernektir. Kendi okul topluluklarımızda faaliyet yürütürken işlerin yolunda gittiğini, görünürlük ve bilinç yükseltmenin arttığını görmeye başladığımızda daha fazla insana ulaşmamız gerektiğini hissettik. Bir yandan daha fazla insana ulaşma ve görünür olma, diğer yandan da ayrımcılığa karşı gerçekleştirmek istediğimiz etkinlik, toplantı, projelere erişimimizi kolaylaştırmak açısından bir dernek kurma fikrini benimsedik ve Genç LGBTİ+ Derneği böylece kuruldu.

Derneğin çalışmalarından bahsedeyim biraz. Genç LGBTİ+ Derneği olarak birden fazla kanal aracılığıyla danışmanlık hizmeti vermekteyiz. Açılma, askerlik, hak temelli talepler, cinsel sağlık, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine dair sorular, beden geçiş süreci gibi konularda danışmanlık hizmeti vermekteyiz. Bu danışmanlıklar sosyal medya, mail ve telefon üzerinden ya da yüz yüze randevu ile verilmektedir. Ayrıca cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğinden doğan hak temelli taleplere yönelik de hukuki danışmanlık hizmeti bulunmaktadır. Buna ek olarak talepler doğrultusunda cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine dair oluşturulan akademik materyallerin hazırlanması sürecinden, bu materyallerin değerlendirilmesi sürecine kadar akademik danışmanlık da vermekteyiz.

Bahsettiğim danışmanlık hizmetleri dışında doğrudan uzman gerektiren taleplerle ilgili uzmana erişimi kolaylaştırmaktayız.

Danışmanlık hizmeti dışındaki çalışmalarımızdan bahsedeyim. Düzenli olarak LGBTİ+ kişilerin ailelerinin oluşturduğu İzmir Aile Grubu ile buluşmalar düzenliyoruz. Kişilerin ailelerine açılma süreçlerinde ailelerin danışabileceği bir yer olarak İzmir Aile Grubuyla birlikle örgütlenmeyi, ayrımcılığın ilk başladığı yerin aile içinde olması bakımından buraya temas etmeyi önemli buluyoruz. Yine düzenli olarak bir uzman moderasyonunda düzenlenen açılma sohbetlerini gerçekleştiriyoruz. Bunların dışında her yıl düzenli olarak gerçekleştirdiğimiz etkinliklerimiz var. Bunlardan ilki LGBTİ+ Gençlik Festivali. Bu festival sinema, tiyatro, konser, piknik ve çeşitli sosyal atölyelerin yanı sıra akademik bilgilerin alındığı, çeşitli gençlik çalışan LGBTİ+ kurum, STK, Toplulukların yer alıp deneyim aktarımlarını paylaştığı geniş skalalı bir festivaldir. Bir diğer etkinliğimiz ise Aktivizm Okulu’dur. 10 haftalık süren bu okul alanında uzman olan kişilerce çeşitli konularda verilen eğitimleri kapsıyor. Yine her yıl cinsel sağlık alanında bilgi tazelemek ve güncel bilgileri paylaşmak adına düzenlediğimiz 1 Aralık Haftası etkinliklerimiz vardır.

LGBTİ+ gençleri çalışmasının temeline yerleştiren Genç LGBTİ+ Derneği olarak, LGBTİ+ gençlerin yurt deneyimlerinde yaşadığı ayrımcılığa, nefret söylemine ve nefret suçlarına yönelik problemlerinin aktarıldığı ve çözüme dair beklentilerinin olduğu bir yayın çıkarmıştır.

DV: Türkiye’de artık bir çok şehirde LGBTİ+ kuruluşları mevcut. Türkiye’deki LGBTİ+ hareketi hakkında bilgi vermeniz mümkün mü? Ne tür zorluklarla karşılaşıyorsunuz?

GençLGBTİ+ Derneği: Aslında birçok şehirde LGBTİ+ kuruluşları var diyemem. Son yıllarda Türkiye’de LGBTİ+ hareketinin güçlendiğini söylesem de karşılığında yasaklanmalar tecrit edilmeler ve ayrımcılığın birçok şekline maruz kaldığımızı da belirtmem gerek.

Türkiye’de LGBTİ+ hareketi 1994 yılından bu yana aktivizm yapmaya ve görünür olmaya çalışmaktadır. Türkiye’deki homofobi/bifobi/transfobinin boyutunun ne denli büyük olduğuna baktığımızda LGBTİ+ hareketinin kazanımlarının çok değerli olduğunu düşünüyorum. Özellikle 2013-2014 yıllarında hem hukuki hem toplumsal alanda LGBTİ+ varlığı ve hareketi büyük bir ivme kazandı diyebilirim. Fakat sonrasında ülkedeki gündemin değişmesiyle birlikte bir gerilemeden bahsetmek mümkün. Buna rağmen kazanımlarımızı sabit tutmak için de elimizden geleni yapıyoruz. İnsan hakları taleplerimizi söylemeye, konuşmaya, gündemleştirmeye devam ediyoruz, edeceğiz.

DV: Gençlere nasıl ulaşıyorsunuz? Bu kişilerle ilişkinizde nasıl bir yol izliyorsunuz?

GençLGBTİ+ Derneği: Genç LGBTİ+ Derneği LGBTİ+ gençlerin kurduğu bir dernektir. Nitekim adının “genç” olmasının sebebi de şimdiye kadarki iletişim ağımızın gençler olması, LGBTİ+ gençlerin sosyalleşme ihtiyacı ve bu alanda çalışmak istediğimiz içindir. LGBTİ+ gençlere üniversite topluluklarıyla doğrudan bağ kurarak, akran sohbetleri ve açılma atölyeleri geliştirerek, bilhassa LGBTİ+ gençlerin -sosyalleşmenin görünürlük açısından zor olduğunu vurgulayarak- sosyalleşebilecekleri buluşmalar düzenleyerek (piknik, oyun turnuvaları, parti) ulaşıyoruz. Bir yandan dernek çalışanlarının da genç olmasını önemsiyoruz. Bu da gençler arası erişimi kolaylaştırıyor diyebilirim.

DV: Sivil Toplum için Destek Vakfı’ndan aldığınız hibe desteğini hangi kurumsal ihtiyacınız için kullanacaksınız?

GençLGBTİ+ Derneği:  STDV’den aldığımız hibe desteği ile dernek ofisimizin fiziksel ihtiyaçlarının sürdürülebilirliğini sağlamak ve ofis içi ve ofis dışı iletişimi yönetmek ve güçlendirmek için ihtiyaç duyduğumuz Ofis ve İletişim Koordinatörü istihdamı için kullanacağız. Bu koordinasyon ile kurumsal devamlılığın sağlanması, ofis ve derneğin birimleri ile ilgili yapılacak olan program ve planlama, iletişim ve  kapasite güçlendirme eylemliliklerinin gerçekleşmesi hedeflenmektedir.

DV: 2019 takviminizde neler yapmayı hedefliyorsunuz? Gelecek planlarınızdan bahseder misiniz?

GençLGBTİ+ Derneği: Uzun zamandır yerel yönetimlerle -hem belediyeler hem de kent konseyleri ile- temas halindeyiz. LGBTİ+ dostu yerel yönetimlerin neler yapması gerektiği konusunda önerilerimizi sunuyoruz ve ortak çalışmalar planlıyoruz. 2019’da yapılacak yerel seçimleri, özellikle karar alıcılara yönelik yürüteceğimiz savunuculuk faaliyetleriyle bu çalışmaların geliştirilmesi açısından fırsat olarak görüyoruz. Belediye başkan adaylarını hedefleyen ve LGBTİ+ dostu belediyecilik çalışmaları için olması gerekenleri sıraladığımız bir taahhütname kampanyası yapacağız. Seçimden sonra bu taleplerin takipçisi olacağız ve hayata geçirilmesi için belediyelere destek olacağız.

Geleneksel hale gelmesini istediğimiz LGBTİ+ Gençlik Festivali’nin üçüncüsünü geliştirerek hazırlayacağız. Festivalin içeriğini de gönüllü toplantıları yoluyla LGBTİ+ gençlerin talepleri üzerine şekillendirmeyi planlıyoruz. Yine her yıl düzenlediğimiz Aktivizm Okulu, 1 Aralık Haftası, Aile Buluşmaları, Açılma Sohbetleri etkinliklerinin de devamlılığını sürdürmeyi hedefliyoruz.

LGBTİ+ gençler ile gençlerin üniversite yaşantılarına, sorunlarına, taleplerine ve önerilerine dair bir çalışma yapmayı planlıyoruz. Bu şikayet ve taleplere yönelik bir yayın oluşturmak da hedeflerimizden biridir.

Genç LGBTİ+ Derneğinin sağlık, hukuk, danışmanlık gibi birçok alanda çeşitli birimleri bulunmaktadır. 2019 yılında bu birimlerin çoğalması ve geliştirilmesin, hedefliyoruz. Uzman havuzumuzu güncellemek ve genişletmek, daha fazla insana erişim için kütüphanemizi genişletmek de hedeflerimiz arasındadır.