RöportajŞartlı Hibe

Barış İçin Müzik Vakfı, Gülümseten İşler Projesini Tamamladı

Barış İçin Müzik Vakfı, Turkey Mozaik Foundation bünyesindeki Meltem Göçer Fonu finansmanıyla şartlı hibe desteği sağladığımız Gülümseten İşler: Akordeon Sınıfı ve Gençlik Korosu projesini tamamladı. Ocak-Mayıs 2020 tarihlerinde gerçekleştirilen proje kapsamında çalışmalar yapan akordeon sınıfı ve gençlik korosu derslerini tamamladı, programa katılan çocuk ve gençler sahne tecrübesi kazandı. Vakfın Genel Koordinatörü Nilgün Öztunalı ve Program Koordinatörü Hazal Kol ile yaptığımız röportajda Gülümseten İşler’i, vakfın uluslararası iş birliklerini ve COVID-19 salgını sürecinde vakfın deneyimlerini konuştuk.

Turkey Mozaik Foundation bünyesindeki Meltem Göçer Fonu kapsamında hibe desteği sağladığımız Gülümseten İşler: Akordeon Sınıfı ve Gençlik Korosu projesinin faaliyetlerini yakın zamanda tamamladınız. Proje kapsamında hangi yaş aralığındaki çocuklarla, ne tür çalışmalar gerçekleştirdiniz?

Öncelikle Barış İçin Müzik Vakfı’na verdiğiniz bu destek için çok teşekkür ederiz. Turkey Mozaik Foundation bünyesinde oluşturulan Meltem Göçer Fonu bize moral ve güç verdi. Gülümseten İşler: Akordeon Sınıfı ve Gençlik Korosu projesi vakfın yarar ekonomisi içindeki rolünde kapasitesinin ve birikiminin harekete geçmesini sağladı. Bu proje ile Vakfın kuruluş hikayesinde önemli rolü olan akordeon sınıfını yeniden kurgulayabildik. Böylece, hem akordeon gibi bir orkestranın gücünü bünyesinde taşıyabilen bir enstrümanı 22 çocukla buluşturabildik hem de programı içinde yer alan Gençlik Korosu’nu 35 üyesi ile devam ettirebilecek olanağı bulduk.

Akordeon sınıfında yer alan öğrenciler 7-12 yaş, koro sınıfı öğrencileri ise 15+ yaş grubu çocuklar ve gençler oluşturuldu. Akordeon sınıfı öğrencilerine vakfın kuruluş yıllarında öğrenci olan Aytekin Kumcuoğlu eğitmenlik yaptı. Böylece daha önce vakıfta eğitim alan öğrencilerin, yeni yetişen öğrencilere öğretmenlik yapma ve rol model olma hedefi de hayata geçirildi.

Akordeon sınıfı öğrencilerine vakfın enstrümanları arasında yer alan akordeonlar bakımdan geçirilerek teslim edildi. Her çocuk kendisine ait akordeonla haftada 2 gün 4 saat ders aldı. Koroda ise haftada iki gün 5 saat; ses, diyafram, nota, koronun tarihsel gelişim süreci üzerine çeşitli dersler verildi.

COVID-19 salgını hayatın diğer alanlarında olduğu gibi sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarında da değişikliklere sebep oldu. Salgın ve bu kapsamda alınan önlemler Gülümseten İşler: Akordeon Sınıfı ve Gençlik Korosu projesinin uygulamasında ne tür değişikliklere sebep oldu? Bu süreçte karşılaştığımız zorluklardan ve projede yer alan faaliyetleri gerçekleştirebilmek için kullandığımız yöntemlerden bahseder misiniz?

Milli Eğitim Bakanlığı’nın okulların kapanması kararına uyumlu olarak biz de bu süreçte evlerimize kapandık. İlk hafta çok düşünmeden refleks ile program hedeflerimizi sürdürmeye yöneldik. Her iki sınıf için Whatsapp grupları oluşturduk ve dersleri uzaktan sürdürdük. Evlerimize kapanmadan önce akordeon sınıfı öğrencilerinin akordeonlarını yanlarında eve götürmelerini sağlamıştık.

Koro sınıfı için uzaktan derslere devam etmek yaşları ve teknoloji ile uyumları açısından sorun oluşturmadı. Akordeon sınıfının daha küçük yaş grubu olmasının ortaya çıkardığı zorluklar ise velilerinin desteği ile bertaraf edilebilir oldu.

Bununla birlikte müziğin, yan yana gelip üretilerek öğrenimi kolaylaştıran yanını bu süreçte kullanamadık. Ev koşullarının niteliği, teknolojik imkanlarının farklılığının getirdiği zorluklarla tanıştık. Birbirimizi yeniden tanıdık, dayanışmanın nasıl olabileceğini yeniden öğrendik. Aslında fiziksel olanaklara izin veren bir mekanın kolaylaştırıcılığını yeniden idrak ettik. Süreç ilerledikçe, kullandığımız yöntemlerle ilgili bilgimiz geliştikçe, çocuk ve gençlerle yürüttüğümüz çalışmaların verimliliği arttı. Teknolojik imkanlarla yan yana gelmeyi başardığımız uzaktan eğitim platformlarını kullanmaya başladık. Bu, hem birbirimizden etkilenmemizi kolaylaştırdı hem de takip ve değerlendirmemize yardımcı oldu. Bir açıdan iş yükümüzü de hafifletti.

Proje kapsamında çocukların sahnede olma deneyimini yaşamaları için de farklı fırsatlar sundunuz. Bu kapsamda Leipzig Operası Çocuk Korosu ile Barış İçin Müzik Gençlik Orkestrası ve Korosu’nun ortak projesi Don’t Stop Me Now kapsamında bir performans da gerçekleştirildi. Bu projenin amacını, Leipzig Operası Çocuk Korosu ile olan iş birliğinizi ve sahne performanslarının birlikte çalıştığınız çocuklar ve gençler açısından önemini bizimle paylaşır mısınız?

Barış İçin Müzik Vakfı’nın akordeon, orkestra ve koro programlarında yer alan çocuk ve genç müzisyenlerin kendileri gibi ya da farklı şartlarda ama benzer yollarda olan genç müzisyenlerle yan yana gelmeleri, karşılıklı öğrenme sürecini deneyimlemeleri programımızın öncelik ve önem verdiği bir unsurdur. Yan yana ya da tekil olarak sahne deneyimi de öğrendiklerini aileleri, çevreleri ya da hiç tanımadıkları izleyiciler ile paylaşmak açısından öğrenimine katkı sunar.

Leipzig Operası Çocuk Korosu ile vakıf çocukları ilk defa 2016 yılında Leipzig’de buluşmuştu. Bu buluşma hayatın içinde tekrar tekrar buluşabilmeleri ve birbirlerinden öğrenebilmeleri için de bir potansiyel sağladı. 2020 yılı Leipzig Operası Çocuk Korosu’nun 30.yılı. Bu özel yılda hedefleri, dünyanın gündeminde olan küresel iklim krizini odağına alan bir performans sergilemekti. 2019 yaz mevsiminde bir araya geldik ve birlikte neler yapabileceğimizi konuştuk. 2020 yılı için biri İstanbul’da biri Leipzig’de olacak iki performans ile yan yana gelmeyi planladık. İlk performansı Enka Kültür Sanat’ın ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirdik. İkinci performansı ise 2020’nin sonbahar-güz döneminde Leipzig’de gerçekleştirme planımız var.

Farklı olanaklara sahip çocuk ve gençlerin bir araya gelmesi ile karşılıklı öğrenme ve hayat boyu devam edebilecek dostluklar her açıdan kıymetli ve sihirli oluyor.

COVID-19 ile ilgili alınan tedbirler doğrultusunda çalışmalarınızın önemli bir bölümünü dijital platformlar üzerinden gerçekleştirmeye başladığınızı paylaştınız. Çalışmalarınızı dijital platformlara taşıma süreci Vakfınız için nasıl bir öğrenim ve deneyim oldu? Vakfınızın çalışma alanı ve birlikte çalıştığı gruplar açısından düşündüğünüzde, faaliyetlerinizi dijital platformlarda gerçekleştirmenin olumlu ve olumsuz yanları neler?

Farklı platformları deneyimledikten sonra vakfın çalışmalarına ve faydalananların kullanımına uygun olduğunu düşündüğümüz bir platform olan Google Classroom üzerinden çalışmalarımıza devam etmeye karar verdik. Bu uygulama ile sadece COVID-19 süreci boyunca değil, fiziksel derslerimiz başladığında da sınıf arşivleme, Yaz Okulu gibi farklı programlar üretebileceğimizi gördük.

Faaliyetlerimizi dijital platformlarda gerçekleştirmenin olumlu yanlarını müzik eğitimlerimizden faydalananların vakıfla iletişiminin devam etmesi, çocuk ve gençlere karantina sürecinde evde katılım gösterdikleri düzenli bir aktivite sağlanması, vakıf eğitmenlerinin aktif çalışmalarını devam ettirebilmemiz, dijital projeler gerçekleştirme üzerine düşünmeye başlama fırsatı olarak ifade edebiliriz.

Faaliyetlerimizi dijital platformlarda gerçekleştirmenin olumsuz yanlarını ise vakfın amaçladığı topluluk derslerinin dijital ortamda eşzamanlı olarak gerçekleştirilememesi, teknik ve kişisel sebeplerden düzenli devam etmeyen öğrenciler olması, dijital ortamda lütiye (müzik aleti üretimi) işlerinin sağlanamaması olarak sıralayabiliriz.

COVID-19 sürecinde yaşanan gelişmelerin sivil toplum kuruluşlarının çalışma alanlarında ve iş yapma biçimlerinde değişikliklere neden olması bekleniyor. Barış için Müzik Vakfı’nın gelecek dönemdeki çalışmalarında öncelikleri neler olacak? Önümüzdeki dönemde çalışma alanlarınız ve kullandığınız yöntemleri ile ilgili değişiklikler yapmayı planlıyor musunuz?

Bunun üzerine düşünüyoruz. Bu sürecin olumlu yanı olarak şunları söyleyebiliriz. Barış İçin Müzik Vakfı şuna inanıyor: Siz çocukların sanata ve araçlarına erişiminde sosyo-ekonomik koşulları, yetenek vb. başarı kriterlerini kaldırdığınızda her çocuk bundan yararlanabilir. Vakfın çocuklarının müziğin sağladığı imkanlarla buluşmasında erişim engeli yaratan faktörlerden biri olan sosyo-ekonomik koşulları çözümleyen her çocuğa yetenek aramadan enstrüman ve öğrenim imkanını ücretsiz sağlaması bunun mümkün olabileceğini de kanıtlıyor.

Çocuk ve genç müzisyenlerin çok sesli müzik öğrenimi için ne gerekiyorsa sağlayan bir vakıf merkezinin olması epey kolaylaştırıcı bir faktör olarak yeniden karşımıza çıktı. Diğer yandan bu olağanüstü süreçte müzik eğitimini sağlayan ekibin çocuk ve genç müzisyenlerle, evden eve, yarar üretmesine tanıklık ettik. Bunun, vakfın mümkün olduğunca daha fazla çocuğa erişme hedefi için imkan oluşturduğunu fark ettik.

Uzağımızda olan tüm çocukların programdan yararlanabileceğini, bunun için gereklilikleri yeniden öğrenebileceğimizi gördük. Örneğin; Adana’nın Yüreğir ilçesinden bize ulaşan “Ben de burada büyüyen çocukları müziğin imkanları ile buluşturmak istiyorum” diyen bir aktiviste uzaktan nasıl destek verebileceğimize yönelik geliştirebileceğimiz fikirlerimiz oluştu.