Çocuk Fonu

Başka Bir Okul Mümkün Derneği, Katılımcı ve Barışçıl Oyuncaklar Projesini Tamamladı

Çocuk Fonu’nun 2018 döneminde Turkey Mozaik Foundation eş finansmanıyla hibe desteği sağladığımız Başka Bir Okul Mümkün Derneği (BBOM), Katılımcı ve Barışçıl Oyuncaklar: Öğrenme Materyalleri Geliştirme ve Yaygınlaştırma projesini tamamladı. Proje kapsamında uzmanlar ve öğretmenlerle birlikte geliştirilen İhtiyaçtan Üretime: Öğrenme Materyali Tasarım Seti ile sınıflarda katılımcı ve barışçıl öğrenme ortamlarının yaratılmasına destek olmayı hedefleyen BBOM’un Genel Koordinatörü Pelin İpek Boyacı ve Proje Uzmanı Etrit Shkreli Küçükural ile derneğin çalışmalarını ve COVID-19 salgının etkilerini konuştuk.

Çocuk Fonu’nun 2018 döneminde Turkey Mozaik Foundation eş finansmanıyla hibe desteği sağladığımız Katılımcı ve Barışçıl Oyuncaklar: Öğrenme Materyalleri Geliştirme ve Yaygınlaştırma projesi yakın zamanda tamamlandı. Proje kapsamında yapılan çalışmaları ve projenin BBOM’un hedef kitlesine sağladığı katkıyı bizimle paylaşır mısınız?

Öncelikle Sivil Toplum için Destek Vakfı, Turkey Mozaik Foundation ve Çocuk Fonu sürecine destek veren herkese teşekkür ederiz.

Proje kapsamında hazırladığımız rehberin içindeki hikayemiz kısmında yer alan bölümden anlatılarla bu soruyu cevaplamak isteriz. Başka Bir Okul Mümkün Derneği olarak, hem BBOM Okullarında hem de BBOM Öğretmen Köyü içinde yer alan öğretmenlerin sınıflarını daha katılımcı ve barışçıl öğrenme ortamlarına dönüştürmek üzere farklı deneyimlere ve materyallere sahip olduğu bilgisinden ve yeni materyallere de olan ihtiyaçla bu projeye başlamıştık. Amacımız mevcut deneyimi alandan uzmanların ve öğretmenlerin yol göstericiliği ile üretime dönüştürmek ve yaygınlaştırmaktı. Başvuru kabul edildikten sonra tek bir materyalin yaygınlaşması yerine daha sürdürülebilir ve çocukların farklı ihtiyaçlarına da karşılık gelmesi adına farklı materyaller tasarlamak için bir materyal üretim sürecinin desteklenmesinin mevcut ihtiyaca daha fazla katkı sağlayacağına karar verdik. Bu doğrultuda, proje kapsamında çocukların ve öğretmenlerin öğrenme süreçlerindeki farklı ihtiyaçlarına odaklı, kolay, erişilebilir ve uygun maliyetli materyalleri üretme süreçlerinin tasarımına destek verecek tasarım aracı ürettik. Bodrum’da, İstanbul’da ve Köyceğiz’de öğretmenlerle yapılan atölyelerdeki pilot denemeler sonucu öğretmenlerin önerileri ve değerlendirmeleri ile İhtiyaçtan Üretime: Öğrenme Materyali Tasarım Seti’ni tasarladık. Bunun dışında Amerika’daki Oyun Enstitüsü (Institute of Play) tarafından hazırlanmış rehberin bizim proje hedeflerimize katkı sunan kısımlarını çevirerek öğrenmeyi kolaylaştırmak üzere oyun tasarımı için kısa bir rehber yayınını hazırladık. BBOM Okullarında ve BBOM Öğretmen Köyü topluluğunda yer alan öğretmenlerin kendi sınıfları için geliştirdikleri öğrenme materyalleri süreçleri için görüşmeler yaptık. Öğretmenlerin deneyimlerini, süreçlerini ve geliştirdikleri materyallere ilişkin paylaşımları internet sitemizde yer alan Güncel Yazılar bölümünde ve sosyal medya hesaplarımız üzerinden yayımlayarak öğretmenden öğretmene bir deneyim aktarımına hazırlanan tasarım seti ve bu paylaşımlar aracılığıyla katkı sunmayı planlıyoruz.

Bu proje sayesinde katılımcı ve barışcıl öğrenme ortamında kullanılan ya da ihtiyaç duyulan öğrenme materyalleri üzerine ilgili uzmanlarla öğretmenler birlikte düşündüler ve ürettiler. Her çocuğun farklı öğrenme hakkı olduğunu savunduğumuz için bu çalışma kapsamındaki üretimimiz bu savunumuzu somutlaştırmaya katkı sağladı. Bununla birlikte BBOM’un öğretmenleri destekleme, ekolojik duruş ve demokratik karar alma gibi çalıştığı alanlara da katkı sağlamış olduk.

BBOM’un alternatif eğitim modeli vizyonuyla hazırlanan İhtiyaçtan Üretime: Öğrenme Materyali Tasarım Seti’nden daha çok öğretmenin ve bu sayede daha fazla öğrencinin de yararlanarak verimli bir sınıf ortamında eğitim görmesi için çalışmalarınız devam ediyor. Tasarım setinin daha fazla sayıda öğretmen ve öğrenciye ulaşarak yaygınlaşması için önümüzdeki dönemde ne tür çalışmalar yapmayı planlıyorsunuz?

COVID-19 süreci nedeniyle okullar açılmadığı için yaygınlaştırma çalışmalarımızı okulun açılması süreci ile paralel şekilde planlıyoruz. Haziran ayı içinde çevrimiçi çalışmaların fazla olması nedeniyle öncelikle proje çıktılarının tanıtıldığı bir çevrimiçi atölye ve panel düzenlemek ve öğretmenlerle yaptığımız görüşmelerde yer alan materyal önerilerini sosyal medya üzerinden yaygınlaştırmak ilk hedefimiz. Aynı zamanda BBOM Derneği’nin iletişimde olduğu STK, okul, öğretmen ve diğer kurumlarla e-posta yoluyla proje çıktılarını paylaşıyoruz. Okulların açılmasına yetişecek şekilde tasarım setinin baskısını yaparak da yaygınlaştırmayı hedefliyoruz . Daha uzun vadeli hedefler kapsamında dernek içinde yer alan BBOM Modeli geliştirme ekibi, Çocuklar İçin Önce Öğretmen Projesi ve Öğretmen Köyü eğitimleri ile iş birlikleri kurularak materyalin çok sayıda öğretmen tarafından kullanılması, üretilen materyalleri bize iletecekleri bir iletişim alanı oluşturarak öğretmenden öğretmene bir paylaşım alanı yaratılması ve öğretmenler tarafından tasarım seti ile oluşturulan öğrenme materyallerinden en az iki tanesinin çocuklarla denenme sürecinde dair izleme ve değerlendirme çalışması yapılması planlarımız arasında yer alıyor.

Proje sürecinde öğretmenlerle yapılan Oyuncak Kampları atölyelerinde sınıf ortamındaki ihtiyaçlarla ilgili önemli geribildirimler aldığınızı belirtiyorsunuz. Bu çerçevede, öğretmenlerin sınıf ortamlarına ilişkin öne çıkan ihtiyaçları neler oldu? BBOM’nun vizyonu dahilinde sağlıklı bir sınıf ortamı nasıl olmalı?

Öğretmenler sınıf ortamlarında her çocuğun farklı öğrenme ihtiyacını karşılamakta zorlandıklarını, etkili olabileceklerini düşündükleri bazı materyallerin ücretlerinin yüksek olduğunu ve sadece akademik değil sosyal-duysal öğrenme anlamında da materyallere ihtiyaç duyduklarını belirttiler. Öğretmenlerin bir çoğu kendi materyallerini üretmeye çalışıyor. Tek başına üretmek yerine bir grup öğretmenin birlikte çalışarak, birlikte düşünerek materyal geliştirmenin de bir ihtiyaç olduğunu dile getiriyorlar.

BBOM’un vizyonu ile bağlantılı olarak sınıf ortamı katılımcı ve barışçıl öğrenme topluluklarıdır. Öğretmenlerden gelen ihtiyaçlar da bu tür bir sınıf ortamının yaratılmasına dair ihtiyaçlar. Bu sınıf ortamında; her çocuğun biricik olduğu, farklı hızda ve farklı şekillerde öğrendiği gerçeğinden hareketle materyaller hazırlanması, öğrenmeyi kolaylaştırması, çocukların görüşlerinin sürece dahil edilmesi, çocuklardan geri bildirim alma süreçlerinin oluşturulması, kararların birlikte alınması, ekolojik farkındalığın desteklenmesi beklenir. Bu sınıf ortamının yaratılması için öğrenme süreçlerini kolaylaştıran öğretmenler adına değil öğretmenlerle birlikte hareket edilmesi gerekiyor. Bu proje kapsamında oluşturulan set; yukarıda bahsi geçen süreçleri desteklemeyi ve bahsi geçen sınıf ortamının Türkiye’de yaygınlaşmasına katkı sunmayı hedefliyor. Tabi ki sadece bir tasarım seti, rehberler ve sosyal medya çalışmaları yeterli olmayacaktır. Bu proje kapsamındaki üretimler, BBOM’un diğer çalışmaları ile harmanlanarak vizyonumuzdaki öğrenme topluluklarının oluşumuna etki edecektir.

COVID-19 kapsamında alınan tedbirler hayatın diğer alanlarında olduğu gibi STK’ların çalışmalarında da değişikliklere sebep oldu. Bu durum BBOM olarak yürüttüğünüz faaliyetleri ve genel çalışmalarınızı nasıl etkiledi? Çalışmalarınıza devam etmek için geliştirdiğiniz yöntemler varsa bizimle paylaşabilir misiniz?

Salgın sebebiyle alınan önlemlerden, okulların tatil edilmesi ve çevrimiçi kitlesel iletişim araçları ile eğitimin devam etmesi çalışmalarımızı en çok etkileyen tedbir oldu. Köyceğiz’de okul ve sınıflarda öğretmenler ile beraber yürüttüğümüz Çocuklar İçin Önce Öğretmen projesi bu sebepten duraklatıldı. Proje takvimimizde Nisan ayı itibariyle yapacağımız faaliyetlerin büyük kısmı Eylül ayı itibariyle uygulanmak üzere ertelendi.

Bununla beraber her yıl açtığımız Başlangıç Programları’nın modüllerini çevrimiçi platformlara taşıyabilmek için çalışmaya başladık. Nisan ve Haziran aylarında yapılacak yüz yüze buluşmaların yerine çevrimiçi buluşmalar yapmaya başladık. Yine de mevcut programın içeriğinde, çevrimiçi buluşmalar ile aynı verimi alamayacağımızı keşfettik. Şimdilerde, tüm Başlangıç Programı’nın dijitalleştirilmesi için hazırlıklar yapıyoruz.

Mevcut projelerin dışında, bugüne kadar BBOM tarafından düzenlenen Başlangıç Programları’nı tamamlayan öğretmenlerin oluşturduğu BBOM Öğretmen Köyü de salgın tedbirlerinden etkilendi. Öğretmenlik pratiklerinin dönüşümü, topluluk içinde öğretmenler arasında daha çok bağlantı kurma ihtiyacı doğurdu ve Bağlantı Çemberi, Oyun ve Hikaye geceleri gibi rutin çevrimiçi buluşmalar ile topluluk ruhunu besleyecek çalışmalar yapmaya başladık.

Ebeveynlerin ve öğretmenlerin hem kendileri ile hem çevreleri ile bağlantısını güçlendirmelerinin, bu gibi zorlu süreçlerde önemli olduğuna inanıyoruz. Bu sebepten sosyal medya üzerinden “15 Dakika’da Halimiz” isimli canlı yayınlar yaparak, ebeveynden ebeveyne, öğretmenden öğretmene bir deneyim aktarımına alan açtık.

Öğrenme ortamlarının yoğunluğunun sınıf odağından ev odağına taşınması ile de ebeveynlerin, çocukların öğrenme süreçlerini destekleyebilmesini kolaylaştırmak amacıyla Mayıs ayı boyunca “Çocuklar İçin Evde Öğrenme Sürecini Kolaylaştırmak” isimli 3 haftada 6 buluşmadan oluşan bir webinar serisi hayata geçirdik. Bu webinarlara katılan ortalama 25 ebeveynle yaptığımız değerlendirme çalışması ile de ebeveynleri destekleyebilecek başka neler yapabileceğimize dair çalışmaya başladık.

BBOM önümüzdeki dönemde ne tür çalışmalar yapacak? COVID-19 salgınının ortaya çıkardığı ihtiyaçlar ve getirdiği değişiklikler de düşünüldüğünde öncelik verdiğiniz alanlar, hedef kitle ve projelerinizle ilgili bir değişiklik ya da yenilik yapmayı planlıyor musunuz?

BBOM’un önümüzdeki dönemde yapacağı çalışmaların büyük kısmı yine öğretmenleri güçlendirmek odağında olacak. Canlı yayın serisi olarak başlayan öğretmenden öğretmene deneyim aktarımı odağında yapılan çalışmaları farklı dijital platformlara taşımayı ve çeşitlendirmeyi hedefliyoruz. Öğretmenlerin okullara dönerken de en az salgının ilk zamanlarındaki gibi bir geçiş sürecine ihtiyaç duyacağını görüyoruz. Bu sebepten bir “Okula Dönüş” programı tasarlayarak, öğretmenlerin ve çocukların bu sürecini kolaylaştıracak çalışmalar yapmayı planlıyoruz.

Sahada yürüyen projelerimiz ise Eylül ayı itibariyle kaldığı yerden devam edecek. Bununla beraber yine öğretmenleri destekleyici bir materyal olarak “Onarıcı Çember”, “Öğretmen Defteri” gibi, sınıfta katılımcı ve barışçıl öğrenmeyi destekleyecek kimi materyallerin hazırlığını tamamlamak üzereyiz. Bu yıl, geçtiğimiz dönemlerden farklı olarak, ebeveynleri de güçlendirecek çalışmalar yapmayı odağımıza aldık.