Röportaj

Mavi Kalem ve Hibe Desteğinin Etkileri

Mavi Kalem Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği / http://www.mavikalem.org

Sivil Toplum için Destek Vakfından Kurumsal Program dahilinde Mart-Ekim 2016 tarihleri arasında hibe desteği alan Mavi Kalem, hibe sürecini ve önümüzdeki dönemde gerçekleşecek projelerini anlattı. 

Sivil Toplum için Destek Vakfı (DV): Mart 2016’da sizinle yaptığımız röportajda bizden alacağınız hibenin “ …Mavi Kalem’in finans olarak da temel giderlerinin sürekliliğini sağlayabilir ve proje ön çalışmalarını yapabilir durumda olmasını, bağışçı ve kaynaklarla daha etkin iletişimi ve daha interaktif tanıtım perspektifi geliştirmiş olmasını…” sağlayacağından bahsetmiştiniz. Böyle bakınca Mavi Kalem’in çalışmalarında strateji, kapasite, iş yapış biçimi gibi alanlarda değişikler meydana geldi mi? Geldiyse kısaca bahsedebilir misiniz?

Mavi Kalem (MK): Sivil Toplum için Destek Vakfından Mart-Kasım 2016 tarihleri arasında alınan hibe, Mavi Kalem’in yeniden yapılanma sürecinde genel yönetim giderlerinin karşılanmasında destek oldu. Temel ihtiyaçların bu hibe desteği ile karşılanması, Mavi Kalem’in kurumsal kimliğini güçlendirmesinde, kaynak geliştirmesinde, projelere başvuru süreçlerinde ve diğer çalışmalarında güçlü adımlar atmasına önemli bir katkı sağlamıştır. Özetle; Sivil Toplum için Destek Vakfının sunduğu hibe, kurumsal verimliliğimizi arttırmamızda önemli rol oynamıştır.

Bu süre içerisinde Mavi Kalem çalışmalarında hedeflendiği gibi gelişim sağlanmış olup, kısaca bahsetmek gerekirse:

– Daha önce Mavi Kalem’in gönüllüsü ve “Genç Kızları Güçlendirme” projesi koordinatörlüğünü yapan personelin, hibe ile istihdamı sağlandı. Kurumu bilen birinin bu ekibin bir parçası olarak devam etmesi, çalışmalara olumlu olarak katkı sağlamıştır.

– Mavi Kalem’in 16 yıldır sözlü ve uygulama ile oluşturulmuş çalışma geleneğini ve etik değerlerini, perspektifini yansıtan kurumsal strateji ve politika dokümanlarımızın büyük bir çoğunluğunu yazılı hale getirdik. Bu süreçte uluslararası insani yardım standartlarını ve çalışma prensiplerini temel aldık ve ekip kapasitemizi geliştirmeye yönelik iç toplantılar yaptık. 2015’den beri CHS Allience grup üyesiyiz ve uluslararası standartlara uygun oluşturduğumuz yapısal değişikliklerimizin değerlendirmesini yapmak amacıyla Kasım 2016’da “self assesment” sürecini başlatıyoruz.

– Hibe döneminde, özellikle kadınların, genç kızların güçlendirilmesine yönelik ve Suriyeli sığınmacıları da kapsayan proje başvuruları yaptık. 2 farklı uluslararası kuruluş ile partnership görüşmelerimiz devam ediyor. Bölgede Suriyeli kadın ve çocukların desteklenmesi amacıyla 2017 hedefli 6 proje başvurusu yaptık. Bir tanesinden olumlu geri dönüş var, diğerlerinin de sonucunu bekliyoruz.

– Fener ve Balat semtleri İstanbul’da Suriyeli sığınmacıların en yoğun olduğu semtlerinden biridir. Bunun yanında yapılanma sürecindeki çalışmalarımızdaki hedef grubumuzun bir parçası olan Suriyeli kadın ve çocuklardır. Bu nedenle çalışma ekibimizin günlük basit iletişimi sağlayabilmesi için bir iç eğitim olarak ofis ekibimize basit Arapça konuşma dersleri başlattık.

– Sivil Toplum için Destek Vakfından hibe aldığımız dönemde; ofis kirası için alınan hibe ile yapılan kaynak geliştirme çalışmalarının daha verimli bir şekilde diğer çalışmalarda kullanılmasına destek sağladı. Kaynak geliştirme için gerekli stratejilerin yenilenmesi, web sayfasının düzenli yenilenmesi ve sürdürülmesi, sosyal medyada görünürlüğün arttırılması belli bir ölçüde sağlanmıştır.

DV: Son dönemde Türkiye’de yaşananlar faaliyetlerinizi etkiliyor mu? Etkiliyorsa nasıl bir yol izleyerek ilerliyorsunuz?

MK: Son dönemde Türkiye’de yaşananlar bizim faaliyetlerimizi de etkilemektedir. Kadın ve çocuklara yönelik yeni düzenlemeler ve hak kayıplarına yol açabilecek yasa çalışmalarını izliyoruz. Bunlar elbette çalışmalarımızı projelerimizi şekillendirirken göz önüne almamız gereken durumlardır.

Çalışma koşullarımız konusunda bir değişiklik yok; ancak çalışma alanlarımızın yeniden değerlendirilmesi gerekiyor her adımda.

Dar gelirli ailelerin yaşadığı Fatih ilçesinde, savaştan kaçıp ülkemize sığınan Suriyeli kadınlar ve çocuklar da yaşamaktadır. Bu durum ihtiyaç yoğunluğu oluşmuştur. İzlediğimiz yol: Ayni ve nakdi destek sağlayacak projeler üretip uyguluyoruz.

DV: Genel olarak proje bazlı değil kurumsal destek almanın sizce ne gibi ayırt edici özellikleri bulunuyor? Böyle bakınca, Türkiye’de sivil toplumu hibelerle destekleyen donör kuruluşlara ne söyleyebilirsiniz?

MK: Bir sivil toplum kuruluşu esas olarak gönüllü bir kuruluştur ve kar amacı gütmeyen bir kuruluştur. Ancak çalışmalarındaki sürekliliği sağlayabilmesi için önce ekibinin sürekliliğini sağlayabilmelidir. Kuruluşun çekirdek ekibi elbette yıllarca gönüllü olabilir, Mavi Kalem 15 yıl hemen hemen böyle çalışmıştır. Ancak bu durumda da ekip son derece daralmakta, çok yoğun iş ortamında az kişi yeterli organizasyon yapılanması olmadan işleri yürütmeye çalışmaktadır. Bu gerçekten insan üstü bir çaba gerektirmektedir. Diğer yandan sürecin bir süre parçası olup öğrenen, ortak perspektif edinen ve ekip anlayışını paylaşan gönüllülerin çoğu hayatlarını sürdürebilmek için iş aramakta ve zaman sıkıntısı nedeniyle kuruluştaki etkili yerlerini, sorumluluklarını zamanla terk etmekte ve devretmektedirler.

Çözümü hem etkili fundraising çalışmalarında görüyoruz ki bunun için de profesyonel temel kişi ya da birkaç kişilik ekip gerekiyor. Hem de proje fonlarının STK’ların sürdürülebilirliğini de destekleyecek biçimde bütçelendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Bir donör aslında sadece proje aktivitelerini desteklediğinde, o projenin sürdürülebilirliğini garanti alttına alamaz, hatta tehlikeye atar. Çünkü kuruluşun o proje için kullandığı insan, deneyim, araç gereç ve daha bir çok kaynak vardır. Kuruluşun bu yapabilirliğinin de desteklenmesinin mutlaka formülleri vardır ki var bunu biliyoruz. Bu nedenle donörler projeleri desteklerken kuruluşun da devamlılığını sağlayacak genel ve yönetim gideri destekleri vermeyi de hedeflemelidir. Bu durumda daha kaliteli ve profesyonel işlerin gönüllü bakışıyla ortaya çıkması mümkündür.

Kurumsal destek; kurumların hem kendi kapasitelerini geliştirmesi, hem insan kaynaklarını daha etkin kullanabilmesi, kaynak geliştirme ve yeni proje fikirlerinin oluşturulmasında önemli bir alt yapı sağlamaktadır. Kurumun genel işleyiş giderlerinin karşılanabildiği durumlarda, yeni projeler hem sürdürülebilirlik hem de işlevsellik açısından daha etkin olabilmektedir.

16 yıldır varlığını sürdürebilen bir sivil toplum kuruluşu olarak, donör kuruluşlara mesajımız; STK alanının tekleşmesi istenmiyor ve gerçekten sivil kalması isteniyorsa, yerel ve küçük kuruluşları güçlendirici, destekleyici aynı zamanda onların özgün deneyim ve becerilerini hayata geçirebilmelerini sağlayan fon yönetiminin önemli olduğudur.

DV: Önümüzdeki dönem yapacağınız çalışmalarla ilgili bilgi verebilir misiniz?

MK: Fener-Balat bölgesi İstanbul’un en eski yerleşimlerinden biridir. Farklı etnik grupların ve Suriye’deki savaşla birlikte Suriyelilerin de yaşadığı bir semt olmuştur. Etnik, dinsel ve kültürel farklılıklar, içe kapalı yaşamlar, yoksulluk ve muhafazakârlık şiddet, ayrımcılık, uyum sorunları, kendine güvensizlik, eğitimden uzaklaşma, riskli para kazanma yollarına yönelme gibi durumları beraberinde getiriyor. Bu gibi durumlarda çocuklar ve kadınlar dezavantajlı gruplar arasında yer alıyorlar ve Mavi Kalem’in öncelikli gurubunu oluşturuyorlar.

Mavi Kalem olarak, yararlanıcıların kendi tanımladıkları ihtiyaçları üzerinden projeler planlıyoruz. Projelerin uygulama ve karar süreçlerinde yararlanıcıları dahil ediyoruz. Bulunduğumuz konum dolayısıyla Fener-Balat bölgesinde özellikle güçlendirme çalışmalarımıza devam edeceğiz. Başvurduğumuz projelerden olumlu geri dönüşler almaya başladık ve bu bölgede Suriyeli sığınmacılar için bir sosyal merkez/danışma merkezi açacağız.

Balat, Karagümrük ve Büyükada’da uyguladığımız “Genç Kızları Güçlendirme” atölyelerine; Kadıköy ilçesine bağlı Yeldeğirmeni ve Hasanpaşa mahallelerinde, Kasım 2016 itibariyle devam edeceğiz. Atölye çalışmalarımızı yaygınlaştırarak sürdüreceğiz. 

Çalışmalarımızda gönüllü katılım ve gönüllü dayanışmanın teşvik edilmesi temel çalışma prensiplerimizden biri olduğundan, önümüzdeki süreçte de etkin bir şekilde gönüllülerle çalışacağız.

Mavi Kalem çalışmalarını; bireysel bağışlar, proje fonları ve gönüllülük ile 16 yıldır yürütüyor. 2016 yılı hedefimiz; yeniden yapılanma ve kurumsallaşmak olmuştur. Ayrıca kadınlar, genç kızlar ve kız çocuklarının öncelikli çalışma grupları olarak tanımlanmıştır. Önümüzdeki dönem için de çalışmalarımız bu hedeflerimizi destekler nitelikte olup, devam edecektir.

Kaynak geliştirme için gerekli stratejilerin yenilenmesi, web sayfasının düzenli yenilenmesi ve sürdürülmesi, sosyal medyada görünürlüğün arttırılması, elektronik bülten hazırlanması, bağışçılara erişecek alt yapının güçlendirilmesi hedeflenmektedir.

Leave a Reply