Tag

çocuk arşivleri - Sivil Toplum için Destek Vakfı

Sulukule Gönüllüleri Derneği Okula Dönüş Projesini Tamamladı

By | Çocuk Fonu

Sulukule Gönüllüleri Derneği (SGD) risk altında, dezavantajlı ve ayrımcılığa maruz kalmış gruplarla, öncelikli olarak okulu terki önlemek, kadınlara ve çocuklara hakları konusunda farkındalık kazandırmak amacıyla hak temelli çalışmalar yapıyor. Çoçuk Fonu’nun 2020 döneminde hibe desteği sağladığımız SGD, Okula Dönüş projesini gerçekleştirdi. Dernek proje kapsamında  Fatih,  Karagümrük bölgesinde okula başlamış ve bırakmış ya da uzun süreli devamsızlık yapan çocukları tespit etti ve COVID-19 salgını döneminde uzaktan eğitim alan ve teknik eksiklikler nedeniyle derslere erişmekte ve/veya takip etmekte zorluk çeken çoçuklara bireysel destekler sağladı. 

SGD Proje Koordinatörü ve İzleme Değerlendirme Sorumlusu Aysun Koca ile yaptığımız röportajda Okula Dönüş projesini, salgın sürecinin okul terki üzerindeki etkisini ve okul terkini önlemeye yönelik geliştirilebilecek politikalar ve uygulamalar hakkında konuştuk. 

Hibe desteğimizle gerçekleştirdiğiniz Okula Dönüş projesini yakın zamanda tamamladınız. Salgın sürecinde projede çeşitli değişiklikler yapmak zorunda kaldığınızı  biliyoruz. Projenin amacından ve bu değişiklikler sonrasında proje kapsamında gerçekleştirdiğiniz çalışmalardan bahseder misiniz?

Okula Dönüş projesi ile, Fatih bölgesinde risk altındaki okulu terk etmiş, uzun süre devamsızlık yapma eğiliminde olan, okul sisteminde kayıtlı gözüküp herhangi bir sebeple okula hiç gitmeyen veya yaşı nedeniyle örgün eğitim sisteminin dışında kalmış çocuklarla ve onlarla doğrudan ilişkili bakımverenlerinin güçlendirmesi yolu ile çocukların eğitim sistemine dahil olmalarının sağlanması ve okulu terk etmelerinin önlenmesini hedeflemiştik. Proje salgın sürecine denk gelince, pandemi koşullarına göre sahada çeşitli düzenlemeler yaptık. Proje kapsamında planladığımız sosyal gelişim atölyeleri ile okula hazırlık atölyelerini, bireysel desteklere dönüştürdük. Uzaktan eğitim sürecinde teknik donanım ihtiyacı sebebiyle derslerine erişemeyen çocuklar için, dernek mekanında, hijyen ve mesafe koşullarını sağlayacak şekilde, derslerini takip edebilme imkanı sunmayı planladık.

Salgın ve karantina koşullarına bağlı olarak, çocuk ve bakımverenleri ile bireysel görüşmeler gerçekleştirdik. Bireysel görüşmeler, uzaktan eğitim sürecinde derslere dahil olmakta zorluk yaşayan ve hiç erişemeyen çocukları kapsayacak ve onları yaşadıkları sürece dair destekleyecek görüşmelerdi. Görüşmeler, çocuğun ve ailenin koşullarına göre çevrimiçi, telefon veya randevu yolu ile yüz yüze gerçekleştirildi. Yaşı nedeniyle eğitim sistemi dışına çıkmış ancak açık okul kaydı olmayan çocukları tespit edip kayıtlarını yapmalarına ve sınavlarına girmelerine destek olduk. 

Karagümrük bölgesinde birlikte çalıştığınız çocukların devamsızlık ve okulu terk sebepleri hakkında bilgi verebilir misiniz? Salgın sürecinde yaşanan gelişmeler birlikte çalıştığınız çocukların okulu terk oranlarında bir değişikliğe neden oldu mu?

Okula Dönüş projesi ile eş zamanlı olarak bir araştırma projesi yürüttük. Çocukların Gözünden Okul ve Oyun isimli araştırmada, SGD’nin atölyelerinin çocukların okul terkini önleme üzerindeki etkilerine yoğunlaşırken, bir yandan da çalıştığımız bölgedeki okul terk durumunu anlamaya çalıştık. Bahsini ettiğim bu rapor için pandemi öncesi fiziksel olarak çalıştığımız okullardan 20 gün ve daha fazla devamsızlık yapan çocukların oranlarını almıştık. Karşılaştığımız tabloda okulu terk eğiliminin yüksekliği göze çarpıyor. Araştırma sonuçları da, bir dönemde 20 günden fazla devamsızlık yapan ve yine bir dönem boyunca kayıtlı olduğu halde hiç okula gitmeyen çocuk sayınının bu eğilime işaret etmesi açısından oldukça kritik olduğuna işaret ediyordu.

Kuşkusuz ki, salgın koşulları, çalıştığımız bölgedeki okul terk durumunu etkiledi. Buna dair doğrudan oransal veriye henüz erişememiş olsak da, birebir gözlemlerimizde okulla ilişkisi oldukça zayıflamış çocukları tespit edebiliyoruz.

Okul terkinin önlenmesine yönelik ne tür politikalar ve uygulamalar geliştirilmesi gerekiyor? Kamu kurumları ve ebeveynler bu uygulamaların hayata geçirilmesinde nasıl bir rol oynayabilir?

Okul terkinin önlenmesinin ekip işi olduğuna inanıyoruz. Veli, okul aile birliği, öğretmen, psikolojik danışman, okul yöneticileri ve çalışanları arasında işbirliği sağlamak gerekli. Her çocuğun tek ve biricik olduğu kabulünden hareketle, her bölgenin hatta her okulun kendi koşullarını tespit edip, ihtiyaçlara göre hareket etmesi, özellikle bakımverenleri sürece dahil edebilmesi önemli. Okula Dönüş projesinde birebir olarak daha yakından teması deneyimlediğimiz için, özel çözümlerin geliştirilmesinin daha doğru olduğunu düşünüyoruz. 

SGD’nin uyguladığı ders saati içinde ders dışı aktivite olarak atölyeler çocukların okulla bağını kuvvetlendiren bir araç olarak yaygınlaşabilir. Bu süreçte de muhakkak tutarlı ve kararlı olmak gerekir çünkü okul terki eğiliminde olan çocuklardaki davranış ve uyum problemlerinin düzelebilmesi için uzun zamanlı ve kararlı bir çalışma gerekiyor. Kimi zaman riskli bir davranışın düzelmesi, yıllar süren bir çalışmayı gerektiriyor. Dolayısıyla kamunun uzun süreli ve düzenli faaliyetleri desteklemesi, bakımverenleri de çocuğun okula devamının önemi konularında bilgilendirmesi önemli. Elbette okul terkinin maddi boyutunu da göz önünde bulundurmak, örneğin okul beslenmesi desteği ile çocukları ve aileyi maddi açıdan desteklemek de, sorunun çözümüne sunulabilecek bir diğer katkı olarak görülebilir.

Okula Dönüş projesini bu alanda yapılacak çalışmalar açısından bir pilot proje olarak hayata geçirdiniz. Bu pilot projede edindiğiniz deneyimler doğrultusunda, okulu bırakmış veya uzun süreli devamsızlık yapan çocukların okula dönüşünü desteklemek için önümüzdeki dönemde ne tür çalışmalar yapmayı planlıyorsunuz?

Yeni dönem çalışmalarında elbette yine öncelikle çocuk ve kadınlara yönelik faaliyetler planladık. Bu çalışmalardan bazıları akranları ve güvendikleri yetişkinlerden uzak kalan çocukların iyi olma hallerini destekleyecek temas alanları yaratmak, özellikle pandemi nedeniyle artış gösteren kaygı ve endişeyle ilişkili olarak psikososyal destek sağlamak, çevrimiçi ortamlarda yürütülen faaliyetler ve eğitim için dijital okur yazarlık desteği vermek, pandemi sürecinin öncesinde de mahallede ihtiyaç olduğunu gördüğümüz hukuki destek sağlamak şeklinde özetlenebilir.

Farklı olarak ise, yönlendirme ağı çalışması ve mevcut deneyimi benzer kurumlarla paylaşmak üzere eğitim sisteminden uzaklaşmış çocuklara yönelik kılavuz hazırlama işlerini ekledik. Ağ çalışması ile, bölgede sağlanan kamu hizmetleri ve bu hizmetlere erişim yollarını hedef kitlenin ihtiyaçları doğrultusunda derleyeceğiz. 

Çocuk Fonu’ndan aldığınız hibe desteğinin derneğinize ve çalışmalarınıza ne tür katkıları oldu? Çocuk Fonu’nu destekleyen bağışçılarımızla paylaşmak istediğiniz bir mesaj var mı?

Okula Dönüş projesi, SGD’nin kuruluşundan bu yana iletişimimizin sürdüğü ancak okulla bağı tamamen kopmuş olduğu için okullardaki atölye çalışmalarına dahil edemediğimiz bir grup çocukla yeniden temas kurmamıza destek oldu. Bu grubun eğitim sistemine dahil olma istekliliği derneğin saha ekibini de iyi hissettirdi ve bu türden çalışmalara devam etme konusunda motive etti.

Okula Dönüş projesinin deneyimleri ışığında bu projenin içeriğini mahallenin ihtiyaçlarını gözeterek genişlettik ve yeni fon başvurularında değerlendirdik. Yukarıda bahsettiğimiz çalışmaları yapabilmek için bir fon desteği alabildik.

 

Barış İçin Müzik Vakfı Çoçukların Hayatı 4/4’lük Olsun Projesini Tamamladı

By | Çocuk Fonu

Barış için Müzik Vakfı (Barış İçin Müzik), çocukların sanatsal yaşama katılma hakları önündeki engelleri ortadan kaldırmak ve sanat eğitimini herkes için erişilebilir kılmak amacıyla çalışmalar yürütüyor. Çoçuk Fonu’nun 2020 – 2021 döneminde sağladığımız hibe desteğiyle Çocukların Hayatı 4/4’lük Olsun projesini hayata geçiren Barış İçin Müzik, proje kapsamında 40 öğrencinin keman derslerine katılmasını sağladı ve 112 öğrenciyle  beden perküsyonu atölyeleri düzenledi. Vakfın,  Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmetler Kulübü BUSOS Deniz Yıldızı Gönüllüleri  yönetiminde 71 öğrenci ile düzenlediği Sosyal Atölyelerde, çocuk hakları, hayvan hakları ve  toplumsal cinsiyet eşitliği konuları işlendi.

Barış İçin Müzik Vakfı’nın Genel Koordinatörü Nilgün Öztunalı ile yaptığımız röportajda vakfın çalışmalarını, Çocukların Hayatı 4/4’lük Olsun projesini ve Vakfın faaliyetlerini durdurma kararını konuştuk.

Çocukların Hayatı 4/4’lük Olsun projesini yakın zamanda tamamladınız. Proje kapsamında gerçekleştirdiğiniz faaliyetlerden bahseder misiniz?

Sivil Toplum için Destek Vakfı ve Turkey Mozaik Foundation işbirliğinde gerçekleşenÇocuk Fonu’nun 2020-2021 dönemi hibe desteği ile yürütülen Çocukların Hayatı 4/4lük Olsun projesiyle, vakfın programına Sosyal Atölyeler ve Beden Perküsyonu adı altında 2 yeni atölye çalışması eklendi. Aynı zamanda, keman öğrencilerinden oluşan Keman Sınıfı kuruldu.

Bu proje ile Barış İçin Müzik Vakfı’nın müzik eğitim programın zenginleştirilmesinin yanında faaliyetlerini çeşitlendirerek disiplinlerarası atölyeler geliştirmesi, çocukların evde iyi olma hallerinin desteklenmesi, çocukların birbirleri ve Vakıf ile olan bağlarının kuvvetlenmesi ve çeşitli konularda kendilerini geliştirmeleri ve farklı deneyimler edinmelerinin sağlanması hedeflendi.

Cesur Özdemir yönetiminde 112 öğrencinin “Beden Perküsyonu Dersleri” ile ritim ve hareket yetenekleri üzerine çalışmalar yapıldı. Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmetler Kulübü BUSOS Deniz Yıldızı Gönüllüleri yönetiminde  71 öğrenci ile  düzenlenen Sosyal Atölyelerde, çocuk hakları, hayvan hakları ve  toplumsal cinsiyet eşitliği konuları işlendi. Felix Briceno ve Şule Taşova yönetiminde Barış İçin Müzik Orkestralarında yer alan 40 keman öğrencisinin katıldığı Enstrüman Dersleri ile keman öğrencilerin enstrüman, nota, solfej ve müzik teorisi bilgisine katkıda bulunuldu.

Geçtiğimiz dönemde gerçekleştirdiğiniz Barış Arkadaşım buluşmalarının amacından ve bu kapsamda ne tür çalışmalar yürüttüğünüzden bahseder misiniz?

Barış İçin Müzik Vakfı’nın 2021 programı içinde yer alan  Barış Arkadaşım buluşmalarında, Barış İçin Müzik Oda Müziği grubunda eğitim alan 31 öğrenci ile Tekfen Filarmoni Orkestra sanatçısı 18 müzisyen 29 Mart – 30 Haziran tarihleri arasında bir araya geldi.  Çevrimiçi platformlarda  düzenlenen bu buluşmalarda birebir ve toplu dersler, mentor-mentee ve webinar buluşmaları yapıldı. Tekfen Filarmoni sanatçıları, Vakfın Oda Müziği grubu öğrencilerine gönüllü olarak haftada bir saat mentorluk yaptı.

Ayda bir gerçekleşen çevrimiçi seminerlere Barış İçin Müzik öğrencileri, ebeveynleri ve yakınları da katıldı.  Barış Arkadaşım Webinar Buluşmaları başlıkları arasında “Performans kaygısının üstesinden nasıl gelirim?”, “Orkestrada soloma nasıl hazırlanabilirim?”, “Orkestra Şefi ne anlatmaya çalışıyor?”, “Rahlede ön sırada olmak”, “Rahlede 2 kişi olmak”, “Yurtdışında okudum, yine olsa yine okur muyum?” gibi öğretici konular yer aldı.

Bu zorlu günlerde sanatçıların müzik eğitiminden yararlanan çocuk ve gençlere el vermesi Barış İçin Müzik programını güçlendirdi.

Çalışmalarınızı çokkültürlü bir anlayış ile yürüttüyorsunuz. Çoçuklar ve gençlerle çalışmalar yürütürken böyle bir anlayış ile hareket etmenizin nedeni nedir? Bu yaklaşımın birikte çalıştığınız grupların üzerindeki etkilerinden bahseder misiniz?

Barış İçin Müzik Vakfı, 15 yıldır sürdürdüğü çocuklar ve gençler için müzik eğitimi program modelinde katılımcıları ile birlikte kalıplaşmış bir eğitim modeli yerine bireyin psiko-sosyal olarak gelişmesini hedefleyen yönelimler ile sadece öğrenmeye değil, aynı zamanda öğrenilenleri uygulamaya dayalı bir sistem geliştirdi.  Vakıf, deneyimler yoluyla ve deneyimlerden öğrenerek pratik anlayışların oluşturması, öz eleştiri yaparak eksik ve yanlışların düzeltilmesi, elde edilen yeni kazanımların yaşama yansıtılması, motivasyon becerilerinin geliştirilmesi ve ortaklıklar kurulması üzerine odaklandı.

 Barış İçin Müzik Vakfı tarafından ortaya çıkarılan program modelinin amacı; yetenek sınavlarıyla hiçbir çocuğu elemeden, rekabetçi olmayan, birlikte öğrenmeyi esas alan, ayırımcılık yapmayan, sürdürülebilir, edinilen deneyimleri paylaşılabilir, tekrarlanabilir, ücretsiz, kaliteli, çoksesli müzik eğitim modelini ortaya çıkarmak oldu. Vakıf aynı zamanda bir hak olarak ücretsiz müzik eğitimin yaygınlaştırılmasına hizmet etti.

 2021’de 16. yılını kutlayan Barış İçin Müzik Vakfı, bugüne kadar 2000 enstrümanı 7000’den fazla çocukla buluşturdu. Barış İçin Müzik modeli İstanbul dışında farklı yerlerde benzer oluşumların yeşermesine ilham verdi. Yaşları 7-21 arasında değişen yüzlerce çocuk ve genç, bugün İstanbul Adalar, Bursa Nilüfer, İzmir Tepebaşı’nda Barış İçin Müzik programından yaralanmaya devam ediyor.

Barış İçin Müzik Vakfı programına 16 yaşında iken katılan Simge Sipel, bugün 20 yaşında ve kontrbas çalıyor. Simge, Adalar Çocuk Orkestrası’nın ilk adım seviyesindeki öğrencilerine öğretmenlik yapıyor. Müziğin kendi hayatına olan etkisini şöyle açıklıyor: Müzik benim için en anlamlı iletişim yolu. Bazı zamanlar sözlerle söyleyemediğimiz her şeyi müzikle ifade edebiliyoruz. Mesela hiç tanımadığımız bir insanla aynı müziği dinleyip aynı şeyleri hissedip düşünebiliyoruz. Bu yüzden müzik benim için insanları anlamanın, tanımanın en güzel yolu. Aldığım müzik eğitimiyle ben daha güçlü bir insan oldum. Kendimin daha önce hiç görmediğim bir yanını keşfettim müzik sayesinde.

Çocuk Fonu’ndan aldığınız hibe desteğinin Vakfınıza ve  çalışmalarınıza ne tür katkıları oldu? Çocuk Fonu’nun destekleyen bağışçılarımızla paylaşmak istediğiniz bir mesaj var mı?

Kuruluşundan bu yana her yıl kamu, sivil toplum, özel sektör veya uluslararası kuruluşlarla bir araya gelen Barış İçin Müzik Vakfı, sosyal adalet yönünde müşterek hedeflere sahip her topluluk içinde rol ve sorumluluk almaya, sürdürülebilir ortaklıklar geliştirmeye açık oldu.

 2016 yılından bu yana Sivil Toplum için Destek Vakfı’nın farklı fonları altındaki hibe desteklerinden yararlandık. Bu destekler sayesinde vakfın projelerini hayata geçirme ve kurumsal kapasitesini geliştirme imkanı bulduk. Tüm bağışçılarınıza müteşekkiriz.

Çoçukların Hayatı 4/4’lük Olsun projesine verdiğiniz destek ile 2020-2021 yılı Barış İçin Müzik Vakfı programından yararlanan çocuk ve gençler için beden perküsyonu, müzik kültürü dersleri ile sosyal içerikli buluşmalar sunuldu. Özellikle  Beden Perküsyonu derslerinde katılımcılar, enstrümana ihtiyaç duymadan da müzikle ilişki kurabileceklerini, bilginin, bedenin veya farklı objeleri hatta çeşitli ambalaj atıklarını bile enstrüman gibi kullanabileceklerini öğrendiler. Kolektif olarak müzik üretmenin bireysel olarak üretmeye nazaran ne kadar farklı olabileceğini ve çeşitliliğin müzikal üretimlerini nasıl zenginleştirebileceğini keşfettiler.

Çoçuklar ve gençler bir yandan Asya, Afrika, Güney Amerika gibi farklı coğrafyaların geleneksel ritim ve müzik geleneklerini keşfederken öte yandan eleştirel dinlemeyi, farklılıklara saygı duymayı ve müzikal yorumlarını doğru bir şekilde iletmeyi öğrendiler. Barış için Müzik Vakfı bu atölyeler ile çoçuklara ve gençlere sadece bedensel farkındalık kazandırmadı aynı zamanda bu gruplara  akranları veya farklı yaş grupları arasında kendilerini çekinmeden müzikal olarak ifade edebilme becerisi sağladı. Aynı zamanda, müzikal fikirlerini özgüvenle ortaya koyabilmeyi ve yapıcı eleştirilerden faydalanarak kendilerini geliştirmeyi öğrendiler.

Barış için Müzik Vakfı’nın gelecek dönemdeki öncelikleri ve yapmayı planladığı çalışmalardan bahseder misiniz?

Salgın nedeniyle yaklaşık 16 aydır devam eden uzaktan dersler ile müziğe ara vermemek için gayret ettik. Ancak yapılan yönetim değerlendirmesi sonucunda vakfın programlarını devam ettirebilecek yeterli ekonomik kaynak ve koşulların olmaması nedeniyle faaliyetlerimize sonbahar aylarına kadar ara verme,  2020-2021 yılı dönem programını tamamladıktan sonra da Barış İçin Müzik Vakfı ekibinin iş akdinin sonlandırılması kararı üzülerek alındı.

Barış İçin Müzik Vakfı programının toplumun her kesimi tarafından sahiplenilmesine yönelik bugünkünden daha iyi sonuçlar almış olmayı isterdik. Vakfın 16 yıldır sürdürdüğü ücretsiz müzik eğitimi modeli bugüne kadar iyilik dolu bir model ortaya çıkardı.

Bu modelin devam edebilmesi için vakfın maliyetini karşılama sorumluluğunun yanı sıra kurumsal yapısının güçlendirilmesine, toplumun farklı kesimleri tarafından sahiplenilmesi ve elbette Türkiye’de sivil toplum kuruluşları için koşulların elverişliliğinin geliştirilmesine ihtiyaç var.

Çocuk Fonu Başvuru Süreci Tamamlandı

By | Vakıf Haberi | No Comments

Çocuk Fonu başvuruları, 1 Ekim Pazar akşamı kapandı.

16 farklı şehirden 86 başvuru aldık. Başvuruların %86’sı derneklerden, %13’ü vakıflardan, %1’i üniversite/kooperatiflerden geldi. Projelerin %73’ü yeni, %27’si ise devam projesi olarak görünüyor.

Toplam talep edilen hibe miktarı 3.006.069 TL iken ortalama hibe talebi 34.954 TL oldu.

Başvurular ile ilgili değerlendirme sürecimiz başladı. Kasım ayının ortasında başvuran STK’larla iletişime geçilmesini umuyoruz.

İlginiz için çok teşekkür ediyoruz! 

Çocuk Fonu Başvurularınızı Bekliyor

By | Vakıf Haberi | No Comments

Sivil toplum kuruluşlarına (STK) hibeler yoluyla katkı sağlamayı amaçlayan Sivil Toplum için Destek Vakfı, yeni bir hibe programı olan Çocuk Fonunu STK’ların başvurularına açıyor.

Bu program kapsamında desteklenecek projelerin odağında 0-15 yaş arası çocukların temel çocuk haklarına erişimlerini tesis etmeye yönelik projeler vardır.

Hibe programı kapsamında toplam 135.000 TL’lik fon desteği sağlanacaktır. 

Başvuruda bulunan bir kurum en fazla 40.000 TL talep edilebilir ve desteklerin süresi (en fazla) 12 aydır.

Programa başvuran STK’ların tüzel kişiliğe sahip olması yeterlidir. STK’nın kuruluş tarihi ile ilgili bir kısıt bulunmamaktadır. 

Ekim ayı sonu itibariyle hibe desteğinden yararlanmak isteyen sivil toplum kuruluşlarının en geç 1 Ekim 2017 tarihine kadar başvuru yapmaları gerekmektedir. 

Çocuk Fonu ile ilgili başvuru formuna ve değerlendirme kriterlerine buradan ulaşabilir, sorularınızı kurumsal@siviltoplumdestek.org adresine gönderebilirsiniz. 

Müziğin Birleştirici Gücü

By | Röportaj | No Comments

Kurumsal Destek Programı dahilinde desteklediğiniz Barış için Müzik Vakfı ile çalışmalarını, hibe sürecini ve gelecek planlarını konuştuk. Röportajın tamamını aşağıda okuyabilirsiniz. 

Sivil Toplum için Destek Vakfı (DV): Barış için Müzik Vakfı, hangi sosyal problemden yola çıkarak kuruldu? Genel olarak çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Barış için Müzik Vakfı (BİMV): Barış için Müzik Vakfı, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde yer alan “Her çocuğun kültürel ve sanatsal yaşama serbestçe katılım hakkı vardır.” maddesinden yola çıkarak çocukların sanatsal yaşama katılımı önündeki engelleri kaldırmak amacıyla kuruldu.

Barış için Müzik Vakfı, 7-15 yaş arası çocuklara hiçbir ayrım gözetmeden ücretsiz enstrüman ve müzik eğitimi olanağı sağlıyor. Barış için Müzik Vakfına katılan her çocuk istediği enstrümanı seçip derslere katılabiliyor ve Barış için Müzik Orkestraları’nın bir parçası oluyor. Parçası olduğu orkestralar ile yurt içi ve yurt dışında birçok konserde sahne alıyorlar.

DV: Sanatın birleştirici ve iyileştirici gücü çalışmalarınızda nasıl bir rol oynuyor? Çocuklar üzerindeki etkisini nasıl yorumlarsınız?

BİMV: Barış için Müzik Vakfının uyguladığı eğitim modeli, orkestralar temelinde ilerliyor. Vakıfta müzik eğitimi almaya başlayan her çocuk kendi seviyesindeki orkestraya dahil oluyor ve vakfın uyguladığı bireysel ve toplu derslerden yararlanıyor. Vakıf, orkestrayı temel alan eğitim modelini toplum minyatürü olarak yorumluyor. Farklı sosyal statülere ve kültürlere sahip çocuklar orkestra içerisinde ortak amaç uğruna çalışmalarını sürdürüyor. Çocuklar orkestra içerisinde farklı seslere saygı duymayı, kendini ifade edebilmeyi, kolektif çalışmayı öğreniyorlar. Orkestralar aracılığıyla sanatın iyileştirici ve birleştirici etkisinin arttığı düşünülüyor. Çocukların vakıfta eğitim almaya başladığı andan itibaren hem okul derslerinde hem de insan ilişkilerinde gerçekleştirdiği değişim bu etkiyi gözler önüne seriyor.

DV: Çalışmalarınızı Edirnekapı’da sürdürüyorsunuz. Mahalle bazlı çalışmanın sizce avantajları nelerdir?

BİMV: Barış için Müzik Vakfı çalışmalarını, çocukların sanatsal yaşama katılım konusunda zorluk yaşadığı, sosyo-ekonomik olarak düşük bölgelerde sürdürüyor. Yapılan çalışmalara çevre bölgelerden de çocuklar katılabiliyor. Çalışmaların mahalli bazda yapılması çocukların aidiyet duygularını güçlendiriyor, veli katılımını ve çevre desteğini kolaylaştırıyor. Aynı zamanda mahalle içerisinde oluşturduğu istihdam olanakları ile mahallelinin de kalkınmasını sağlıyor.

DV: Çocukların yanı sıra aileleri de vakıf bünyesine dahil etmeye çalışıyorsunuz. Bu konuda yapmak istedikleriniz ayrıca nelerdir?

BİMV: Vakıf, sanatın olumlu etkilerini çocuktan başlayarak aile bireylerine de ulaştırmayı hedefliyor. Bu konuda aileleri sürece dahil etmek için kısa vadeli çeşitli aktiviteler düzenliyor. Bu etkiyi uzun vadeye yaymak amacıyla veli korosu oluşturmak vakfın hedefleri arasında yer alıyor.

DV: Sivil Toplum için Destek Vakfı’ndan aldığınız hibe desteğini nasıl kullanmayı planlıyorsunuz? Hibe süreci, finansal sürdürülebilirlik açısından nasıl bir etki yaratıyor?

BİMV: Barış için Müzik Vakfı, Sivil Toplum İçin Destek Vakfı’ndan aldığı hibe ile 1 yıl boyunca kaynak geliştirme danışmanlığı hizmeti alacak. Vakıf, 1 yıl boyunca alacağı kaynak geliştirme danışmanlığı ile vakıf bünyesinde kaynak geliştirme departmanının temellerini atarak bu yıl içerisinde gerçekleşecek etkiyi uzun vadeye yayıp finansal sürdürülebilirliği sağlamayı hedefliyor.

Mavi Kalem’in Hibe Süreci Sona Erdi

By | Kurumsal Destek Fonu | No Comments

Kurumsal Program dahilinde ilk hibe desteğini alan Mavi Kalem Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği hibe sürecini tamamladı.

Mart 2016 – Ekim 2016 tarihleri arasında devam eden hibe dahilinde, Mavi Kalem’in ofis koordinatörünün maaşı, derneğin kirası, bilgisayarların bakımı ve çeviri masrafları karşılandı.

Hibe, Mavi Kalem’in yeniden yapılanma sürecinde temel giderlerin karşılanmasına destek oldu. 

Böylece derneğin temel ihtiyaçlarının karşılanması, kurumsal kimliğinin güçlendirmesi, kaynak geliştirme, projelere başvuru süreçlerinde ve diğer çalışmalarda güçlü adımlar atmasına önemli bir katkı sağlandı. Ayrıca devam eden ya da uygulanması için çalışılan fikir ve projelerin üzerinde daha verimli çalışılması sağlandı. 

Sivil Toplum için Destek Vakfının hibe programlarından yararlanan STK’ların dilerlerse tekrar başvuru yapabiliyorlar.