Röportaj

Troya Çevre Derneği’ne Remax Toplumsal Gelişim Fonu

Troya Çevre Derneği‘ni Remax Toplumsal Gelişim Fonu dahilinde destekledik. Hibe sürecini, çalışmalarını ve gelecekteki planlarını konuştuğumuz röportajı aşağıda okuyabilirsiniz.

Sivil Toplum için Destek Vakfı (DV): Troya Genç Çevre Derneği ne zaman kuruldu? Genel olarak derneğin hangi konularda çalıştığından ve neler yaptığından bahseder misiniz? Ne tür faaliyetler yürütüyorsunuz?
Troya Çevre Derneği: Troya Çevre Derneği, 2009 yılında kuruldu. Kuruluş amacı, iklim değişikliği gibi daha çok akademik çevrelerde itibar görmüş olan ama hepimizin hayatını doğrudan ilgilendiren bir konuda, “yerelden” etki yaratacak eylemler organize etmek, daha görünür kılmak ve özellikle sera gazı salımına neden olan enerji üretimini yenilenebilir kaynaklardan sağlamaktır. Özellikle yerelde yaşayanların da aktif katılım sağlayabileceği kooperatif modelini geliştirmek ve yaygınlaştırmak için toplantılar, etkinlikler, yayınlar ve örnekler düzenlemektedir.

(DV): Çanakkale gibi metropol şehirlerin aksine daha sakin bir yaşamı olan şehirdeki sivil toplum oluşumları ile ilgili neler söyleyebilirsiniz? Çalışmalarınızı sürdürürken nasıl sorunlarla karşılaşıyorsunuz? Sizce bu sorunları aşmak için yapılması gerekenler nelerdir, kısaca bahseder misiniz?
Troya Çevre Derneği: “İstanbul gibi metropollere sıkışmış olan sivil toplum hareketlerine karşı yerelde yaşayanlar olarak neler yapabiliriz” sorusu zaten bu derneğin kurulmasına neden oldu. Bu kentlerde en dikkat çekici unsur, sivil toplum hareketleri daha çok yetişkin nüfus üzerinden devam etmektedir. Bu kişilerin belli tanınırlıkları açısından olumlu etki yarattığı gibi, genç nüfusun eksikliği de dinamizmi ve yeniliklerin takibini olumsuz etkilemektedir. Buralarda en önemli değişiklik, her ilde bulunan üniversiteler ile iletişime geçmektir.

(DV): Özellikle son dönemde çevre hareketi daha görünür olmaya başladı. Türkiye’deki çevre hareketiyle ilgili bir değerlendirme yapmanızı rica etsek neler söylersiniz bizlere?
Troya Çevre Derneği: Çevre hareketinin son yıllarda etkisi ve görünürlüğü arttı. Çünkü insanların yaşam alanlarına müdahaleler çok arttı. Aynı zamanda çevre ve ekoloji hareketi alanında çeşitlilik de çoğaldı. Nükleer enerji bir taraftan, talan edilen ormanlar ve nehirler bir taraftan, madencilik faaliyetleri ve hepsinden öte hızla betonlaşan kentler, insanları kaybettikleri hakkında bir kere daha düşünmeye ve harekete geçmeye itti. İlk önce çıkan cılız itirazlar artık hukuki kazanımlar, daha yaratıcı eylemler ve alternatiflerin üretilmesi ile daha zenginleşti. Bir de uluslararası etki kazanan bu hareketler daha etkili olmaya başladı diyebiliriz.

(DV): Çanakkale özelinde insanların iklim değişikliğine ve ilişkili konulara bakışı nasıl?
Troya Çevre Derneği: Çanakkale, iklim değişikliği etkilerinden en çok etkilenecek yerlerden biri. Özellikle tarıma dayalı nüfusu bu olumsuz etkiyi direkt yaşayacak olan bir kesim. Zaten hava sıcaklıklarının artması ve düzensiz hava koşulları bu değişikliği gözlemlemelerine neden olmakta. Buna karşı nasıl bir hareket etmeleri gerektiği üzerine kafa yorup, çözüm üretmeye çabalayan bir kesim var karşımızda. Tüm bunlar birer kazanım. Özellikle de kentte yaşayanlar, günlük yaşam alanlarına müdahale arttıkça daha da duyarlı olmaya devam ediyor.

(DV): Enerji kooperatifleri konusu sizin son dönemde üstünde kafa yorduğunuz konulardan biri. Genel olarak TR’deki durum ve çözüm önerileriyle ilgili bilgi verebilir misiniz?
Troya Çevre Derneği: Derneğimiz, iklim değişikliğine neden olan enerji üretimi üzerine yoğunlaştı. Fosil yakıtlarla üretilen elektrik bizim en büyük mücadele alanımız. Her köşeye kondurulan ve termik santrallere karşı sadece güneş enerjisi panellerini veya rüzgar güllerini savunmak yeterli değil idi. Biz de özellikle kooperatif modeli ile beraber bu kaynakların sahipliğinin de yerelde yaşayan insanlara ait olması gerektiğini savunan bir modeli geliştirmeye ve yaymaya çalışıyoruz. Bu yerelin kalkınmasıdır. Bu yerelde yaşayan insanlara bir ekonomik güçlenmesi demektir. Bu aynı zamanda yerelin söz hakkının arttırılması demektir. Yani kendi arazinizi başkalarına satmak değil, ondan daha efektif yollardan yararlanmak demektir. Dünyada bu alanda bir gelişme yaşanır iken, ülkemizin de her köşesinde, orada yaşayanlarca yapılan yatırımlardır.

(DV): Sivil Toplum için Destek Vakfı’nın sağlayacağı hibeyi nasıl kullanacaksınız?
Troya Çevre Derneği: Hibe ile derneğimizin kira ödemelerini yapacağız. Ayrıca, yurt dışında daha etkili olabilmek ve ülkemizdeki çevre ve ekoloji hareketi ile yenilenebilir enerji kooperatifleri hakkında bilgi verebilmek için web sayfamızı İngilizceye çevirerek yayın yapmasını sağlayacağız.

(DV): Size sağlayacağımız hibe kapsamında kira, genel gider ve internet sitesinin yeniden yapılandırılmasıyla önümüzdeki dönem gerçekleştirmeyi planladığınız çalışmalardan bahseder misiniz?
Troya Çevre Derneği: Derneğimiz, özellikle Bilgi Üniversitesi Sosyal Kuluçka Merkezi ile kurduğu organik ilişki sonrasında kurumsal kapasitesini çok geliştirdi ve daha hızlı bir şekilde bu alandaki etkili ağların içinde yer almaya başladı. Bu da yeni projelerin üretilmesini, yeni ekip arkadaşlarımızı gündeme getirdi. Doğal olarak da daha büyük yer ihtiyacını doğurdu. Bu kira ve genel giderler ile ilk aşamada bu eksikliğimizi gidermiş olacağız.
İkinci konu ise, artan yeni ağlar (network) ve yeni ilişkiler, bizlerin de daha görünür olmasını zorunlu kıldı. Sadece Türkçe olarak hazırladığımız web sayfamızın daha etkili olması ve de yurt dışı ortaklarımız ile potansiyel takipçilerimize de yönelik bir çalışma yapmamız gerektiğini zorunlu kıldı. Bu amaçla da desteğin ikinci kısmı ile bu eksikliğimizi gidermeye çalışacağız.

Leave a Reply