Başka Bir Okul Mümkün Derneği Öğretmenler için Desteğim Cebimde Projesini Tamamladı

Başka Bir Okul Mümkün Derneği (BBOM), Türkiye’de erken çocukluk ve ilkokul eğitiminin katılım ve barış yönünde gelişmesine katkıda bulunmak amacıyla çalışmalar yürütüyor. Dernek, demokratik yönetim ekseninde oluşturulan BBOM modeli ile öğrenme ortamındaki tüm öznelerin (çocuklar, öğretmenler, idari ve yardımcı personel ve gerektiğinde ebeveynler) odakta olduğu barışçıl, sosyal ve duygusal becerileri destekleyici yaklaşımların yer aldığı bir öğrenme topluluğu oluşturmayı hedefliyor. BBOM, Latro Kimya işbirliği ile hayata geçirdiğimiz Eğitimde Yenilikçi Yaklaşımlar Fonu’nun 2021 döneminde sağladığımız hibe desteği ile Öğretmenler İçin Desteğim Cebimde projesini hayata geçirdi. BBOM ile öğretmenlerin sosyal ve duygusal alanda mesleki ve kişisel gelişimleri için sürdürülebilir bir destek oluşturmak amacıyla sosyal duygusal öğrenme yaklaşımının temelinde yer alan beceri sınıflandırması çerçevesinde Android ve IOS destekli bir uygulama geliştirdi.

Başka Bir Okul Mümkün Derneği ile yaptığımız röportajda proje kapsamında yürüttükleri faaliyetler, mobil bir uygulama gerçekleştirirken yaşadıkları zorluklar, çevrimiçi eğitim sonrası okula dönüşte öğretmenlerin ortaya çıkan ihtiyaçları ve derneğin gelecek dönem planları hakkında konuştuk.

Hibe desteğimizle hayata geçirdiğiniz Öğretmenler için Desteğim Cebimde projesini tamamladınız. Proje kapsamında yürüttüğünüz çalışmalardan bahseder misiniz?

Öğretmenin sosyal ve duygusal becerileri dediğimizde hangi alanlara odaklandığımızla ilgili bir sınıflandırma yapmaya ihtiyacımız vardı. Sosyal ve duygusal beceri sınıflandırması yaparak uygulamanın çerçevesini belirlemiş olduk. Çalışmamızın duygu ve ihtiyaçlarla ilişkisini kurmak adına duygu ve beden ilişkisine dair bilimsel bir arka plan oluşturmak için literatür araştırmaları ve uzman görüşmeleri yaptık. Toplanan veriler ile duygu ve beden karşılıklarına dair bir haritanın tasarımını çalıştık. Böylece örnek olay-duygu- ihtiyaç haritasının tasarımının ilk adımı tamamlamış olduk.

Öğretmenlerin günlük yaşamlarında karşılaştıkları olayların duygu ve ihtiyaçlarla olan ilişkisini ortaya koymak amacıyla anket çalışması ve bir dizi atölyeden oluşan bir çalışma gerçekleştirdik. Topladığımız veriler sayesinde öğretmenlerin günlük yaşamlarında sıklıkla karşılaştıkları olaylar listelendi. Bu çalışmanın ardından olay-duygu- ihtiyaç haritası görsel olarak tamamlandı. Öğretmenin kendi gelişim alanlarını keşfetmesini sağlamak amacıyla sosyal ve duygusal becerilere ilişkin öz değerlendirme sorularının listelemesi hazırladık.

Kullanıcı deneyimi ve kullanıcı ara yüzü tasarımı tamamlanan uygulama ekranlarını ilk örneği yapılarak öğretmenlerden oluşan bir gruptan geri bildirimler aldık. Uygulamanın öğretmenin sosyal ve duygusal becerilerinin bütüncül bir şekilde desteklenmesine hizmet edecek süreç planlaması yaptık. Öğretmenlerin sürdürülebilir iletişim başlığı altında kendilerini değerlendirmelerini sağlayan bir ölçek ile öğretmenlerin ihtiyaç duyduğu beceriler yönelik bir alan araştırması yaptık ve çıktıları projenin devam yıllarının planlanmasında kullandık.

Öğretmenler için Desteğim Cebimde projesi kapsamında ilk kez bir mobil uygulama geliştiriyorsunuz.  Yerel ölçekte çalışmalar yapan dernekler mobil uygulamalar geliştirirken ne tür zorluklarla karşılaşıyor? Benzer çalışmalar yapacak olan sivil toplum kuruluşlarına (STK) neler önerirsiniz?

Mobil uygulama geliştirmek için yola çıkan bir STK farklı bir alanda yeni bir işbirliği kurma ve sürdürme yolunda oldukça fazla deneyim kazanıyor. Bu alanda çalışan profesyoneller ve STK’lar arasındaki iletişimin güçlü olması oldukça önemli. Öte yandan bir uygulama geliştirirken mutlaka hedef kitle olan kullanıcıların deneyimini göz önünde bulundurmak gerekli. Bunun için yapılacak ilk örnek çalışmalarına önemli bir odak koyulmalı. İlk örneğe odak koymak ortaya çıkacak uygulamanın hedef kitlenin ihtiyaçlarını tanımlamada öngörülemeyen noktaları keşfetmek açısından kıymetli.

COVID-19 salgını sonrası yeniden başlayan yüz yüze eğitimin ikinci yılı kısa bir süre önce başlandı. Beraber çalışma yürüttüğünüz grupları göz önüne aldığınızda öğrencilerin ve öğretmenlerin ortaya çıkan yeni ihtiyaçlarından ve bu ihtiyaçları karşılamak için yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

Hem ülkemizde hem de dünyamızda etkisini gösteren COVID-19 salgını ile eğitim ortamlarında hem öğretmenlerin hem de çocukların günlük yaşam pratikleri büyük ölçüde değişti. Bu dönemde özellikle öğretmenlerin yeni beceriler geliştirmesi ve çalışma ortamında mevcut duruma uyumlu yeni stratejiler belirlemeleri gerekti. Pandeminin etkisiyle günlük yaşamlarında değişen koşullara uyum sağlamaya çalışan öğretmenler yüz yüze eğitime dönüldüğünde ortaya çıkan öğrenme açığı ve sınıf iklimini yeniden inşa etme çabasıyla her geçen gün gittikçe daha fazla zorlanmaya başladı. Bu noktada öğretmenlerin zorlandıkları alanlara yönelik destek alabilecekleri mekanizmaların da azlığı onların farklı stratejiler geliştirmelerine destek olacak kaynağı sağlamadığını söylemek mümkün. Dolayısıyla öğretmenlerin günlük yaşamlarında sıklıkla içinde durmakta zorlandıkları olaylarla karşılaştıklarını söylenebilir.

Öğretmenler sınıf ve okul iklimini tüm öznelerle kurduğu ilişkilerde kimi zaman hissettiği duygular ve ihtiyaçlarıyla bağlantı kurmakta zorlanıyor ve bu durumda esenliklerini etkiliyor. BBOM olarak öğretmenlerin kendi esenliklerini merkeze alarak sosyal ve duygusal açıdan ihtiyaç duydukları becerilerle ilgili gelişim alanlarını desteklemek için çeşitli programlar geliştiriyoruz.

Eğitimde Yenilikçi Yaklaşımlar Fonu’ndan aldığınız hibe desteğinin derneğinize ve çalışmalarınıza ne tür katkıları oldu? Eğitim alanında yapılan çalışmaların farklı bağışçılar tarafından desteklenmesi sizce neden önemli?

Desteğim Cebimde projesi fikri doğduğunda öğretmenlerin günlük yaşamalarında sıklıkla karşılaştıkları zorluklar olduğunu ve bu zorlukları okul iklimini tüm paydaşları ile çeşitli alanlarda yaşadıklarını biliyorduk. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yaşayan ilkokul öğretmenleri ile yaptığımız örnek olay atölyeleri ile öğretmenlerin günlük yaşamlarında yaşadıkları zorlukların haritasını çıkarmış olduk. Öte yandan öğretmenler sınıf ve okul iklimini oluşturan çocuk, meslektaş, ebeveyn gibi her bir özne ile kurduğu ilişkilerde kimi zaman hissettiği duygular ve ihtiyaçlarıyla bağlantı kurmakta zorlanıyor ve bu durumda esenliklerini etkiliyor. Yaptığımız çalışmalarda öne çıkan dikkat çekici nokta öğretmenlerin okul ortamında karşılaştıkları olaylar, hissettikleri duygular ve ihtiyaçlar genellikle birbirine benzer ve ortak olduğu. Bu noktada öğretmenlerin sürdürülebilir bir şekilde desteklenmesi büyük önem taşıyor. Yapılan çalışmaların farklı bağışçılar tarafından desteklenmesi sürdürülebilirliğe de katkı sunuyor.

Başka Bir Okul Mümkün Derneği’nin gelecek dönemdeki öncelikleri ve yapmayı planladığı çalışmalardan bahseder misiniz?

Desteğim Cebimde Projesi ile BBOM olarak öğretmenlerin ihtiyaçlarına yönelik önemli bir içgörü elde ettik. Bu bağlamda uygulamanın içeriğinin zenginleştirilmesi ve öğretmenlerin ihtiyaçlarına bütüncül bir çerçeveden yanıt veren uygulamaların dahil edilmesi önceliğimiz. Projeyi BBOM’un geliştirdiği tüm programların kolaylıkla erişilebileceği etkileşimli bir platform haline getirme niyetimiz var. Bununla birlikte öğretmenin sosyal ve duygusal becerilerine yönelik gelişim alanlarında ihtiyaç duydukları desteğe yönelik programların geliştirilmesi ana odağımız diyebiliriz.