Kültür Sanat Fonu

Nefes Kültür Sanat Derneği ile Nefes Müzik Okulu Projesini Konuştuk

Kültür Sanat Fonu kapsamında hibe verdiğimiz Nefes Kültür Sanat Derneği, Gaziantep’te yaptığı çalışmalarla Suriye ve Türkiye’den çocuklar ve gençlere müzik eğitimi sağlayarak çok kültürlülüğe ve kültürel mirasın değerine vurgu yapıyor. Derneğin Saymanı Tuğba Ünal Jazbeh ile devam eden çalışmalarını, desteklediğimiz Nefes Müzik Okulu projesini ve koronavirüs salgınının çalışmalarında yol açtığı değişiklikleri konuştuk.

Gaziantep’te faaliyet gösteren Nefes Kültür Sanat Derneği, Suriye ve Türkiye’den çocuklar ve gençlerle, müzik ve sanat çalışmaları yapıyor. Derneğin kurulma sürecinden ve çalışmalarından bahseder misiniz?

Nefes Kültür Sanat Derneği Ekim 2017 itibari ile Suriye ve Türkiye’den genç sanatçı ve sanatseverler tarafından kuruldu. Dernek, Suriyeli göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı Gaziantep’te, çocuklar ve gençler için kültür sanat eğitimi, üretimi ve katılımı üzerinden çok kültürlülüğe ve kültürel mirasın değerine vurgu yapan yerel topluluklar oluşturmak, katılımcı ve formel olmayan eğitim süreçlerine imkan sağlayacak kültür sanat mekânları yaratmak hedefi ile yola çıktı. Bu anlamda derneğimizin temel iddiası, sanatsal beceri edinme ve kültür-sanata dayalı öğrenme süreçlerinin, çocuklar ve gençlerin kimlik ve özgüven inşası kadar, evrensel değerlere yatkınlık ve açıklık geliştirmeleri için de değerli araçlar olduğudur.

Kurucu üyelerimizin girişimi ile hayata geçen ve derneğimizin kuruluşuna da önayak olan İki Dil Bir Nefes projesi kapsamında Gaziantep Üniversitesi Toplumsal Duyarlılık Projeleri (TDP) birimi ve Gaziantep Üniversitesi Konservatuarı ilk ortaklarımızdı. Proje sonunda Suriye ve Türkiye’den üniversite öğrencileri 3 aylık bir eğitim sürecinin ardından ritim, koro ve halk danslarından oluşan bir performans sergiledi. Bu süreçte TDP, Hollanda Dış İşleri Bakanlığınca desteklenen ve üniversitedeki Suriyeli öğrencilerin akademik ve sosyal entegrasyonunu da destekleyen burs projesi çerçevesinde, finansal ve idari destek sunarken; Gaziantep Üniversitesi Konservatuvarı eğitmen ve müzisyenleri ile iş birliklerimiz oldu. “İki Dil Bir Nefes” eğitim ve performansları 2017’de kurucularımız tarafından başlatıldığından bu yana Gaziantep Üniversitesi Öğrenci Festivali dahilinde her sene gerçekleştiriliyor.

Derneğimiz bünyesinde bugüne kadar genelde Suriye ve Türkiye’den çocuk, gençler ve sanatçılar arasında kültür sanatı görünür kılacak faaliyetler düzenledi. Bu amaçla dernek açılış ve tanıtım etkinliği için sahnede çocuklar, gençler ve sanatçıların olduğu Şark Nefesleri konseri gerçekleştirildi. Konserin sanatsal altyapısı ve yetiştiriciliği de dernek bünyesinde yapıldı. Bu süreçte kuruluşumuzun ilk altı ayında dernek ofisimizde dernek üyelerimizce farklı üç gruba temel müzik bilgisi, ritim ve kanun icrası üzerine ücretsiz dersler verildi.

Kültür için Alan programının finansal desteği, Nefes Kültür Sanat Derneği’nin sanat ve proje koordinatörlüğü ile hazırlanan albüm projesi, Suriyeli kanun sanatçısı Yammen Jazbeh’in 20 senelik kanun çalışmalarının ürünü olan ilk albümünün hazırlanması hedefi ile 2018 yazında hayata geçilirdi. Adından da anlaşılacağı üzere Jazbeh’in bu albüm çalışması, dünya klasiklerinden seçtiği 5 eser ve kendi bestesi olan 5 eser üzerinden kanunun teknik ufkuna dair bir iddia niteliği taşıyor.

Yine Kültür için Alan programı kapsamında gerçekleştirdiğimiz Evler Evi projesini de Eylül 2018’de tamamladık. Üç aylık bir süreçte 8-10 yaş arası Suriyeli çocuklardan oluşan 10 kişilik gruplar resim, koro ve ritim dersleri alarak, yaz sonunda bir sergi ve müzik performansı sergilediler. Bu proje dahilinde Suriyeli çocuklarla Zeugma Mozaik Müzesine bir gezi yapılarak, çocukların yerel kültür ve kültürel miras gibi kavramları düşünmeleri de sağlandı.

Nefes Müzik Okulu, 2019 yılında başlatılan ve farklı yaş gruplarına yönelik müzik bilgisi sağlamak amacıyla, 2016’da kuruluşundan bu yana Nefes Kültür Sanat Derneği sanatsal ve kültürel çalışmalarının ve stratejik vizyonunun bir sonucu olarak başlatılan bir eğitim projesi. Okul, müzisyen İbrahim Muslimani tarafından yönetiliyor; eğitmen kadrosu ise akademisyen ve alanında profesyonel müzisyenlerden oluşuyor.

Türkiye’de mültecilerin sosyal uyumu konusunda pek çok çalışma gerçekleştiriliyor. Sanatın ve sanatsal faaliyetlerin sosyal uyum çalışmalarına katkısı hakkında görüş ve deneyimlerinizi bizimle paylaşır mısınız?

Kuruluşumuzdan bu yana gerçekleştirdiğimiz faaliyetler, göçmen çocukların benlik ve özgüven inşasında kültüre dayalı sanatın değerini önceleyen bir bakış açısına sahip. Bu bakış açısını öncelememizin nedeni, çocukların “öteki” kavramını aşabilmek için öncelikle kendi kültürleriyle yaşayan bağlar kurmaları gerektiğine olan inancımız. Bu anlamda, salt sanat eğitimi değil kültür içerikli formel ve formel olmayan eğitim süreçlerinin üretilebileceği sosyal ağlar ve alanlar inşa etmeyi hedefliyoruz. Örneğin, Evler Evi projesi kapsamında oluşturulan repertuar, Suriye ve Türkiye’den ninniler ve barış içerikli İngilizce bir parça; çocukları somut olmayan kültürel mirasla ilişkilendirirken, yeni yerleştikleri kültürle bağ kurmalarını ve bunu da aşarak evrensel olan adına sorular sormalarını sağlıyor.

Sanatın kültürle olan bağını inşa etmenin, öncelikle çocukların kişilik ve özgüven formasyonundaki öneminin altını çizmek gerekiyor. Sağlıklı bir benlik inşası üzerinden devam eden sanatsal beceri gelişimi ise çocuğun evrenselleşebilmesi yönünde güçlü ve sürdürebilir bir araç haline geliyor. Böyle bir ufka çıkan çocukların ise çocukluk adına söyleyecek kendi sözleri olacağına inanıyoruz. Bu anlamda çocukların mağdur değil, birer aktör hatta topluma yol gösterecek belki unutulan değerlerin göstereni ve yeniden üreteni olabileceğini düşünüyoruz.

Sanatsal beceri edinme ve kültür-sanata dayalı öğrenme süreçlerinin çocuklar ve gençlerin kimlik ve özgüven inşası için çok önemli bir araç olduğunu vurguluyorsunuz. Çok kültürlü bir ortamda çocuklarla ve gençlerle çalışırken dikkat ettiğiniz noktalar neler? Bu çalışmalar gençlere ne tür kazanımlar sağlıyor?

Bir arada yaşamı, çocuklar için ve çocuklarla birlikte kurma vizyonumuz çerçevesinde, Suriye ve Türkiye’den çocukların kültürel mirası sahiplenerek bir arada sanatsal faaliyetler yürütmesi, maruz kaldıkları ötekileştirici söylem ve pratik alanlarına alternatif olacak alanlar yaratıyor. Kültür sanat bu anlamda çocuklar için hem işlevsel bir araç hem de kültürünü tanıyan, taşıyıcısı olduğu kültürü de sorgulayabilen ve bu sayede evrensel düşünebilmeyi mümkün kılan pratik bir alan oluyor. Çocukların sanat ve kültür eğitimi üzerine deneyim sahibi, ayrımcılığa duyarlı ve çok kültürlülüğe değer veren hocaların ortaklığıyla aldığı dersler, onları bu yönde güçlendiriyor. Çocuklar, bir arada yaşam becerilerini geliştirirken sanat icra etmeleri ve buna bağlı olarak üretimin doğasındaki başkalık ve zenginlik, iki toplumun yetişkinlerini de farklı biçimlerde düşünmeye ve sorular sormaya sevk ediyor. Bu anlamda çocuklar değişimin ana aktörü haline geliyor ve ilerleyen zamanlarda kendi akranlarının yaşadığı başka problemlerin sözcüsü haline geliyorlar.

Kültür Sanat Fonu’nun 2019 döneminde Nefes Müzik Okulu projesi ile vakıfımızdan hibe desteği alıyorsunuz. Nefes Müzik Okulu’ndan ve aldığınız hibe desteğiyle yapacağınız çalışmalardan bahseder misiniz?

Nefes Müzik Okulu projesinin ilk döneminin devamı niteliğinde olan bu proje ile Haziran- Kasım 2019 arasında Kültür için Alan tarafından desteklenen altyapının devamını sağlamayı hedefliyoruz. Nefes Müzik Okulu’nun 6 ay sürecek bu döneminde Suriye ve Türkiye’den 8-16 yaş arası yaklaşık 40 çocuk ile solfej, ritim, koro ve enstrüman dallarında eğitim almış bir çocuk orkestrası kurmayı hedefliyoruz. Bu hedef doğrultusunda ud, gitar, kanun, ritim, şan, koro ve solfej konularında toplamda 10 sınıfta müzik dersleri veriyoruz. Bu 6 aylık süreçte her sınıfta toplam 24 ders yapmayı planlıyoruz.

Bu hedefler doğrultusunda, Ocak ayı itibarıyla tüm sınıflarda haftada 1 ders olmak üzere eğitimler başladı. Tüm enstrüman ve koro öğrencileri 6 ay boyunca 1. seviye ritim dersi alacaklar. Benzer şekilde, orkestraya dahil olan tüm öğrenciler haftada bir ders koro sınıfına katılıyorlar. Enstrüman sınıfları için ise haftada bir ders yapılıyor. Temmuz başından itibaren ise eğitmenler, performans programına uygun enstrüman ve vokal eşleştirmeleri doğrultusunda gerekli setleri kurarak icra derslerine başlayacaklar. Provaların tamamlanmasının ardından çocuklar çalışmalarını konser performansında seyirciler için sergileyecekler. Buna ek olarak, proje süreci ve konserin video kayıtlarından oluşan bir kısa film hazırlayacağız. Konser etkinliği sonrası Nefes Kültür Sanat Derneği ofisinde veli katılımı ile bir değerlendirme toplantısı da yapılacağız.

Koronavirüs kapsamında alınan tedbirlerin hayatın diğer alanlarında olduğu gibi sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarında da değişikliklere sebep olduğunu biliyoruz. Bu durum projenizde yer alan faaliyetleri ve çalışmalarınızı nasıl etkiledi? Çalışmalarınıza devam etmek için kullandığınız yöntemler varsa bizimle paylaşabilir misiniz?

Proje takvimine uygun olarak 2 Ocak’tan itibaren çalışmalarımıza başladık. Bu bağlamda ilk olarak Nefes Müzik Okulu hocaları ve projedeki görev alan teknik ekiple beraber seminerlerimizi tamamladık ve ardından veliler ile görüşmelerimizi gerçekleştirdik. Bu projede yeni açtığımız gitar sınıfı için seçmeler yaparak 3 yeni gitar öğrencisini çalışmalarımıza dahil ettik. 18 Ocak itibarıyla 10 sınıfta toplam 35 öğrenci ile hafta sonlarında derslerimize başladık. Bu kapsamda, her sınıfta 8’er ders yapıldı. Koronavirüs salgını sebebiyle projenin son dersini 8 Mart tarihinde yaptık. Ardından alınan tedbirler doğrultusunda proje derslerine ara verdik.

Şu an her sınıf için kurulan Whatsapp gruplarından, eğitmenler kendi grubu için etüt çalışmaları paylaşıyor ve geri dönüşler alıyor. Böylece, geçmişte yapılan 8 derste öğrenilen bilgilerin taze tutulması sağlanıyor. Koro sınıfı, şan sınıfı ve ritim sınıfları toplu eğitimlerin yapıldığı sınıflar olduğu için çevirimiçi eğitim uygulamasında teknik bir altyapı desteğine ihtiyaç duyuyoruz ve bununla ilgili olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz; örnek teşkil edecek modelleri inceliyoruz. Koronavirüs süreci Ramazan Bayramı sonrasında eğer hala aynı seyirde devam edecek olursa tüm sınıflarla çevirimiçi eğitime geçecek ve projenin her bir sınıf için kalan 16 dersini bu şekilde tamamlayacağız.

Projemiz her sınıf için 24 dersin tamamlanmasının ardından final konseri ile son bulacak. Temmuz ayının 3. haftasında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Sahnesi’nde konserimizi yapabilmek adına belediyeye başvuruda bulunmuştuk ancak koronavirüs sebebiyle başvurular durduruldu. Sürecin belirsizliği sebebiyle konser tarihimizi erteledik. Ülkede sürecin normale dönmesi ile projenin son aşaması olan final konserini organize ederek gerçekleştireceğiz ve projemizi tamamlayacağız.