Category

Turquoise Coast Environment Fund

Turquoise Coast Environment Fund – Turkey Hibe Programının Yedinci Döneminde Desteklenecek STK’lar Belirlendi

By | Turquoise Coast Environment Fund

The Turquoise Coast Environment Fund – Turkey (TCEF) hibe programı, kara ve denizle bağlantılı adalar, kıyısal bölgeler ve sulak alanlar da dahil olmak üzere, Türkiye’nin güney ve batı kıyı bölgelerinde; doğa, biyoçeşitlilik, deniz ve kıyı koruma konularında aktif olarak faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) çalışmalarını desteklemek amacıyla Vakfımız koordinasyonda hayata geçiriliyor.

Fonun yedinci döneminde Ekosfer Derneği, Küresel İklim Akademisi Derneği, Hukuk, Doğa ve Toplum Vakfı ve Sınırlı Sorumlu Ildır Deniz Yolcu Taşıma Kooperatifi’ne toplam 3.790.000 TL hibe desteği sağlıyoruz.

Desteklenen STK’lar ve çalışmaları ile ilgili ayrıntılı bilgileri aşağıda görebilirsiniz:

Ekosfer Derneği (Ekosfer), (Kıyıda Kalan Sesler: Aydın’ın Kıyı Ekosistemleri ve Sulak Alanlarını Koruma Projesi, 940.000 TL), İstanbul
Ekosfer, iklim krizi, biyolojik çeşitlilik kaybı ve doğal varlıkların korunması alanlarında bilim temelli savunuculuk ve farkındalık çalışmaları yürütüyor. Ekosfer, hibe desteğimizle Aydın’daki kıyı ekosistemleri ve sulak alanların korunmasına katkı sağlamak amacıyla projesini hayata geçiriyor. Büyük Menderes Deltası ve Bafa Gölü gibi yüksek biyolojik çeşitliliğe sahip ancak iklim krizi, kuraklık ve kirlilik baskısı altındaki bölgelerdeki türler, habitatlar ve karşı karşıya oldukları tehditlere ilişkin farkındalık çalışmaları gerçekleştirecek. Bu doğrultuda yerel çevre örgütleri, kamu kurumları ve farklı paydaşlarla yapacağı görüşmelerden elde edeceği bilgilerle üç bölümlük bir haber dizisi ve en az 10 dakikalık bir kısa belgesel hazırlayacak. Ayrıca belgesel gösterimi, söyleşi ve doğa seslerinden ilham alan müzik performansını içeren etkinlikler düzenleyerek farkındalık çalışmalarını destekleyecek. Ekosfer, ürettiği içerikleri sosyal medya ve basın aracılığıyla yaygınlaştırarak en az 300.000 kişiye ulaşacak.

Küresel İklim Akademisi Derneği (KİAD), (COP31’e Doğru: Küresel Politikadan Yerel Eyleme, Yerelden Küresel Etkiye Projesi, 950.000 TL), Muğla
KİAD, iklim değişikliğiyle mücadele, sürdürülebilir kalkınma ve doğa koruma alanlarında farkındalık ve savunuculuk faaliyetleri yürütüyor. KİAD, hibe desteğimizle 2026 yılında Antalya’da gerçekleşecek COP31 sürecini stratejik bir fırsat olarak değerlendirerek, Akdeniz ve Ege kıyılarında faaliyet gösteren en az 50 sivil toplum kuruluşunun iklim politikaları, uluslararası sözleşmeler ve savunuculuk kapasitelerinin güçlenmesine katkı sağlamak amacıyla eğitimler ve çalıştaylar düzenleyecek. Bu kapsamda KİAD, Akdeniz ve Ege’de faaliyet gösteren STK’lar arasında iş birliğini ve bilgi paylaşımını güçlendirmek için Mavi Savunuculuk Platformu’nu hayata geçirecek. Ayrıca iklim değişikliğinin kıyı ve deniz ekosistemleri üzerindeki etkilerini ele alan; COP31, mavi karbon ve kıyı ekosistemleri gibi başlıkları içeren bir podcast serisi hazırlayacak. KİAD, yerel düzeyde iş birliği ve danışma mekanizmalarının geliştirilmesine katkı sağlamak amacıyla “Kıyı Dirençliliği Politika Belgesi” hazırlayarak ilgili kurumlara sunacak. Proje kapsamında ayrıca COP31’de bir etkinlik düzenleyecek.

Hukuk, Doğa ve Toplum Vakfı (HUDOTO), (Kıyı ve Sulak Alanlarda Plastik Kirliliği ile Mücadelede STK’lar için Hukuki Savunuculuk ve Kurumsal Kapasite Güçlendirme Programı Projesi, 950.000 TL), İzmir
HUDOTO, doğa, çevre ve insan haklarının korunması ile ekolojik ve sürdürülebilir kalkınmanın desteklenmesi amacıyla çalışmalar yürütüyor. HUDOTO, hibe desteğimizle Akdeniz ve Ege kıyılarında faaliyet gösteren STK’ların plastik kirliliğiyle mücadelede savunuculuk kapasitelerinin güçlenmesine katkı sağlayacak. Bu kapsamda plastik kirliliğinin Akdeniz’deki durumu, biyolojik çeşitlilik üzerindeki etkileri, hukuki araçlar ve politika temelli çözüm yollarına odaklanan çevrim içi eğitimler düzenleyecek. İzmir’de gerçekleştirilecek çalıştay ile STK’lar arasında deneyim paylaşımını destekleyecek ve ortak savunuculuk stratejileri geliştirecek. HUDOTO ayrıca savunuculuk mesajlarını yaygınlaştırmak amacıyla sosyal medya içerikleri üretecek ve proje kapsamında COP31’de bir etkinlik düzenleyecek.

Sınırlı Sorumlu Ildır Deniz Yolcu Taşıma Kooperatifi, (Çeşme – Ildır Sintine Atık Yönetimi ve Kıyı Ekosistemlerinin Korunması Projesi, 950.000 TL), İzmir
İzmir’in Çeşme ilçesinde faaliyet gösteren Ildır Deniz Yolcu Taşıma Kooperatifi, yerel denizcilik faaliyetlerinin düzenli, güvenilir ve sürdürülebilir şekilde yürütülmesine katkı sağlıyor. Kooperatif, hibe desteğimizle Ildır Mahallesi ve çevresinde faaliyet gösteren balıkçı tekneleri ve küçük ölçekli deniz araçlarından kaynaklanan sintine atıklarının denize boşaltılmadan toplanmasını ve çevreye zarar vermeden yönetilmesini sağlayacak.Bu kapsamda kurulacak sintine tanker sistemi ile teknelerden düzenli atık alımı yapılacak ve toplanan atıklar lisanslı tesislerde bertaraf edilecek. Proje süresince en az 200 ton sintine atığının toplanıp, bertaraf edilecek. Kooperatif ayrıca balıkçılar ve tekne sahiplerine yönelik bilgilendirme çalışmaları yürüterek çevresel farkındalığın artırılmasını destekleyecek ve yerel paydaşlarla iş birliğini güçlendirecek.

Turquoise Coast Environment Fund-Turkey Hibe Programının Yedinci Dönem Başvuruları Sona Erdi!

By | Turquoise Coast Environment Fund

Türkiye’nin güney ve batı kıyı bölgelerinde doğal çevrenin korunması, iyileştirilmesi ve yenilenmesi amacıyla çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) projelerini desteklemek amacıyla Vakfımız koordinasyonunda hayata geçirilen The Turquoise Coast Environment Fund – Turkey (TCEF) hibe programının yedinci dönem başvuruları sona erdi.

Bu yıl fona teknik kriterlere uyan 45 STK başvuruda bulundu. Başvuruların türleri şu şekilde dağıldı:

  • 37 Dernek
  • 4 Kooperatif
  • 4 Vakıf

Fona Adana, Ankara, Antalya, Balıkesir, Çanakkale, Hatay, İstanbul, İzmir, Manisa, Mersin, Muğla, Osmaniye ve Rize olmak üzere 13 ilden başvuru alındı.

Talep edilen toplam hibe tutarı 41.624.295 TL oldu.

Kıyı ve Denizlerin Korunması için Hukuki Kapasiteyi Güçlendirmek: HUDOTO

By | Turquoise Coast Environment Fund

İzmir’de faaliyet gösteren Hukuk, Doğa ve Toplum Vakfı (HUDOTO), doğa, çevre ve insan haklarının korunması ile ekolojik ve sürdürülebilir ekonomi ve kalkınma yaklaşımlarının geliştirilmesi amacıyla çalışmalarını sürdürüyor.

The Turquoise Coast Environment Fund – Turkey (TCEF) hibe programı kapsamında desteklenen Deniz ve Kıyıların Korunması Konusunda Kilit Paydaşların Hukuki Kapasitesinin Güçlendirilmesi projesiyle HUDOTO, kıyı ve denizlerin korunmasına yönelik hukuki kapasitenin güçlendirilmesine odaklandı.

HUDOTO ile gerçekleştirdiğimiz bu röportajda, proje fikrinin nasıl ortaya çıktığını, proje kapsamında yürütülen çalışmaları ve iklim krizinin toplumsal cinsiyet eşitsizliği üzerindeki etkileri hakkında konuştuk.

 “Hakları yalnızca insan odaklı değil; doğa, ilişkisellik ve ortakyaşarlık temelinde tanımlıyoruz.”

Okuyucularımızın sizi daha yakından tanıyabilmesi için kuruluş amacınızdan ve yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

Hukuk, Doğa ve Toplum Vakfı, kısaca HUDOTO; hak savunuculuğunda hukuku etkili bir yöntem olarak kullanma ihtiyacı üzerine kuruldu. Bizler uzun zamandır avukatlık ve hukuki danışmanlık yapıyor, farklı program ve projelerde çalışıyorduk. Ancak bu proje ve program çalışmalarını daha kalıcı hâle getirmek istedik ve HUDOTO’yu bir vakıf olarak kurduk.

Amacımız, doğa ve yaşam savunusunda hukuksal araçları etkili biçimde kullanmak. Sadece bizim açtığımız davalar ve yaptığımız başvurulardan bahsetmiyoruz. Hak sahiplerinin ve sivil toplum kuruluşlarının (STK) da hukuksal araçlar konusunda bilgi sahibi olmalarını sağlamak, hukuki savunuculuğu birlikte yürütmek istiyoruz. Hakları yalnızca insan odaklı değil; doğa, ilişkisellik ve ortakyaşarlık temelinde tanımlıyoruz.

“Sadece öğreten değil; hep birlikte öğrenip deneyimlediğimiz bir süreç oldu.”

Deniz ve Kıyıların Korunması için Hukuki Kapasitenin Güçlendirilmesi projesini hayata geçirme fikri nasıl ortaya çıktı?

Hak sahiplerinin ve sivil toplum kuruluşlarının, kıyıların ve denizlerin korunması konusunda hukuki mevzuata, sözleşmelere ve mekanizmalara erişim ve bunları etkin biçimde kullanma konusunda önemli zorluklar bulunuyor. Kıyılar ve denizler büyük bir tahribat ve talanla karşı karşıya. Sivil toplum kuruluşları bu durumun farkında; ancak bu tür hak ihlallerinde izlenebilecek başvuru yolları ve hukuki mekanizmalar yeterince görünür ve erişilebilir değil.

Bu ihtiyaçlardan hareketle, kıyı ve denizleri korumada kilit öneme sahip aktörlerin kapasitelerini güçlendirmek amacıyla Deniz ve Kıyıların Korunması için Hukuki Kapasitenin Güçlendirilmesi projesini hayata geçirdik. Projeyi masa başı eğitimlerle sınırlamayıp sahaya inerek, farklı disiplinlerden uzmanlarla birlikte yürütmeyi hedefledik. Sadece öğreten değil; hep birlikte öğrenip deneyimlediğimiz bir süreç oldu.

Hibe desteğimizle gerçekleştirdiğiniz Deniz ve Kıyıların Korunması için Hukuki Kapasitenin Güçlendirilmesi projesini yakın zamanda tamamladınız. Projenin amacından ve proje kapsamında yürüttüğünüz çalışmalardan bahseder misiniz? Bu süreçte sizi en çok zorlayan etkenler neler oldu ve bu engelleri aşmak için nasıl yollar izlediniz?

Proje kapsamında üç ayrı eğitim gerçekleştirdik. İlk iki eğitim İzmir ve Balıkesir’de atölye çalışması formatında gerçekleşti. Üçüncü eğitimi ise Köyceğiz’de kamp şeklinde kurgulandık. Kamp programında eğitim oturumlarının yanı sıra saha ziyaretlerine de yer verdik. Bu kapsamda İztuzu ve Dalyan ekosistemi, uzmanlar eşliğinde yerinde incelendi. Katılımcılar kamp alanında çadırda konakladı; bazı katılımcılar için bu süreç doğayla iç içe gerçekleşen ilk saha deneyimi oldu.

Eğitimlere katılımı, duyuru ve başvuru süreci sonrasında belirledik. Başvuru yoğunluğu nedeniyle katılımcı sayısı sınırlı tuttuk. Kamp ve atölye formatında yürütülen çalışmalarda katılımcı sayısı, etkileşim ve programın uygulanabilirliği açısından belirleyici bir unsur oluyor. Aksi halde konferans moduna dönüşebiliyor, etkileşim ve eğitimin etkisi azalıyor.

Proje sürecinde zorlandığımız konulardan birisi de kamu idaresine ulaşmak oldu. Kıyı ve denizlerin korunması için kamu idaresiyle birlikte çalışmak elzem. Ancak kamu kurumlarının STK’larla ortaklaşa çalışma kültürü ve pratiği ne yazık ki pek yok. Yine de bireysel düzeyde kamu sektöründe çalışan katılımcılarımız oldu ve onların deneyiminden çok faydalandık.

“Daha adil ve kapsayıcı bir yaşam söylemi ve pratiği, cinsiyet eşitsizliklerini sürdürerek mümkün olamaz.”

İklim krizinin etkilerinin toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini derinleştirdiği birçok çalışmada ortaya konuyor. Sizin gözlemleriniz ve deneyimleriniz doğrultusunda, kadınların bu kriz karşısındaki özgün direniş biçimlerini ve mücadele stratejilerini nasıl tanımlarsınız?

İklim krizi ve çevresel tahribata bağlı sorunlarda kadınları mücadelenin en ön saflarında görüyoruz; ancak karar alma süreçleri söz konusu olduğunda aynı şeyi söylemek mümkün değil. Kadınların doğa ve müştereklerle kurduğu bağ, her zaman ve her kültürde çok daha derin. Bu nedenle dünyanın her yerinde müştereklerin kaybına karşı en güçlü sesi çıkaranlar da çoğu zaman kadınlar oluyor. Otoriteyle bir pazarlık konusu yapmadan, doğayı kendilerinden bir parça olarak kabul ederek bu savunuyu yürütüyorlar. Bu mücadelenin kadınlar açısından oldukça güçlendirici bir yanı da var.

Kadınların bilgi ve deneyimlerini karar alma ve liderlik süreçlerine yansıtmayı başarabildiğimiz ölçüde iklim krizine karşı güçlenebiliriz. Gerek sivil toplum gerekse kamu idaresi, toplumsal cinsiyet eşitliğini iklim krizinin yanında tali bir mesele gibi ele alıyor. Oysa daha adil ve kapsayıcı bir yaşam söylemi ve pratiği, cinsiyet eşitsizliklerini sürdürerek mümkün olamaz. Doğanın ve kadının tahakküm altına alınışı benzer nitelikler taşıyor. Bu nedenle iki mücadelenin de ortak bir zemini var. Bu tahakküme karşı duruşu, ekolojik feminizm perspektifiyle ve feminist bir ekoloji mücadelesiyle güçlendirebiliriz.

“Hukuk, yalnızca hukukçuların ya da avukatların bilmesi gereken bir uzmanlık alanı değil; yurttaş olarak var olmamızın ve toplumsal sözleşmemizin en önemli parçalarından biri.”

Size destek olmak isteyen bir kişiye ya da kuruma, projenizin faydalanıcılar üzerinde yarattığı etkiyi nasıl anlatırsınız?

Projemizin katılımcıları, düzenlediğimiz kapasite geliştirme programları sayesinde kıyı ve denizlerin korunması konusunda bilgi ve deneyim sahibi oldular. Saha gözlemi bu eğitimlerin önemli bir bileşeniydi ve bundan sonra düzenleyeceğimiz eğitimlerde de saha gezilerini mutlaka sürdürmek istiyoruz.

Hukuk, yalnızca hukukçuların ya da avukatların bilmesi gereken bir uzmanlık alanı değil; yurttaş olarak var olmamızın ve toplumsal sözleşmemizin en önemli parçalarından biri. Yaşam alanlarını savunma konusunda istekli yurttaşların ve sivil toplum kuruluşlarının, verdiğimiz eğitimler sayesinde güçlendiğini görmek ve bu etkileşimin yeni ortaklıklara dönüşeceğini fark etmek bizim için çok kıymetliydi. Bu süreçte verdikleri destek için sizlere de çok teşekkür ederiz.

Turquoise Coast Environment Fund-Turkey Hibe Programının Yedinci Dönem Başvuruları Açıldı

By | Turquoise Coast Environment Fund

Türkiye’nin güney ve batı kıyı bölgelerinde doğal çevrenin korunması, iyileştirilmesi ve yenilenmesi amacıyla çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) projelerini desteklemek amacıyla Sivil Toplum için Destek Vakfı (STDV) koordinasyonunda hayata geçirilen The Turquoise Coast Environment Fund – Turkey (TCEF) hibe programının yedinci dönemi başvuruları açıldı.

Fonun bu döneminde desteklenecek projelerin odağında aşağıda belirtilen üç temel öncelik alanından en az birinin yer alması beklenir:

  • Sürdürülebilir gıda sistemlerini teşvik eden projeler

Mevcut gıda–tarım bağını koruyan, sürdüren ve/veya yeniden inşa eden; gıda sistemlerinin geleceğini yansıtan projeler bu başlık altında değerlendirilecektir. Bu kapsamda desteklenecek projelerin, onarıcı tarım stratejileri ile gıda üretim sistemlerinin çevresel, sosyal ve ekonomik etkilerini bütüncül bir yaklaşımla ele alması beklenir.

  • Biyoçeşitliliğin korunması için ekosistem tabanlı yönetim yaklaşımına sahip projeler

Karasal ve denizel biyoçeşitliliği ele alan; küçük ölçekli balıkçılık ve diğer doğal kaynakları da kapsayarak kıyı kullanımının bütünsel, sektörler arası, yerelden ulusala, şeffaf, uyarlanabilir, kapsayıcı ve katılımcı yönetimini teşvik eden yenilikçi yaklaşımlar bu başlık altında değerlendirilecektir.

  • Koruma alanında çalışan STK’larının yasal ve kurumsal olarak desteklenmesini ve güçlendirilmesini amaçlayan projeler

Savunuculuk, ağ oluşturma ve koruma eylemlerini güçlendirmeye yönelik; doğru veri ve bilgiye erişim kapasitesini artıran ve yerel kuruluşların farklı tematik alanlarda kurumsal gelişimini destekleyen projeler bu başlık kapsamında desteklenecektir.

Aşağıda yer alan başvuru kriterlerine uyan ve tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar hibe programına başvurabilirler:

  • Türkiye’de kurulmuş dernekler, vakıflar, kâr amacı gütmeyen kooperatifler, sendikalar, federasyonlar/konfederasyonlar,
  • En az bir senedir sahada aktif olarak çalışan kuruluşlar,
  • 2024 gelirleri 6.000.000 TL’nin altında olan kuruluşlar,
  • İlgili alanda deneyim, kurumsal kapasite ve vizyona sahip kuruluşlar.

TCEF hibe programı kapsamında STK’lara dağıtılacak hibenin toplam tutarı en az 3.790.000 TL‘dir. Başvuru yapan STK’lar hibe programından en fazla 1.000.000 TL talep edilebilir.

Fona başvurmak isteyen kuruluşların başvuru formunu eksiksiz şekilde doldurarak 25 Ocak 2026 saat 18.00’e kadar göndermeleri gerekir.

TCEF hibe programı hakkında detaylı bilgilere (başvuru koşulları, değerlendirme kriterleri ve proje takvimi) ve başvuru formuna buradan ulaşabilirsiniz.

Turquoise Coast Environment Fund – Turkey Hibe Programının Altıncı Döneminde Desteklenecek STK’lar Belirlendi

By | Turquoise Coast Environment Fund

6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen ve çevre illeri de ağır şekilde etkileyen depremlerin ardından, Adana, Hatay ve Mersin kıyı bölgelerindeki çevre sorunlarının çözümüne katkı sağlayan sivil toplum kuruluşlarını (STK) desteklemek amacıyla Vakfımız koordinasyonunda Conservation CollectiveTürkiye Mozaik Foundation ve Turkish Philanthropy Funds iş birliğiyle hayata geçirilen Turquoise Coast Environment Fund-Turkey (TCEF) hibe programının altıncı döneminde desteklenecek STK’lar belirlendi. Fonun bu döneminde 6 STK’ya toplam 3.091.590 TL hibe desteği sağlıyoruz. 

Desteklenen STK’lar ve çalışmaları ile ilgili ayrıntılı bilgileri aşağıda görebilirsiniz:

Antakya Çevre Koruma Derneği, (Asi 30×30: Çevre Vizyon Planı Farkındalık Kampanyası Projesi, 524.790 TL), Hatay
Antakya Çevre Koruma Derneği, bölgedeki çevre sorunlarına dikkat çekmek, çevreye duyarlı topluluklar oluşturmak ve doğal mirası korumak amacıyla çalışıyor. Sağladığımız hibe desteğiyle hayata geçirilecek Asi 30×30: Çevre Vizyon Planı Farkındalık Kampanyası projesiyle, Kahramanmaraş depremleri sonrası zarar gören Asi Nehri Deltası, Milleyha Sulak Alanı ve Samandağ kıyı ekosistemlerinin korunması amaçlanıyor. Dernek proje kapsamında Asi Nehri Havza Çevre Vizyon Planı’nın daha geniş kitlelere ulaştırılması için sosyal medya kampanyaları ve basın toplantıları düzenleyecek. Ayrıca, National Geographic Society desteğiyle Milleyha ve Eski Asi Nehri yatağında su kalitesi ölçümleri ve eDNA analizleri yapacak; bu alanların resmî koruma altına alınması için savunuculuk çalışmaları yürütecek.

Hatay Tabiatı Koruma Derneği, (Hatay’ın Eşsiz Canlıları: Dağ Ceylanı ve Çizgili Sırtlan Koruma Projesi, 546.000 TL), Hatay
Hatay Tabiat Koruma Derneği, Hatay’in doğal kaynaklarının ve biyolojik çeşitliliğinin, ekosistem bütünlüğü içerisinde, sürdürülebilir bir gelecekte korunarak kullanılmasını sağlamak amacıyla çalışmalarını yürütüyor. Sağladığımız hibe desteğiyle hayata geçirilecek Hatay’ın Eşsiz Canlıları: Dağ Ceylanı ve Çizgili Sırtlan Koruma projesiyle, Türkiye’de yalnızca Hatay’da birlikte yaşayan Dağ Ceylanı ve Çizgili Sırtlan türlerinin korunması ve insan–yaban hayatı çatışmalarını azaltacak bilimsel ve yerel çözümler geliştirilmesi amaçlıyor. Dernek proje kapsamında gece–gündüz saha gözlemleri ve fotokapan izleme çalışmaları yapacak, yerel halk ve çobanlarla görüşmeler gerçekleştirecek; türlerin habitat kullanımını ve tehditleri haritalandıracak. Ayrıca kırsal bölgelerde doğa farkındalık eğitimleri düzenleyecek ve Hatay Yaban Hayatı Gözlem Etkinliği ile proje çıktıları geniş kitlelere ulaştıracak. Dernek projeyle, Türkiye’nin diğer bölgelerinde benzer insan–yaban hayatı çatışmalarına model oluşturabilecek bilgi ve yöntemler üretecek.

Hukuk Doğa ve Toplum Vakfı (HUDOTO), (İklim ve Afet Risklerine Karşı Ekosistem Temelli Hukuki Dayanıklılık: Mersin, Adana ve Hatay’da Sivil Toplumun Güçlendirilmesi Projesi, 550.000 TL), İzmir
HUDOTO doğa, çevre ve insan haklarının korunması; ekolojik, sürdürülebilir ekonomi ve kalkınmanın uygulanması ve geliştirilmesi amacıyla çalışmalarını yürütüyor. Sağladığımız hibe desteğiyle hayata geçirilecek İklim ve Afet Risklerine Karşı Ekosistem Temelli Hukuki Dayanıklılık projesiyle, Mersin, Adana ve Hatay’da STK’ların, hukukçuların ve çevre savunucularının çeşitli çevre krizlerine karşı kapasitelerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. HUDOTO proje kapsamında katılımcılara çevre hukuku, kıyı ve deniz ekosistemlerinin korunması, agroekoloji, doğa temelli çözümler ve hak temelli izleme konularında eğitim verecek; 5 haftalık çevrimiçi eğitim sonrasında Mersin’de düzenleyeceği bölgesel çalıştay bir araya geleceği katılımcılarla birlikte yerel çevre sorunları analiz edip çözüm önerileri geliştirecek. Ayrıca proje sonunda ortaya çıkacak “Yerel Çevre ve Geçim Adaleti Yol Haritası”, yerel yönetimler, barolar, kamu kurumları ve BM mekanizmalarına sunularak bölgenin çevresel ve sosyal dayanıklılığını artıracak somut politika önerileri sunacak. 

Tarsus Slow Food Yeryüzü Pazarı Derneği, (Balık Baykuşu Yok Olmadan Keşfet – Faz II, 370.800 TL), Mersin
Gıdanın sürdürülebilir ve temiz satın alımı ve tüketimi için farkındalık çalışmaları yapan Tarsus Slow Food Yeryüzü Pazarı Derneği; gıda israfını azaltmak, doğal üretim ortamını, teknikleri ve biyoçeşitliliği korumak amacıyla faaliyetlerini yürütüyor. Sağladığımız hibe desteğiyle hayata geçirilecek Balık Baykuşu Yok Olmadan Keşfet – Faz II projesiyle, ilk fazda elde edilen kazanımların sürdürülebilir kılınması ve nesli küresel ölçekte tehlike altında olan Balık Baykuşu’nun Mersin’deki yaşam alanlarının korunması amaçlanıyor. Bu doğrultuda dernek, Türkiye’de ilk kez bu tür için resmi Tür Eylem Planı hazırlanmasını sağlayacak. Proje kapsamında saha çalışmaları ve farkındalık etkinlikleri yürütecek; en az 10 kurum ziyareti, 5 okulda eğitim, sergi ve festival etkinlikleri ile ulusal basın çalışmaları ve lobicilik faaliyetleri gerçekleştirecek. Ayrıca, Balık Baykuşu’nun yaşadığı vadilerin koruma statüsü kazanmasına katkı sağlamak için elde edilecek verileri Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne sunacak. 

Türkiye Sürdürülebilir İnsani Yardım ve Eğitim Vakfı (TÜRSİYEV), (Asi Nehri ve Kırıkhan Gölbaşı Gölü Rehabilitasyonu ve Su Sümbüllerinin Geri Dönüşümü Yoluyla Yerel Ekonomiye Katkı Projesi, 550.000 TL), İstanbul
TÜRSİYEV iklim değişikliği, doğal kaynakların tükenmesi ve çevresel bozulma gibi küresel sorunlara yerelden çözümler üretmek amacıyla çalışmalarını yürütüyor. Sağladığımız hibe desteğiyle hayata geçirilecek Asi Nehri ve Kırıkhan Gölbaşı Gölü Rehabilitasyonu ve Su Sümbüllerinin Geri Dönüşümü Yoluyla Yerel Ekonomiye Katkı projesiyle, Hatay’daki Asi Nehri ve Kırıkhan Gölbaşı Gölü’nde hızla yayılan istilacı su sümbüllerinin kontrol altına alınması ve geri dönüştürülerek yerel ekonomiye kazandırılması amaçlanıyor. TÜRSİYEV proje kapsamında depremlerden etkilenen kadınların istihdama katılımını güçlendirmek için Asi Nehri ve Gölbaşı Gölü’nde toplanan ve istilacı bir tür olan su sümbüllerini kurutarak, kadınların ve kadın kooperatiflerinin gelir elde edebileceğini ürünlere dönüştürmek için ham madde elde edecek. Kadınlara yönelik el sanatları, tasarım ve pazarlama üzerine uygulamalı eğitimler düzenleyecek. 

Ünvansız Gönüllüler Derneği, (Milleyha Sulak Alanını ve Samandağ Sahil Şeridini Koruma Projesi, 550.000 TL), Tekirdağ
Ünvansız Gönüllüler Derneği, Türkiye’de yoksulluğun azalmasına katkı sağlamak amacıyla çalışmalarını yürütüyor. Sağladığımız hibe desteğiyle hayata geçirilecek projeyle, depremler sonrası bölgede yaşanan kontrolsüz yapılaşma, bilinçsiz tarım faaliyetleri, moloz atıkları, bilinçsiz avlanma nedeniyle tehdit altında olan Milleyha Sulak Alanı ve Samandağ sahil ekosistemlerin korunmasına yönelik çalışmalar amaçlanıyor. Bu amaç doğrultusunda ekosistemi koruyan ve sürdürülebilir turizmi benimseyen bir modelin oluşmasına katkı sağlamak için Samandağ Belediyesi’nin desteğiyle en az 50 işletmeye yönelik ekoturizm ve doğa koruma eğitimleri düzenleyecek. Ayrıca kısa belgesel ve reels videolar hazırlayarak en az 50.000 kişiye ulaşacak ve gönüllü gözlem ağıyla kuş türlerinin takibini yaparak yerel halkın sürece aktif katılımını sağlayacak.

 

Turquoise Coast Environment Fund – Turkey Hibe Programının Altıncı Dönem Başvuruları Sona Erdi

By | Turquoise Coast Environment Fund

6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen ve çevre illeri de ağır şekilde etkileyen depremlerin ardından, Adana, Hatay ve Mersin kıyı bölgelerindeki çevre sorunlarının çözümüne katkı sağlayan sivil toplum kuruluşlarını (STK) desteklemek amacıyla Vakfımız koordinasyonunda Conservation CollectiveTürkiye Mozaik Foundation ve Turkish Philanthropy Funds iş birliğiyle hayata geçirilen Turquoise Coast Environment Fund-Turkey (TCEF) hibe programının altıncı dönem başvuruları sona erdi!

Bu yıl fona teknik kriterlere uyan 15 STK başvuruda bulundu. Başvuruların türleri şu şekilde dağıldı:

  • 10 Dernek
  • 3 Kooperatif
  • 2 Vakıf

Fona Adana, Hatay, İstanbul, İzmir, Malatya, Mersin ve Tekirdağ olmak üzere 7 ilden başvuru alındı.

Talep edilen toplam hibe tutarı 7.476.490 TL oldu.

Turquoise Coast Environment Fund – Turkey Hibe Programının Altıncı Dönem Başvuruları Açıldı

By | Turquoise Coast Environment Fund

6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen ve çevre illeri de ağır şekilde etkileyen depremlerin ardından, Adana, Hatay ve Mersin kıyı bölgelerindeki çevre sorunlarının çözümüne katkı sağlayan sivil toplum kuruluşlarını (STK) desteklemek amacıyla Vakfımız koordinasyonunda Conservation Collective, Türkiye Mozaik Foundation ve Turkish Philanthropy Funds iş birliğiyle hayata geçirilen Turquoise Coast Environment Fund-Turkey (TCEF) hibe programının altıncı dönem başvuruları açıldı.

Bu doğrultuda, depremlerden etkilenen kıyı alanları ve ekosistemler üzerindeki baskıyı azaltmayı ve iyileştirmeyi amaçlayan; biyolojik çeşitlilik, ekosistem hizmetleri, tarımsal verimlilik, su ve atık yönetimi, denizel alanlar ve kıyı arazilerinin korunmasına odaklanan STK projeleri önceliklendirilecektir. Bu amaç doğrultusunda proje fikirlerinde aşağıda detayları paylaşılan yedi temel öncelik alanından en az bir tanesinin yer alması beklenir:

  • Sürdürülebilir gıda sistemlerinin teşvik edilmesi
  • Biyoçeşitliliğin korunması için ekosistem tabanlı yönetim yaklaşımları
  • Yerel ekonomik kalkınma ve alternatif geçim kaynakları
  • Yerel STK’ların yasal ve kurumsal olarak desteklenmesi ve güçlendirilmesi
  • Doğa ve yaban hayatın korunması
  • Toprak restorasyonu ve rejeneratif tarım
  • Kıyı restorasyonu
  • İklim çözümleri

Aşağıda yer alan başvuru kriterlerine uyan ve tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar hibe programına başvurabilirler:

  • Adana, Hatay ve Mersin’de aktif olarak çalışan dernekler, vakıflar, kooperatifler ve diğer kâr amacı gütmeyen kuruluşlar (Merkezi başka illerde olan kuruluşlar bu illerde yürütecekleri faaliyetler ile başvuru yapabilirler),
  • En geç 2024 yılı Mart ayı itibariyle kurulmuş olan ve en az bir senedir sahada aktif olarak çalışan kuruluşlar (Daha önce sivil bir inisiyatif biçiminde çalışıp tüzel kişiliğe yakın zamanda sahip olan kuruluşların önceki deneyimlerini başvuruya aktarmaları beklenir.),
  • 2024 gelirleri 30.000 TL ve 6.000.000 TL arasında olan kuruluşlar,
  • İlgili alanda deneyim, kurumsal kapasite ve vizyona sahip kuruluşlar.

TCEF hibe programı kapsamında STK’lara dağıtılacak hibenin toplam tutarı en az 2.750.000 TL‘dir.

Başvuru yapan STK’lar hibe programından en fazla 550.000 TL talep edilebilir. Fona başvurmak isteyen kuruluşların başvuru formunu eksiksiz şekilde doldurarak 16 Haziran 2025 saat 18:00’e kadar göndermeleri gerekir.

Turquoise Coast Environment Fund-Turkey hakkında detaylı bilgilere (başvuru koşulları, değerlendirme kriterleri ve proje takvimi) ve başvuru formuna buradan ulaşabilirsiniz.

 

 

 

Turquoise Coast Environment Fund- Turkey’in Beşinci Döneminde Desteklenecek STK’lar Belirlendi

By | Turquoise Coast Environment Fund

The Turquoise Coast Environment Fund – Turkey (TCEF) hibe programı, kara ve denizle bağlantılı adalar, kıyısal bölgeler ve sulak alanlar da dahil olmak üzere, Türkiye’nin güney ve batı kıyı bölgelerinde; doğa, biyoçeşitlilik, deniz ve kıyı koruma konularında aktif olarak faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) çalışmalarını desteklemek amacıyla Vakfımız koordinasyonda hayata geçiriliyor. Fonun bu döneminde 4 STK’ya toplam 2.765.650 TL hibe desteği sağlayacağız.

Desteklenen STK’lar ve çalışmaları ile ilgili ayrıntılı bilgileri aşağıda görebilirsiniz:

NATURA Doğa Ve Kültür Koruma Derneği (NATURA), (Mega Yangın Alanları Bal Ormanlarına Dönüşüyor! Projesi, 685.000 TL), Ankara
NATURA, Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğini, doğal ve kültürel varlıklarını ve ekonojik bütünlüğünü korumak amacıyla farkındalık ve savunuculuk faaliyetleri yürütüyor. Dernek hibe desteğimizle hayata geçireceği Mega Yangın Alanları Bal Ormanlarına Dönüşüyor! projesi kapsamında, Muğla Orman Bölge Müdürlüğü sınırları içinde, son beş yıl içinde büyük orman yangınlarının yaşandığı ve restorasyon uygulamalarının yapıldığı alanların bal ormanı konseptiyle desteklenmesi için çalışmalar yapacaktır. Restorasyonu geleneksel arıcılık bilgisiyle güçlendirecek olan NATURA; arıcılar, doğa koruma uzmanları ve kamu kurumları ile iş birlikleri gerçekleştirecektir. Aynı zamanda, bal üretimi ve bozayı popülasyonu arasındaki etkileşimi yönetmek için fotokapan yöntemiyle, bölgedeki ayı popülasyonu izlenecek ve habitat uygunluğu analiz edecektir.

Sosyal İklim Derneği, (Bozcaada Mercan Resiflerinin Korunması Projesi, 680.650 TL), İzmir
Sosya İklim Derneği, doğayı merkeze alarak hak temelli çalışmalar yürüten Sosyal İklim Derneği; gençler arası diyalog kültürünü geliştirmek ve gençlerin sosyal hayata ve sivil topluma aktif katılımını sağlamak amacıyla çalışmalar yapıyor. Sağladığımız hibe desteğiyle Bozcaada kıyılarında bulunan ve yasa dışı balıkçılık, demirleme ve turizm nedeniyle nesli tehlike altında olan Cladocora caespitosa mercan resiflerini koruması amacıyla çalışmalar yapacaktır. Bu amaç doğrultusunda sualtı bilimsel araştırmaları, koruma şamandıralarının yerleştirilmesi ve biyoçeşitlilik izleme çalışmaları yapacak olan dernek; yerel halk, balıkçılar ve yöneticilere yönelik farkındalık toplantıları düzenleyecektir. Ayrıca, mercan ekosistemini sanatsal yöntemlerle tanıtmak için dijital enstalasyonlar, sualtı heykel çalışmaları ve çocuklara yönelik eğitim atölyeleri gerçekleştirecektir.

Sürdürülebilir Yaşam Derneği (SUYADER), (Yerel Balıkçılık Gıda Güvencesini Destekliyor! Projesi, 700.000 TL), Ankara
SUYADER, doğal ve doğaya zarar vermeyen gıda üretim yöntemlerini desteklemek, temiz, adil ve sağlıklı gıda tüketimi güçlendirmek, yerel üreticimi ve üreticileri desteklemek amacıyla çalışmalar yürütüyor. Sağladığımız hibe desteğiyle Yerel Balıkçılık Gıda Güvencesini Destekliyor! projesini hayata geçirecek olan dernek; Foça kıyılarında göz ardı edilen kefal, sarpa ve kupes gibi yerel balık türlerinin yeniden mutfak kültürüne kazandırılması amacıyla çalışmalarını yürütecektir. Bu amaç doğrultusunda küçük ölçekli balıkçıları sürdürülebilir yöntemlerle avlamaya teşvik etmek ve bu alandaki farkındalığı güçlendirmek amacıyla çeşitli broşürler, dijital içerikler hazırlayacaktır. Aynı zamanda kefal,sarpa ve kupes balık türlerine yönelik farkındalığı artırmak amacıyla yerel balık festivali organize edecektir. Yerel halk ve restoranlar arasında balıkların bilinirliğini artırmak için Gastronomi çalıştayı düzenleyecek ve yerel balıklarla ilgili tarifleri kitapçık haline getirecektir. Son olarak, dezavantajlı grupların sağlıklı protein kaynaklarına erişimini kolaylaştırmak için Askıda Balık uygulamasını başlatacaktır.

Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV), (TÜDAV MARU ile Piri Reis’in İzinde Projesi, 700.000 TL), İstanbul
TÜDAV deniz ekosistemlerini korumak, sürdürülebilir kullanımı teşvik etmek ve deniz bilimi alanında araştırmalar yapmak amacıyla çalışmalar yapıyor. Sağladığımız hibe desteğiyle TÜDAV MARU ile Pîrî Reis’in İzinde projesini hayata geçirecek olan dernek; Gelibolu’dan İzmir Çeşme’ye kadar Piri Reis’in haritalarıyla işaretlediği deniz rotasını takip edecek; Ege kıyılarında deniz biyoçeşitliliğini, kirliliğini ve istilacı türleri izleyecektir. Aynı zamanda liman ziyaretleri, eğitim çalışmaları ve Çeşme’de düzenlenecek “Mavi Buluşma” etkinliğiyle deniz okuryazarlığını teşvik edecektir.

Turquoise Coast Environment Fund- Turkey Beşinci Dönem Başvuruları Sona Erdi

By | Turquoise Coast Environment Fund

The Turquoise Coast Environment Fund – Turkey (TCEF), kara ve denizle bağlantılı adalar, kıyısal bölgeler ve sulak alanlar da dahil olmak üzere, Türkiye’nin güney ve batı kıyı bölgelerinde; doğa, biyoçeşitlilik, deniz ve kıyı koruma konularında aktif olarak faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) çalışmalarını finansal olarak desteklemek amacıyla Vakfımız iş birliğinde hayata geçirilen TCEF hibe programının beşinci dönem başvuruları sona erdi.

Bu yıl fona teknik kriterlere uyan 48 STK başvuruda bulundu. Başvuruların türleri şu şekilde dağıldı:

  • 41 Dernek
  • 4 Kooperatif
  • 3 Vakıf

Fona Adana, Adıyaman, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Çanakkale, Hatay, İstanbul, İzmir, Kırklareli, Mersin ve Muğla olmak üzere 13 farklı ilden başvuru alındı.

2024 döneminde talep edilen toplam hibe tutarı 31.471.319 TL oldu.

Turquoise Coast Environment Fund-Turkey Hibe Programı Beşinci Dönem Başvuruları Açıldı

By | Turquoise Coast Environment Fund

The Turquoise Coast Environment Fund – Turkey (TCEF), kara ve denizle bağlantılı adalar, kıyısal bölgeler ve sulak alanlar da dahil olmak üzere, Türkiye’nin güney ve batı kıyı bölgelerinde; doğa, biyoçeşitlilik, deniz ve kıyı koruma konularında aktif olarak faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) çalışmalarını finansal olarak desteklemek amacıyla Vakfımız iş birliğinde hayata geçirilen TCEF hibe programının beşinci dönemi için başvuruları açıldı.

Hibe programı kapsamında,  Türkiye’nin güney veya batı kıyı bölgelerindeki doğal çevrenin korunması, iyileştirilmesi ve yenilenmesi amacıyla çalışmalar yürüten STK’ların projeleri desteklenecektir. Bu amaç doğrultusunda proje fikirlerinde aşağıda detayları paylaşılan üç temel öncelik alanından en az bir tanesinin yer alması beklenir:

  • Sürdürülebilir gıda sistemlerini teşvik eden projeler:

Mevcut gıda-tarım bağını koruyarak, sürdürerek ve yeniden inşa ederek gıda sistemlerinin geleceğini yansıtan projeler bu başlık altında değerlendirilecektir. Bu başlık altında desteklenecek projelerin, onarıcı tarım stratejileri ve gıda üretim sistemlerinin her türlü etkilerini dikkate almak ve yönetmek gibi bütünsel bir yaklaşım geliştirilmesi beklenecektir.

  • Biyoçeşitliliğin korunması için ekosistem tabanlı yönetim yaklaşımına sahip projeler:

Karasal ve denizel biyoçeşitliliği ele alan projeler, küçük ölçekli balıkçılık ve diğer kaynaklar dahil olmak üzere, kıyı kullanımının bütünsel, sektörler arası, yerelden ulusala, şeffaf, uyarlanabilir, kapsayıcı ve katılımcı yönetimini teşvik eden yenilikçi yaklaşımlar bu başlık altında değerlendirilecektir.

  • Koruma alanında çalışan STK’larının yasal ve kurumsal olarak desteklenmesini ve güçlendirilmesini amaçlayan projeler:

Savunuculuk, ağ oluşturma ve koruma eylemini harekete geçirmek istedikleri ilgili alanlar çerçevesinde doğru veri ve bilgilere erişme yeteneği geliştirme dahil olmak üzere çeşitli tematik alanlarda yerel kuruluşların kapasitelerinin güçlenmesini amaçlayan projeler desteklenecektir.

Aşağıda yer alan başvuru kriterlerine uyan ve tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar hibe programına başvurabilirler:

  • Türkiye’de kurulmuş dernekler, vakıflar, kâr amacı gütmeyen kooperatifler, sendikalar, federasyonlar/konfederasyonlar,
  • En az bir senedir sahada aktif olarak çalışan kuruluşlar*,
  • 2023 gelirleri 6.000.000 TL’nin altında olan kuruluşlar,  
  • İlgili alanda deneyim, kurumsal kapasite ve vizyona sahip kuruluşlar.

TCEF kapsamında STK’lara dağıtılacak hibenin toplam tutarı en az 2.700.000 TL‘dir. Başvuru yapan STK’lar hibe programından en fazla 700.000 TL talep edilebilir.

Fona başvurmak isteyen kuruluşların başvuru formunu eksiksiz şekilde doldurarak 8 Ocak 2025 saat 18:00’e kadar göndermeleri gerekir.

TCEF hibe programı hakkında detaylı bilgilere (başvuru koşulları, değerlendirme kriterleri ve proje takvimi) ve başvuru formuna buradan ulaşabilirsiniz.