Category

Gelecek için Dayanışma Fonu

YÖRET ile AFGEP: Afet Sonrası Gençleri Güçlendirme Projesini Konuştuk

By | Gelecek için Dayanışma Fonu

Yüksek Öğrenimde Rehberliği Tanıtma ve Rehber Yetiştirme Vakfı (YÖRET), toplumun her kesimine yönelik eğitim ve hizmet projeleri hayata geçiren Yöret, toplumun yaşam kalitesini artırmak amacıyla çalışmalarını yürütüyor. Paribu işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz Gelecek için Dayanışma Fonu kapsamında AFGEP: Afet Sonrası Gençleri Güçlendirme projesini gerçekleştiren YÖRET, Hatay, İstanbul ve Kahramanmaraş’ta ikamet eden ve depremlerden etkilenen gençlerin iyi olma halini desteklemek ve akran dayanışmasını güçlendirmek amacıyla çalışmalarını yürütüyor.

YÖRET ekibiyle gerçekleştirdiğimiz röportajda; proje faaliyetleri, depremlerin gençler üzerindeki etkisi, gençlere yönelik farklı bölgelerde çalışma yürütüyor olmanın zorlukları ve vakfın gelecek dönem planları hakkında konuştuk. 

YÖRET olarak toplumun her kesimine yönelik eğitim ve hizmet projeleri hayata geçiriyorsunuz. Çalışma alanınızın var olan durumu hakkında neler söylersiniz, siz burada nasıl bir boşluğu dolduruyorsunuz?

Çalışma alanımız sürekli bir dönüşüm içerisinde ve toplumun ihtiyaçlarına odaklanarak hareket ediyoruz. Genç üniversiteli gönüllülerimizden ve alandaki çalışma arkadaşlarımızdan aldığımız geri bildirimlerle birlikte psikolojik danışmanlar, sosyal hizmet uzmanları ve psikologlarla işbirliği içerisinde çalışıyoruz. Bu yaklaşımla toplumdaki sorun ve dezavantaj alanlarını yakından takip ediyor, sürdürülebilir çözümler üretmek için çaba gösteriyoruz. Barışçıl İletişim Atölyeler, Vurma! Konuş, Kutu Oyunu, Kendi Projeni Kendin Yap Programı, Afet Sonrası Güçlendirme Projeleri ve Destek Verene Destek gibi projeler de bu çabalarımızın bir parçası.

Gelecek için Dayanışma Fonu kapsamında sağladığımız hibe desteğiyle AFGEP: Afet Sonrası Gençleri Güçlendirme projesini hayata geçiriyorsunuz. Proje kapsamında yürüttüğünüz çalışmalar, çalışmanın çıktıları ve alana etkisi hakkında bilgi verir misiniz? 

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından, gençlerin sosyal alanlarda yer bulmakta zorlandığını ve çeşitli sorunlarla karşı karşıya kaldıklarını fark ettik. Bu nedenle, psikolojik danışmanlar, sosyal hizmet uzmanları ve psikologlarla işbirliği yaparak depremlerden etkilenen gençlere psikososyal destek sağlama çalışmalarına odaklandık. Depremler sonrası Destek Grubu çalışmalarımızı AFGEP (Afet Sonrası Gençleri Güçlendirme Projesi) kapsamında tasarladık. Projemizin amacı, depremlerden etkilenen gençleri Depremler Sonrası Akran Destek ve Dayanışma grupları altında bir araya getirerek iyilik hallerini güçlendirmek ve gençlerin taleplerini akranlarıyla birlikte dile getirmelerine olanak tanımaktır. Yapılan odak grup çalışmalarında, gençlerin kendi bölgelerinde bir şeyler yapma isteği ve sosyal alan ihtiyacının ön plana çıktığı görüldü. Depremin etkisiyle birlikte, gençlerin güçlendirilmesi gereken ve öncelik verilmesi gereken alanlar tespit edildi. Ayrıca, saha çalışmaları ve uzmanlarla yapılan eğitimler sayesinde, gençlerin ihtiyaçlarına yönelik ek eğitim modelleri tasarlamayı hedefliyoruz. Bu çerçevede, mart sonuna doğru planladığımız gençlerle yapacağımız Akran Destek Dayanışması çalışmalarıyla, yaklaşık 400 civarı gence ulaşmayı hedefliyoruz.

AFGEP projesini Hatay, İstanbul ve Kahramanmaraş gibi farklı coğrafi bölgelerde uyguluyorsunuz. Bu durum proje sürecinde karşılaşabileceğiniz bölgesel farklılıkları nasıl dikkate almanızı gerektiriyor?

Projeye başlamadan önce, Hatay ve Kahramanmaraş’ta depremleri yaşamış gençlerle ayrı odak gruplarında bir araya geldik. Projemizin başlamasıyla birlikte, farklı şehirlere göç etmiş gençleri de odak gruplara dahil ettik. Bu şekilde ihtiyaçlar arasındaki farklılıkları anlayarak, çalışacak olan kolaylaştırıcılara bu bilgileri aktardık. Gençler farklı bölgelerde olsalar da çok benzer ve ortak ihtiyaçları olduğunu gözlemledik. Programlarımızı bu doğrultuda düzenledik ve uygularken bu hassasiyetleri gözetmeye özen gösterdik. Özellikle Antakya’da erişilebilirlik konusunda zorluklarla karşılaşacağımızı hızlıca anladık. Bu nedenle, burada işbirliklerimizi çoğaltmaya odaklandık. Konteyner kentlerde, destek merkezi olan Toplum Gönüllüleri Vakfı gibi, sahada zaten psikososyal destek veren Hatay Psikologlar Derneği gibi sivil toplum kuruluşları ile iletişime geçtik ve gençlerle uygulamaların yapılabileceği mekanları araştırdık. Gençlere ulaşabileceğimizi düşündüğümüz üniversitelerdeki yetkililerle iletişim kurmaya çalıştık. Üniversitelerin uzaktan eğitime devam etmesi nedeniyle, bu noktada gençlerle çevrimiçi olarak iletişim kurmaya odaklandık.

Gençlerin afet sonrası yaşadığı zorlukların uzun vadeli etkileri üzerine bir değerlendirme yapacak olursanız; bu etkilerin eğitim, kariyer ve sosyal ilişkiler gibi alanlarda nasıl hissedileceğini öngörüyorsunuz?

Yaptığımız odak görüşmeleri ve saha çalışmalarıyla gençlerin geleceğe yönelik ihtiyaçlarını belirliyoruz. Bu kapsamda, alanında uzman danışmanlarda oluşan bir kurul oluşturuyoruz. Pandemi sürecinin de etkisiyle eğitim ve sosyal hayatı sekteye uğrayan gençler, depremlerle birlikte daha büyük bir umutsuzlukla karşı karşıya kaldılar. Evlerini, yakınlarını kaybeden gençler hayatta kalan aile bireylerine ve akranlarına tutunmaya çalışıyorlar. Üniversitelerin eğitim kalitesinden ve çalışma mekanlarının eksikliğinden memnun olmayan gençler, özellikle özel alan talebi ve sosyalleşme araçlarına ihtiyaç duyduklarını dile getiriyorlar. Yaşadıkları belirsizlikler ve karar alma güçlüğü ile boğuşan gençlerin sosyal ilişkilerinde gerileme devam ediyor. Bu nedenle, akranlarıyla zaman geçirmek, paylaşmak ve konuşmak onlar için en iyi destek şekli olarak öne çıkıyor. Uzun vadede, eğitim ve profesyonel destek eksikliği nedeniyle geleceklerini güvence altına almakta zorlanan gençler aynı zamanda ekonomik zorluklarla mücadele ediyorlar. 

YÖRET’in  gelecek dönemde yapmayı planladığı çalışmalardan ve önceliklerinden bahseder misiniz? Sağladığımız hibe desteği gelecekteki hedef ve projelerinizi nasıl etkiledi?

Çocuk haklarını ve barışçıl iletişimi toplumda yaygınlaştırmak ve gençlerin demokratik, haklarını bilen, savunan, toplumsal meselelere duyarlı ve donanımlı hale gelmesine katkı sağlamak amacıyla projeler üretmeyi hedefliyoruz. Afet Sonrası Gençleri Güçlendirme projesi, gelecekteki çalışmalarımız için gençleri odak noktamız haline getirerek, bu yönde ilerlemenin doğruluğunu bir kez daha kanıtladı. Proje tamamlandıktan sonra deprem bölgesindeki gençlerle kurduğumuz işbirlikleri, yeni projeler ve çalışmalar geliştirme fırsatları sunacak. Gençlerin en iyi destek yöntemi olarak kabul ettiği Akran Destek ve Dayanışma çalışmalarını yaygınlaştırmak için planlarımız bulunuyor. Antakya’daki gençlerin kendi şehirlerini inşa etme isteği bizi umutlandırdı. Bu nedenle, gençlere yönelik proje eğitimi vererek hayallerini gerçekleştirmelerine destek olmayı amaçlıyoruz. Gençlerin sosyal alanlara ve sosyal becerilere olan ihtiyaçlarına dikkat çekerek, bu talepleri karşılamak için çalışmalar yapmayı planlıyoruz.

Afet Sonrası Gençleri Güçlendirme projesi, depremlerden etkilenen gençlerin ve uzmanların dile getirdiği destek ihtiyacını vurguluyor. Depremler sonrası sağlanan yardımların yetersizliği, bölgedeki insanların kendilerini terk edilmiş, yalnız ve değersiz hissetmelerine neden oluyor. Ruhsal destek sağlayacak uzman eksikliği ve kısa süreli çalışmalar, terapi süreçlerini ve danışanlarla kurulan bağları olumsuz etkiliyor ve güvensizlik duyguları oluşturuyor. Sürdürülebilir etki için düzenli ve sürekli bağışların önemi vurgulanıyor. Biz de projemizin gerçekleşmesini bu bağışlara, hibe desteklerine borçluyuz. 

 

SistersLab – Bilim ve Teknolojide Kadın Derneği ile Hayata Geçirdikleri STEMWomen Projesini Konuştuk

By | Gelecek için Dayanışma Fonu

SistersLab – Bilim ve Teknolojide Kadın Derneği, kız çocuklarının ve kadınların STEM (Science (Fen), Technology (Teknoloji), Engineering (Mühendislik) ve Mathematics (Matematik)) alanlarına katılımlarını ve bu alanlardaki görünürlüklerini desteklemek amacıyla çalışmalarını yürütüyor. Paribu işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz Gelecek için Dayanışma Fonu kapsamında STEMWomen: Afetten Etkilenen Kadınların Mentorluk ve Eğitimlerle STEM Alanlarında Güçlenmesi projesini yürüten SistersLab, Kahramanmaraş depremlerinden etkilenen ve üniversitelerin STEM alanında okuyan veya mezun olan 18-35 yaş arası kadınların istihdama katılımını güçlendirmek amacıyla çalışmalar yapıyor. 

SistersLab ekibiyle gerçekleştirdiğimiz röportajda; proje faaliyetleri, projenin toplumsal cinsiyet eşitsizliğine yönelik etkileri, Kahramanmaraş depremlerinin STEm alanlarında çalışan/okuyan kadınlara etkiler ve gelecek dönem planları hakkında konuştuk. 

SistersLab olarak, kız çocuklarının ve kadınların STEM alanlarına katılımlarını ve bu alanlardaki görünürlüklerini desteklemek amacıyla çalışmalar yürütüyorsunuz. Çalışma alanınızın var olan durumu hakkında neler söylersiniz, siz burada nasıl bir boşluğu dolduruyorsunuz? 

Günümüzde, STEM alanlarında kadınların temsiliyeti hala düşük ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği bu alanda belirgin bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye’de ve dünya genelinde, kadınlar ve kız çocukları STEM alanlarına erişim konusunda çeşitli zorluklarla karşılaşıyor. Bu nedenle eğitimde, iş dünyasında ve toplumun genelinde kadınların ve kız çocuklarının STEM alanlarına katılımlarının teşvik edilmesi gerekiyor. SistersLab olarak bu boşluğu doldurmak için kararlı bir şekilde çalışıyoruz. Kız çocuklarının ve kadınların STEM alanlarına olan ilgisini artırmak, onlara eğitim fırsatları sunmak ve bu alanda kendilerini geliştirmelerini desteklemek için çeşitli etkinlikler, atölye çalışmaları, eğitim, istihdam ve mentorluk programları düzenliyoruz. Aynı zamanda kadınların STEM alanlarında daha görünür olmasına katkı sunmak amacıyla çeşitli farkındalık kampanyaları yürütüyoruz ve rol modellerini destekliyoruz. Sadece kadınların değil, herkesin bu mücadelede bir arada olması gerektiğine inanıyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için erkeklerin de desteği ve katılımı önemlidir. Bu sebeple faaliyetlerimize erkeklerin de katılımını teşvik ederek toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık yaratıyoruz ve birlikte çalışarak daha kapsamlı ve kalıcı çözümler üretmeyi hedefliyoruz.

Gelecek için Dayanışma Fonu kapsamında hayata geçirdiğiniz STEMWomen: Afetten Etkilenen Kadınların Mentorluk ve Eğitimlerle STEM Alanlarında Güçlenmesi projesi kapsamında yürüttüğünüz çalışmalardan bahseder misiniz?

Eskişehir Tepebaşı Belediyesi ortaklığıyla yürüttüğümüz projemizle 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremlerinden etkilenmiş, STEM alanlarında okuyan/mezun olan, 18-35 yaş aralığındaki 100 kadına ulaşmayı hedefliyoruz. Projemizin temel faaliyetleri mentorluk görüşmeleri ve işe alım süreçlerinde gerekli becerileri kapsayan eğitimlerden oluşuyor. 

Projemiz, teknoloji sektöründe en az 2 yıl deneyime sahip ve başarılı 100 mentorla 100 kadın katılımcıyı eşleştirmeyi amaçlıyor. Her bir katılımcı, üç ay boyunca toplamda dokuz mentorluk görüşmesine katılıyor. Proje süresince, 900 mentorluk görüşmesinin gerçekleştirilmiş olmasını hedefliyoruz. Şu anda projenin beşinci ayında, 300’den fazla birebir mentorluk görüşmesi gerçekleştirildi. Bu görüşmelerle, katılımcıların kişisel ihtiyaçlarına ve mesleki hedeflerine odaklanarak destek sağlıyoruz. Mentorlar, deneyimlerini ve uzmanlıklarını paylaşarak katılımcıların mesleki gelişimlerine katkıda bulunuyor ve güçlü bir başlangıç yapmalarına destek oluyorlar. Ayrıca, projemiz kapsamında katılımcılara çeşitli eğitim modülleri sunuluyor. Bu modüller, kişisel gelişim, iş arama becerileri, toplumsal cinsiyet eşitliği, teknoloji ve dijital beceriler, iş dünyası ve kariyer gelişimi gibi konuları içeriyor. Toplamda dört farklı eğitim modülü bulunuyor ve her bir modül katılımcıların belirli becerilerini geliştirmesi amacıyla tasarlandı. Ayrıca, haftanın bir günü özgüven geliştirme ve sosyal etkileşimi artırma adına ilham verici kadınlarla buluşmalar düzenliyoruz. Bu eğitimler ve buluşmalarla, katılımcıların mesleki ve kişisel gelişimlerine destek oluyoruz. Son olarak, afet dayanışma ağı oluşturarak genç kadınların birbirlerine destek olmaları teşvik ediliyoruz. Bu şekilde, genç kadınların güçlenmesini destekleyerek toplumsal dönüşüme katkı sağlanması amaçlanıyor.

STEMWomen projesi, kadınların STEM alanlarına katılımlarını güçlendirmeyi hedefliyor. Projenin bu alandaki toplumsal cinsiyet eşitsizliğine yönelik nasıl bir katkı sağlayacağını düşünüyorsunuz? 

Projemiz, kadınların STEM alanlarına katılımlarını teşvik ederek cinsiyet eşitsizliğine önemli bir katkı sağlayacak. Kadınların STEM alanlarında öne çıkma konusunda tereddüt yaşadıklarını gözlemliyoruz. İş başvurularında kendilerini yetersiz görmeleri ve uzmanlıklarını paylaşmaktan kaçınma korkuları öne çıkıyor. Özellikle teknoloji sektöründe çalışan kadınlar arasında bu durum sıkça görülüyor. Bu nedenle, özgüven atölyeleri ve uzmanlık eğitimleriyle kadınların STEM alanlarına katılımlarını güçlendiriyoruz. Ayrıca, 1-1 mentorluk görüşmeleri ve ilham verici buluşmalar aracılığıyla kapsamlı bir ağ oluşturarak katılımcılara yeni fırsatlar sunuyoruz. Böylelikle, kadınların STEM alanlarında daha fazla temsil edilmesine ve cinsiyet eşitsizliğinin azaltılmasına katkıda bulunmayı hedefliyoruz. 

Türkiye’de STEM alanlarında kadınların istihdam ve katılım oranları hakkında mevcut durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Türkiye’de kadınların STEM alanlarına katılımı önemli bir sorun teşkil ediyor. Toplumsal normlar ve işyerindeki ayrımcılık gibi engeller, kadınların bu alana girmesini zorlaştırıyor. Cinsiyet eşitliğini teşvik eden politikaların uygulanması, mentorluk desteği ve STEM kariyer fırsatlarının tanıtılması gibi adımlar bu sorunu çözebilir. SisterLab olarak, kadınların STEM alanlarındaki başarılarını desteklemek ve cinsiyet eşitsizliğine dikkat çekmek amacıyla çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bu amaçla STEMWomen projesiyle kadınların STEM alanlarındaki potansiyellerini açığa çıkarmayı ve onlara destek olmayı amaçlıyoruz.

Kahramanmaraş depremlerinden etkilenen kadınların, STEM alanlarına katılımları ve istihdam durumlarıyla ilgili mevcut veriler ve gözlemlerinizi paylaşır mısınız?

Kahramanmaraş depremlerinden bir ay sonra, adesso Turkey işbirliğiyle başlattığımız Afet Dayanışması Mentorluk Programı ile deprem bölgesindeki gençlerin ve kadınların mentorluk ve eğitim ihtiyaçlarını belirlemeye odaklandık. Odak grup görüşmeleri ve bire bir mülakatlarla gençlerin eğitim ve kariyer hedeflerini, yaşadıkları zorlukları ve eksiklikleri daha iyi anladık. Özellikle genç kadınların afet sonrası ekstra zorluklarla mücadele ettiğini ve destek gereksinimi duyduğunu gözlemledik. İş gücü piyasasındaki zorluklar ve ekonomik belirsizlikler, genç kadınların kariyer planlarını gerçekleştirmesini daha da güçleştirebiliyor. Bu bağlamda mentorluk ve eğitim programlarına erişim ve destek, genç kadınların kariyer gelişimleri için hayati önem taşıyor. Ayrıca, depremin bölgedeki gençler ve özellikle kadınlar üzerindeki olumsuz etkilerini göz önünde bulundurarak STEM alanlarına katılımın ve istihdamın zorlaşabileceğini ön görebiliriz. Bu nedenle, afet bölgelerindeki genç kadınların desteklenmesi ve kariyerlerini geliştirmelerine destek olacak programlarının önemi büyük.

SistersLab’ın  gelecek dönemde yapmayı planladığı çalışmalardan ve önceliklerinden bahseder misiniz? Sağladığımız hibe desteği gelecekteki hedef ve projelerinizi nasıl etkiledi?

STEM alanlarında kadınların ve kız çocuklarının katılımını teşvik etmek için uzun vadeli projeler geliştirmeyi planlıyoruz. Ayrıca, afet bölgelerindeki dezavantajlı gruplara yönelik destek projeleri genişletmeyi hedefliyoruz. Gelecek için Dayanışma Fonu kapsamında aldığımız destek, gelecekteki hedeflerimizin şekillenmesinde önemli bir rol oynadı.

 

Gelecek için Dayanışma Fonu Fon Başlangıç Raporu Yayımlandı

By | Gelecek için Dayanışma Fonu

6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve çevre illeri de şiddetli bir şekilde etkileyen depremlerin ardından, depremden etkilenen gençlerin iyi olma hâlini desteklemek amacıyla çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) projelerini desteklemek için Paribu iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Gelecek için Dayanışma Fonu’nun Fon Başlangıç Raporu yayımlandı. Fon kapsamında Bilim ve Teknolojide Kadın Derneği, Sivil Alan Hareket Ağı Derneği ve Yüksek Öğrenimde Rehberliği Tanıtma ve Rehber Yetiştirme Vakfı’na toplam 899.800 TL hibe desteği sağlıyoruz.

Gelecek için Dayanışma Fonu’nun yapısı, desteklediğimiz STK’lar ve yapacakları çalışmalara dair bilgilerin yer aldığı raporumuza buradan ulaşabilirsiniz.

Gelecek için Dayanışma Fonu’na Yapılan Başvurularla İlgili Değerlendirme Metnimiz Yayımlandı

By | Gelecek için Dayanışma Fonu

6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve çevre illeri de şiddetli bir şekilde etkileyen depremlerin ardından, depremden etkilenen gençlerin iyi olma hâlini desteklemek amacıyla çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) projelerini desteklemek için Paribu iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Gelecek için Dayanışma Fonu’nun başvuru ve seçim süreçleri tamamlandı.

STK’ların bu süreçte öne çıkan ihtiyaçlarının daha iyi anlaşılabilmesi amacıyla fona yapılan başvuruların yoğunlaştığı konulara, başvuru yapan kuruluşların genel durumu ve ihtiyaçlarına dair değerlendirmelerimizin yer aldığı açıklama metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Gelecek için Dayanışma Fonu Kapsamında Desteklenecek STK’lar Belirlendi

By | Gelecek için Dayanışma Fonu

6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve çevre illeri de şiddetli bir şekilde etkileyen depremlerin ardından, depremden etkilenen gençlerin iyi olma hâlini desteklemek amacıyla çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) projelerini desteklemek için Paribu iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Gelecek için Dayanışma Fonu ile desteklenecek STK’lar belirlendi. Fon kapsamında 3 STK’ya toplam 899.800 TL hibe desteği sağlayacağız.

Desteklenen STK’lar ve çalışmaları ile ilgili ayrıntılı bilgileri aşağıda görebilirsiniz:

Bilim ve Teknolojide Kadın Derneği (SistersLab) kız çocuklarının ve kadınların STEM (Science (Fen), Technology (Teknoloji), Engineering (Mühendislik) ve Mathematics (Matematik)) alanlarına katılımlarını ve bu alanlardaki görünürlüklerini desteklemek amacıyla çalışmalarını yürütüyor. SistersLab sağladığımız 300.000 TL hibe desteğiyle Kahramanmaraş depremlerinden etkilenen ve üniversitelerin STEM alanında okuyan veya mezun olan 18-35 yaş arası kadınların istihdama katılımını güçlendirmek amacıyla Eskişehir Tepebaşı Belediyesi ortaklığıyla STEMWomen: Afetten Etkilenen Kadınların Mentorluk ve Eğitimlerle STEM Alanlarında Güçlenmesi projesini hayata geçirecek. SistersLab proje kapsamında STEM alanında minimum üç yıl deneyimi olan 100 mentor ile bu alanlarda eğitim gören veya mezun 100 kadını çalışma alanları doğrultusunda eşleştirerek, çeşitli eğitim ve atölyeler gerçekleştirilecek. 50 kişinin bulunduğu birinci grup 18-25 yaş arası üniversite öğrencileri veya yeni mezunlardan oluşacak. İkinci grup ise 25-35 yaş arası NEET (“Not in Education, Employment, or Training” – Öğretimde, İstihdamda veya Eğitimde Değil) kadınlardan oluşacak. Eğitimler ve atölyeler öncesi depremden etkilenen bireylerle sağlıklı iletişim kurulması çerçevesinde mentor ve eğitmenlere yönelik Travmaya Maruz Kalan Gençlere Yönelik Destek ve Yaklaşım Eğitimi düzenleyecek olan SistersLab, proje sonunda proje etki raporu yayımlayacak.

Sivil Alan Hareket Ağı Derneği (Saha) yerel kaynaklar aracılığıyla yerel inisiyatifleri bir araya getirmek ve afet dönemlerinde uygulanabilecek ihtiyaç odaklı alternatif çözüm önerileri oluşturmak amacıyla çalışmalarını yürütüyor. Saha sağladığımız 300.000 TL hibe desteğiyle hem insanı hem de doğayı koruma motivasyonu ile tasarlanmış ve yerel işgücü ile geçici/yarı geçici barınma ünitelerinin üretildiği Yuva projesi kapsamında 11 genç bir ay süreyle istihdam edecek Aynı zamanda projede çalışan ve bölgede ikamet eden gençlere yönelik psikososyal destek çalışmaları yürütecek.

Yüksek Öğrenimde Rehberliği Tanıtma ve Rehber Yetiştirme Vakfı (Yöret) toplumun her kesimine yönelik eğitim ve hizmet projeleri hayata geçiren Yöret, toplumun yaşam kalitesini artırmak amacıyla çalışmalarını yürütüyor. Sağladığımız 299.800 TL hibe desteğiyle AFGEP: Afet Sonrası Gençleri Güçlendirme projesini hayata geçirecek olan Yöret proje kapsamında Hatay, İstanbul ve Kahramanmaraş’ta ikamet eden ve depremden etkilenen gençlerin iyi olma halini desteklemek ve akran dayanışmasını güçlendirmek amacıyla çalışmalarını yürütecek. Bu amaç doğrultusunda gençlere yönelik Akran Destek ve Dayanışma grupları oluşturacak olan Yöret, afet sonrası travmatik sonrası stres bozukluğu alanında en az üç yıllık deneyimi bulunan sosyal hizmetler uzmanlarından, psikologlardan ve psikolojik danışmanlık ve rehberlik uzmanlarından oluşan grup kolaylaştırıcılarıyla beraber gençlere yönelik sekiz haftalık atölyeler düzenleyecek.

Gelecek için Dayanışma Fonu Başvuruları Sona Erdi

By | Gelecek için Dayanışma Fonu

6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve çevre illeri de şiddetli bir şekilde etkileyen depremlerin ardından, depremden etkilenen gençlerin iyi olma hâlini desteklemek amacıyla çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) projelerini desteklemek için Paribu desteği ve işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz Gelecek için Dayanışma Fonu’nun başvuruları sona erdi.

Fona teknik kriterlere uyan toplam 49 STK başvuruda bulundu. Başvuruların 42’si dernek, 1’i vakıf, 5’i kooperatif ve 1’i vakıf üniversitelerinin araştırma ve uygulama merkezi tüzel kişiliğine sahip kuruluşlar tarafından yapıldı. Fona Adana, Adıyaman, Ankara, Bartın, Bursa, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kocaeli, Malatya, Mersin, Rize, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa ve Tokat olmak üzere 19 ilden başvuru alındı. Gelecek için Dayanışma Fonu’ndan talep edilen toplam hibe tutarı 13.210.116 TL oldu.

 

 

Gelecek için Dayanışma Fonu Başvuruları Açıldı

By | Gelecek için Dayanışma Fonu

6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve çevre illeri de şiddetli bir şekilde etkileyen depremlerin ardından, depremden etkilenen gençlerin iyi olma hâlini desteklemek amacıyla çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) projelerini desteklemek için Paribu desteği ve işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz Gelecek için Dayanışma Fonu’nun başvuruları açıldı. 

Fona yapılan başvuruların odağında aşağıda yer alan yaklaşımlardan en az bir tanesinin yer alması beklenir: Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve çevre illerde de şiddetli şekilde hissedilen depremlerden etkilenen gençlerin;

  • Psiko-sosyal olarak güçlenmesini,
  • Eğitim hakkına erişimini ve gençlerin eğitimlerine devam etmesini,
  • İstihdama erişimini ve katılımını, 
  • Sağlık hizmetlerine erişimini,
  • Güvenli barınma hizmetlerine erişimini, 
  • Sosyal hayata erişimini ve katılımını destekleyecek çalışmalar önceliklendirilecektir.

Aşağıdaki başvuru kriterlerine uyan ve tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar hibe programına başvurabilirler:

  • Türkiye’de kurulmuş dernekler, vakıflar, kooperatifler ve diğer kâr amacı gütmeyen kuruluşlar,
  • 2022 gelirleri 4.000.000 TL’nin altında olan kuruluşlar,
  • İlgili alanda en az bir yılllık deneyime, kurumsal kapasiteye ve vizyona sahip olmak.

Gelecek için Dayanışma Fonu kapsamında STK’lara dağıtılacak hibenin toplam tutarı 900.000 TL’dir. Başvuru yapan STK, hibe programından en fazla 300.000 TL talep edebilir.

Fona başvurmak isteyen kuruluşların başvuru formunu eksiksiz şekilde doldurarak 4 Eylül Pazartesi günü saat 18:00’a kadar göndermeleri gerekir.

Gelecek için Dayanışma Fonu hakkında detaylı bilgilere (başvuru koşulları, değerlendirme kriterleri ve fon takvimi) ve başvuru formuna  ulaşabilirsiniz.