Tag

çocuklar arşivleri - Sivil Toplum için Destek Vakfı

Çocuk Fonu Kapsamında Desteklenen STK’lar

By | Vakıf Haberi | No Comments

Sivil Toplum için Destek Vakfı’nın 0-15 yaş arası çocukların haklarına erişimlerine ve bu hakları kullanımlarını sağlamaya yönelik faaliyetleri destekleyen Çocuk Fonu sonuçlandı. Bu çerçevede bir senelik süre içinde altı kuruma toplam 201.725 TL destekte bulunulması planlandı. Böylece farklı illerde çocuk alanında çalışmalar yapan sivil toplum kuruluşlarının projelerini hayata geçirmelerine katkı sağlanıyor.

Çocuk Fonu dahilinde desteklenen kurumlar;

Barış için Müzik Vakfı, çeşitli sebeplerle ekonomik ve sosyal imkanlardan yoksun kalan 7-19 yaş arası çocuklara/gençlere ve  ailelerine yönelik çalışmalar yürütmektedir. Fon kapsamında, Barış için Müzik İlk Adım Orkestrası Projesi destekleniyor. Projenin hedefi, 2020 yılına kadar 10.000 çocuğa ulaşarak Ulusal Çocuk ve Gençlik Orkestra ve Korosu’nu kurmaktır. Bu proje ile 120 yeni çocuğa ve öncelikle onların ailelerine ve yakın çevresine ulaşmayı hedeflemektedir.

Fikir ve Sanat Atölyesi Derneği, fikir ve sanat eserleri başta olmak üzere kültürel, bilimsel ve sanatsal eseri üretmesinin desteklenmesi; eğitimlerin düzenlenmesi; öğrencilerin eğitim ve öğrenim süreçlerinde gereken maddi ve manevi desteklerin sağlanması; bu konuyla ilgili sivil toplum ve yardımlaşma faaliyetlerinin etkinleştirilmesi; burs verilmesi; bilimsel, kültürel ve sanatsal ürün ve faaliyetler ortaya konması; toplumsal yaşamın getirisi olarak bireyler arasındaki bağ ve birliğinin geliştirilmesi yönünde çalışmalar yapmaktadır. Çocuk Hakları Akademisi’nin destekleneceği fon sürecinde, çocuklar ile çalışan meslek erbablarına (sosyal hizmet uzmanları, öğretmenler, vb.) çocuk hakları eğitimi sağlanacak ve hak ihlallerinin engellemesine yönelik süreçler destekleniyor.

Her Yerde Sanat Derneği; kültürel, sanatsal, sosyal ve hak temelli çalışmalar yoluyla dezavantajlı çocuk ve gençlerin temel haklara erişimlerini sağlayabilmek için çalışmalar yürütmektedir. Çocuk Fonu kapsamında derneğin “Ben Bir Sirk Kahramanıyım” projesi desteklenecektir. Proje, Mardin (Artuklu) İstasyon Mahallesi ve Nusaybin’de bulunan 3 merkezde toplam 300 öğrencinin hafta içi ve hafta sonu verilecek sosyal sirk, resim, müzik, dans, el sanatları eğitimlerine katılmasını ve atölyelerde öğrendiklerini sergileyebilecekleri mini bir festival düzenlemeyi hedeflemektedir.

Köy Okulları Değişim Ağı Derneği; Türkiye’deki her çocuğun mutlu, özgür, ihtiyaçları olan akademik bilgilerin yanısıra gerekli sosyal, duygusal ve bilişsel becerilere de sahip bireyler olarak yetişmesi için çalışmaktadır. Fon kapsamında derneğin “Kırsalda Kaliteli Eğitim Projesi” desteklenecektir. Proje çocuklara yönelik (içeriğini kendilerinin gerçekleştirdiği) yürütülen atölyeler ve öğretmen buluşmalarını içermektedir.

Sosyal Güçlendirme için Spor ve Beden Hareketi Derneği (Bomovu), Türkiye’de sınır bölgelerde yaşayan çocuklar ile “ayrımcılık karşıtı” “öteki” ve “yabancı düşmanlığı” ve “barış” üzerine çalışmalar yürütmektedir. Çocukların güçlendirilmesi için,  yaşadıkları bölgelerde birlikte yaşam kültürüne katkı sağlamak üzerine çalışmaktadırlar. “Barışa Oyna Projesi”yle, sporun bünyesinde barındırdığı hoşgörü, kapsayıcılık, eşit haklar, erdem, haz, mutluluk, sevgi ve saygı gibi değerleri oyunlar aracılığıyla ön plana taşınarak, çocukların çevreleriyle kurdukları ilişkide sosyal kapsayıcılığı temel alan barışçıl bir ortamın gelişimine katkıda bulunmak amaçlanmaktadır.

Toplumsal Duyarlılık ve Şiddet Karşıtları Derneği (Duy-Der); Diyarbakır’da 7-15 yaş arası çocukların mayın ve çatışma atıkları kaynaklı patlamalardan zarar görmelerini engelleyici faaliyetler yürütmektedir. Fon dahilinde, Çocuklar İçin Mayın ve Çatışma Atıkları Eğitimi Projesi desteklendi. Proje, mayın ve çatışma atıklarının  sebep olduğu patlamalardan kaynaklı yeni ölüm ve yaralanmaları engellemek üzere planlanan “Çocuklar İçin Mayın ve Çatışma Atıkları Eğitim Projesi”nin Nusaybin ilçesi için hazırlanan aşamasını oluşturmaktadır. Projenin, Nusaybin ilçesinde bulunan, devlete bağlı ilkokul ve ortaokulda okuyan yaklaşık 30.000 çocuk ve 500 öğretmen için uygulanması planlanmaktadır.

Müziğin Birleştirici Gücü

By | Röportaj | No Comments

Kurumsal Destek Programı dahilinde desteklediğiniz Barış için Müzik Vakfı ile çalışmalarını, hibe sürecini ve gelecek planlarını konuştuk. Röportajın tamamını aşağıda okuyabilirsiniz. 

Sivil Toplum için Destek Vakfı (DV): Barış için Müzik Vakfı, hangi sosyal problemden yola çıkarak kuruldu? Genel olarak çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Barış için Müzik Vakfı (BİMV): Barış için Müzik Vakfı, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde yer alan “Her çocuğun kültürel ve sanatsal yaşama serbestçe katılım hakkı vardır.” maddesinden yola çıkarak çocukların sanatsal yaşama katılımı önündeki engelleri kaldırmak amacıyla kuruldu.

Barış için Müzik Vakfı, 7-15 yaş arası çocuklara hiçbir ayrım gözetmeden ücretsiz enstrüman ve müzik eğitimi olanağı sağlıyor. Barış için Müzik Vakfına katılan her çocuk istediği enstrümanı seçip derslere katılabiliyor ve Barış için Müzik Orkestraları’nın bir parçası oluyor. Parçası olduğu orkestralar ile yurt içi ve yurt dışında birçok konserde sahne alıyorlar.

DV: Sanatın birleştirici ve iyileştirici gücü çalışmalarınızda nasıl bir rol oynuyor? Çocuklar üzerindeki etkisini nasıl yorumlarsınız?

BİMV: Barış için Müzik Vakfının uyguladığı eğitim modeli, orkestralar temelinde ilerliyor. Vakıfta müzik eğitimi almaya başlayan her çocuk kendi seviyesindeki orkestraya dahil oluyor ve vakfın uyguladığı bireysel ve toplu derslerden yararlanıyor. Vakıf, orkestrayı temel alan eğitim modelini toplum minyatürü olarak yorumluyor. Farklı sosyal statülere ve kültürlere sahip çocuklar orkestra içerisinde ortak amaç uğruna çalışmalarını sürdürüyor. Çocuklar orkestra içerisinde farklı seslere saygı duymayı, kendini ifade edebilmeyi, kolektif çalışmayı öğreniyorlar. Orkestralar aracılığıyla sanatın iyileştirici ve birleştirici etkisinin arttığı düşünülüyor. Çocukların vakıfta eğitim almaya başladığı andan itibaren hem okul derslerinde hem de insan ilişkilerinde gerçekleştirdiği değişim bu etkiyi gözler önüne seriyor.

DV: Çalışmalarınızı Edirnekapı’da sürdürüyorsunuz. Mahalle bazlı çalışmanın sizce avantajları nelerdir?

BİMV: Barış için Müzik Vakfı çalışmalarını, çocukların sanatsal yaşama katılım konusunda zorluk yaşadığı, sosyo-ekonomik olarak düşük bölgelerde sürdürüyor. Yapılan çalışmalara çevre bölgelerden de çocuklar katılabiliyor. Çalışmaların mahalli bazda yapılması çocukların aidiyet duygularını güçlendiriyor, veli katılımını ve çevre desteğini kolaylaştırıyor. Aynı zamanda mahalle içerisinde oluşturduğu istihdam olanakları ile mahallelinin de kalkınmasını sağlıyor.

DV: Çocukların yanı sıra aileleri de vakıf bünyesine dahil etmeye çalışıyorsunuz. Bu konuda yapmak istedikleriniz ayrıca nelerdir?

BİMV: Vakıf, sanatın olumlu etkilerini çocuktan başlayarak aile bireylerine de ulaştırmayı hedefliyor. Bu konuda aileleri sürece dahil etmek için kısa vadeli çeşitli aktiviteler düzenliyor. Bu etkiyi uzun vadeye yaymak amacıyla veli korosu oluşturmak vakfın hedefleri arasında yer alıyor.

DV: Sivil Toplum için Destek Vakfı’ndan aldığınız hibe desteğini nasıl kullanmayı planlıyorsunuz? Hibe süreci, finansal sürdürülebilirlik açısından nasıl bir etki yaratıyor?

BİMV: Barış için Müzik Vakfı, Sivil Toplum İçin Destek Vakfı’ndan aldığı hibe ile 1 yıl boyunca kaynak geliştirme danışmanlığı hizmeti alacak. Vakıf, 1 yıl boyunca alacağı kaynak geliştirme danışmanlığı ile vakıf bünyesinde kaynak geliştirme departmanının temellerini atarak bu yıl içerisinde gerçekleşecek etkiyi uzun vadeye yayıp finansal sürdürülebilirliği sağlamayı hedefliyor.

Koruyucu Aile Modeli ve Kurumsal Hibe Desteği

By | Röportaj | No Comments

İstanbul Koruyucu Aile Derneği / www.istanbulkoruyucuaile.org.tr

Kurumsal Program dahilinde destek programına başlayan İstanbul Koruyucu Aile Derneği ile çalışmalarını, hibe sürecini ve gelecek planlarını konuştuk. Röportajın tamamını aşağıda okuyabilirsiniz.

Sivil Toplum için Destek Vakfı (DV): İstanbul Koruyucu Aile Derneği, Türkiye’de koruyucu aileliği yaygınlaştırmak ve devlet korumasındaki çocukların personel eliyle değil aile yanında büyümesine katkı sağlamak için çeşitli çalışmalar yürütüyor. Derneğinizin oluşum sürecinden kısaca bahseder misiniz?

İstanbul Koruyucu Aile Derneği (İKAD): Derneğimiz bir grup koruyucu aile ve devlet korumasındaki çocuklar ile ilgili yuva ve yurtlarda gönüllü çalışan kişilerin bir araya gelmesi ile 2012 yılı sonunda kuruldu. Koruyucu ailelik oldukça eski bir aile temelli bakım modeli olmasına karşın, özellikle 2012 yılından önce Türkiye’de çok bilinen bir sistem değildi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının kurulması ve yeni yönetmelik düzenlemesiyle, bu sistem toplumda daha fazla tanıtılmaya ve teşvik edilmeye başlandı.

Bizler hem koruyucu aileler olarak hem de gönüllüler olarak uzun yıllardır çocukların toplu yaşam alanında yaşamaları ile koruyucu aile yanında yaşamaya başladıktan sonraki süreçte, çocuğun hayatında nelerin değiştiğine yakından tanıklık etmiş kişiler olarak devlet korumasındaki çocukların daha fazla koruyucu aile yanına yerleşmesi üzerine neler yapılabilir diyerek bu amaç ile bir araya geldik. Birçok ilde koruyucu aile derneği varken İstanbul gibi bir ilde koruyucu aile derneğinin olmaması İstanbul için büyük eksiklik idi. Denizli Koruyucu Aile Derneği ile irtibatlarımız sonucu İstanbul’da bir koruyucu aile derneği kurulması için çalışmalara başladık.

İlk dönemler koruyucu aile sistemini kapsamlı bir şekilde tanıma ve tanıtma, koruyucu ailelere ulaşma, çocuk alanında çalışan STK’larla iletişim ve işbirlikleri oluşturma gibi konulara ağırlık verildi. Sonrasında özellikle koruyucu aileleri destekleyici faaliyetlerin önemli bir ihtiyaç alanı olduğu fark edildi ve özellikle psikolojik destek sağlama alanında çeşitli işbirlikleri ve çalışmalar yapıldı. Ailelere yönelik destek çalışmaları daha çok ailenin derneğe yönelmesine de yol açtı. Şu ana kadar 50’ye yakın ailemize danışmanlık bazında ya da uzun süreli terapiler yoluyla destek sağlanmıştır.

(DV): “Personel eliyle bakım” ne demektir? Çocukların gelişim süreci ile etkileri nelerdir?

İKAD: Devlet korumasına alınan çocuklar yuva, yurt, sevgi evi, çocuk evi gibi, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı kuruluşlarda bakım altına alınırlar. Bu kuruluşlarda nöbetleşe çalışmakta olan ve belli bir grubun sorumluluğunu yürüten personel tarafından bütün bakımları gerçekleştirmektedir. Fiziksel olarak artık hiçbir eksiğin bulunmadığı bu kuruluşlarda eksik olan en önemli şey birebir ilgi ve sevgidir. Çocukların bakımında görev alan personelin bu çocuklara sevgi, ilgi ve güven ortamı oluşturmaları mümkün değildir. Bunların yoksunluğu ise çocuğun bütün hayatını etkileyen gelişim evrelerinin sağlıklı bir şekilde tamamlanmasında çoğu zaman engeller oluşturmaktadır.

(DV): Koruyucu ailelik modeli devlet korumasında büyüyen çocuklar için nasıl bir “çözüm” yaratmaktadır? Yaygınlaştırılmasıyla ilgili sizce neler yapılmalıdır?

İKAD: Her şeyden önce çocuk bir aile yanında yaşama hakkına kavuşmuş olmaktadır. Personel eli ile bakımda çocukların bütün ihtiyaçları karşılansa bile birebir ilgi ve sevgi ancak bir aile yanında çocuğa verilebilir. Çocuğun gelişim evrelerinin sağlıklı bir şekilde tamamlanması için birebir sevgi ve ilgi çok önemlidir. Özellikle çocuklarda 0-2 yaş temel bağlanma için çok önemli olup bu dönemi onu sarıp sarmalayacak, sevgi gösterecek bir aile yanında geçirmesi çok önemlidir.

Çocuğun akademik başarısında da yine çocuk ile bire bir ilgilenen, okul toplantılarına giden, eğitim durumunu takip eden bir velinin olması çocuk için çok önemlidir. Bütün bunlar çocuğun akademik başarısının yükselmesine etki oluşturmaktadır.

Koruyucu aile yanına yerleşen çocukların çoğunluğunda gözle görülür bir gelişim gözlenmiştir. Yaygınlaştırılması için toplumun farklı kesimlerinde ve ulaşılabilecek her yerde anlatmak gerekiyor. Koruyucu ailelik, hala toplumun büyük kesiminin duymadığı, kapsamını bilmediği bir modeldir. Yazılı ve görsel basını, sosyal medya araçlarını kullanarak topluma ulaşmaya devam etmek gerekmektedir.

Aynı zamanda koruyucu aile sürecinin sağlıklı ilerlemesi ve aday ailelere örnek teşkil edebilmesi için var olan koruyucu ailelerin, ihtiyaçları dahilinde desteklenmesi gerekmektedir. Aday ailelere modelin gerçekçi ve doğru bir dille anlatılması, tecrübeli koruyucu ailelerle deneyim paylaşımı yapmaları çok önemlidir. Böylelikle zaten belli yüklerle aileler yanına gelen çocukların daha fazla yıpranmalarını engelleyici ortamlar da oluşturulacaktır.

(DV): Sivil Toplum için Destek Vakfı’ndan aldığınız hibe desteğini nasıl kullanmayı planlıyorsunuz? Hibe süreci, finansal sürdürülebilirlik açısından nasıl bir etki yaratıyor?

İKAD: Personel gideri olarak kullanmayı planlamaktayız. Bu sene beşinci yıla giren derneğimizde büyümenin getirdiği iş yükü de artmış bulunmaktadır. Bu nedenle gönüllü sayısının arttırılması, gönüllülerin koordinasyonu ve gönüllüleri yönlendirerek dernekteki işlerin genel koordinasyonunun sağlanması gerekmektedir.

Aynı zamanda derneğin deneyimlerinin artması ve koruyucu ailelerden gelen geri bildirimler yeni projeler doğurmuş olup bunun içinde kaynak geliştirme çalışmalarının yapılması gerekmektedir. Hibe sürecinde aldığımız destek ile istihdam edilecek personelin genel koordinatörlüğü ile gönüllü sayısının arttırılması, gönüllülerin doğru yönlendirilmesi ile bu gönüllülerin bize projelerde, kaynak geliştirmede, dernek işlerinde ve yeni fikirler üretme süreçlerinde katkı sağlamaları hedeflenmektedir.

İstanbul Koruyucu Aile Derneğine Ziyaret

By | Vakıf Haberi | No Comments

1 Haziran itibariyle, kurumsal hibe destek programından yararlanacak olan İstanbul Koruyucu Aile Derneğini 10 Mayıs Çarşamba günü, bağışçıların katılımıyla ziyaret ettik.

İstanbul Koruyucu Aile Derneği, devlet koruması altındaki çocukların koruyucu ailelere yerleştirilerek bakılması ve onlara böylelikle daha iyi bir gelecek sağlanması için çalışmalarını sürdürmektedir. Bu alanda hem ailelerle hem de kamu kurumları ile ortak faaliyetlerde bulunmaktadır. 

İstanbul Koruyucu Aile Derneğine Kurumsal Hibe Desteği

By | Kurumsal Destek | No Comments

İstanbul Koruyucu Aile Derneği, devlet korumasındaki çocukların personel eliyle bakımı yerine koruyucu ailelerin yanına yerleştirilerek bir aile ortamında yetişmelerine olanak sağlamaya çalışıyor. Ülkemizde bu alanda gelişme ve genişleme faaliyetlerini sürdüren dernek, devlet korumasına alınan bireylerin topluma kazandırılması için tanıtım çalışmaları sürdürüyor ve böylece tanınırlığı %30’lara ulaşan koruyucu aile sistemini, en az gelişmiş ülkelerde olan %80’lere ulaştırmayı hedefliyor.   

Dernek, aynı zamanda hem koruyucu aile hem de çocukların yararlanabileceği psikolojik destek ağı oluşturarak, ailelerin sorunlarını konuşabildikleri bir ortam sağlıyor. Böylece aileler ve çocuklar bu süreçte destekleniyor ve yalnız kalmıyor.

Sivil Toplum için Destek Vakfı, İstanbul Koruyucu Aile Derneğinin büyüyerek daha fazla çocuğa ve aileye ulaşma vizyonuna ve çalışmalarına katkı sağlamak için hibe desteği sağlıyor. 

Barış İçin Müzik Vakfına Hibe Desteği

By | Kurumsal Destek | No Comments

Barış için Müzik Vakfı, sosyo-ekonomik olarak dezavantajlı gençlere ve çocuklara sanat eğitimini ücretsiz hale getiriyor. Eğitim programlarına katılan öğrenciler, uzman öğretmenler eşliğinde vakfın ücretsiz olarak temin ettiği enstrümanları kullanmayı öğreniyor. Ayrıca yurt içi ve yurt dışında gerçekleşen konser, kamp ve ustalık sınıfı gibi çeşitli faaliyetlere katılma şansı bulup ufuklarını genişleten deneyimler yaşıyorlar.

Dil, din, ırk ayırt etmeksizin bütün öğrencilerin katılımına büyük önem gösteren Barış İçin Müzik Vakfı, çocukları çeşitlilik ve farklılıkları ile dışlamak yerine çocuklara kapsayıcı bir zihniyet ile yaklaşarak fırsat eşitliğini sağlamayı hedefliyor.

Sivil Toplum için Destek Vakfı da Barış için Müzik’in -vakfın daha fazla çocuğa ulaşmasına da katkı sağlamak için- kaynak geliştirme ve finansal sürdürülebilirliğine için hibe desteği sağlıyor.

Small Projects İstanbul’a Hibe Desteği

By | Proje Desteği | No Comments

Small Projects İstanbul, Zeytin Ağacı Derneği çatısında mülteci çocuklar ve kadınlarla çalışmalarını sürdürmektedir. Birçok farklı ülkeden kişinin gelip gönüllü olarak çalıştığı Small Projects İstanbul, Fatih ilçesindeki Suriyeli kadınlar ve çocuklara yönelik çeşitli atölye ve projeler yürütmekte, dil kursları düzenlemekte ve ihtiyaca göre farklı konularda (okula devam, alışveriş vb.) destek sağlamaktadır. 

Üniversite öğrencisi Zeynep Kazmaz ve arkadaşlarının oluşturduğu fon kapsamında 2 ay boyunca Small Projects İstanbul’un çalışmalarına katkı sağlanacaktır. Hibe, mülteci çocuklara yönelik çalışmalarda görev alan Türkçe Öğretmeni ve Çocuk Gelişim Uzmanı’nın 2 aylık maaşına katkıda bulunacak, 10 çocuğun okula ulaşım masrafını karşılayacaktır. 

Sulukule Gönüllüleri Derneğine 2. Dönem Hibe Desteği

By | Kurumsal Destek | No Comments

Sulukule Gönüllüleri Derneği, ayrımcılığa maruz bırakılmış veya risk altında bulunan gruplar ile çalışan ve hak temelli faaliyetler yürüten bir sivil toplum örgütüdür. 

Genel olarak Sulukule’de mahalle çalışmaları yürüten dernek, okulu terki önlemek, kadınlara ve çocuklara hakları konusunda farkındalık kazandırmak gibi başlıca amaçlara sahiptir. Ağırlıklı olarak çocuklar ve gençler ile ilgili çalışmalar yürüten dernek, yıkım alanında gönüllü çalışan kişilerden kurulmuş olup tüm faaliyetlerini gönüllülük esaslarına göre organize etmektedir. 

Geçtiğimiz dönem Mayıs 2016 – Ocak 2017 tarihleri arasında verilen ilk hibe ile derneğin insan kaynağı giderlerine destek sağlanmıştı. Hibe, Sulukule Gönüllüleri’nin hem sahadaki hem de kaynak geliştirme alanındaki çalışmalarını güçlendirilmesine destek olmuştu. Buna ek olarak kurumsal destek ile iki kişi istihdam edilip finansal sürdürülebilirliğe katkı sağlanmıştı. 

Derneğin 2. dönem için yaptığı başvurusu da kabul edilmiştir ve Kurumsal Program kapsamında finansal sürdürülebilirlik çerçevesinde hibe verilecektir.

Assouline ve Sivil Toplum için Destek Vakfı, Tarlabaşı Toplum Merkezini Destekliyor

By | Kurumsal Destek | No Comments

Assouline Bebek’in yılbaşı etkinliği bağışları ve Sivil Toplum için Destek Vakfının katkısıyla oluşturulan hibe fonu kapsamında Tarlabaşı Toplum Merkezinin “Burada Herkese Yer Var” projesi hayat geçiyor.

Proje kapsamında Tarlabaşı’nda yaşayan çocuklara yönelik 3 atölye gerçekleştirilecek. Mahallede yaşayan 8-14 yaş arası 120 çocuk, Alternatif Sanat, Beden Perküsyonu ve Yaratıcı Drama atölyelerinden 3 ayrı grup ile toplam 6 ay boyunca yararlanabilecek.

Çocuklar, Yaratıcı Drama atölyesinde kendini ifade etme, Beden Perküsyonu atölyesinde bir enstrüman olarak bedeni kullanıp kolektif müzik yaratma konularında çalışacak. Alternatif Sanat Atölyesinde ise başka bir dünya mümkün temasıyla çocukların birlikte yaşam pratiklerine, sosyal uyum özelliklerine, bireysel gelişimlerine, öğrenme becerilerine destek sağlanacak. Atölyeler kapsamında çocukların ekip çalışması, bireysel gelişim, beden koordinasyonu konularında güçlendirilmesi amaçlanıyor.

Ayrıca çalışmalarda psikolojik destek ihtiyacı olan çocuklar gözlemlecek ve atölyelere parallel olarak psikolojik destek de sağlanacak. 

Assouline Bebek’e çocuklara kendini ifade etme fırsatı, olumsuzluklarla başa çıkma gücü sağladığı için çok teşekkür ederiz!