Çocuk Fonu

Ordu Kadını Güçlendirme Derneği Çocuk Fonu Kapsamında Çalışmalarına Başladı

Çocuk Fonu’nun 2020 dönemi kapsamında Turkey Mozaik Foundation finansal desteği ile hibe verdiğimiz Ordu Kadını Güçlendirme Derneği, başta kadın ve çocuk hakları alanlarında çalışmalar yürütüyor. Derneğin Genel Sekreteri Aysun Aydın ile Ordu ve çevre illerinde yaptıkları çalışmaları, mevsimlik göçün Ordu’da sebep olduğu sosyal sorunları ve Çocuk Fonu kapsamında desteklenen Oyunlarla Çocuk Hakları projesini konuştuk.

Başta kadınlar olmak üzere genç, engelli ve çocuk grupları için hak temelli çalışmalar yürüten bir sivil toplum kuruluşu olan Ordu Kadını Güçlendirme Derneği’nin kuruluş hikayesinden ve yürüttüğü çalışmalardan bahseder misiniz?

Ordu Kadını Güçlendirme Derneği, 2010 yılında bir grup girişimci kadın tarafından kuruldu. Kurucumuz ve başkanımız Mehtap Mihriban Yuva. Kuruluş amacımız, kadın girişimciliğinin desteklenmesi olsa da zamanla derneğe başvuru yapan kadına ve çocuğa yönelik şiddet vakaları sebebiyle Dernek, çalışma odağını değiştirmeye karar verdi. 2011 yılından bu yana hak temelli çalışmalar yürüten Derneğimiz, kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında toplumsal cinsiyet eşitliği odaklı eğitim ve farkındalık çalışmalarının yanı sıra; çocuk ihmal ve istismarı başta olmak üzere çocuk koruma ve çocuk işçiliği konularında çalışmalar yürütüyor. Özellikle, kadına yönelik şiddet, çocuk ihmal ve istismarı konusunda vaka temelli çalışırken; toplumsal cinsiyet, çocuk koruma ve çocuk işçiliği konularında farkındalık arttırma ve savunuculuk temelli çalışmalar yürütüyoruz. Dernek merkezimiz Ordu’da olmakla birlikte Samsun, Giresun ve Trabzon gibi şehirlerde de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ayrıca, kadın ve çocuk hakları çalışmalarımızın yanı sıra diğer dezavantajlı grupların yaşadığı hak ihlallerine yönelik de çeşitli çalışmalarımız bulunuyor.

Toplumsal cinsiyet eşitliği kavramının yaygınlaştırılması amacıyla farklı grupları bir araya getiren ve bu konu üzerine tartışmaların yürütüldüğü atölyeler düzenliyoruz. Örneğin Eşitlik Mahallelerden Başlıyor isimli projemiz ile Ordu ilinde 92 muhtarla toplumsal cinsiyet odaklı atölye çalışmaları gerçekleştirdik. Son olarak, Ayrımcılığa Karşı Sivil Toplum ve Yerel Medya İş birliği projemiz ile Ordu ve Giresun illerinde faaliyet gösteren yerel medya çalışanları ile toplumsal cinsiyet odaklı atölyeler düzenledik. Bu atölyeler sonucunda yerel medya için bir toplumsal cinsiyet politikası oluşturduk.

Çalışma alanlarımızdan bir diğeri ise çocuklar. Çocuk istismarı konusunda vaka temelli çalışmalar yapıyoruz. Yine 2012 yılından bu yana ise mevsimlik tarım göçünün çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri üzerine çalışıyoruz. Bu konuda özellikle çocuk işçiliğinin önlenmesi konusunda fındık üreticilerine yönelik farkındalık oturumları düzenledik. Mevsimlik tarım işçilerinin konaklama yerlerine ziyaretler düzenliyoruz. Yaşam koşullarının iyileştirilmesi için yerel makamlarla görüşmeler yapıyoruz. Ordu özelinde mevcut durumu ortaya koymak açısından çok önemli bulduğumuz bir çalışmamız var. 2019 yılı hasat döneminden bu yana Mevsimlik Tarım Göçüne Katılan Çocukların İyi Olma Hallerinin Belirlenmesi projemizi yürütüyoruz. Proje ile mevsimlik tarım göçünün çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerini ortaya koymayı hedefliyoruz. Yine, yerel medya ile olan çalışmamızda, yerel medya için bir çocuk koruma politikası oluşturduk. Ordu Barosu ve Gazeteciler Federasyonu’nun ortaklığında Ordu ve Giresun’da altı çalıştay gerçekleştirdik ve bu çalıştayların sonucunda Yerel Medyada Çocuk Koruma Politika Belgesi’ni oluşturduk. İleriye yönelik bir izleme mekanizması oluşturmayı da planlıyoruz.

Dernek olarak, mevsimlik tarım işçileri ve çocuklarına yönelik çalışmaların öncelikleriniz arasında yer aldığını görüyoruz. Mevsimlik tarım göçünün yoğun olduğu illerden biri olan Ordu’da yaşanan durumu ve bu kapsamda yaptığınız çalışmaları paylaşır mısınız?

Dünya fındık üretiminin %25’i, Türkiye fındık üretiminin ise %35’i Ordu’da yapılıyor. Fındık üretiminin Türkiye genelinde en yüksek olduğu il olan Ordu aynı zamanda yoğun mevsimlik tarım göçü alan bir il. Fındık hasadı döneminde gelen işçiler, Mevsimlik Gezici Tarım İşçilerinin Çalışma ve Sosyal Hayatlarının İyileştirilme Projesi (METİP) alanları olarak tanımlanan çadır kentlerde ya da çoğunlukla bahçe sahipleri tarafından gösterilen yerlerde konaklıyorlar. Ordu’ya gelen mevsimlik tarım işçileri ve ailelerinin sayısının 110 bine yakın olduğu tahmin ediliyor. Bu sayı içerisinde çocukların oranı daha fazla. Ordu ili genelinde, toplam 4 METİP alanı bulunuyor. Resmi rakamlara göre 5 bin civarında mevsimlik tarım işçisi METİP alanlarında konaklasa da Ordu’ya fındık hasadı için gelen mevsimlik tarım işçilerinin toplam sayısı bu rakamın oldukça üzerinde. Bununla ilgili resmi bir sayı olmamakla birlikte gelen işçilerin büyük bir çoğunluğunun METİP alanlarında değil, bahçe sahipleri tarafından gösterilen boş alan, baraka, eski evler, yol kenarları ya da köprü altı gibi resmi izne tabi olamayan yerlerde konaklamak zorunda kaldıkları biliniyor. Bunun yanı sıra, Ordu ilinin 19 ilçesinin tamamında fındık tarımı yapılıyor. Ordu ili genelinde METİP alanları dışında konaklayan mevsimlik tarım işçileri ve ailelerinin 100 binin üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Her yıl fındık hasadı sebebiyle yoğun bir mevsimlik tarım göçü alan Ordu ilinde neredeyse her aile fındık üreticisi. ILO’ya göre çocuk işçiliğinin en kötü biçimi olarak tanımlanan mevsimlik tarımda çocuk işçiliği fındık tarımında yoğun olarak görülüyor. Bu kapsamda yapılan önleyici çalışmalar çoğunlukla mevsimlik tarım işçisi ailelere ve onların çocuklarına yönelik olarak gerçekleşiyor. Oysa biz dernek olarak her yıl gelip konakladıkları şehirlerdeki insanların da çocuk işçiliği konusunda farkındalık kazanmaya ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle de çalışmalarımızı iki yönlü olarak sürdürüyoruz. Yani mevsimlik tarım işçisi aileler ve onların çocuklarına yönelik çalışmalarımızın yanında fındık üreticisi aileler ve onların çocuklarına yönelik çalışmalar da yapıyoruz.

2012 yılından beri mevsimlik tarım göçü ve bu göçün olumsuz etkileri konusunda çalışıyoruz. Mevsimlik tarım işçilerinin konakladıkları alanların iyileştirilmesi amacıyla yereldeki kamu kurumları ile görüşüyor ve kamuoyu oluşturmak için yıl boyunca çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Fındık hasadının yapıldığı ve mevsimlik tarım işçilerinin en yoğun olarak konakladığı dönem olan Ağustos ve Eylül aylarında yereldeki çocuklara ve mevsimlik tarım işçisi ailelerin çocuklarına yönelik oyunlu ve hak temelli farkındalık atölyeleri düzenliyoruz.

2019 yılı hasat döneminde başladığımız Mevsimlik Tarım Göçüne Katılan Çocukların İyi Olma Hallerinin Belirlenmesi projesi kapsamında bir saha araştırması yürüttük. Halen devam eden projemiz ile mevsimlik tarım işçisi aileler ve çocukları ile görüşmeler gerçekleştirdik. Bu görüşmeler sonucunda Ordu özelinde mevsimlik tarım göçünün, çocukların iyi olma hallerini ne yönde etkilediğini raporladık ve çözüme yönelik öneriler geliştirdik.

Çocuk Fonu’nun 2020 döneminde Turkey Mozaik Foundation finansal desteği ile sağladığımız hibe ile Oyunlarla Çocuk Hakları projesini gerçekleştiriyorsunuz. Projenin amaçlarını ve bu kapsamda yapacağınız çalışmaları bize anlatır mısınız?

Oyunlarla Çocuk Hakları Projesi ile çocuk hakları üzerine çocuklara yönelik bir oyun modülü oluşturmayı ve Ordu’da 9-12 yaş aralığında 400 çocuk ile hak temelli oyun atölyeleri gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz. Bu kapsamda öncelikle çocuk hakları evrensel bildirgesi ışığında çocuk hakları, çocuğa yönelik ayrımcılıkla mücadele ve çocuk işçiliği gibi konuları içeren bir oyun modülü geliştireceğiz. Derneğimizin bu alandaki tecrübelerini, Turkey Mozaik Foundation’dan aldığımız hibe desteği ile daha da geliştirmeyi ve başka sivil toplum örgütlerinin de kullanabileceği bir farkındalık aracına dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bu süreçte, derneğimizden Tuğba Kontaş Azaklı’nın uzman desteği ile çalışıyoruz. Modülün oluşturulmasının ardından bir eğitici eğitimi gerçekleştireceğiz. İki eğitimci arkadaşımızın desteği ile Oyunlarla Çocuk Hakları modülümüzü 9-12 yaş aralığındaki çocuklarla paylaşacağız. Böylelikle 400 çocuğa ulaşmayı hedefliyoruz. Ayrıca, modülün etkisini ölçmek amacıyla bir değerlendirme aracı da geliştiriyoruz.

Mevsimlik göç, hem Ordu’da ikamet eden çocukları hem mevsimlik göç ile Ordu’ya gelen çocukları etkilemesine rağmen önleyici çalışmaların çoğunlukla mevsimlik göç ile gelen çocuklara yönelik yapıldığını belirtiyorsunuz. Mevsimlik göçün Ordu’da ikamet eden çocuklara etkilerini ve bu gruba yönelik olarak çalışmalar yapmayı tercih etmenizin nedenlerini paylaşır mısınız?

Türkiye’nin en çok fındık üreten şehri olan Ordu’nun neredeyse bütün ilçelerinde fındık yetiştirilir. Dolayısıyla mevsimlik tarım işçilerinin yanı sıra fındık üreticisi aileler de fındık hasadına dahil olurlar. Bu nedenle, Ağustos ve Eylül aylarındaki bu yoğun fındık hasadı sürecinde yereldeki çocuklar da fındık toplamaya yardımcı olurlar. Aileler, kendi fındık bahçelerinde çalışmanın yanı sıra Ordu ili içerisinde başka köy ve ilçelerde fındık hasadına yerli işçi olarak katılabilir. Bu sebeple yereldeki çocuklar için de fındık hasadında çocuk emeği söz konusudur.

Türkiye’de mevsimlik tarım göçü uzun yıllardır artarak devam ediyor. Mevsimlik tarım göçünde çocuk işçiliği sorunu International Labour Organisation (ILO) tarafından da en kötü çocuk işçiliği biçimi olarak tanımlanır. Ordu’nun en çok fındık üreten şehir olması sebebiyle yoğun bir mevsimlik tarım göçüne ev sahipliği yaptığını biliyoruz. Yapılan araştırmalar mevsimlik tarım göçüne katılan ailelerin uzun yıllardır geleneksel olarak bu işi kendinden sonrakilere devrettiğini ve bu durumun neredeyse bir döngü olduğunu gösteriyor. Bu durum aynı şekilde fındık üreticisi aileler için de geçerli oluyor. Fındık tarımı uzun yıllardır bir sonraki nesile geleneksel olarak devrediliyor. Dolayısıyla, bugün yerelde çalışmak istediğimiz grup aynı zamanda geleceğin fındık üreticilerini oluşturuyor.

Ayrıca, mevsimlik tarım işçilerinin aileleri iki ay boyunca Ordu’da ikamet ediyor. Bu ikamet, yalnızca Valilik tarafından oluşturulan METİP alanı olarak bilinen konaklama alanlarında değil çoğunlukla fındık üreticisi ailelerin gösterdiği yerlerde oluyor. Bu nedenle yerel çocuklar ve mevsimlik tarım nedeniyle göç eden çocuklar bu süreçte birlikte vakit geçiriyor. Buna rağmen, üretici ailelerin ön yargılı tavrı sebebiyle çocuklar arasında bir hiyerarşi oluşuyor. Projemiz ile bu durumun önüne geçerek bir kaynaştırma süreci başlatmayı da hedefliyoruz.

Ön yargıların kırılması ve çocuklarda hak temelli bir farkındalık geliştirebilmek için erken yaşların kritik olduğu bilinen bir gerçektir. Sahada fındık üreticileri ile pek çok çalışma yürütülse de geleceğin yetişkinleri olan çocuklarla yürütülecek çalışmanın uzun vadede daha büyük fayda sağlayacağına inanıyoruz.

Koronavirüs salgını kapsamında alınan tedbirlerin hayatın diğer alanlarında olduğu gibi sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarında da değişikliklere sebep olduğunu biliyoruz. Bu durum bizden aldığınız hibe kapsamında yürüttüğünüz faaliyetleri ve çalışmalarınızı nasıl etkiledi? Çalışmalarınıza devam etmek için kullandığınız yöntemler varsa bizimle paylaşabilir misiniz?

Koronavirüs salgını herkesin olduğu gibi bizim hayatımızı ve çalışmalarımızı da olumsuz etkiledi. Biz saha çalışmaları yürüten bir derneğiz. Hedef gruplarımızla birebir iletişim kurarak çalışıyoruz. Dolayısıyla bu karantina hali bizi oldukça etkiledi. Ancak saha çalışmaları yapmanın en önemli tecrübelerinden biri de krizlerle sık karşılaşıyor olmak ve alternatif çalışma yöntemleri geliştirebilmek. Biz de bu süreçte çalışmalarımızı çevrimiçi ortamlara aktarmayı planlıyoruz. Oyunlarla Çocuk Hakları Projemizde de bir yandan saha oyunları kurgularken diğer yandan alternatif online oyunlar da kurguluyoruz. Yine de umarım tüm dünyada bu süreci bir an önce atlatırız ve yeniden sahada çalışabiliriz.