All Posts By

Sivil Toplum için Destek Vakfı

Eğitimde Eşitlik Fonu’nun 2025 Dönemi Başlangıç Raporu Yayımlandı

By | Eğitimde Eşitlik Fonu

Kız çocuklarının ve/veya genç kadınların eğitim hakkına erişiminin güçlenmesi için çalışan sivil toplum kuruluşlarının (STK) projelerini desteklemek amacıyla ilk kez 2025 yılında Yamantürk Vakfı iş birliği ve mali desteğiyle hayata geçirdiğimiz Eğitimde Eşitlik Fonu’nun Başlangıç Raporu yayımlandı. Fon kapsamında Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği’ne toplam 1.000.000 TL hibe desteği sağlıyoruz.

Fonun yapısı, desteklediğimiz STK ve yapacakları çalışmalara dair bilgilerin yer aldığı raporumuza buradan ulaşabilirsiniz.

Sivil Toplum Kuruluşları Küresel İçgörü Araştırması 2026 Katılım Daveti

By | Genel

Sivil toplum alanındaki en kapsamlı küresel çalışmalardan biri olan Sivil Toplum Kuruluşları Küresel İçgörü Araştırması 2026’ya katılmaya davet ediyoruz.

Charities Aid Foundation (CAF) liderliğinde 35’ten fazla ülkeden ortaklarla yürütülen ve World Giving Report kapsamında yayımlanan bu araştırma; sivil toplum kuruluşlarının (STK) faaliyet gösterdiği ortamı, karşılaştıkları zorlukları ve değişen dünyada üstlendikleri kritik rolü daha iyi anlamayı ve ortaya koymayı amaçlıyor. Araştırma hakkında detaylı bilgiye ve “Sivil Toplum Kuruluşları Küresel İçgörü Araştırması 2025” raporuna buradan ulaşabilirsiniz.

Bu yıl Sivil Toplum için Destek Vakfı ortaklığında yürütülen araştırmanın anketine katılarak:

  • Kuruluşunuzun deneyimleri ve perspektifini küresel ölçekte görünür kılabilir,
  • 35 ülkeden 1000’den fazla STK’nın katılımıyla oluşturulacak kapsamlı bir bilgi havuzuna katkıda bulunabilir,
  • Sivil toplumun geleceğini şekillendirecek içgörülere destek olabilir,
  • Türkiye verisinin oluşmasına destek olarak karşılaştırmalı analizlerin anlamlı olmasını sağlayabilirsiniz.

Türkçe anket formuna 5 Haziran 2026 tarihinde aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz. Anketi tamamlamak 15 dakikanızı alacaktır. Dilerseniz yanıtlarınızı kaydedip daha sonra tamamlayabilirsiniz. Yanıtlarınız tamamen anonim tutulacak olup, anket sonuçlarının yer alacağı küresel rapor CAF tarafından Eylül 2026’da yayınlanacaktır. 

Anket, kuruluşunuzun karar alma süreçleri, mali durumu ve çalışmalarına ilişkin farklı alanlarda sorular içerdiği için kurumunuzu iyi tanıyan ve bu konularda bilgi sahibi bir kişi tarafından doldurulmasını rica ederiz.

Ankete buradan ulaşabilirsiniz.  

Kültürel Miras için Farklı Paydaşlarla Ortak Üretim: Türkiye Avrupa Vakfı

By | Kültürel Miras Fonu

Kültürel mirasın korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için çalışan sivil toplum kuruluşlarının (STK) projelerini desteklemek amacıyla Nurol Eğitim Kültür ve Spor Vakfı iş birliği ve mali desteğiyle hayata geçirdiğimiz Kültürel Miras Fonu’nun 2025 döneminde Türkiye Avrupa Vakfı’nın (TAV) Avrupa Miras Günleri ile Beyoğlu’nda Kültürel Miras Korunması projesini destekliyoruz.

TAV gerçekleştirdiğimiz röportajda, proje kapsamında yürüttükleri çalışmalar, iklim krizinin kültürel miras üzerindeki etkisi ve vakfın yürüttüğü çalışmalar hakkında konuştuk.

“Kültürel mirası gündelik hayatın parçası haline getirmeyi hedefliyoruz.”

Türkiye Avrupa Vakfı’nın (TAV) misyonundan ve bugüne dek yürüttüğünüz temel çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

TAV olarak 2001’den bu yana Türkiye–Avrupa ilişkilerini kültür ve sivil toplum işbirliği odağında güçlendirmek için çalışıyoruz. Bu ilişkiyi soyut bir çerçevenin ötesine taşıyıp, yerelde karşılığı olan programlar ve iş birlikleriyle somut hale getiriyoruz.

Çalışmalarımızı birkaç ana eksende topluyoruz:

  • Katılım ve yönetişim: Sivil toplumun ve farklı paydaşların karar süreçlerine daha etkin katılımını destekleyen programlar ve diyalog mekanizmaları yürütüyoruz.
  • Kültür ve kültürel miras: Yerel aktörleri bir araya getiriyor, ortak üretimi destekliyor ve mirasın korunması ile erişilebilirliğini güçlendiren iş birlikleri kuruyoruz.
  • İklim: Yerel yönetimlerle iklim gündemini katılımcı yöntemlerle ele alıyoruz.
  • Gençlik: Gençlerin aktif yurttaşlık ve katılım pratiklerini güçlendiren programlar yürütüyoruz.
  • Dijital dönüşüm ve iletişim: Kurumların bilgi üretme ve iletişim kapasitesini güçlendiren çalışmalar yapıyoruz.

Farklı kurumları bir araya getiren, iyi örnekleri yerel bağlama uyarlayan ve uzun vadeli ilişki kuran bir yaklaşım izliyoruz.

İklim krizinin etkilerinin giderek derinleştiği bir dönemde; kültürel mirasın karşılaştığı tehditlerden ve alınması gereken önlemlerden bahseder misiniz?

Kültürel miras bugün üst üste binen risklerin etkisi altında. Depremler, yangınlar, aşırı hava olayları ve ekonomik baskılar aynı anda devreye giriyor ve bu durum kırılganlığı ciddi şekilde artırıyor.

Kentlerde özellikle iki başlık öne çıkıyor:

  • Fiziksel riskler: Yaşlı yapı stoğu, artan bakım maliyetleri ve iklim etkileriyle hızlanan yıpranma
  • Kurumsal ve finansal riskler: Çok paydaşlı yapı, sınırlı kaynaklar ve koordinasyon eksikliği

6 Şubat depremleri sonrası sahada bunu çok net gördük. Acil müdahale ihtiyacı çok yüksekken kapasite sınırlı kalabiliyor.

Bu nedenle üç alana odaklanıyoruz:

  • Önleyici koruma ve risk planlaması
  • Kurumlar arası koordinasyon ve rol netliği
  • Toplumsal sahiplenmenin güçlendirilmesi

Kültürel mirası yalnızca uzmanların konusu olmaktan çıkarıp, gündelik hayatın parçası haline getirmek kritik.

“Daha önce erişilemeyen birçok mekân ilk kez kamuyla buluştu.”

Avrupa Miras Günleri ile Beyoğlu’nda Kültürel Miras Korunması projesi kapsamında yürüttüğünüz çalışmalardan bahseder misiniz?

Avrupa Miras Günleri, Avrupa genelinde kültürel mirasın yurttaşlarla buluşmasını sağlayan bir çerçeve sunuyor. Türkiye’de bu yaklaşımı Beyoğlu Miras Günleri ile hayata geçirdik.

2024’te pilot olarak başlattığımız programı, 2025’te STDV ve Nurol Vakfı desteğiyle büyüttük. Amacımız yalnızca mirası görünür kılmak değil, aynı zamanda yerel bir iş birliği altyapısı kurmak.

Beyoğlu’nda ihtiyaç çok net: Tescilli yapı yoğunluğu yüksek, ancak koruma kapasitesi sınırlı ve birçok mekân erişilebilir değil. Bu çelişkiyi “kamusal program + paydaş koordinasyonu” ile ele alıyoruz.

Programı üç bileşen üzerinden kurguladık:

  • Katılımcı program tasarımı: Kurumların etkinlik üreticisi olarak sürece dahil olduğu bir yapı kurduk.
  • İletişim ve görünürlük: Programın dijital altyapısını ve içerik üretimini geliştirdik.
  • Kamusal program: Etkinlikleri tek bir çatı altında birleştirerek erişimi artırdık.

Somut olarak: Yaklaşık 40 kurum sürece dahil oldu, 80 etkinlik düzenlendi ve 3.000 kişiye ulaşıldı.
Birçok mekân ilk kez kamuyla buluştu.

“Kültürel mirası korumak için önce kurumlar arasında güven ve ortak çalışma zemini kurmak gerekiyor.”

Yerel yönetim–sivil toplum–özel sektör iş birliğinin önemi nedir? Deneyimleriniz neler gösterdi?

Kültürel miras tek bir aktörün taşıyabileceği bir alan değil. Yerel yönetimlerin mekân ve lojistik kapasitesi, sivil toplumun sahadaki ilişkileri ve özel sektörün kaynakları bir araya geldiğinde etki büyüyor.

Beyoğlu özelinde bu daha da belirgin; miras alanları farklı aktörlere dağılmış durumda.

Pilot çalışma bize şunu gösterdi:
En büyük imkân, kurumların aynı zeminde buluşması. Tek başına mümkün olmayan üretimler, iş birlikleri sayesinde hayata geçiyor.

Ancak iki temel sınır var:

  • Kurumlar arası takvim ve öncelik uyumsuzluğu
  • Sınırlı kaynak ve insan gücü

Bu nedenle yaklaşımımızı büyük tek seferlik etkinlikler yerine, süreklilik üreten küçük ve koordineli adımlar üzerine kuruyoruz.

“En kalıcı çıktımız, kurduğumuz ilişki ve iş birliği altyapısı.”

TAV’ı desteklemek isteyenler için etkiyi nasıl anlatırsınız?

TAV’ı desteklemek, farklı aktörlerin bir araya gelerek ortak üretim yapabildiği bir altyapıyı desteklemek anlamına geliyor.

Beyoğlu Miras Günleri bu etkinin somut örneklerinden biri:

  • Kurumlar birbirini tanıyan ve birlikte üretim yapan bir yapıya dönüştü
  • Küçük ölçekli aktörler daha görünür ve eşit bir alan buldu
  • Program, katılımcıların gündelik deneyimiyle kültürel mirası buluşturdu

Katılımcı geri bildirimleri de bunu açıkça gösteriyor:
“Normalde giremeyeceğim bir yeri görüp hikâyesini dinlemek çok değerliydi.”
“Yanından geçtiğim yerlerin hikâyesini ilk kez duydum.”

Bizim açımızdan en kalıcı çıktı, kurduğumuz ilişki, güven ve birlikte çalışma kapasitesi.

Organizasyonel Güçlenme Fonu’nun 2026 Dönemi Başvuruları Açıldı

By | Organizasyonel Güçlenme Fonu

Dezavantajlı kesimlerin toplumsal katılımını geliştirmek ve/veya sosyal refahını artırmak için çalışan sivil toplum kuruluşlarının (STK) insan kaynakları (İK) süreçlerinin güçlenmesine destek olmak amacıyla Vakfımız koordinasyonunda, KRM Yönetim Danışmanlık iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Organizasyonel Güçlenme Fonu için başvurular açıldı.

Hibe desteğinin yanı sıra fon kapsamında STK’lar, İK süreçleriyle ilgili kapasite gelişim fırsatları elde edecektir. STK’lar, farklı temalarda deneyim paylaşımı buluşmaları ve uzman destekleri olmak üzere kapasite gelişimlerini desteklemeye yönelik farklı imkanlardan faydalanacaktır.

Fon kapsamında sağlanacak uzman destekleri aşağıdaki başlıkları kapsamaktadır:

  • Çalışanların ücretlendirme, maaş ödemeleri, sigorta bildirimleri ve izin uygulamaları gibi süreçleri hakkında mevzuatlara uyum ve özlük süreçleri danışmanlığı,
  • İşe alım, mülâkat süreçleri ve bu süreçlerin tasarımına dair bilgilendirme ve destek,
  • Değerlendirme ve gelişim merkezi danışmanlığı imkânları(çevrimiçi ve/veya yüz yüze).

Fon kapsamında sağlanan hibe aşağıdaki amaçlar doğrultusunda kullanılabilir;

  • İnsan kaynakları ve idari işlerle ilgili giderler, (bu işlerle ilgilenen kişilerin kullanımına yönelik giderler)
  • Çalışan esenliğine yönelik toplantı ve uygulamalar,
  • İnsan kaynakları süreçlerini güçlendirecek altyapı ve hizmet alımları,
  • İnsan süreçlerinde kullanılan bilgi ve belge yönetimine dair yapılacak geliştirmeler.

Aşağıda yer alan başvuru kriterlerine uyan ve tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar hibe programına başvurabilirler:

  • Türkiye’de kurulmuş dernekler, vakıflar, kâr amacı gütmeyen kooperatifler, sendikalar, federasyonlar/konfederasyonlar,
  • Kapasite gelişimiyle ilgili bir vizyona ve ihtiyaca sahip olan kuruluşlar,
  • Katılımcı kurumun kapasite gelişimi ile ilgili en az 1 kişiyi sorumlu olarak belirleyebilecek kuruluşlar,
  • 2025-2026 yılları içerisinde en az 5 tam ve/veya yarı zamanlı çalışanı olan kuruluşlar.

Organizasyonel Güçlenme Fonu’na başvuru yapan STK’lar en fazla 175.000 TL talep edebilirler. Fona başvurmak isteyen STK’ların başvuru formunu 17 Nisan 2026, saat 18.00’a kadar eksiksiz şekilde doldurmaları gerekir.

Fon ile ilgili detaylı bilgiye (hibe süreci, kurumsal gelişim bileşeni, başvuru koşulları, değerlendirme kriterleri ve takvim) ve başvuru formuna buradan ulaşabilirsiniz

deSTek İşleri Buluşması: Sivil Toplum Bir Araya Geldi

By | Uncategorized

3–4 Şubat 2026 tarihlerinde İstanbul Minoa Pera’da gerçekleştirdiğimiz deSTek İşleri Buluşması, 40’tan fazla sivil toplum kuruluşu (STK), bağışçılar, destekleyici kurumlar ve uzmanları bir çatı altında topladı. İki gün boyunca 70’in üzerinde paydaşla; finansal ve örgütsel dayanıklılık, sürdürülebilirlik ve iş birliği kapasitesi üzerine birlikte düşündük, deneyimlerimizi paylaştık ve yeni bağlantılar kurduk.

Birlikte Düşünmek İçin Tasarlanmış Bir Program

Buluşmanın program kurgusunu oluştururken, bilgi aktarımından çok deneyim paylaşımını ve akran öğrenmesini merkeze aldık. İki günlük akışta öne çıkan başlıklar şöyleydi:

  • Türkiye’de sivil toplumun mevcut durumu, STDV’nin yaklaşımı ve güncel trendlerin ele alındığı açılış ve çerçeve oturumları
  • Finansal ve örgütsel dayanıklılığın farklı boyutlarıyla tartışıldığı dayanıklılık oturumları
  • “Neleri yapamadık?” sorusundan yola çıkarak tersine öğrenme yaklaşımıyla zorlukları görünür kılan finansal sürdürülebilirlik oturumu
  • Katılımcılar arasındaki ortaklık ve iş birliği potansiyellerini keşfeden “Biz Bize Haritalama” çalışması
  • Katılımcıların birbirleriyle doğrudan temas kurmasını sağlayan yemekli buluşmalar ve serbest etkileşim alanları
  • STDV’ye yönelik önerilerin ve geleceğe dönük ihtiyaçların konuşulduğu geri bildirim ve değerlendirme oturumları

Katılımcılardan Güçlü Bir Karşılık

Katılımcı değerlendirmeleri, programın güçlü bir karşılık bulduğunu gösterdi. Özellikle katılımcıların doğrudan temas kurabildiği yapılandırılmamış etkileşim alanları — öğle yemeği buluşmaları — en yüksek memnuniyeti sağladı. Bununla birlikte, STDV’nin kendi deneyimlerini açık ve şeffaf biçimde paylaşması ile akran öğrenmesini destekleyen program yapısı da katılımcılar tarafından öne çıkan unsurlar arasında yer aldı.

İçerik açısından ise finansal sürdürülebilirlik, dayanıklılık çerçevesi ve sivil toplum ekosistemine dair analizler en geliştirici başlıklar olarak değerlendirildi.

Yeni Perspektifler, Yeni Gündemler

Buluşma yalnızca bir öğrenme alanı değil, aynı zamanda yeni ortaklıkların filizlendiği bir zemin de oldu. Gelir kaynaklarını çeşitlendirme, bireysel bağışçılık modellerini geliştirme, özel sektör iş birlikleri ve finansal risklerin stratejik planlamalara dahil edilmesi gibi konuların katılımcıların gündeminde güçlü bir şekilde yer almasına katkı sağladı.

Gelecek için Öneriler

Geri bildirimler, programın yoğun ve verimli geçtiğini ortaya koyarken bazı alanlarda daha fazla derinleşme isteğine de işaret ediyor. Katılımcılar; etkinlik süresinin uzatılmasını, küçük grup çalışmalarına daha fazla zaman ayrılmasını, ihtiyaç temelli tematik oturumların eklenmesini ve daha uygulamaya dönük çalışma alanları oluşturulmasını önerdi.

Her şeyden öte, bu tür buluşmaların sürekliliğine yönelik güçlü bir istek dile getirildi. Etkinliğin düzenli olarak tekrarlanması, takip mekanizmalarıyla desteklenmesi ve katılımcı katkılarıyla sürdürülebilir bir modele dönüşmesi en çok dile getirilen dilekler arasında yer aldı.

Bu iki gün bizim için de bir ilham kaynağı oldu. Sivil toplumun birlikte düşünme ve birbirini destekleme kapasitesini bir kez daha gördük — bugüne ve geleceğe dair umutlarımızı çoğalttı. Bu deneyim bize önemli bir şeyi de hatırlattı: Sivil toplumun ihtiyacı yalnızca kaynak değil, birlikte düşünebileceği, birbirini görebileceği alanlar. Biz de bu alanı yaratmaya ve büyütmeye devam edeceğiz.

Gelir Çeşitlendirme Programı Kapsamında Hatay ve İstanbul’daki STK’larla Bir Araya Geldik

By | DestekLab

Sivil toplum kuruluşlarının (STK) gelir ve kaynak geliştirme kapasitelerini güçlendirmek amacıyla, Fondation de France’ın mali desteğiyle hayata geçirdiğimiz Gelir Çeşitlendirme Programı kapsamında 25 Şubat – 2 Mart 2026 tarihleri arasında Hatay ve İstanbul’da ziyaretler gerçekleştirdik.

Türkiye Mozaik Foundation iş birliğiyle yürüttüğümüz Yerel Güçlenmeye Destek Fonu III ve bireysel bağışçıların desteğiyle; Deprem Dayanışması DerneğiDefne Kadın Kooperatifi, Füsun Sayek Sağlık ve Eğitim Geliştirme DerneğiHatay Senfoni Orkestrası Kültür ve Sanat DerneğiHatay Sörf MerkeziKadına Özgürlük ve Eşitlik Derneği ve Talebeyiz Biz Derneği ile bir araya geldik.

21 Ocak Çarşamba günü gerçekleştirdiğimiz tanışma toplantısının ardından, STK’lardan mevcut finansal kapasitelerini anlamak amacıyla bir anket doldurmalarını talep ettik. Programın ikinci aşamasında ise, tamamlanan anketler üzerinden STK’ların mevcut gelir modellerini, kaynak geliştirme deneyimlerini ve sürdürülebilirlik ihtiyaçlarını birlikte değerlendirerek saha ziyareti öncesinde bir ön planlama yaptık. Beş gün süren saha ziyaretinde ise, STK’ların geliştireceği gelir çeşitlendirme çalışmalarının somut ihtiyaçlara dayalı olarak planlanmasına katkı sağladık.

STK’ların Gelir Çeşitlendirme Programı kapsamında yürütecekleri çalışmalarla ilgili detaylı bilgiye aşağıda görebilirsiniz: 

Deprem Dayanışma Derneği

Deprem Dayanışma Derneği, deprem bölgesinde farklı topluluk merkezleri aracılığıyla çocukların iyi olma hâlini, kadın hakları, eğitim ve sağlık alanlarında uzun vadeli iyileşmeyi hedefleyen çalışmalar yürütüyor. Bu çalışmaların sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi ve ihtiyaçlara uygun gelir modellerinin geliştirilmesi amacıyla Deprem Dayanışma Derneği; program kapsamında uygulanabilir kaynak geliştirme stratejisi hazırlayacak. 

Bu amaçlar doğrultusunda aşağıdaki alanlara odaklanacak: 

  • Faaliyet, ihtiyaç ve kaynakların  haritalanması
  • Sürdürülebilir gelir ve destek modelinin geliştirilmesi
  • Bağışçı ilişkileri ve iş birliklerinin güçlendirilmesi

Defne Kadın Kooperatifi

Defne Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi (Defne Kadın Kooperatifi), Defne Kadın Kooperatifi, kadın emeğinin değerlendirilmesi ve kadınların sosyal yönden güçlendirilmesi amacıyla çalışmalarını yürütüyor. Hataylı kadınların ürettikleri ürünler kooperatifin internet sitesindeki çevrimiçi satış portalı üzerinden satışa sunuluyor. Defne Kadın Kooperatifi program kapsamında kooperatifin mevcut satış portalını ve operasyonel ihtiyaçlarını sistematik hale getirmek için uygulanabilir bir yol haritası hazırlayacak. 

Bu amaçlar doğrultusunda aşağıdaki alanlara odaklanacak: 

  • Üretim ve satış süreçlerinin uçtan uca haritalanması
  • Süreçlerdeki ihtiyaç ve iyileştirme alanlarının belirlenmesi
  • İhtiyaçlara yönelik uygun aktör ve iş birliklerinin haritalanması

Füsun Sayek Sağlık ve Eğitim Geliştirme Derneği

Füsun Sayek Sağlık ve Eğitim Geliştirme Derneği (Füsun Sayek), derneğe yapılan bağışlar aracılığıyla Füsun Sayek Burs Fonu üzerinden çoğunluğu tıp fakültesi öğrencileri olmak üzere öğrencilere eğitim bursu sağlıyor. Füsun Sayek, program kapsamında derneğin bireysel bağışçıları üzerinden sürdürülebilir bir gelir modeli oluşturmak amacıyla kaynak geliştirme stratejisi geliştirecek.

Bu amaç doğrultusunda aşağıdaki alanlara odaklanacak::

  • Burs programları için bireysel bağışçı modelinin güçlendirilmesi
  • Mevcut bağışçı verilerinin analiz edilmesi ve bağışçı segmentasyonunun yapılması
  • Bireysel bağışçı iletişimi için uygun araç ve yöntemlerin geliştirilmesi
  • Burs programlarının bağışçılar için daha anlaşılır ve desteklenebilir bir yapıya kavuşturulması

Hatay Senfoni Orkestrası Kültür ve Sanat Derneği

Hatay Senfoni Orkestrası Kültür ve Sanat Derneği (HSO), depremler sonrası Hatay’da genç müzisyenlerin iyi olma halini desteklemek amacıyla bir araya gelebilecekleri ve kültür-sanat faaliyetleri gerçekleştirebilecekleri dayanışma alanları oluşturuyor. HSO program kapsamında sanatsal ve eğitim faaliyetlerinin devamlılığını sağlayabilmek için uygulanabilir bir kaynak geliştirme stratejisi hazırlayacak. 

Bu amaç doğrultusunda aşağıdaki alanlara odaklanacak:

  • Orkestranın faaliyetlerini anlatan iletişim çerçevesinin güçlendirilmesi
  • Bireysel bağışçılar ve destekçilerle ilişkilerin geliştirilmesi
  • Kurumsal iş birlikleri ve sponsorluk olanaklarının değerlendirilmesi
  • Konser ve etkinlikler etrafında geliştirilebilecek destek modellerinin ele alınması

Hatay Sörf Merkezi

Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (Hatay Sörf Merkezi), depremlerden etkilenen gençlerin spor aracılığıyla güçlenmesi amacıyla çalışmalar yapıyor. Hatay Sörf Merkezi, Samandağ’da farklı sosyal programlara ev sahipliği yapabilecek fiziksel bir mekan geliştiriyor. Hatay Sörf Merkezi program kapsamında; fiziksel mekanın sürdürülebilir bir kullanım modeliyle işletilmesine katkı sağlayacak bir çerçeve oluşturulacak.

Bu amaç doğrultusunda aşağıdaki alanlara odaklanacak:

  • Fiziksel mekânın sürdürülebilir kullanım modelleri
  • Program ve etkinlik bazlı gelir yaklaşımları
  • Farklı paydaşlarla kurulabilecek iş birlikleri

Kadına Özgürlük ve Eşitlik Derneği 

Kadına Özgürlük ve Eşitlik Derneği (KÖVED), toplumsal cinsiyet eşitliğinin güçlenmesi amacıyla çalışmalar yapıyor. 6 Şubat depremleri sonrası Adana Kadın Yaşam Merkezi’ni hayata geçirdi. KÖVED program kapsamında; kaynak çeşitliliğini artırmak amacıyla iletişim ve kaynak geliştirme stratejileri hazırlayacak. 

Bu amaç doğrultusunda aşağıdaki alanlara odaklanacak:

  • Bağış altyapısının oluşturulması
  • İletişim stratejinin ve ilgili içeriklerin hazırlanması
  • Potansiyel paydaşların haritalandırılması

Talebeyiz Biz Derneği

Talebeyiz Biz Derneği (Talebeyiz Biz), 6 Şubat depremleri sonrası Hatay Arsuz’da hayata geçirdiği Sanat Elçileri Topluluğu İle gençlerin kültür-sanat yoluyla güçlenmesine ve farklı sanat alanlarında üretim yapmasına katkı sağlıyor. Talebeyiz Biz program kapsamında; Topluluğu’un sürdürülebilirliğini sağlamak için farklı destek modelleri oluşturacak. 

Bu amaç doğrultusunda aşağıdaki alanlara odaklanacak:

  • Sanat Elçileri Topluluğu’nun sürdürülebilirliğini sağlamak için kaynak geliştirme yaklaşımının oluşturulması
  • Bireysel ve kurumsal bağışçılarla kurulabilecek iş birliği modellerinin geliştirilmesi
  • Destek süreçlerinin daha sistemli yürütülmesine katkı sağlayacak çerçevenin hazırlanması

Gerçekleştirdiğimiz ziyaretler, deprem bölgesindeki ihtiyaçların devam ettiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Bölgeye olan destekler azaldıkça, özellikle küçük ve orta ölçekli STK’ların, gelirlerini çeşitlendirmek ve mevcut harcamalarını yönetmek için alternatif yöntemler geliştirmekte zorlandığı görülüyor.

STK’lar nakit akışı, gelir-gider takibi, bağışçı iletişimi ve bireysel bağış toplama gibi süreçlerde destek arıyor; mevcut enerji ve kaynakları ise bu işleri yürütmeye olanak tanımıyor. Üst başlıkta sorunlar ortaklaşıyor olsa da; faaliyet gösterilen bölgenin, hedef grubun, tüzel yapıların ve çalışan sayısının farklılığı, ihtiyaçların da özgünleştiğini gösteriyor. Bu nedenle program kapsamında önceliklendirdiğimiz en önemli konulardan biri, her STK’nın kendi kapasitesine uygun yol haritalarıyla gelir çeşitlendirme ve kaynak yönetiminde somut adımlar atmasını desteklemektir.

Bundan sonraki süreçte STDV mentorluğunda; her STK’nın kapasitesine uygun yol haritalar oluşturulacak ve gelir çeşitlendirme ile kaynak yönetimi konusunda somut adımlar atılmasına destek sağlanacak.

Mart – Haziran 2026 

  • STK’ların gelir çeşitlendirme süreçleri için ihtiyaç duyulan materyallerin hazırlanması
  • Hedef bağışçı grupları ve potansiyel iş birliği alanlarının netleştirilmesi
  • Görüşme süreçlerine yönelik içerik ve yöntemlerin planlanması
  • STK’ların saha ziyaretine hazır hâle gelmesi için ön planlamaların tamamlanması

Haziran–Ağustos 2026 

  • Stratejilerin ve adımların sahada uygulanması
  • STK’ların potansiyel destekçilerle temas kurmalarının desteklenmesi
  • Geliştirilen gelir çeşitlendirme modellerinin test edilmesi ve uygulanması.

 

Eğitimde Eşitlik Fonu’na Yapılan Başvurularla İlgili Değerlendirme Metnimiz Yayımlandı

By | Eğitimde Eşitlik Fonu

Kız çocukları ve genç kadınların eğitim hakkına erişiminin güçlenmesi için çalışan sivil toplum kuruluşlarının (STK) projelerini desteklemek amacıyla Vakfımız koordinasyonunda Yamantürk Vakfı iş birliği ve mali desteğiyle hayata geçirdiğimiz Eğitimde Eşitlik Fonu’na yapılan başvurularla ilgili Değerlendirme Metnimiz yayımlandı.

STK’ların bu süreçte öne çıkan ihtiyaçlarının daha iyi anlaşılabilmesi amacıyla fonun bu dönemi için yapılan başvuruların yoğunlaştığı konulara, başvuru yapan kuruluşların genel durumu ve ihtiyaçlarına dair değerlendirmelerimizin yer aldığı açıklama metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Kültürel Miras Fonu Raporu Yayımlandı

By | Kültürel Miras Fonu

Kültürel mirasın korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için çalışan sivil toplum kuruluşlarının (STK) projelerini desteklemek amacıyla Nurol Eğitim Kültür ve Spor Vakfı iş birliği ve mali desteğiyle hayata geçirdiğimiz Kültürel Miras Fonu raporu yayımlandı. Fon kapsamında Türkiye Avrupa Vakfı’na toplam 1.000.000 TL hibe desteği sağlıyoruz.

Fonun yapısı, desteklediğimiz STK ve yapacakları çalışmalara dair bilgilerin yer aldığı raporumuza buradan ulaşabilirsiniz.

Turquoise Coast Environment Fund-Turkey Hibe Programının Yedinci Dönem Başvuruları Sona Erdi!

By | Turquoise Coast Environment Fund

Türkiye’nin güney ve batı kıyı bölgelerinde doğal çevrenin korunması, iyileştirilmesi ve yenilenmesi amacıyla çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) projelerini desteklemek amacıyla Vakfımız koordinasyonunda hayata geçirilen The Turquoise Coast Environment Fund – Turkey (TCEF) hibe programının yedinci dönem başvuruları sona erdi.

Bu yıl fona teknik kriterlere uyan 45 STK başvuruda bulundu. Başvuruların türleri şu şekilde dağıldı:

  • 37 Dernek
  • 4 Kooperatif
  • 4 Vakıf

Fona Adana, Ankara, Antalya, Balıkesir, Çanakkale, Hatay, İstanbul, İzmir, Manisa, Mersin, Muğla, Osmaniye ve Rize olmak üzere 13 ilden başvuru alındı.

Talep edilen toplam hibe tutarı 41.624.295 TL oldu.

Gelir Çeşitlendirme Programı Açılış Toplantısıyla Başladı

By | DestekLab

Sivil toplum kuruluşlarının (STK) gelir ve kaynak geliştirme kapasitelerini güçlendirmek amacıyla, Fondation de France’ın mali desteğiyle hayata geçirdiğimiz Gelir Çeşitlendirme Programı, açılış toplantısıyla başladı.

Türkiye Mozaik Foundation iş birliğiyle yürüttüğümüz Yerel Güçlenmeye Destek Fonu III ve bireysel bağışçıların desteğiyle; Deprem Dayanışması Derneği, Füsun Sayek Sağlık ve Eğitim Geliştirme Derneği, Hatay Senfoni Orkestrası Kültür ve Sanat Derneği, Hatay Sörf Merkezi, İstanbul Mor Dayanışma Derneği, Kadına Özgürlük ve Eşitlik Derneği, Köy Okulları Değişim Ağı Derneği, Öğretmen Ağı ve Talebeyiz Biz Derneği’nin katılımıyla yürütülecek program, STK’ların daha dirençli, çeşitli ve sürdürülebilir finansman stratejileri geliştirmelerine katkı sunacak.

Bu doğrultuda program süresince, kapasite gelişim desteği ve küçük hibeler aracılığıyla STK’lara uygulamalı destek sağlanacak.