Category

Her Yaşta Fonu

Senex|Yaşlanma Çalışmaları Derneği ile Her Yaşta Fonu Kapsamında Yürüttükleri Projeleri Konuştuk

By | Her Yaşta Fonu, Her Yaşta Fonu

Odağına yaşlılık çalışmalarını alan Senex|Yaşlanma Çalışmaları Derneği, insan haklarına özenli, toplumsal cinsiyeti ana akımlaştıran bir yaklaşımla; öğrenme programları, savunuculuk ve akademik çalışmalar, bilimsel araştırmalar, sanat faaliyetleri ve izleme çalışmaları programları geliştiriyor. AgeSA  Hayat ve Emeklilik işbirliği ve mali desteğiyle hayata geçirdiğimiz Her Yaşta Fonu’nun 2021 döneminde iki farklı projesine hibe desteği sağladığımız Senex,  SOLIS-e: Yaş Dostu Mekanları ve Hak Temelli Hizmetleri Planlamak ve Senex İzleme: Yaşlılara Yönelik Şiddet ve İhlallerin İzlenmesi projelerini hayata geçirdi.

Senex|Yaşlanma Çalışmaları Derneği Başkanı Özgür Arun ve Genel Sekreteri Banu Karademir Arun ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; Türkiye’de yaşlıların yaşadığı erişilebilirlik sorunlarını, projeler kapsamında yürüttükleri çalışmalar ve derneğin gelecek planları hakkında konuştuk.

Erişilebilirlik kavramı son dönemlerde sivil toplum çalışmalarında sıklıkla karşımıza çıkıyor. Türkiye’de yaşlıların yaşadığı erişilebilirlik sorunları nelerdir? Bir mekânın, servisin, hizmetin, teknolojinin ve bilginin yaşlılar tarafından erişilebilir olması için uygulanması gereken düzenlemelerden bahseder misiniz?

Türkiye’de yaşlıların karşılaştığı erişilebilirlik sorunlarını tek boyutlu olarak incelemek mümkün değil; farklı alanlarda erişilebilirlik sorunlarını ele almak gerekiyor. İlk olarak hizmetlere erişimden bahsedebiliriz. Özellikle e-devlet, e- belediye, e-sağlık gibi uygulamalarla hizmetlerin yoğunlukla dijital ortama taşındığı son dönemde, yaşlıların hizmetlerle ilgili bilgi edinmeleri ve erişmeleri sorun olabiliyor. Burada, başka bir erişilebilirlik sorunu karşımıza çıkıyor: Bilgi ve iletişim teknolojilerine (BİT) erişilebilirlik. BİT’e erişebilmek, yaşlı insanların ekonomik durumları göz önüne alındığında, sınıfsal farklılıkların çok keskin gözlendiği bir hak ihlali alanı. Ancak dijital hakların gerçekleşmemesi sorunu sadece BİT’e erişim ile de çözülmüyor. BİT sahipliği olsa bile erişmek istedikleri bilgi, haber ya da uygulamaya ulaşmaları, etkin ve güvenli şekilde kullanmaları için iletişim teknolojileri alanında bilgi ve beceri sahibi olmaları da gerekiyor. Diğer bir deyişle, BİT yatkınlığı ve kullanım yetkinliği geliştirilmesi gerekli. Bunun somut ve iyi örneklerinden biri Senex Dernek tarafından geliştirilen ve uygulanan, Antalya Muratpaşa Belediyesi’nin paydaş olduğu Dijital Yetkinlik Eğitimi. Bu eğitim çerçevesinde, öncelikle yaşlı kadınlar olmak üzere, yaşlılara BİT konusunda 5 modülden oluşan bir eğitim programı sunuluyoruz. Senex Dernek uzmanlarının bulguya dayalı olarak geliştirdikleri dijital yetkinlik eğitim programı dijital güvenlik, içerik geliştirme, teyit, sosyal medya kullanımı gibi başlıklarda yaşlılara yetkinlik kazandırmayı amaçlıyor. 2022 yılında başlayan ve altı haftadan oluşan program kapsamında şimdiye kadar 20’ye yakın mezun verdik.

Yaşlılar söz konusu olduğunda erişilebilirlik ile ilgili diğer bir önemli başlık mekanların erişilebilirliği. Bu anlamda yaş dostu mekanlar tasarlamak ve uygulamak şart. Yaş dostu mekanlar sadece yaşlılar için değil; her yaş grubundan insanın yaşadıkları alan içerisinde her yere erişmeleri ve her alanı kullanabilmeleri için son derece önemli. Bu konuda da Senex Dernek olarak, İstanbul Havalimanı (İGA) ile ortak bir çalışma yürütüyoruz. Yaş Dostu Havalimanı çalışması dünyada alanında ilk defa hayata geçirilecek bir konsept olarak İGA’da uygulanmaya başlanıyor. Bu çalışmada, bir havalimanının mekanının, fiziksel çevresinin ve sunduğu hizmetlerin nasıl her yaş grubu için erişilebilir olacağı üzerinde çalışıyoruz. Havalimanları oldukça özelleşmiş, çok paydaşlı, çok kurallı ve katmanlı alanlar. Dönüştürülmesi oldukça güç. Senex Dernek Yaş Dostu Havalimanı konseptiyle aslında Dünya Yaş Dostu Çevreler ve Topluluklar Ağı’na da aday bir girişim başlatmış oluyor. Bu tip modeller, yerelde yaş dostu mekân ve hizmetlerin yaygınlaşması için sürükleyici ve motive edici çalışmalar olabilirler.

Her Yaşta Fonu kapsamında Senex’in iki ayrı projesini destekledik. Bunlardan SOLIS-e: Yaş Dostu Mekanları ve Hak Temelli Hizmetleri Planlamak projesini yakın zamanda tamamladınız. Proje kapsamında yürüttüğünüz çalışmalardan bahseder misiniz?

SOLIS-e: Yaş Dostu Mekanları ve Hak Temelli Hizmetleri Planlamak başlıklı öğrenim programı mekanları tasarlayan ve kullananlarla; hizmetleri tasarlayan ve hizmetlerden faydalananlarla ayrı ayrı yaptığımız nitel ve nicel araştırmalarla elde ettiğimiz veriler doğrultusunda ortaya çıkmış bir öğrenim programı. Öğrenim programının hedef kitlesi yerel yönetimler ve yerel yönetim çalışanları olmasına rağmen, iki dönem hayata geçen programa, yaşlanma çalışmaları alanında çalışan, çalışmak isteyen profesyoneller ve akademisyen adayları, bu konuda çalışmak isteyen sivil toplum kuruluşları (STK) üyeleri, bu alanda proje geliştirmek isteyen çok farklı yerlerden kişiler talep gösterdi. Öğrenim programının her iki döneminde de katılımcılar eğitim modülleri ile ilgili oldukça olumlu geri dönüşler sağladı. Ancak bizler için önemli olan bir başka şey hedef kitlemizi oluşturan yerel yönetimlerdeki katılımcılarımızın yaşlanma konusunda somut adımlar atması, yerel yönetimin gündemine yaşlanma ve yaşlılık başlıklarını koyması ve bu konuda projeler geliştirmeye başlamalarıydı. Ağustos ayında programın ikinci dönemini tamamlamış olsak da her iki dönemdeki katılımcılarla kurduğumuz iletişim ağından attıkları adımları takip ediyoruz. Örneğin Buca Belediyesi yaşlanma konusunda aktif çalışmaya başladı. Buca Belediyesi’ne bağlı Sürdürülebilirlik Ofisi yaşlılara hizmet sunacak bir mekânın tasarımı ve yapılandırılmasıyla ilgili çalışıyor. Çok yakında Buca’da yaşlılara hizmet sunan bir merkez açılmış olacak. Ayrıca İzmir Büyükşehir Belediyesi uzmanlarından katılımcılarımız yaşlanma konusunda projeler üretmeye başladılar. Antalya Muratpaşa Belediyesi şimdi Senex Dernek ile işbirliği çerçevesinde Antalya cityLAB oluşumuna destek sağlıyor. Antalya cityLAB kapsayıcı kentleri ve hak temelli hizmetleri oluşturmak için çalışan bir merkez. Yerel yönetim, akademi ve sivil toplumun bir araya geldiği bu girişim. Aslında Türkiye’de kent laboratuvarlarının da ilki olma özelliği taşıyor. Kısaca, SOLIS-e mezunlarımız kurdukları iletişim ağı sayesinde hem bizden hem de birbirlerinden ve yaptıklarından haberdar oluyorlar aynı zamanda birlikte de bir şeyler üretmek konusunda sahip oldukları motivasyon bize de heyecan veriyor.

Hibe desteğimizle hayata geçirdiğiniz bir diğer proje olan Senex İzleme: Yaşlılara Yönelik Şiddet ve İhlallerin İzlenmesi projesi kapsamında yürüttüğünüz çalışmalardan bahsedebilir misiniz?

Senex İzleme, Her Yaşta Fonu desteğiyle 12 aylık çalışmasını tamamladı. 2021 yılı Eylül ayı ile 2022 yılı Ağustos ayları arasında sunulan destek ile 12 Senex İzleme Raporu hazırladık ve kamuoyuyla paylaştık. Ayrıca hem ulusal hem de uluslararası insan hakları mekanizmalarını harekete geçirmek üzere savunuculuk faaliyetleri sürdürdük. Senex İzleme şu anda 22. ayında ve devam eden bir izleme çalışması. Bu haliyle Türkiye’nin bu denli uzun soluklu ilk ve tek izleme çalışması niteliğinde. Geçtiğimiz ay, 3 Kasım 2022 tarihinde Senex İzleme ilk diyalog toplantısını da gerçekleştirdik. Yasa yapıcıları, sivil toplum temsilcilerini ve akademiyle buluşturarak, yaşlılara yönelik ayrımcı uygulamaların ve hak ihlallerinin nasıl önlenebileceğini tartıştık. Bu diyalog toplantısında Senex İzleme’nin sunduğu veriler ışığında yasa yapıcılar ile sivil toplum arasında etkin bir işbirliği kurulması ve yaşlıların sorunlarına kalıcı çözümler üretilebilmesi için atılacak somut adımlar da ele alındı. Senex İzleme, aslında Türkiye’de kent bazında sunduğu bulgular ve bilgilerle yerel yönetimler için de önemli bir veri kaynağı. Yerel yönetimler yaşlılara yönelik hak ihlallerinin önlenmesinde önde gelen aktörler arasında. Senex İzleme bulgularını kullanarak yaş ayrımcılığına ilişkin farkındalık oluşturmak ve şiddeti önleyici hizmetleri geliştirmek ve uygulamakla yükümlüler. 2023 yılında gerçekleştirmeyi planladığımız ikinci diyalog toplantımızı bu nedenle yerel yönetimler ile sivil toplum temsilcilerinin ve akademisyenlerin buluşmasına ayırdık. Bu buluşmada hedefimiz; yaş dostu çevreleri ve hak temelli hizmetleri yaygınlaştırdığımızda yaşlılara yönelik şiddet ve ayrımcılığın da ortadan kaldırılması için önemli bir adım atılmış olacağı mesajını kamuoyuyla ve ilgililerle paylaşmak.

Her Yaşta Fonu’ndan aldığınız hibe desteğinin derneğinize ve çalışmalarınıza ne tür katkıları oldu? Yaşlanma, yaşlılık alanında yapılan çalışmaların farklı bağışçılar tarafından desteklenmesi sizce neden önemli?

Hibe destekleri ile, planladığımız ve sürdürdüğümüz çalışmaları daha etkin biçimde hayata geçirme olanağı yakaladık. Her iki çalışmamızda da yer alan yüksek lisans ve doktora düzeyindeki araştırmacılar büro ile saha arasındaki engellerin de nasıl kaldırılabileceğine tanık oldular. Bu çalışmalar bir yönüyle de birer akademi niteliğinde. Bilhassa farklı disiplinlerden gelen genç araştırmacılar için bir buluşma ve birlikte çalışma yatkınlığı geliştirme konusunda deneyim kazandıran bir akademi. Kuram ile uygulama arasındaki bağın kurulması, eşitsizlikleri törpülemek için kolektif çalışmaların hayata geçirilmesi ve birlikte yeni çalışmaların üretilmesi konusunda motivasyonu güçlendirdi.

Örneğin, SOLIS-e: Yaş Dostu Mekanları ve Hak Temelli Hizmetleri Planlamak öğrenim programı katılımcıları bizim de dahil olduğumuz bir ağ oluşturdu. Bu ağ bizim için öğrenim programının ışığında katılımcıların kendi yerel yönetimlerinde nasıl projeler geliştirdiklerini, yaşlanma konusundaki farkındalıklarının ne kadar arttığını ve bu konuda gerçekleştirecekleri çalışmaları takip etme olanağı sağladı.

Senex | Yaşlanma Çalışmaları Derneği’nin gelecek dönemde yapmayı planladığı çalışmalardan ve önceliklerinden bahseder misiniz?

Öncelikli olarak, SOLIS-e: Yaş Dostu Mekanları ve Hak Temelli Hizmetleri Planlamak başlıklı öğrenim programı için fon arayışlarımız devam ediyor. Her iki dönemde katılımcı olanların referansları ve Senex internet sayfamızı inceleyenlerin öğrenim programının devamı için talebi bizi mutlu ediyor. Fon bulana kadar içeriklerimizi gözden geçirip örneklerimizi ve materyallerimizi güncelleyerek zenginleştiriyoruz. Ayrıca Senex İzleme 2023 yılında da devam edecek. O yakada hak savunuculuğuna ilişkin faaliyetlerimizi daha da etkin kılmak üzere barolarla ve barolarda yer alan insan hakları merkezleriyle ortak çalışmaları sürdüreceğiz. Bunun ilk örneği Antalya Barosu İnsan Hakları Merkezi ile başlattığımız ortaklık. Bilhassa yaşlı mahpuslar hakkında yeni bir gündem oluşturmaya ve çalışmalara başlıyoruz. Diğer bir girişimimiz ise Senex İzleme kapsamında elde ettiğimiz bilgileri yeni medyayı de kullanarak yaygınlaştırmak. Senex Podcast kanalımız açıldı ve Senex İzleme Podcast serisi başlıklı 9 bölümlük bir yayın hazırlandı. Yaş dostu çevreler, iklim krizi, demans/Alzheimer, yoksulluk, toplumsal cinsiyet, kapsayıcılık, yaş ayrımcılığı gibi ana başlıklarda uzmanlarla gerçekleştirdiğimiz söyleşiler podcast kanalımızda yayımlanmaya başladı. Son olarak Ya Dostu Havalimanı çalışmamızın yaygınlaşması için Dünya Sağlık Örgütü yaş Dostu Topluluklar Ağı ile çalışmaya başlamamız. Bu ağın bir parçası olmak önümüzdeki dönem buna bağlı yeni faaliyetleri de hayata geçirmek üzere iyi bir fırsat olacak bizler için.

Her Yaşta Fonu’nun 2022 Dönemi Fon Başlangıç Raporu Yayımlandı

By | Her Yaşta Fonu, Her Yaşta Fonu

Yaşlılık ve yaşlanma alanlarıyla kadın, sağlık, eğitim gibi bu alanı çevreleyen konularda faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) çalışmalarını ve projelerini desteklemek amacıyla AgeSA Hayat ve Emeklilik işbirliği ve mali desteğiyle hayata geçirdiğimiz Her Yaşta Fonu’nun yapısı, desteklediğimiz STK’lar ve yapacakları çalışmalara dair bilgilerin yer aldığı raporumuz yayımlandı. Fon kapsamında Birey ve Toplum Ruh Sağlığında İZ Derneği (Bir İZ Derneği), Dem Derneği ve Hayat Boyu Hayat Dolu Derneği’ne toplam 348.200 TL hibe desteği sağlıyoruz.

Her Yaşta Fonu’nun yapısı, desteklediğimiz STK’lar ve yapacakları çalışmalara dair bilgilerin yer aldığı raporumuza buradan ulaşabilirsiniz.

Her Yaşta Fonu’nun 2022 Döneminde Yapılan Başvurularla İlgili Değerlendirme Metnimiz Yayımlandı

By | Her Yaşta Fonu, Her Yaşta Fonu

Yaşlılık ve yaşlanma alanlarıyla kadın, sağlık, eğitim gibi bu alanı çevreleyen konularda faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) çalışmalarını ve projelerini desteklemek amacıyla AgeSA Hayat ve Emeklilik işbirliği ve mali desteğiyle hayata geçirdiğimiz Her Yaşta Fonu’nun 2022 dönemi başvuru ve seçim süreçleri tamamlandı.

STK’ların bu süreçte öne çıkan ihtiyaçlarının daha iyi anlaşılabilmesi amacıyla Fonun bu dönemi için yapılan başvuruların yoğunlaştığı konulara, başvuru yapan kuruluşların genel durumu ve ihtiyaçlarına dair değerlendirmelerimizin yer aldığı açıklama metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Her Yaşta Fonu’nun 2022 Döneminde Desteklenecek STK’lar Belirlendi

By | Her Yaşta Fonu

Yaşlılık ve yaşlanma alanlarıyla kadın, sağlık, eğitim gibi bu alanı çevreleyen konularda faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) çalışmalarını ve projelerini desteklemek amacıyla Vakfımızın koordinasyonunda AgeSA Hayat ve Emeklilik işbirliği ve mali desteğiyle hayata geçirdiğimiz Her Yaşta Fonu’nun 2022 döneminde  desteklenecek STK’lar belirlendi. Fon kapsamında 3 STK’ya toplam 348.200 TL hibe desteği sağlayacağız.

Desteklenen STK’lar ve çalışmaları ile ilgili ayrıntılı bilgileri aşağıda görebilirsiniz:

Birey ve Toplum Ruh Sağlığında İZ Derneği (Bir İZ Derneği): Toplumsal barışa hizmet edecek önleyici ruh sağlığı hizmetlerinin toplumun her kesimi tarafından erişilebilir olması için çalışmalar yapan Bir İZ Derneği, başta kadınlar, mülteciler, çoçuklar ve yaşlılar olmak üzere bireyi güçlendirmeyi merkeze alan projeler gerçekleştirerek ruh sağlığı hizmetlerinin tüm toplum için erişilebilir olmasına katkı sağlıyor. Fon kapsamında 108.200 TL hibe desteği sağladığımız Biz İZ Derneği hayata geçireceği Harita 65 + projesiyle; 65 yaş üstü bireylerin sosyal ve psiko-sosyal destek hizmetlere erişilebilirliğini tespit etmek, yaşlı haklarına dikkat çekmek, destek hizmetlerini yaygınlaştırmak ve yaşlılara yönelik servislerin geliştirilmesine katkı sağlamak amacıyla çalışmalarını yürütecek. Proje kapsamında Psikoloji, Sosyoloji, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik, Sosyal Hizmet, Gerontoloji ve Tıp Fakültesi bölümlerinden 20 gönüllü lisans öğrencisiyle beraber 65+ İhtiyaç Analizi raporunu hazırlayacak olan dernek, raporun hazırlık sürecinde 20 yararlanıcı gencin görüşme teknikleri becerilerini geliştirmek için araştırma teknikleri eğitimi verecek. 65 yaş üstü bireylere yönelik verilen sosyal ve psiko-sosyal destek hizmetlerini haritalandırılması için yaşlı nüfusunun en yoğun olduğu 15 ili kapsayacak şekilde yaşlılara yönelik hizmet veren kurum ve kuruluşların bilgilerinin yer aldığı hizmet haritası hazırlayacak. Yaşlı haklarına dikkat çekmek amacıyla bir kısa film hazırlayacak olan dernek aynı zamanda hak temelli dijital içerikler geliştirerek 65 yaş üstü bireylerin ihtiyaçlarına dair kamuoyunda farkındalık yaratacak.

Dem Derneği: İşiten toplum ile işitmeyen toplum arasında acıma duygusundan uzak diyalog alanları yaratmak ve kolektif şekilde çözümler üretmek amacıyla faaliyetlerini yürüten dernek; Türk İşaret Dili eğitimlerini dijitalleştirdikleri sosyal girişimleri bukalemun.co aracılığıyla bu dilin yaygınlaştırılması, ve sağır ve işitme engellilerin istihdamı için çalışmalar yürütüyor. Fon kapsamında sağladığımız 148.000 TL hibe desteğiyle Duyduğun gibi Değil projesini hayata geçirecek olan Dem Derneği, proje kapsamında yaş sebebiyle işitme kaybı yaşayan 65 yaş üstü bireylerin yaşadıkları sorunları diyalog ile anlamak, kamuoyunda görünür kılmak ve çözüm için işbirliğini teşvik etmek amacıyla çalışmalarını yürütecek. Proje kapsamında, yaş ile birlikte işitme kaybı başlamış 65 yaş üstü 25 bireyle ve bu bireylerin yakınlarıyla birebir görüşmeler yapacak. Yaş ile birlikte başlayan işitme kaybının nedenlerini, nasıl oluştuğunu ve nasıl mücadele edilmesi gerektiğini anlamak için kulak burun boğaz, psikoloji gibi farklı disiplinden 6 uzmanla bir araya gelecek. Olası işbirliklerinin önünü açmak ve alanda yapılan mevcut çalışmalarla ilgili ortaklıklar oluşmasına katkı sağlamak için yaşlılık alanında çalışan 3 STK’ya saha ziyareti gerçekleştirecek. Proje sonunda yaş ile birlikte işitme kaybı başlamış 65 yaş üstü bireylerin sorunlarının ve çözüm önerilerinin yer aldığı bir rapor hazırlayacak. Son olarak Dem Derneği proje sürecinde yapacağı birebir görüşmelerde ortaya çıkan ve senoryalaştırılabilir bir hikâyeden kısa film belgeselini hazırlayacak.

Hayat Boyu Hayat Dolu Derneği: Yaşlanmakta olan kişilerin günlük yaşam kalitelerini artıracak bilişsel ve psikososyal yöntemleri hayata geçirmek, aktif yaşlanma sürecine destek olmak ve bu sürece katkı sağlamak amacıyla çalışmalarını yürütüyor. Fon kapsamında sağladığımız 92.000 TL hibe desteğiyle Yaşlı Yakınlarına Bakım Veren Aile Bireylerine Psiko-sosyal Destek Programı projesini hayata geçirecek olan Hayat Boyu Hayat Dolu Derneği proje ile hem yaşlıların hem de bakımverenlerin iyi olma halini desteklemeyi ve bu grupların yaşam kalitelerini artırmayı amaçlıyor. Bu amaç doğrultusunda dernek; İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Sağlık Bilimleri Fakültesi Gerontoloji Bölümü ortaklığıyla Psiko-sosyal Destek Programları oluşturacak. Hazırlanacak program, Beşiktas Belediyesi’nin bünyesinde bulunan 65+ Yaşam Ofisi’nin desteği ile Istanbul ilinin yaşlı nüfusu en yüksek ilçelerinden biri olan Beşiktas ilçesinde ikamet eden ve yaşlı yakınının bakımından sorumlu olan 50 kişiye uygulanacak.. Hayat Boyu Hayat Dolu Derneği program öncesi ve sonrasında katılımcılara uygulanacak ön-test ve son-testlerle programın etkisini ölçecek ve bir model oluşturacak.

Her Yaşta Fonu 2022 Dönemi Başvuruları Sona Erdi

By | Her Yaşta Fonu, Her Yaşta Fonu

Yaşlılık ve yaşlanma alanlarıyla kadın, sağlık, eğitim gibi bu alanı çevreleyen konularda faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) çalışmalarını ve projelerini desteklemek amacıyla Vakfımızın koordinasyonunda AgeSA Hayat ve Emeklilik işbirliği ve mali desteğiyle hayata geçirdiğimiz Her Yaşta Fonu’nun 2022 dönemi başvuruları sona erdi.

Fona teknik kriterlere uyan toplam 32 STK başvuruda bulundu. Başvuruların 25’i dernek, 3’ü vakıf, 3’ü üniversite ve 1’i kooperatif tüzel kişiliğine sahip kuruluşlar tarafından yapıldı. Fona Ankara, Antalya, Bursa, Gümüşhane, Hakkari, Hatay, İstanbul, İzmir, Karabük, Mardin, Mersin, Muğla ve Samsun olmak üzere 13 ilden başvuru alındı. Her yaşta Fonu’ndan talep edilen toplam hibe tutarı 4.123.634 TL oldu.

Hayat Boyu Hayat Dolu Derneği Demansı Anlamanın İnteraktif Yolu Projesini Tamamladı

By | Her Yaşta Fonu, Her Yaşta Fonu

Hayat Boyu Hayat Dolu Derneği, yaşlanmakta olan kişilerin günlük yaşam kalitelerini artıracak bilişsel ve psikososyal yöntemleri hayata geçirmek, aktif yaşlanma sürecine destek olmak ve bu sürece katkı sağlamak amacıyla çalışmalarını yürütüyor. AgeSA Hayat ve Emeklilik işbirliği ve mali desteğiyle hayata geçirdiğimiz Her Yaşta Fonu kapsamında  Demans Simülatörü: Demansı Anlamanın İnteraktif Yolu projesini hayata geçiren dernek; Demans Simülatörü uygulaması ile ilgili bir eğitim modülü hazırladı ve bir ölçme değerlendirme sistemi oluşturdu. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Sağlık Bilimleri Fakültesi Gerontoloji bölümü 3. ve 4. sınıf lisans öğrencilerinden oluşan toplam 122 öğrenciye 16 saatlik teorik ve 30 saatlik uygulama eğitimi verdi. Hazırlanan eğitim modülünün etkisi ölçülerek Demans Simülatörü uygulamasının etkisi bilimsel olarak kanıtlandı. 

Hayat Boyu Hayat Dolu Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Çağla Aktaş Aytöre, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Gerontoloji Bölümü Araştırma Görevlisi Dr. Hatice Selin Irmak ve Araştırma Görevlisi Tule Gültekin ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; projenin gençler üzerinde yarattığı farkındalık ve mesleki becerilerine katkıları, Türkiye’de demans hastalığı ve alınabilecek önlemler, derneğin gelecek dönem planları ve hibe kapsamında yürütülen çalışmalar hakkında konuştuk. 

Hibe desteğimizle gerçekleştirdiğiniz Demans Simülatörü: Demansı Anlamanın İnteraktif Yolu projesini yakın zamanda tamamladınız. Proje kapsamında yürüttüğünüz çalışmalardan bahseder misiniz?

Demans Simülatörü: Demansı Anlamanın İnteraktif Yolu projemizi İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Sağlık Bilimleri Fakültesi Gerontoloji bölümü akademisyenleri ve öğrencileri ile birlikte gerçekleştirdik ve 9 aylık bir sürecin sonunda tamamladık.

Bu projeyle derneğimizin çalışmaları arasında yer alan Demans Simülatörü uygulamasının bir eğitim modelini geliştirmekti aynı zamanda bilimsel ölçüm metotları kullanarak eğitim modülünün etkinliğini kanıta dayalı bir veri haline getirerek, bu alanda eğitim alan öğrencilerin mesleki gelişimlerine ve nitelikli uzmanların yetiştirilmesine katkı sağlamaktı.

Proje kapsamında öğrencilere verilecek eğitim modülünü iki aşamalı olarak planladık: Teorik ve uygulamalı. İlk etapta üniversitenin teorik eğitimi ile Demans Simülatörü uygulamasının entegre edilmesi üzerinde çalıştık. Proje ekibinde yer alan akademisyenlerimiz simülasyon uygulamamızın içerik ve prensiplerini inceleyerek simülasyonun bilimsel altyapısını oluşturacak teorik eğitimin içeriğini oluşturdular. Proje için geliştirilen eğitim modülünün etkinliğini ölçmek amacıyla ön test ve son testler için kullanılacak ölçekler belirlendi ve söz konusu testlerin eğitimlerin hangi aşamalarında uygulanacağına karar verildi. Daha sonrasında öğrencilerin teorik bilgilerini simülasyonda pratikte deneyimleyebileceği, demansa dair semptomlarla bütünlüğü sağlayabilecek ve öğrencilerin uygulama esnasında not alabilecekleri eğitim kitapçığını hazırladık. Teorik ve uygulama eğitimlerinin sürelerini ve üniversitenin eğitim müfredatını göz önüne alarak eğitimlerin tarihlerini Şubat-Mart 2022 olarak belirledik.  Teorik eğitimlerimizi Gerontoloji bölümü öğretim üye ve elemanları çevrimiçi olarak, uygulama eğitimlerini ise derneğimiz İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Hadımköy Yerleşkesinde yüz yüze gerçekleştirdik. 

Proje kapsamında, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde lisans eğitimi alan 3. sınıf ve 4. sınıf 122 Gerontoloji bölümü öğrencisine toplam 16 saatlik teorik ve 30 saatlik uygulama eğitimi verdik. Her iki eğitimi tamamlayan öğrencilerimize eğitim bitimde katılım sertifikalarını teslim ettik. 

Projeye katılım sağlayan öğrencilere eğitim öncesi ve sonrasında bilimsel ölçekler uygulayarak eğitim modülünün, teorik ve uygulama eğitimlerinin ayrı olarak etkisini ölçtük. Değerlendirme çalışmalarının tamamlanmasıyla beraber Haziran ayında projemizi bitirdik.  Projede yer alan akademisyenler elde ettiğimiz istatistiksel sonuçları bilimsel yayına dönüştürmek için çalışmalarına devam ediyorlar.

Bu proje ile İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Sağlık Bilimleri Fakültesi Gerontoloji bölümünde okuyan öğrenciler demans hastalarının gündelik hayatta karşılaştığı zorlukları deneyimleme fırsatı buldu. Eğitime katılan öğrencilerin geri bildirimlerini de düşündüğünüzde, bu uygulamanın yaşlılık ve yaşlanma alanında eğitim gören gençlerde ne tür bir farkındalık yarattığını ve mesleki becerilerine nasıl bir katkısı olduğunu düşünüyorsunuz? 

Projeye katılan öğrencilere, teorik eğitim ve Demans Simülatörü öncesi ve sonrasında ön ve son testler uygulayarak hem teorik eğitim hem de uygulama eğitiminin öğrencilerin demansa yönelik tutumlarına ve empati düzeylerine olan etkisini ölçtük. Aynı zamanda, simülasyon uygulamasının teorik eğitime olan etkisini de değerlendirebildik. Elde ettiğimiz bulgular eğitime katılan öğrencilerin, eğitim öncesine göre demansa yönelik tutumlarının olumlu yönde değiştiğini ve empati seviyelerinin arttığını gösterdi. Uygulama eğitimi öğrencilerin demansın tipik semptomlarını deneyimleyerek demanslı bir bireyin günlük hayata yaşadığı sıkıntıları, karşılaştığı zorlukları ve nasıl hissetmiş olabileceğini dolayısıyla onun ‘iç dünyasını’ anlamasını sağladı. Öğrenciler yaptıkları bu çalışmanın sonunda demanslı bireyleri daha iyi anladıklarını, bu bireylere nasıl davranmaları gerektiğinin farkına vardıklarını ve hayatlarını kolaylaştırmak için neler yapabileceklerini düşündüklerini ifade ettiler.

Lisans eğitimi süresince öğrencilere demansı olan hastalarla çalışırken ne beklemeleri gerektiği, nelere dikkat etmeleri gerektiği ve bu hastalara hangi stratejilerle bakılacağı hakkında bilgiler veriliyor. Ancak bunların bir çoğu hastanın bakış açısından verilmez. Dolayısıyla teorik eğitime eklenecek bu tür bir uygulama eğitimi klasik eğitimin açığını demans hastasına karşı empatiyi yükselterek kapatabilir. İstatistiksel verilerle uyumlu şekilde öğrenciler, simülasyona katıldıktan sonra demansla yaşayan insanlara karşı daha fazla empati hissettiklerini belirtti.

Ayrıca çalışmanın akademik bulguları öğrencilerin sadece teorik eğitim almalarına göre, teorik eğitim sonrasında uygulama eğitimi almalarının eğitiminden memnun olma derecelerini artırdığını gösterdi. Öğrenciler teoride öğrendikleri bilgileri simülasyon uygulaması ile deneyimlemiş olmalarının bilgilerini pekiştirdiklerini ve çok faydalı olduğunu belirtti.

İleride demanslı bireylerle de çalışacak yaşlılık ve yaşlanma bilimi olan Gerontoloji bölümü öğrencilerinin, teorik eğitimlerinin uygulama eğitimleriyle desteklenmesi önemli ve gereklidir. Öğrencilerin meslek yaşamlarında yaşlı bireyle karşılaşmadan evvel eğitim ortamlarında demans hastaları gibi özel bir grupla çalışmayı simülasyonla deneyimlemeleri, demansı daha iyi tanımaları ve anlamaları demanslı bireylere karşı daha olumlu tutumlar göstermelerini ve daha etkili başa çıkma becerileri geliştirmelerini destekleyecektir ve aynı zamanda sahada özgüvenle çalışmalarını sağlayacaktır. Ayrıca, demanslı bireylerin gereksinimleri ve ihtiyaçlarını daha iyi karşılayacak ve yaşam kalitelerini artıracak etkin çözüm ve uygulamaları hayata geçirebilmelerine katkıda bulunacaktır. 

Washington Üniversitesi’nin yapmış olduğu araştırmaya göre dünya genelinde demanslı hasta sayısının 2050 yılında 57 milyondan 153 milyona çıkması ön görülüyor. Aynı araştırmada, Türkiye’deki demanslı hasta sayısı oranının ise 2050 yılına kadar %277 artması bekleniyor. Sizce Türkiye böyle bir durum için hazırlıklı mı? Türkiye’de demans hastalığı ve alınabilecek önlemler konusunda bir politika bulunuyor mu? 

Dünya Sağlık Örgütü tarafından öncelikli halk sağlığı sorunu olarak nitelendirilen demans, dünya çapında yaşlı bireyler arasında engelliliğin ve bağımlılığın başlıca nedenlerinden biridir. Türkiye yaşlı nüfusunun en hızlı arttığı ülkeler arasında yer alıyor. Bu nedenle, demansın ülkemizde görülme sıklığının önümüzdeki yıllarda büyük oranda artacağı, en önemli sağlık ve toplumsal sorunlar arasında yer alacağı öngörülüyor. 

Türkiye’de demans konusunda toplumda yeterli bilinç ve farkındalığın olmadığını ve bu konuda daha fazla çalışmalar yapılmasının, demanslı bireylere ve bakım verenlere yönelik desteklerin ve hizmetlerin geliştirilmesi ve artırılmasının gerektiği görüşündeyiz. Bu konuda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı sivil toplum kuruluşları (STK) ve akademisyenler belirli çalışmalar yürütüyor, fakat ülkemizde henüz demans özelinde ulusal bir politika bulunmuyor.

Ülkemizde ve dünyada nüfusun yaşlanmakta olduğu gerçeği doğrultusunda gelişmiş toplum anlayışının bir gereği olarak yaşlılık ve yaşlılara sunulan hizmet yaklaşımında Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanmış olan “Türkiye Sağlıklı Yaşlanma Eylem Planı ve Uygulama Programı 2021-2026” uygulamaya konulmuştur. Program kapsamında demansı olan bireylere yönelik egzersiz yaklaşımlarını içeren “Demanslı Bireylerde Koruyucu Yaklaşımlar” kitabı hazırlanmıştır. Ayrıca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın sosyal içerme politikaları alanında kurumsal kapasitesinin geliştirilmesi projesi kapsamında Türkiye’de demans bakımına yönelik “Demans Bakım Planı Modeli” geliştirme çalışmaları yürütülmüştür. Bunların yanında demans alanında çalışmalar yürüten Türkiye Alzheimer Derneği’nin demans hastalığında korunma, erken tanı, bilgilendirme, kaliteli bakımın sağlanması, hastanın ve ailelerinin yaşam kalitesinin arttırılması için verilecek destek hizmetlerini içeren Ulusal Demans Stratejik Plan Çalışması bulunmaktadır.

Her Yaşta Fonu’ndan aldığınız hibe desteğinin derneğinize ve çalışmalarınıza ne tür katkıları oldu? Yaşlılık alanında yapılan çalışmaların farklı bağışçılar tarafından desteklenmesi sizce neden önemli?

Demans Simülatörü atölyelerimizi bu proje öncesinde de farklı kurumlar, üniversiteler ve  demanslı bireylerin yakınları ile de uyguluyor ve çok olumlu geri bildirimler alıyorduk. Dernek olarak bu çalışmamızı farklı alanlarda uygulamak, daha çok kişiye ulaşmak ve toplumda demans farkındalığını artırmayı hedefliyorduk, ancak bunu yapmadan önce uygulamanın etkisini ölçümlenebilir bir hale getirmek ve bilimsel veri ile kanıtlamak istiyorduk. Her Yaşta Fonu’ndan aldığımız hibe desteği sayesinde daha önce de birlikte çalıştığımız İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Gerontoloji Bölümü ile Demans Simülatörü uygulamamızı istatistiksel olarak ölçümlenebilir bir proje haline getirdik ve hedeflediğimiz gibi uygulamanın etkisini kanıtlayabildik. Demans Simülatörünün özellikle akademik alanda uygulanmasında teorik eğitim ile desteklendiğinde farkındalık ve empati oluşturma etkisinin daha da arttığını gördük. Proje sonunda elde ettiğimiz bu olumlu sonuçlar sayesinde, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Gerontoloji Bölümü ders müfredatında bulunan Geronörodavranış Bilimi II dersi kapsamında, bahar yarıyılı eğitim döneminde, önümüzdeki seneden itibaren Demans Simülasyonu uygulamasını ders izlencelerine resmi olarak eklenmesi planlanıyor.

Yaşlılık alanında akademik ve tıbbi birçok önemli çalışma yapılmakta ancak edilen bilgiler topluma yeterli derecede ve anlaşılabilir bir şekilde aktarılamamakta. Bu konudaki sosyal farkındalığın ve toplumsal bilincin geliştirilmesinde, toplumun tüm kesimlerine ulaşılmasında ve yaygınlaştırılmasında STK’ların önemli bir role bulunuyor. Bunu gerçekleştirebilmek için STK’ların özellikle saha çalışmaları ve faaliyetlerinin devlet tarafından sağlanan imkanlar dışında farkı bağışçılar tarafından da desteklenmesi kritik.  

Hayat Boyu Hayat Dolu Derneği’nin gelecek dönemde yapmayı planladığı çalışmalardan bahseder misiniz? 

Hibe kapsamında hayata geçirdiğimiz proje sayesinde aldığımız olumlu sonuçlar doğrultusunda, Demans Simülatörü uygulamamızı üniversitelerin yaşlılık alanında eğitim gören ve ileride yaşlı bireyler ile etkileşimde olacak yaşlı bakımı, hemşirelik, sosyal hizmetler gibi diğer bölümlerinde de teorik eğitimleri destekleyecek bir uygulama olarak geliştirilmesi için benzer çalışmalar yapmayı planlıyoruz. 

Üniversite dışında, yaşlanma ve yaşlılık konusunda toplumda özellikle empati yoluyla farkındalık yaratacak çalışmalarımızı belediye, kurumlar ve diğer STK’larla ortak proje ve işbirlikleri ile genişletmeyi ve yaygınlaştırmayı hedefliyoruz.

COVID-19 salgını nedeniyle ara vermek zorunda kaldığımız saha çalışmalarımızın başında gelen ve huzurevlerinde yaşayan yaşlılarımıza birebir uyguladığımız Psikososyal Destek Programımızı da farklı kurumlarda uygulamaya devam etmek ve yaygınlaştırmak istiyoruz. 

Her Yaşta Fonu 2022 Dönemi Tanıtım Toplantısına Davetlisiniz

By | Her Yaşta Fonu, Her Yaşta Fonu

Yaşlılık ve yaşlanma alanlarıyla kadın, sağlık, eğitim gibi bu alanı çevreleyen konularda faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) çalışmalarını ve projelerini desteklemek amacıyla AgeSA Hayat ve Emeklilik işbirliği ve mali desteğiyle hayata geçirdiğimiz Her Yaşta Fonu 2022 döneminin 18 Ağustos Perşembe günü 14:00 – 15:00 saatleri arasında gerçekleşecek olan çevrimiçi tanıtım toplantısına davetlisiniz.

Tanıtım toplantısında fonun öncelikleri, başvuru koşulları ve değerlendirme kriterleri gibi konularda bilgi paylaşımının yanı sıra katılımcıların fon ve başvuru süreci hakkındaki sorularına yanıt verilecek bir soru-cevap oturumu da düzenlenecektir.

Toplantıya katılmak isteyenlerin kayıt formunu doldurmasını rica ederiz. Toplantının katılım bağlantısı yalnızca kayıt yaptıran kişilere e-posta yoluyla iletilecektir.

Her Yaşta Fonu’nun 2022 Dönemi Başvuruları Açıldı

By | Her Yaşta Fonu, Her Yaşta Fonu

Yaşlılık ve yaşlanma alanlarıyla kadın, sağlık, eğitim gibi bu alanı çevreleyen konularda faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) çalışmalarını ve projelerini desteklemek amacıyla Vakfımızın koordinasyonunda AgeSA Hayat ve Emeklilik işbirliği ve mali desteğiyle hayata geçirdiğimiz Her Yaşta Fonu’nun 2022 dönemi başvuruları açıldı.

Yapılan başvuruların odağında, yaşlılık ve yaşlanma alanlarını desteklemeye yönelik aşağıda yer alan yaklaşımlardan en az bir tanesinin yer alması beklenir:

  • Hizmetlere erişim çerçevesinde teknoloji, finans, vb. alanlarda üretilen ürün ve hizmetlerden eşit yurttaşlık temelinde yararlanılmasını sağlamaya yönelik savunuculuk, işbirliği ve uygulama projeleri,
  • Yaşlıların günlük hayatta karşılaştığı izolasyon, ayrımcılık ve istihdam gibi temel konularda yaşanılan problemlerin çözümlerini teşvik eden, uygulayan ve model haline getirme potansiyeli bulunan çalışmalar,
  • Yaşlılara ve yaşlılığa dair ayrımcı yaklaşımları değiştirmeyi hedefleyen çalışmalar ve kampanyalar,
  • Yaşlılara yönelik oluşturulan dil temelli ayrımcılıkla mücadele eden projeler,
  • Sivil toplum, özel sektör, kamu kurumları ve yerel yönetimlerin işbirliği kapsamında kurumların yaşlıların lehine ortak ve kalıcı çözümler üretmelerini destekleyen faaliyetler,
  • Kamusal hayata katılımı geliştirme temelinde yaşlıları güçlendiren projeler,
  • Yaşlılık alanıyla sivil toplumun toplumsal cinsiyet eşitliği, insan hakları, engellilik, gençlik gibi diğer alanlarının diyaloğunu ve işbirliğini sağlayarak sivil alan paydaşlarının arasındaki sinerjiyi geliştirme ve yaşlılık alanını genişletme perspektifiyle uygulanan diyalog ve işbirliği projeleri,
  • Yaş dostu şehirler başta olmak üzere yaşlılarla yaşam alanlarının bağını güçlendirme odaklı çalışmalar,
  • Daha iyi yaşlanma konusunu gündem haline getirecek, başta üst orta yaş grubu (ve onların kadınlar, engelliler gibi alt kırılımında yer alan gruplar) olmak üzere toplumun diğer kesimlerinin yaşlılığa hazırlanmasını ve yaşlanma perspektifini desteklemeye yönelik çalışmalar,
  • Yaşlı yoksulluğu konusuna odaklanan çalışmalar,
  • Türkiye’deki yaşlı haklarını geliştirici politikaların ve yasal altyapının oluşması ve gelişmesine yönelik yapılacak savunuculuk faaliyetleri.

Yukarıdaki içeriği tamamlayacak biçimde tüm başvurularda;

  1. Yaşlılık algısının hak temelli bir perspektifle gelişmesini sağlamaya yönelik çalışmalar,
  2. Konuyla ilgili farklı paydaşların kullanabileceği açık uygulama ve içeriklerin üretildiği çalışmalar,
  3. Türkiye’de sivil toplumda yaşlılık alanının gelişmesine olanak sağlayacak çalışmalar,
  4. Bu alandaki kurumlar ve kişiler arası işbirliği, eşgüdüm ve/veya bilgi, beceri paylaşım olanaklarına imkân veren projeler,
  5. Bir pilot projeyi model haline getirmeyi odağına alan yaklaşımlar teşvik edilir.

Aşağıdaki başvuru kriterlerine uyan ve tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar hibe programına başvurabilirler:

  • Türkiye’de kurulmuş dernekler, vakıflar, kooperatifler, vakıf üniversitelerinin araştırma ve uygulama merkezleri ve diğer kâr amacı gütmeyen,
  • En az bir senedir sahada aktif olarak çalışan,
  • 2021 yılı gelirleri 30.000 TL ile 3.000.000 TL arasında olan (Yıllık geliri 30.000 TL’nin altında olan kuruluşların yaşlılık alanında yapmış olduğu çalışmalar bir referans olarak kabul edilebilir.),
  • Geçmişinde yaşlılık alanında çalışmalar yapmış olan ya da toplumsal cinsiyet, sağlık, engellilik, eğitim, vb. alanlarında biriktirmiş olduğu tecrübeyi çalıştığı hedef kitle nezdinde yaşlılarla genişletmeyi planlayan kuruluşlar.

Her Yaşta Fonu 2022 dönemi kapsamında STK’lara dağıtılacak hibenin toplam tutarı en fazla 300.000 TL’dir. Başvuru yapan STK hibe programından en fazla 150.000 TL talep edebilir.

Fona başvurmak isteyen kuruluşların başvuru formunu eksiksiz şekilde doldurarak 31 Ağustos 2022 Çarşamba günü saat 18:00’a kadar göndermeleri gerekir.

Her Yaşta Fonu hakkında detaylı bilgilere (başvuru koşulları, değerlendirme kriterleri ve fon takvimi) ve başvuru formuna buradan ulaşabilirsiniz.

Her Yaşta Fonu Başlangıç Raporu Yayınlandı

By | Her Yaşta Fonu, Her Yaşta Fonu

Yaşlılık alanında çalışmalar yapan ya da toplumsal cinsiyet, sağlık, engellilik, eğitim gibi alanlarda biriktirmiş olduğu tecrübeyi çalıştığı hedef kitle nezdinde yaşlılarla genişletmeyi hedefleyen STK’ları desteklemek amacıyla AgeSA Hayat ve Emeklilik işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz Her Yaşta Fonu’nun yapısı, desteklediğimiz STK’lar ve yapacakları çalışmalara dair bilgilerin yer aldığı raporumuz yayınlandı. Fon kapsamında Birey ve Toplum Ruh Sağlığında İZ Derneği(Bir İZ), Hayat Boyu Hayat Dolu Derneği, Türkiye Alzheimer Derneği ve Senex|Yaşlanma Çalışmaları Derneği’ne toplam 360.970 TL hibe desteği sağlıyoruz.

Her Yaşta Fonu’nun yapısı, desteklediğimiz STK’lar ve yapacakları çalışmalara dair bilgilerin yer aldığı raporumuza buradan ulaşabilirsiniz.

Türkiye Alzheimer Derneği ile Alzheimer Hastalarına Bakımveren Kadınların Sertifikalı Eğitimi Projesini Konuştuk

By | Her Yaşta Fonu, Her Yaşta Fonu

Türkiye Alzheimer Derneği kişilerin, Alzheimer hastalığı ve bakımı konusunda bilinçlendirilmesi, eğitilmesi ve bu hastalıktan muzdarip kişi ve ailelerin yaşam kalitesinin artırılması amacıyla çalışmalar yürütüyor. AgeSA  Hayat ve Emeklilik işbirliği ve mali desteğiyle hayata geçirdiğimiz Her Yaşta Fonu kapsamında Alzheimer Hastalarına Bakımveren Kadınların Sertifikalı Eğitimi projesini hayata geçirecek olan dernek, proje ile bakım veren kadınların akrabalarına bakarken edindikleri becerilerin tasdiklenmesi ve belgelendirilmesi ve demans mağduru ailelerin sorunlarını ele almak üzere kampanya ve bilinçlendirme yoluyla toplumda yaygın olan sosyal damgalamayla mücadele etmek için çalışmalar yapacak. Proje kapsamında 1 psikolog, 1 sosyal hizmetler uzmanı, 1 fizyoterapist, 1 hemşire ve 1 doktor tarafından yapılacak ön toplumsal araştırma sonrasında tespit edilen ihtiyaçlar doğrultusunda bakımverenlere yönelik  360 saatlik  teorik ve uygulama bölümleri içeren bir çevrimiçi eğitim paketi hazırlanacak.

Türkiye Alzheimer Derneği Genel Sekreteri Füsun Kocaman ile yaptığımız röportajda hastalığın belirtilerini,  COVID-19 salgını sürecinde Alzheimer hastalarının ve bakımverenlerinin yaşadıkları zorlukları ve proje kapsamında yapacakları çalışmaları konuştuk.

Türkiye Alzheimer Derneği, Her Yaşta Fonu kapsamında vakfımızdan ilk kez hibe alıyor. Okuyucularımızın derneğinizi daha yakından tanıyabilmesi için kuruluş amacınızdan ve yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

Türkiye Alzheimer Derneği, hasta yakınları ve Alzheimer hastalığı konusunda uzman hekimler tarafından 1997 yılında kurulmuş bir sivil toplum örgütüdür ve Türkiye genelinde 15 şubesiyle hizmet veriyor. Bu şubelerden iki tanesi İstanbul’un iki yakasında yer alıyor. Ayrıca,, Ankara, İzmir, Mersin, Eskişehir, Denizli, Samsun, Kayseri, Bursa, Karabük, Adana, Manisa, Konya ve Antalya’daki şubelerimiz toplam 1500 üyeyle faaliyet gösteriyor. Alzheimer hastalığı ve bakımı konusunda hasta yakınlarına ve sağlık personeline eğitimler düzenlenmesi, psiko-sosyal destek hizmeti verilmesi ve Alzheimer hastalığı konusunda toplumda farkındalığın geliştirilmesi gibi hizmetlerle yerel yönetimler, kamu kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve gönüllülerle işbirliği halinde tüm faaliyetlerini ücretsiz olarak yürütüyor. Bu bağlamda Türkiye Alzheimer Derneği:

  • Alzheimer Hastalığı (bunama) olan hastaların teşhisini, tedavi ve rehabilitasyonu sağlayıcı girişimlerde bulunuyor;
  • Alzheimer Hastalığının bilinirliğini artırmak amacı ile belediyeler, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve gönüllüleri ile bilinçlendirme faaliyetleri yürütüyor;
  • Hastaların kısa ve uzun süreli kaliteli vakit geçirmeleri ve bakımları için gündüz bakımevleri, yatılı bakımevleri, ve rehabilitasyon merkezleri oluşturma çabası içerisinde: Okmeydanı’nda bir model olarak “Gündüz Yaşam Evi’ni” hayata geçirmiş olup, şehrin ve ülkenin başka bölgelerinde de gündüz bakımevleri açılması için liderlik faaliyetlerini sürdürüyor;
  • Alzheimer Hastalığı konusunda uzman hekimlerin ve gönüllülerin desteğiyle Alzheimer hastalarına ve hasta yakınlarına her türlü sosyal destek ve eğitimler veriyor;
  • Alzheimer hastalarının hastalık sürecinde doğru ve kaliteli bakılabilmeleri için doktor, hemşire ve sağlık personellerini eğitiyor;
  • Alzheimer hasta yakınlarına, uzman psikologların yönetiminde psikolojik destek ve dayanışma toplantıları düzenliyor;
  • Alzheimer hastalığıyla ilgili özel dal merkezleri açıp bu merkezler için alt yapı, tıbbi araç ve gereçler, cihazlar, rehabilitasyon gereçleri ve personel temin ediyor;
  • Açılacak olan huzurevi/bakımevlerine kalite danışmanlığı veriyor.

Derneğin çalışmaları 3 başlıkta ele alınabilir. Bunlar; 

1.Farkındalık ve Eğitim Çalışmaları: Alzheimer hastalığı konusunda toplumda farkındalık ve bilinç kazandırmak amacıyla halka açık kongre, seminer ve konferanslar yüz yüze ve sanal ortamlarda düzenleniyor. Her yıl Ulusal Alzheimer Kongresi yapılıyor. Hastalık konusuyla ilgili afiş ve broşürler düzenleniyor. Çalışmalar için pankartlar asılarak duyuruluyor. Her sene 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü etkinlikleri kapsamında basın toplantıları düzenleniyor. Eğitim ve farkındalık çalışmaları için birkaç örnek;

  • Personel eğitimi
  • Polislerin eğitimi
  • Okullar (ilkokul, ortaokul, lise, üniversite)
  • Medya aracılığı ile farkındalık çalışmaları
  • Dijital Torun
  • Kim Alzheimer’i Tanıyor Yarışması

2. Gündüz Yaşam Evleri: Gündüz Yaşam Evlerimizin amacı, yapılan etkinliklerle bu hastalığın pençesindeki kişileri yaşama bağlamak, yaşam enerjisi vermek, kaliteli zaman geçirmelerini sağlamak ve zihinsel rehabilitasyon çalışmaları ile hastalığın evre atlamasını geciktirmektir. Hastalarla ilgili çalışmaların yanı sıra, Alzheimer hastalarına bakımveren kişilere bir nebze nefes aldırmak ve omuzlarındaki yüklerini biraz olsun hafifletmek temel amacımızdır. Yapılan etkinliklerle Alzheimer hastalarının keyifli ve kaliteli zaman geçirmelerini sağlamayı; hastalıklarının gerektirdiği rehabilitasyon hizmetleri ile hastalığın seyrini yavaşlatmayı; hasta yakınlarını bakım konusunda bilgilendirmeyi; uzmanlarla buluşturmayı; bu zor görevi yaparken rahatlama ve dinlenme sağlamayı; hasta yakınları arasında dayanışmayı artırmayı; kısacası hasta ve hasta yakınlarının yaşam kalitesini artırmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda program dahilinde zihinsel aktiviteler, psiko-motor aktiviteler, bedensel egzersizler, sanat aktiviteleri, müzik aktiviteleri, ev ziyaretleri, manevi aktiviteler, özel gün kutlamaları ve gezi programları yürütüyoruz. 

3. Evde Bakım Hizmeti: Alzheimer hasta yakınlarının bakımında zorlandıkları, yatağa bağımlı olan hastalara evlerinde ücretsiz bakım hizmeti veriyoruz. Her hastaya 4 kez ve ücretsiz olarak sağlanan bu hizmet, hastaların günlük ihtiyaçları olan hijyenik bakımı, ilaçların düzenlenmesi, uzun süreli yatağa bağımlı hastalarda görülen yaraların tedavisi, nefes egzersizleri vb. hemşirelik ve hasta bakıcılık hizmetlerini kapsıyor. Ayrıca, bakım için hastanın evine giden deneyimli personel hasta yakınlarının bu işleri daha sonra kendi başlarına yapabilmeleri için gerekli eğitimleri de veriyor.

Yaptığınız çalışmalarda yerel yönetimler ile çeşitli işbirlikleri geliştiriyorsunuz. Bu işbirliklerinden birisi de belediyelerle ortak yürüttüğünüz Gündüz Yaşam Evleri. Gündüz Yaşam Evleri kapsamında  geliştirdiğiniz işbirliklerinden ve bu evlerde yürütülen faaliyetlerden bahsedebilir misiniz?

Türkiye Alzheimer Derneği, ülkemizde Alzheimer hastalarına özel keyifli ve kaliteli zaman geçirmelerini sağlayacak gündüz yaşam evleri olmadığı için, bu alandaki ihtiyacın bilinci ile ve örnek teşkil etmesi amacıyla 2011 yılında Şişli Alzheimer Gündüz Yaşam Evi’ni oluşturdu.  Halen haftada 5 gün ve ücretsiz olarak hizmet veren yaşam evimiz, ülkemizde Alzheimer hastalarına odaklı ilk yaşam evidir. Gerek İstanbul gerekse diğer illerdeki belediyelere de bu hizmeti vermeleri için davetler yapıyor ve görüşmelerimizi sürdürüyoruz. 

2016 Ekim ayında Konya-Karatay Belediyesi ve Derneğimiz Konya Şubesinin işbirliği ile açtığı Gündüz Yaşam Evi, yine aynı ay içinde Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Derneğimiz Mersin Şubesinin işbirliği ile açtığı Gündüz Yaşam Evi ile ülkemiz 2 yeni Yaşam Evi daha kazandı. 21 Eylül 2017 tarihinde İstanbul Kadıköy Belediyesi ve Haziran 2021 tarihinde İzmit Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğü birer Gündüz Yaşam Evi açtı, böylece Şişli’de yaratılan model ülkemizin diğer bölgelerinde de yayılmaya başladı. Bu kapsamda Denizli Merkezefendi Belediyesi’yle de gündüz yaşam evi kuruluş çalışmaları başlatıldı.

Türkiye Alzheimer Derneği belediyelerle işbirlikleri kapsamında;

  • Gündüz yaşam evleri açılmasında öncülük ediyor;
  • Aktif yaş alma merkezleri açılmasına katkı sağlıyor;
  • Alzheimer hastalığı konusunda danışmanlık veriyor;
  • Gündüz yaşam evimiz model örnek olarak yeni açılacak gündüz yaşam merkezlerine kuruluşları öncesi ve kuruluş aşamalarında danışmanlık hizmeti sağlıyor. Gündüz yaşam evimiz bugüne kadar Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, Kağıthane Belediyesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi gibi kurumlara danışmalık hizmeti verdi.
  • Bunlara ek olarak, belediyelerin düzenlemiş olduğu çalıştay, konferans, kongrelere katılım sağlıyor;
  • Belediyelerin Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde olan öğrencilere staj imkanı sağlıyoruz. 

Gündüz Yaşam Evinde yapılan tüm aktivitelerde ana amaç, hastaların zihinsel, duygusal ve sosyal olarak desteklenmesi, günlük yaşam becerilerinin artırılması ve korunması, kaliteli zaman geçirmelerinin sağlanması ve zihinsel rehabilitasyon çalışmaları ile, hastalığın evre atlamasını geciktirmektir. Hastalarla ilgili çalışmaların yanı sıra, Alzheimer hastalarına bakımveren kişilere bir nebze nefes aldırmak ve omuzlarındaki yüklerini biraz olsun hafifletmektir.

Yaratıcı sanat terapileri ve psikodrama çalışmalarının yanı sıra gazete okuma, şiir okuma, aylık takvim yapma, yemek yapma, hikaye yazma, mikado oynama, tavla oynama, dans etme, bulmaca çözme gibi genel etkinlikler aşağıdaki aktivitelerle destekleniyor:

  • Zihinsel aktiviteler,
  • Psiko-motor aktiviteler, 
  • Bedensel egzersizler, 
  • El sanatları terapisi, 
  • Müzik aktiviteleri, 
  • Ritim çalışmaları, 
  • Gezi programları yürütülüyor,
  • Özel gün kutlamaları
  • Hasta yakınlarına Alzheimer hastalığıyla ilgili eğitimler ve psikolojik destek toplantıları düzenleniyor.

Demans ve alzheimer hastalıkları sıklıkla birbirine karıştırılıyor. Alzheimer hastalığından ve  belirtilerinden bahseder misiniz? Türkiye’de alzheimer hastaları ve bakımverenleri ne tür hizmetlerden faydalanabiliyor?

Demans tek bir hastalık ismi olmayıp bellek ve benzeri zihinsel yeteneklerin bozukluğu ile oluşan durumun genel adıdır. Demansa yol açan hastalıkların hepsi beyinde hücre ölümüyle yola çıkar ve beyinde birtakım değişikliklere neden olur. Alzheimer hastalığı ise en sık görülen demans (bunama) hastalıklarından biridir. 

Alzheimer hastalığı, genellikle yakın geçmişi unutmayla başlayan ve kognitif bozukluk, duygusal ve davranışsal değişiklikler, fiziksel ve fonksiyonel gerilemeler gibi belirtilerle seyreder ve sonuç olarak Alzheimer hastalığı beyin işlevlerindeki bozukluklara bağlı olarak zihinsel işlevlerde gerileme, davranış sorunları ve işlevsellikte azalma ile görülen dejeneratif ilerleyici bir hastalıktır.

Alzheimer hastalığı belirtileri;

  • Unutkanlık,
  • Yol bulma sorunları,
  • Zaman şaşırma,
  • Kelime haznesinin azalması,
  • Karar verme sorunları,
  • Muhakeme yeteneğinin kaybolması,
  • Kişilik ve huy değişiklikleri,
  • Çeşitli davranış değişiklikleri,
  • Olaylara ilgi azalması,
  • Günlük yaşam becerilerini yerine getirmekte güçlüktür.

Alzheimer hastalarına ve bakımverenlere yönelik hizmetler incelendiğinde Türkiye’de hasta ve yakınlarına yönelik götürülen hizmetleri 3 grupta incelemek mümkün:

  • Yatılı Kurum Bakımı ve Gündüz Bakım hizmeti
  • Kurum Bakımı Dışı Yöntemler (Evde bakım, evde sağlık hizmeti, bakım eğitimleri vb)
  • Yasal ve Sosyal Haklar (Vergi indirimi, evde bakım maaşı, araç alımı vb.)

Türkiye’de Alzheimer hastaları ile ilgili olarak özel bir kanun ve yasa bulunmuyor. Alzheimer hastaları süreğen engelli grubunda sayılıyor ve 2022 sayılı “65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları ile Engelli ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik” ve 5378 sayılı “Engelliler Hakkında Kanun”dan yararlanıyorlar.

Alzheimer hasta ve yakınlarının yasal ve sosyal hakları şu şekilde sıralanabilir:

  • Sağlık hizmetlerinden yararlanmak,
  • Bakım hizmetlerinden yararlanmak,
  • Erken emeklilik ve malulen emeklilik,
  • Ekonomik destek alma hakkı (Engelli maaşı, Alzheimer hasta yakınları için evde bakım aylığı, yaşlı aylığı),
  • ÖTV’siz araç alma hakkı,
  • Vergi indirimleri ve çeşitli indirimler (Medikal malzeme temini, ulaşım indirimi, emlak vergisi ve vergi indirimleri, telefon hattı indirimleri)

COVID-19 ile beraber eski rutinlerimizin yerine yeni rutinler oluşturmak zorunda kaldık. Alzheimer hastaları için bir rutin içerisinde yaşamanın  önemli olduğunu biliyoruz. Bu süreçte hem Alzheimer hastalarının hem de bakımverenlerinin en sık karşılaştığı zorluklar nelerdi?

Pandemide yaşlıların sokağa çıkma yasağı süresince davranış bozukluklarının (ajitasyon, agresyon) arttığı gözlemlendi.  Bu nedenle aile içinde çatışmalar baş gösterdi. Evde kalmalarından dolayı yaşadıkları psikolojik bunalım nedeniyle bağışıklık sistemlerinde, kas sisteminde bozulmalar görüldü. Bilişsel yetersizlikler daha da arttı. Uyku bozuklukları baş gösterdi. COVID-19 kapsamında alınan önlemleri uygulamakta hasta ve hasta yakınlarının zorlandığı; buna bağlı olarak ilaç kullanım raporlarındaki sıkıntılar ve doktor randevularına gidememe sonucunda Alzheimer hastalığında ilerleme gözlemlendi. Yaşlı bireyler her ne kadar ev içi egzersizleri  yapmaya gayret etseler de açık havada yaptıkları egzersiz motivasyonunu yakalamakta zorlanmışlardır.

Bakımverenler; stres, depresyon, anksiyete, uyku sorunları, sosyal olarak dışlanma, bağışıklık sistemlerinin zayıflaması, sağlık sorunlarının görülmesi, maddi güçlükler, iş kayıpları ve mahalle baskıları (binadan atılma durumu) gibi sorunlar yaşamışlardır. 

Hibe desteğimizle Alzheimer Hastalarına Bakımveren Kadınların Sertifikalı Eğitimi projesini hayata geçireceksiniz. Bakımverenlere yönelik olarak bir çalışma yapmayı tercih etmenizin nedeni nedir? Bu projenin amacından ve proje kapsamında yapmayı planladığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

Bu çalışmayla ilgili amaçlarımızı şu şekilde sıralayabiliriz: 

  • Alzheimer veya diğer demans türlerinden birinin tanısını almış kişiler ve ailelerinin karşılaştıkları zorlukları tanımlamak ve bunlar hakkında farkındalık yaratmak, 
  • Aile üyeleri de dahil olmak üzere fiziksel veya sağlık sorunlarına dayalı ayrımcılığı önleyerek bu hastalıktan mustarip kişilerin ürün ve hizmetlere erişimini arttırmak, sağlıklarını, sosyal ve çalışma haklarını korumak, 
  • Hastalık mağduru ailelerin sosyal dışlanmasını azaltmak ve gayri resmi bakıcıların yaşlı veya hasta akrabalarına bakarken edindikleri becerilerin tasdiklenmesi ve belgelendirilmesi için bir mekanizma geliştirmek-desteklemek ve demansla ilgili sorunların ele alınmasına yönelik siyasi katılım ve iradeyi artırmak.

Proje, ilk adımda bu sorunlarla mücadele eden kişilerin görüş, ihtiyaç ve talepleri alındıktan sonra, bu veriler ışığında hazırlanacak eğitim paketinin yine onların değerlendirmesine sunulması ve geri bildirimleri doğrultusunda geliştirilmesi şeklinde ilerleyecek; sosyal ve ekonomik katılımın sağlanması için strateji ve politika geliştirme kampanyaları yürütülecek.

Kültürel faktörler nedeniyle, Türkiye’de birincil bakıcı rolünü üstlenen ve dolayısıyla bakım yükünü üstlenen, psikolojik sorunlar yaşayan ve sosyal, ekonomik yönden zorluklar yaşayan çoğunlukla kadınlar oluyor. Yani bu konunun bariz bir toplumsal cinsiyet boyutu da var. Bakım rolü toplumsal cinsiyete dayalı olarak kadının sorumluluğuna bırakılıyor, Alzheimer ve diğer demans türlerinin etkisi ile birleşince kadınların üstündeki yük ciddi anlamda artıyor. 2008 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından yapılan araştırmalar  bakımverenlerin %70’ inin kadın ve bu kadınların %45’inin hastanın kızı ya da %30’unun eşi olduğunu gösteriyor. Kadınların %90’ı daha önce hiç hasta bakmadıklarını, %85’i 7/24 bakım verdiklerini, %65’i kendilerine yardım edecek kimseleri olmadığını, %43’ü 5 yıldan uzun süredir bu görevi yürüttüklerini belirtiyor.

Yapılan bilimsel araştırmalarda bakımverenlerin kalp damar, bağışıklık sistemlerinde olan bozulmalar durumunda enfeksiyona yakalanma risklerinin artması, depresyon (majör) görülmesi ön görüldüğünden, ayrıca bakım vermenin sürekli bir uğraş olması nedeniyle bu görevi üstlenen kadınların çalışma hayatından çekilmeleri gerektiği gerçeğinin kadınlara fizyolojik, psikolojik, ekonomik ve sosyal yönden zorluklar getirdiği göz önünde bulundurulursa bu eğitimle kadınları güçlendirmenin ne kadar önemli olduğu görülecektir.