Tag

hibe arşivleri - Sivil Toplum için Destek Vakfı

Çocuk Fonu 2018 – 2019 Başvuruları Başladı

By | Vakıf Haberi

Çocuk Fonu, 0-15 yaşları arasındaki çocuk ve gençlerin ihtiyaçlarına yönelik oluşturulan projeleri desteklemek amacıyla oluşturuldu. 2017 – 2018 döneminde 6 Sivil Toplum Kuruluşu’na toplam 201.725 TL hibe verildi.

Fon, 2018 – 2019 döneminde Hakan Özkök ve ailesi ile Turkey Mozaik Foundation başta olmak üzere bireysel ve kurumsal bağışçıların desteğiyle yeni başvuruları almaya başladı. Bu dönem en az 300 bin TL’ hibe desteği sağlanması planlanıyor.

Son başvuru tarihi 8 Kasım 2018.

Başvuru değerlendirme kriterleri ve takvim  – http://siviltoplumdestek.org/cocuk-fonu/

Başvuru formu – http://siviltoplumdestek.org/basvuru-formlari/

Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği ile Proje Hibe Süreci Hakkında Konuştuk

By | Röportaj | No Comments

Türkiye’de ve Dünya’da omurilik felçlilerine yönelik tıbbi, mesleki, ekonomik, sosyal, kültürel ve hukuki alanlarda hizmet veren  bir STK olan Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği (TOFD) ile, 1 Kasım 2017- 1 Kasım 2018 tarihleri arasında Proje Hibe desteği kapsamında yapacakları ve gelecek planları üzerine sohbet ettik.

Sivil Toplum için Destek Vakfı (DV): Türkiye Omurilik Felçleri Derneği, ne zaman kuruldu? Genel olarak ne tür faaliyetlerde bulunuyorsunuz?

TOFD: Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği 1998 yılından bu yana; öncelikle omurilik felçlileri olmak üzere tüm ortopedik engellilerin tıbbi, mesleki, ekonomik ve sosyal sorunlarının çözümlerine yönelik ulusal ve uluslararası alanlarda çalışmalar yapmaktadır. TOFD, başarılı ve yaygın çalışmaları nedeniyle 03.05.2004 tarih ve 2004/7252 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla “Kamu Yararına Çalışan Dernek” statüsünde hizmet vermektedir. Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği, hayata geçirdiği projelerini ve yaptığı tüm çalışmalarını merkezi yönetim, yerel yönetimler, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları ile yürüttüğü işbirliği çerçevesinde sürdürmektedir. Derneğimizin birincil hedeflerinden biri yeni oluşabilecek kalıcı sakatlıkların önlenmesi ve toplumun bu alanda bilgilenmesini sağlamaktır. Derneğimiz var olan sorunların bilincinde olarak; hem bireysel engelli haklarını ve hem de kamusal alanda yaşanan engellerin ortadan kaldırılması için çözümler üreterek uygulanmasını sağlamaktadır. Amaçlarımızı gerçekleştirmek ve hizmet verdiğimiz bireylerin yaşam standartlarını iyileştirmek amacıyla bahsettiğimiz birçok ulusal ve uluslararası projeyi sürdürmekteyiz.

DV: Çalışmalarınızı sürdürürken nasıl sorunlarla karşılaşıyorsunuz? Sizce bu sorunları aşmak için “yapılması gerekenler” nelerdir, kısaca bahseder misiniz?

TOFD: Çalışmalarımızı sürdürürken karşılaştığımız sorunların başında mevcut yasaların uygulamadaki eksiklikleri gelmektedir. Derneğimizin kamu yararına unvanına rağmen, kamusal alanlarda sağlanan olanaklardan gerektiği gibi yararlanamamaktadır. Örneğin, hizmetlerimizin gerçekleştirip genişletebilmek için yeni arazi ve binalara ihtiyaç duyulmaktadır. TOFD bu çalışmalarını sürdürebilmesi için yüksel bedeller ödeyebilmektedir. Toplum, STK’lar ve yapmış olduğu çalışmalar konusunda yeterince bilgi sahibi değildir. Dolaysıyla STK’lar aktif çalışabilecek ve daha fazla sorumluluk alabilecek kişilere ulaşmakta zorluk çekebilmektedir.

DV: ‘Erişebilirim’ projesi nasıl ortaya çıktı? Bu proje, “sorunu” çözmek için nasıl bir yol izliyor?

TOFD: TOFD’nin kuruluşundaki en önemli nedenlerden biri engellilerin yaşadığı erişim sorunudur. Standartlara uygun olmayan yapı ve kamusal alanlarda yaşanan zorluklar engellilerin sosyal yaşama katılımını engellemekte ve dolayısıyla tüketicilikten üreticiliğe geçişlerinde engel taşımaktadır. Sorunların çözülebilmesi için merkezi yönetimlerde eksikliklerin tamamlanması, yerel yönetimlerde standartların eksiksiz uygulanabilmesi, üniversiteler ve STK’lar ile çözüm odaklı çalışmalar yaparak web sitelerinde ve sosyal meralarda sorun ve çözüme yönelik duyular yapmak büyük önem taşımaktadır.

DV: Proje dâhilinde verilecek eğitimler ile kimlere ulaşmayı hedefliyorsunuz? Eğitimler sonrasındaki aşamalar neler olacaktır?

TOFD: Proje dâhilinde verilecek eğitimler ile akademisyen ve öğrenciler (MİMARLIK, MÜHENDİSLİK, KENTSEL TASARIM, ENDÜSTRİYEL TASARIM, İÇ MİMARİ, ÇEVRE, PEYZAJ, İNŞAAT VS. ) yerel yönetimler, ilgili kamu ve özel sektöre ulaşmayı hedeflemekteyiz.

  • Video Yayınlama ve Paylaşım
  • İçerik pdf aktarımı ve paylaşım
  • Konu hakkında uzmanların paylaşımları
  • Paylaşımlara yorum yapabilme özelliği
  • Uzmanların Önerilerini Kapsayacak Videolar ile eğitimler sonrasında ki aşamalar hedeflenmektedir.

DV: Sivil Toplum için Destek Vakfı tarafından sağlanan hibe desteği, proje çerçevesinde nasıl bir katkı sağladı?

TOFD: Yapılacak ve tamamlanacak olan çalışmalar sonucunda engelliler ile ilgili evrensel standartların birçok yerde uygulanmasına olanak sağlanabilmesi amacıyla; TOFD’nin erişilebilirlik konusunda hayata geçirmeyi planladığı platform çalışmasına başlandı. Konuyla ilgili eğitimler ve sempozyumlar yapılarak hedeflenen kitlenin bilgilendirilmesi amacına yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. Hazırlanan tanıtım filmi ile projenin daha geniş kitlelere duyurularak genişletilmesi sağlanacaktır.

DV: Önümüzdeki dönem gerçekleştirmeyi planladığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

TOFD: Engelli cinselliği ( veri çalışması-çalıştay-sempozyum), Engelli çocuk ve ebeveyn aile etkileşimi psikososyal destek, engelli ve siyaset (sempozyum), TOFD Pilates Akademi Kuruluşu (engelli eğitimci eğitimi-30 engellinin pilates yaparak iskelet, kemik ölçümleri, kas gelişimleri, yağ ölçümleri sonrasında belirlenen sürede daha sağlıklı yaşamalarının hedeflenmesi, omurilik felçlilerinde bası yaraları ve çözümlerine yönelik sempozyum, TOFD Sanat Atölyesinde engelli konularında toplumsal farkındalık yaratmak amacıyla tiyatro çalışmaları

Başka Bir Okul Mümkün Derneği Kurumsal Hibe Programı Kapsamındaki Faaliyetlerini Anlattı

By | Röportaj | No Comments

Başka Bir Okul Mümkün Derneği‘ni Kurumsal Destek Programı dahilinde destekledik. Onlarla, hibe sürecini gelecekteki planlarını konuştuğumuz röportajın devamını aşağıda okuyabilirsiniz.

Sivil Toplum için Destek Vakfı (DV): Kurumsal Hibe Programı dahilinde hibe desteği aldınız. Bu kapsamda kaynak geliştirme konusunda ne gibi çalışmalarınız oldu?

Başka Bir Okul Mümkün Derneği: 2017 ve 2018 için finansal hedeflerimizi belirleyerek hedeflerimize ulaşabileceğimiz bir iş planı yaptık. Deneyimli STK’lar ile değerlendirme ve deneyim paylaşımı için görüşmeler yaptık. Fundraising School, Fongogo, Fonlabeni, Adım Adım (Açık Açık) gibi kuruluşlarla iş birlikleri yapmaya çalıştık. 2016 yılında anlaşma sağladığımız Fonzip ile daha kapsamlı çalışmaya başladık. Fonzip’in de kendini geliştirmesi ile derneğimizin bağış toplama, aidat toplama ve takibi, kampanyaları duyurma, bilgilendirme vb birçok konuda aktif kullanmaya başladık. Bu sayede derneğimizin bugüne kadar gönüllü olarak manuel takip ettiği birçok konuyu iş yükü olmaktan çıkarıp online bir şekilde takip etmeye başlamış olduk. Finansal yapının şeffaflaşması ve takip edilebilirliğini arttırmış olduk.

Derneğimiz adına en etkili kaynak geliştirme faaliyeti konumuna gelen Adım Adım ile iş birliğimiz sağlam adımlarla devam ediyor. İlk deneyimimiz olan 2016 Avrasya Maratonu sonrası Mayıs 2017 Bozcaada Maratonu ile önemli bir kaynak geliştirme faaliyetini daha başarı ile tamamlamış olduk. Bu deneyim sayesinde 2017 iş planımıza diğer Adım Adım Koşularını da ekleyerek yılsonu gelir hedeflerimizi revize ettik.

  • 2017 Bozcaada Maratonunda 223 bağışçıdan 20,227 TL bağış elde ettik.
  • 2017 Avrasya Maratonun da ise şuana kadar 433 bağışçıdan 31,700 TL bağış elde ettik.

2017 içerisinde STDV dışında bir de Smart Start programına başvuru yaptık ve onay aldık. Bbom Derneğinin yayıncılık faaliyeti için can suyu olacak bu destek ile derneğimizin hedeflerine daha kolay ulaşacağına inanıyoruz

STDV ve diğer kurumlardan aldığımız desteklerle Bbom Derneği Öğretmen Köy’ünde çeşitli etkinlik ve programları gerçekleştirdik;

Mart 2017’de Şiddetsiz İletişim Derneği ile ortak olarak Sura Hart ile Şiddetsiz İletişim eğitimi düzenledik.

Öğretmen Köyü eğitimcilerine yönelik Türkiye’de ilk defa Sosyokrasi Eğitimi düzenledik.

Bilgi Üniversitesi Sosyal Kuluçka Merkezi ve Mikado’nun kapasite geliştirme, gönüllü yönetimi, fundrising vb. birçok eğitim ve seminerine katılım sağladık.

Sivil Toplum için Destek Vakfı (DV): Önümüzdeki dönemde kaynak geliştirme konusunda yapmak istediklerinizden kısaca bahseder misiniz?

Başka Bir Okul Mümkün Derneği: Öncelikli hedefimiz Kaynak Geliştirme konusunda profesyonel yapıyı korumak ve yeterli büyümeyi gerçekleştirikten sonra profesyonel kişilerden oluşan bir departman haline getirmek.

2017 yılında gerçekleştirdiğimiz kaynak geliştirme faaliyetlerini daha da büyüterek Derneğimizin etki alanını genişletmek istiyoruz. Proje ve hibelerin takibi ve yazımının yanı sıra bireysel bağışçılığı güçlendirecek çalışmalar yapmak ve düzenli bağışçı sayısının ve gelirinin Derneğimizin sabit maliyetlerini karşılaması 2018 için öncelikli hedeflerimizden olacak.  Ayrıca 2018 içinde yeni kaynak geliştirme projeleri yaratarak gelir kalemlerimizi arttırmak istiyoruz.

Sivil Toplum için Destek Vakfı (DV): Genel olarak kapasite gelişimine yönelik olarak sağlanan ve insan kaynağını da kapsayan “kurumsal desteklerin” etkisini nasıl değerlendirirsiniz?

Başka Bir Okul Mümkün Derneği: Türkiye’deki sivil toplum örgütlerinin genelde gönüllülük esasına dayalı olduğunu ve uzun vadede bu yapının kırılgan ve sürdürülebilir olmadığını görüyoruz. Bunun da en temel göstergelerinden biri STK’lardaki kişilerin sirkülasyon hızları. STK’lar kısıtlı finans ve emek gücünü genelde faaliyetlerine ayırmak istiyorlar ve gönüllü emeğine sarılıyorlar ama uzun vadede bu da verimliliği ve etkiyi azaltan bir hale dönüşüyor. Tam bu noktada STDV’nin insan kaynağını da içeren desteği çok değerli oluyor. STK’larda 1 tam zamanlı çalışanın bile etkisinin ne kadar önemli ve dönüştürücü olduğunu bu sene deneyimleyerek gördük. Bu nedenle STDV’nin bu desteği sürdürmesini diliyoruz.

Sivil Toplum için Destek Vakfı (DV):Sivil Toplum için Destek Vakfı’ndan aldığınız hibe desteğinin çalışmalarınıza ve projelerinize nasıl bir katkısı olduğunu düşünüyorsunuz?

Başka Bir Okul Mümkün Derneği: STDV desteği ile hedeflediğimiz Kaynak Geliştirme Sorumlusunun 9 aylık maliyetinin finanse edilmesi ile projenin başarılı bir şekilde gerçekleştiğini düşünüyoruz. Bu destek ile Kaynak Geliştirme pozisyonunun Bbom Derneğine katmış olduğu maddi ve kurumsal değerin derneğimizin sürdürülebilirliği açısından ne kadar faydalı ve gerekli olduğu bir kez daha ortaya çıkan istatistikler ile görülmüş oldu.

Bbom Derneği olarak hedefimiz Kaynak Geliştirme Koordinatörlüğü pozisyonunu devamlı kılmak ve uzun vadede bu pozisyonu bir ekip olarak kurgulamak olacaktır.

Sivil Toplum için Destek Vakfı’na bu süreçte Bbom Derneğini desteklediği, maddi ve manevi olarak yanımızda yer aldığı için bir kez daha şükranlarımızı sunmak isteriz.

 

Kadın Dayanışma Vakfı’na Kurumsal Hibe Desteği

By | Kurumsal Destek | No Comments

Kadın Dayanışma Vakfı, kadına yönelik şiddet, kadın ticareti ve tüm bunların temel nedeni olan toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile mücadele ediyor. Kadın Danışma Merkezi’nde şiddete maruz kalan tüm kadınlara ve kız çocuklarına ücretsiz olarak doğrudan destek sağlıyor. 

Eğitim/atölye çalışmaları düzenleyerek Vakıf gönüllülerine, bu alandaki sivil toplum örgütleri ve/veya kamu kurumlarında çalışan meslek elemanlarına ve gönüllülere ulaşıyor, deneyim ve bilgilerini paylaşıyor. Düzenlenen ev/mahalle toplantıları, konuşmacı olarak katılınan toplantı, panel, konferanslar aracılığıyla farklı kesimlerden birçok kadına ulaşıyor.

Sivil Toplum için Destek Vakfı, Kadın Dayanışma Vakfı’nın çalışmalarına daha etkili bir şekilde devam edebilmesi için finansal sürdürülebilirliğine katkı sağladı. Kadın Dayanışma Vakfı, 7 ay boyunca Kurumsal Hibe Programı dahilinde desteklendi.

Çocuk Fonu Başvuru Süreci Tamamlandı

By | Vakıf Haberi | No Comments

Çocuk Fonu başvuruları, 1 Ekim Pazar akşamı kapandı.

16 farklı şehirden 86 başvuru aldık. Başvuruların %86’sı derneklerden, %13’ü vakıflardan, %1’i üniversite/kooperatiflerden geldi. Projelerin %73’ü yeni, %27’si ise devam projesi olarak görünüyor.

Toplam talep edilen hibe miktarı 3.006.069 TL iken ortalama hibe talebi 34.954 TL oldu.

Başvurular ile ilgili değerlendirme sürecimiz başladı. Kasım ayının ortasında başvuran STK’larla iletişime geçilmesini umuyoruz.

İlginiz için çok teşekkür ediyoruz! 

Çocuk Fonu Başvurularınızı Bekliyor

By | Vakıf Haberi | No Comments

Sivil toplum kuruluşlarına (STK) hibeler yoluyla katkı sağlamayı amaçlayan Sivil Toplum için Destek Vakfı, yeni bir hibe programı olan Çocuk Fonunu STK’ların başvurularına açıyor.

Bu program kapsamında desteklenecek projelerin odağında 0-15 yaş arası çocukların temel çocuk haklarına erişimlerini tesis etmeye yönelik projeler vardır.

Hibe programı kapsamında toplam 135.000 TL’lik fon desteği sağlanacaktır. 

Başvuruda bulunan bir kurum en fazla 40.000 TL talep edilebilir ve desteklerin süresi (en fazla) 12 aydır.

Programa başvuran STK’ların tüzel kişiliğe sahip olması yeterlidir. STK’nın kuruluş tarihi ile ilgili bir kısıt bulunmamaktadır. 

Ekim ayı sonu itibariyle hibe desteğinden yararlanmak isteyen sivil toplum kuruluşlarının en geç 1 Ekim 2017 tarihine kadar başvuru yapmaları gerekmektedir. 

Çocuk Fonu ile ilgili başvuru formuna ve değerlendirme kriterlerine buradan ulaşabilir, sorularınızı kurumsal@siviltoplumdestek.org adresine gönderebilirsiniz. 

RUSİHAK Proje Programı Kapsamında Aldığı Desteği Anlattı

By | Röportaj | No Comments

Ruh Sağlığında İnsan Hakları Girişimi Derneğini Proje Destek Programı dahilinde destekledik. Onlarla hibe sürecini konuştuğumuz ve gelecekteki planlarına değindiğimiz röportajın devamını aşağıda okuyabilirsiniz. 

Sivil Toplum için Destek Vakfı (DV): Proje Destek Programı dahilinde aldığınız hibe desteği ile Depo: Akıl Hastanesinde Hayat belgeselinin farklı şehirlerde gösterimini gerçekleştirdiniz. Gösterimlerin ve ardından gerçekleştirdiğiniz konferansların etkisini nasıl değerlendirirsiniz? 

Ruh Sağlığında İnsan Hakları Girişimi Derneği (RUSİHAK): Proje kapsamında gerçekleştirdiğimiz belgesel gösterimi ve söyleşi etkinliklerimize kalıtım gösteren insanları temel olarak öğrenci ve profesyonel (ruh sağlığı çalışanı) olarak ayırmanın, yol açtığı (muhtemel) etkiler bakımından farklı olacağı için anlamlı olduğunu düşünüyoruz. Öğrenciler arasında ilk olarak anılması gereken Türkiye Psikoloji Öğrencileri Çalışma Grubu (TPÖÇG), üniversite etkinliklerinde –OHAL sürecinde üniversite yönetimlerinden alınacak izinlerden salonları dolduracak öğrenci katılımı için kampüs içinde duyurular yapılmasına kadar- organizasyonu sahiplenerek, bütün etkinliklerde oldukça etkili ön çalışmalar yaptı. RUSİHAK ile yine bir belgesel gösterimi ve söyleşi etkinliği sırasında tanışan bu inisiyatif, söz konusu etkinin bir sonucu olarak kendi öğrenci ağları içinden gelecekte Ruh Sağlığı Hastanelerinde staj yapacak üyelerini RUSİHAK’ın vereceği Ruh Sağlığında İnsan Hakları Eğitim Programına yönlendirme kararı aldı.

Manisa’da Ruh Sağlığı Hastanesinde söz konusu belgeseli kurum çalışanları ile birlikte izlemek hem bizim için hem de kurum çalışanları için oldukça enteresan ve önemli bir deneyim oldu. Özellikle söyleşi bölümünde başhekimden psikiyatristlere, psikologlardan hemşire ve hademelere kadar hemen her çalışan kendi perspektifinden izlediği belgesele ve çalışma hayatının rutininde yer alan zorluklara ilişkin görüşlerini paylaştı. Çalışma hayatlarının katı hiyerarşisi içinde ast ve üstleri ile daha önce bu tür paylaşımlar yapmadıklarını anladığımız hastane personeli, hastane şartlarının iyileşmesinin kendi menfaatlerine olduğunu gayet iyi biliyor ve demokratik bir ortamda kendi görüşlerine değer veriliyor olmasından ötürü memnun gözüküyordu. Son olarak, başhekim ve kurum çalışanlarının ileride birlikte yapabileceğimiz çalışmalar ve iş birliği olanakları için istekli görünmeleri bizi fazlasıyla memnun etti.

DV: Proje kapsamında İstanbul, Adana ve Manisa’da gösterimler ve buluşmalar organize ettiniz. Söz konusu şehirlerde bire bir bulunarak yerel örgütlenmelere/kişilere nasıl bir destek sağladığınızı düşünüyorsunuz? 

RUSİHAK: Bilindiği gibi, Depo belgeseli RUSİHAK’ın 2013 yılında altı ilde gerçekleştirdiği izleme çalışmalarının bir çıktısı olarak ortaya çıkmıştı. Bu açıdan daha önce Adana, Elazığ ve Manisa şehirlerinde birlikte çalışma imkanı bulduğumuz yerel sivil toplum kuruluşlarının aradan geçen bu kısa süreden sonra faaliyetlerine devam edemediğini görmek bizim için tatsız bir deneyim oldu. Derneklerin kapandığı yerlerde eski yöneticilerin bireysel çabaları ile görev almak için istekli olduklarına tanık olduk. Türkiye’nin genel olarak içinde bulunduğu konjonktür bize üniversitelerin de eskiye göre daha fazla içe kapandığını gösterdi. Karşılaştırmalı olarak söylemek gerekirse, daha önce yerel bir sivil toplum kuruluşu ile söz konusu illerden birinde yer alan bir üniversitede böyle bir etkinlik gerçekleştirmek sorun olmazken içinde bulunduğumuz dönemde üniversitede yapılacak bir belgesel gösterim etkinliğini ancak bir öğrenci etkinliği görünümüne yaklaşarak gerçekleştirmek mümkün olabildi. Yerel sivil örgütler adına olumsuz olan bu gelişmeler, bir başka açıdan örneğin öğrenci inisiyatiflerinin daha etkin çalışmaya mecbur bırakması açısından olumlu karşılanabilir.

DV: Proje sırasında en çok zorlandığınız konu nedir?  

RUSİHAK: Proje sırasında bizi zorlayan konular arasında –yukarıda da değinildiği gibi- proje takviminin Türkiye genelinde kamu kurumlarının içe kapanmaya başladığı bir döneme denk gelmesi, yerel sivil toplum kuruluşlarının yerinde yeller esmesi sayılabilir. Ancak her iki sorunun çözümünü ülke çapında dernekleşmeden örgütlenen öğrenci inisiyatifi ile işbirliği yapmakta bulduk.

DV: Farklı şehirlerde de projeyi gerçekleştirmeyi planlıyor musunuz? 

RUSİHAK: Bilindiği gibi orijinal tasarımında proje Türkiye’de Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanelerinin bulunduğu bütün illerde etkinlik düzenlemeyi hedefliyordu. Ancak biz proje kapsamında bu illerin sadece bir kısmına gidebilmiş olduk; bu anlamda halen gidemediğimiz hastane şehirleri bulunuyor. Ayrıca bu hastanelerin bölge çapında hizmet verdiği düşünülecek olursa, çevre illerde yapılacak gösterimleri de aynı ölçüde önemsiyoruz.

DV: Ruh Sağlığında İnsan Hakları Girişimi’nin yakın dönemdeki planlarından kısaca bahseder misiniz? 

RUSİHAK: Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi (BMEHS), halen oldukça yeni bir sözleşme ve Türkiye’de yeteri kadar tanınmıyor. Ruh sağlığı sorunu yaşayan bireyler ilk kez bu sözleşme ile engelli olarak tanımlanarak ülkemizde de geçerli olan haklara kavuştukları düşünülürse, bu sözleşmenin rafta kalmayıp tanınması ve hayata geçirilmesi RUSİHAK’ın çalışma konuları üzerinde belirleyiciliğini sürdürecek.

Uluslararası ilişkileri güçlendirmek başlığı altında, daha önce gerçekleştirdiğimiz bir çalışmanın çıktısı ve Türkiye’de tek örnek olan Bakırköy Hastanesi’nde yer alan Hasta Konseyi (öz savunucu topluluğu) üyelerini yurtdışı akranları ile bir araya getirmek hedefleniyor. Rusihak üyeleri ve çalışanları BMEHS dünyadaki gelişmeler ve iyi örnekleri takip ederek uluslararası bağlantıları güçlendirmek için çalışacaklar. Hali hazırda toplantılarına katıldığımız “Ruh Sağlığı Yasa Tasarısı”na destek verilmeye devam edilecek.

RUSİHAK Hibe Sürecini Tamamladı

By | Proje Desteği | No Comments

Proje Programı dahilinde desteklenen Ruh Sağlığında İnsan Hakları Girişimi (RUSİHAK), 30 Ekim 2016 – 30 Nisan 2017 arasında gerçekleşen hibe sürecini tamamladı.

RUSİHAK, desteklenen “Depo İlleri Dolaşıyor” projesi kapsamında sırasıyla Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, Adana Çukurova Üniversitesi ve İstanbul Yeditepe Üniversitesi olmak üzere toplam üç etkinlik gerçekleştirdi.

Etkinlikler kapsamında ilgili mekanlarda Depo: Akıl Hastanesi’nde Hayat belgeseli gösterildi ve ardından uzmanların, öğrencilerin, psiko-sosyal engellilerin ve ailelerin katılımıyla söyleşiler gerçekleştirildi.

Proje, belgesel gösterimi ve söyleşiler ile mevcut sorunları insan hakları perspektifi içinde anlatmaya çalışmış, önyargılı yıkarak hali hazırda sorun yaşayan kişilerin ihtiyaçlarının duyulmasına ve onların desteklenmesine katkı sağlamıştır.

Başka Bir Okul Mümkün!

By | Röportaj | No Comments

Başka Bir Okul Mümkün Derneği / http://www.baskabirokulmumkun.net/ 

Başka Bir Okul Mümkün Derneği (BBOM) ve çalışmaları ile ilgili daha detaylı şekilde bilgi edinmek için aşağıdaki röportajı okuyabilirsiniz. Sivil Toplum İçin Destek Vakfı, Kurumsal Program dahilinde BBOM’ye hibe desteği sağlıyor.

Sivil Toplum için Destek Vakfı (DV) : Başka Bir Okul Mümkün Derneği hangi sosyal problemden yola çıkarak kuruldu? Genel olarak çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Başka Bir Okul Mümkün Derneği (BBOM): BBOM Derneği erken çocukluk ve ilkokul eğitimi üzerine çalışmaktadır. Mevcut eğitim sisteminin çocuklar üzerindeki tek tipleştirici, farklılıkları görmezden gelen, ayrımcı ve baskıcı yapısı BBOM Derneğinin üzerine yoğunlaştığı sosyal problemdir.

BBOM Derneği katılımcı ve barışçıl sınıf ortamlarını yaygınlaştırmak vizyonu ile çalışmalar yürütür. BBOM Modelini uygulayan okullar açmanın yanında, öğretmen destek programları yürüterek vizyonu ekseninde daha çok öğretmene ve dolayısı ile daha çok çocuğa ulaşmayı hedefler. Ekolojik hassasiyetle basılmış alternatif eğitim ve hikaye kitapları sayesinde alternatif eğitim anlayışını ve çocukları merkeze alan hikaye kitaplarını yaygınlaştırmak için BBOM Yayınları faaliyetini yürütür.

DV: Alternatif Eğitim, demokratik yönetim, ekolojik duruş, özgün finansman ilkeleri ne demektir, bu yaklaşım eğitim sistemine dair “sorunları” nasıl giderebilir? Mevcut eğitim sistemine göre sizinbelirlediğiniz alternatif eğitim anlayışının farkları nelerdir?

BBOM: Soruda bahsedilen ilkeler BBOM Modelinin temel ilkeleridir. Alternatif Eğitim yaklaşımı, çocukların kendi hızlarında, kendi ilgi ve ihtiyaçları ile bağlantılı bir biçimde öğrenmelerini destekler. BBOM Modeli her çocuğun biricik olduğu kabulüyle, kendi öğrenme süreçlerinin kontrolünü ellerine almalarını destekleyerek öğrenme yolculuklarına eşlik eder. Her BBOM Okulu MEB’in müfredat dahilinde sunduğu kazanımları içerir. Bunun yanında empati, dayanışma, barışçıl olma, katılım gibi BBOM değerlerini de içeren bir başka müfredat da BBOM Okullarında yer bulur. Tüm okul süreci çocukların kendi hızlarında ve kendi yöntemleri ile öğrenmelerini keşfetmeleri üzerine planlanır. BBOM Okulları’nda Montessori veya Waldorf gibi tek bir alternatif eğitim yaklaşımı benimsenmez. Bunun yerine pek çok yaklaşımın bir bileşimi çocukların ihtiyaçlarına cevap vermek üzere uygulanır.

BBOM Okulları her bir bileşeninin (öğretmenler, çocuklar, çalışanlar) eşit söz hakkına sahip olduğu karar alma süreçleri uygulanır. Her hafta toplanan okul meclisinde okula dair gündemler birlikte tartışılır. Okul nüfusunun en kalabalık öğesi olan çocuklar kendi gündemlerini bu meclise taşıyarak bir tartışma alanı bulur. Bunun dışında çocukların daha katılımcı ve barışçıl öğrenme ortamlarını deneyimlemeleri için her gün sınıf çemberleri yapılır. Sınıf içindeki türlü anlaşmazlıklar çatışma çözümü ile çocuklar tarafından arabuluculuk üstlenilerek aşılmaya çalışılır. BBOM Okullarında yetişkinlerden çocuklara doğru inen bir hiyerarşik mekanizma yoktur.

Tüm BBOM Okulları yemeklerinden, okulun fiziki yapısına ve kullanılan materyallere kadar ekolojik bir hassasiyete sahiptir. Yemekhanedeki yemeklerin mevsim sebzelerinden oluşması ve mümkünse üreticisinden alınması, çocukların doğa ile bağ kurdukları okul ortamlarının oluşturulması ve okulda kullanılan malzemelerin karbon ayak izinin en aza indirilmesine özen göstermek BBOM’un Ekolojik Duruş ilkesini oluşturur.

BBOM Okulları, BBOM Modeli ile işleyen bir okul açmak üzere yola çıkan ebeveynlerin ve gönüllülerin kurduğu eğitim kooperatifleri şeklinde açılır. Kooperatifin eşit ortakları olan ebeveynler okulların mali işletmesinden sorumludur. Okullar ve öğretmenler kooperatife bağlı olmayan özerk yapılardır. Okullar kar amacı gütmez.

Yukarıda bahsettiğimiz BBOM Modeli mevcut eğitim sisteminden farklı bir yol önerir. Çocukları merkeze alan öğrenme ortamları oluşturan BBOM Modeli, sınıflarından okul yönetimine kadar demokratif karar alma mekanizmaları ile işler. Ekolojik bağları korumanın önemine inanır ve kar amacı gütmeyen okullar açar. Bu haliyle hem mevcut devlet okullarından hem de özel okullardan ayrışır.

DV: Aileler, okulun kurulumunda/sürecinde aktif rol alıyor. İnisiyatif alma açısından ailelerin etkisini nasıl değerlendirirsiniz?

BBOM: Ebeveynler bir araya gelerek BBOM Okullarının tüzel kişiliği oluşturan eğitim kooperatiflerini kurarlar. BBOM için bu durum sadece teknik anlamda bir araya gelip bir kooperatif sözleşmesine imza atmaktan fazlasını içermektedir. Kooperatifler okulun finansal idarecileri olmaktan öte BBOM topluluğuna dahil bir bileşen olduğundan BBOM’un özen gösterdiği değerlerin kooperatifler içerisinde de var olması önemlidir. Demokratik karar alma mekanizmaları, topluluk değerleri, şiddetsiz iletişim, barışçıl ve katılımcı bir topluluk olmak açısından ve kooperatiflerin varlığını sürdürülebilmesi açısından önem taşımaktadır.

Okulun kurucusu olmasına karşın kooperatifler ve okullar arasında bir çizgi vardır. Okullar ve kooperatifler arasındaki bağ ve işbirliğinin yanında, okullar kendi işleyişleri açısından özerktir. Kooperatif yönetimleri tarafından denetlenmezler. Okulların işleyişine dair destekleyici uygulamaları dernek hizmet içi ve hizmet öncesi eğitimler ile kendisi yürütür.

Bunun dışında, kooperatifler kooperatife dair kararlarda ilgili kanuna bağlı olarak bir kooperatif yönetim kurulu ile karar alırlar. Kimi kooperatifler daha geniş kapsamlı çalışma grupları ile birlikte ilerlemektedir.

DV: Çocuk merkezli model sizce nedir? Bunu eğitime nasıl uyarlıyorsunuz?

BBOM: Çocuk merkezlilik BBOM Modeli’nin en temel değerlerindendir. Çocukların okullara dair tüm süreçlerde katılım sağlamasını gözetmek ile ilişkilidir. BBOM Okulları’nda okul meclisleri ve sınıf çemberleri aracılığı ile çocukların kendini ifade etmesi ve karar alma süreçlerine katılımı sağlanır. Bunun dışında derslerde çocukların kendi ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda öğrenme yolculuklarını destekleyecek çalışmalar yapılır. BBOM Okulları’nın isimleri (Mutlu Keçi, Meraklı Kedi, Renkli Orman, Koşan Kaplumbağa) çocuklar tarafından konmuştur.

DV: Çalışmalarınızdaki gönüllülük payı nedir? Hedef kitlenizle ilişkinizde nasıl bir yol izliyorsunuz?

BBOM: BBOM Derneği neredeyse tamamı gönüllü emekle ilerleyen bir yapıya sahiptir. Mevcut halimizle bir tam zamanlı ve bir yarı zamanlı çalışanımız bulunmaktadır. Bunun haricinde yapılan tüm çalışmalar geniş bir gönüllü kitlesi ile yapılır. Bu gönüllülerin bir kısmı kooperatiflerdeki ebeveynler iken bir kısmı doğrudan BBOM Derneği ile bağlantıda olan gönüllülerdir.

Hali hazırda yüz kişiye yakın bir gönüllü çeviri grubumuz bulunmaktadır. Bunun yanında daha aktif ve etkileşimli bir gönüllülük hali için çalışmalarımız devam etmektedir.

DV: Öğretmenlerle de çeşitli çalışmalarınız bulunuyor. Bu alandaki faaliyetlerinizden kısaca bahseder misiniz?

BBOM: 2015 yılından bu yana öğretmen destek programları açıyoruz. Katılımcı ve barışçıl öğrenme ortamlarını Türkiye’nin pek çok yerinde yaygınlaştırmak üzere öğretmenleri destekliyoruz. Şiddetsiz İletişim, Pozitif Disiplin, Çatışma Çözüm Mekanizmaları, Demokratik Okullar, BBOM Modeli, Çocuk Hakları gibi modüllerin bulunduğu destek programları ile şimdiye kadar 120’den fazla öğretmene ulaştık. Tüm öğretmen destek programları hem BBOM Okulu öğretmenlerine hem diğer öğretmenlere açıktır.

Öğretmenlerin kendilerinin de katılımcı ve barışçıl topluluklara dair deneyimlerini güçlendirmek için geçtiğimiz yıl Bodrum-Dağbelen Köyü’nde bulunan BBOM Öğretmen Köyü’nü açtık. Öğretmen destek programlarını yürüttüğümüz bu yerde öğretmenlerin işbirliği ve deneyim paylaşımı imkanları bularak kendilerini güçlendirmelerini önemsiyoruz.

2017 yılı başında, BBOM Öğretmen Köyü Başlangıç Programları’nı tamamlayan ve öğrenme yolculuğuna devam etmek isteyen öğretmenler ile BBOM ÖK Derinleşme Programı başlattık. İnformal bir yüksek lisans olarak da tanımlanması mümkün olan bu Derinleşme Programı’nda öğretmenlerin ilgi duydukları olanda daha çok yol alabilecekleri ve üretebilecekleri bir program hedefliyoruz.

DV: Sivil Toplum için Destek Vakfı’ndan aldığınız hibe desteğini nasıl kullanmayı planlıyorsunuz? Hibe süreci, finansal sürdürülebilirlik açısından nasıl bir etki yaratıyor?

BBOM: Aldığımız hibe desteği ile derneğimizde tam zamanlı çalışan Finans ve Kaynak Geliştirme Koordinatörünün istihdamını sağlamayı amaçlıyoruz.

2017 yılına kadar Finans ve Kaynak Geliştirme alanındaki çalışmalarımız gönüllülük ve iş paylaşımı üzerinden ilerliyordu. Bu durum sürdürülebilir bir finansal planlama yapılmasını, bu planlamanın uygulanmasını ve kontrol edilmesini mümkün kılmıyordu. Tam zamanlı bir çalışma ile Dernek bütçesinin kontrolünü, şeffaf ve düzenli bilgilendirme yapılmasını ve hesap verilebilir bir bütçe sistemi uygulanmasını sağlayacaktır. Ayrıca Dernek sabit gelirlerinin yani üye aidatları, bağışlar gibi kalemlerin düzenli takibi ile yeni bağışların sağlanabilmesi için kaynak yaratma çalışmalarına hem zaman hem de yaratıcılık açısından alan açacaktır. Örneğin bireysel bağışların arttırılması için daha aktif kampanyalar, kitlesel fonlama için Adım Adım, Fongogo gibi platformlar ile birlikte projeler yapmak, sponsorluk görüşmeleri, hibe, proje takibi ve başvuruları yapmak için tam zamanlı bir koordinasyon tüm bu süreçlerin yönetilmesi sürdürülebilir bir finansal sistemin kurulması için en önemli adımlardan biri olacaktır.

Tüm bunların sonucu olarak STDV’nin sağladığı hibe BBOM Derneğinin finansal sürdürülebilirliğini sağlamada ve bunu sistemli bir şekilde yapmada gerekli başlangıç desteğini vermiş ve hibe süresi sonunda kendi kendini finanse eden bir yapının kurulmasında sağlam temeller atmamızı sağlamış olacaktır.

Sağlıkta Genç Yaklaşımlar’a Hibe Desteği

By | Kurumsal Destek | No Comments

Sağlıkta Genç Yaklaşımlar Derneği Y-PEER Türkiye, sağlık ve eğitim başta olmak üzere benzeri alanlarda gençlerin doğru bilgiye erişimlerini sağlayarak tutum ve davranış değişikliği yaratılmasını, buna paralel olarak genç insanların başta karar alıcılar olmak üzere tüm alanlarda özne olarak kabul edilmesini amaçlayan çalışmalar yapıyor. 

Katılım odaklı sosyal fayda gerçekleştirmeyi vizyon edinen Sağlıkta Genç Yaklaşımlar Derneği toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde üreme sağlığı, akran eğitimi, cinsel şiddet gibi konulara yönelik projeler üretiyor. Bu sosyal sorumluluk anlayışında gençleri özne olarak baz alan dernek, gençlik politikalarına yönelik savunuculuk çalışmalarını sürdürüyor.

Sağlıkta Genç Yaklaşımlar Derneğine finansal sürdürülebilirlik ve kurumsal destek amacıyla Nisan-Ekim 2017 döneminde 6 ay süreyle hibe desteği sağlanacaktır.