Kurumsal Destek Fonu

Dem Derneği Kurumsal Destek Fonu Kapsamındaki Çalışmalarına Başlıyor

Toplumsal zıtlıklar arasında diyalog alanları yaratmayı ve bu alanlarda sürdürülebilir çözümler üretmeyi hedefleyen Dem Derneği, işiten toplum ile sağır toplum ve işitme engelliler arasında acıma duygusundan uzak ve istihdamı destekleyen diyalog alanları yaratmak amacıyla çalışmalar yapıyor. Kurumsal Destek Fonu’nun 2020 döneminde desteklemeye başladığımız Dem Derneği, bu hibeyle insan kaynağını ve teknik altyapısını güçlendirerek proje geliştirme kapasitesini artırmayı hedefliyor. Dem Derneği Koordinatörü Ayşe Damla İşeri Sunman ile derneğin yarattığı diyalog alanlarını, işaret dili ile tanışmak ve öğrenmeye başlamak isteyenler için ücretsiz bir kaynak olarak hayata geçirdikleri Bukalemun.co’yu ve Kurumsal Destek Fonu kapsamında yapmayı planladıkları çalışmaları konuştuk.

Toplumsal zıtlıklar arasında diyalog alanları yaratmayı amaçlayan Dem Derneği’nin kuruluş hikayesinden ve bu hedef doğrultusunda yaptığı çalışmalardan bahseder misiniz?

Tabii ki. Dem Derneği olarak 2014 yılında toplumsal zıtlıklar arasında diyalog alanları yaratmayı hayal ederek yola çıktık. Meselemiz ise aslında kendimizden farklı olan ve önyargı beslediklerimiz ile bir araya gelmiyor olmamızdı.

Başlamak için bir zıtlık teması belirledik. Her şey olabilirdi aslında. Gençler ve yaşlılar arasındaki iletişimsizlik de bir tema olabilirdi, köpek korkusu olan bireyler ile köpekler arasındaki iletişimi geliştirmek de…

Biz toplumda görünmez olduğunu düşündüğümüz işitme kaybı olan ve olmayan bireyler arasında diyalog alanları yaratarak iletişime katkı sağlamak için yola çıktık. Sanırım buradaki iletişimsizliğin göreceli olarak daha somut bir başlangıç olacağını düşündük çünkü iletişimsizliği anlatmak çok kolay değil.

Çalışmalara, işaret dili eğitimleri ve işitme engelli ve sağır bireyleri eğitimlerde işaret dili öğreticisi olarak öğrencilerle karşılaştırarak başladık; şimdi bunu çevrimiçi yapmaya devam ediyoruz. Bugüne kadar toplamda %90’dan fazlası 18-35 yaş aralığında olmak üzere 1.300’ün üzerinde kişi Dem Derneği’nin sağır ve işitme engelli eğitmenleri aracılığıyla işaret dili ile tanıştı ama daha da önemlisi sağır ve işitme engelli bir birey ile iletişime geçti.

2016-2018 yıllarında faaliyet gösteren, sağır ve işitme engelli bireylerin de çalıştığı demgoodcoffee adıyla bir kahve dükkanı açtık. Buradaysa her ay ortalama 1.000 kişinin kahve siparişi verirken işitme engelli ve sağır bir birey ile iletişime geçmesini sağladık.

Bunun dışında özel sektör ile birçok iş birliği yaptık ve farklı diyalog alanları tasarladık. En önemlisi yarattığımız tüm diyalog alanlarında meseleleri deneyimle keşfetme ve kolektif çözüm üretme şansımız oldu. Bu nedenle sürdürülebilir çözümler üzerine de çalışıyoruz. Örneğin devlet koruması altındaki işitme engelli ve sağır çocuklar için savunuculuk yapıyoruz ve işitme kaybı olan bireylerin etkin bir Türkçe ile yazılı olarak iletişim kurmaları erişilebilir ve açık kaynak eğitim içerikleri üretiyoruz.

Kısacası aslında ne kadar engellilik alanında çalıştığımız düşünülse de aslında hedefimiz toplumu farklı olanla iletişime ve iletişime açık olmaya teşvik etmek ve ‘‘Daha iyi nasıl iletişim kurabiliriz?’’ sorusunun cevabını bulmak.

Dem Derneği, öncelikli olarak sağır toplum ve işitme engellilerle yönelik olarak çalışmalar yapıyor. Birlikte çalıştığınız grupların karşılaştıkları sorunlar ve ihtiyaçları konusunda bilgi verebilir misiniz?

İşitme engelli ve sağır bireylerin en temel sorunu aslında heterojen bir grup olmaları, iletişim yollarının farklı olması ancak bu farklılıklara dair farkındalığın olmaması. Mesela işitme kaybı olan bir birey sesleri duyabilmek için işitme cihazı kullanabilir, implant kullanabilir veya herhangi bir cihazdan faydalanmıyor olabilir. Herhangi bir cihaz kullanıyor olmaları, sesleri her zaman ve her ortamda net duydukları ve tam anladıkları anlamına gelmiyor olabilir. Kimi zaman yazıyla kimi zaman dudak okuma ile iletişimlerini desteklemeleri daha rahat ve kolay da olabiliyor. Bazen ise sadece işaret dili kullanıyorlar veya iletişim sırasında işaret dilinden destek alabiliyorlar. Bu farklılıklara göre eğitim başta olmak üzere sağlık ve diğer tüm haklara ulaşmaları erişilebilir şekilde kurgulanmadığı için sıkıntı yaşıyorlar. Yani, aslında ihtiyaçları sadece her alanda iletişim.

Türk İşaret Dili öğrenimini yaygınlaştırmak amacıyla çevrimiçi bir platform olan Bukalemun.co’yu hayata geçiriyorsunuz. Bukalemun.co nasıl bir ihtiyaca cevap veriyor ve bu kapsamda ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?

Bukalemun.co her şeyden önce işaret dili ile tanışmak ve öğrenmeye başlamak isteyenlerin istediği yerde ve istediği zamanda bunu ücretsiz olarak yapabilmesini sağlıyor. Ücretsiz eğitim videoları dışında Bukalemun’un en önemli değer önerisi kişilerin kendini test edebilmesi.

Ancak asıl olarak hedefimiz ve şu an arka tarafta yaptığımız tüm geliştirmeler sağır ve işitme engelli istihdamına katkı sağlamaya yönelik. Sağır ve işitme engelli bireylerin %73.2’si maalesef çalışmıyor. Bu dilin öğreticisi olmak sağır ve işitme engelli bireyler için bir istihdam alanı. Bu doğrultuda, dernek olarak kurulduğumuz günden bu yana önceliğimiz sağır ve işitme engelli bireylere istihdam sağlayarak eğitim vermek. Şu an Türkiye’nin neresinde olursa olsun yediden yetmişe isteyen tüm sağır ve işitme engelli bireylerin Bukalemun aracılığı ile işaret dili öğreterek para kazanabilecekleri bir sistem kurmaya çalışıyoruz. Bu sadece istihdam sağlamayacak, aynı zamanda işaret dili kullanımını da gerçekten iletişimde kullanılabilecek şekilde yaygınlaştıracak.

Anlamamız Lazım projesi kapsamında sağır ve işitme engelli bireylerin COVID-19 salgını sürecinde yaşadığı sorunlar ile ilgili bir çalıştay serisi düzenliyorsunuz. Bu çalıştaylarda salgının etkisine ilişkin öne çıkan konular neler oldu? Dem Derneği olarak bu sorunların çözümü için çalışmalar yapıyor musunuz?

Henüz projenin sonuç raporunun yayımlanmaya hazır hale gelmesi aşamasındayız. Bu nedenle çözüm için henüz çalışmaya başlamadık ancak tespitlerimiz ve çözüm önerilerimiz tabii ki var.

Salgına özgü olmamakla birlikte işitme engelli ve sağır bireylerin bireysel farklılıklarının farkındalığının olmaması ve bu farklılıklarla iletişimin farklı yollarının bilinmemesi salgın sürecinde her alanda tüm işitme kaybı olan bireyler için ortaya çıkan temel mesele oldu. Farklı iletişim yolları kullansalar ve farklı ihtiyaçları olsa da; işitme engelli ve sağır bireylerin salgın sürecindeki diğer bir ortak meseleleri ise maskeli ve çevrimiçi hayat. Maskeyle ve bilgisayardan gelen sesler ile iletişim zor olabiliyor. Türk İşaret Dili ana dili olan veya birincil olarak bu dili kullanmayı seçen bireylerin ise, yine salgın sürecine özel olmamakla birlikte, bu süreçte önemi daha da anlaşılan meselesi tercüman eksikliği.

Kurumsal Destek Fonu’nun 2020 dönemde sağladığımız hibe kapsamında odaklanacağınız kurumsal gelişim başlıkları hangileri olacak? Kurumsal kapasitenizi geliştirmek üzere bu başlıklarda ne tür çalışmalar yapmayı planlıyorsunuz?

Kurumsal Destek Fonu hibe desteğiyle işaret dili ile içerik üretmek için insan kaynağımızı artırarak ve gerekli teknik altyapıyı kurarak proje geliştirme kapasitemizi güçlendirmeyi hedefliyoruz. Böylelikle hem kurumsal iş birliği potansiyelimizi artıracağız hem de özellikle bukalemun.co sosyal girişimi için kaynak geliştirme faaliyetlerine daha hızlı bir şekilde başlayabileceğiz.

İnsan kaynağı ve teknik altyapı, sağır bireylerle olan iletişim kapasitemizi de artıracak, geri dönüşlerimizi hızlandıracak, kaynağa ve bilgiye erişim için içerik üretebilmemizi sağlayacak. Daha net söylemek gerekirse kendi stüdyomuzu kuracağız ve ana dili işaret dili olan bir kişiyi istihdam ederek hem mevcut projelerimiz için hem de yeni çalışmalarımız için işaret dilinde içerikler üreteceğiz. Üretme potansiyelimiz olan bazı içerikleri de öncelikli olarak özel sektör ile kuracağımız iş birlikleri ile geliştirmeyi hedefliyoruz.

Bunlara ek olarak, bu süreci farklı hangi diyalog alanlarında çalışmalar yapabileceğimizi kolektif olarak tartışmak ve bu konuya kafa yormak için de kullanmayı istiyoruz. En başta dediğim gibi aslında hedefimiz toplumu farklı olanla iletişime ve iletişime açık olmaya teşvik etmek ve ‘‘Daha iyi nasıl iletişim kurabiliriz?’’ sorusunun cevabını bulmak. Bunun için işitme engelli ve sağır bireylerle iletişim alanlarını geliştirmeye devam ederken bir yandan başka alanlarda da çalışmaya başlamak için adımlar atmak istiyoruz.