Sulukule Gönüllüleri Derneği Okula Dönüş Projesini Tamamladı

Sulukule Gönüllüleri Derneği (SGD) risk altında, dezavantajlı ve ayrımcılığa maruz kalmış gruplarla, öncelikli olarak okulu terki önlemek, kadınlara ve çocuklara hakları konusunda farkındalık kazandırmak amacıyla hak temelli çalışmalar yapıyor. Çoçuk Fonu’nun 2020 döneminde hibe desteği sağladığımız SGD, Okula Dönüş projesini gerçekleştirdi. Dernek proje kapsamında  Fatih,  Karagümrük bölgesinde okula başlamış ve bırakmış ya da uzun süreli devamsızlık yapan çocukları tespit etti ve COVID-19 salgını döneminde uzaktan eğitim alan ve teknik eksiklikler nedeniyle derslere erişmekte ve/veya takip etmekte zorluk çeken çoçuklara bireysel destekler sağladı. 

SGD Proje Koordinatörü ve İzleme Değerlendirme Sorumlusu Aysun Koca ile yaptığımız röportajda Okula Dönüş projesini, salgın sürecinin okul terki üzerindeki etkisini ve okul terkini önlemeye yönelik geliştirilebilecek politikalar ve uygulamalar hakkında konuştuk. 

Hibe desteğimizle gerçekleştirdiğiniz Okula Dönüş projesini yakın zamanda tamamladınız. Salgın sürecinde projede çeşitli değişiklikler yapmak zorunda kaldığınızı  biliyoruz. Projenin amacından ve bu değişiklikler sonrasında proje kapsamında gerçekleştirdiğiniz çalışmalardan bahseder misiniz?

Okula Dönüş projesi ile, Fatih bölgesinde risk altındaki okulu terk etmiş, uzun süre devamsızlık yapma eğiliminde olan, okul sisteminde kayıtlı gözüküp herhangi bir sebeple okula hiç gitmeyen veya yaşı nedeniyle örgün eğitim sisteminin dışında kalmış çocuklarla ve onlarla doğrudan ilişkili bakımverenlerinin güçlendirmesi yolu ile çocukların eğitim sistemine dahil olmalarının sağlanması ve okulu terk etmelerinin önlenmesini hedeflemiştik. Proje salgın sürecine denk gelince, pandemi koşullarına göre sahada çeşitli düzenlemeler yaptık. Proje kapsamında planladığımız sosyal gelişim atölyeleri ile okula hazırlık atölyelerini, bireysel desteklere dönüştürdük. Uzaktan eğitim sürecinde teknik donanım ihtiyacı sebebiyle derslerine erişemeyen çocuklar için, dernek mekanında, hijyen ve mesafe koşullarını sağlayacak şekilde, derslerini takip edebilme imkanı sunmayı planladık.

Salgın ve karantina koşullarına bağlı olarak, çocuk ve bakımverenleri ile bireysel görüşmeler gerçekleştirdik. Bireysel görüşmeler, uzaktan eğitim sürecinde derslere dahil olmakta zorluk yaşayan ve hiç erişemeyen çocukları kapsayacak ve onları yaşadıkları sürece dair destekleyecek görüşmelerdi. Görüşmeler, çocuğun ve ailenin koşullarına göre çevrimiçi, telefon veya randevu yolu ile yüz yüze gerçekleştirildi. Yaşı nedeniyle eğitim sistemi dışına çıkmış ancak açık okul kaydı olmayan çocukları tespit edip kayıtlarını yapmalarına ve sınavlarına girmelerine destek olduk. 

Karagümrük bölgesinde birlikte çalıştığınız çocukların devamsızlık ve okulu terk sebepleri hakkında bilgi verebilir misiniz? Salgın sürecinde yaşanan gelişmeler birlikte çalıştığınız çocukların okulu terk oranlarında bir değişikliğe neden oldu mu?

Okula Dönüş projesi ile eş zamanlı olarak bir araştırma projesi yürüttük. Çocukların Gözünden Okul ve Oyun isimli araştırmada, SGD’nin atölyelerinin çocukların okul terkini önleme üzerindeki etkilerine yoğunlaşırken, bir yandan da çalıştığımız bölgedeki okul terk durumunu anlamaya çalıştık. Bahsini ettiğim bu rapor için pandemi öncesi fiziksel olarak çalıştığımız okullardan 20 gün ve daha fazla devamsızlık yapan çocukların oranlarını almıştık. Karşılaştığımız tabloda okulu terk eğiliminin yüksekliği göze çarpıyor. Araştırma sonuçları da, bir dönemde 20 günden fazla devamsızlık yapan ve yine bir dönem boyunca kayıtlı olduğu halde hiç okula gitmeyen çocuk sayınının bu eğilime işaret etmesi açısından oldukça kritik olduğuna işaret ediyordu.

Kuşkusuz ki, salgın koşulları, çalıştığımız bölgedeki okul terk durumunu etkiledi. Buna dair doğrudan oransal veriye henüz erişememiş olsak da, birebir gözlemlerimizde okulla ilişkisi oldukça zayıflamış çocukları tespit edebiliyoruz.

Okul terkinin önlenmesine yönelik ne tür politikalar ve uygulamalar geliştirilmesi gerekiyor? Kamu kurumları ve ebeveynler bu uygulamaların hayata geçirilmesinde nasıl bir rol oynayabilir?

Okul terkinin önlenmesinin ekip işi olduğuna inanıyoruz. Veli, okul aile birliği, öğretmen, psikolojik danışman, okul yöneticileri ve çalışanları arasında işbirliği sağlamak gerekli. Her çocuğun tek ve biricik olduğu kabulünden hareketle, her bölgenin hatta her okulun kendi koşullarını tespit edip, ihtiyaçlara göre hareket etmesi, özellikle bakımverenleri sürece dahil edebilmesi önemli. Okula Dönüş projesinde birebir olarak daha yakından teması deneyimlediğimiz için, özel çözümlerin geliştirilmesinin daha doğru olduğunu düşünüyoruz. 

SGD’nin uyguladığı ders saati içinde ders dışı aktivite olarak atölyeler çocukların okulla bağını kuvvetlendiren bir araç olarak yaygınlaşabilir. Bu süreçte de muhakkak tutarlı ve kararlı olmak gerekir çünkü okul terki eğiliminde olan çocuklardaki davranış ve uyum problemlerinin düzelebilmesi için uzun zamanlı ve kararlı bir çalışma gerekiyor. Kimi zaman riskli bir davranışın düzelmesi, yıllar süren bir çalışmayı gerektiriyor. Dolayısıyla kamunun uzun süreli ve düzenli faaliyetleri desteklemesi, bakımverenleri de çocuğun okula devamının önemi konularında bilgilendirmesi önemli. Elbette okul terkinin maddi boyutunu da göz önünde bulundurmak, örneğin okul beslenmesi desteği ile çocukları ve aileyi maddi açıdan desteklemek de, sorunun çözümüne sunulabilecek bir diğer katkı olarak görülebilir.

Okula Dönüş projesini bu alanda yapılacak çalışmalar açısından bir pilot proje olarak hayata geçirdiniz. Bu pilot projede edindiğiniz deneyimler doğrultusunda, okulu bırakmış veya uzun süreli devamsızlık yapan çocukların okula dönüşünü desteklemek için önümüzdeki dönemde ne tür çalışmalar yapmayı planlıyorsunuz?

Yeni dönem çalışmalarında elbette yine öncelikle çocuk ve kadınlara yönelik faaliyetler planladık. Bu çalışmalardan bazıları akranları ve güvendikleri yetişkinlerden uzak kalan çocukların iyi olma hallerini destekleyecek temas alanları yaratmak, özellikle pandemi nedeniyle artış gösteren kaygı ve endişeyle ilişkili olarak psikososyal destek sağlamak, çevrimiçi ortamlarda yürütülen faaliyetler ve eğitim için dijital okur yazarlık desteği vermek, pandemi sürecinin öncesinde de mahallede ihtiyaç olduğunu gördüğümüz hukuki destek sağlamak şeklinde özetlenebilir.

Farklı olarak ise, yönlendirme ağı çalışması ve mevcut deneyimi benzer kurumlarla paylaşmak üzere eğitim sisteminden uzaklaşmış çocuklara yönelik kılavuz hazırlama işlerini ekledik. Ağ çalışması ile, bölgede sağlanan kamu hizmetleri ve bu hizmetlere erişim yollarını hedef kitlenin ihtiyaçları doğrultusunda derleyeceğiz. 

Çocuk Fonu’ndan aldığınız hibe desteğinin derneğinize ve çalışmalarınıza ne tür katkıları oldu? Çocuk Fonu’nu destekleyen bağışçılarımızla paylaşmak istediğiniz bir mesaj var mı?

Okula Dönüş projesi, SGD’nin kuruluşundan bu yana iletişimimizin sürdüğü ancak okulla bağı tamamen kopmuş olduğu için okullardaki atölye çalışmalarına dahil edemediğimiz bir grup çocukla yeniden temas kurmamıza destek oldu. Bu grubun eğitim sistemine dahil olma istekliliği derneğin saha ekibini de iyi hissettirdi ve bu türden çalışmalara devam etme konusunda motive etti.

Okula Dönüş projesinin deneyimleri ışığında bu projenin içeriğini mahallenin ihtiyaçlarını gözeterek genişlettik ve yeni fon başvurularında değerlendirdik. Yukarıda bahsettiğimiz çalışmaları yapabilmek için bir fon desteği alabildik.