Acil Destek Fonu

Elazığ Depremi Acil Destek Fonu Kapsamında Desteklediğimiz İhtiyaç Haritası Çalışmalarına Başladı

Ocak 2020 tarihinde Elazığ, Malatya ve çevre illeri etkileyen depremin ardından Turkey Mozaik Foundation’ın finansal desteğiyle hayata geçirdiğimiz Elazığ Depremi Acil Destek Fonu’nun ikinci aşamasında hibe desteği sağladığımız İhtiyaç Haritası, farklı konulardaki ihtiyaç sahipleri ile ihtiyacı karşılamak isteyen kişi ve kurumların buluştuğu dijital bir platform. Hibe kapsamında uygulayacakları Elazığ Sosyal Pazaryeri projesi ile depremden etkilenen kişilerin ihtiyaçlarının Elazığ’daki yerel işletmelerden karşılanmasını hedefleyen İhtiyaç Haritası’ndan Proje Koordinatörü Sevdanur Gökrenk ile Sosyal Pazaryeri uygulamasını ve platformun COVID-19 salgını sürecindeki çalışmalarını konuştuk.

Farklı konulardaki ihtiyaç sahipleri ile ihtiyacı karşılamak isteyen kişi ve kurumların buluştuğu çevrimiçi bir platform olan İhtiyaç Haritası’nın modelini ve bu kapsamda yürüttüğünüz çalışmaları bizimle paylaşır mısınız?

İhtiyaç Haritası, ihtiyaç sahipleri ile destek olmak isteyenleri harita tabanlı online bir platformda buluşturan ve kar amacı gütmeyen bir sosyal platform kooperatifidir. Bu platformla bireylerin kendi ihtiyaçlarını ve çevresindeki ihtiyaçları en iyi belirleyeceğinden yola çıkılmış ve sokak ölçeğine kadar inilmiştir. Herkese bütçesi dahilinde destek olabilme imkanı veren bir sistemle imece kültürünün yeniden canlandırılması hedeflenmiştir.

Herkesin kullanımına açık olan İhtiyaç Haritası sistemi üzerinden nakdi yardım yerine sadece ayni yardımlar yönlendiriliyor. Harita ile Türkiye’nin 81 ilinden ihtiyaç ya da destek girilebiliyor. Ayrıca yurtdışından girilen ihtiyaçlar Türkiye’den destek bulabildiği gibi, Türkiye’deki ihtiyaçlar da yurtdışından karşılanabiliyor. İhtiyaç Haritası üzerinden, bugüne kadar yaklaşık olarak 73.7 milyon TL’ye eşdeğer 1.444.473’den fazla malzeme yer değiştirdi.

Türkiye kişiler arası ve kurumlara duyulan güvenin oldukça düşük olduğu ülkeler arasında yer alıyor. İhtiyaç Haritası ise kişi ve kurumlara güvenin esas olduğu bir modelle işliyor. Kullanıcılarınızla aranızdaki bu güven ilişkisini nasıl oluşturdunuz ve devam ettirmek için neler yapıyorsunuz?

İhtiyaç Haritası kurduğu bu yapı ile güven ortamı oluşturmayı ilke edindi. Harita üzerinde görülen her bir birey ve kurumun bilgilerinin doğruluğu teyit ediliyor ve gerçek ihtiyaç sahibi olup olmadığı kullanılan birçok farklı yöntemle analiz ediliyor. İhtiyaç sahibi ile destekçinin buluşturulmasında rol oynayan Harita, geri dönüşler doğrultusunda kendini geliştirmeye devam ediyor. Platform, bu özellikleri sayesinde de kurulduğu günden çok kısa bir süre sonra gerekli güven ortamını elde etti.

İhtiyaç Haritası’nın, yarattığı sosyal etkiyi ölçebilmek ve gelecek projelerimiz için bir çerçeve oluşturmak amacıyla Mart 2019’da bir araştırma şirketi ile birlikte Sosyal Etki Araştırması yaptırdık. Araştırma kapsamında aldığımız geri bildirimler aslında yaptığımız işin ilham kaynağını özetliyordu. Araştırmaya göre; kullanıcılarımızın İhtiyaç Haritası denildiğinde aklına ilk gelen kavramların yardımlaşma, güven, paylaşım ve dayanışma olduğunu gördük. Biz de çalışmalarımızı yürütürken özellikle güven kısmına çok dikkat ediyoruz.

Elazığ Depremi Acil Destek Fonu kapsamında hibe verdiğimiz proje ile ihtiyaç sahiplerine yapılacak yardımın Elazığ’daki yerel esnaftan temin edileceği bir modeli hayata geçirmeyi planlıyorsunuz. Bu modelden ve proje kapsamında yapacağınız çalışmalardan bahseder misiniz?

İhtiyaç Haritası, ülkemizde gerçekleşen pek çok doğal afette ihtiyaç sahipleri için hızlıca aksiyon alıyor. 24 Ocak 2020’de gerçekleşen Elazığ Depremi sonrası İhtiyaç Haritası, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası ve Elazığ Valiliği ile doğrudan iletişime geçti ve ilk 72 saatte ortaya çıkacak en acil ihtiyaçların karşılanmasına yönelik ‘‘Elazığ’a Acil Destek’’ başlıklı bir kampanya oluşturdu. Ulusal düzeyde faaliyet gösteren diğer STK’lar da konu hakkında bilgilendirildi ve özel sektörden kurumlara da kampanya hakkında bilgi verildi. 26 Ocak 2020 tarihinde Elazığ’a ulaşan İhtiyaç Haritası ekibi, diğer STK’lar ile birlikte STK Afet Koordinasyon Platformu’nu oluşturdu ve acil ihtiyaçların tespiti ile afetzedelere ihtiyaçların ulaştırılmasında teknolojik altyapı ve koordinasyon desteği sağladı. İhtiyaç Haritası ekibi Elazığ’da 4 kişilik bir ekip ile yardımların koordinasyonu görevine STK Afet Koordinasyon Platformu’nun bir ortağı olarak devam ediyor. Bu süreçte depremden sonraki 15 gün içerisinde, yaklaşık 48,7 milyon değerinde 744.473 adet malzeme ihtiyaç sahipleri ile buluşturuldu.

Elazığ depremi sonrasında Turkish Philanthropy Funds (TPF) işbirliğinde İhtiyaç Haritası İyileştirme Fonu projesi 1 Mayıs 2020 tarihinde başladı. Projeyle Elazığ depreminden etkilenen insanların geçim kaynaklarının yeniden oluşturulmasına yardımcı olmak için uzun vadeli sürdürülebilir bir model tasarlamaya ve uygulamaya çalışıldı. İyileştirme Fonu, depremden etkilenen ailelerin geçim kaynaklarını tespit etmek ve önceki ekonomik faaliyetlerine dayanarak gerekli desteği sağlamak amacıyla hayata geçirildi. Proje kapsamında, fon aracılığıyla 16 ihtiyaç sahibi ailenin geçim kaynağının sağlanması için satın alma veya onarma (hayvan, makine, mobilya satın alımı veya onarım/tadilat) çalışmaları yapıldı. Bu ihtiyaçlar Elazığ’daki yerel esnaftan satın alınarak çok taraflı fayda sağlandı. TPF, platformdaki bilgisayar kampanyalarına da destek vererek ihtiyaçların giderilmesine katkı sundu.

Bu çalışma sonrasında deprem bölgesindeki ihtiyaç sahipleri için yeni bir modelin yaratılmasına ihtiyaç duyuldu. Turkey Mozaik Foundation ve Sivil Toplum için Destek Vakfı iş birliği ile Elazığ Depremi Acil Destek Fonu kapsamında bu çalışmanın modellemesi planlandı. Bu projenin çıkış noktasını afet yardımlarının doğru ihtiyaç sahipleri ile buluşturulmasında yaşanan aksaklıklar ve bireysel-kurumsal ya da kamu tarafından gerçekleştirilen ayni yardımların yerel ekonomi üzerindeki olumsuz (dışlayıcı) etkisi oluşturuyor. Afetin kamuoyunun ana gündemi haline gelmesinden itibaren ulusal ve uluslararası düzeyde çok sayıda acil yardım malzemesi bölgeye ulaştırıldı. Afetin akut döneminin atlatılmasının ardından söz konusu yardımlar yerel esnaf ve işyerlerinde iş kayıplarına neden oldu ve yerel ekonomiyi olumsuz şekilde etkiledi. Bu durumları göz önüne alarak yerel esnafı sürece dahil edeceğimiz ve afetzedelerin ihtiyaçlarını karşılayacağımız bir sistem kurguladık.

Proje sayesinde; daha önce İhtiyaç Haritası Sosyal Pazaryeri adı altında kurmaya çalıştığımız bu sistemin iyileştirme ve güncelleme çalışmalarını yaparak Elazığ özelinde uygulamasını deneyimleyeceğiz. Projemizle, bireylerin ihtiyaçlarını tespit ederek haritalandıracağız ve İhtiyaç Haritası Sosyal Pazaryeri aracılığıyla söz konusu ihtiyaçların Elazığ’daki yerel işletmelerden karşılanmasını sağlayacağız. Geliştirme çalışmalarına başladığımız projemiz için heyecanla çalışmaya devam ediyoruz.

COVID-19 salgınının etkilerinin, yoksul ve kırılgan gruplar üzerinde daha fazla olduğu ve bu dönemdeki ihtiyaçların çeşitlenerek artış gösterdiği biliniyor. Bu süreçte yaptığınız çalışmalardan hareketle salgının İhtiyaç Haritası’ndan faydalanan gruplar üzerindeki etkisini ve gelecek dönemde oluşmasını beklediğiniz ihtiyaçları paylaşır mısınız?

Bu dönemde dünyayı etkisi altına alan COVID-19 salgını nedeniyle ortaya çıkan birçok ihtiyaç için çok farklı kurumlar ile çeşitli kampanyalar ve projeler geliştiriyoruz. Tüm bu kampanya ve projeleri bu dönemde oluşan ihtiyaçları karşılamak üzerine kurguluyoruz. Bu dönemde oluşan ihtiyaçlar üzerine kurgulanan kampanyalardan birkaç örnek vermek isterim.

Öncelikle hastanelerde oluşan ihtiyaçlar için bir kampanya başlattık. Türk Tabipler Birliği ve Türk Tıp Öğrencileri Birliği hastanelerde oluşan sağlık malzemesi ihtiyaçları tespit etti ve biz de ihtiyaçların karşılanması için harita üzerinde ilanlar oluşturarak kampanya yürüttük.

Mülteci ve ev sahibi toplumun hijyen ihtiyacını karşılamak için, sabun üreten RET Kadın Kooperatifi’ni sosyal pazar yerine entegre ettik ve ‘‘Üretimi İyilikle Destekle Kampanyası’’nı yürüterek destekçilerin ihtiyaç sahipleri için sabun alabilecekleri bir ortam sağladık.

Bu dönemde eğitimin çevrimiçi ortama taşınması ile birçok öğrencinin bilgisayar ihtiyacı ortaya çıktı. Harita üzerinde girilen ihtiyaçların genelinin bilgisayar olduğunu gördüğümüzde bu konu ile ilgili bir kampanya yapmaya karar verdik. Üniversite öğrencilerinin bilgisayar ihtiyacını karşılayabilmek için Toplum Gönüllüleri Vakfı ve Bilgi Üniversitesi akademisyenleri ile ‘‘Bir Bilgisayarın Olsun’’ kampanyasını; lise öğrencilerinin bilgisayar ihtiyacını karşılayabilmek içinse Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile “Bilgisayar Sizden Eğitime Devam Öğrencilerden” kampanyasını başlattık.

İhtiyaç sahibi ailelerin bebekleri için Numil Gıda A.Ş. ve gıda bankaları aracılığı ile bir proje başlattık ve ailelere devam sütü desteği sağladık.

Türkiye’nin ilk sürdürülebilir müzik festivali olan Festtogether’ı, bu yıl İhtiyaç Haritası’ndaki hijyen, eğitim, müzik ve tiyatro emekçilerinin ihtiyaçlarını gidermek için dijital olarak gerçekleştirdik ve çok sayıda ihtiyacın giderilmesine olanak sağladık. Tüm ihtiyaçları ve özellikle bu süreçten dolayı doğan ihtiyaçları karşılayabilmek için çeşitli kurum ve kuruluşlar ile görüşmeler yaptık ve destekçi sayısını arttırdık.

COVID-19 kapsamında alınan önlemler sonucunda ve bu dönemde ortaya çıkan ihtiyaçlara paralel olarak gelecek dönemde sivil toplum kuruluşlarının çalışma alanlarında ve iş yapma biçimlerinde değişiklikler yaşanması bekleniyor. İhtiyaç Haritası önümüzdeki dönemde, çalışma alanlarında ve biçimlerinde değişiklikler yapmayı planlıyor mu? 2020 yılının geri kalanında öncelikleriniz neler olacak?

Salgının Türkiye’de görülmesi ile birincil önlem olarak ofisimizi kapattık. Birçok kurum ve kuruluş gibi biz de evden çalışma yöntemine geçtik. İhtiyaç Haritası çevrimiçi bir sistem olduğundan bilgisayarımız ve internetimizin olduğu her yerde çalışma imkanı bulabiliyoruz. Bu nedenle ofiste olmamamız işlerimizi aksatmadı.

Bu süreç, evlerinde olan birçok insanın “Biz de bir şeyler yapmalıyız ve destek olmalıyız” demesine de neden oldu. Bu davranış değişikliği ve insanların harekete geçmek istemesi bizim hep arzuladığımız bir şey. Bu nedenle bu süreçte bizim gibi motivasyona sahip birçok insanla gece gündüz toplantılar yaptık, yeni projeler geliştirdik ve geliştirmeye devam ediyoruz. Diğer yandan da salgın sahada yürüttüğümüz diğer aktivitelerimizi ve kampanyalarımızı olumsuz şekilde etkiliyor. Bu durumlarda da proje ortakları ile görüşüp etkinlikleri erteleyebiliyor ya da çevrimiçi ortama taşımak için gerekli güncellemeleri yapıyoruz.

Normalleşme sürecinde ofisimizin içinde bulunduğu İnogar binası hizmete açılıyor ve sınırlı sayıda insanın girişine izin verilecek bir sistem kuruluyor. 2020 sonuna kadar bizler evlerimizden çalışmaya devam edeceğiz ve gerekli durumlarda ilgili şartları sağlayarak ofisimizi kullanabileceğiz.

Bahsettiğim gibi İhtiyaç Haritası ilk kurulduğu günkü heyecanı ile doğal afet ve salgın zamanlarında da ilgili ihtiyaçların tespit edilmesi ve giderilmesi için çok çeşitli çalışmalar yürütüyor.