Röportaj

Toplumsal İhtiyaçlar ve Sanatın ‘İyileştirici’ Gücü

Sosyal Kültürel Yaşamı Geliştirme Derneği / http://www.sosyalkulturelyasam.org/ 

SKYGD ve çalışmaları ile ilgili daha detaylı bilgi edinmek için aşağıdaki röportajı okuyabilirsiniz. Sivil Toplum için Destek Vakfı, Kurumsal Program dahilinde SKYGD’ye hibe desteği sağlıyor. 

Sivil Toplum için Destek Vakfı (DV): Sosyal Kültürel Yaşamı Destekleme Derneği hangi toplumsal problemlerin çözümüne yönelik çalışmalar yapıyor?

Sosyal Kültürel Yaşamı Geliştirme Geliştirme Derneği (SKYGD): SKYGD, toplumun ihtiyaçlarına göre her türlü dezavantajlı grupla çalışmalar yürütmektedir. Şu anda ise ağırlıklı olarak mülteci ve engelli bireylerle çalışmaktadır. Geçmişte yürüttüğü çalışmalar arasında ise risk altındaki çocuklar, gençler, kadınlar, ruh sağlığı sorunu yaşayan bireyler ve mahpuslar yer almıştır. 

DV: Aslında SKYGD geçmişi olan bir STK. Ancak özellikle son 1-2 senedir bir toparlanma sürecindeymiş gibi bir algı da var. Bundan bahsedebilir misiniz?

SKYGD: SKYGD, aslında Marmara depreminden sonra, 2000 yılında kurulmuş ve bugüne kadar Türkiye genelinde çeşitli çalışmalar yürütmüş bir dernek. Son 1-2 yılda ise uluslararası çalışmalara da dahil olmuş olması ve özellikle de ekibin yenilenmesi ile birlikte daha aktif bir döneme girmiştir. 

DV: Neden sanatın “iyileştirici” gücünden bahsediyoruz? Özellikle sanat aracılığıyla çalışmalarınızı sürdürmeniz size ve çalıştığınız alana nasıl bir katkı sağlıyor?

SKYGD: SKYGD, kurulduğu günden bu yana sanatı kişilerin yaşamla olan bağlarını güçlendiren bir araç olarak görmüş ve çalışmalarını bu görüşe dayandırmıştır. Yani “iyileştirme” dendiğinde kastedilen, çeşitli toplumsal ve ekonomik nedenlerle zayıflayan yaşamla olan bağların güçlendirilmesi, kendini ifade etme yollarının açılması ve böylece toplumsal yaşamda daha etkin ve içermeci bir yer edinmedir. SKYGD ekibi olarak sanat yoluyla yaptığımız çalışmaları iki taralı bir süreç olarak görüyoruz ve sanat atölyelerinin hedef kitleye kazandırdıklarının yanı sıra ekibe de çok şey kattığını, atölyelerin karşılıklı bir öğrenme, karşılaşma ve tanışma süreci olduğunu düşünüyoruz. toplumsal dönüşümün bu tür karşılaşmalardan geçtiğine inanıyoruz. Toplumsal sorunları ve bu sorunları birebir yaşayan kişileri daha yakından tanıma, ihtiyaçlarını anlama ve bunun sonucu olarak hayata karşı duruşlarımızın yeniden şekillenmesi, yeni çalışmaların planlanması gibi katkıları olmakta. Sivil alanda ise sanatsal çalışmaların önemli bir boşluğu doldurduğuna inanıyoruz. Başta lüks gibi görülen bu alanın, aslında kişilerin psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarını karşılayan ve üretim potansiyellerini açığa çıkarmalarına katkı sağlayan önemli bir alan olduğunu düşünüyoruz. 

DV: Sanat aracılığıyla dayanışma ve kendini ifade etme beraber çalıştığınız kişiler açısından bir etki yaratıyor?

SKYGD: Eşit ve katılımcı bir ortamda gerçekleştirilen sanat atölyeleri sırasında ve sonucunda katılımcılar arasında çeşitli sosyal ve psikolojik etkiler gözlemliyoruz. Bunları başlıcaları arasında tanınma, kendine özgürce ifade etme, travmalarının bir nebze de olsa üstesinden gelme, travmatik olanı yaratıcı bir dile dönüştürme, yaratıcılıklarının farkına varma, potansiyellerini gerçekleştirme konusunda özgüvenlerinde artış ve yaşadıkları sorunların sanatsal dil ve ürünler aracılığıyla daha görünür olması gibi etkiler yer almakta. 

DV: Bu yılki çalışmalarınızın odak noktası nedir? Suriyeli mülteciler ile ilgili çalışmalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

SKYGD: Son 2 yıldır ağırlıklı olarak mülteci bireylerle ve ağırlıklı olarak mülteci çocuk ve gençlerle çalışıyoruz. sanat atölyeleri yine çalışmalarımızın ana eksenini oluşturmakta. Gerçekleştirdiğimiz atölyeler arasında plastik sanatlar, drama, dans, hip-hop yer almakta. Farklı sivil toplum kuruluşlarının toplum merkezlerini, mekanlarını ve kampları mekan olarak kullanmaktayız. Ayrıca mülteci kadın ve çocukların ihtiyaçlarına dayanarak geliştirdiğimiz yeni bir model ise “Çocuklar için Sanat, Kadınlar için Türkçe” modeli. Bu modelde, mülteci kadınlar ve çocukları eşzamanlı olarak çalışmalara katılmakta. Çocuklar sanat atölyelerine katılırken, anneler Türkçe öğrenmekte. 

DV: Genel olarak sivil toplum, özel olarak sivil toplum içinde çalıştığınız alanla ilgili ve kurumunuzun sürdürülebilirliği ile ilgili karşılaştığınız en büyük zorluk nedir? Bu zorlukları aşmak için sizce nasıl destekler gündemde olmalı?

SKYGD: Çalıştığımız alanla ve kurumumuzun sürdürülebilirliği ile ilgili karşılaştığımız en önemli zorluk mali sürdürülebilirlik. Türkiye’de bağış toplama yollarının oldukça zorlu olması, filantropi kültürünün çok yerleşmiş olmaması ve bizim gibi STK’ların varlığının süreli projelere bağlı olması bize göre geleceği görebilmemizin önünde en büyük engel. 

DV: Sivil Toplum için Destek Vakfı’ndan aldığınız hibeyi nasıl değerlendireceksiniz? Özellikle kaynak geliştirme konusunda önümüzdeki yıllara yönelik ne tür çalışmalar planlıyorsunuz?

SKYGD: Sivil Toplum için Destek Vakfı’ndan aldığımız kurumsal desteği projelere alternatif yeni kaynak geliştirme yöntemlerini araştırma ve hayata geçirme yönünde kullanacağız. Profesyonel ve kurumsal bir sunum ve dosya hazırlayarak, bunları kullanarak alternatif bağış toplama yöntemlerini araştıracak ve hayata geçireceğiz. 

Leave a Reply