Acil Deprem FonuAcil Destek Fonu

Temel İhtiyaç Derneği ile Elazığ Depremi Acil Destek Fonu Kapsamında Desteklediğimiz Projelerini Konuştuk

Elazığ Depremi Acil Destek Fonu’nun ikinci aşamasında Turkey Mozaik Foundation finansmanı ile hibe verdiğimiz Temel İhtiyaç Derneği (TİDER) ihtiyaç sahiplerine gıda bankacılığı yoluyla destek oluyor ve kişilerin istihdam edilebilirliklerini artırarak yoksullukla mücadelede gerçekçi ve sürdürülebilir bir model oluşturmayı hedefliyor.

Hibe kapsamında, depremden etkilenen Elazığ ve Malatya illerinde yerel paydaşlarla iş birliği halinde Destek Market’ler kurmak için çalışmalar yapacak olan TİDER’in Genel Sekreteri Nil Tibukoğlu Yurdakul ile derneğin gıda bankacılığı modeli, proje kapsamında yapacakları çalışmalar ve COVID-19 salgının etkileri üzerine konuştuk.

Temel İhtiyaç Derneği (TİDER), bir taraftan dünyanın en önemli sorunlarından biri olan israfı önlemek, diğer taraftan da faydalanıcılarının temel ihtiyaçlarına adil ve eşit şekilde ulaşabilmesi için çalışmalar yürütüyor. TİDER’in kuruluş hikayesini ve hayata geçirdiği gıda bankacılığı modelinin öne çıkan özelliklerini bizimle paylaşır mısınız?

2010 yılında gıda sektöründe çalışan ve gıda bankacılığının açlık ve yoksullukla mücadelede önemli bir araç olduğuna inanan 9 kurucu üyemiz ile birlikte Gıda Bankacılığı Derneği adı altında faaliyetlerimize başladık. Gıda bankacılığı hakkındaki bilgi ve deneyimlerimizi yeni kurulan gıda bankalarına aktardık. Gıda bankalarını ve bu alanda çalışan sivil toplum kuruluşlarını bağışlar ile destekledik.

2014 yılında insanların kendi yetkinlik ve yeteneklerine uygun işlerde çalışabilmesinin de en temel ihtiyaçlardan biri olduğundan hareketle çalışmalarımıza istihdam ve kalkınma projelerini de katarak Temel İhtiyaç Derneği adını aldık. Böylelikle ihtiyaç sahiplerine yalnızca gıda bankacılığı yoluyla yardım etmekle kalmayıp, istihdam organizasyonunu da üstlenerek yoksullukla mücadelede gerçekçi ve sürdürülebilir bir model oluşturmayı hedefledik. Bu Türkiye’de bir ilkti ve dünyadaki benzer kuruluşlara da örnek teşkil ediyordu. Bu yenilikçi ve özgün modelimizin ilk Destek Market’ini ise 2015 yılında İstanbul, Maltepe’de kurduk.

Bugün kurduğumuz ve desteklediğimiz Destek Marketler ile yoksulluk sınırı altında yaşayan insanların temel ihtiyaçlarına ulaşmalarını sağlarken Destek İK aracılığı ile bu kişilere eğitimler veriyor, meslek edindiriyor ve işe yerleştiriyoruz. Bunun yanı sıra, kriz dönemlerinde afet bölgelerinde yaşayanların temel ihtiyaçlarını karşılıyor, kırsal bölgelerdeki kadınların ekonomik ve sosyal açıdan güçlenmelerine öncelik veren kalkınma projeleri geliştiriyor ve çocuk yoksulluğu konusunda yerel projeler üretiyoruz.

TİDER Destek Marketleri nerelerde faaliyet gösteriyor ve faydalanıcılarına ne tür imkanlar sağlıyor? Marketlerin faydalanıcı sayısı ve sosyal etkisi ile ilgili bilgi verir misiniz?

2015 yılında kurulan Destek Market, Maltepe ilçesinde kuruldu. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden göç almış olan Maltepe ilçesi, gelir eşitsizliği ve yapılaşma yanlışları ile Türkiye’nin prototipi olan bir ilçe. Bu sebeple bir toplum merkezi görevi görecek olan Gıda Bankası’nın böyle bir ilçede kurulması önemli bir örnek oldu.

2017 yılında İstanbul’un en çok göç alan dezavantajlı bölgelerinden biri olan Bağcılar ilçesinde ikinci Destek Market’imizin açılışını yaptık. COVID-19 sürecine kadar açık olan Bağcılar Destek Market, operasyon zorlukları sebebi ile süresiz olarak kapatıldı.

Bu iki Destek Market’ten bugüne kadar faydalanan toplam kişi sayısı ise 9.300 aile yani ortalama 32.600 kişi.

Destek marketleri kurarken ve işletirken içinde kamu kurumlarının ve özel sektörün de yer aldığı farklı paydaşlarla iş birlikleri de yapıyorsunuz. Destek marketler bünyesinde geliştirdiğiniz iş birliği modelleri ve bu iş birliklerinin çalışmalarınıza katkısından bahseder misiniz?

Gıda bankası, bir toplum varlığıdır ve öyle de olmalıdır. Önceden mevcut olan bir dernek veya vakıf tarafından kurulması ve işletilmesi mümkün olsa da kapsamı içinde bulunduğu topluma hizmet sunar. Bu sebeple inancımız o dur ki; toplumun gıda bankası ile etkileşim kurması ve gıda bankasını sahiplenmesi halinde, gıda bankası çok başarılı olacaktır.

Gıda bankacılığı, toplumun üç farklı kesiminden (tüm düzeylerde kamu sektörü, iş çevreleri – gıda endüstrisi ve medya dahil olmak üzere özel sektör ve sivil toplum kuruluşları ve platformlarından oluşan gönüllü sektör) önemli temsilcilerin, yoksul insanların gereksinimlerinin karşılanmasına yönelik ciddi diyaloğa ve eyleme girmesine olanak sağlamanın ve teşvik etmenin yanı sıra bu anlamda özgün bir iş birliği modeli de oluşturuyor.

Her üç kesimin de temsil edildiği başarılı bir ittifakla gıda bankacılığı sisteminin tasarlanması ve işletilmesi sağlıklı tartışmaların önünü açarak ihtiyacın, fırsatın ve iş birliğinin değerlendirilmesine elverişli bir ortam yaratıyor. Sonuç olarak, bu tür ittifaklar, toplumdaki yoksulluğun nedeni ne olursa olsun, yoksulluğu çeken insanların bu sorununu gidermeye odaklanan ve gerçek anlamda iş birliğine dayalı bir girişim yaratılması için duvarların yıkılmasına ve ellerin uzatılmasına olanak sağlıyor.

TİDER modelini tüm Türkiye’ye anlatmak ve sürdürülebilir bir Gıda Bankacılığı sistemi yaymak amacı ile yerel yönetimlerle, ticaret odalarıyla ve kalkınma ajanslarıyla ciddi iş birlikleri içine girdik. Bu iş birlikleri, Türkiye’nin her bölgesinin ayrı ihtiyacını ve profilini anlamamız ve buna özel çözümler üretmemiz adına bize yardımcı oldu. Aynı zamanda bu yönetim şekilleri ve sosyal hizmet sistemi içerisinde Gıda Bankacılığı sisteminin yerleştirilmesinin ne kadar uygun olduğunu ve doğru sistemle başlayan bir oluşumun başarılı olacağı inancımızı pekiştirdi.

TİDER, 24 Ocak 2020 tarihinde Elazığ ve çevre illeri etkileyen depremin ardından, Turkey Mozaik Foundation eş finansmanı ile hayata geçirdiğimiz Acil Destek Fonu kapsamında hibe verdiğimiz STK’lar arasında yer alıyor. Bu hibe desteğiyle bölgede ne gibi çalışmalar yapacaksınız?

24 Ocak tarihinde Elazığ ve Malatya’da yaşanan deprem felaketinde, doğrudan ve dolaylı olarak zarar gören şehir sakinleri ve ihtiyaç sahibi kişilere hizmet vermesi amaçlı Gıda Bankalarının açılmasının sağlanması amacı ile başvurduğumuz hibeye hak kazanmış olmaktan dolayı çok mutluyuz.

Malatya Belediyesi ve Elazığ Ticaret Odası ile iş birlikleri ile her iki ilde birer gıda bankasının açılışına öncülük etmeyi planlıyoruz. Deprem sürecinde, her iki bölgenin de ihtiyaçlarını yakından izleme şansı bulduk. Elazığ ve Malatya illerinde birer Gıda Bankası olması gerekliliğine inanıyoruz. Bu hibe sayesinde, bağışların ve israftan kurtarılacak ürünlerin doğru bir sistemle, belirlenmiş ihtiyaç sahiplerine, bedelsiz şekilde yönlendirilmesini sağlamak amacıyla gıda bankalarının açılmasına öncülük edeceğiz. TİDER olarak Gıda Bankacılığı ile ilgili tüm bilgi birikimimiz ve dokümanlarımızı doğru sistemle, sürdürebilir ve kontrol edilebilir bir Gıda Bankacılığı sistemi oluşturmak amacı ile kullanacağız.

COVID-19 salgınının etkilerinin, yoksul ve kırılgan gruplar üzerindeki daha fazla olduğu biliniyor. Salgın, TİDER’in çalışmalarını, Acil Destek Fonu kapsamında yürüteceğiniz projeyi ve çalışmalarınızdan faydalanan grupları nasıl etkiledi? Bu süreçte çalışmalarınıza devam etmek için kullandığınız yöntemler varsa bizimle paylaşabilir misiniz?

COVID-19 salgını sebebi ile ihtiyaç sahibi aile sayısı tüm Türkiye’de önemli seviyede artış gösterdi. Buna karşılık gıdaya ulaşım zorlaştı ve gıda stoklamaları sebebi ile israftan ürün kurtarmak nerdeyse imkansız hale geldi. Bu süreçte TİDER olarak çalışmalarımıza aralıksız devam ettik. Büyük çapta, dünyanın büyük markaları ile yaptığımız iş birlikleri ile satın alma yaparak tüm Türkiye’de 29 şehirdeki 45 Gıda Bankasına gıda ve temizlik malzemeleri göndererek yaklaşık 160.000 aileye destek verdik. Seyahat edemediğimizden dijital haberleşme yöntemleri ile toplantı ve çalışmalarımızı yaptık. Ne yazık ki birçok gıda bankası bu süreçte depo formatında, ailelere koli dağıtımı yaparak servis verdiğinden, market formatı gıda bankacılığı aktif olarak uygulanamadı. Bu sebeple destek verdiğimiz Gıda Bankalarının güvenli olabilmesi için kendilerine hijyen malzemeleri gönderimi yaptık. Yakın gelecekte güvenli seyahat edilebilir bir ortama kavuştuğumuzda, birlikte Gıda Bankası açmayı planladığımız belediye ve Ticaret Odası ziyaretlerimizi gerçekleştireceğiz.