Çocuk Fonu

Fikir ve Sanat Atölyesi Derneği Çocuk Fonu Kapsamında Çalışmalarına Başladı

Çocuk Fonu’nun 2020 dönemi kapsamında Turkey Mozaik Foundation finansal desteği ile hibe verdiğimiz Fikir Sanat Atölyesi Derneği (FİSA) kültürel, bilimsel ve sanatsal eser üretiminin desteklenmesi ve bu alanda eğitim ve burs faaliyetlerinin hayata geçirilmesi amacıyla çalışmalar yapıyor. Dernek bünyesinde faaliyet gösteren Çocuk Hakları Merkezi’ni, hibe desteği verdiğimiz projeleri Çocuğa Yönelik Ayrımcılığa Karşı Stratejik Yaklaşım ve COVID-19 salgınının çalışmalarına etkisini projenin koordinasyonunu yürüten Ezgi Koman ile konuştuk.

Fikir ve Sanat Atölyesi Derneği’nin kuruluş amacını ve yürüttüğü çalışmaları bizimle paylaşır mısınız?

Fikir ve Sanat Atölyesi Derneği; 2015 yılında mülteci, çocuk, LGBTİ, medyada eşit temsil alanlarında çalışmalar yapmak, hak sahiplerine erişemedikleri eğitim ve sağlık bursları ve desteklerini sağlamak amacıyla kurulmuş Ankara merkezli bir sivil toplum örgütüdür.

Derneğin bünyesinde faaliyet gösteren Çocuk Hakları Merkezi, çocuk hakları ile ilgili hangi alanlarda ve ne tür çalışmalar yapıyor?

Çocuk Hakları Merkezi 2017 yılından beri çalışmalarını yürütüyor. Ancak çalışmalarının daha sistematik ve bir program etrafında gerçekleşmesi geçtiğimiz yıl başladı. Çocuk Hakları Merkezi; çocukların hak ve özgürlüklerinin yaşama geçmesi için ihlalleri görünür kılan, izleme ve raporlama yaparak politika öneren; aynı zaman somut modeller ve kaynakları geliştiren bir merkez. Son iki yıldır odaklandığı temel alanlar ise çocuk işçiliği, çocuğa yönelik cezasızlık, mülteci çocuklar ile iş dünyası ve çocuk hakları konuları oldu.

Çocuk Fonu’nun 2020 döneminde, Turkey Mozaik Foundation’ın sağladığı finansal destekle Çocuğa Yönelik Ayrımcılığa Karşı Stratejik Yaklaşım projesini hayata geçiriyorsunuz. Projenin amacından ve bu kapsamda yapacağınız faaliyetlerden bahseder misiniz?

İnsan hakları hareketi Türkiye’de de uzun süredir hak ihlalleriyle mücadele ediyor. Bazı alanlarda olumlu bir değişim ve dönüşüm sağlandığı mutlak. Ancak bazı alanlarda gösterilen çaba, elde edilen gelişme ve ihlallerdeki gerileme ile ne yazık ki doğru orantılı değil. Çocuğa yönelik ayrımcılık da aynı şekilde. Ayrımcılık, bir insan hakları ihlali olarak karşımızda durmaya devam ediyor. Zaman zaman şekil değiştiriyor, zaman zaman çeşitli nedenlerle yeniden üretiliyor, bazen artıyor, bazense daha görünür oluyor. Ama ne yazık ki tüm çocuklar ayrımcılığın değişik biçimlerine, değişik ortamlarda ve değişik failler tarafından maruz kalmaya devam ediyor.

Çocuğa yönelik ayrımcılığı ortadan kaldırmak, ayrımcılığı üreten ilişkisel ve yapısal örüntüleri, mekanizmayı ve sistemi tüm özneleri ve ilişki biçimleriyle anlamak ve etkili stratejiler geliştirmekle mümkün.

Sivil Toplum için Destek Vakfı ve Turkey Mozaik Foundation desteği ile yürütmeye başladığımız bu proje de çocuğa karşı ayrımcılığa karşı etkili stratejiler geliştirmeyi hedefliyor. Bu hedefine ulaşmak için de çocuğa yönelik ayrımcılıkla ilgili olabilecek öznelerle bir araya gelecek ve ortak stratejiler hatta taktikler geliştirmeye çalışacağız. Bütün bunlar Çocuğa Yönelik Ayrımcılığa Karşı Strateji Setinde yer alacak. Bu süreçte bir araya geleceğimiz özneler ise çocuklar, sanatçı ve medya çalışanları, meslek elemanları, sivil toplum temsilcileri ve ebeveynler olacak.

Proje kapsamında, başta yerel yönetimler ve ilgili kamu kurumları olmak üzere farklı paydaşlarla paylaşmak üzere “Çocuğa Yönelik Ayrımcılığa Karşı Strateji Seti”ni hazırlamayı hedefliyorsunuz. Yerel yönetimler ve ilgili kamu kurumları bu setten nasıl faydalanabilirler?

Bu setin; çocuklarla ilgili ayrımcı pratikleri, ayrımcılığın temel örüntülerini, sebep ve sonuçlarını görünen ve görünmeyen yanlarıyla ele almasını hedefliyoruz. Tüm bunların yanı sıra politika ve belki uygulama önerileri de yer alacak. Yerel yönetimler de kamu idaresi de bu set aracılığıyla; öncelikle çocuğa yönelik ayrımcılıkla ilgili yükümlülüklerinin bir kere daha farkına varabilir, ayrımcılığa karşı uygulanabilir pratikler geliştirebilirler. Elbette bu süreçlerde FİSA Çocuk Hakları Merkezi kamu idaresiyle de yerel yönetimlerle de ortak çalışmalar yapmaya çok açık.

Korona virüsü kapsamında alınan tedbirlerin hayatın diğer alanlarında olduğu gibi sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarında da değişikliklere sebep olduğunu biliyoruz. Bu durum bizden aldığınız hibe kapsamında yürüttüğünüz faaliyetleri ve diğer çalışmalarınızı nasıl etkiledi? Çalışmalarınıza devam etmek için kullandığınız yöntemler varsa bizimle paylaşabilir misiniz?

Biz bu proje kapsamında; Nisan ayından itibaren 2’şer günlük 5 atölye yapmayı planlamıştık. Bu atölyelerde çocuğa yönelik ayrımcılık ele alınacak ve çıktılarından strateji seti oluşturulacaktı. Küresel salgın sebebiyle alınan tedbirler kapsamında biz de ne yazık ki faaliyetlerimizi daha önce planladığımız şekilde gerçekleştiremiyoruz. Bu yüzden projemizin hedeflerini ve çıktılarını değiştirmeden, yöntemsel bir değişiklik yaptık. Bu değişiklik ile 12’şer kişilik atölyeler yerine çocuğa yönelik ayrımcılığı tüm yönleriyle ele alabileceğimiz çevirimiçi birebir görüşmeler yapacağız. Çocuklarla yapılacak atölyeyi ise, çevirimiçi görüşmelerin uygun olmayacağını düşündüğümüzden, ileriki bir tarihe erteledik. Bu görüşmelerin sonuçlarından yine strateji setini oluşturmayı planlıyoruz.

Küresel salgın elbette bizim de çalışmalarımızı evlerden yürütmemize yol açtı. Yani biz evde kalabilen şanslı gruptanız. Devam eden çalışmalarımızı başka araç ve yöntemlerle yürütmeye çalışıyoruz. Ama asıl bu sürecin çocuklar üzerindeki etkisini azaltmak için politika önerileri geliştirmeye ve süreci çocuk hakları temelinde izlemeye çabalıyoruz.