Tag

Çocuk Fonu arşivleri - Sayfa 2 / 3 - Sivil Toplum için Destek Vakfı

Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği “Deneyimden Çocuğa” Projesini Anlattı

By | Çocuk Fonu

Çocuk Fonu’nun 2018 -2019 dönemin kapsamında Turkey Mozaik Foundation finansmanıyla hibe desteği sağladığımız Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği (Hayat Sende Derneği) ile “Deneyimden Çocuğa” projelerini, proje kapsamında hazırladıkları Koruma Sonrası Topluma Geçiş Rehberi’ni, ve 2020 yılı için önceliklerini ’konuştuk.

Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği, devlet koruması altında yetişen bir grup genç tarafından 2007’de kuruldu. Çocukların ve gençlerin devlet korumasında mı yoksa koruyucu aile yayında mı kalmasının daha doğru olduğu çok tartışılıyor. Kısaca bu iki sistemi değerlendirebilir misiniz?

Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesine göre çocuğun aile hakkı evrenseldir, her çocuğun biyolojik ailesiyle, bunun mümkün olmadığı durumlarda onu koruyacak, destekleyecek uygun bir aileyle yaşama hakkı vardır. Biyolojik ailesi ile yaşaması mümkün olmayan çocuklar için devlet koruma kararı çıkarır ve bu çocuklar ya kurum bakımında ya da koruyucu aile yanında devlet koruması altında bakılırlar. Kurum bakımı aile yanında bakılmaya kıyasla çocuğun fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimi için uygun olmayan bir bakım, dezavantajlar içeren bir modeldir. Koruyucu ailede bakım, kurum bakımının alternatif modelidir. Bu modelde çocuk bir ev ortamında, aile içerisinde desteklenerek, sevgi görerek, öz bakım becerilerini tamamlayarak büyür. Koruyucu aileler yasal olarak desteklenir ve denetlenir. Burada en önemli konu elbette koruyucu ailelik sisteminin nitelikli ve eğitimli olmasıdır. Birçok koruyucu aile derneği de şu an toplumsal farkındalık yaratmak amacıyla koruyucu ailelik konusunda etkili çalışmalar yapıyor. En büyük hayalimiz çocuklara bakım sağlayan kurumların kapanması ve devlet korumasına alınan çocukların önce geçici koruyucu aileye sonra kalıcı koruyucu ailesine verilmesi modellerinin işler hale gelmesi. Çocukların aile hakkından mahrum büyümesinin, büyütülmesinin çocuklar için şiddetle eşdeğer olduğunu düşünüyoruz.

Devlet korumasında yetişen çocuk ve gençlerin temel yaşam becerilerini kazanması ve ayrımcılığa uğramadan hayata atılması için ne tür çalışmalar yapıyorsunuz? Bu çalışmaları yaparken ana paydaşlarınız kimler ve onlarla nasıl iş birlikleri geliştiriyorsunuz?

12-18 yaş grubunda kurum bakımında yaşayan çocuklara erişebilmek için il müdürlükleri ile iletişime geçerek oyuncak atölyeleri ve meslekleri tanıtabilmek için kariyer atölyeleri yapıyoruz. 18-25 yaş arası üniversiteye giden koruma altındaki gençlere burs veriyor; mentorluk, koçluk ve girişimci gençlik kampları ile onları destekliyoruz. Doğru sözlük gibi, koruma altındaki gençlere yönelik ayrımcı tanımları düzelterek sosyal medyada paylaşıyoruz. Düzenli basın takibi yaparak yine koruma altındaki çocuk ve gençlere yönelik çıkan ve ayrımcı dille yapılan yayınlara düzeltme gönderiyoruz. Çocuk Koruma Sistemi Destek Hattı ile bize ulaşan koruma kararı kaldırılan gençlerin yasal haklarına erişimleri gibi konularda uzman avukat, sosyal hizmet uzmanı ve doktorlar ile çözümler oluşturuyoruz. Çalışan sayısı yüksek olan kurumlarda, dernek sunumu yaparak mümkün olduğu kadar kalabalık kitlelere koruma altındaki gençlerin ve çocukların sorunlarını anlatıyor; bu konuda farkındalık oluşturmaya ve koruyucu ailelik sisteminden haberdar olmalarına destek oluyoruz. Uluslararası çocuk ve gençlik ağlarında aktif olarak yer alıyor (EuroChild, Family For Every Child, International Foster Care Organisation) ülke karşılaştırmalarını inceliyor, uygun modelleri ülkemizde projelendiriyoruz.

2020 yılı için hedefimiz özel şirketlerin çalışan gönüllüğü programlarına koruma altındaki gençleri mentorluk ve koçluk projesini işler hale getirmek ve 18 yaşında üniversite okumayan devlet memuriyet hakkını kaybetmiş gençlerin meslek edindirme projesini yine kurumsal şirket ve meslek örgütleri ile uygulayabilmek.

Sivil Toplum için Destek Vakfı’nın Çocuk Fonu kapsamında Turkey Mozaik Foundation desteğiyle gerçekleştirdiğiniz “Deneyimden Çocuğa” projesinden bahseder misiniz? Proje ile alanda nasıl bir değişim yaratmayı hedefliyorsunuz?

Deneyimden Çocuğa çok önemsediğimiz bir proje. Bu projede asıl hedefimiz kurum bakımında yaşayan 12-18 yaş çocuk ve gençler. Amacımız; bu çocuk ve gençlere koruma kararının kalkmasının ardından hayatın içinde bireysel yaşamlarında karşılaşacakları sorunları, ihtiyaçlarını yine kurum bakımından çıkmış 18-25 yaş arası ağabey ve-ablalarının deneyimlerini aktararak anlatabilmek. Bu deneyim aktarımı sonrasında Koruma Sonrası Topluma Geçiş Rehberini kendilerine vererek haklarına erişimi kolaylaştırmayı, destek mekanizmalarını doğru şekilde öğrenmelerini sağlamayı ve çaresiz kalmamalarını hedefliyoruz.

Projenin önemli bir çıktısı da gençlerin de katkılarıyla hazırlanan “Koruma Sonrası Topluma Geçiş Rehberi”. Neden böyle bir rehber hazırlamaya ihtiyaç duydunuz ? Rehberin hazırlanma sürecinden ve devlet koruması altındaki gençlere ne tür bilgiler sağladığından bahseder misiniz?

Daha önce söylediğimiz gibi kurum bakımı çocuk ve gençlerin yetişmesinde ciddi dezavantajlar yaratıyor. Koruma kararı kaldırılan gençler, bireysel yaşamına sosyal hayata dair bilgisi ve öz bakım becerisi eksik olarak başlıyorlar. Kurumlar, gençlerin bireysel yaşamlarına ilişkin gerekli psiko-sosyal destekleri sağlayamıyor. Gençler birçok konuda bilgisiz, eğitimsiz ve çaresiz bir şekilde hayatla baş etmeye çalışıyorlar. Koruma Sonrası Topluma Geçiş Rehberi’nde ev kiralamak, fatura ödemek, banka hesabı açmak, askerlik hizmeti başvuruları, cinsel sağlık, bağımlılık, ebeveynlik gibi konular da dahil olmak üzere pek çok konuda bilgilendirmeler bulunuyor. Bu rehberi hazırlarken Avustralyalı Create Your Future adlı kurumun bir çalışmasından esinlendik ve bu çalışmanın tercümesini yaptık. Ardından koruma altında yetişmiş gençlerin katılımıyla düzenlediğimiz çalıştayda rehberdeki içerikler üzerine tartıştık. Onların ülkemizde karşılarına çıkan sorunlara ilişkin bilgileri güncelleyerek rehberi son haline getirdik.

Hayat Sende Derneği’nin 2020 yılı için önceliklerinden ve yapacağı çalışmalardan bahseder misiniz?

2020 yılı bizim için bir değişim ve dönüşüm yılı olacak. Öncelikle Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği bir gençlik örgütü olarak evrilecek ve koruma altında yetişen 12-18 ve 18-25 yaş gruplarının sorunlarına odaklanacak. Koruma Sonrası Topluma Geçiş Rehberimizin mobil uygulamasını yaparak gençler için erişilebilir bir sosyal yaşam desteği sunacağız. 12-18 yaş grubu için kurumlarla iş birliği içinde uzun vadeli uzman desteği ile çocuk ve gençlerin gelişimine katkı sağlayacak kariyer atölyeleri ve yetenek programları gibi projeler geliştireceğiz. Burs destekleri konusunda ise kapasitemizi artırıp mevcut bursiyer sayımızı iki katına çıkartarak her bursiyerin mentorluk, koçluk ve girişimci gençlik kamplarından faydalanmasını sağlamayı planlıyoruz. Koruma altında yetişen gençlerin daha görünür olabilmesi adına sorunlarını ve başarı hikayelerinin paylaşımı için konferans, sergi, çalıştay gibi etkinlikler de düzenleyeceğiz. Özel sektörle iş birliği kapsamında, çalışan (kariyer atölyeleri, yetenek programları gibi) sayısı 50’nin üzerinde olan kurumlarda gönüllülük programları ile devlet koruması altındaki çocuk ve gençler için hak temelli ve nitelikli gönüllülük programları geliştireceğiz.

Başka Bir Okul Mümkün Derneği’nin “Katılımcı ve Barışçıl Oyuncaklar: Öğrenme Materyalleri Geliştirme ve Yaygınlaştırma” Projesi Devam Ediyor

By | Çocuk Fonu

Çocuk Fonu’nun 2018-2019 dönemi kapsamında Turkey Mozaik Foundation eş finansmanıyla 59.400 TL hibe desteği sağladığımız Başka Bir Okul Mümkün Derneği’nin (BBOM) “Katılımcı ve Barışçıl Oyuncaklar: Öğrenme Materyalleri Geliştirme ve Yaygınlaştırma” projesi devam ediyor.

Türkiye’deki erken çocukluk ve ilkokul eğitiminin katılım ve barış eksenlerinde derinleşmesine somut uygulama örnekleri ortaya koyarak katkıda bulunan BBOM, Alternatif Eğitim, Demokratik Yönetim, Ekolojik Duruş ve Özgün Finansman ilkeleri üzerine kurulu BBOM Eğitim Modelini geliştiriyor ve uyguluyor. Bu model doğrultusunda çocukların öncelikli yararını gözeten katılımcı ve barışçıl öğrenme toplulukları oluşturan dernek Ankara, İzmir, İstanbul, Çanakkale ve Eskişehir’de kurulan eğitim kooperatifleri ve okullara da destek sağlıyor. Ayrıca, BBOM Öğretmen Köyü ile 2015’ten bu yana öğretmen destek programları uygulayarak öğretmenlerin çocuk merkezli öğrenme anlayışını kendi sınıflarına taşımasını destekliyor.

BBOM, “Katılımcı ve Barışçıl Oyuncaklar: Öğrenme Materyalleri Geliştirme ve Yaygınlaştırma” projesi ile eğitimde çocuk katılımını artıran ve ilişki temelli sınıf ikliminin yapılandırılmasını kolaylaştıran eğitim materyalleri ve oyuncakların öğretmenler tarafından tasarlanıp üretilmesini ve Türkiye’nin farklı noktalarında çalışan öğretmenler ile paylaşılmasını hedefliyor. Projenin ilk aşamasında, BBOM tarafından paydaş okullarda ve Öğretmen Köyü’nde yer alan öğretmenlerin katılımıyla bir ihtiyaç analizi yapıldı ve tüm öğretmenlerin kendi oyuncaklarını ya da eğitim materyallerini üretme konusunda yararlanabilecekleri, hatta çocuklarla birlikte ortak ihtiyaçları konusunda birlikte üretim yapacakları bir kart seti olan “Öğrenme Materyali Tasarlama Kartları”nı geliştirildi. Bodrum, Köyceğiz ve İstanbul’da öğretmenlere yönelik olarak düzenlenen atölyelerde toplam 35 öğretmene ulaşıldı.

Projenin önümüzdeki döneminde, BBOM eğitim ortamlarında kullanılmak üzere pilot denemeleri yapılarak etkili ve başarılı bulunan en az 10 farklı oyuncak önerisi içeren ve yeni oyuncak/öğrenme materyallerine ilham olmayı hedefleyen bir kitapçık hazırlanacak.

Başka Bir Okul Mümkün Derneği ile projeye dair yaptığımız röportaja buradan ulaşabilirsiniz.

Bilim Kahramanları Derneği’nin Kızlar Bilimle Buluşuyor Projesi Tamamlandı

By | Çocuk Fonu

2018 -2019 döneminde Çocuk Fonu kapsamında Turkey Mozaik Foundation eş finansmanıyla 60.000 TL hibe desteği sağladığımız Bilim Kahramanları Derneği (BKD) “Kızlar Bilimle Buluşuyor” projesini tamamladı.

2011 yılında kurulan Bilim Kahramanları Derneği, çocuk ve gençleri erken yaşta yenilikçi metotlar kullanarak bilim ve bilimsel düşünceyle buluşturmak amacıyla çalışmalarını yürütüyor. Uluslararası bir ağın parçası olan dernek; Bilim Kahramanları Buluşuyor/FIRST LEGO League, Minik Bilim Kahramanları Buluşuyor / FIRST LEGO League Jr, Dünya Robot Olimpiyatı/World Robot Olmpiad Türkiye gibi fen, matematik, teknoloji ve mühendislik odaklı çeşitli programları hayata geçiriyor. BKD, genç bilim insanlarının bilimsel çalışmalarının ve başarılarının teşvik edilmesine yönelik çalışmalar da yapıyor.

Bilim Kahramanları Derneği, Minik Bilim Kahramanları Buluşuyor / FIRST LEGO League Jr. Programı kapsamında uyguladığı Kızlar Bilimle Buluşuyor projesiyle, kız çocuklarına bilim, teknoloji, matematik ve mühendislik becerileri (STEM) kazandırmayı ve kodlama, proje geliştirme, takım çalışması, sunum yapma gibi alanlarda deneyim kazanmalarını sağlamayı amaçladı. Dernek, bu proje ile, ilk defa 6-10 yaş arasındaki kız çocuklarından oluşan takımları destekledi.

Denizli, Diyarbakır, İzmir ve Samsun’daki devlet okullarından birer; Edirne, Hatay, İstanbul, Mersin’deki devlet okullarından ise ikişer olmak üzere toplam 12 kız takımının katıldığı projeyle, 72 kız çocuğu ile takımlara destek olan 24 koç ve danışmana (öğretmenlere) ulaşıldı. 2019 yılında, “Görevimiz: Ay” temasıyla, Ay’da insan yaşamı ile ilgili sorunlara çözüm bulmak için çalışan kız takımları, dernek tarafından sağlanan tablet, robotik Lego setleri ve kodlama kitlerini kullanarak projelerini hazırladı. Kendi illerinde “Minik Kahramanlar Buluşuyor” bilim fuarlarına katılan ve hazırladıkları projeleri sunan kız takımları katılımcılardan büyük ilgi gördü.

Bilim Kahramanları Derneği tarafından proje sonunda yapılan değerlendirme anketine katılan takım koçları, kız öğrencilerin STEM konularına ve derslerine merak, heyecan, çaba ve isteklerinin arttığını belirtti. Aynı anketin sonuçlarına göre, çocuklarda, gelişim gözlemlenen diğer konular; özgüven, eleştirel düşünme yetisi ve kendilerini ifade etme, daha kolay anlama ve hatırlama, kodlama becerileri, STEM mesleklerine ilgi, iş birliği ve yardımlaşarak çalışma ile öğrenme ortamının gelişimi oldu.

Bilim Kahramanları Derneği ile projeye dair yaptığımız röportaja buradan ulaşabilirsiniz.

2020 Çocuk Fonu Başvuru Süreci Sona Erdi

By | Çocuk Fonu

2017 yılından beri devam eden Çocuk Fonu’nun 2020 dönemi için başvuru süreci 18 Aralık’ta başlamıştı. 8 Ocak 2020 saat 10.00 itibariye biten başvuru sürecine ilgi gösteren bütün STK’lara teşekkür ederiz.

Çocuk Fonu için toplamda 28 şehirden 88 kurumun başvurusunu aldık. Başvuran kurumların %80’i dernek, %10’u vakıf, %2’si kooperatif ve %6’sı diğer statüdeki (üniversite, vb.) kuruluşlar oldu. Başvuran sahiplerinin %87’si formda belirtilen ihtiyacın karşılanması amacıyla başka bir kuruluşa/kişiye başvurulmadığını iletti. Başvuru formlarının çoğunluğu (%64) Yönetim Kurulu Üyeleri tarafından doldurulurken ücretli çalışanların doldurduğu formların oranı %13.

Talep edilen toplam hibe 5.540.994 TL; STK başı ortalama talep edilen hibe 61.965 TL oldu. Hibelerin %85’i proje için talep edilirken %15’i kurumsal gelişimin desteklenmesi için talep edildi. Proje için yapılan başvuruların da %76’sı yeni, %24’ü de devam projeleri için yapıldı. Başvurularla ilgili ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz

Başvurular ile ilgili değerlendirme sürecimiz başladı. Ocak ayı içerisinde başvuru süreçleri sonuçlanan STK’larla iletişime geçmeyi umuyoruz.

İlginiz için teşekkür ederiz.

Bilim Kahramanları Derneği ile “Kızlar Bilimle Buluşuyor” Projesini Konuştuk

By | Çocuk Fonu, Röportaj

Bilim Kahramanları Derneği ile Çocuk Fonu kapsamında Turkey Mozaik Foundation’ın hibe desteğiyle hayata geçirdikleri “Kızlar Bilim ile Buluşuyor” projesini ve projenin etkilerini konuştuk.

Bilim Kahramanları Derneği, bilimin çocuklar ve gençler arasında yaygınlaşması için uzun süredir çalışmalar yapıyor. Çocuk Fonu tarafından desteklenen “Kızlar Bilim ile Buluşuyor” projesi kapsamında gerçekleştirdiğiniz çalışmalardan bahseder misiniz?
Şubat ayında başlayan “Kızlar Bilim ile Buluşuyor” projemiz ile 6-10 yaş arasındaki çocuklara bilim, teknoloji, matematik ve mühendislik becerileri (STEM) kazandırmayı, kodlama alanında farkındalık yaratmayı, proje geliştirme, takım çalışması, sunum yapma gibi alanlarda da deneyim kazandırmayı hedefledik.

Bu proje özelinde kendi imkanları ile bu tür STEM projelerine katılma imkanı olmayan devlet okullardan ve tamamı kızlardan oluşan takımlar kurarak Minik Bilim Kahramanları Buluşuyor / FIRST LEGO League Jr. isimli STEM programımıza dahil ettik. Böylelikle hem devlet okulları tarafında fırsat eşitliğini sağlamaya katkı sunduk, hem de kız çocuklarının bilimsel etkinliklere katılımı konusunda onları teşvik etme fırsatı elde ettik.

Proje kapsamında takımlar “Görevimiz Ay” teması kapsamında ayda bir yaşam alanı kurdular ve oluşturdukları ay üssünde havayı, suyu ve enerjiyi nasıl depolayabileceklerine yönelik çözümler ürettikleri bir proje modeli hazırladılar. Lego parçalarından hazırladıkları proje modellerine kodladıkları robotlarıyla hareket kattılar. Tüm bunları yaparken de takım çalışması, problem çözme becerileri, eleştirel düşünme ve sunum becerilerini geliştirecek bir süreç yaşadılar. En önemlisi de ekip olarak bilim yapmanın ve üretmenin keyfine vardırlar.

Proje ile 8 farklı ilden 72 kız çocuğuna ulaştık. Yalnızca kız çocuklarından oluşan 12 Minik Bilim Kahramanları Buluşuyor takımlarının desteklendiği iller ise; Denizli, Diyarbakır, Edirne, Hatay, İstanbul, İzmir, Mersin ve Samsun oldu.

Proje kapsamında neden yalnızca kız çocuklarından oluşan takımlarla çalışmayı tercih ettiniz? Proje sürecini düşündüğünüzde geliştirdiğiniz bu yaklaşımın alanda yaptığınız çalışmalara ne tür katkıları olduğunu düşünüyorsunuz?
Özellikle, kızlardan oluşan takımları kurmaktaki sebebimiz gözlemlerimiz ve deneyimlerimiz oldu.
Çocuklar, Minik Bilim Kahramanları Buluşuyor / FIRST LEGO League Jr. fuarlarına gelip çalışmalarını sergileyene kadar, farklı alanlarda çalışmalar yürütüyorlar: Proje geliştirme, araştırma, hareketli model oluşturma, kodlama, takım çalışması.

Çocuklar ve koçlarıyla yapılan gözlemlerde takım için görev dağılımlarında cinsiyete dayalı bir farklılık olabildiğini gözlemledik. Karma takımlarda; sıklıkla, proje geliştirme ve kodlama ve robotik süreçlerini erkek öğrencilerin üstlendiklerini ve fuar günü de erkek öğrencilerin sunduklarını; öte yandan, süsleme, takımın iyi ve ait hissetmesi için yapılan çalışmalarda öne çıkanların kız çocukları olduğunu gözlemliyoruz.

Toplumsal kalıp yargılarının beslediği bu görev paylaşımını nasıl ortadan kaldırabiliriz diye düşünürken; kız takımlarını destekleme fikri ile ilerlemeyi tercih ettik. Eğer tüm üyeleri kızlardan oluşan takımlar oluşturabilirsek, kodlamadan proje geliştirmeye; robotikten takım çalışmalarına kadar her adımda kız çocukları etkin bir rol benimseyebilir; katıldıkları fuarlarda da diğer takımlara ilham olabilir diye düşündük.

Sonuç ise gerçekten beklediğimiz gibi oldu. Fuar günü farklı takımlar bir araya geldiklerinde tüm kız ve erkek çocukları karşılıklı deneyimlerini paylaştılar. Tüm katılımcılardan, velilerden, öğretmenler ve idarecilerden de olumlu dönüşler aldık.

Ayrıca proje sonunda, 72 kız çocuğunun çalışmalarına rehberlik eden takım koçları ile yaptığımız ankette; takım koçları kız çocuklarının merak duygusunda %100 özgüven ve kendini ifade etme alanlarında ise %90’ın üzerinde artış olduğundan bahsettiler. Bu da, projeyi yazarken amaçladığımız ana hedeflerimiz için oldukça önemli çıktıların gerçekleştiğini ifade ediyor.

Kızlar Bilimle Buluşuyor projesine dahil olan okulların yöneticilerinden, takım koçlarından, öğrenci ya da velilerden projeye dair ne tür geri dönüşler aldınız? Projenin etkisi ve kız çocuklarında yarattığı değişim konusunda bizimle paylaşabileceğiniz bilgiler var mı?
Kızlar Bilimle Buluşuyor projesine katılan okullarda yer alan takım koçları ve idarecilerden önemli ve olumlu birçok geri bildirim aldık. Sıklıkla, kız takımlarının çalışmalarının okulda oldukça ilgi çektiği, çalışmaların takım çalışmasının önemine vurgu anlamında okulda bir kültürün oluşmasına yönelik katkı sunduğundan bahsettiler.

Programın 6-10 yaş arasındaki çocuklara olan katkısının yanı sıra çalışmalara sezon boyunca rehberlik eden takım koçları ve danışmanların da mesleki bilgilerine katkı sunduğu yönünde geri bildirimler aldık. Yaptığımız ankette yer alan geri bildirimlerden birinde bu tespiti açıkça görebiliyoruz: “Böyle fırsat yaratıldığı için kendimi çok şanslı hissediyorum çünkü bizim gibi köy okullarının STEM ve kodlama yapabilmesi imkânsız denilebilir. Bu program sayesinde bildiklerimi uygulamaya dökebildim ve artı-eksilerimi gördüm. Bu program beni STEM ve kodlama alanındaki çalışmalarımın devamı için pekiştirdi.”

Velilerin de çocuklarında gördükleri değişime dair geri bildirimleri, projenin amacını ve misyonunu önemli ölçüde destekliyor. İlk defa ailelerinden ayrı bir şekilde seyahat eden, ebeveynlerinden ayrı sorumluluk aldıkları kendilerine ait çalışmaların olması kız çocuklarının kendilerini birer birey olarak hissetmelerini sağladı.

Bu çok yönlü projenin gerçekleşmesini sağlayan takım koçları ve danışmanlarına, okul idarecilerine, velilere, maddi destekleri için Sivil Toplum için Destek Vakfı’na, Turkey Mozaik Foundation’a en çok da kızlara çok teşekkür ederiz!

Çocuk Fonu’ndan aldığınız hibe desteğinin derneğinize ve kaynak geliştirme çalışmalarınıza ne tür katkıları oldu? Hibe sürecine dair deneyimlerinizi bizimle paylaşır mısınız?
Sivil Toplum için Destek Vakfı Çocuk Fonu’nun dernek için özel bir yeri oluştu. Derneğin, herkese açık ve başvuru yapılabilen fonlar arasında kazandığı ilk destek. Kurumsal kapasite ve hafızamız açısından da bir ilk olma özelliği taşıyacak bundan sonra bizim için. Ayrıca derneğimizin çok önemsediği toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda da daha görünür bir adım atmasına fırsat sağladı. Bu motivasyonla farklı fon başvurularımız da oldu. Heyecanla sonuçlanmalarını bekliyoruz.

Bilim Kahramanları Derneği’nin gelecek dönemde gerçekleştirmeyi planladığı diğer çalışmalar hakkında bilgi verebilir misiniz?
2019 – 2020 akademik yılında da çalışmalarımızı tüm heyecanıyla sürdürmeye devam ediyoruz. Çocuklar ve gençler için yürüttüğümüz Minik Bilim Kahramanları Buluşuyor, Bilim Kahramanları Buluşuyor, Dünya Robot Olimpiyatı Türkiye ve Merak Makinesi programlarımızı daha fazla çocuk ve gencin katılımıyla devam ettiriyoruz. Ayrıca genç bilim insanlarının çalışmalarını toplumla buluşturmamızı sağlayan Yılın Bilim İnsanı – Genç Bilim İnsanı Ödülleri başvuruları Aralık ayı içerisinde açılacak.

Gönüllülerimizin ve bağışçılarımızın desteğiyle, hedeflerimizi elbette başta kız çocukları olmak üzere devlet okullarında okuyan tüm çocukları bilimle erken yaşta buluşturmaya ve toplumsal cinsiyet eşitliğine vurgu yaparak büyüteceğiz.

Çalışmalarımıza dair detaylı bilgi için okuyucuları, web sitemizi ve sosyal medya hesaplarımızı takip etmeye davet ediyoruz.

Bu önemli destek için Sivil Toplum için Destek Vakfı’na ve Turkey Mozaik Foundation’a çok teşekkür ediyoruz. Umuyoruz, işbirliklerimizi artırarak devam ettireceğiz.

Çocuk Fonu 2019 – 2020 dönemi başvuruları başladı

By | Çocuk Fonu, Vakıf Haberi

Çocuk Fonu 2019 – 2020 Dönemi Başvuruları Açıldı

Sivil Toplum için Destek Vakfı olarak, Turkey Mozaik Foundation iş birliği ve bireysel ve kurumsal bağışçıların desteğiyle hayata geçirdiğimiz Çocuk Fonu’nu 2019-2020 dönemi başvuruları açıldı.

Çocukların ihtiyaçları ve hakları üzerine çalışan sivil toplum kuruluşlarının (STK) çalışmalarını desteklemek amacıyla hayata geçirilen Çocuk Fonu kapsamında 0 -15 yaş arası çocukların temel çocuk haklarına erişimlerini tesis etmeye yönelik projeler ya da bu alanda çalışan kuruluşların kapasite gelişim ihtiyaçları desteklenecek.

Çocuk Fonu kapsamında dağıtılacak toplam hibe tutarı en az 250.000 TL’dir. Başvuru yapan STK’lar hibe programından en fazla 12 ay süreyle faydalanabilirler ve en fazla 75.000 TL talep edebilirler.

Aşağıdaki başvuru kriterlerine uyan ve tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar hibe programına başvurabilirler:

– Türkiye’de kurulmuş dernekler, vakıflar, kooperatifler ve diğer kar amacı gütmeyen,
– En az bir senedir sahada aktif olarak çalışan,
– 2019 gelirleri en az 30.000 TL en fazla 1.000.000 TL olan,
– Çalışmalarının odağı çocuk hakları ya da çocuk alanında yapılan çalışmalar olan kuruluşlar.

Çocuk Fonu’na başvurmak isteyen STK’ların aşağıdaki bağlantıda yer alan formu eksiksiz şekilde doldurarak 8 Ocak 2020 Çarşamba günü saat 10:00’a kadar göndermeleri gerekir.

Program hakkında detaylı bilgiye (başvuru koşulları, değerlendirme kriterleri, takvim, başvuru formu, vb.) buradan ulaşabilirsiniz. Başvuru formuna ulaşmak için lütfen buraya tıklayın.

CŞMD’nin Çocukların Bedensel Söz Hakları Eğitmen Eğitimi Projesi Tamamlandı

By | Çocuk Fonu

2018 – 2019 döneminde Çocuk Fonu kapsamında Turkey Mozaik Foundation eş finansmanıyla 53.400 TL hibe desteği sağladığımız Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (CŞMD) “Çocukların Bedensel Söz Hakları” Eğitmen Eğitimi projesini tamamladı.

Cinsel istismarla mücadele alanında farklı hedef kitlelerin yanı sıra çocuklar için de çalışmalar yürüten CŞMD, çocukların bedensel söz hakları ve kapsamlı cinsel eğitim haklarına erişmeleri, toplumdaki çocuk algısı ve istismarla ilgili yanlış inanışlardan kaynaklanan sorunların çözümü için çalışıyor. Dernek, çocuklara ve yetişkinlere yönelik hazırladığı içerikleri çocuk alanında çalışanlar, eğitimciler ve ebeveynlere ulaştırarak konuyla ilgili farkındalığın ve doğru bilginin artmasını amaçlıyor.

Dernek, çocukların cinsel istismarına karşı farkındalık yaratmak ve çocuğun bedensel söz hakları konusunda görünürlük sağlamak amacıyla 2018 yılında Şişli Belediyesi ile “Çocuk Anlatır Sen Dinle, İstismarı Önle!” isimli kampanyayı yürüttü. Kampanyanın ardından pek çok yerel yönetimden benzer çalışmalar yapmak için talepler alan CŞMD, bu taleplere cevap verebilmek amacıyla Ocak-Eylül 2019 tarihleri arasında Sivil Toplum için Destek Vakfı ve Turkey Mozaik Foundation eş finansmanıyla Çocukların Bedensel Söz Hakları Eğitmen Eğitimi projesini hayata geçirdi.

Belediyelerde uygulanmak üzere bir eğitim modelinin hazırlanması, hak temelli yaklaşımın belediye çalışanları ve belediyelerce benimsenmesi ve konunun gündemden düşmemesi amacıyla uygulanan proje kapsamında yetişkinlere yönelik eğitim içeriği ve materyalleri hazırlanarak üç günlük eğitmen eğitimleri düzenlendi. İki eğitmen eğitimine; 9 belediyeden 20 belediye çalışanı ve Mili Eğitim Bakanlığına bağlı Rehberlik Araştırma Merkezlerinden toplam 20 psikolojik danışman ve rehber öğretmen katılım sağladı. Eğitmen eğitimlerini alan toplamda 40 katılımcı, okullarda ve belediyelerde toplam 16 eğitim uygulaması gerçekleştirdi. Belediyelerden gelen talep doğrultusunda, bu eğitmen eğitimi modeli ile 230 kamu çalışanına ve 800 çocuğa ulaşılmış oldu. Ayrıca sosyal hizmet uzmanları ve psikologlar tarafından çocuk katılımını ve çocuk haklarını merkeze alan “Çocukların Bedensel Söz Hakları” isimli bir uygulama kılavuzu ve örnek bir seminer sunumu hazırlanarak eğitimlerde kullanıldı ve referans kaynak oluşturuldu.

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği ile projeye dair yaptığımız röportaja buradan, oluşturulan rehbere de buradan ulaşabilirsiniz.

Çocukların bedensel söz haklarını CŞMD ile konuştuk

By | Çocuk Fonu, Proje Destek Fonu, Röportaj

2018 – 2019 döneminde Çocuk Fonu kapsamında Turkey Mozaik Foundation’ın eş finansman desteğiyle hayata geçen “Çocukların Bedensel Söz Hakları” projesi Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği’nin vakfımızdan aldığı ikinci hibe. Daha önce derneği Kurumsal Hibe Programımız kapsamında desteklemiştik.

Özellikle son dönem yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?
Biliyorsunuz, derneğimiz, 2014 yılından bu yana ağırlıklı olarak cinsel şiddetin önlenmesine yönelik faaliyetler yürütüyor. Son dönemde cinsel şiddet sonrası ihtiyaç duyulan destek sistemlerini görünür kılmak için “Destek Sistemi Nerede?” isimli bir proje yürüterek şiddet sonrası süreç alanına da yönelmeye başladık. Bu proje kapsamında hazırladığımız “Destek Sistemi Nedir?” videosunun Türkiye’deki cinsel şiddet algısına alternatif olarak derneğin önerdiği yaklaşım ve dile dair iyi bir örnek olduğunu düşünüyoruz.

Ayrıca bu yıl, cinsel şiddete maruz bırakılan bireylere yönelik damgalama ve suçlama yaratan medya diline dikkat çekmek için “Öyle Değil, Böyle!” isimli bir kampanya üzerine yoğunlaşıyoruz. Eylül-Ekim aylarında ünlü yüzlerin yer alacağı kampanya görsellerinin farklı online ve offline mecralarda karşımıza çıkmasını ve bizi toplumda var olan mağdur suçlayıcı yaklaşımla yüzleştirmelerini umuyoruz.

2018 yılında yürüttüğünüz ‘Çocuk Anlatır Sen Dinle; İstismarı Önle’ kampanyasının amacını, bu kapsamda Şişli Belediyesi ile geliştirdiğiniz iş birliği ve yürüttüğünüz ortak çalışmaları anlatır mısınız?
Çocuk Anlatır Sen Dinle; İstismarı Önle’ kampanyası; cinsel istismarla mücadelede yetişkinlere düşen sorumlulukları ön plana çıkarmayı hedefleyen koruyucu-önleyici bir çalışmaydı. Kampanyanın ismini özellikle bu şekilde belirledik. “Çocuk Susar, Sen Susma!” son yıllarda cinsel istismar haberlerinde en sık karşılaştığımız slogan ve biz çocukları pasifleştiren bu algıyı sorgulatmak ve eleştirmek istedik. Çünkü biliyoruz ki çocukları dinlemeyen, sessizleştiren ve bedensel söz hakları olduğunu teslim etmeyen kültürel bir yapı hâkim. Kampanya kapsamında, Şişli Belediyesi personeline yönelik çeşitli seminer ve eğitim çalışmaları gerçekleştirerek, çocuklara temas eden belediye çalışanlarının değişime kendi hayatlarından başlayacakları bir farkındalık geliştirmelerini ve cinsel istismarla ilgili kemikleşmiş yanlış inanışları dönüştürmeyi hedefledik. Belediye’nin böyle bir kampanya fikrini hayata geçirecek kaynak yaratmasını ve kampanyayı alanda çalışan hak temelli sivil toplum örgütleri ile iş birliği içinde yürütmelerini çok kıymetli buluyoruz. Kampanya sürecinin medyada ses getirmesinin ardından Türkiye genelinden bu içerikte eğitimlerin sürdürülmesi için pek çok davet ve başvuru aldık. Biz de bu içerikleri bir eğitmen eğitimi modeli haline getirerek yaygınlaştırmaya karar verdik.

Sivil Toplum için Destek Vakfı’nın Çocuk Fonu kapsamında aldığınız hibe desteğiyle hayata geçirdiğiniz “Çocukların Bedensel Söz Hakları” Eğitmen Eğitimi projesinden ve projede gerçekleştireceğiniz faaliyetlerden bahseder misiniz?
‘Çocukların Bedensel Söz Hakları’ Eğitmen Eğitimi projesi, Şişli Belediyesi ile başlatmış olduğumuz süreci genişletmek, geliştirmek ve yaygınlaştırmak niyetiyle yola çıktığımız pilot bir uygulama. Hedefimiz cinsel istismarı ele alırken hak temelli bir perspektifin gelişmesi ve çocuk çalışanlarının cinsel istismara yönelik eğitimler düzenlemeden önce çocuk katılımı, çocuk hakları, toplumdaki çocuk algısı konularında düşünmeleri. Bu hedefle 2 farklı gruba yönelik 3 gün sürecek 2 farklı eğitici eğitimi gerçekleştiriyoruz. İlk grup Şişli ilçesinde çalışan ilk ve ortaokul rehber öğretmen ve psikolojik danışmanları. İkinci grup ise İstanbul’da farklı belediyelerde çalışan meslek uzmanları. Her iki grubun da aldığı eğitimin ardından çalıştığı ortamlardaki yetişkinlere ve ebeveynlere yönelik seminerler gerçekleştirmelerini bekliyoruz. Böylece hem cinsel istismar hakkındaki yaygın yanlış inanışların değişmesi, hem de çocukların bedensel söz haklarının tanınması için daha geniş kitlelere ulaşmaya başlayacağız. Projenin sonunda elimizde sürdürülebilir bir eğitim modeli ve içerikleri yaygınlaştırılmaya hazır uygulama materyalleri ve bir uygulama kılavuzu olacak. Korkutucu değil güçlendirici, cinsiyetçi değil kapsayıcı, koruma değil hak odaklı pedagojik perspektifle hazırladığımız bu materyallerin; alanda önemli bir ihtiyacı karşılayacağına inanıyoruz.

Şişli Belediyesi ile başlattığınız bu iş birliğinin ve geliştirdiğiniz eğitim modelinin farklı belediyeler ve/veya kamu kurum ve kuruluşları nezdinde yaygınlaştırılması için çalışmalarınız olacak mı? Bu alanda nasıl gelişmeler yaşanmasını bekliyorsunuz?
Kesinlikle evet, tam da bu nedenle pilot bir çalışma. Bu yıl hem eğitmen eğitimine katılan uzmanların değerlendirmeleri hem de eğitmenlerin uygulamalarını gözlemleyerek edineceğimiz bilgiler doğrultusunda içeriği güncelleme ve geliştirme şansımız olacak. Ardından yaygınlaştırma aşamasında ilk hedef grubumuz Belediyeler ve Rehberlik Araştırma Merkezleri. Biliyoruz ki cinsel istismar önlenebilir bir sorun. Hem şiddetin önlenmesine yönelik uygulamalar hem de şiddet sonrası psiko-sosyal destek hizmetleri sağlamak yerel yönetimlerin ve kamu kurumlarının sorumluluğu. Belediyelerin bu konuyu stratejik planlarına dahil etmeleri gerekiyor. Koruyucu-önleyici uygulamalar geliştirmek, şiddet sonrası bildirim ve destek sistemlerini güçlendirmek ve “çocuğun üstün yararı” ilkesini benimseyerek çocuk katılımını sağlayacak yöntemler üzerine düşünmek belediyelerin yükümlülükleri arasında olmalı. Belediyelerin tüm planlamaları çocukları da kapsamalı ve çocuk katılımını sağlamalı. Belediyelerin tüm bu çalışmalar için kaynak yaratması ve ilgili sivil toplum kurumları ile iş birliği içinde çalışması gerekliliğini bu vesile ile tekrar vurgulamış olalım. Eğitimlerin çağrısını yaptığımız ilk günden itibaren pek çok farklı şehirden ve belediyeden davet ve talep aldık. Gözlemlediğimiz kadarıyla bu içerikte eğitimler alanda büyük bir ihtiyaç; özellikle meslek uzmanları için. İdari kadrolardaki personelin de bu ihtiyacı görmesi ve hizmet içi/öncesi eğitimler aracılığı ile personelini güçlendirmek için sorumluluk almalarını umuyoruz.

Çok teşekkürler…

Sivil Toplum için Destek Vakfı Diyarbakır’da Bomovu’yu Ziyaret Etti

By | Röportaj | No Comments

Bomovu, Çocuk Fonu kapsamında Barışa Oyna Projesi ile özellikle sınır bölgelerinde bulunan, yaşadıkları yerin tarihinde farklı etnik kökenlere ait izler taşıyan şehirlerde yaşayan çocuklara yönelik çalışmaktadır.  Çocukların yaşadıkları yerlerden kaynaklanan ön yargılarını keşfetmelerine ve sorgulamalarına araç olarak o topraklarda geçmişte oynanan çocuk oyunlarını kullanmaktadır. Projeyi uyguladıkları iki sınır bölgesinden biri olan Diyarbakır’da Sivil Toplum için Destek Vakfı, Çocuk Fonu kapsamında çekeceği tanıtım filmi için Bomovu’yu ziyaret etti.