COVID-19 Acil Destek Fonu Kapsamında Desteklediğimiz Karakutu Derneği Çalışmalarına Başladı

Toplumun, özellikle de gençlerin, egemen veya resmi olanlar dışındaki tarih anlatılarını duymasını mümkün kılmak ve olgulara başka açılardan da bakılabilmelerini sağlamak amacıyla çalışan Karakutu Derneği, COVID-19 Acil Destek Fonu kapsamında Turkey Mozaik Foundation eş finansmanıyla sağladığımız kurumsal hibe desteğini insan kaynağı ve idari giderlerini karşılamak amacıyla kullanacak. Karakutu Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Ekin Aklar ile yaptığımız röportajda salgının derneğin çalışmalarına etkisini, hibe kapsamında yapacakları çalışmaları ve gelecek dönem için planlarını konuştuk.

COVID-19 salgını kapsamında alınan tedbirlerin hayatın diğer alanlarında olduğu gibi sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarında da değişikliklere sebep olduğunu biliyoruz. Bu durum Karakutu Derneği’ni nasıl etkiledi? Bu süreçte çalışmalarınıza devam etmek için kullandığınız yöntemleri bizimle paylaşabilir misiniz?

Öncelikle tüm sahada ve alanda faydalanıcılarla çalışma yürüten tüm sivil toplum kuruluşları gibi biz de alan faaliyetlerimize ara vermek zorunda kaldık. Sokaklarda ve mekanlar üzerine kurulu olan Hafıza Yürüyüşlerimizi hem salgın hem de sokağa çıkma yasakları nedeniyle belirsiz bir tarihe kadar erteledik. Bunun yanı sıra, her ay düzenlediğimiz Adalet Arayışı Seminerlerimizi çevrimiçi yöntemlerin sunduğu fırsatlardan yararlanarak gerçekleştirmeye devam ettik. Bu süreçte seminerlerimizin konu ve içeriklerini de gündeme uygun olarak belirledik. “Salgın Günlerinde Protesto” ve “Salgınlar, Toplumsal Tıp ve Tıpta Adalet” olmak üzere iki seminer düzenledik. Çevrimiçi seminerlere katılım hayli fazla idi, bu da bizleri daha fazla kişiye ulaşabildiğimiz için ayrıca mutlu etti. Bu dönemde, sosyal medyayı daha çok kullandık, özellikle Instagram üzerinden derneğimizi daha çok kişiye tanıtmayı amaçlayan paylaşımlar yaptık. Hafıza yürüyüşleri ile yeniden keşfedilen mekanları ve mekanların tarihleri ile ilgili bilgileri sosyal medya üzerinden küçük eğlenceli oyunlar ile paylaşmaya başladık. Son olarak da evde kalma ve sokağa çıkamama halini kurumsal yapımızı geliştirmek için fırsat olarak kullanmaya çalıştık; hem üye ve gönüllülerimizle çeşitli çalışmalar gerçekleştirdik hem de iş birliği yaptığımız kurumların çevrimiçi eğitimlerine katıldık.

Avrupa Birliği tarafından desteklenen Cultural Heritage and Identities of Europe’s Future Projesi (CHIEF) kapsamında Mimar Sinan Üniversitesi iş birliği ile gerçekleştirdiğiniz toplumsal cinsiyet temalı Hafıza Yürüyüşleri başlattınız. Bu projenin ayrıntılarını ve bu kapsamında yaptığınız çalışmaları anlatır mısınız?

Mimar Sinan Üniversitesi’nin Avrupa Birliği tarafından desteklenen CHIEF Projesi ile iş birliğimiz kapsamında genç anlatıcılarımızla beraber toplumsal cinsiyet temalı yeni bir hafıza yürüyüşü rotası hazırladık. 2019’un Aralık ayında başlayan ve 3 ay süren bu çalışma sonucunda Mart 2020’de Sultanahmet bölgesinde toplumsal cinsiyet temalı bir Hafıza Yürüyüşü rotamız daha oldu. Yeni rotamızın hazırlık aşamasında projeye katılan genç anlatıcılarımızla kapasite geliştirme eğitimleri ve atölyeler düzenledik. Bu eğitim ve atölyelerde, anlatıcılarımız toplumsal cinsiyet, hikaye anlatıcılığı ve hikaye yazımı gibi konularda derinlemesine düşünme ve kendi anlatımlarını üretme fırsatı buldu. Bu iş birliği kapsamında hazırladığımız Sultanahmet rotasında toplumsal cinsiyet temalı ilk yürüyüşümüzü ise 7 Mart 2020 tarihinde gerçekleştirdik. Bu yürüyüşe, daha önce CHIEF projesinin katılımcıları olan çeşitli liselerden öğrenciler katıldı. Hem ekibimiz hem de katılımcılar için oldukça öğretici ve keyifli bir deneyim oldu. Hafıza Yürüyüşü’ne ilk defa katılan genç katılımcılarımızdan oldukça olumlu geri dönüşler aldık.

Vakfımızın COVID-19 Acil Destek Fonu’ndan hibe alan kuruluşlar arasında yer alıyorsunuz. Bu hibeyle yapmayı planlandığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

Öncelikle böylesi bir dönemde Acil Destek Fonu’nun açılmasının, küçük ölçekli sivil toplum kuruluşlarının (STK) hayatta kalmasına destek olması açısından çok stratejik ve önemli bir yeri olduğunu düşünüyoruz. İnsan kaynağı ve idari giderler, fon kuruluşları tarafından genellikle o STK’nın çalışmaları ile paralel belirlenen spesifik hedeflerin gerçekleşmesi karşılığında veriliyor. Bu dönemde bu faaliyetlerin gerçekleşmesinin imkansızlığı karşısında fon alabilmeyi çok değerli buluyoruz. Bu fon ile insan kaynağımızı koruyarak stratejik hedeflerimizi yeniden gözden geçiriyoruz. Hali hazırda çalışmalarımızı ve ilişkilerimizi korumayı ve geliştirmeyi hedefliyoruz. Bireysel bağışlarımızı artırmak, salgından önce de stratejik hedeflerimiz arasında yer alıyordu ve bu konuda çeşitli çalışmalar yürütüyorduk. Salgının orta ve uzun vadede mevcut bağışçılarımıza ve potansiyel bağışçılarımıza olan etkisini daha çok değerlendirdiğimiz ve tartıştığımız çalışmalar yürüteceğiz. Bu dönemde olağan genel kurulumuzu yapamadık, ertelemek durumunda kaldık. Bu süre zarfında, yönetim kuruluna aday üyeler ile mevcut üyeler arası bilgi ve deneyim aktarımlarına ağırlık vermeyi planlıyoruz. Bununla paralel olarak, derneğimizin iç işleyişini daha etkin ve etkili hale getirecek çalışmalara da odaklanacağız.

COVID-19 salgını kapsamında alınan önlemler sonucunda ve bu dönemde ortaya çıkan ihtiyaçlara paralel olarak gelecek dönemde sivil toplum kuruluşlarının çalışma alanlarında ve iş yapma biçimlerinde değişiklikler yaşanması bekleniyor. Karakutu Derneği önümüzdeki dönemde, çalışma alanlarında ve biçimlerinde değişiklikler yapmayı planlıyor mu?

Karakutu Derneği olarak sokaklarda olmayı, hafıza mekanlarını araştırarak sokaklarda kaybolarak bulmayı, mekanı her haliyle görmeyi, fiziksel olarak hissetmeyi ve mekanın hafızasının o mekanda ya da uygun olan bir yerde anlatılıyor olmasını çok değerli buluyoruz. Bu nedenle yürüyüşlerimize devam edeceğiz. Lakin bu salgın dönemi bir kez daha teknolojinin önemini ve rolünü gözler önüne serdi; çok daha fazla kişiye daha hızlı bir şekilde erişebildiğimizi gördük. Elbette herkesin de eşit şekilde teknolojiye erişimi yok. Bu nedenle herkese farklı şekillerde ve yöntemlerle erişebileceğimiz ve faaliyetlerimizin amacına uygun yöntemler üzerine düşünüyoruz.

COVID-19 salgının bağışçıların tercihlerinde ve hibe veren kuruluşların stratejilerinde çeşitli değişikliklere neden olduğunu gözlemliyoruz. Karakutu Derneği’nin önümüzdeki dönemde bağışçılardan ve hibe veren kuruluşlardan beklentilerini paylaşır mısınız?

İçinde yaşadığımız dünyayı ve ülkemizi düşündüğümüzde bu salgının ve yarattığı kısıtlamaların çeşitli şekillerde devam edeceğini öngörmemek mümkün değil. Bu güncel gündemin yanı sıra, uzun süredir küresel ölçekte de sivil alanın daraldığına şahit oluyoruz. Sivil toplum için elverişli bir ortamın yaratılmasında sivil toplumun ve özel sektörün olduğundan daha fazla devletlerin ve hükümetlerin önemli rolü ve sorumluluğu var; ancak ne yazık ki siyasi aktörlerin sivil alanı genişletmek yerine daha fazla daraltan uygulamalarına şahit oluyoruz. Bu noktada sivil toplum olarak bağışçıların ve hibe veren kuruluşların daha çok desteğine ihtiyacımız olacak. Karşılıklı ihtiyaçların ve beklentilerin paylaşıldığı, diyalog ile ortak stratejilerin belirlendiği, sivil toplumun hayatta kalmasına ve çalışmalarını sürdürmelerine olanak sağlayan esnek fonların yaratılmasını değerli buluyoruz.