Monthly Archives

Mayıs 2021

Kadın Balıkçılar Derneği ile Mavi İşler Dijital Dönüşüm Projesini Konuştuk

By | Çevresel Sürdürülebilirlik Alanında Dijital Dönüşüm Fonu

Kadın Balıkçılar Derneği (KBD), denizlerin ekolojik dengesinin sürdürülmesini sağlamak, denizlerden ve deniz ürünlerinden sağlıklı ve etkin biçimde faydalanmak ve deniz ekosistemin kullanıcılarından biri olan kadın balıkçıların toplumsal, ekonomik ve mesleki olarak güçlenerek karar alma süreçlerinde yer almasını sağlamak amacıyla çalışmalar yapıyor.  European Bank for Reconstruction and Development (EBRD) ve Turkey Mozaik Foundation işbirliğiyle  hayata geçirdiğimiz Çevresel Sürdürülebilirlik Alanında Dijital Dönüşüm Fonu kapsamında hibe ve kapasite gelişim desteği sağladığımız  Kadın Balıkçılar Derneği,  bu destekle Mavi İşler Dijital Dönüşüm projesini uyguluyor. KBD, proje kapsamında dijital altyapısını güçlendirerek bilgisayar destekli gıda güvenlik uygulamaları geliştirilmeyi, bir e-ticaret platformu kurmayı ve kadın balıkçılar dijital topluluğunu oluşturmayı hedefliyor. Derneğin Genel Müdürü Aslı Olgunlar ile yaptığımız röportajda Türkiye’de kadın balıkçıların durumunu, devam eden çalışmalarını ve Mavi İşler Dijital Dönüşüm projesini konuştuk.

Kadın Balıkçılar Derneği vakfımızdan ilk kez hibe alıyor. Okuyucularımızın derneğinizi daha yakından tanıyabilmesi için kuruluş amacınızdan ve yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

Doğanın dengesini ve biyolojik çeşitliliği korumak ve insanın doğa ile uyumlu olduğu adil bir topluma erişmek amacıyla 2019 yılında kurduğumuz Kadın Balıkçılar Derneği ile balıkçılık sektöründe kadın balıkçıların rolünü, konumunu, koşullarını iyileştirmeyi ve cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklanan sorunlar için çözüm önerileri geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu amaç doğrultusunda çeşitli eğitimler, sosyal değişim projeleri, farkındalık ve savunuculuk çalışmaları yürütüyoruz. Bugüne kadar çalışmalarımızı Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Adana, Rize, Muğla ve Balıkesir illerinde gerçekleştirdik. Türkiye’de suya kıyısı olan tüm illerde faaliyetlerimizi yaygınlaştırma hedefi ile çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Dernek olarak;

  • Balıkçılık sektöründeki kadınlarla beraber, sektördeki geleneksel cinsiyet rolü algısını değiştirmek,
  • Balıkçı kadınların işgücünde temsilini ve görünürlüğünü sağlayıp güçlendirmek,
  • Balıkçı kadınları kendi toplumlarına ve kendi yaşamlarına yön vermeye teşvik etmek için çalışmalar yürütüyoruz.

Dernek olarak, cinsiyet eşitliği, deniz ve kıyı ekosistemlerinin ve denizel varlıkların korunması, deniz ekonomik sektörlerinin sürdürülebilir kalkınması için çalışır ve yaşanabilir bir dünyada bir arada yaşanabileceğine inanıyoruz. Hayalimiz, kadınların ve erkeklerin birlikte çalıştığı ve eşit haklara sahip olduğu bir balıkçılık sektörü oluşturmak. Bu doğrultuda, sektörde cinsiyet eşitliğini sağlamak için;

  • Kadın balıkçılar adına, toplumsal cinsiyet eşitliğinin denizlerde de savunuculuğunu yapıyoruz.
  • Kadın balıkçıları güçlendirmek amacıyla Mavi Kadınlar Liderlik Programı’nı başlattık.
  • Farkındalık arttırıcı çalışmalar ve kadınların liderlik ettiği, sosyal değişim projeleri yürütüyoruz.
  • Balıkçılık sektöründe hem doğaya hem de insana saygılı, adil çözümler üretmek amacıyla çalışmalar yapıyoruz.
  • Adil bir balıkçılık sektörünün mümkün olabileceğini herkese göstermeye çalışıyoruz.
  • Toplumsal cinsiyet eşitliği için kadınlarla birlikte çalışıyoruz.

Türkiye’de balıkçılık erkek mesleği olarak algılanmasına rağmen  her 30 balıkçıdan birinin kadın olduğunu belirtiyorsunuz.  Bu orana bakıldığında, kadın balıkçı sayısının tahmin edilenden daha fazla olduğunu görüyoruz. Türkiye’de kadın balıkçıların durumu ve karşılaştıkları zorluluklar hakkında bilgi verebilir misiniz?

Türkiye’de binlerce kişinin geçim kaynağı balıkçılığa bağlı. Çoğu sektörde olduğu gibi balıkçılık sektöründe de kadınlar hem resmi kayıtlarda görünmüyor hem de haklar ve ücretler bakımından erkek meslektaşları ile eşit konumda yer almıyor. Sektörde kadınların varlığı, deniz ve kıyı kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı, balıkçılık sektörünün geleceği ve biz kadınların geleceği için çok önemli. Ayrıca şunu da biliyoruz ki cinsiyet eşitliği; Mavi Sürdürülebilirlik, ülkelerin kalkınması, insani gelişimlerin sağlanması ve daha adil toplumların oluşması için en önemli unsurlardan biri.

Kadın balıkçılar, balıkçılığın erkek mesleği olarak algılanması yani sektördeki yerleşik toplumsal cinsiyet rolleri nedeniyle yapısal sorunlar yaşıyorlar. Kadın balıkçıların yaşadığı yaygın sorunlardan bazılarını aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

  • Kadın balıkçılar tekne sahibi olmadıkları için resmi kayıtlarda görünmüyor ve balıkçılık kooperatiflerine ortak olamıyorlar. Dolayısıyla, denizdeki emekleri fark edilmiyor ve kayıt altına alınamıyor.
  • Kadın balıkçılar örgütlenemiyor ya da kooperatifte temsil edilmiyor. Bu nedenle de karar mekanizmalarında yer alamıyorlar. Sonuç olarak, kadın balıkçıların varlıkları ve kararları sektör politikalarına yansımıyor.
  • Kadın balıkçılar çoğu zaman en düşük pozisyonlarda düşük ücretli ve/veya gayri resmi şekilde, geçici ve/veya yarı zamanlı olarak çalışıyorlar.
  • Kadın balıkçılar sermaye, kredi ya da eğitim fırsatları gibi ekonomik iyileşmeler için hayati önem taşıyan kaynaklara erişebilmek amacıyla mücadele etmek zorunda kalıyor.
  • Kadın balıkçıları yerel bölgelerinde kalmaya mecbur kılan ve geleneksel erkek etkinliklerine katılmalarını engelleyen sosyal normlar işlerini yapmalarını daha da zorlaştırıyor. Hane içi ve çocuk bakımı sorumlulukları kadın balıkçıları eve bağlayıp, geçim olanaklarını çeşitlendirme ve iyileştirme olasılıklarını sınırlandırıyor.
  • Balıkçı ailelerde kadın balıkçılar öncelik erkeklere verildiği için sosyal güvencelerden yararlanamıyorlar.

Kadın Balıkçılar Derneği olarak, ülkemizdeki kadın balıkçıların bu olumsuz koşullarını iyileştirmek amacıyla, birlikte hareket edebilmeleri için örgütlenmeleri ve birlikte güçlenmeleri için çalışıyoruz. Böylece örgütlü bir yapı ile politik ağırlık kazanarak, kadın balıkçıların karar alıcılar tarafından fark edilip seslerini duyurabileceklerine inanıyoruz.

Mavi Kadınlar Liderlik Programı ile Türkiye’de denizel sektörde çalışan kadınları güçlendirerek, liderlik ve girişimcilik özelliklerini artırmayı hedefliyorsunuz. Bu program kapsamında yürüttüğünüz çalışmalardan bahseder misiniz?

Türkiye’de balıkçılara özgü cinsiyet temelli öğrenme fırsatları yaratabilecek, kişisel gelişimlerine katkı sunabilecek ayrıca toplumsal bütünleşmeyi gerçekleştirerek ekonomik büyüme hedefi ile yaşam boyu eğitim programı ve bu eğitimi veren bir kurumu mevcut değildi. Dernek olarak bu ihtiyaçlara cevap verebilmek için harekete geçtik ve Mavi Kadınlar Liderlik Programı adı altında Türkiye’de denizel sektörlerde çalışan kadınları güçlendirmek, liderlik ve girişimcilik özelliklerini geliştirmek amacıyla bir program geliştirdik. Bu program ile;

  • Kadınları, bir “sosyal hizmet yararlanıcısı” olarak gören ve “zayıflıklarına” odaklanan yaygın toplumsal yaklaşım yerine; liderlik özelliklerine ve güçlü yönlerine yoğunlaşan ve kendi öncelikleri ve/veya ihtiyaçları için harekete geçmelerini sağlayacak bir güçlendirme yaklaşımını benimsiyoruz.
  • Kadın balıkçılara özgü bu program ile kadınların ihtiyaçları etrafında örgütlenmeleri için gerekli bilgi, beceri ve motivasyonu kazandırmalarını sağlamak ve daha kalıcı politikalar ile mesleki girişim kapasitelerini geliştirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
  • Bu mesleki ve kişisel gelişimleri, klasik bir eğitim anlayışından bağımsız olarak, yaparak öğrenme eğitim modeliyle uyguluyoruz.

Bu programın kadın balıkçılar arasındaki iletişimi güçlendireceğini deneyim paylaşımlarını ve dayanışmayı artıracağını, yerelde yaşanan, ortak sorunlara çözümler üretmeye teşvik edeceğini ve bu sayede sosyal ve ekonomik değerler yaratarak bölgenin kalkınmasında da önemli bir rol oynayacağını düşünüyoruz.

Mavi Gezegen Mavi İşler projesi ile hem avlanma sonrası balık israfını azaltmayı hem de ıskartaya çıkan balıkları konserveleme yöntemiyle ekonomiye geri kazandırmayı amaçlıyorsunuz. Bu proje fikrini nasıl oluştuğunu ve bu zamana kadar Yaptığınız çalışmaları bizimle paylaşır mısınız?

Mavi ekonomi; deniz ekosisteminin ve denizel doğal kaynakların sağlığını muhafaza ederken, ekonomik büyüme, daha iyi geçim kaynakları ve istihdam için deniz kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı olarak tanımlanıyor. Ancak Türkiye’de mavi ekonomi ne yazık ki henüz yeterince faydalanılmayan bir alan. Derneğimiz mavi ekonomi yaklaşımına uygun olarak, denizlerin ekolojik dengesini korumak, denizlerden ve deniz ürünlerinden sağlıklı ve etkin biçimde faydalanabilmek amacıyla çalışmalar yürütüyor.

Bilinçsiz ve aşırı avlanma, yetersiz ulaşım ve dağıtım gibi balıkçılık sektöründeki bazı sorunlar ve ülkemizdeki balık tüketim alışkanlıkları nedeniyle avlanan balıkların ortalama 3’te 1’i israf ediliyor. Bu nedenle, 2020 yılında, Mavi Sürdürülebilirlik kapsamında önemli bir sorun olan avcılık sonrası balık israfı konusunu ele aldık. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü‘ne göre 2010 ve 2014 yılları arasında küresel deniz balıkçılığından kaynaklanan yıllık ıskarta miktarı av miktarının %10,8’ini oluşturuyor. Türkiye ve çevresindeki denizlerde yapılan çalışmalara göre ise bu kayıplar %6 ila %45 arasında. Hal böyleyken denizel kaynakların sürdürülebilirliği, balıkçılık sektörünün devamlılığı ve denizlerin sağlığı için denizel kaynakların sürdürülebilir kullanımını teşvik edecek politika ve uygulamalara ihtiyaç duyuluyor.

Sürdürülebilir mavi ekonomi ilkeleri kapsamında 2020’de başlattığımız Mavi Gezegen Mavi İşler (MGMİ) projesi ile; bilinçsiz ve aşırı avlanma, yetersiz ulaşım ve dağıtım gibi balıkçılık sektöründeki bazı sorunlara ve balık tüketim alışkanlıklarımız gibi nedenlerden gerçekleşen “avcılık sonrası balık israfı” sorununa dikkat çekerek, geleneksel bir balığı işleme ve muhafaza etme yöntemi olan kavanozda konserve balık yapımını yaygınlaştırıyoruz. Aynı geleneksel sebze ve meyve konserveleme yöntemi gibi kolay, pratik, ekonomik ve doğaya duyarlı bir balık tüketimi için balıkçıları ve balık severleri teşvik ediyoruz.

Sağladığımız kurumsal hibe ve kapasite gelişim desteğini derneğinizin dijital dönüşümünü güçlendirmek için kullanıyorsunuz. Bu hibeyle ne tür çalışmalar yapacaksınız?  Hibenin çalışmalarınıza nasıl bir katkısı olmasını bekliyorsunuz?

Kurulduğu günden bugüne gerek çalışma alanlarımız gerekse hedef kitlemiz ve faaliyetler göz önüne alındığında, özellikle denizel sürdürülebilirlik, mavi ekonomi ve toplumsal cinsiyet konularında oldukça değerli çalışmalar yürütüyoruz. Kurumsal kapasitemizin desteklenmesi ve dijital çağa uyarlanması bu çalışmalarımızın fayda ve etkisini arttırabilmek için çok büyük önem arz ediyor. Sivil Toplum için Destek Vakfı, EBRD ve Turkey Mozaik Foundation iş birliğiyle açılan Çevresel Sürdürülebilirlik Alanında Dijital Dönüşüm Fonu desteğiyle başlattığımız Mavi İşler Dijital Dönüşüm projemiz kapsamında temin edilecek hibe ile dijital altyapımızdaki öncelikli ihtiyaçlarımızı karşılayacak, ayrıca kapasite gelişim desteğinizle dijital altyapımızı iyileştirme ve güçlendirme fırsatlarından yararlanacağız. Böylece, kurumsal kapasitemizi ve altyapımızı kuvvetlendireceğiz.

AvivaSA Desteğiyle Her Yaşta Fonu Başvuruları Açıldı

By | Her Yaşta Fonu

Yaşlanma ve yaşlılıkla ilişkili konularda (sağlık, eğitim, istihdam vb. gibi) faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının (STK) çalışmalarını desteklemek amacıyla AvivaSA işbirliği ve mali desteğiyle hayata geçirdiğimiz Her Yaşta Fonu’nun başvuruları açıldı.

Yaşlılık ve yaşlanma alanlarını çevreleyen kadın, sağlık, eğitim vb. gibi alanlarda faaliyet gösteren STK’ların çalışmalarının destekleneceği fona yapılan proje başvurularının odağında aşağıdaki çalışmalardan en az bir tanesinin yer alması bekleniyor:

  • Hizmetlere erişim çerçevesinde teknoloji, finans, vb. alanlarda üretilen ürün ve hizmetlerden eşit yurttaşlık temelinde yararlanılmasını sağlamaya yönelik savunuculuk, işbirliği ve uygulama projeleri,
  • Yaşlıların günlük hayatta karşılaştığı izolasyon, ayrımcılık ve istihdam gibi temel konularda yaşanılan problemlerin çözümlerini teşvik eden, uygulayan ve model haline getirme potansiyeli bulunan çalışmalar,
  • Yaşlılara ve yaşlılığa dair ayrımcı yaklaşımları değiştirmeyi hedefleyen çalışmalar ve kampanyalar,
  • Yaşlılara yönelik oluşturulan dil temelli ayrımcılıkla mücadele eden projeler,
  • Sivil toplum, özel sektör, kamu kurumları ve yerel yönetimlerin işbirlikleriyle yaşlıların lehine ortak ve kalıcı çözümler üretilmesini destekleyen faaliyetler,
  • Kamusal hayata katılımı geliştirme temelinde yaşlıları güçlendiren projeler,
  • Yaşlılık alanıyla sivil toplumun toplumsal cinsiyet eşitliği, insan hakları, engellilik, gençlik gibi diğer alanlarının diyaloğunu ve işbirliğini sağlayarak sivil alan paydaşlarının arasındaki sinerjiyi geliştirme ve yaşlılık alanını genişletme perspektifiyle uygulanan diyalog ve işbirliği projeleri,
  • Yaş dostu şehirler başta olmak üzere yaşlılarla yaşam alanlarının bağını güçlendirme odaklı çalışmalar,
  • Daha iyi yaşlanma konusunu gündem haline getirecek, başta üst orta yaş grubu (ve onların kadınlar, engelliler gibi alt kırılımındaki gruplar) olmak üzere toplumun diğer kesimlerinin yaşlılığa hazırlanmasını ve yaşlanma perspektifini desteklemeye yönelik çalışmalar,
  • Türkiye’deki yaşlı haklarını geliştirici politikaların ve yasal altyapının oluşması ve gelişmesine yönelik yapılacak savunuculuk faaliyetleri.

Yukarıdaki içeriği tamamlayacak biçimde tüm başvurularda;
1. Yaşlılık algısının hak temelli bir perspektifle gelişmesini sağlamaya yönelik çalışmalar,
2. Konuyla ilgili farklı paydaşların kullanabileceği açık uygulama ve içeriklerin üretildiği çalışmalar,
3. Türkiye’de sivil toplumda yaşlılık alanının gelişmesine olanak sağlayacak çalışmalar,
4. Bu alandaki kurumlar ve kişiler arası işbirliği, eşgüdüm ve/veya bilgi, beceri paylaşım olanaklarına imkan veren projeler,
5. Bir pilot projeyi model haline getirmeyi odağına alan yaklaşımlar teşvik edilir.

Aşağıdaki başvuru kriterlerine uyan ve bir tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar fona başvurabilir:

  • Türkiye’de kurulmuş dernekler, vakıflar, kooperatifler, vakıf üniversitelerinin araştırma ve uygulama merkezleri ve diğer kâr amacı gütmeyen,
  • En az bir senedir sahada aktif olarak çalışan,
  • 2020 yılı gelirleri 30.000 TL ile 2.000.000 TL arasında olan,
  • Geçmişinde yaşlılık alanında çalışmalar yapmış olan ya da toplumsal cinsiyet, sağlık, engellilik, eğitim vb. gibi alanlarında biriktirmiş olduğu tecrübeyi çalıştığı hedef kitle nezdinde yaşlılarla genişletmeyi planlayan kuruluşlar.

Her Yaşta Fonu kapsamında STK’lara dağıtılacak hibenin toplam tutarı en az 200.000 TL’dir. Başvuru yapan STK’lar hibe programından en fazla 120.000 TL talep edebilirler.

Fona başvurmak isteyen kuruluşların başvuru formunu eksiksiz şekilde doldurarak 21 Haziran 2021 Pazartesi günü saat 18:00’e kadar göndermeleri gerekir.

Her Yaşta Fonu hakkında detaylı bilgilere (başvuru koşulları, değerlendirme kriterleri ve fon takvimi) ve başvuru formuna buradan ulaşabilirsiniz.

Eğitimde Yenilikçi Yaklaşımlar Fonu Başvuruları Sona Erdi

By | Eğitimde Yenilikçi Yaklaşımlar Fonu

İlk ve orta öğrenimdeki eğitim kalitesinin geliştirilmesi amacıyla eğitim, çocuk, gençlik ve diğer ilgili alanlarda çalışan sivil toplum kuruluşlarının (STK) eğitimde yenilikçi çözüm uygulamaları ve projelerinin desteklenmesi için Latro Kimya  iş birliği ve mali desteğiyle ilk kez hayata geçirdiğimiz Eğitimde Yenilikçi Yaklaşımlar Fonu’nun başvuruları sona erdi.

Fona toplam 42 STK başvuruda bulundu. Başvuruların 34’ü dernek, 3’ü vakıf, 3’ü kooperatif ve 2’si Üniversite Araştırma ve Uygulama Birimi tüzel kişiliğine sahip kuruluşlar tarafından yapıldı. Fona Ankara, Antalya, Balıkesir, Düzce, Eskişehir, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Mersin, Nevşehir, Şanlıurfa, Şırnak, Van ve Yalova olmak üzere 15 ilden başvuru alındı. Eğitimde Yenilikçi Yaklaşımlar Fonu’ndan talep edilen toplam hibe tutarı 3.460.327 TL oldu.

Çevresel Sürdürülebilirlik Alanında Dijital Dönüşüm Fonu’na Yapılan Başvurularla İlgili Değerlendirme Metnimiz Yayınlandı

By | Çevresel Sürdürülebilirlik Alanında Dijital Dönüşüm Fonu

Çevresel sürdürülebilirlik alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının (STK), Covid-19 salgını ile beraber ortaya çıkan dijital dönüşüm ihtiyaçlarını desteklemek amacıyla European Bank for Reconstruction and Development (EBRD) ve Turkey Mozaik Foundation iş birliği ile 2021 yılında ilk kez hayata geçirdiğimiz Çevresel Sürdürülebilirlik Alanında Dijital Dönüşüm Fonu’nun başvuru ve seçim süreçleri tamamlandı.

Sivil toplum kuruluşlarının bu süreçte öne çıkan ihtiyaçlarının daha iyi anlaşılabilmesi amacıyla Çevresel Sürdürülebilirlik Alanında Dijital Dönüşüm Fonu’na yapılan başvuruların yoğunlaştığı konulara, başvuru yapan kuruluşların genel durumu ve ihtiyaçlarına dair değerlendirmelerimizin yer aldığı açıklama metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Fonu 2021 Dönemi Başvuruları Sona Erdi

By | Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Fonu

Toplumsal cinsiyet eşitliği alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının (STK) yenilikçi projelerini, kurumsal gelişimlerini, kampanya ve savunuculuk çalışmalarını desteklemek amacıyla Turkey Mozaik Foundation işbirliğiyle, bireysel ve kurumsal bağışçıların desteğiyle hayata geçirdiğimiz Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Fonu’nun 2021 dönemi için başvurular sona erdi.

Fona toplam 30 STK başvuruda bulundu. Başvuruların 23’ü dernek, 5’i kooperatif, 1’i vakıf ve 1’i sendika tüzel kişiliğine sahip kuruluşlar tarafından yapıldı. Fona Ankara, Bitlis, Diyarbakır, Erzincan, Gaziantep, Hakkari, Isparta, İstanbul, İzmir, Kilis ve Mardin olmak üzere 11 ilden başvuru alındı. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Fonu’ndan talep edilen toplam hibe tutarı 2.782.881 TL oldu.

Eğitimde Yenilikçi Yaklaşımlar Fonu Başvuruları Açıldı

By | Eğitimde Yenilikçi Yaklaşımlar Fonu

Türkiye’de ilk ve orta öğrenimdeki eğitim kalitesinin geliştirilmesi için eğitimde yenilikçi çözüm uygulamaları ve projelerinin desteklenmesi amacıyla Latro Kimya  işbirliği ve mali desteğiyle ilk kez hayata geçirdiğimiz Eğitimde Yenilikçi Yaklaşımlar Fonu’nun başvuruları açıldı.

Fon kapsamında eğitim, çocuk, gençlik ve diğer ilgili alanlarda çalışan sivil toplum kuruluşlarının çalışmaları desteklenerek eğitimde yenilikçi yöntemlerin geliştirilmesi ve uygulanmasına katkı sağlanancak. Desteklenecek projelerin odağında aşağıda yer alan çalışmalardan en az bir tanesinin yer alması bekleniyor:

  • Mevcut eğitim sistemi dönüşürken bu dönüşüm sonrası ortaya çıkacak “yeni” modelin arayışında olunması,
  • Yeni dönemde öğrencilerde oluşan sosyal – duygusal öğrenme ihtiyaçlarının giderilmesi,
  • Öğrencilerin sosyal bilinçlerinin gelişmesi, çevresel ve toplumsal duyarlılıklarının artmasının desteklenmesi,
  • Örgün eğitim dışındaki çocuk ve gençlerin temel eğitime erişiminin sağlanması,
  • Öğretmenleri güçlendirmeye, inisiyatif almalarını desteklemeye ve/ya farklı biçimlerde yeni eğitim modellerine adapte olmalarına yönelik stratejik bir yaklaşımın temel alınması,
  • Öğretmen ve ebeveyn ilişkisinin çocukların gelişimini önceliklendiren bir yaklaşımla desteklenmesi,
  • Eğitimi ve eğitimi destekleyen aktörlerin (öğretmenler, veliler gibi) daha az kırılgan hale gelmesi ve dayanıklılıklarının artırılmasının sağlanması,
  • Alternatif eğitim modellerinin ev içi ve sınıf ortamı ile ilişkilendirilmesi,
  • Yüz yüze eğitime dönüş döneminde öğrencilerin sosyal uyumunun geliştirilmesi.

Yukarıdaki içeriği tamamlayacak biçimde tüm başvurularda;
1. Diğer paydaşların da kullanabileceği açık uygulama ve içeriklerin üretilmesi,
2. Eğitim alanındaki kurumlar ve kişiler arası işbirliği, eşgüdüm ve/ya bilgi/beceri paylaşım olanaklarına imkan sağlanması,
3. Eğitim modellerini günün şartlarına uyarlanmasının sağlanması,
4. Bir pilot projeyi model haline getirmeyi odağına alınması,
5. İlham veren yaklaşımlar sunulması teşvik edilir.

Aşağıdaki başvuru kriterlerine uyan ve bir tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar fona başvurabilir:

  • Türkiye’de kurulmuş dernekler, vakıflar, kooperatifler, vakıf üniversitelerinin araştırma ve uygulama merkezleri ve diğer kar amacı gütmeyen,
  • En az bir senedir sahada aktif olarak çalışan,
  • 2020 gelirleri 30.000 TL ile 2.000.000 TL arasında olan,
  • Geçmişinde fonun kapsamına girecek biçimde odağında eğitim temalı çalışmalar yapmış olan kuruluşlar.

Eğitimde Yenilikçi Yaklaşımlar Fonu kapsamında STK’lara dağıtılacak hibenin toplam tutarı en az 180.000 TL’dir. Başvuru yapan STK’lar hibe programından en fazla 100.000 TL talep edebilir.

Fona başvurmak isteyen kuruluşların başvuru formunu eksiksiz olarak doldurarak 24 Mayıs 2021 tarihinde saat 18:00’e kadar göndermeleri gerekir.

Eğitimde Yenilikçi Yaklaşımlar Fonu hakkında detaylı bilgiye (başvuru koşulları, değerlendirme kriterleri ve fon takvimi) ve başvuru formuna buradan ulaşabilirsiniz.