Röportaj

İZEV’le Kurumsal Destek Programımızı Konuştuk

izev

Kurumsal Destek Programımız kapsamında hibe verdiğimiz İstanbul Zihinsel Engelliler için Eğitim ve Dayanışma Vakfı (İZEV) ile zihinsel engelliler için yaptıkları çalışmalar ve kurumsal hibenin derneğe katkılarını konuştuk.

Zihinsel engelli çocukların aileleri tarafından kurulanİZEV 1997 yılından beri çalışmalarına devam ediyor. Vakfın yürüttüğü çalışmalardan ve bu çalışmaların zaman içerisinde nasıl geliştiğinden bahseder misiniz?
Zihinsel engellilerin toplumca farklı bireyler olarak kabul edilmesini sağlayarak, onları bağımsız yaşama hazırlayan ve hayatın her alanında yer almaları için çalışmalar yürüten bir sivil toplum kuruluşuyuz. 1989 yılında dernek olarak kurulan ve 1997 de vakıf tüzel kişiliğinde yapılanan İZEV , evlatları zihinsel engelli olan aileler tarafından kuruldu. İZEV, genç ve yetişkin zihin engelli bireylerin hayata hazırlanması ve sosyal yaşamda yer almalarına yönelik çalışmalar yapıyor. Ayrıca daha fazla kamusal yarar sağlamak üzere birçok proje üretiyor.

Kuruluşundan bu yana İZEV’in çalışmaları, daha çok özel eğitime gereksinim duyan çocuklar, ergen ve yetişkinlerin ihtiyaçları yönünde yönünde gerçekleşti. 0-25 yaş arası zihin engelli çocuklara rehabilitasyon, terapi, ilköğretim ve mesleki eğitim hizmetleri veren Saadet İlköğretim Okulu ve Mesleki Eğitim Merkezi’nin kurucusu ve destekçisi olduk. Bu kurumun rehabilitasyon, terapi merkezi ve korumalı iş yeri binası vakfımız ve vakıf üyelerimiz tarafından yaptırılarak kamuya hibe edildi.

Tüm faaliyetlerimizi, toplumda zihinsel engelli olarak tanımlanan bireylerin hayatın her alanında yer alabileceklerine inanarak, onların aktif görev alacakları şekilde kurguluyor ve zihinsel engelli bireylerin başardıklarıyla toplumda farkındalık yaratmalarını sağlıyoruz.

2019 yılında uzun iki araştırma ve raporlama projesi gerçekleştirdik. 2020 yılında da aynı yoğunlukta araştırma ve raporlama çalışmalarımıza devam edeceğiz. Yönetim Kurulu kararıyla 2020 şubeleşme yılı olarak belirlendi. Hem yurt içi hem de yurt dışında şubeler açarak faaliyetlerimizin kapsamını geliştireceğiz ve erişilebilirliğini artıracağız.

Mottomuz “Hayatın her alanında biz de varız!” ve bu hedefi gerçekleştirmek üzere tekrarladığımız 2018 sloganımız: “Yıkılmak zorunda olan zihinlerdeki duvar!” Her yıl bir motto açıklıyoruz. 2019 yılı mottomuz ise: “Yaşam bir deniz, biz de sizdeniz!”

Bağımsız Yaşam Evi’nde gençlerle ne tür çalışmalar yapıyorsunuz? Yaptığınız çalışmaların gençleri sosyal hayata hazırlamak yönünde ne tür katkıları oluyor?
Vakfımız faaliyetlerine merkez olarak Sarıyer Tarabyaüstü’nde bulunan Bağımsız Yaşam Evi’nde devam ediyor. Bağımsız Yaşam Evi’mizde 35 farklı birey, hafta içi 5 gün tam zamanlı hizmet alıyor. Yogadan mandalaya, şan çalışmalarından aikidoya uzanan verimli bir program yürütüyoruz. Ana hedefimiz, “farklı” genç ve yetişkinleri daha bireysel, daha sosyal ve daha özgür birer birey haline getirebilmek ve kendilerini gerçekleştirmelerine destek olmak. Bağımsız Yaşam Programımızın iki tamamlayıcısı kültür gezileri ve kaynaştırma çalışmalarıyla sosyalleşme ve mesleki eğitim çalışmalarıyla istihdama hazırlık.

Bunun yanında kurumsal firmalar ve eğitim kurumlarıyla yürüttüğümüz iletişim de toplumsal farkındalık odağında ilerliyor. Bağımsız Yaşam Programımız ve destekleyici çalışmalarımızın ülkemiz standartlarının çok üzerinde olduğuna inanıyoruz. Geçtiğimiz ay, Berlin’de gerçekleştirdiğimiz araştırma projesi sonrasında da programımızın (devlet destekleri ve sosyal hizmetlerdeki kısıtlılıklara rağmen) Avrupa Birliği standartlarının dahi üzerinde olduğunu görmenin mutluluğunu yaşıyoruz.

Bugün İZEV Bağımsız Yaşam Evi’nde gün boyu akademik öğretim ve hayata yönelik eğitim programları çerçevesinde gençlerimiz çok çeşitli aktivitelere katılıyor. Geliş-gidişleri servislerle sağlanan gençler, her iş günü 10.00-15.30 saatleri arasında hem eğitim alıyor hem de hayatın içine entegre olma noktasında uygulama imkânları buluyor. Vakfın, istihdam ettiği sürekli hizmet veren öğretmenler ve gönüllü eğitmenler eşliğinde yürütülen programlarda Türkçe, matematik, sosyal bilgiler, İngilizce, bilgisayar gibi akademik kazanımlara ek olarak yoga, nefes terapisi, seramik, sabun üretimi, ebru, heykel, müzik, ritim, yüzme, çeşitli el sanatları ve süsleme çalışmaları yapılıyor. Bunun dışında, sofra hazırlama, kaldırma ve servis uygulamaları gibi mutfak çalışmaları, hep birlikte yenilen yemekler için bir laboratuvar oluşturuyor. Haftada bir düzenlenen gezilerle müzeler, sergiler ziyaret ediliyor; davet alındığında çeşitli restoranlara gidilerek hep birlikte yemek yeniliyor.

Pink Floyd’un eski basçısı ve solisti Roger Waters’ın da desteğiyle “Another Brick in The Wall” şarkısını Türkiye’den birçok ünlü sanatçının seslendirmesi ve zihinsel engelli gençlerin katılımıyla “Yaşam Hakkı- Duvar” adıyla yeniden yorumladığınız kampanyanızdan bahseder misiniz? Başta sosyal medya olmak üzere farklı mecralarda oldukça ilgi gören bu kampanyanın zihinsel engellilerle ilgili farkındalık yaratmada ne tür bir etkisi olduğunu düşünüyorsunuz?
Yaşam Hakkı – Duvar, 5 yıllık sosyal farkındalık projemizin 2. etabı olan Hayvanlar ve Biz’in şarkısı olarak hem ülkemizde hem de dünyada büyük etki yarattı. Projemiz Amerika’da Mercury Ödüllerinden, biri tek onur ödülü olmak üzere 3 ödül; Avrupa’da ise Stevie Ödüllerinde Avrupa’nın en iyi sosyal sorumluluk projesi ödülünü alarak toplamda 17 ödülle yoluna devam ediyor.

Şarkı seçimi, kast seçimi, senaryo gibi ögelerden de anlaşılacağı gibi Yaşam Hakkı-Duvar zihinsel engelli bireylerin ilk manifestosu olma özelliği taşıyor. Video klip, izleyenlerin zihnindeki engelli algısının dönüştürülmesine büyük katkı sunmayı başardı. Toplumun, sivil topluma yaklaşımında da pozitif bir dönüşümü hedefledik. Ajitasyon ve korku temelli bir yardım etme ediminden çok uzakta, empati ve dayanışma duygusu yaratacak bir proje örneği oluşturmaya çalıştık. Projemiz, İZEV’in bilinirliğini artırdı ve marka değerine büyük katkı sundu, engelli olarak tanımlanan bireylerin ve ailelerinin motivasyonlarını da artırdı.

Kampanya henüz yolculuğunu tamamlanmış ve tüm hedeflerine erişmiş durumda değil. 2. versiyonun çekimleri ve kayıtları 6 ay önce tamamlandı, yayın için Roger Waters’dan onay bekliyoruz. Daha geniş kitlelere ulaşmaya ve daha fazla etki yaratmaya ihtiyacımız bulunuyor.

2019 yılında hayata geçirdiğimiz Kurumsal Destek Programı’ndan aldığınız hibe ve mentor desteği ile İZEV’in kurumsal kapasitesini hangi alanda ve hedefler doğrultusunda geliştirmeyi planlıyorsunuz?
Kurumsal Destek Programı’ndan aldığımız hibe ve mentor desteği ile organizasyon şeması ve görev tanımlarını net olarak belirleyerek, raporlama formlarını oluşturarak, etki değerlendirme raporları ve özellikle iş takip formları geliştirerek İZEV’in kurumsal kapasitesini geliştirmeyi planlıyoruz.

Geleceğe dair ana eylem ve hareketlerin planlanmasını; online ve dijital arşiv oluşturarak, evrak ve belge dokümantasyonunu online ve güvenli şekilde yaparak, kişi ve kurum listelerini güncelleyerek, kurum içi iş takibine yarayacak araçlar kullanarak, herkesin erişilebilirliğine açık, online takvim sistemi kurarak, stratejik plan ve kurumsal kimlik oluşturarak yapmayı hedefliyoruz.

Hibe, mentorlarla yapılan çalışmalar ve uzmanlık temelli gönüllü desteklerinden oluşan kurumsal hibe desteğinin İZEV’e ve vakfın çalışmalarına ne tür katkılar sağlayacağını düşünüyorsunuz?
Mentorlarla ve uzman gönüllülerle yapılan çalışmalar ile bu kurumsal hibe desteği, İZEV’e ve vakfın çalışmalarına kurumsal gelişim ile ilgili ihtiyaçların belirlenmesi, kurumsal gelişim odaklı stratejik yönelim dokümanının hazırlanarak uygulanması noktasında katkı sağlayacak. Buna uygun olarak, kurumsal gelişim konusunda bize destek olan mentorlar ile kurumun vizyon ve misyonunu belirleme konusunda çalışmalar yapacağız. Kurumsal anlamda eksik kalınan noktalar ile ilgili ihtiyaç belirleme ve buna uygun yol alarak bilgi alışverişi ile katkı sağlanacak. Şubeleşme yılımız olan 2020’de almış olduğumuz kurumsal desteklerin büyük faydası olacağına inanıyoruz.