Kurumsal Destek Fonu

Kurumsal Hibe Programı Kapsamında Desteklediğimiz İmece İnisiyatifi Derneği ile Çalışmalarını Konuştuk

Kurumsal Destek Fonu’nun 2019 döneminde Turkey Mozaik Foundation’ın finansmanıyla hibe desteği sağladığımız İmece İnisiyatifi Derneği (www.facebook.com/imeceinisiyatifi) ile mültecilerle yaptıkları çalışmaları, İmece Köy’ü ve hibe desteğini nasıl kullanacaklarını konuştuk.

Çeşme’de faaliyet gösteren İmece İnisiyatifi Derneği ağırlıklı olarak mültecilerle çalışıyor. Derneğin bu alandaki yaklaşımı, yürüttüğü çalışmalar ve deneyimlerinizden bahseder misiniz?

İmece İnisiyatifi Derneği, Mart 2016’da dernek statüsü almadan önce de yerelde faaliyetler gerçekleştiriyordu. İnisiyatif, o zaman ağırlıklı olarak öğrenci dayanışmaları örgütlüyor; ekonomik olarak dezavantajlı kişi ve ailelere gıda ve eşya desteği sağlıyordu.

Kasım 2015 itibariyle Suriye, Afganistan, Irak vb. gibi ülkelerden Avrupa’ya geçmek umuduyla Çeşme’ye gelen ve İzmir’in kırsal kesimlerinde temel insani ihtiyaç ve hizmetlerden mahrum bir biçimde, güvenliksiz çadırlarda yaşamak zorunda kalan mevsimlik tarım işçileri ve sığınmacılara yönelik çalışmalara ağırlık verme kararı aldık çünkü hayatlarımıza, yalnızca kendimize değil, diğer varlıklara da fayda sağlayarak anlam katabileceğini düşünen bir grubuz. Kendimizi yoksullara yardım etmek ya da yoksulluğa son vermeye çalışmak arasında bir seçim yapmanın gerektiği noktada bulduğumuzdaysa; yardımlaşmaktan vazgeçmeden, yoksulluğa son vermeye katkı sağlayacak eylemlerle var olmayı seçtik. O dönemde en yoğun, en acil ihtiyaç maalesef ki Çeşme’den Sakız Adası’na geçmeye çalışan mültecilerin ihtiyaçlarıydı.

Elektrik, su altyapısı olmayan yerlerde karşı kıyıya geçebilmek için günlerce beklemek durumunda olan insanların temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştık. Battaniyeden hijyen malzemelerine, gıda paketlerinden ilaca kadar kimin neye ihtiyacı varsa, ne tespit edebildiysek götürmeye çalıştık. Bütün bu malzemelerin temininde kullandığımız yöntem, bağışçılarımızın bize güvenmesini sağladı. Bu süreçte kimseden nakit bağış kabul etmedik. İhtiyacın ne olduğunu, bunlara nerede ihtiyaç olduğunu bildirdik yalnızca. Bağışçıların gelip buradaki durumu, başka insanların içinde yaşamaya çalıştığı çaresizliği görmelerini istedik. Bu süreçte pek çok trajik olaya tanıklık ettik. İnsanların “daha iyi bir yaşam” hayaliyle hayatlarını riske atmaları başlı başına bir trajediydi zaten. İhtiyaçlarını belirlediğimiz, tedarik ettiğimiz, dayanıştığımız, sohbet ettiğimiz insanların botlara bindiğini ve o botların herhangi bir kıyıya varmadığını öğrenmek zordu. Bir ihtiyacını belirleyip, elimizde o malzemelerle gittiğimizde öldüğünü öğrendiğimiz çok insan oldu.

Temel ihtiyaçlara yönelik destek faaliyetlerimizi hala aynı yöntemle sürdürüyoruz. Tarım arazilerinde yaşayan, tarım işçisi ailelere yönelik kışlık temininde ihtiyaç neyse bunu bildiriyoruz. Soba, yağmur botu ya da gıda paketlerini bağışçının kendisinin temin etmesini; mümkünse bizimle birlikte dağıtıma katılmasını ve neye el uzattığını görmesini çok önemsiyoruz. Ya da insanların çok yoğun biçimde karşı kıyıya geçmeye çalıştığı dönemde bir fikir olarak beliren; günlerce elektriğe erişimi olmadan beklemiş ve telefonunda bir imdat mesajı atacak, bir konum gönderecek kadar şarjı kalmamış insanları ne kurtarabilirdi sorusuna cevap olarak geliştirdiğimiz EFE powerbank/Solar Age projemizi destekleyenlerin mutlaka gelip İmece Köy’ünü görmesini istiyoruz.

İmece Köy’ün kuruluş fikri ve değerlerinden bahseder misiniz? Köyde mültecilere yönelik ne tür çalışmalar yapılıyor?

Hayatlarımıza, yalnızca kendimize değil, diğer varlıklara da fayda sağlayarak anlam katabileceğini düşünen bir grup olduğumuzdan bahsetmiştik. Burada bahsettiğimiz faydanın basitçe gıda paketleri ya da başka herhangi bir yardım malzemesi dağıtmak olmadığını belirtelim. Bu gündelik ve acil ihtiyaçlar için destek sağlamaktan vazgeçmeden ayrımcılığı, adaletsizliği ve yoksulluğu ortadan kaldırma yolunda bir adım olacak işler yapmaya gayret ettik, ediyoruz. İmece Köy fikri de bütün bu işleri birlikte planlayabileceğimiz, uygulayabileceğimiz bir yer ihtiyacından çıktı. Birlikte, barış içinde, paylaşıma ve dayanışmaya dayalı bir yaşamın imkanlarını görebilmek için bir deneme yapmak istedik.

Haziran 2017’de hem faaliyetlerimizi planlayıp düzenleyebilmek hem de uluslararası gönüllülerimiz ve faydalanıcılarımızla sistemli bir biçimde bir araya gelebilmek için çalışmalarına başladığımız İmece Köy’ünde sabun, mum, takı, doğal kozmetik ürünleri ve resim atölyeleri, kendi mutfağımıza yetecek kadar tarım, permakültür denemeleri ve Güneş Çağı/ Solar Age atölyelerimizi sürdürüyoruz. Solar Age projesinin amacı benzer insani krizlerde insanların cep telefonlarını güneş enerjisiyle şarj edebilecekleri bir cihaz üretmek (EFE/ Energy For Everyone) ve bunu yaygınlaştırmak, üretilen bu cihazın geliriyle başta kadınlar olmak üzere ekonomik dezavantajlı bireyleri güçlendirmek ve İmece’nin faaliyetlerini sürdürebilmesi için bir kaynak oluşturmak.

İmece Köy bu projenin parçası olan herkes için bir dinlenme alanı aynı zamanda. Solar atölyeye gelen kadınlar ve çocukların bir kısmı denizi ilk kez bu program sayesinde görüyorlar. Çocukların çoğu ilk kez sinemaya gitme heyecanını yine İmece Köy’de yaşıyor. Çocuğu olan kadınların atölyelerimize katılımını kolaylaştırabilmek için kurduğumuz gönüllü ağı sayesinde çocuklar köyümüzde gönüllülerimizin yetenekleriyle zenginleştirilmiş içeriklere ulaşabiliyorlar. Çocukların güneşli, açık havalarda özgürce oynayabileceği büyük bir oyun parkının yanı sıra; yağmurlu ve soğuk günlerde gönüllülerimizle birlikte eğlenceli faaliyetlere katılabilecekleri, oyuncaklar ve eğitim materyalleriyle güçlendirilmiş bir çocuk odamız da var.

Gönüllülük, geri dönüşüm ve zarar vermeme ilkelerimize sadık kalarak var etmeye çalıştığımız İmece Köy mutfağı sıfır atık prensibiyle işliyor. İhtiyaçtan fazlasını tüketmemeye ve paylaşmaya olan inancımıza uygun olarak mutfak atıkları İmece Köy’de birlikte yaşadığımız kedi, köpek, koyun ve tavuklara veriliyor ya da mutfağımızın en önemli kaynağı olan tarlamızı zenginleştirmek için kullanılıyor.

İmece İnisiyatifi Derneği’nin Hindistan’ın önde gelen sosyal girişimlerinden Barefoot College ile devam eden bir iş birliği bulunuyor. Bu iş birliği kapsamında temiz enerji üretimi ile ilgili ne tür çalışmalar yapıyorsunuz? Uluslararası iş birliklerinin derneğin çalışmalarına ne tür bir katkısı oluyor?

Uluslararası Güneş Eğitimi Programı (International Solar Training Program) 2008 yılında başlamış ve Hindistan Hükümeti Dışişleri Bakanlığı’nın bir bölümü olan Hindistan Teknik ve Ekonomik İşbirliği (ITEC) ile devam ediyor. Biz İmece Köy fikrinin grup içinde konuşulduğu dönemde, bu programla Barefoot College’ın kurucusu Bunker Roy’un TED konuşması sayesinde tanıştık ve Barefoot College’ı ziyarete gittik. Hem kendi köy planımızı hem Solar Age projemizi, neden böyle bir üretim yapmak istediğimizi anlattık. Bunker Roy da bize Barefoot College’ın yürüttüğü Uluslararası Güneş Eğitimi Programı’na kursiyer gönderebileceğimizi söyledi ve üretimlerimizi bu programı bitiren kadınlarla gerçekleştirme fikrini verdi. Böylece 2017’de Uluslararası Güneş Eğitimi Programı’na Türkiye’den ilk katılımcıları gönderdik. Şimdiye dek toplam 7 kadın Barefoot’taki programa dahil oldu. Mine ve Ezgi, İmece’yle devam etmek istediler ve ekibe dahil oldular. Şu an İmece Köy’ünde devam eden Solar Age programını birlikte yürütüyorlar. Energy For Everyone (EFE/), Solar Age Projesiyle birlikte ürettiğimiz ilk ürün, güneş enerjisiyle çalışan bir powerbank. Ancak biz, güneş enerjisiyle çalışan oyuncaklar gibi farklı ürünleri de geliştirmek, üretmek istiyoruz.

Kasım ayında Bunker Roy’la tekrar görüşme imkanı bulduk ve iş birliğimizi sürdürmenin yollarını konuştuk. EFE’nin Barefoot College’in ürün kataloğunda tanıtılmasından, Hindistan’daki programın daha küçük ölçeklisini Türkiye’de uygulamaya kadar fikir alışverişlerinde bulunduk. Bu ortaklık bize en başta kendi hayalimizi gerçekleştirmenin mümkün olduğunu gösterdi. Çalışırsak olabileceğini ve iyi olabileceğini Barefoot’ta gördük. Mine ve Ezgi Barefoot’taki eğitimden sonra, ikinci bir eğitime ihtiyaç duymadan programa dahil olabildiler. Ayrıca dünyanın farklı ülkelerinden kadınlarla bir araya gelmiş olmanın onlara kazandırdığı pratikle İmece Köy’ünde, sığınmacı kadınlarla tüm dil engellerine rağmen rahatlıkla iletişim kurabildiler. Yalnızca bu bile paha biçilmez bir deneyim. Güneş enerjisi alanındaki gelişmeleri takip edebilmek, enerji sektörü ve sivil toplumun kesiştiği noktada neler olabileceğini görmek ve parçası olabilmek de bizim için önemli.

Son yıllarda Avrupa’da ve dünyada mültecilere yönelik hak ihlalleri ve düşmanlık artıyor.Türkiye de bu konuda önemli bir sınav veriyor. Yaptıklarınızın bu gelişmelerle nasıl bir ilişkisi var?

Ayrımcılığı, adaletsizliği ve yoksulluğu ortadan kaldırma yolunda bir adım olacak işler yapmaya gayret ediyoruz. Tüm faaliyetlerimizi kişinin milliyetine, rengine, inancına, herhangi bir “farklılığına” bakmadan insanı odağımıza alarak ancak diğer varlıklara da fayda sağlayarak ya da en azından zarar vermeden yürütmeye gayret ediyoruz. Sosyal medya paylaşımlarımızda da bilinçli bir biçimde “farklılıklardan” değil insanlardan ve ihtiyaçlardan bahsediyoruz çünkü kişilerin mülteci olmaları, nereden geldikleri ile değil; neyle başa çıkmak zorunda olduklarıyla ve ihtiyaçlarıyla ilgileniyoruz. Yardımlara bağımlı kalmadan, insan onuruna yaraşır biçimde kendi geçimlerini sağlayacak faaliyetler planlamaya, uygulamaya; bu fikri aşılamaya gayret ediyoruz.

2019 yılında hayata geçirdiğimiz Kurumsal Destek Fonu’ndan aldığınız hibe ve mentor desteği ile İmece İnisiyatifi Derneği’nin kurumsal kapasitesini hangi alanda ve hedefler doğrultusunda geliştirmeyi planlıyorsunuz?

Aldığımız hibe ve mentor desteği ile İmece’yi fon arayışlarından ve bağışlara bağımlı olmaktan çok daha avantajlı bir duruma getirebilmeyi umuyoruz. EFE’nin gelirlerinin bir kısmı da İmece’nin faaliyetlerini sürdürebilmesi için kullanılacak örneğin. Bunu başarabilmemiz içinse ürünümüzü başta acil durumda insani yardım hizmeti veren kuruluşlara tanıtmamız gerekiyor. Fon arayışları dışında hibe bütçemizin önemli bir kısmını buna hizmet edecek temasları kurabilmek için seyahatlere de ayırdık. Kasım ayında gerçekleştirdiğimiz Hindistan seyahatini bu hibeyle gerçekleştirdik. Ocak ayında Brüksel’de Medicin Sans Frontieres/ Doctors Without Borders, Almanya’da Plan B ve Hollanda’da World Fair Trade Organization ile yapacağımız toplantı giderlerinin bir kısmını yine kurumsal kapasite hibe desteğimizle karşılayacağız.