Category

Yarınlara Uçuyoruz Projesi

Yaren Kooperatif ile Teknolojide Gelecek Biziz: Kooperatif 4.0 Projesi Kapsamında Yapacakları Çalışmaları Konuştuk

By | Yarınlara Uçuyoruz Projesi

S.S. Yaren Fikri Mülkiyet Hakları ve Proje Danışmanlığı Kooperatif (Yaren Kooperatif) kısa ve uzun vadede öncelikle Ege Bölgesi, daha sonra Türkiye genelinde sürdürülebilir eğitim ve kalkınma projeleri oluşturmak, eğitimdeki kültürel, sosyal ve ekonomik eşitsizlikleri en aza indirerek toplumun tüm kesimlerinde sosyal dengeyi sağlayacak projeler yaratmak ve sürdürmek amacıyla çalışmalarını yürütüyor. Vakfımız yürütücülüğünde Pegasus Hava Yolları tarafından hayata geçirilen Yarınlara Uçuyoruz Projesi hibe programı kapsamında 

Teknolojide Gelecek Biziz: Kooperatif 4.0 projesini hayata geçirecek olan Kooperatif; İzmir, Manisa ve Aydın’da sürdürülecek olan pilot proje kapsamında üniversite gençleri ile kırsalda yaşayan gençler arasında teknolojik bilgi aktarımı yoluyla bağ kurulması amaçlanıyor. Türkiye’nin önce gelen üniversitelerinde eğitim gören 8 üniversite öğrencisi tarafından hazırlanacak Küçük İşletmeler Dijital İhtiyaç Analizi Raporu çerçevesinde kırsalda yaşayan 19-25 yaş arası 50 gence üniversite öğrencileri tarafından 3 aylık eğitim verilecek.

Yaren Kooperatif ortaklarından Özgür Topaç ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; kooperatifin faaliyetleri, geliştirdikleri işbirlikleri, dijitalleşen dünyada çocuklara geleneksel kültürü aktarırken yaşadıkları deneyimler, kırsalda yaşayan gençlerin öne çıkan ihtiyaçları ve proje kapsamında yürütecekleri faaliyetler hakkında konuştuk. 

Yaren Kooperatif, Yarınlara Uçuyoruz Projesi hibe programı kapsamında vakfımızdan ilk kez hibe alıyor. Okuyucularımızın derneğinizi daha yakından tanıyabilmesi için kuruluş amacınızdan ve yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

Kâr amacı gütmeyen sosyal bir kooperatif olan Yaren Kooperatif, yasal adı ile SS Yaren Fikri Mülkiyet Hakları & Proje Danışmanlığı Kooperatifi, toplumsal kalkınmaya destek vermek amacı ile 14 Şubat 2020 tarihinde İzmir’de kuruldu. Yıllar boyu bireysel olarak halk bilimi çalışmalarında yer almış 8 Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) mezunu “yaren” olan bizler, çocuklarımıza ve gençlerimize yapılan her yatırımın kelebek etkisiyle ailelere ve oradan da topluma yayılması hayalini taşımaktayız. 

Biz Yarenler, bu kuruluş amacı ile özellikle kültür, sanat, eğitim ve teknoloji alanlarında projeler üretmekteyiz. Projelerin kurgulanması, planlanması, uygulanması ve raporlanmasını içeren her aşamada, farklı disiplinlerden pek çok akademik danışman ve sayıları elliyi geçen üniversiteli gönüllümüz ile birlikte çalışıyoruz. Uyguladığımız bu iş modeli ile günceli yakalama imkanına kavuşuyor, gençlerin önemli tecrübeler elde etmesine olanak sağlıyoruz.

Pandeminin hemen başında, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) işbirliği ile Türkiye’de ve dünyada ilk defa ulusal çapta çevrimiçi kültür-sanat-teknoloji eğitimi veren kooperatifimiz, iki yıl içinde Edirne’den Van’a 30 üniversiteli gönüllüsü ile beraber, yine bu geniş coğrafyadaki 500’ün üzerinde çocuğumuza halk bilimi, müzik, resim, teknoloji, ekoloji, kodlama konularında çevrimiçi eğitimler sundu. Bu tecrübe ile İzmir bölgesindeki farklı sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) işbirliğine giderek, hazırlamış olduğumuz çevrimiçi etkinlikleri yerelde zenginleştirme olanağı elde ettik. Proje kapsamında çocuklar tarafından yapılan resimleri çevrimiçi ortama taşıyarak ülkemizin ilk çocuk resimleri çevrimiçi sergisini ortaya çıkardık.

Farklı kültürlerden gelen çocukların kültürel farklılıkları anlamasını ve birbirlerine yakınlaşmasını sağlama hedefiyle gerçekleştirdiğimiz “Aynada Aynı” adlı projemizde ise, farklı kültürlerden gelen çocukları yine kültür ve sanat platformunda bir araya getirerek, kültürel farklılıkların farkındalığını yaratmada, gelenekleri ve kültürün zenginliğini kullandık. Bu proje sonunda, bugüne kadar 4 temsili yapılan ve mülteci bir çocuğun başından geçenleri anlatan “Allı Turna” adlı çocuk oyununu ortaya çıkarmış olmaktan dolayı son derece mutluyuz. 

Sunduğumuz eğitimlerde, çocuklara yönelik halk bilimi referans kitabı eksikliğini hissettik. Konusunda uzman bir kadro danışmanlığında ve güçlü bir gönüllü ekibi ile Anadolu’nun zengin gelenek ve kültürünün, halk müziğinin ve halk danslarının anlatıldığı “Rengarenk Anadolu” adlı kitap setini ortaya çıkardık. Bugüne kadar yaklaşık 200 köy okulu kütüphanesine bağışladığımız bu resimli çocuk kitapları seti, Rengarenk Anadolu Kültür Balonu, Notalarla Yolculuk ve Halk Dansları Treni adlarıyla kitapevlerinden de temin edilebilir.

Yaptığınız çalışmalarda sivil toplum kuruluşlarıyla ve yerel işletmelerle çeşitli iş birlikleri yapıyorsunuz. Bu iş birliklerinin kapsamından ve çalışmalarınıza katkılarından bahseder misiniz?

Kooperatiflerin amacı, ortakların bilgi ve becerilerini doğru yönlendirmek, daha etkin ve verimli hizmet ve ürün elde edilmesini sağlamak ve bu sayede ortakların refahına katkıda bulunmaktır. Biz her ne kadar sekiz ortak olarak çalışmalarımızı yürütüyor görünsek de daha önce de belirttiğimiz şekilde danışman ve gönüllü kitlemizin genişliği ve zenginliği sayesinde derin etkiler yaratan, toplumsal kalkınmamıza güçlü etkiler sunan projeler planlayıp sunabiliyoruz.

Proje üretimimizde, bizler ile benzer hayale sahip ve benzer yollarda yürüyen STK’lar ile sürekli iletişim halinde kalıyor, onların ihtiyaçlarına birlikte çözüm bulmaya çalışıyor, birbirimizin kaynaklarını kullanarak daha geniş kitlelere etkin erişim imkânı sağlayabiliyoruz. Bu amaçla, ÇYDD ile gerçekleştirmiş olduğumuz ulusal çaptaki işbirliğinin kooperatif ortaklarımızın bakış açısında hızlı bir değişim yaşattığını ve yerelden başlayarak topluma erişme hayalimizde çok büyük bir sıçrayış yarattığını belirtmek isteriz. İzmir Bölgesindeki Ege Çağdaş Eğitim Vakfı (EÇEV), Cevdet İnci Eğitim Vakfı gibi farklı eğitim STK’ları ile işbirliklerimiz ile karşılıklı olarak birbirimiz destekliyor, hedef kitlemizi genişletebiliyor ve birbirine entegre edebiliyoruz.

Ülkemizde engelli bireylerin pek çok kurumun ortaya koyduğu etkinliklerde sınırlı bir şekilde yer aldığını görmemizden sonra, engelli çocuk ve gençlerimizi de projelerimize dahil etme kararı aldık. Kekemeler Derneği, Engelli Olan Bireyler ve Aileleri Gelişim Merkezi Derneği (EBAGEM) gibi engellilere yönelik çalışma yapan dernekler ile işbirliklerimizi sürdürüyoruz, onların yön göstericiliğinde eğiticilerimize eğitimler aldırıyor ve engelli bireylerimizi de projelerimizde yer alma konusunda cesaretlendiriyoruz. 

Kültür ve sanat üreticisi olan kooperatifimiz, yerel yönetimler tarafından onların bu konulardaki ihtiyaçlarında çözüm ortağı olarak görülüyor. Özellikle halk biliminin alt dallarından gelenekler, halk dansları ve halk müziği konusunda, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Konak Belediyesi gibi farklı yerel yönetimler ile danışmanlık ve proje üretimi konusunda ortak çalışmalara devam ediyoruz. 3-5 İzmir Günleri kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi için hazırlamış olduğumuz ve IzmirTube kanalında çevrimiçi canlı yayınlanan “İzmirli Zeybekler” adlı programımız, hemşerilerimiz ve halk bilimi camiası tarafından ilgi ve beğeni ile izlenmiştir. Bizler de belediyemizin doğru işler ortaya koymasında onlara destek verdiğimiz için gururluyuz.

Teknoloji alanında her gün farklı bir yenilikle karşı karşıya geliyoruz. Çocuklara yönelik çeşitli kültürel aktarım faaliyetleri yürüten bir kurum olarak hızla değişen dünyada geleneksel kültürü çocuklara aktarırken yaşadığınız deneyimlerden bahsedebilir misiniz?

“Geleceği gelenekle harmanlayan dost” mottosu ile kültürel aktarımın önemine inanan Yaren Kooperatif, ilk hedef kitlesini çocuklar olarak belirlemiştir. Kültürel aktarımda oluşan kırılmaların önüne geçmek amacı ile kültürü önce araştırma, derleme, ardından kayıt altına alma, sunma ve nihayetinde bir sonraki nesle aktarmak üzerine çalışmaktadır. Kültürü, insanoğlunun yaratmış olduğu her şey olarak tanımladığımızda, gelenekler görenekler, müzik ve dansın kültürün alt bileşenleri olduğu kadar, yemek yapma, tarım, ekoloji, bilgi işlem, teknolojinin de bu alt bileşenlere dahil olduğunu düşünüyoruz.

Danışmanlarımızın, günümüz çocuklarının sabırsız ve hızlıca çözüme gitmek isteyen bireyler olduğunu belirtmesi üzerine, sonuca birkaç haftada erişilebilecek tohumdan bitki elde atölyemizi reçel yapma atölyesine çevirerek, hemen gün içinde kültürel aktarımın sonuçlarını sunmuş olduk. Ülkemizde imece adıyla anılan takım çalışmalarını desteklemek adına, farklı şehirlerde yaşayan çocukların, eğitimlerde verilen ödevlerini bir danışman eşliğinde çevrimiçi tartışarak tamamlaması için kooperatifimizin çevrimiçi iletişim platformunu çocuklarımıza açtık.

Ancak teknolojinin en önemli kazanımını, teknolojik gelişmelerin mekândan bağımsız işbirliklerine imkân vermesi ile yaşadık. Van’da, Ankara’da, Mersin’de, Kıbrıs’ta, İzmir’de, İstanbul’da üniversite okuyan gönüllü gençlerimiz ile çevrimiçi platformlarda proje planlamaları yapabildik.  Edirne’den Van’a, Samsun’dan Adana’ya çok geniş bir coğrafyada yaşayan çocuklarımıza kültürel eğitimlerimizi sunabildik ve coğrafi engelleri ortadan kaldırabildik. Avustralya’ya erişerek, orada yaşayan Türk çocuklarına, Anadolu kültürünü aktarabildik. Yine ülkemizin ilk çevrimiçi bayram kutlamasını biz gerçekleştirdik. Çocuklarımız, eğitmenleri eşliğinde konuşmalar, şiirler, türküler ve şarkılar hazırladılar, kukla oynattılar ve bu çevrimiçi etkinliğe katılanlara bayram havası yaşattılar.

Türkiye’de kırsal alanda yaşayan gençlere yönelik çeşitli projeler yürütüyorsunuz. Faaliyet yürüttüğünüz grup özelinde düşündüğünüzde kırsalda yaşayan gençlerin öne çıkan ihtiyaçları nelerdir?

Kırsala baktığımızda, kültür ve sanata olduğu kadar bilimsel ve teknolojik olanaklara erişimde de zorluklar yaşandığını gördük. Bunların bir kısmı coğrafi engeller olsa da maddi imkansızlıkların ve bu konuların önceliklendirilmemesinin ana engellerden olduğunu tespit ettik.

Ayrıca kırsalda yeterli eğitim/kişisel gelişim imkanlarına sahip olunamıyor, yüksek öğrenim fırsatı yakalanamadığı için beceri ve bilgi seviyesindeki sınırlar sebebi ile düşük katma değerli işlerde çalışmak durumunda kalınıyor ya da işsizlik sorunuyla karşılaşılıyor. Kırsalda yaşayan bu gençler, aldıkları eğitimin seviyesinden kaynaklı olarak teknoloji ve dijitalleşme çağının gereksinimleri olan teknolojik eğitim imkanlarına erişemiyor, uzaktan verilen eğitimlere yetersiz katılım sağlıyor, coğrafi ve/veya maddi zorluklar sebebi ile 21. yy. yetkinliklerine tam anlamıyla erişemeyerek kaliteli istihdam gücü haline gelemiyorlar. 

Projede hedef kitlemiz, istihdamın seviyesine artıracak olan teknolojik gelişmelere ve dijitalleşmeye eğilim gösteren, ilgisini yukarıda tutan ancak bu teknolojiyi yaratacak altyapıyı oluşturamadığından sadece teknoloji kullanır hale gelmiş kırsalda yaşayan gençler. Bu gençler, aile işletmelerinde veya yerel kooperatiflerde onlara sunulan düşük katma değerli işleri, maddi ve manevi olarak kendileri için yetersiz görmekte buna karşılık hayallerinde yer alan üst seviyede istihdama katılacak bilgi becerilerini güçlendiremeyerek, istihdam dışında kalmaktalar. Örneğin ailesi gibi süt üreticisi olarak bir süt kooperatifinin veya domates salçası üreterek üretim kooperatifin ortağı olmayı tercih etmemektedir. İşte bizim hedef kitlemizdeki bu gençler, proje kapsamında, yerel kuruluşların dijital ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı bir eğitime katılarak, bilgi ve becerilerini güçlendirecek, dijital okuryazarlığı kadar teknoloji üretir hale gelecekler, kendi katma değerlerini artırarak daha kalifiye bir birey olacak ve ekonomik olarak güçlenecekler. Kendi bölgelerindeki kooperatiflerin süt/salça üretici ortağı değil, teknoloji-dijital medya üretici ortağı olarak, hayallerindeki işleri yapabilir hale gelecekler. Bunun sonucunda da hem kendilerini güçlendirmiş hem de ortağı oldukları kooperatiflerin güçlenerek ekonomik faydalarını üst seviyeye taşıma fırsatı elde edecekler.

Hibe desteğimizle Teknolojide Gelecek Biziz: Kooperatif 4.0 projesini hayata geçireceksiniz. Bu projenin amacından ve proje kapsamında yapmayı planladığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

Gençlerin iyi olma halini desteklemek istediğimiz  Teknolojide Gelecek Biziz: Kooperatif 4.0 projesiyle üniversite gençliği ile kırsalda yaşayan gençler arasında teknolojik bilgi aktarımı yoluyla bağ kurulmasını, dijital anlamda güçlenen kırsal gençliğin, daha katma değerli bir istihdam gücü haline dönüşmesini amaçlıyoruz. 

Farklı üniversitelerde ve disiplinlerde eğitim gören gençler, kendi ilgi alanlarına paralel dijitalleşme/teknoloji kullanımı konularında uygulamaya yönelik çalışmalar yapacaklar, kültürel farklılıkların olduğu bu ekipte gerçek hayat tecrübesi kazanacak ve önemli bir network oluşturacaklar. Bu işbirliği sayesinde toplumun ekonomik, kültürel ve sosyal durumu hakkında doğrudan gözlem yapma imkanı elde edecek ve gelecek dönemler için farklı vizyonlar elde edebilecekler.

Kırsalda yaşayan 18-25 yaş aralığındaki işsiz ya da düşük katma değerli işgücü olarak çalışan gençlerimiz ise, proje süresince kendilerine sunulan eğitimler sonrası teknolojik altyapılarını güçlendirebilecek ve kazandıkları meziyetleri kendi yörelerindeki iktisadi yapıya aktararak daha katma değerli işgücü haline gelebilmenin yolunu açmış olacaklar. Bu gelişimleri ile kooperatiflerin dijitalleşme sürecine destek sunarak onların daha verimi iş modelleri benimsemelerinde anahtar rol üstlenebilecekler.

Ülkemizin önde gelen üniversitelerinin özellikle teknik bölümlerinde okuyan gençler, pilot bölge seçtiğimiz İzmir, Aydın ve Manisa’daki toplam on kooperatifi ziyaret ederek, bu kooperatiflerin dijital olgunluk seviyesini ölçecek bir anket uygulayacak ve anket sonucunu Dijital İhtiyaç Raporu adıyla raporlayacaklar. Bu rapora uygun olarak üç odak konu üzerinde eğitim programı hazırlayıp, kooperatifler tarafından projeye dahil edilecek yaşları 18-25 arasında değişen elli gence bu eğitimleri çevrimiçi ortamda sunacaklar. Eğitimlerin ardından, üniversiteli gençler ve kırsalda yaşayan gençlerimiz bir takım halinde her bir kooperatife birer adet dijitalleşme projesi hazırlayacaklar. Böylece, on kooperatif için on farklı dijitalleşme projesi ortaya çıkarılacak.

Teknolojide Gelecek Biziz, Kooperatif 4.0 projesini pilot bir proje olarak hayata geçiriyoruz. Programın olumlu sonuçlar elde etmesi ile kolaylıkla yinelenebileceğini, coğrafi olarak farklı bölgelere adapte edilebileceğini öngörüyor ve etkisini rahatlıkla çoğaltabileceğini düşünüyoruz.

İzmir, Aydın ve Manisa’da sürdürülecek ‘’Teknolojide Gelecek Biziz: Kooperatif 4.0’’ projesi akranlar arası aktarılan bilgilerin yerel kooperatiflerde uygulamasını, dijital farkındalık seviyesi artan bu yerel işletmelerin dijitalleşme yolu ile verimliliklerini güçlendirmesini hedefleyen pilot bir çalışmadır.

 

Sosyal İklim Derneği ile Doğa için Genç Çözümler: Naturethon Projesi Kapsamında Yapacakları Çalışmaları Konuştuk

By | Yarınlara Uçuyoruz Projesi

Sosyal İklim Derneği gençlerin, çocukların ve kadınların sivil topluma ve sosyal hayata katılımını arttırmak, çevre bilincine sahip bireyler yetiştirmek, iklim değişikliğinin önüne geçmek ve etkilerini azaltmak, eğitimde dezavantajlı çocukların ve gençlerin kapasitelerini geliştirmek amacıyla çalışmalarını yürütüyor. Vakfımız yürütücülüğünde Pegasus Hava Yolları tarafından hayata geçirilen Yarınlara Uçuyoruz Projesi hibe programı kapsamında Doğa için Genç Çözümler: Naturethon projesini hayata geçirecek olan Sosyal İklim Derneği proje ile İzmir yerelinde iklim kriziyle mücadele etmek için stratejilerin eyleme geçirilmesi, çeşitli eğitimler, atölyeler ile gençlerin ekolojik yaşam bilincinin güçlendirilmesi ve gençler arasında iklim savunuculuğunun yaygınlaştırılması amaçlanıyor. Bu amaç doğrultusunda 30’ar kişilik 2 gruptan oluşan 60 genç ile temel iklim krizi, yerel savunuculuk, yerel kampanya ve politika geliştirme, sürdürülebilir kalkınma amaçlarını yerelleştirme, proje yazma ve yönetimi eğitim ve atölyeleri gerçekleştirilecek.

Sosyal İklim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Gaye Tuğrulöz ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; derneği faaliyetleri, toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı iklim mücadelesinin önemi, Türkiye’de gençlik alanında faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) karar alma mekanizmalarına katılımı, gençlerin çevre ve iklim hareketinin geleceğinde nasıl bir rolü ve proje kapsamında yürütecekleri faaliyetler hakkında konuştuk. 

Sosyal İklim Derneği, Yarınlara Uçuyoruz Projesi hibe programı kapsamında vakfımızdan ilk kez hibe alıyor. Okuyucularımızın derneğinizi daha yakından tanıyabilmesi için kuruluş amacınızdan ve yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

Sosyal İklim Derneği; doğayı merkeze alarak hak temelli çalışmalar yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Gençler arası diyalog kültürünü geliştirmek, gençlerin sosyal hayata ve sivil topluma aktif katılımını sağlamak amacıyla 2014 yılında İzmir’de kuruldu. Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda; iklim krizi, çocuk hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği ve gençlik hakları konularında birçok program, proje, atölye ve eğitim gerçekleştirdi. Dernek çalışmaları ile doğrudan; ‘Nitelikli Eğitim’, ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’, ‘Erişilebilir Temiz Enerji’, ‘Eşitsizliklerin Azaltılması’, ‘İklim Eylemi’, ‘Sudaki Yaşam’, ‘Karasal Yaşam’ ve ‘Hedefler için Ortaklıklar’ amaçlarına etki etmektedir. Dernek çalışmalarında; hikayeleştirme, oyunlaştırma, akran eğitimi, atölye ve fikir üretme kamplarına yer vermektedir.

Türkiye’de gençlerin ve gençlik alanında faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşlarının karar alma mekanizmalarına katılımı ne ölçüde sağlanıyor? Gençlerin karar alma süreçlerine katılımını garanti altına almak ve güçlendirmek için neler yapılması gerekiyor?

Türkiye’de bu alanda çalışan birçok STK ve ağ var. Gençlerin katılımı için farklı mekanizmalar oluşturulmaya çalışılsa da bunu sağlamak kolay değil. Bizim de içinde bulunduğumuz, Ulusal Gençlik Parlamentosu’nun yürüttüğü “Seçilmek İstiyorum” ve “Adayını Genç Seç” gibi kampanyalar ile seçilme yaşının 18’e düşürülmesi ve gençlerden alınan adaylık ücretlerinin azaltılması gibi süreçler kabul edilmiş olsa da bu alanda çok büyük ilerlemeler katledilemedi.

Toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı iklim mücadelesi neden önemli? Bu iki alandaki mücadele birbiriyle nasıl kesişiyor ve birbirini nasıl güçlendirebilir?

İklim değişikliğinin içerisinde yer alan “İklim Adaleti” kavramı burada önemli bir yer tutuyor. İklim değişikliğinin nedeni olan kesim ile iklim değişikliğinden etkilenen kesim maalesef aynı kesim değil. Bu da iklim adaletsizliğini doğuruyor. Bu adaletsizlikten ise en çok etkilenen kırılgan kesimlerin arasında kadınlar yer alıyor. Ekofeminizm hareketi ile kadınların bu alanda güçlendirilmesi önem taşıyor. Bu yüzden yürütülen kampanyalarda sürekli kadınları görüyoruz. Kadınlar çevre sorunlarına ve iklim değişikliğine karşı erkeklerden daha duyarlı konumda.

İzmir yerelinde gençlerde iklim farkındalığını artırmak ve gençleri iklim krizi ile mücadeleye hazırlamak amacıyla çalışmalar yürütüyorsunuz. Bu deneyimler doğrultusunda, sizce gençlerin iklim krizi ile ilgili hassasiyetleri nasıl şekilleniyor? Gençlerin çevre ve iklim hareketinin geleceğinde nasıl bir rol oynamasını bekliyorsunuz? 

Yukarıda bahsettiğimiz gibi bu kırılgan kesimlerin içerisinde gençler de yer alıyor.
İklim krizinin sonuçları giderek artıyor ve bu sonuçlardan etkilenecek kesim şu anda gençler ve çocuklar gözüküyor. Bu nedenle, en çok gençlerin bu alanda aktivizme yönelmesi çok normal. Gençlerin dönüştürücü gücünü burada doğru şekilde kullanmamız gerekiyor.

Hibe desteğimizle Doğa için Genç Çözümler: Naturethon projesini hayata geçireceksiniz. Bu projenin amacından ve proje kapsamında yapmayı planladığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

Doğa için Genç Çözümler: Naturethon Projesi ile İzmir yerelinde iklim kriziyle mücadele etmek için stratejilerin eyleme geçirilmesi ve gençlerin eğitim ve atölyelerle güçlendirilerek ekolojik yaşam bilinci ve iklim savunuculuğunun yaygınlaştırılması amaçlanıyor. Gençlerin iklim krizi ve alt başlıkları ile ilgili farkındalık sahibi olarak konu hakkında teknik bilgi edinmeleri; gençlere yerel pratik ve uygulamalar oluşturma becerisi geliştirmek, yerel sorunlara yerel çözümler oluşturmak ve Kamu-STK- Genç Aktivistler işbirliği kapasitesi geliştirerek oluşan fikirlerin uygulanması hedefleniyor. Proje kapsamında 30’ar kişilik 2 grup olmak üzere 60 genç ile temel iklim krizi, yerel savunuculuk, yerel kampanya ve politika geliştirme,sürdürülebilir kalkınma amaçlarını yerelleştirme, proje yazma ve yönetimi eğitim ve atölyeleri gerçekleştirilecek. Atölyelerde özellikle belediyelerin yerel iklim eylem planı, yeşil eylem planı, Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (SECAP) ve yerel eşitlik eylem planlarının hedef ve göstergeleri ele alınacak ve bu hedeflerin gençlik ve eşit katılım ve temsiliyet rollerinin belirlenerek geliştirilmesi üzerine fikirler geliştirilerek uygulamalar planlanacak. Ayrıca genç katılımcılar yapılacak simülasyon çalışmaları ile karar verici konumuna geçerek farklı dinamiklerle karar alma sürecini deneyimleyecekler. Daha sonra gençler, 2 grup ile ayrı ayrı olmak üzere “İklim Krizi ile Mücadelede Yerel Eylem Geliştirme” konulu Naturethon (Fikir yarışması) ‘a takımlar halinde katılarak eylem önerilerini sunacaklar. Kazanan takımlara 3 haftalık hızlandırıcı programının sunulmasının ardından İzmir’de bulunan belediyelerin temsilcileriyle beraber gerçekleşecek demoday ile belediye temsilcileri – genç aktivist takımları eşleşerek uygulama takvimi oluşturulacak. 3 aylık uygulama sürecinin ardından her belediye ve grup ile değerlendirme toplantıları oluşturularak rapor haline getirilecek.

 

Dijital Bilgi Derneği ile Vikipedi’yi Yazıyoruz! Projesini Konuştuk

By | Yarınlara Uçuyoruz Projesi

Dijital Bilgi Derneği, internette açık lisanslı eğitim içeriği ve bilgi paylaşımını geliştirmek ve zenginleştirmek, bilişim okuryazarlığını ve dijital becerileri artırmak, bilgi ve iletişim teknolojilerine erişimdeki ve bilgi paylaşımına katılımdaki toplumsal, bölgesel ve cinsiyete bağlı eşitsizliklerle mücadele etmek amacıyla çalışmalarını yürütüyor. Vakfımız yürütücülüğünde Pegasus Hava Yolları tarafından hayata geçirilen Yarınlara Uçuyoruz Projesi kapsamında Vikipedi’yi yazıyoruz! projesini hayata geçirecek olan dernek; hibe kapsamında, 15 farklı üniversiteden 500 gence ulaşacak. Dernek, aynı zamanda, Vikipedia ve kardeş projeler üzerinde çalışmak amacıyla düzenlenecek 5 Vikimaraton ile 100 kişiye ulaşacak. Son olarak 1 “photowalk” etkinliği düzenleyecek olan Dijital Bilgi Derneği, 10 kişi ile 400 özgür lisanslı fotoğraf üretecek.

Dijital Bilgi Derneği Proje Yöneticisi Başak Tosun ile yaptığımız röportajda; derneğin faaliyetleri, açık lisans kavramı, yanlış bilgi ile mücadelede açık lisans kaynakların önemi, bilişim okuryazarlığı ve dijital beceri kavramları ve proje kapsamında yürütülecek faaliyetler hakkında konuştuk. 

Dijital Bilgi Derneği, Yarınlara Uçuyoruz Projesi hibe programı kapsamında vakfımızdan ilk kez hibe alıyor. Okuyucularımızın derneğinizi daha yakından tanıyabilmesi için kuruluş amacınızdan ve yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

Derneğimiz, internet kullanıcısı herkesin dijital bilgi ve içerik üretimine katılabilmesini amaçlar. İnternet kullanıcılarının bilgi birikimlerini çevirimiçi ortamda paylaşmasına, herkesin serbestçe erişeceği nitelikli içeriklerin çoğalmasına destek vermek için çalışıyoruz.  Dernek olarak Türkiye’de Vikipedi başta olmak üzere wiki-tabanlı sitelere (Vikiveri, VikiSöz, VikiKaynak gibi) katkı veren, yazmayı, üretmeyi tutkuyla seven dijital bilgi gönüllüleri tarafından kuruldu. Çok sevdiğimiz bu uğraşı yaygınlaştırmak, dijital becerileri ve eleştirel okuma alışkanlıklarını geliştirmek için çalışıyoruz. Yoğun olarak yaptığımız çalışma; Türkiye’nin farklı illerinden üniversiteli gençlerle buluşarak onlara kitle kaynaklı mecralara nasıl katkı sağlayabileceklerini ve bu mecralardaki bilgileri tüketirken nelere dikkat etmeleri gerektiğini göstermek. Bu buluşmaları bazen gençlerin dersleri kapsamında bazen de ders-dışı aktiviteler aracılığı ile- Eğitimler, atölye çalışmaları vb.- yapıyoruz.  Bir diğer çalışmamız ise müzelerin, kütüphanelerin, arşivlerin dijital varlıklarının ve bilgi birikimlerinin wiki mecraları aracılığıyla daha geniş internet okuru kitlesi ile buluşmasına destek vermek. Sivil toplum kuruluşları (STK) ile ortak düzenlediğimiz ve Vikimaraton adını verdiğimiz etkinliklerde birlikte içerik üretiyor, STK’ların farkındalık yaratmak ve yaygınlaştırmak istedikleri konuları görünür kılmaya çalışıyoruz. En çok, kadınların görünürlüğünü artırmak için kadın biyografileri oluşturmak ve cinsiyetçi ifadeleri ayıklamak üzere Vikimaratonlar düzenliyoruz. Madde yazma ve fotoğraf yarışmaları düzenliyor, açık lisansla paylaşılan kaliteli içeriklerin artması için uğraşıyoruz.

Açık lisans nedir? Çevrimiçi platformlarda karşılaştığımız içerikleri yeniden kullanmadan önce açık lisans olup olmadığını nasıl anlayabiliriz?  

Açık lisans fotoğraf, yazı, video, grafik, veri seti gibi üretimlerin sahiplerinin bu ürünlerini başkalarının paylaşması, yeniden kullanması, uyarlamasına izin verdiğini açıkça belirtmesidir. Bir içeriği yeniden kullanmaya sahibinin izin verip vermediğini anlamak için sahibini bulmak, ona ulaşmak ve ondan yanıt almak kuşkusuz çok zor ve uzun hatta kimi zaman imkânsız. Ancak çevrimiçi ortamda paylaşılan bir içerik hak sahibi tarafından logo ve lisans kodları ile yerleştirilmiş ise içeriğin kullanımına izin verilip verilmediği, izin verildiyse hangi şartlarda verildiği gibi lisans durumunu özetleyen o ifadelere ve kodlara bakarak açık lisans olup olmadığını anlarız. Eğer sitenin altında “Her hakkı saklıdır.” yazıyorsa açık lisans olmadığı anlaşılır. Ne yazık ki ülkemizde hemen her internet sitesinin altına bilinçsizce “Her hakkı saklıdır.” ibaresi yerleştiriliyor.  Bu yüzden, sitede paylaştığı içeriklerin başkalarınca kullanılıp yaygınlaşmasını aslında sahibi arzuluyor olsa bile içeriğin yeniden kullanılması yasadışı hale geliyor. “Her hakkı saklıdır.” ifadesinin bulunmaması da o içeriğin açık lisanslı olduğunu ifade etmez.  Paylaşıma izin verildiğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Örneğin Vikipedi sitesinde sayfanın altında CC-BY-SA 3.0 lisansı ile lisanslanmış olduğu yazar. Bu da atıf vermek ve aynı lisansla paylaşmak şartı ile içeriği paylaşmakta ve uyarlamakta herkesin serbest olduğunu ifade eder.

Özellikle COVID-19 salgını ile beraber dezenformasyon, mezenformasyon, yanlış bilgi gibi kavramlar yeniden tartışılmaya başlandı. İnternet kullanıcılarının açık bilgi üretimine katılması amacıyla çeşitli eğitimler düzenleyen bir kurum olarak sizce açık lisans yanlış bilgi ile mücadelede etkili bir yöntem olabilir mi?

Açık lisans, yanlış bilgi ile mücadelede etkili bir yöntem olabilir. Günümüzde bilgi üreticisi olan, bilgiyi saklayan ve sunan kurumlar çalışmalarını dijital ortama aktarmak için büyük emek ve zaman harcıyorlar. Ancak dijitalleştirmek yetmiyor. Bu birikimlerin ve hızla değişen bilgilerin, yanlış bilgiden çok daha büyük hızla yaygınlaştırılması gerekiyor ki kullanılabilsin ve insanlar tüketim tercihlerini, siyasi kararlarını vs. bu bilgilere dayanarak yapabilsin. Bilgiyi dijitalleştirip bir internet sitesinde yayımlamakla onu herkes için erişilir kılmış olduğu varsayılamaz. Bu şekilde bilgiyi dipsiz bir kuyuya atmış gibi olursunuz; ama açık lisanslarla paylaşmışsanız internet kullanıcılarının çoğaltıp yaygınlaştırması mümkün olur ve yanlış bilginin yayılma hızına yetişme şansı doğar. 

Son dönemlerde sıklıkla karşımıza çıkan bilişim okuryazarlığı ve dijital beceri kavramları nedir? COVID-19 salgınının gençlerin bilişim okuryazarlığı ve dijital becerisi üzerindeki etkilerinden bahsedebilir misiniz? 

Bilişim okuryazarlığı, kişilerin yapmak istedikleri işleri bilgi teknolojisi araçlarını kullanarak yapabilmesi için gerekli bilgi ve becerilere sahip olmasıdır. Biz, eğitimlerimizde okurluk ve yazarlık kavramlarını ayrı ayrı ele alarak vurgulamayı önemli buluyoruz. Şöyle ki: E-ticaret sitelerinde istediğiniz seçip buluyor, satın alabiliyor, sinemada görmek istediğiniz filmle ilgili film eleştirilerini internette bulup okuyabiliyor, tanıdıklarınızın sosyal medya hesaplarını okuyor, yemek tarifi videoları izliyor, günlük haber sitelerini okuyor musunuz? Öyleyse siz bir “Dijital okursunuz”. E-ticaret sitesinde, satın aldığınız ürünle ilgili yorum yapıyor, izlediğiniz filmlerle ilgili tanıtım yazısı yazıp film sitesinde yayımlıyor, sosyal medyada başkalarına yorum yapıyor ve kendi hesabınızda paylaşımlar yapıyor, video çekip paylaşıyorsanız “Dijital okur yazarsınız.”.  Bizim yaptığımız da insanları hem okur hem yazar olmaya davet etmek. Herkesi internette ulaştığı bilgi ve içeriklerin sadece pasif bir tüketicisi olmamaya, eleştirel bir gözle değerlendirme ve içeriklerin üreticisi olmaya yüreklendirmek istiyoruz. COVID-19 salgını toplumda özellikle daha önce dijital becerilerini geliştirme ihtiyacı hissetmemiş, ileri yaştaki bireyleri etkiledi ve onları dijital becerilerini geliştirmeye yöneltti. COVID-19 salgını sırasında yüz yüze sosyalleşme imkanı bulamayan gençler, çevrimiçi platformlar aracılığı ile sosyalleşerek dijital ortamlarda sosyal normlar oluşturma ve uygulama becerilerini geliştirdi. Bu süreçte, dijital göçmenler video-konferans uygulamalarını açıp kapamayı öğrenmeye çabalarken, gençler çevrimiçi ortamdaki bir toplantıda söz alma-tepkisini ifade etme gibi konularda çok fazla yol aldı.

Hibe desteğimizle Vikipedi’yi Yazıyoruz! projesini hayata geçireceksiniz. Bu projenin amacından ve proje kapsamında yapmayı planladığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

Vikipedi’yi Yazıyoruz! projesi, derneğimizin yürütmekte olduğu ve şimdiye kadar olumlu sonuçlar aldığı programları sürdüren bir devam projesi. Bu kapsamında; Vikipedi ve kardeş projelerine katkı verme yoluyla gençlerin yazma ve eleştirel okuma becerilerini, dijital yetkinliklerini geliştirme, açık bilgi kaynaklarına katkı verme kültürünü yaygınlaştırma ve Türkçe’de iyi kaynaklandırılmış kaliteli içeriklerin geliştirilmesini amaçlıyoruz. Proje kapsamındaki etkinliklerin bir bölümü üniversiteli gençleri ile yapılacak atölye çalışmalarını içeriyor. Atölyeler, katılımcıların akademik kaynaklardan yararlanarak, genel internet okurlarına hitap eden Vikipedi maddeleri üretmesini içeriyor. Katılan gençler böyle derslerinde öğrendiklerini, kendi kelimeleri ile ifade ederek açık bilgi kaynaklarına aktarma fırsatını elde edecek. Bu, dünyada çok yaygın bir uygulama, biz de şimdiye kadar uyguladığımız kurumlarda çok olumlu geribildirimler aldık. Proje kapsamında yürüteceğimiz bir diğer etkinlik ise sivil toplum, kültür ve araştırma kurumları ile düzenlenecek Vikimaratonları içeriyor. Vikimaratonlarda katılımcılar kısa bir eğitimin ardından önceden belirlenmiş bir tema ile ilgili madde içerikleri üreterek birkaç saat birlikte çalışıyor; o konuda farkındalığı artmasına ve internet kullanıcılarının zengin ve iyi kaynaklandırılmış Türkçe içeriğe ulaşmasına katkı veriyorlar; ortaklık yapan kuruluşun arşivindeki doküman ve görsellerin açık lisansla paylaşılıp kullanılması, görünürlüğünün artırılması sağlanıyor.

 

Yarınlara Uçuyoruz Projesi Fon Başlangıç Raporu Yayımlandı

By | Yarınlara Uçuyoruz Projesi

18-29 yaş arası gençlerin toplumsal, ekonomik ve sosyal hayata katılımı alanında faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) çalışmalarını desteklemek amacıyla Vakıfımız yürütücülüğünde Pegasus Hava Yolları tarafından hayata geçirilen Yarınlara Uçuyoruz Projesi fon başlangıç raporu yayımlandı. Fon kapsamında; Dijital Bilgi Derneği, Sosyal İklim Derneği ve S.S. Yaren Fikri Mülkiyet Hakları ve Proje Danışmanlığı Kooperatifi‘ne toplam 240.000 TL hibe desteği sağlıyoruz.

Yarınlara Uçuyoruz Projesi hibe programının yapısı, desteklediğimiz STK’lar ve yapacakları çalışmalara dair bilgilerin yer aldığı raporumuza buradan ulaşabilirsiniz.

Yarınlara Uçuyoruz Projesine Yapılan Başvurularla İlgili Değerlendirme Metnimiz Yayımlandı

By | Yarınlara Uçuyoruz Projesi

18-29 yaş arası gençlerin toplumsal, ekonomik ve sosyal hayata katılımı alanında faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) çalışmalarını desteklemek amacıyla Vakıfımız yürütücülüğünde Pegasus Hava Yolları tarafından hayata geçirilen Yarınlara Uçuyoruz Projesi’nin başvuru ve seçim süreci tamamlandı.

STK’ların bu süreçte öne çıkan ihtiyaçlarının daha iyi anlaşılabilmesi amacıyla Yarınlara Uçuyoruz Projesi için yapılan başvuruların yoğunlaştığı konulara, başvuru yapan kuruluşların genel durumu ve ihtiyaçlarına dair değerlendirmelerimizin yer aldığı açıklama metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

Yarınlara Uçuyoruz Projesi Kapsamında Desteklenecek STK’lar Belirlendi

By | Yarınlara Uçuyoruz Projesi

18-29 yaş arası gençlerin toplumsal, ekonomik ve sosyal hayata katılımı alanında faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) çalışmalarını desteklemek amacıyla Pegasus Hava Yolları’nın Sivil Toplum için Destek Vakfı yürütücülüğünde ilerleyecek olan Yarınlara Uçuyoruz Projesi,  hibe programı kapsamında desteklenecek STK’lar belirlendi. Fon kapsamında 3 STK’ya toplam 240.000 TL hibe desteği sağlayacağız.

Desteklenen STK’lar ve çalışmaları ile ilgili ayrıntılı bilgileri aşağıda görebilirsiniz:

S.S. Yaren Fikri Mülkiyet Hakları ve Proje Danışmanlığı Kooperatifi (Yaren Kooperatif ): İzmir’de faaliyet yürüten Kooperatif kısa ve uzun vadede öncelikle Ege Bölgesi, daha sonra Türkiye genelinde sürdürülebilir eğitim ve kalkınma projeleri oluşturmak, eğitimdeki kültürel, sosyal ve ekonomik eşitsizlikleri en aza indirerek toplumun tüm kesimlerinde sosyal dengeyi sağlayacak projeler yaratmak ve sürdürmek amacıyla çalışmalarını yürütüyor. Kooperatif fon kapsamında sağladığımız 90.000 TL hibe desteği ile Teknolojide Gelecek Biziz: Kooperatif 4.0 projesini hayata geçirecek. İzmir, Manisa ve Aydın’da sürdürülecek olan pilot proje kapsamında üniversite gençleri ile kırsalda yaşayan gençler arasında teknolojik bilgi aktarımı yoluyla bağ kurulacak. Türkiye’nin önce gelen üniversitelerinde eğitim gören 8 öğrenci tarafından hazırlanacak Küçük İşletmeler Dijital İhtiyaç Analizi Raporu çerçevesinde kırsalda yaşayan 19-25 yaş arası 50 gence üniversite öğrencileri tarafından 3 aylık eğitim verilecek. Eğitimler sonucunda dijital anlamda güçlenen kırsal gençliğin daha katma değerli bir istihdam gücü haline dönüşmesi, akranlar arası aktarılan bilgilerin yerel kooperatifler ve küçük işletmelerde uygulaması, dijital farkındalık seviyesi artan yerel işletmelerin dijitalleşme yolu ile verimliliklerini güçlendirmesi amacıyla çalışmalar yürütülecek.

Sosyal İklim Derneği: İzmir’de faaliyet yürüten dernek, gençler arası diyalog kültürünü geliştirmek, gençlerin sosyal hayata ve sivil topluma aktif katılımını sağlamak amacıyla faaliyetlerini devam ettiriyor. Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda, iklim krizi, çocuk hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği ve gençlik hakları konularında birçok program, proje, atölye ve eğitim gerçekleştiren Sosyal İklim Derneği, doğayı merkezine alarak hak temelli çalışmalar yürütüyor. Sağladığımız 70.000 TL hibe desteği ile dernek; gençlerin iklim değişikliği ve alt başlıkları ile ilgili farkındalıklarının artması, iklim değişikliği hakkında teknik bilgi edinebilmesi, gençlerin yerel pratik ve uygulamaları oluşturma becerisinin geliştirilmesi, genç aktivistler ile kamu kurumları ve STK arasındaki iş birliği kapasitesinin güçlendirilmesi amacıyla Doğa için Genç Çözümler: Naturethon projesini hayata geçirecek. Proje kapsamında Sosyal İklim Derneği, 30’ar kişilik 2 gruptan oluşan 60 genç ile temel iklim krizi, yerel savunuculuk, yerel kampanya ve politika geliştirme, sürdürülebilir kalkınma amaçlarını yerelleştirme, proje yazma ve yönetimi eğitim ve atölyeleri gerçekleştirilecek.

Dijital Bilgi Derneği: İnternette açık lisanslı eğitim içeriği ve bilgi paylaşımını geliştirmek ve zenginleştirmek, bilişim okuryazarlığını ve dijital becerileri artırmak, bilgi ve iletişim teknolojilerine erişimdeki ve bilgi paylaşımına katılımdaki toplumsal, bölgesel ve cinsiyete bağlı eşitsizliklerle mücadele etmek amacıyla çalışmalarını yürüten Dijital Bilgi Derneği sağladığımız 80.000 TL hibe desteği ile Vikipedi’yi yazıyoruz! projesine devam edecek. Açık bilgi kültürünün yayılması ve internetteki bilgilerin sorgulanarak okunması, açık lisanslı bilgi kaynaklarına yazma becerisinin gelişmesi amacıyla devam ettirilecek olan proje kapsamında dernek, gençlerle beraber Wikipedia ve Vikisöz, Vikikaynak, Vikiveri, Vikisözlük gibi Wikipedia’nın kardeş projelerinde çalışmalar yapacak.

Yarınlara Uçuyoruz Projesi Başvuruları Sona Erdi

By | Yarınlara Uçuyoruz Projesi

18-29 yaş arası gençlerin toplumsal, ekonomik ve sosyal hayata katılımı alanında faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) çalışmalarını desteklemek amacıyla amacıyla Pegasus Hava Yolları’nın mali desteği ve işbirliği ile hayata geçirdiğimiz Yarınlara Uçuyoruz Projesi hibe programının başvuruları sona erdi.

Fona teknik kriterlere uyan toplam 49 STK başvuruda bulundu. Başvuruların 42’si dernek, 4’ü vakıf, 2’si kooperatif ve 1’i federasyon tüzel kişiliğine sahip kuruluşlar tarafından yapıldı. Fona Afyon, Ankara, Aydın, Bursa, Çanakkale, Denizli, İstanbul, İzmir, Kırklareli, Mardin, Nevşehir, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Şırnak ve Tekirdağ olmak üzere 16 ilden başvuru alındı. Yarınlara Uçuyoruz Projesi’nden talep edilen toplam hibe tutarı 3.648.534 TL oldu.

Yarınlara Uçuyoruz Projesi Başvuruları Açıldı

By | Yarınlara Uçuyoruz Projesi

18-29 yaş arası gençlerin toplumsal, ekonomik ve sosyal hayata katılımı alanında faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) çalışmalarını desteklemek amacıyla amacıyla Pegasus Hava Yolları’nın Sivil Toplum için Destek Vakfı’nın yürütücülüğünde hayata geçirdiği Yarınlara Uçuyoruz Projesi hibe programının başvuruları açıldı.

Yarınlara Uçuyoruz Projesi’nde, COVID-19 salgını ve bunun sonucunda derinleşen ekonomik ve sosyal sorunların gençler üzerindeki olumsuz etkilerini göz önünde bulundurarak, gençleri doğrudan ilgilendiren 3 farklı tematik alanda gençlerin güçlenmesini hedefleyen projeler desteklenecek. Bu alanlar:

  • Çevreyi Koruma ve İklim Değişikliğine Karşı Mücadele: Küresel iklim değişikliği ve çevre sorunlarının olumsuz sonuçlarından genç kuşakların büyük ölçüde etkilenmesi bekleniyor. Bu kapsamda gençlerin bilgilendirilmesi, yaşam becerilerinin geliştirilmesi ve bu alandaki sorunlara yönelik çözüm geliştirme kapasitelerinin güçlendirileceği projeler desteklenecek.
  • Gençlerin İyi Olma Hali: İyi olma hali maddi durum, eğitim, sağlık, ilişkiler, çevre koşulları ve katılım gibi çeşitli alanlarda “iyi” olmayı hedefleyen ve kişilerin refahı ve gelişimini bütünsel olarak ele alan ve belirlenen göstergeler yardımıyla kişilerin yapabilirliklerini arttırmayı hedefleyen bir yaklaşımdır. Gençlerin iyi olma hali perspektifiyle gençlerin yaşamdan memnuniyet, eğitim, çalışma, sağlık, barınma gibi sosyal hak alanlarında öznel iyi olma haline dair proje fikirleri bu başlık altında desteklenecek.
  • Dijital Okuryazarlık ve Dijital Güvenlik: Bu başlık altında gençlerin dijital yetkinliklerinin artırılmasına, dijital dünyada güvenli olma konusunda bilgilerinin geliştirilmesine ve dijital şiddet ile mücadele projelerine destek verilecek.

Yukarıdaki içeriği tamamlayacak biçimde tüm başvurularda:

  • Projenin öncelik alanlarından en az bir tanesi ile doğrudan bağlantılı olması,
  • Gençlere yönelik somut bir fayda odağında kurgulanmış olması,
  • Gençleri ya da gençlerle çalışan uzmanları belli bir konuda güçlendirici faaliyetlerin yer alması,
  • Proje faaliyetlerinde hedeflenen kişi/grupların da dâhil olabilecekleri bir kurgunun yaratılması,
  • Salgın koşulları göz önüne alınarak yüz yüze ve çevrimiçi faaliyet alternatiflerinin düşünülmesi ya da faaliyetlerin dağılımında bu dengenin gözetilmesi,
  • Toplumsal cinsiyet eşitliğinin güçlendirilmesi için somut bir yaklaşım gözetilmesi gerekir.

Projeye başvuracak STK’ların ve yapılacak başvuruların aşağıdaki kriterleri sağlaması beklenir:

  • Tüzel kişiliğe sahip, kâr amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşu olması (dernek, vakıf, kooperatif. vb.)
  • Başvuru sahibi ekibin gençlere yönelik çalışmalarda alanlarında deneyim, kurumsal kapasite ve vizyona sahip olması
  • 2021 yılı gelirleri 30.000 TL ile 2.000.000 TL arasında olması

Yarınlara Uçuyoruz Projesi kapsamında STK’lara dağıtılacak hibenin toplam tutarı en az 240.000 TL’dir. Başvuru yapan STK’lar hibe programından en fazla 80.000 TL talep edebilirler.

Projeye başvurmak isteyen kuruluşların başvuru formunu eksiksiz şekilde doldurarak 28 Şubat 2022 Pazartesi günü saat 15:00’e kadar göndermeleri gerekir.

Yarınlara Uçuyoruz Projesi hakkında detaylı bilgilere (başvuru koşulları, değerlendirme kriterleri ve proje takvimi) ve başvuru formuna buradan ulaşabilirsiniz.