Barış için Müzik Vakfı Çocukların Hayatı 4/4’lük Olsun Projesine Başladı

Çocuk Fonu’nun 2020-2021 döneminde hibe desteği sağladığımız Barış için Müzik Vakfı (Barış için Müzik), dezavantajlı durumdaki çocuk ve gençlerin müzik eğitimine erişimindeki engelleri ortadan kaldırmak ve sanatsal bir yaşamda yer alma hakkını herkes için erişilebilir hale getirmek amacıyla çalışmalar yapıyor. Barış için Müzik fon kapsamında desteklediğimiz Çocukların Hayatı 4/4’lük Olsun projesiyle yeni kurulan keman sınıfında 40 öğrencinin enstrümanla tanışmasını sağlayacak ve 100 öğrencinin katılımıyla beden perküsyonu atölyeleri düzenleyecek. Ayrıca, proje kapsamında Vakıfta aktif öğrenim gören 100 öğrenciye yönelik olarak çocuk hakları, hayvan hakları, demokrasi, toplumsal cinsiyet eşitliği gibi konularda sosyal atölyeler de düzenleyecek. Vakfın kurucularından Yeliz Baki ve Program Koordinatörü Hazal Kol ile yaptığımız röportajda salgının çalışmalarında yarattığı değişimi ve Çocukların Hayatı 4/4’lük Olsun projesi kapsamında yaptıkları çalışmaları konuştuk.

Barış için Müzik Vakfı 2020 Yılı Almanağı videosunu yakın zamanda yayınladınız. Bu video çalışmasından da hareketle, olağanüstü koşulların yaşandığı 2020 yılına baktığınızda, Vakfın salgın sürecinde içinden geçtiği değişimi ve bu dönemdeki öğrenimlerinizi bizimle paylaşır mısınız? 

2021’de 16. yılını kutlayan Barış İçin Müzik Vakfı, bugüne kadar 2.000 enstrümanı 7.000’den fazla çocukla buluşturdu. Tüm çocukların sanatsal yaşama katılım hakkı olduğuna ve bu hakkın önündeki engellerin kaldırılması gerektiğine inanan Barış İçin Müzik Vakfı, kısıtlı sosyo-ekonomik şartlarda yaşayan çocuk ve gençlere karşılıksız müzik eğitimi olanağı sağlıyor.

Özetlemek gerekirse, olağanüstü şartlar olağanüstü çözümler gerektirdiğinden, alışkanlıklarımızı yeniden gözden geçirip teknolojinin nimetlerinden bolca faydalanarak, olabilecek en fazla sayıda çocuğa müziğin barış notalarıyla dokunmaya devam ettik. Salgının ilk aylarında yaşadığımız duraklama dönemi, aslında biraz da kuluçka dönemine dönüştü. Fiziksel olarak dursak da zihinsel olarak çok egzersiz yaptık ve bu sayede yeniden bir araya geldiğimiz aylarda, sandığımızdan da daha hareketli ve verimli bir dönem geçirdik. Bütün bu etkinliklerimizin öyküsü sorunuzda yer verdiğiniz 2020 Yılı Almanağı’nda izlenebilir.

Vakıf, 2020 yılı Mart ayında okulların salgın nedeniyle kapanması kararıyla birlikte eğitimsel ve tüm idari faaliyetlerini uzaktan yürütme kararı aldı. İdari çalışmalarımız açısından bu uzaktan çalışma sürecine hazırlıklı olmasak da çok hızlı bir geçiş gerçekleştirebildik. Bunun en önemli sebebi teknolojik araçların kullanılmasına kolay uyum sağlayabilen genç ve esnek bir ekibimizin olması oldu. Google’ın  sivil toplum kuruluşları için sunduğu araçları kullanmaya başladık. Birlikte çalışma araçları konusunda kendimizi geliştirmeye çalıştık ve halen devam ediyoruz.

Daha büyük zorluk ise müzik eğitim konusunda yaşandı. Vakfın hizmetlerinden yararlanan çocuklar bir arada grup halinde çalışmaya alışıklar. Aslında Barış İçin Müzik Vakfı eğitim modelinin temelinde yatan fikir de bu. Teknolojik imkanlar henüz tam anlamıyla alışık olduğumuz yöntemlerle grup müzik dersleri ve orkestra çalışmaları yapmaya elverişli değil.  Uzaktan eğitime geçtiğimiz ilk süreçte çocukların motivasyonunu yüksek tutmaya ve ihtiyaçlarını anlamaya odaklandık. Aynı anda uluslararası alanda benzer programların neler yaptığına ilişkin bilgi toplamaya çalıştık. Bütün bu süreç bizi çalışma yöntemlerimizi karma bir sisteme uygun hale getirmemiz gerektiği sonucuna ulaştırdı . Şimdi eğitim modelimizi uzaktan eğitim sistemine uygun hale getirerek karma bir yönteme evirmek ve bu yöntemi geliştirmek için çalışıyoruz.

Barış için Müzik Vakfı, uluslararası bir ağ olan El Sistema’nın parçası. Bu ağ kapsamında gerçekleşen iş birliklerini ve yakın zamanda katıldığınız El Sistema Avrupalı paydaşlar buluşmasından öne çıkan noktaları bizimle paylaşır mısınız?

Barış için Müzik Vakfı,  Avrupa Sistema’nın kurucu üyelerinden. Bu ağ Avrupa’da 33 kurumun temsil ettiği 147 sosyal gelişim amaçlı müzik programını kapsıyor. Salgın döneminde ihtiyaçların değişmesi ve çevrimiçi konferansların artmasıyla birlikte bu anlamda yapılan toplantılar ve buluşmalar da çoğaldı. Zaman ve mesafe sorunlarının ortadan kalkması ile de katılım ve iş birliği olanakları artmış oldu. Yakın zamanda Venezuela El Sistema’nın düzenlediği toplantıda tüm paydaşlar kendi deneyimlerini paylaşma imkanı buldu. Bu buluşmanın dışında, Sistema İsveç’in 30 Ocak’da düzenleyeceği tüm paydaşların katılımıyla gerçekleşecek çevrimiçi konferansın ana teması Motivasyon”. Şubat ayında ise Amerika Sistema’nın konferansının teması Bağlan, Adapte Ol ve Geliştir. Biz de bu konferansın “Her Şey Değişiyor” başlıklı oturumunda çevrimiçi Peter ve Kurt Senfonik Masalı üretim sürecini paylaşmayı hedefliyoruz. 

Çocuk Fonu’nun 2020-2021 döneminde sağladığımız hibe desteğiyle hayata geçireceğiniz Çocukların Hayatı 4/4’lük Olsun projesinin amaçlarından ve bu kapsamında yapacağınız çalışmalardan bahseder misiniz?

Bu yıl 200 çocuğun ücretsiz olarak yararlanacağını ve büyük kısmı dijital olarak gerçekleşecek eğitim programı kapsamında enstrüman ve koro dersleri, beden perküsyonu dersleri, müzik kültürü dersleri, sosyal atölyeler ve ustalık sınıfları olacak.

2020-2021 döneminde çalışmalarımıza uzaktan eğitim modeli ile devam etmekle birlikte, vakfın süregelen programında gerçekleştirdiğimiz prova ve orkestra çalışmaları gibi grup derslerine benzer olarak Vakfın müzikal ve sosyal amaçlarına hizmet eden, çocuğun bütüncül gelişimini hedefleyen ve çocukların bu dönemde vakıf ve birbirleriyle etkileşimlerine devam etmelerini sağlayacak yeni atölyeleri programımız içerisine aldık.

Çocukların Hayatı 4/4’lük Olsun projesi kapsamında, Vakfın programına Sosyal Atölyeler ve Beden Perküsyonu adı altında 2 yeni atölye çalışması eklendi ve keman öğrencilerinden oluşturulan Keman Sınıfı kuruldu. Boğaziçi Üniversitesi’nden öğrencilerinin oluşturduğu Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmet Kulübü  Deniz Yıldızı Gönüllü ekibinin yürütücülüğünde gerçekleştirdiğimiz Sosyal Atölyeler çalışmalarında öğrencilerin sürdürülebilir kalkınma amaçları doğrultusunda kazandıkları bilgiler ve deneyimler ile farkındalıklarının artırılması, Beden Perküsyonu çalışmaları ile ritim becerilerinin geliştirilmesi, dünya ritimleri ile ilgili bilgi dağarcıklarının gelişmesi ve gerçekleştirilen bedensel ritim egzersizleri ile evde hareket etmelerinin desteklenmesi amaçlanıyor. Keman Sınıfı çalışmalarında ise Vakfın tüm seviyelerdeki keman öğrencilerinin bir araya geleceği bir performans hedefliyoruz.

Proje kapsamında ilk kez birlikte çalıştığınız çocuklar ve gençlere yönelik olarak sosyal atölyeler gerçekleştireceksiniz. Çalışmalarınıza bu tür bir ekleme yapmanızın nedenini ve hayata geçireceğiniz sosyal atölyelerin kapsamını paylaşır mısınız?

Barış İçin Müzik Vakfı, çocuk ve gençlerin paylaşma, farklı seslere/düşüncelere saygı duyma, birliktelik ve ortak hedef için çalışma gibi sosyal değerleri süregelen orkestralar ve korolar programı içerisinde prova ve grup enstrüman çalışmalarında deneyimlemelerine olanak sunan bir sistemle çalışmalarını sürdürüyor. Salgın dönemiyle Vakfın müzikal derslerinin biçiminin farklılaşması, bizi Vakfın benimsediği sosyal faydaları müzikal derslerin dışında gerçekleşen Sosyal Atölyeler programı ile çeşitlendirmeye yöneltti. BUSOS iş birliği ile gerçekleştirdiğimiz Sosyal Atölyeler’de, Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinden oluşan 31 kişilik Deniz Yıldızı Gönüllü Grubu ekibi, vakfın öğrencileri ile eğitim, çocuk hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, hayvan hakları konularında haftanın iki günü birer saatlik atölyelerle buluşuyor.