Kurumsal Destek Fonu

Arada Derneği ile Kurumsal Destek Programı Kapsamında Aldıkları Hibeyi Konuştuk

Kurumsal Destek Progragımı’nın 2019-2020 dönemi kapsamında hibe verdiğimiz Arada Derneği ile sanat ve sosyal uyum alanlarındaki çalışmalarını ve kurumsal desteğin katkılarını konuştuk.

Arada Derneği farklı sosyo-kültürel grupları bir araya getiren sanat ve sosyal uyum aktiviteleri düzenliyor. Birlikte çalıştığınız gruplar ve bu gruplara yönelik olarak düzenlediğiniz çalışmalardan bahseder misiniz?
Arada Derneği sanat ile sosyal fayda sağlamak amacıyla çalışıyor. Yaptığımız aktivitelerde ‘Herkesle sanat herkese sanat’ sloganıyla sanatta fırsat eşitliği sağlıyoruz. Çalıştığımız bölgenin ihtiyacına göre şiddetsiz iletişim, cinsiyet eşitliği gibi kavramlar üzerine farkındalık arttırıcı etkinlikler düzenliyoruz. Hedef grubumuz yoksul bölgelerdeki çocuklar, engelliler, mülteciler, göçmenler, kadınlar ve LGBTİ+ bireyler gibi dezavantajlı gruplar. Sosyal içerme odaklı projelerde, farklı etnik ve kültürel yapılardan bireyleri bir araya getirerek aralarındaki iletişimi güçlendirecek, varsa çatışmaları en aza indirecek, dışlanmaya maruz kalan grupların görünürlüklerini arttıracak ve kendilerini daha iyi ifade etmelerini sağlayacak sanat etkinlikleri düzenlemekteyiz.

Çalışmalarımızın içerisinde Disiplinler Arası Sanat Atölyeleri, Eğitim Tiyatrosu (Forum ve İmaj Tiyatrosu), dans, ritim, ses ve hareket, koreografi, resim, heykel, endüstri ürünleri tasarımı, beden farkındalığı atölyeleri bulunmaktadır. Genellikle üretim odaklı yaptığımız çalışmalarda tiyatro gösterimi, sergi, film çekimi ve gösterimi gibi etkinlikler düzenleyerek çalıştığımız grubun görünürlüğünü arttırıyoruz ve kendilerini sanatsal bir dille ifade etmelerine destek oluyoruz.

Sivil Toplum için Destek Vakfı: Farklı hedef kitlelerle çalışmalarınızla edindiğiniz deneyimi düşündüğünüzde, sanat faaliyetlerinin sosyal uyum çalışmalarına etkisi ve bu kapsamda yaratılan değişim hakkında bizimle neler paylaşabilirsiniz? Bu yaklaşımı tercih etmenizin nedeni nedir?
Sosyoekonomik ve sosyokültürel olarak dezavantajlı, etnik köken farklılığı vb. nedenlerle dışlanmış gruplar çoğunlukla şehrin merkezinden uzak ya da gettolarda yaşadıkları için sanat faaliyetlerinden yeterince yararlanamıyorlar ve kendilerini toplum içerisinde ifade etmekte zorlanıyorlar. Dezavantajlı bireyleri de içeren (katılımcı ve yönlendirici olarak) sanat çalışmaları yaparak toplum içerisinde daha görünür olmalarını ve kendilerini daha iyi ifade etmelerini sağlıyoruz.

Sanat çalışmaları; farklılıkları renk olarak kullanan, çatışmaları yaratıcı süreçlerle çözen, en hızlı şekilde iletişim kurma ve kaynaşma sağlayan, toplumsal sınıflamaları ve dışlamaları da ortadan kaldıran veya azaltan bir yöntem olduğu için hem sosyal etkisi yüksek hem sürdürebilir bir yöntem olduğunu düşünüyoruz. Özellikle beden üzerine yoğunlaşan sanat atölyeleri, dil engelini kaldırıyor duygusal ifadeleri paylaşma ve ortaklıklar kurarak sosyal iletişimi arttırıyor. Bedensel olarak kendini rahat ifade edebilen ve birbirlerinin hareket alanlarına saygılı etkin bir iletişim halinde olan bireylerin sosyal becerilerini geliştiriyor sözlü ve fiziksel şiddetten uzaklaştırıyor.

Sosyal uyumda sanat daha akıcı, kaynaştırıcı, özellikle dezavantajlı grupların mevcut çalışmalar içerisinde kendilerini daha iyi ifade etmelerini sağlıyor. Dans, müzik, resim gibi evrensel bir dil olan sanat; katılımcıların hem hızlı iletişim kurmalarını hem de eğlenmelerini sağladığı için dışlanmaya maruz kalmadan sosyal ortamlar yaratıyor.

Çocuklarla yaptığımız çalışmalarda disiplinler arası sanat metodunu kullanıyoruz. Farklı alanlara yetenekleri olan çocukların bu yeteneklerini keşfetmelerini ve ailelerinin de bu yönde farkındalığını arttırmalarını hedefliyoruz. Çocukların küçük yaştan itibaren sosyal hayatın içerisine girebilecek ve farklı sosyal ortamlarda kendilerini ifade etmelerini sağlayacak beceriler geliştirmelerinde yardımcı oluyoruz. Özellikle gettolarda yaşadığı ortam itibari ile şiddete maruz kalan ve uyuşturucu madde kullanımına şahit olan çocukların bu becerilerini geliştirmesi kendi sosyal ortamlarını seçmeleri ve okula devamlılıklarının artmasında da etkili oluyor.

Engelliler ile yaptığımız çalışmalarda Türkiye’de uygulanan acındırma ve sosyal dışlama içeren yöntemleri değiştirmek adına daha interaktif katılımcılı çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Sadece engelliler ile çalışmak yerine farklı grupları bir araya getiriyoruz. Acındırma yerine sosyal içerme alanında engellileri güçlendirme ve görünürlüklerini arttırma üzerine odaklanıyoruz. Bu alanda yaptığımız çalışmaları İstanbul Üniversitesi Engelliler Uygulama Araştırma Yüksek Lisans Programındaverdiğimiz seminerlerle pekiştirilerek bilimsel alana da katkı sağlıyoruz.

Kadın ve LGBTİ+ alanındaki derneklere daha çok bedensel farkındalık ve güçlendirme içeren sanat aktiviteleri düzenliyoruz. Bu alandaki ana amacımız bu alanda derneklerin bu tür etkinliklerin sosyal etkilerinin farkına vararak devam ettirmesini sağlamak.

Arada Derneği uluslararası ve disiplinler arası bir sanat festivali olan Arada Festivali’ni de düzenliyor. Arada Festivali kapsamında ne tür çalışmalar yapıyorsunuz? Festivalin farklı alanlarda gerçekleştirdiğiniz çalışmalara nasıl bir katkısı oluyor?
Arada Festivali yaklaşık 10 senedir Arada sosyal çalışmalarının içerik geliştirmesine yardımcı oluyor. Gerçekleştirilen uluslararası iş birlikleri, derneğin ağlarının yurtdışına uzamasını sağlıyor. Farklı ülkelerden genç sanatçıların sosyal sorunlar üzerine düşünüp farklı çözüm yolları üretmesinde öncü oluyor. Son senelerdeki hedefimiz sanatçıları sosyal sorunlar üzerine düşünmeye teşvik ederken diğer yandan da farklı alanlardaki STK’ları sanat alanına çekerek disiplinler arası bir ağ oluşturmak. Aynı zamanda her festivalde hem uluslararası hem de belediyeler arası farklı iş birlikleri oluşturarak kamu, sanatçı, aktivist ve akademisyenler arasından konsolosluklar desteği ile de diplomasiye kadar uzanan bir dayanışma ağı oluşturuyoruz.

Daha önce Viyana-Avusturya, Amsterdam-Hollanda arasında gerçekleşen festivalin bu seneki ayağı ağırlıklı olarak Londra’da olacak. Bu anlamda Londra’ya Ocak ayında yapacağımız gezilerde AB Sivil Düşün desteği ile hem sanatçılarla hem de sosyal içerme üzerine çalışan birçok kurumla buluşacağız.

Sivil Toplum için Destek Vakfı: 2019 yılında hayata geçirdiğimiz Kurumsal Destek Programı’ndan aldığınız hibe ve mentor desteği ile Arada Derneği’nin kurumsal kapasitesini hangi alanda ve hedefler doğrultusunda geliştirmeyi planlıyorsunuz?

Kurumsal Destek Programı, kurumun iletişim stratejilerinin geliştirilmesi, uzun ve kısa vadede fon vb. destek çalışmalarının sürdürebilir ilişkiler üzerinden kurulması, daha çok yararlanıcıya ulaşacak ve daha çok gönüllüyü kapsayacak bir çalışma sisteminin oluşturulması ve diğer kurumlarla kurduğumuz iş birliklerindeki konumumuzun netleşmesi, sürdürebilir finansal kaynaklar yaratmamız üzerine büyük katkılar sağlayacağını düşünüyoruz.

Hibe, mentorlarla yapılan çalışmalar ve uzmanlık temelli gönüllü desteklerinden oluşan kurumsal hibe desteğinin derneğinize ve derneğin çalışmalarına nasıl bir katkı sağlamasını bekliyorsunuz?
Uzman desteğiyle yeni iş birlikleri geliştirilmesi, fon ve sponsorluk desteği aldığımız kurumlara yaklaşımımız ve bireysel bağışçılar ile iletişimlerimizin sürdürebilirliği ve verimliliği, gönüllülerimizin fon ve iletişim stratejisindeki rolleri konularında kurumumuzu geliştiriyoruz. Ayrıca, ekibin bu stratejiler doğrultusundaki çalışma gücünün yönetiminde, mevcut/planlanan kampanyaların ve eğitimlerin kurumun sürdürebilir fon yaratma konusunda daha güçlü stratejiler ile yönetilmesinde ve sosyal medya kanallarının bu anlamda daha etkili ve verimli kullanılmasında bir uzmanla çalışmanın, deneyimli bir bağımsız gözlemci olarak bizi daha etkili çalışmaya motive edeceğini düşünüyoruz.