Category

Kurumsal Destek

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Hibe Programı Kapsamında Desteklenecek STK’lar Belirlendi

By | Kurumsal Destek, Proje Desteği, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Fonu

Sivil Toplum için Destek Vakfı’nın, Turkey Mozaik Foundation iş birliği çerçevesinde bireysel ve kurumsal bağışçıların desteğiyle toplumsal cinsiyet eşitliği alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarını (STK) desteklemek amacıyla 2019 yılında ilk kez hayata geçirdiği Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Hibe Programı kapsamında desteklenecek STK’lar belirlendi.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Hibe Programı’na başvuru yapan 34 kuruluştan 3’ünün projelerine bir sene süreyle toplam 200.000 TL hibe desteği verilerek, toplumsal cinsiyet eşitliği alanında çalışmalar yapan STK’ların kurumsal kapasitesinin güçlenmesine ve projelerini hayata geçirmelerine katkı sağlanacak.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Hibe Programı’nın 2019 döneminde desteklenecek sivil toplum kuruluşları ve projeleri:

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneği: “Kadınların Can Simidi: 6284 sayılı Kanun” projesi ile, belediye çalışanlarına, muhtarlara ve şiddete maruz bırakılan ya da şiddete maruz kalma tehlikesi bulunan kadınlara yönelik eğitimlerin verileceği  bir program hayata geçirilecektir. 5 il ve 10 ilçede gerçekleştirilecek proje faaliyetleri ile 200’den fazla belediye çalışanı ve muhtara 6284 sayılı Kanun’la ilgili eğitimler verilecek; 400’den fazla kadının ise hakları konusunda bilgilendirilmeleri için bilinçlendirme çalışmaları yapılacaktır.

Kadınlarla Dayanışma Vakfı: “Yerinden Edilen Çocukluk – Çocuk Yaşta Evlendirme” projesi kapsamında yapılacak araştırma ile çocuk yaşta evlendirilen kadınlarla çocukluklarını yaşayamadan, zorunlu kadınlık haline geçiş sürecinin analizi yapılacaktır. Proje kapsamında şu an yetişkin olan Suriyeli kadınlar ile çalışılarak, geriye dönüp baktıklarında yaşadıkları tüm süreçlerin olumsuz etkileri tespit edilecektir. Özellikle mülteci kadınlar için Suriye’de ya da Türkiye’de olmanın çocuk evliliği açısından bakıldığında farklılaşan, aynılaşan, kolaylaşan ya da zorlaşan tarafları tespit edilecektir. Araştırma ile çocuk evliliklerinin göç ile bağlantısı ortaya çıkarılırken, Türkiye coğrafyasında yaşayan kadınların ortak mücadele perspektifi geliştirebilmelerinin araçları belirlenmeye çalışılacaktır.

Uçan Süpürge Vakfı: Toplumsal cinsiyet eşitliği alanında başta erken yaşta ve zorla evliliklerle mücadele, kız çocuklarının eğitim hayatından uzaklaşması ve/veya uzaklaştırılması ve yerelde kadın örgütlerinin birbirleriyle olan bilgi ve tecrübe paylaşımı konusunda örgütlenmelerine destek vermek amacıyla çalışmalar yapan Uçan Süpürge Vakfı, alacağı kurumsal hibe desteği ile vakıf bünyesinde insan kaynağını geliştirecek ve bu sayede vakfın sürdürülebilirliği için yeni kaynaklar yaratmak amacıyla çalışmalar yapacaktır.

Kodluyoruz Derneği kurumsal hibe desteğinden yararlanıyor

By | Kurumsal Destek

Kodluyoruz Derneği, Turkey Mozaik Foundation’ın desteğiyle kurumsal hibeden yararlanıyor. Kışın başlayan hibe desteği kapsamında dernek ve çalışmaları hakkında sohbet etme imkanı bulduk.

Kodluyoruz Derneği’nin temel olarak ne yaptığını anlatabilir misiniz?
Kodluyoruz’da Türkiye’yi teknoloji alanında bir yetenek merkezi yapmak için çalışıyoruz. Odaklandığımız problem, ülkemizdeki yüksek genç işsizlik ve gençlerimizin kendi potansiyellerini katma değerli alanlarda ortaya çıkaracak eğitim fırsatlarına sahip olmaması. Bugün NEET oranında (inaktif gençler – çalışmayan veya bir eğitime katılmayan) OECD ülkeleri arasında birinci konumdayız – gençlerimizin yaklaşık %30’u atıl. Diğer taraftan, geleceğin yenilikte ve teknolojide olduğunu görüp bu alanlarda çalışmak isteyen binlerce genç, ve sektörde de yetenekli gençlere yüksek ihtiyaç var. Kodluyoruz olarak azimli gençlerle, teknoloji sektörü arasındaki bu yetenek açığını kapatıyoruz ve ülkemizde teknolojiyi takip etmekten ziyade üretmeye hazır yenetekleri geliştiriyoruz.

Bugüne kadar yukarıda belirttiğiniz meselelere yönelik temel hangi faaliyetleri hayata geçirdiniz?
Aslında 2 temel iş yapıyoruz.
1) Kodluyoruz Akademi: Kodluyoruz Akademi, azimli ve yüksek potansiyelli gençlerin, özellikle de kadınların, teknoloji alanında bir kariyere sahip olmaları için ihtiyaç duydukları teknik ve sosyal becerileri sağlıyor. Seçtiğimiz gençler, yazılımcı olmak için azimli, ilgili bölümlerden mezun; ancak sosyo-ekonomik koşulları, eğitim seviyesi veya iş tecrübesi yeterli görülmediği için istediği kariyere başlayamayan yetenekli gençler. Kodlama ile ilgili bölümlerde okuyan üniversite son sınıf öğrencileri veya yeni mezunlar 3 ay süren ‘bootcamp’lerde ücretsiz hızlandırılmış yazılım eğitimi alıyor, aynı zamanda başarılı bir yazılımcı olmak için gereken becerileri kazanıyorlar. 2019 sonuna kadar, 4 şehirde hayata geçirdiğimiz bootcamp’lerle yaklaşık 700 yazılımcıyı sektöre kazandırmış olacağız.

2) Mezunlar Kulübü: Mezunlar Kulübü, Kodluyoruz Akademi mezunlarının hayat boyu öğrenme ağı. Kodluyoruz Akademi’de eğitim gören gençlerden bir ağ yaratmak, mesleki gelişimlerini takip edebilmek ve kariyer yolculuklarında mezunlara destek olmak için mezunlar tarafından hayata geçirildi. Mezunlarımızın organize ettiği etkinlikler, söyleşiler, konuşmalar, ağ kurma aktiviteleri, atölyeler ile gençlerin sektörle daha hızlı kaynaşması ve birbirlerinin deneyimlerinden faydalanmaları hedefleniyor.

Hibeyi kurumsal gelişiminiz çerçevesinde bir proje koordinatörü istihdamı için kullanıyorsunuz ki bu da Yönetim Kurulunuzun üstündeki bazı iş kalemlerini hafifleştirecek ve böylece farklı alanlara yönelik faaliyetler yapmanızı sağlayacaktı. Bu konuda biraz bilgi verebilir misiniz?
Bu hibe, kapasitemizi artırmamız için çok kritik bir destekti. Faaliyetlerimizi hayata geçirmek için ihtiyaç duyduğumuz ekibi bu destek sayesinde kurduk. İşe aldığımız proje koordinatörü ve onu destekleyen asistan ve stajyerimiz sayesinde, amaçlarımızı daha sistematik ve stratejik olarak hayata geçiriyoruz.

Türkiye’de alanınızda önünüzdeki dönemi nasıl görüyorsunuz?
AB desteğiyle 2019’da yaptığımız Teknoloji Sektörü İhtiyaç Analizi Durum Raporu’nun da gösterdiği üzere, teknoloji sektörü hızla büyümeye devam edecek. Özellikle yapay zeka/makine öğrenimi/veri analizi ve Python alanlarında yetenek açığının önümüzdeki beş yılda artmasını bekliyoruz. Ancak, üniversite müfredatları ile sektör beklentileri arasındaki uyuşmazlık yeni mezunların yeterli becerilerle mezun olmasının önüne geçiyor ve eğer üniversitelerde bu konuda ilerleme kaydedemezsek sorun büyüyebilir.

Sektördeki yetenek uyuşmazlığı ve artan talep göz önünde bulundurulduğunda yetenekli gençlerin nitelikli eğitime ulaşması kritik bir öneme sahip. Özel kurslar, pek çok öğrenci için ekonomik açıdan erişilebilir değil. Bu durumda Kodluyoruz gibi sektör odaklı içerik sağlayan girişimlerin, teknoloji sektöründeki yetenek havuzunu geliştirmede, genç işsizliğini azaltmada ve fırsat eşitliği sağlamada önem kazanacağını ve çoğalacağını öngörüyoruz.

2019’un ikinci yarısında neler yapmayı planlıyorsunuz, bilgi verebilir misiniz?
2019’un ikinci yarısında, en az 6 bootcamp ve 10 Mezunlar Kulübü etkinliği düzenleyeceğiz. Aynı zamanda, Türkiye’de ilk kez yapay zeka alanında kapsamlı bir yetenek geliştirme programı oluşturmak için çalışıyoruz ve Ağustos’tan itibaren Microsoft’un desteğiyle bunu hayata geçireceğiz. Ek olarak, duyurusunu yapacağımız Yapay Zekâ Danışma Kurulumuz ile bu alanda dünya lideri kurumlarda çalışan, hem akademik faaliyet gösteren, hem de sektör deneyimi olan, farklı disiplinlerden profesyonelleri bir araya getirerek Kodluyoruz’un Türkiye’de yapay zekâ alanında bilgi üreten ve geliştiren bir kurum olmasını, Türkiye’deki sektöre de katkıda bulunmasını amaçlıyoruz.

Tüm bunları hayata geçirirken Sivil Toplum Destek Vakfı aracılığıyla kullandığımız Turkey Mozaik Foundation hibesiyle geliştirdiğimiz kapasitemiz büyük öneme sahip, bunun için sizlere teşekkür ederiz.

ÇATED ile çalışmalarını konuştuk

By | Kurumsal Destek, Röportaj

ÇATED (Çift ve Aile Terapileri Derneği) vakfımızdan ilk defa Turkey Mozaik Foundation desteğiyle bir kurumsal gelişim hibesi  kullanmaya başladı. Yakın zamanda yeni ofislerine de taşınan Dernek ile faaliyetlerini konuşma fırsatı bulduk.

Çift ve Aile Terapileri Derneği’nin kurulma amacından kısaca bahsedebilir misiniz?
Amacımız, toplumdaki sağlıklı ilişkilerin ve aile işlevlerinin güçlendirilmesi yönünde çalışmalar yürütmek, bu amaçla çift ve aile terapisi mesleğinin yaygınlaşması ve doğru uygulanmasını desteklemek ve topluma yönelik aile politikalarının oluşumuna ve iyileştirilmesine katkı sağlamak.

Kurum bu alanda bir meslek kuruluşu olmasından öte sosyal konularla da ilgileniyor. Bu konuyu da biraz açmak ister misiniz?
Dernek bünyemizdeki yedi farklı komiteyle ve diğer derneklerle işbirliği içinde sosyal konular üzerine halka açık eğitim/grup çalışmaları, seminer ve eğitimler veriyoruz, bilgilendirici yayınlar yapıyoruz. Toplumsal travmalarda mağdurlara psikososyal destekte bulunuyoruz. Göç eden annelere ebeveynlik üzerine grup çalışmaları yaptık, Çocuk İstismarı’na yönelik Çocuğun Gücü Projesi’ne Çocuk ve Hakları Platformu’nun bir üyesi olarak eğitim ve araştırma desteği veriyoruz, kronik hastalıklarla mücadele eden ailelere destekleyici videolar hazırlıyoruz. Ayrıca çocuklarda sağlıklı cinsel gelişim, aile içi şiddet gibi konularda ebeveynlere, rehber öğretmenlere, psikolojik danışmanlara ve terapistlere eğitim ve seminerler verdik. Yapılan yayınlarla ve verilen eğitimlerle, Türkiye’de devam eden ‘ailecilik’ anlayışının (ailenin kayıtsız şartsız bütünlüğünün korunması yönündeki muhafazakar görüşün) karşısında, boşanma, yeniden evlenme, eş-ebeveynlik, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları gibi konularda farkındalık yaratmayı da istiyoruz.

Hibeyi kurumsal gelişiminizi desteklemek için kullanmaya başladınız. Neden yeni bir mekana ve personele ihtiyacınız var, biraz anlatabilir misiniz?
ÇATED’in kuruluşundan itibaren toplantılarımızı yönetim kurulu üyelerimizin kendi özel ofislerinde yürüttük. İlk aşamada bu çalışma şekli işlevsel olsa da zaman içinde ÇATED’in kurucu üyelerinden bağımsızlaşıp gönüllü ve üyelerine kapısı açık bir dernek haline gelebilmesi açısından kendi mekanının olmasının önemli olduğunu düşündük. Ekim 2018 tarihinde Dernek merkezimizi kiraladığımız günden itibaren yönetim kurulu ve komite toplantılarımızı, meslek içi seminerleri ve süpervizyon toplantılarını merkezimizdeki toplantı salonlarında gerçekleştirdik. Üyelerden aldığımız geri bildirimlerde de öne çıkan aidiyet duygusunun oluşması ve düzenli eğitimlerin yapılabilmesi ihtiyaçları açısından merkezin olumlu bir etkisi olduğunu düşünüyoruz. Ayrıca hibe kapsamında dernek asistanımızın ekibimize katılımı da yaptığımız işlerin sorunsuz şekilde ilerleyebilmesi açısından çok faydalı oldu. Asistanımız üyelerle, yönetim kuruluyla, komitelerle, ofis yetkilileriyle ve kuluçka merkeziyle aradaki iletişimin sağlanması, derneğin ihtiyaçlarının belirlenmesi ve karşılanması, dosyaların düzenli bir şekilde tutulması gibi konularda aldığı sorumlulukları etkin bir şekilde yerine getirdi.

2019 ikinci yarısında ÇATED’in planları nedir? Ne yapmayı planlıyorsunuz?
2019 yılının ikinci yarısında yukarıda bahsettiğimiz birçok projeye devam edeceğiz. Bu projelerin yanısıra 16-17 Kasım tarihlerinde 5. Sempozyumumuzu İstanbul Bilgi Üniversitesinde gerçekleştireceğiz. Kuruluşumuzun 10. Yılı kapsamında Uluslararası Aile Terapisi Derneği (IFTA) Genel Sekreteri William Hiebert’ın katılacağı sempozyumun konusu “Göç, Kimlik ve Aile” olacak. Ayrıca internet sitemizin daha aktif kullanılmasını sağlayacak sistemi kurduk. İçerikleri düzenleyerek aktif hale getireceğiz. Üyelerimizle oryantasyon sunumunun üzerinden geçeceğimiz, onların sesini de daha çok duyabileceğimiz bir etkinliği eylül ayı için planlıyoruz.

Kurumsal Destek Hibe Programı başvuru süreci kapandı

By | Kurumsal Destek, Vakıf Haberi

12 Nisan’da ilan ettiğimiz Kurumsal Destek Hibe Programı’nın başvuruları dün akşam 18:00’de sona erdi.

İlk bakışta programa 92 Sivil Toplum Kuruluşu başvurdu. Başvuranların 75′, dernek, 5’i kooperatif, 7’si vakıf ve 5’i diger (üniv., vb.) kategorisinde yer aldı. Toplam talep edilen hibe miktarı 4.943.912 TL, fonda bulunan hibe 240.000 TL.

Böylece başvurulan hibe rakamının %5’ini karşılama imkanımız olacak.

İlgi gösteren STK’lara teşekkür ederiz.

Hibe programıyla ilgili bundan sonraki takvim sürecine buradan ulaşabilirsiniz.

KURUMSAL HİBE PROGRAMI BAŞVURULARI AÇILDI

By | Kurumsal Destek

Sivil Toplum için Destek Vakfı’nın, Turkey Mozaik Foundation ile iş birliği çerçevesinde, bireysel ve kurumsal bağışçıların desteğiyle hayata geçirdiği Kurumsal Hibe Programı’nın 2019-2020 dönemi başvuruları açıldı.

Kurumsal Hibe Programı kapsamında dezavantajlı kesimlerin toplumsal katılımını geliştirmek ve/veya sosyal refahını artırmak amacıyla çalışan sivil toplum kuruluşlarının (STK) kurumsal gelişimine destek vermek amacıyla kira, insan kaynağı, uzman desteği, seyahat gibi masraflarını içeren başvuruları kabul edilecek.

Kurumsal Hibe Programı’nın 2019-2020 döneminde ilk kez STK’lara verilecek finansal desteğin yanı sıra, kurumsal kapasitelerini güçlendirmeye yönelik bir kapasite geliştirme bileşeni de hayata geçirilecek. Sivil Toplum için Destek Vakfı tarafından geliştirilen kurumsal kapasite bileşeni ile desteklenen STK’lar belirleyecekleri öncelikler doğrultusunda 1 yıl süreyle;

– finansal sürdürülebilirlik (kaynak geliştirme),
– aynı alanlarda çalışan STK’larla ortak çalışmalar yapma,
– yeni bir fikri proje haline getirme ve uygulama,
– üzerinde çalışılan sosyal sorunla ilgili kamuoyu yaratma ve/veya karar alıcıları etkileme (savunuculuk ve lobi faaliyetleri),
– toplumda ve/veya hedef kitlede yaratılan etkiyi/değişimi ölçme
– kurum içi ve dışı iletişim
konularında uzman mentorlarla çalışarak kurumsal kapasitelerini güçlendirmeye yönelik çalışmalar için destek alacaklar.

Kurumsal Hibe Programı kapsamında STK’lara dağıtılacak hibenin toplam tutarı en az 240.000 TL’dir. Başvuru yapan STK’lar hibe programından en fazla 12 ay süreyle faydalanabilirler ve en fazla 60.000 TL talep edebilirler.

Aşağıda yer alan başvuru kriterlerine uyan ve tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar hibe programına başvurabilirler:
Türkiye’de kurulmuş, dernekler, vakıflar ve kooperatiflerle diğer kar amacı gütmeyen,
En az bir senedir sahada aktif olarak çalışan,
2018 yılındaki gelirleri 30.000 TL’den fazla ve 750.000 TL’den az olan,
Çalışmalarının odağında dezavantajlı kesimlerin toplumsal katılımını geliştirmek ve/veya sosyal refahını artırmak olan
Kurumsal kapasite gelişimiyle ilgili bir vizyona ve ihtiyaca sahip olan kuruluşlar.

Kurumsal Hibe Programı’na başvurmak isteyen STK’ların aşağıdaki bağlantıda yer alan formu eksiksiz şekilde doldurarak 6 Mayıs 2019 Pazartesi günü saat 18:00’e kadar başvurularını yapmaları gerekir.

Program hakkında detaylı bilgiye (başvuru koşulları, değerlendirme kriterleri, takvim, başvuru formu, vb.) buradan ulaşabilirsiniz. Eğer doğrudan başvuru formuna ulaşmak istiyorsanız lütfen buraya tıklayın (Kurumsal Hibe Programı sekmesindeki başvuru formu).

Türk Psikologlar Derneği ile hibe sürecini konuştuk

By | Kurumsal Destek, Röportaj

Türk Psikloglar Derneği (TPD) 1976’dan beri faaliyet gösteren eski kurumlardan biri. Kurumsal Hibe Programından Turkey Mozaik Foundation katkılarıyla aldıkları 25.250 TL destekle Kasım 2018 – Nisan 2019 tarihleri arasında önümüzdeki dönemki stratejik yönelimlerini tartışarak bir yol haritası oluşturuyorlar. Biz de dernek yetkilileriyle TPD’yi ve hibe sürecini konuştu.

Sivil Toplum için Destek Vakfı (STDV): Türk Psikologlar Derneği alandaki eski kurumlardan biri. Kurumun neden kurulduğu ve genel yapısıyla ilgili bilgi verebilir misiniz?

Türk Psikologlar Derneği (TPD): TPD Türkiye’de psikoloji bilimi ve kuruluşlarının çağdaş düzeye ulaşmasını, psikologların mesleki haklarının korunmasını ve ulusal psikoloji sorunlarının çözümlenmesini, ülkemizin bu anlamdaki birikimlerini ortaya koymak doğrultusunda çalışmalarda bulunmak, psikologlar arasında birlik, beraberlik ve dayanışma sağlayarak, psikoloji biliminin ve mesleğinin ülkemizde tanıtılması, geliştirilmesi ve toplumun yararına kullanılması için çalışmalarda bulunmak; sağlık, eğitim, endüstri, işletme, adalet, askerlik, kitle iletişimi, güvenlik kuvvetleri, yayın hizmetleri, din, dil, iletişim, sosyal hizmetler, siyaset, sanat ve psikolojinin diğer uygulama alanlarında psikoloji biliminin ülkemize katkılarını artırmak, psikoloji lisans ve lisansüstü programlarının kalite standartlarının yükseltilmesi ve akreditasyon süreçlerinin yönetilmesi ve meslek elemanlarının standartlarını yükseltmek ve haklarının korunmasını sağlamak, mesleğe aykırı davrananlar hakkında ilgili birimlere duyuruda bulunmak amacı ile 25.10.1976 tarihinde kurulmuş.

Ulusal bir derneğiz. İstanbul, İzmir, Bursa, Eskişehir, Antalya ve Samsun olmak üzere altı farklı şehirde şubemiz var. TPD Türkiye’deki psikoloji lisans programlarının akreditasyonu, Avrupa Psikoloji Sertifikası gibi psikoloji temel eğitimi ve psikologluk mesleğinin icrasına dair önemli yetkileri bünyesinde barındıran ve her bir yetki alanına ilişkin çalışmalarını kurullar aracılığı ile yürüten bir dernek. Farklı alanlardaki çalışmalarımızı kurullar ve birimleri aracılığı ile yürütüyoruz. İki yılda bir yapılan genel kurullarında seçimle göreve gelen kurulları (yönetim kurulu, denetleme kurulu ve etik kurul) dışında, Akreditasyon Üst Kurulu, Eğitim Değerlendirme Kurulu ve Europsy Ulusal Ödüllendirme Komitesi aktif olarak görev yapan diğer kurullarımız. Bunun yanı sıra TPD aşağıda adı geçen birimleri aracılığıyla da toplum yararına ve meslektaşlara yönelik çalışmalarını yapılandırmakta:

Travma, Afet ve Kriz Birimi, Çocuk Çalışmaları Birimi, Test Birimi, Trafik Psikolojisi Birimi
Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Birimi, Yayın Birimi, LGBTİ Çalışmaları Birimi, Klinik Psikoloji Birimi, Sağlık Psikolojisi Birimi ve Spor Psikolojisi Birimi.

TPD’yi Türkiye’deki birçok toplumsal meseleyle ilişkili konularda aktif olarak görüyoruz. Bu, bazı konularda devletle beraber çalışmayı bazen de eleştirel bir pozisyonda olmanızı sağlıyor. Bu dengeyi nasıl kuruyorsunuz?

TPD toplumsal meselelere ilişkin çalışmalarında durduğu yeri, toplumsal meselelerin hem devlet organları ile bir arada hem de yeri geldiğinde devletin politikalarına eleştirel bir yerde durularak gerçekleştirebileceği algısından yola çıkarak belirlemekte. Bu algının oluşması ve ortaya konmasındaki temel dayanak noktalarından biri psikoloji biliminin insana ve topluma bakış açısı. Bir diğeri de her ne kadar eğitimi içerisinde ağırlıklı olarak yer verilmese de insan haklarının hayata geçirilmesinde psikoloji bilimi aracılığıyla yapılacak çalışmaların göz ardı edilemeyecek olması. Örneğin toplumsal travmaya neden olan bir şiddet olayı karşısında TPD’nin insanı yardım, psikososyal destek ve dayanışma çalışmalarını, iş birliği fırsatı sunulması halinde, devlet organları ile yürütme olasılığı her zaman var. Çünkü asıl gücü elinde tutan devlet organları ile birlikte hareket ediyor olmak hedeflenen çalışmaların daha etkin bir şekilde yürütülmesine hizmet edecektir. Bununla birlikte sivil alanda var olan deneyimin devlet kurumlarında olmadığı bir sistemde sivil toplum örgütlerinin devlet organları ile kurdukları işbirlikleri devlet organlarının kapasitelerinin güçlenmesine aracılık edecektir. Yukarıda anılan ve toplumsal travmaya neden olan bir şiddet olayı karşısında devlet organlarının sivil örgütlerle işbirliğine açık olmaması durumunda ise TPD yine üzerine düşen görevleri, farklı kaynaklar yaratma yoluyla yerine getirme sorumluluğundadır. Böylesi bir durumda devlet görüşü ile ters düşme ve meseleye daha eleştirel bir yandan yaklaşma da kaçınılmaz olarak söz konusu olacaktır. Ancak eleştirel de olsa burada TPD’nin hareket noktası devlet ile ters düşmek değil, fikir ayrılıklarının olduğu zeminde de dahi toplum yararına, insan haklarını gözeten bir şekilde ve bir etik sorumlulukla hareket etmektir. Ortaya konan bu türden bir çaba aynı zamanda devletin hesap verebilirliğini sağlamak açısından da bir sivil toplum örgütü olarak sorumluluğumuzdur. Bu sorumluluk yerine getirilirken de yine devletin taraf olduğu tüm sözleşmeler temel dayanak noktasını oluşturmaktadır. Son olarak bu dengenin kurulabilmesinde TPD’nin Bakanlar Kurulu kararı ile Kamu Yararına Dernek olma statüsünün de etkili olduğu söylenebilir.

Sivil Toplum için Destek Vakfı’nın Kurumsal Programı’ndan yararlanmaya başlıyorsunuz. Bu hibeyi neden kullanacağınızla ilgili bilgi verebilir misiniz?

TPD’nin Türkiye’deki belli alandaki sosyal sorunların çözümüne ilişkin yürüttüğü çalışmaları yukarıda özetlenmeye çalıştık. TPD tüm bu çalışmaları yürütürken genel merkez, şubeler, genel merkeze bağlı temsilcilikler, genel merkeze bağlı kurullar ve çalışma birimlerinin koordinasyonu ile ilerlemekte. TPD’nin alt birimleri ve birimlerin örgütlenmeleri hem genel merkez hem de şubeler düzeyinde olmakta. Ancak TPD’nin yıllar içerisinde üye sayısı ve alt örgütlenme birimi sayısı ile işbirliği kurduğu kurumlar, çalışma yürüttüğü alanlar ciddi düzeyde artış gösterdi. Bu durum bir yandan daha fazla ve daha çok insanın katkısı ile çalışma yürütülmesine hizmet ederken bir yandan da ciddi koordinasyon sorunlarını beraberinde getirmekte. Bu bağlamda Nisan 2018 döneminde göreve gelen yeni Genel Merkez yönetimi ve şube yönetimleri ile kurul ve birim sorumluları TPD örgütlenme yapısında iyileştirmeye gidilmesi ve böylece kurumsal kapasitenin artırılması gerekliliği konusunda ortaklaştı. Bu kapsamda ihtiyaç duyulan çalışmalar da özetle aşağıdaki gibi:
● Genel Merkez-Şube iletişim ve koordinasyon kapasitesinin artırılması
● Genel merkez-şube-birimlerin iletişim ve koordinasyon kapasitesinin artırılması
● Birimlerim yapı ve görevlerinin yeniden tanımlanması
● Birimlerin çalışma yöntemleri için çatı yönetmelikler ve her birim için çalışma yönergelerinin oluşturulması
● Örgütlenme alanındaki uzmanların desteği ile TPD örgütlenme şemasının yeniden çıkartılması
● Gönüllü yönetimi konusunda kapasite artırılmasına yönelik danışmanlık alınması

Yukarıda bahsettiğiniz süreç sonunda ortaya bir yönelim çıkacak. Bunu hayata geçirmek için nasıl bir plan yaptınız?

Yukarıda kısaca sıralanan hedeflerin hayata geçirilmesi için bir dizi çalıştay gerçekleştirilmesi planlandı Öncelikle TPD’nin şu anki örgütlenme yapısına ilişkin olumlu ve geliştirilmesi gereken yönlerini ortaya koyan bir değerlendirme çalışması yapılacak. Sonrasında TPD şubelerinin olduğu illerde, şube temsilcilerinin ve il birim sorumlularının yer aldığı odak gruplar yapılarak genel merkez tarafından hazırlanan değerlendirmelerin bu gruplarca tartışılması sağlanacak. Bir günlük odak grup çalışmalarında katılımcılardan var olan sorunları, gelişmeye ihtiyaç duyulan alanları ve TPD’nin yeni örgütlenme yapısına ilişkin alternatif modelleri içeren bir rapor sunmaları beklenmekte. Sunulan raporlar öncelikle örgütlenme alanındaki uzmamların danışmanlığında analiz edilecek ve her odak gruptan birer temsilci ile bir ön çalıştay yapılarak analizler değerlendirilecek. Ön çalıştayda aynı zamanda TPD Örgütlenme ve Kurumsal Kapasite çalıştayının da hazırlığı yapılacak. Hazırlıkların tamamlanmasının ardından genel merkez, şube ve birim sorumlularının katılacağı ve iki uzmanın danışmanlığında yürütülecek TPD Örgütlenme ve Kurumsal Kapasite Çalıştayı gerçekleştirilecek. Bu çalıştayda, TPD’nin yeni örgütlenme ve koordinasyon modelinin ortaya konması ve kurumsal kapasite geliştirici çalışmaların somut olarak planlanması hedeflenmekte.
Yaklaşık 6 aylık bir sürede tamamlamayı planladığımız TPD Örgütlenme ve Kurumsal Kapasite Çalışmasının sonunda;
● Genel merkez-şube ve birimler arası koordinasyon yapısının güçlenmesi
● Var olan gönüllü sayısının artması
● Gönüllü yönetimi kapasitesinin artması
● Farklı çalışma alanlarına ilişkin yeni birimlerin ve çalışma gruplarının oluşturulması
● Daha fazla önleyici çalışmanın hayata geçirilmesi
● Saha çalışanlarına yönelik daha fazla kapasite artırma çalışmasının yapılması
● Sosyal sorunların çözümüne yönelik müdahale çalışmalarının yanı sıra politika oluşturma çalışmaları konusunda birimlerin kapasitelerinin artırılması konularında ilerleme kaydetmiş olacağız.

Bu stratejik arayış dışında TPD’nin önümüzdeki dönem gündeminde hangi konular var, biraz söz edebilir misiniz?

STDV desteği ile gerçekleştirilecek bu çalışma sonrasında ortaya konacak çıktıları ve yönetim değişiklikleri TPD tüzüğünde kapsamlı bir değişikliğin yapılmasını da gerektirecektir. Bu nedenle bu çalışma sonrasında bir tüzük kurultayının yapılması planlanmakta.

TPD’nin çok uzun yıllardır gündeminde olan konulardan bir tanesi Bağımsız Meslek Yasası ve Ruh Sağlığı Yasasıdır. Ruh sağlığı yasası ile ilgili çalışmalar, diğer meslek alanlarının da ortak konusu olması sebebiyle, bazı sivil toplum örgütlerinin koordinasyonunda başlatılmış ve Meclis gündemine alınmıştır. Ancak Bağımsız Meslek Yasası çalışmaları sadece TPD eliyle yürütülmesi gereken ve TPD’nin şubelerinin ve üyelerinin de görüşlerini kapsayacak şekilde planlanması gereken bir süreçtir. Böylesi bir sürecin yönetilmesi ise ciddi anlamda bir örgütsel kapasite gerektirmektedir. STDV desteği ile yürütülecek olan Örgütlenme ve Kapasite Geliştirme Projesi sonrasında oluşması hedeflenen yeni yapı ile bağımsız meslek yasası çalışmalarına başlanması planlanmaktadır. Son olarak yine bu çalışmanın çıktılarına bağlı olarak TPD’nin yeni çalışma birimleri oluşturması da hedeflenmektedir. Özellikle de psikoloji öğrencilerinin TPD’nin yönetimine, karar alma süreçlerine ve alan uygulamalarına katılımını destekleyecek bir birimleşme oluşturulması önemli çalışma hedefleri arasındadır.

Barış için Müzik Vakfı’na Şartlı Hibe Desteği

By | Kurumsal Destek

Daha önce kurumsal hibe programı ve Çocuk Fonu kapsamında desteklenen Barış için Müzik Vakfı, 2005 yılında İstanbul’un Edirnekapı bölgesinde kuruldu.

Edirnekapı’da yaşayan imkânları kısıtlı çocuklara ve gençlere yönelik başlattığı ücretsiz müzik eğitimi modelini, İstanbul dışında Türkiye’nin başka şehirlerine ve hatta kasaba/köy vb. küçük yerleşim birimlerine de taşıyarak çalışmalarını ülke tabanına yaymayı hedefleyen Barış için Müzik Vakfı, faaliyetlerinin devamı için Şartlı Hibe Fonu kapsamında Turkey Mozaik Foundation fonu kapsamında Selin Yiğitbaşı’nın bağışıyla destekleniyor.

Bu kapsamda, Vakfın 6 Kasım 2018- 1 Şubat 2019 tarihleri arasında idari giderlerine katkı sağlanıyor.

Vakıfla ilgili ayrıntılı bilgi almak için buradaki röportaja göz gezdirebilirsiniz.

Karakutu Derneği’ne Kurumsal Hibe Desteği

By | Kurumsal Destek | No Comments
Karakutu Derneği, toplumun özellikle gençlerin, adil bir hafızaya ihtiyacı olduğunu düşünerek, resmi tarih yaklaşımı ile sunulanlar dışındaki anlatıları duymasını mümkün kılmak ve aynı olay ya da durumlara başka açılardan da bakılabileceğini hatırlatmak için 2014 yılında İstanbul’da kuruldu. Temel faaliyetleri; gençlerin katıldığı hafıza projeleri, geçmişle yüzleşme üzerine eğitim ve toplantılar, toplumlar arası tarihsel diyalog çalışmalarıdır.
Finansal sürdürülebilirliklerini sağlamak amacıyla, Sivil Toplum için Destek Vakfı’ndan aldıkları kurumsal hibe desteği ile bu sene özellikle üye sayılarını arttırmayı hedefliyorlar.

Denizli Koruyucu Aile Derneği’ne Proje Hibe Desteği

By | Kurumsal Destek | No Comments

Denizli Koruyucu Aile Derneği, 2009 yılında korunmaya ihtiyacı olan her çocuğun güvenli bir aile ortamında sevgiyle hayata hazırlanması gerektiğine inanarak kuruldu.

Koruyucu aile hizmetinden yararlanan çocukların uluslararası standartlarda bakımlarının sürdürülmesi amacıyla Koruyucu Aile sisteminin yerel ve ulusal ölçekte yaygınlaşması, aday koruyucu ailelerin duygu ve deneyim paylaşımı yoluyla sürece hazırlanması, sisteme dâhil olan ailelerin ve çocukların desteklenmesi yoluyla koruyucu aile sisteminin uygulamadaki niteliğinin artırılmasını amaçlıyor.

Dernek, aldığı Proje Hibe Desteği ile ”Koruyucu Ailelere Teknolojiyle Rehberlik: Beyaz Penguen, Öğretiyor” başlıklı projesini hayata geçirecektir. Bilgisayar oyununa dönüştürülmüş bu öykü, 3-6 yaş aralığında travmatik yaşantılara sahip, koruyucu aile yanındaki çocukların duygularını anlayabilmelerini ve anne-babanın iletişim becerilerini geliştirmeyi hedefliyor.

 

Sulukule Gönüllüleri Derneği Hibe Süreci Sona Erdi

By | Kurumsal Destek | No Comments

Kurumsal Hibe Programı dahilinde desteklenen Sulukule Gönüllüleri Derneği, 1 Mart- 1 Aralık 2017 tarihleri arasında geçen hibe sürecini tamamladı.

Okulu terki önlemek, kadınlara ve çocuklara hakları konusunda farkındalık kazandırmak için çalışan Sulukule Gönüllüleri Derneği, hibe kapsamında derneğin sürdürülebilirliğini sağlamak amaçlı çeşitli çalışmalar gerçekleştirdi.
Dernek hibe sürecinde, etki değerlendirme çalışmaları yaptı.
Sivil Toplum için Destek Vakfı hibe programlarından yararlanan STK’lar dilerlerse tekrar başvuru yapabilirler.