Uzman Görüşü

Türkiye’de Bireysel Bağışçılık ve Hayırseverlik Araştırması Bize Neler Söylüyor?

Liana Varon (Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı Genel Sekreter Yardımcısı) 

Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı (TÜSEV), Türkiye’de Bireysel Bağışçılık ve Hayırseverlik raporunu Eylül ayında yayınladı. Türkiye’nin 68 ilinden 2.495 kişinin katılımıyla yürütülen saha çalışmasının sonuçlarına dayanarak hazırlanan rapor; bireysel bağışçıların hayırseverlik algısı, bağış yapma nedenleri ve bağış yapma tercihleri hakkında güncel veriler sunuyor. TÜSEV tarafından 2006 yılında yayınlanan, Türkiye’de Hayırseverlik: Vatandaşlar, Vakıflar ve Sosyal Adalet isimli raporda yer alan verileri güncelleyerek aradan geçen 10 yılda meydana gelen değişimi gözler önünde seren Bireysel Bağışçılık ve Hayırseverlik Raporu, Türkiye’de bağışçılığın mevcut durumu ve gelişimine dair önemli bulgular ortaya koyuyor.

Hayırseverlik ve Bağışçılığın Önceliği Temel İhtiyaçlar 

Araştırmanın sonuçlarına göre, Türkiye’de bir yılda yapılan tüm yardım ve bağışların toplamı kişi başı yaklaşık 228 TL. On sekiz yaş üzeri nüfusun bir yıl içinde yaptıkları toplam bağış miktarı ise yaklaşık 13.7 milyar TL. Bu tutar, Türkiye’nin 2014 yılı gayri safi yurt içi hasılasının yüzde 0,8’ine denk geliyor. Araştırmaya katılanlar bağış ve yardımlarını akrabalarına, tanıdıklarına, aynı kültür ve dinden olan kişilere yapmayı tercih ettiklerini söyleseler de yıl içinde en yüksek miktarda bağış dilencilere (53.2 TL) yapılıyor. Gıda, giyecek, yakacak ve nakdi yardımların yıllık kişi başı ortalama miktarı 209 TL iken aralarında sivil toplum kuruluşlarının (STK) da yer aldığı kurumlara yapılan bağışların tutarı sadece 16.7 TL. Araştırmaya katılanlarının %88’inin bağışlarını ihtiyaç sahiplerine doğrudan ulaştırmayı tercih ettiği düşünüldüğünde, Türkiye toplumunda hayırseverlik ve bağışçılığın ağırlıklı olarak acil görülen temel ihtiyaçları karşılamak amacıyla bireyler arasında gerçekleştiğini söylemek mümkün.

Bağışçıların Yardım Temelli Tercihi

Hayırseverlik faaliyetlerinin yapılmasında dini vecibeleri yerine getirmek (%32,5), toplumsal gelenek ve görenekler (%20,4) ile yaşanılan topluma hissedilen borç (%14,2) öne çıkarken; bağışçıların desteklemeyi tercih ettiği alanların yardım temelli olduğu görülüyor. Ortaya çıkan resim bağış yapma motivasyonları, tercih edilen yöntemler ve alanlar açısından 10 yıl önceki bulgularla benzerlik gösterse de STK’lara yapılan bağışlardaki düşüş (2004 yılında %18, 2015 yılında %13) araştırmanın dikkat çekici bulguları arasında yer alıyor. 

Bağış ve yardım yapma oranlarındaki (2004 yılında %44, 2015 yılında %34) düşüş güven eksikliğinin yanı sıra ekonomik durgunluk, artan kutuplaşma ve ülkedeki belirsizlik ortamı ile açıklanabilir. Ancak söz konusu sivil topluma yapılan bağışlar olduğunda farklı dinamikleri de göz önünde bulundurmak gerekiyor. Araştırmaya katılanların büyük çoğunluğu hayırseverliği “yardım etmek” olarak tanımlıyor. Bununla birlikte, hayırseverlik genel olarak eğitim, ibadet ve yoksulluğun azaltılması gibi temel toplumsal ihtiyaçları gidermek olarak görülüyor. Bu yaklaşımın da bir sonucu olarak bağışçıların ihtiyaç sahiplerine doğrudan ulaşmak ve yaptıkları yardımın etkisini hızlı bir şekilde görmek istediklerini gözlemleyebiliyoruz. Diğer yandan, araştırmanın sonuçları toplumun genelinde sivil toplum ve sivil toplum kuruluşları ile ilgili algının net olmadığını ortaya çıkarıyor. Raporun sonuçlarından, devlet himayesinde çalışan kurumlar ile STK’ların ayırt edilmediği ve sivil topluma duyulan güvenin bilinirlik ya da tanınırlık üzerinden belirlendiğini görmek mümkün.

Talep Edilen Şeffaf, Demokratik ve Güvenilir STK’lar

Oysa bağışçılığı sivil topluma ve günümüzün karmaşık ve çok katmanlı sosyal sorunlarına kalıcı çözümler üretebilmek için bir katılım yolu olarak da görmek mümkün. Ancak araştırmanın sonuçları stratejik bağışçılık olarak da adlandırabileceğimiz bu yaklaşımın Türkiye toplumunda henüz yaygınlaşmadığını gösteriyor. Araştırmaya katılanların %48’i STK’ların mevcut sorunların çözümünde çok etkili ya da etkili olabileceğini söylerken (Bu oran 2004’de %64 idi.), STK’lara bağış yapmayı tercih etmeme nedenleri arasında bağışların miktarının düşük (%52) ve düzensiz olması (%26) ile STK’lara güvenilmemesi (%13) yer alıyor. Bununla birlikte, bağışçıların söylemleri ve davranışları arasındaki farklılıklar da araştırmanın dikkat çekici bulguları arasında yer alıyor. Araştırmaya katılanların büyük çoğunluğu bağışlarını güvenebilecekleri, şeffaf ve demokratik şekilde yönetilen STK’lara yapmayı tercih ettiklerini söylese de bağışlarının nasıl kullanıldığını takip eden, destekledikleri STK’lardan rapor alanların oranı düşük. 

Küçük Bağışların Büyük Farkı

Bağış ve yardımların vakıf ve derneklerin öncelikli gelir kaynakları arasında yer aldığı bir ortamda bireysel bağışların artması ve sivil toplum kuruluşlarına yönelmesi hem STK’lar hem de sosyal fayda yaratmak isteyen bağışçılar açısından önem taşıyor. STK’ların yalnızca kendi çevreleriyle sınırlı kalmadan daha geniş bir bağışçı kitlesine ulaşabilmeleri için çalışmalarını farklı kitlelere net bir şekilde anlatmaları, küçük bağışların önemi ve yarattığı farka vurgu yapmaları ve kendini tekrar eden acil ihtiyaçların çözümü için sosyal sorunların temeline odaklanan, uzun yıllara yayılabilecek çalışmalara ihtiyaç olduğunu göstermeleri gerekiyor.   

Hayırseverlikten Stratejik Bağışçılığa Doğru

Türkiye Bireysel Bağışçılık ve Hayırseverlik Raporu, bağışçılığın durumunu ortaya koyarken mevcut hayırseverlik kültürünün gelişerek stratejik bağışçılığa dönüşebilmesi için bağışçılar ve sivil toplum kuruluşları tarafından atılabilecek adımlar hakkında da fikir veriyor. Bununla birlikte, Türkiye’de bağışçılık kültürünün gelişmesi için çalışan kişi ve kuruluşların ortak bir yol haritası oluşturabilmesi için de önemli bir fırsat sunuyor. TÜSEV olarak bundan sonraki süreçte sosyal yatırım alanındaki önceliğimiz farklı paydaşlarla bir araya gelerek bu ortak yaklaşım ve yol haritasının belirlenmesi ve hayata geçirilmesi için çalışmalar yapmak olacak.

Türkiye’de Bireysel Bağışçılık ve Hayırseverlik raporunun tamamına buradan, TÜSEV tarafından kaleme alınan Yönetici Özetine buradan, araştırmadan öne çıkan verilerden oluşan infografik setine ise buradan ulaşabilirsiniz.

Leave a Reply