All Posts By

Sivil Toplum için Destek Vakfı

Cansuyu Desteği için başvurular açıldı!

By | Alanı Genişlet

Merhaba,

Cansuyu Desteği için başvurular açıldı!

Cansuyu Desteği, tüzel kişiliği bulunmayan ve tüzel kişiliğe sahip gençlik örgütlerinin temel faaliyetlerini sürdürebilmeleri ve güçlenebilmeleri amacıyla sunulan bir başlangıç desteğidir. Destek kapsamında tüzel kişiliği olmayan gençlik örgütlerine ayni destek (doğrudan satın alma), tüzel kişiliği olan gençlik örgütlerine ise ayni ve nakdi destek (hibe) sağlanır.

Cansuyu Desteği hakkında bilinmesi gerekenler:

  • Kimler başvurabilir? Tüzel kişiliği olmayan gençlik örgütleri ile belirli uygunluk koşullarını karşılayan tüzel kişiliği bulunan gençlik örgütleri.
  • Hangi ihtiyaçlar desteklenebilir? Donanım ve teknik altyapı, ilk faaliyetler ve örgütlenme çalışmaları, kurumsallaşma süreçleri, mekan ve çalışma alanı.
  • Destek miktarı ve süresi nedir? Talep edilebilecek desteğin üst sınırı 15.000 EUR’dur, destek süresi ise en fazla 6 aydır.

Son başvuru tarihi: 9 Kasım 2026, saat 18.00.

Başvuru koşulları, destek kapsamı ve başvuru süreci hakkında ayrıntılı bilgi almak için Cansuyu Desteği Rehberi’ni inceleyebilirsiniz.

Cansuyu Desteği Rehberi’ni inceleyin →

Alanı Genişlet Gençlik Örgütleri Destek Programı, Gençlik Örgütleri Forumu (GoFor) ve Vakfımız ortaklığında yürütülmekte ve Avrupa Birliği tarafından finanse edilmektedir.

Alanı Genişlet Gençlik Örgütleri Destek Programı Başvuruları Başladı

By | Alanı Genişlet

Gençlik örgütlerinin kendi öncelikleri doğrultusunda yeni çalışmalar başlatması, varlıklarını sürdürmesi ve etkilerini büyütmesi için mali destek, ortak öğrenme ve dayanışma imkanları sunan Alanı Genişlet Gençlik Örgütleri Destek Programı (Alanı Genişlet) için başvurular açıldı.

Gençlik Örgütleri Forumu (GoFor) ve Vakfımız ortaklığında yürütülen ve Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Alanı Genişlet, gençlik örgütleri ve gençlik alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarına (STK) hibe desteğinin yanı sıra mentorluk, uzman desteği ve ağ kurma gibi farklı kapasite gelişim imkanları sunacak.

Alanı Genişlet, 30 ay boyunca yürüteceği çalışmalarla Türkiye’de gençlik alanında çalışan, tüzel kişiliğe sahip veya olmayan sivil paydaşların faaliyetlerinin, dayanıklılıklarının, sürdürülebilirliklerinin ve demokratik katılım kapasitelerinin güçlenmesine katkı sağlayacak.

Alanı Genişlet ile ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Her ihtiyaca ayrı destek

Alanı Genişlet, gençlik alanında faaliyet gösteren örgütlerin örgütsel gelişim düzeyleri ve ihtiyaçlarına göre farklı destek mekanizmaları sunuyor. Bu kapsamda Cansuyu, Çekirdek ve Köklenme destekleri için başvurular açıldı.

Cansuyu Desteği, tüzel kişiliği bulunmayan gençlik örgütleri ile tüzel kişiliğe sahip gençlik örgütlerinin temel faaliyetlerini sürdürebilmeleri ve güçlenebilmeleri amacıyla sunulan bir başlangıç desteğidir. Destek süresi en fazla 6 ayolan Cansuyu Desteği’nden talep edilebilecek hibenin üst sınırı 15.000 EUR’dur.

Çekirdek Destek, faaliyetlerini belirli bir düzeye taşımış ve kurumsal sürdürülebilirlik konusunda desteğe ihtiyaç duyan küçük ve orta ölçekli tüzel kişiliği olan gençlik örgütlerine yönelik destektir. Destek süresi en fazla 12 ay olan Çekirdek Destek için talep edilebilecek hibenin üst sınırı 35.000 EUR’dur.

Köklenme Desteği, belirli bir kurumsal kapasiteye ulaşmış gençlik örgütlerinin yanı sıra gençlere yönelik programlar yürüten farklı alanlardaki STÖ’lerin mevcut faaliyetlerini geliştirmelerine ve dezavantajlı gençlerle kurdukları bağları güçlendirmelerine yönelik destektir. Destek süresi en fazla 18 ay olan Köklenme Desteği için talep edilebilecek hibenin üst sınırı 50.000 EUR’dur.

Desteklere başvurmak isteyen STÖ’lerin başvuru formunu 9 Kasım 2026 Pazartesi günü saat 18.00’a kadar eksiksiz şekilde doldurmaları gerekir.

Başvurularla ilgili detaylı bilgiye (destek süreçleri, kapasite gelişim destekleri, başvuru koşulları, değerlendirme kriterleri ve takvim) ve başvuru formuna buradan ulaşabilirsiniz.

Alanı Genişlet Gençlik Örgütleri Destek Programı Tanıtıldı

By | Alanı Genişlet

Gençlik örgütlerinin kendi öncelikleri doğrultusunda çalışmalar yürütmesi, varlıklarını sürdürmesi ve etkilerini büyütmesi için mali destek, ortak öğrenme ve dayanışma imkânları sunan Alanı Genişlet Gençlik Örgütleri Destek Programı (Alanı Genişlet) tanıtıldı. Programın lansmanı, 7 Ekim Çarşamba günü Ankara’da gerçekleştirildi.

Gençlik Örgütleri Forumu (GoFor) ve Vakfımız ortaklığında yürütülen ve Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Alanı Genişlet, gençlik örgütleri ve gençlik alanında çalışan sivil toplum örgütlerine (STÖ) hibe desteğinin yanı sıra mentorluk, uzman desteği ve ağ kurma gibi farklı kapasite geliştirme imkânları sunacak.

Kült Teras’ta düzenlenen lansman, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Sivil Toplum ve Temel Haklar Bölüm Başkanı Jean Barbé, STDV İcra Kurulu Üyesi Yörük Kurtaran ve GoFor Genel Koordinatörü Hasan Oğuzhan Aytaç’ın açılış konuşmasıyla başladı. Konuşmalarda, gençlik örgütlerinin ve gençlerin karşı karşıya olduğu sosyo-ekonomik ve politik zorluklara, gençlik alanında ihtiyaç duyulan hibe ve iş birliği desteklerine vurgu yapıldı.

Açılış konuşmalarının ardından Alanı Genişlet kapsamında sağlanacak desteklere ilişkin detaylı bilgi paylaşıldı. Programın kapsamı ve destek mekanizmaları hakkında katılımcıların soruları yanıtlanırken, programın gençlik alanındaki ihtiyaçlara nasıl yanıt verebileceğine ilişkin fikir alışverişinde bulunuldu.

30 ay sürecek bütüncül destek

Alanı Genişlet, 30 ay boyunca yürüteceği çalışmalarla Türkiye’de gençlik alanında çalışan, tüzel kişiliğe sahip olan ve olmayan sivil paydaşların faaliyetlerinin, dayanıklılıklarının, sürdürülebilirliklerinin ve demokratik katılım kapasitelerinin güçlenmesine katkı sağlayacak.

Farklı ihtiyaçlara farklı destekler

Gençlik alanında faaliyet gösteren örgütlerin örgütsel gelişim düzeylerine ve ihtiyaçlarına göre şekillenen Alanı Genişlet, farklı destek mekanizmalarıyla sivil paydaşların gelişimini destekleyecek.

Yeni kurulan gençlik örgütleri ve tüzel kişiliği olmayan inisiyatifler, ilk operasyonel ihtiyaçlarını Cansuyu Desteği ile karşılayabilecek. En az üç yıldır faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli örgütlerin temel operasyonel ihtiyaçlarına Çekirdek Destek yanıt verilirken, Köklenme Desteği kurumsal yapısını güçlendirmek ve etki alanını genişletmek isteyen gençlik örgütleri ile gençlik programları yürüten diğer STK’ları destekleyecek.

Başvurular 9 Ekim’de başlıyor

Alanı Genişlet kapsamında başvurular, 9 Ekim-9 Kasım tarihleri arasında çevrimiçi başvuru sistemi üzerinden alınacak.

Her bir destek kategorisinin kendine özgü uygunluk şartları ve başvuru süreçleri bulunuyor. Başvuracak örgütlerin, başvuru öncesinde ilgili destek rehberlerini dikkatlice incelemeleri tavsiye ediliyor.

Gençlik Örgütleri için Hibe, Dayanışma ve Güçlenme: “Alanı Genişlet” Lansmanına Davetlisiniz

By | Alanı Genişlet

GoFor ve STDV, gençlik örgütlerine hibe, dayanışma ve güçlenme desteği sunacak Alanı Genişlet programının lansmanına davet ediyor.

Gençlik Örgütleri Forumu (GoFor) ile Sivil Toplum için Destek Vakfı (STDV) ortaklığında yürütülen ver Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Alanı Genişlet Gençlik Örgütleri Destek Programı, gençlik örgütlerinin kendi öncelikleri doğrultusunda yeni çalışmalar başlatmasını, varlıklarını sürdürmesini ve etkilerini büyütmesini amaçlıyor.

Alanı Genişlet kapsamında gençlik alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarına mali desteğin yanı sıra ortak öğrenme, kapasite geliştirme ve dayanışma imkanları sunuluyor.

7 Ekim 2026 Çarşamba günü 13.00’da Ankara’da düzenlenecek lansmanda programın kapsamı, hibe süreçleri, sunulacak destek mekanizmaları ve önümüzdeki dönem yol haritası detaylandırılacak. Katılmak için kayıt formunun 6 Ekim 2026 Salı günü, saat 23.59’a kadar doldurulması gerekiyor.

Kayıt: https://forms.gle/xQdiwA9DDeUs6J3M8

Mekan bilgisi kayıt olanlarla paylaşılacak.

Organizasyonel Güçlenme Fonu’nun 2026 Döneminde Desteklenecek STK’lar Belirlendi

By | Organizasyonel Güçlenme Fonu

Dezavantajlı kesimlerin toplumsal katılımını geliştirmek ve/veya sosyal refahını artırmak için çalışan sivil toplum kuruluşlarının (STK) insan kaynakları (İK) süreçlerinin güçlenmesine destek olmak amacıyla Vakfımız koordinasyonunda, KRM Grup Şirketi Assessment Solutions iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Organizasyonel Güçlenme Fonu’nun 2026 döneminde desteklenecek STK’lar belirlendi.

Fon kapsamında 2 STK’ya toplam 234.000 TL hibe desteği ve mentorlarla çalışma, uzman destekleri vb. gibi imkanlardan oluşan destekler sağlayacağız. İK kurumsal gelişim destekleri kapsamında KRM uzmanları, STK çalışanlarının güçlü ve gelişime açık yetkinliklerini ve potansiyellerini ölçmeye yönelik Davranışsal Gelişim Merkezi uygulaması gerçekleştirecek; uygulama sonucunda hazırlanan raporlar üzerinden çalışanlara bireysel geri bildirimler verecek.

Desteklenen STK’lar ve çalışmaları ile ilgili ayrıntılı bilgileri aşağıda görebilirsiniz:

Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği, (Hatay Sörf Merkezi), Kurumsal Gelişim Desteği, 60.000 TL), İstanbul

Hatay Sörf Merkezi (HSM), depremler sonrası, Samandağ sahilinde 8-16 yaş arası çocuk ve gençlerin iyileşme süreçlerini desteklemek için ücretsiz dalga sörfü eğitimleri veriyor. Sağladığımız hibe desteğiyle ve KRM uzmanlarının katkısıyla, büyüyen ekibinin insan kaynakları süreçlerini güçlendirecek ve kurumsallaştıracak çalışmalar yürütecek. Bu kapsamda çalışan hakları, izin, mesai, bordrolama ve ücretlendirme süreçlerini gözden geçirerek mevzuata uygun ve şeffaf bir sistem oluşturacak; işe alım ve işe başlangıç süreçlerini standartlaştıracak ve mevcut çalışanlarının yetkinlik, güçlü yön ve gelişim alanlarını belirlemeye yönelik bir değerlendirme ve gelişim sistemi tasarlayacak.

Temel İhtiyaç Derneği (TİDER), (Kurumsal Gelişim Desteği, 174.000 TL), İstanbul

TİDER, desteklediği gıda bankaları ağı ile Türkiye’de hem gıda israfının önlenmesine yönelik çalışmalar yapıyor hem de dezavantajlı kesimlerin bu bankalardan yararlanmasına destek oluyor. TİDER, gıda bankacılığı hizmetlerinden yararlanan kişilerin kendi ayakları üzerinde durabilmelerini ve istihdama erişimlerini desteklemek amacıyla Destek İK projesini yürütüyor. Sağladığımız hibe desteğiyle ve KRM uzmanlarının katkısıyla, hem TİDER’in çalışan değerlendirme ve yetkinlik süreçlerini güçlendirecek hem de Destek İK projesinin istihdam süreçlerini geliştirecek çalışmalar yürütecek. Bu kapsamda çalışanların güçlü ve gelişime açık yönlerini, liderlik ve davranışsal yetkinliklerini değerlendirmeye yönelik bir sistem oluşturacak; Destek İK kapsamında adayların işe uygunluk değerlendirmesi, mavi yaka adaylara yönelik CV hazırlama ve aday sunum süreçlerini geliştirecek. Ayrıca istihdam süreçlerine ilişkin dokümantasyon ve insan kaynakları kapasitesini güçlendirmeye yönelik eğitim ve danışmanlık desteğinden yararlanacak.

Kapasite Güçlendirme Fonu 2026 Dönemi Başvuruları Sona Erdi

By | Kurumsal Destek Fonu

Dezavantajlı kesimlerin toplumsal katılımını geliştirmek ve/veya sosyal refahını artırmak için çalışan orta ve küçük ölçekli sivil toplum kuruluşlarının (STK) kapasite gelişimlerini desteklemek amacıyla Dalyan Foundation ve Türkiye Mozaik Foundation iş birliği, bireysel ve kurumsal bağışçıların desteğiyle hayata geçirdiğimiz Kapasite Güçlendirme Fonu’nun 2026 dönemi başvuruları sona erdi.

Bu yıl fona teknik kriterlere uyan 89 STK başvuruda bulundu. Başvuruların türleri şu şekilde dağıldı:

  • 72 Dernek
  • 1 Federasyon
  • 4 Kooperatif
  • 12 Vakıf

Fona Adana, Ankara, Antalya, Balıkesir, Batman, Bursa, Çanakkale, Diyarbakır, Eskişehir, Giresun, Hatay, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Mardin, Mersin, Muğla, Nevşehir, Rize, Tekirdağ ve Tokat olmak üzere 21 ilden başvuru alındı.

Talep edilen toplam hibe tutarı 80.801.877 TL oldu.

Dijital Haklar İçin Güçlenen Bir Hafıza: Romani Godi

By | Dijital Dönüşüm Fonu

Roman Hafıza Çalışmaları Derneği (Romani Godi), Roman toplumunun hafızasını görünür kılarak maruz kaldıkları hak ihlalleriyle mücadele etmek amacıyla çalışıyor.

European Bank for Reconstruction and Development (EBRD) ve Türkiye Mozaik Foundation iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Dijital Dönüşüm Fonu’nun 2025 döneminde kurumsal gelişim desteği sağladığımız Romani Godi, Romanların dijital ortamda haklarına erişimini engelleyen ayrımcı dil ve nefret söylemiyle mücadeleye yönelik çalışmalar yürüttü. Aynı zamanda, geliştirdiği iletişim stratejisi ve veri güvenliği yönetimiyle gönüllülerin ve dernek üyelerinin dijital becerilerini güçlendiren faaliyetler hayata geçirdi. 

Romani Godi ile yaptığımız röportajda Romanların dijital ortamlarda karşılaştığı temel sorunları, hibe kapsamında geliştirdikleri iletişim stratejisini, güçlendirmek istedikleri dijital becerileri ve bu çalışmaları yürütürken veri güvenliği ile dijital haklar konusunda benimsedikleri yaklaşımı konuştuk.

“Bütün çalışmalar, Romanların sesini duyurmak, geçmişin hafızasını korumak ve bugün karşılaşılan yapısal eşitsizliklerle mücadele etmek amacıyla şekilleniyor.”

Romani Godi olarak, bugüne kadar yürüttüğünüz çalışmalardan bahser misiniz?

Romani Godi, kurulduğu günden bu yana Romanların tarihsel ve kültürel hafızasını görünür kılmak ve eşitsizliklerle mücadele etmek amacıyla pek çok çalışma yürütüyor. Bir yandan Roman, Dom, Lom ve Abdal topluluklarının deneyimlerini belgeleyerek hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda bu hafızanın canlı tutulmasını sağlıyoruz; diğer yandan güncel hak ihlallerini izleyip raporlayarak eşitsizliklerin ortadan kaldırılması için savunuculuk faaliyetleri yürütüyoruz.

Araştırma ve raporlama çalışmalarıyla Roman toplumunun eğitim, istihdam, sağlık ve barınma alanlarında karşılaştığı sorunları ortaya koyuyoruz. Hafıza çalışmaları kapsamında Roman Soykırımı (Porajmos) ve Holokost anma etkinlikleri ile Uluslararası Roman Günü’ne özel etkinlikler düzenliyor; Romanes ve Domari dillerinin unutulmaması için etkinlikler ve kampanyalar gerçekleştiriyor, gençlerin bu tarihsel süreçlere ilişkin farkındalığını artırıyoruz.

Hak temelli atölyeler ve eğitimler aracılığıyla Roman gençlerin insan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği ve örgütlenme konularındaki kapasitelerini güçlendiriyoruz. Savunuculuk faaliyetleriyle yerel ve ulusal düzeyde karar vericilere ulaşarak Romanların karşılaştığı sorunları ve çözüm önerilerini gündeme taşıyoruz. Bütün bu çalışmalar, Romanların sesini duyurmak, geçmişin hafızasını korumak ve bugün karşılaşılan yapısal eşitsizliklerle mücadele etmek amacıyla şekilleniyor.

“Ayrımcı söylemler ve nefret içerikleri, Romanların hem ifade özgürlüğünü hem de eşit yurttaşlık haklarını tehdit ediyor.”

Roman toplumunun dijital ortamlarda temsil edilme ve haklarına erişim konusunda karşılaştığı temel sorunlar neler? Bu sorunlar derinleşen yoksulluktan nasıl etkileniyor?

Romanların dijital ortamlarda karşılaştığı en temel sorunlardan biri, yaygın ayrımcı söylemler ve nefret içerikleridir. En basit bir dans videosu ya da gündelik yaşamı yansıtan eğlenceli bir paylaşım bile “kısırlaştırılmalılar”, “Naziler haklıydı”, “dünyadan temizlenmeliler” gibi ağır ve sistematik nefret söylemleriyle karşılanabiliyor. Böylesine ayrımcı bir medya ortamında görünür olmak, varlığını ifade etmek ve kimliğini açıkça ortaya koymak Romanlar için son derece zor hâle geliyor. Bu nedenle birçok kişi, ayrımcı söylemlerden korunmak için kimliğini gizlemeyi tercih ediyor. Bu durum, Romanların dijital alanda temsil edilme hakkını doğrudan zayıflatıyor.

Ayrıca dijital medya içeriklerinin saniyeler içinde milyonlarca kişiye ulaşabilmesi, nefret söyleminin de aynı hızla yayılmasına neden oluyor. Romanlara yönelik olumsuz algılar sosyal medyada sürekli yeniden üretilerek toplumdaki dışlayıcı önyargıları güçlendiriyor. Bu durum yalnızca çevrimiçi kimlikleri etkilemekle kalmıyor; Romanların iş bulmasını zorlaştırıyor, toplumsal güveni aşındırıyor ve yoksulluk döngüsünü daha da derinleştiriyor.

Kısacası, dijital ortamlarda karşılaşılan ayrımcı söylemler ve nefret içerikleri Romanların hem ifade özgürlüğünü hem de eşit yurttaşlık haklarını tehdit ediyor. Derinleşen yoksulluk ise bu döngüyü kırmayı çok daha zorlaştırıyor. Çünkü yoksullukla mücadele eden bir topluluk, dijital alandaki hak arayışında da daha kırılgan hâle geliyor.

“Etkili bir iletişim stratejisiyle Romanların yaşadığı eşitsizlikleri görünür kılmak, ayrımcı söylemlerle mücadele etmek ve toplumsal farkındalığı artırmak istiyoruz.”

Dijital Dönüşüm Fonu kapsamında sağladığımız hibe desteğiyle gerçekleştirdiğiniz çalışmalardan bahseder misiniz? Kurumsal gelişim alanınızı belirlerken neden iletişimi önceliklendirdiniz?

Hibe kapsamında öncelikli hedefimiz,  Roman toplumunun haklarını savunurken daha geniş kitlelere ulaşmak ve sesimizi daha etkili biçimde duyurmak. Bunun için hem derneğimizin hem de gönüllülerimizin dijital becerilerini güçlendirerek sürdürülebilir bir iletişim kapasitesi oluşturduk.

Etkili bir iletişim stratejisiyle Romanların yaşadığı eşitsizlikleri görünür kılmak, ayrımcı söylemlerle mücadele etmek ve toplumsal farkındalığı artırmak istedik. Aynı zamanda gönüllü desteğini büyütmeyi ve özellikle Roman gençlerin bu sürece aktif katılımını sağlamayı hedefledik. Böylece hem topluluk içindeki dayanışmayı güçlendirdik hem de kamuoyunda Romanların hak mücadelesini daha görünür kıldık.

“Amacımız, Romanlara yönelik nefret söylemini önleyici politikaların geliştirilmesine katkı sunmak.”

Romanlara yönelik hak savunuculuğunu dijital alanda geliştirmek için veri güvenliği ve dijital haklar konusundaki yaklaşımınızı nasıl şekillendirdiniz? Bu alanlarda yürüttüğünüz kurumsal gelişim faaliyetleri neler?

Romanlara yönelik hak savunuculuğunu dijital alanda güçlendirmek için yaklaşımımızı iki temel eksen üzerine kurduk: Veri güvenliği ve dijital haklar. Öncelikle topluluk üyelerinin verilerinin güvenliğini sağlamak amacıyla Uwazi bilgi sistemine geçiş yapıyoruz. Bu sayede topladığımız bilgilerin şeffaf, güvenli ve uluslararası standartlara uygun şekilde saklanmasını hedefliyoruz.

Diğer yandan, hak savunuculuğunu dijital alanda geliştirmek için Nefret Söylemi ile Mücadele Projesi kapsamında önemli adımlar attık. Gönüllülerimizle birlikte sosyal medya ve dijital platformlarda nefret söylemi taramaları yapıyor ve bu söylemlere karşı içerikler üretiyoruz. Gönüllülerimizi bu süreçte farklı alanlardaki eğitimlerle destekledik ve dört çalışma grubuna ayırdık. Birinci grup dijital medya ve sosyal medyadaki nefret söylemlerini tespit edip raporlarken ikinci grup sinema ve dizilerdeki kalıp yargıları analiz ediyor. Üçüncü grup Roman karşıtlığının kamu politikalarına yansımalarını inceliyor, dördüncü grup ise ulusal ve uluslararası literatürdeki nefret söylemi içeriklerini takip ediyor.

Tüm bu çalışmalarla gençlerin dijital haklar ve nefret söylemi konusundaki farkındalığını artırmayı, izleme ve raporlama becerilerini güçlendirmeyi ve Romanlara yönelik nefret söylemini önleyici politikaların geliştirilmesine katkı sunmayı amaçlıyoruz.

“Romani Godi bizim için, kimliğimizi saklamadan ‘Ben Dom’um’ ya da ‘Ben Roman’ım’ diyebildiğimiz bir alan.”

Size destek olmak isteyen kişi ve kuruluşlara kendinizi nasıl anlatırsınız?

Romani Godi bizim için, kimliğimizi saklamadan “Ben Dom’um” ya da “Ben Roman’ım” diyebildiğimiz bir alan. Farklı şehirlerden gençlerle bir araya gelerek yerel kurumlara ve meclislere ziyaretler gerçekleştirdik. Bu ziyaretlerde gönüllü arkadaşlarımız kendi kimliklerini açıkça ifade ederek hem kendilerini hem de yürüttükleri çalışmaları anlattı ve taleplerini dile getirdi.

Daha sonra bu deneyimlerini mahalle buluşmalarında paylaştılar. Kendi deneyimlerini anlatmaları, dinleyenlerde önce şaşkınlık yarattı, ardından güçlü bir diyaloğun kapısını araladı. İşte Romani Godi’nin en büyük etkisi de bu: gençlere ve topluluk üyelerine kendi sözleriyle var olabilecekleri bir alan açmak.

Kapasite Güçlendirme Fonu’nun 2026 Dönemi Başvuruları Açıldı

By | Kurumsal Destek Fonu

Dezavantajlı kesimlerin toplumsal katılımını geliştirmek ve/veya sosyal refahını artırmak için çalışan orta ve küçük ölçekli sivil toplum kuruluşlarının (STK) kapasite gelişimlerini desteklemek amacıyla Dalyan Foundation ve Türkiye Mozaik Foundation iş birliği, bireysel ve kurumsal bağışçıların desteğiyle hayata geçirdiğimiz Kapasite Güçlendirme Fonu’nun 2026 dönemi başvuruları açıldı.

Hibe desteğinin yanı sıra fon kapsamında STK’lar, seçtikleri kapasite gelişim alanlarında güçlendirme fırsatları elde edecektir. STK’lar, Sivil Toplum için Destek Vakfı (STDV) tarafından ilk kez 2019 yılında geliştirilen Kapasite Gelişim Bileşeni ile ihtiyaçlarına göre uzmanlarla birlikte çalışma, farklı temalarda atölyeler, deneyim paylaşımı buluşmaları ve düzenli toplantılar olmak üzere kapasite gelişimlerini desteklemeye yönelik farklı imkanlardan faydalanacaktır. 

Kapasite Güçlendirme Fonu, hibe ile birlikte kapasite gelişim sürecini de içerir. Hibe almaya hak kazanan kuruluşlar, öncelikli değişim alanları doğrultusunda aşağıdaki başlıklarda kapasite gelişim desteği alabilecektir.

  • Finansal Sürdürülebilirlik
  • Organizasyon Yönetimi
  • İletişim
  • Ölçme ve Değerlendirme
  • Proje Yönetimi
  • Gönüllülerle İşbirliği
  • Ağ ve Ortaklık Kurma
  • Savunuculuk ve Lobi Faaliyetleri

Aşağıda yer alan başvuru kriterlerine uyan ve tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar hibe programına başvurabilirler:

  • Türkiye’de kurulmuş dernekler, vakıflar, kâr amacı gütmeyen kooperatifler, sendikalar, federasyonlar/konfederasyonlar,
  • Kurumsal yapısında, çalışma biçiminde veya gelir modelinde geliştirmek ya da dönüştürmek istediği alanları tanımlayabilen ve buna yönelik bir değişim planı ortaya koyabilecek kuruluşlar.
  • Kapasite gelişimi ile ilgili en az 1 kişiyi sorumlu olarak belirleyebilecek kuruluşlar,
  • 2025 yılı gelirleri 1.000.000 TL – 10.000.000 TL arasında olan kuruluşlar.

Kapasite Güçlendirme Fonu’na başvuru yapan STK’lar en fazla 1.000.000 TL talep edebilirler. Fona başvurmak isteyen STK’ların başvuru formunu 24 Temmuz 2026 Cuma günü saat 18.00’a kadar eksiksiz şekilde doldurmaları gerekir.

Fon ile ilgili detaylı bilgiye (hibe süreci, kurumsal gelişim bileşeni, başvuru koşulları, değerlendirme kriterleri ve takvim) ve başvuru formuna buradan ulaşabilirsiniz.

Turquoise Coast Environment Fund – Turkey Hibe Programının Yedinci Döneminde Desteklenecek STK’lar Belirlendi

By | Turquoise Coast Environment Fund

The Turquoise Coast Environment Fund – Turkey (TCEF) hibe programı, kara ve denizle bağlantılı adalar, kıyısal bölgeler ve sulak alanlar da dahil olmak üzere, Türkiye’nin güney ve batı kıyı bölgelerinde; doğa, biyoçeşitlilik, deniz ve kıyı koruma konularında aktif olarak faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) çalışmalarını desteklemek amacıyla Vakfımız koordinasyonda hayata geçiriliyor.

Fonun yedinci döneminde Ekosfer Derneği, Küresel İklim Akademisi Derneği, Hukuk, Doğa ve Toplum Vakfı ve Sınırlı Sorumlu Ildır Deniz Yolcu Taşıma Kooperatifi’ne toplam 3.790.000 TL hibe desteği sağlıyoruz.

Desteklenen STK’lar ve çalışmaları ile ilgili ayrıntılı bilgileri aşağıda görebilirsiniz:

Ekosfer Derneği (Ekosfer), (Kıyıda Kalan Sesler: Aydın’ın Kıyı Ekosistemleri ve Sulak Alanlarını Koruma Projesi, 940.000 TL), İstanbul
Ekosfer, iklim krizi, biyolojik çeşitlilik kaybı ve doğal varlıkların korunması alanlarında bilim temelli savunuculuk ve farkındalık çalışmaları yürütüyor. Ekosfer, hibe desteğimizle Aydın’daki kıyı ekosistemleri ve sulak alanların korunmasına katkı sağlamak amacıyla projesini hayata geçiriyor. Büyük Menderes Deltası ve Bafa Gölü gibi yüksek biyolojik çeşitliliğe sahip ancak iklim krizi, kuraklık ve kirlilik baskısı altındaki bölgelerdeki türler, habitatlar ve karşı karşıya oldukları tehditlere ilişkin farkındalık çalışmaları gerçekleştirecek. Bu doğrultuda yerel çevre örgütleri, kamu kurumları ve farklı paydaşlarla yapacağı görüşmelerden elde edeceği bilgilerle üç bölümlük bir haber dizisi ve en az 10 dakikalık bir kısa belgesel hazırlayacak. Ayrıca belgesel gösterimi, söyleşi ve doğa seslerinden ilham alan müzik performansını içeren etkinlikler düzenleyerek farkındalık çalışmalarını destekleyecek. Ekosfer, ürettiği içerikleri sosyal medya ve basın aracılığıyla yaygınlaştırarak en az 300.000 kişiye ulaşacak.

Küresel İklim Akademisi Derneği (KİAD), (COP31’e Doğru: Küresel Politikadan Yerel Eyleme, Yerelden Küresel Etkiye Projesi, 950.000 TL), Muğla
KİAD, iklim değişikliğiyle mücadele, sürdürülebilir kalkınma ve doğa koruma alanlarında farkındalık ve savunuculuk faaliyetleri yürütüyor. KİAD, hibe desteğimizle 2026 yılında Antalya’da gerçekleşecek COP31 sürecini stratejik bir fırsat olarak değerlendirerek, Akdeniz ve Ege kıyılarında faaliyet gösteren en az 50 sivil toplum kuruluşunun iklim politikaları, uluslararası sözleşmeler ve savunuculuk kapasitelerinin güçlenmesine katkı sağlamak amacıyla eğitimler ve çalıştaylar düzenleyecek. Bu kapsamda KİAD, Akdeniz ve Ege’de faaliyet gösteren STK’lar arasında iş birliğini ve bilgi paylaşımını güçlendirmek için Mavi Savunuculuk Platformu’nu hayata geçirecek. Ayrıca iklim değişikliğinin kıyı ve deniz ekosistemleri üzerindeki etkilerini ele alan; COP31, mavi karbon ve kıyı ekosistemleri gibi başlıkları içeren bir podcast serisi hazırlayacak. KİAD, yerel düzeyde iş birliği ve danışma mekanizmalarının geliştirilmesine katkı sağlamak amacıyla “Kıyı Dirençliliği Politika Belgesi” hazırlayarak ilgili kurumlara sunacak. Proje kapsamında ayrıca COP31’de bir etkinlik düzenleyecek.

Hukuk, Doğa ve Toplum Vakfı (HUDOTO), (Kıyı ve Sulak Alanlarda Plastik Kirliliği ile Mücadelede STK’lar için Hukuki Savunuculuk ve Kurumsal Kapasite Güçlendirme Programı Projesi, 950.000 TL), İzmir
HUDOTO, doğa, çevre ve insan haklarının korunması ile ekolojik ve sürdürülebilir kalkınmanın desteklenmesi amacıyla çalışmalar yürütüyor. HUDOTO, hibe desteğimizle Akdeniz ve Ege kıyılarında faaliyet gösteren STK’ların plastik kirliliğiyle mücadelede savunuculuk kapasitelerinin güçlenmesine katkı sağlayacak. Bu kapsamda plastik kirliliğinin Akdeniz’deki durumu, biyolojik çeşitlilik üzerindeki etkileri, hukuki araçlar ve politika temelli çözüm yollarına odaklanan çevrim içi eğitimler düzenleyecek. İzmir’de gerçekleştirilecek çalıştay ile STK’lar arasında deneyim paylaşımını destekleyecek ve ortak savunuculuk stratejileri geliştirecek. HUDOTO ayrıca savunuculuk mesajlarını yaygınlaştırmak amacıyla sosyal medya içerikleri üretecek ve proje kapsamında COP31’de bir etkinlik düzenleyecek.

Sınırlı Sorumlu Ildır Deniz Yolcu Taşıma Kooperatifi, (Çeşme – Ildır Sintine Atık Yönetimi ve Kıyı Ekosistemlerinin Korunması Projesi, 950.000 TL), İzmir
İzmir’in Çeşme ilçesinde faaliyet gösteren Ildır Deniz Yolcu Taşıma Kooperatifi, yerel denizcilik faaliyetlerinin düzenli, güvenilir ve sürdürülebilir şekilde yürütülmesine katkı sağlıyor. Kooperatif, hibe desteğimizle Ildır Mahallesi ve çevresinde faaliyet gösteren balıkçı tekneleri ve küçük ölçekli deniz araçlarından kaynaklanan sintine atıklarının denize boşaltılmadan toplanmasını ve çevreye zarar vermeden yönetilmesini sağlayacak.Bu kapsamda kurulacak sintine tanker sistemi ile teknelerden düzenli atık alımı yapılacak ve toplanan atıklar lisanslı tesislerde bertaraf edilecek. Proje süresince en az 200 ton sintine atığının toplanıp, bertaraf edilecek. Kooperatif ayrıca balıkçılar ve tekne sahiplerine yönelik bilgilendirme çalışmaları yürüterek çevresel farkındalığın artırılmasını destekleyecek ve yerel paydaşlarla iş birliğini güçlendirecek.

Eğitimde Eşitlik Fonu’nun 2025 Dönemi Başlangıç Raporu Yayımlandı

By | Eğitimde Eşitlik Fonu

Kız çocuklarının ve/veya genç kadınların eğitim hakkına erişiminin güçlenmesi için çalışan sivil toplum kuruluşlarının (STK) projelerini desteklemek amacıyla ilk kez 2025 yılında Yamantürk Vakfı iş birliği ve mali desteğiyle hayata geçirdiğimiz Eğitimde Eşitlik Fonu’nun Başlangıç Raporu yayımlandı. Fon kapsamında Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği’ne toplam 1.000.000 TL hibe desteği sağlıyoruz.

Fonun yapısı, desteklediğimiz STK ve yapacakları çalışmalara dair bilgilerin yer aldığı raporumuza buradan ulaşabilirsiniz.