Çocuk Fonu

Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği “Deneyimden Çocuğa” Projesini Anlattı

Çocuk Fonu’nun 2018 -2019 dönemin kapsamında Turkey Mozaik Foundation finansmanıyla hibe desteği sağladığımız Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği (Hayat Sende Derneği) ile “Deneyimden Çocuğa” projelerini, proje kapsamında hazırladıkları Koruma Sonrası Topluma Geçiş Rehberi’ni, ve 2020 yılı için önceliklerini ’konuştuk.

Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği, devlet koruması altında yetişen bir grup genç tarafından 2007’de kuruldu. Çocukların ve gençlerin devlet korumasında mı yoksa koruyucu aile yayında mı kalmasının daha doğru olduğu çok tartışılıyor. Kısaca bu iki sistemi değerlendirebilir misiniz?

Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesine göre çocuğun aile hakkı evrenseldir, her çocuğun biyolojik ailesiyle, bunun mümkün olmadığı durumlarda onu koruyacak, destekleyecek uygun bir aileyle yaşama hakkı vardır. Biyolojik ailesi ile yaşaması mümkün olmayan çocuklar için devlet koruma kararı çıkarır ve bu çocuklar ya kurum bakımında ya da koruyucu aile yanında devlet koruması altında bakılırlar. Kurum bakımı aile yanında bakılmaya kıyasla çocuğun fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimi için uygun olmayan bir bakım, dezavantajlar içeren bir modeldir. Koruyucu ailede bakım, kurum bakımının alternatif modelidir. Bu modelde çocuk bir ev ortamında, aile içerisinde desteklenerek, sevgi görerek, öz bakım becerilerini tamamlayarak büyür. Koruyucu aileler yasal olarak desteklenir ve denetlenir. Burada en önemli konu elbette koruyucu ailelik sisteminin nitelikli ve eğitimli olmasıdır. Birçok koruyucu aile derneği de şu an toplumsal farkındalık yaratmak amacıyla koruyucu ailelik konusunda etkili çalışmalar yapıyor. En büyük hayalimiz çocuklara bakım sağlayan kurumların kapanması ve devlet korumasına alınan çocukların önce geçici koruyucu aileye sonra kalıcı koruyucu ailesine verilmesi modellerinin işler hale gelmesi. Çocukların aile hakkından mahrum büyümesinin, büyütülmesinin çocuklar için şiddetle eşdeğer olduğunu düşünüyoruz.

Devlet korumasında yetişen çocuk ve gençlerin temel yaşam becerilerini kazanması ve ayrımcılığa uğramadan hayata atılması için ne tür çalışmalar yapıyorsunuz? Bu çalışmaları yaparken ana paydaşlarınız kimler ve onlarla nasıl iş birlikleri geliştiriyorsunuz?

12-18 yaş grubunda kurum bakımında yaşayan çocuklara erişebilmek için il müdürlükleri ile iletişime geçerek oyuncak atölyeleri ve meslekleri tanıtabilmek için kariyer atölyeleri yapıyoruz. 18-25 yaş arası üniversiteye giden koruma altındaki gençlere burs veriyor; mentorluk, koçluk ve girişimci gençlik kampları ile onları destekliyoruz. Doğru sözlük gibi, koruma altındaki gençlere yönelik ayrımcı tanımları düzelterek sosyal medyada paylaşıyoruz. Düzenli basın takibi yaparak yine koruma altındaki çocuk ve gençlere yönelik çıkan ve ayrımcı dille yapılan yayınlara düzeltme gönderiyoruz. Çocuk Koruma Sistemi Destek Hattı ile bize ulaşan koruma kararı kaldırılan gençlerin yasal haklarına erişimleri gibi konularda uzman avukat, sosyal hizmet uzmanı ve doktorlar ile çözümler oluşturuyoruz. Çalışan sayısı yüksek olan kurumlarda, dernek sunumu yaparak mümkün olduğu kadar kalabalık kitlelere koruma altındaki gençlerin ve çocukların sorunlarını anlatıyor; bu konuda farkındalık oluşturmaya ve koruyucu ailelik sisteminden haberdar olmalarına destek oluyoruz. Uluslararası çocuk ve gençlik ağlarında aktif olarak yer alıyor (EuroChild, Family For Every Child, International Foster Care Organisation) ülke karşılaştırmalarını inceliyor, uygun modelleri ülkemizde projelendiriyoruz.

2020 yılı için hedefimiz özel şirketlerin çalışan gönüllüğü programlarına koruma altındaki gençleri mentorluk ve koçluk projesini işler hale getirmek ve 18 yaşında üniversite okumayan devlet memuriyet hakkını kaybetmiş gençlerin meslek edindirme projesini yine kurumsal şirket ve meslek örgütleri ile uygulayabilmek.

Sivil Toplum için Destek Vakfı’nın Çocuk Fonu kapsamında Turkey Mozaik Foundation desteğiyle gerçekleştirdiğiniz “Deneyimden Çocuğa” projesinden bahseder misiniz? Proje ile alanda nasıl bir değişim yaratmayı hedefliyorsunuz?

Deneyimden Çocuğa çok önemsediğimiz bir proje. Bu projede asıl hedefimiz kurum bakımında yaşayan 12-18 yaş çocuk ve gençler. Amacımız; bu çocuk ve gençlere koruma kararının kalkmasının ardından hayatın içinde bireysel yaşamlarında karşılaşacakları sorunları, ihtiyaçlarını yine kurum bakımından çıkmış 18-25 yaş arası ağabey ve-ablalarının deneyimlerini aktararak anlatabilmek. Bu deneyim aktarımı sonrasında Koruma Sonrası Topluma Geçiş Rehberini kendilerine vererek haklarına erişimi kolaylaştırmayı, destek mekanizmalarını doğru şekilde öğrenmelerini sağlamayı ve çaresiz kalmamalarını hedefliyoruz.

Projenin önemli bir çıktısı da gençlerin de katkılarıyla hazırlanan “Koruma Sonrası Topluma Geçiş Rehberi”. Neden böyle bir rehber hazırlamaya ihtiyaç duydunuz ? Rehberin hazırlanma sürecinden ve devlet koruması altındaki gençlere ne tür bilgiler sağladığından bahseder misiniz?

Daha önce söylediğimiz gibi kurum bakımı çocuk ve gençlerin yetişmesinde ciddi dezavantajlar yaratıyor. Koruma kararı kaldırılan gençler, bireysel yaşamına sosyal hayata dair bilgisi ve öz bakım becerisi eksik olarak başlıyorlar. Kurumlar, gençlerin bireysel yaşamlarına ilişkin gerekli psiko-sosyal destekleri sağlayamıyor. Gençler birçok konuda bilgisiz, eğitimsiz ve çaresiz bir şekilde hayatla baş etmeye çalışıyorlar. Koruma Sonrası Topluma Geçiş Rehberi’nde ev kiralamak, fatura ödemek, banka hesabı açmak, askerlik hizmeti başvuruları, cinsel sağlık, bağımlılık, ebeveynlik gibi konular da dahil olmak üzere pek çok konuda bilgilendirmeler bulunuyor. Bu rehberi hazırlarken Avustralyalı Create Your Future adlı kurumun bir çalışmasından esinlendik ve bu çalışmanın tercümesini yaptık. Ardından koruma altında yetişmiş gençlerin katılımıyla düzenlediğimiz çalıştayda rehberdeki içerikler üzerine tartıştık. Onların ülkemizde karşılarına çıkan sorunlara ilişkin bilgileri güncelleyerek rehberi son haline getirdik.

Hayat Sende Derneği’nin 2020 yılı için önceliklerinden ve yapacağı çalışmalardan bahseder misiniz?

2020 yılı bizim için bir değişim ve dönüşüm yılı olacak. Öncelikle Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği bir gençlik örgütü olarak evrilecek ve koruma altında yetişen 12-18 ve 18-25 yaş gruplarının sorunlarına odaklanacak. Koruma Sonrası Topluma Geçiş Rehberimizin mobil uygulamasını yaparak gençler için erişilebilir bir sosyal yaşam desteği sunacağız. 12-18 yaş grubu için kurumlarla iş birliği içinde uzun vadeli uzman desteği ile çocuk ve gençlerin gelişimine katkı sağlayacak kariyer atölyeleri ve yetenek programları gibi projeler geliştireceğiz. Burs destekleri konusunda ise kapasitemizi artırıp mevcut bursiyer sayımızı iki katına çıkartarak her bursiyerin mentorluk, koçluk ve girişimci gençlik kamplarından faydalanmasını sağlamayı planlıyoruz. Koruma altında yetişen gençlerin daha görünür olabilmesi adına sorunlarını ve başarı hikayelerinin paylaşımı için konferans, sergi, çalıştay gibi etkinlikler de düzenleyeceğiz. Özel sektörle iş birliği kapsamında, çalışan (kariyer atölyeleri, yetenek programları gibi) sayısı 50’nin üzerinde olan kurumlarda gönüllülük programları ile devlet koruması altındaki çocuk ve gençler için hak temelli ve nitelikli gönüllülük programları geliştireceğiz.