Tag

engelliler arşivleri - Sivil Toplum için Destek Vakfı

Depo: Akıl Hastanesinde Hayat

By | Proje Destek Fonu | No Comments

RUSİHAK / www.rusihak.org 

Ruh Sağlığında İnsan Hakları Girişimi (RUSİHAK), ruh sağlığı alanında toplumsal, hukuki ve kurumsal anlamda gerçekleşen hak ihlalleriyle mücadele eden bir sivil toplum örgütü. Kurucuları, yönetim kurulu üyeleri ve çalışanlarının büyük kısmı, ruh sağlığı sorunu yaşayan bireyler ya da yakınlarından oluşan RUSİHAK, ruh sağlığı sorunu yaşayan bireylerin ve yakınlarının toplumsal hayata eşit ve tam katılımını benimsiyor. Dernek, başta Birleşmiş Milletler Engelli Bireylerin Haklarına Dair Sözleşme (BM EHS) olmak üzere, uluslararası ve bölgesel sözleşmeler ve temel insan hakları prensipleri ışığında çalışmalarını sürdürüyor.

RUSİHAK, “Depo İlleri Dolaşıyor!” projesi kapsamında Sivil Toplum için Destek Vakfından hibe desteği alacak.

2012-2013 yıllarında çekimi tamamlanan ve ilk gösterimi 2014’te yapılan Depo: Akıl Hastanesinde Hayat belgeseli Türkiye’de kapalı psikiyatri kurumlarının koşullarını belgeleyen ilk ve tek belgesel olma özelliğini taşıyor. Dolayısıyla kurum koşulları ilk kez bu belgeselin gösterimiyle bu kadar açık bir şekilde kamuoyuyla paylaşılıyor. Proje süresince 2 ilde Depo: Akıl Hastanesinde Hayat belgeselinin gösterimi ardından söyleşi yapılması planlanıyor. Gösterim ve söyleşiler; ilgili bölümlerdeki öğrenci ve akademisyenlerin, sivil toplum kuruluşlarında çalışanlar kişilerin, ruh sağlığı alanında çalışan, ruh sağlığı alanında sorun yaşayan bireyler ve yakınlarının katımlarıyla gerçekleştirilecek. Söyleşilerin; RUSİHAK’tan iki konuşmacı, ilgili bölümlerden bir akademisyen ve akıl hastanesine yatış deneyimi olan ve/veya alanda faaliyet gösteren yerel örgütün temsilcisi bir kişiyle gerçekleştirilmesi planlanıyor.

“Depo, İlleri Dolaşıyor!” projesi 30 Ekim 2016 – 30 Nisan 2017 tarihleri arasında toplam 12.295 TL hibe desteği alacak.

Belgeselin fragmanına aşağıdan ulaşabilirsiniz.

İnsanı Odağa Alan Gelişme

By | Uzman Görüşü | No Comments

Didem Tekeli (Ruh Sağlığında İnsan Hakları Girişimi Derneği – RUSİHAK; Destek Reformlarının Garanti Altına Alınması için Bölgesel Ortaklık Projesi (BİREY)  Koordinatörü / www.madde12.org

Önemli Not: Metinde görme engelliler için görseller betimlenmiştir.

KISA, SARI SAÇLI DİDEM TEKELİ AVRUPA PARLAMENTOSU BAYRAĞININ ÖNÜNDE POZ VERMİŞ. KAMERAYA BAKMIŞ, GÜLÜMSEMİŞ. ÜSTÜNDE AÇIK MAVİ RENGİNDE KOT BİR GÖMLEK VAR, ÜST BİR KAÇ DÜĞMESİ AÇIK. ARKADAKİ ZEMİN İSE KOYU MAVİ.

Kapsayıcı kalkınma (*) insanı hedef alan, insan yaşamının değerine odaklanan gelişme anlayışının adı. Nobel ödülü almış iki ekonomistin, Amartya Sen ve Angus Deaton’ın yazdıklarına bakınca kapsayıcı kalkınmanın gelişmişlik anlayışını değiştirdiğini görüyoruz. İnsan odaklı kalkınma gelişmeyi yalnızca kişi başına düşen milli gelire bakıp sanayileşme oranlarını inceleyerek, teknolojik gelişme veya sosyal modernizasyonu hesaplayarak değerlendiremeyeceğimizi söylüyor. İşin güzel yanı, kalkınmışlık hesaplarının artık böyle yapılamayacağını dile getirenler arasında yakından bildiğimiz bir uluslararası örgüt var: Birleşmiş Milletler (BM).

BM Genel Kurulu 2015 Eylül’ünde, “Dünyamızı Dönüştürmek: Sürdürülebilir Kalkınma için 2030 Gündemi” adlı kararı aldı. Belge, gelecek on beş yıl boyunca “herkes için insan hakları” isteyen bir anlayışla kalkınma politikalarının şekillenmesi gereğini vurguluyor. 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SKH) insanı, insanın onurlu biçimde varlığını sürdürmesini, haklarını kullanmasını ve kendini geliştirebilme kapasitesini dikkate alan kalkınma politikalarını hedefliyor.

SKH’NE YÖNELİK GÖRSEL: ON YEDİ SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA İÇİN KÜRESEL HEDEF BİR A4 SAYFASI ÜSTÜNDE LİSTELENMİŞ. SAYFA YATAY KULLANILMIŞ VE EŞİT KARE PARÇALARA BÖLÜNMÜŞ, HER BİRİNİN SOLT ÜST KISMINDA NUMARASI VAR VE KÜRESEL HEDEFİN KISACA KONUSU YAZILMIŞ. HER HEDEF İÇİN BİR İMGE BELİRLENMİŞ.

SOL ÜSTTEN SAĞA DOĞRU SAYFAYA YERLEŞTİRİLMİŞ HEDEFLERİN KISA ADLARI VE KULLANILAN İMGELER AŞAĞIDA LİSTELENMİŞTİR.

  1. YOKSULLUĞA SON: KIRMIZI BİR ZEMİN ÜSTÜNDE ALTI TANE BEYAZ İNSAN FİGÜRÜ ÇİZİLMİŞ. SOLDAN SAĞA FİGÜRLERE BAKTIĞIMIZDA EN SOLDA YER ALAN ERKEK FİGÜRÜNÜN ELİNDE BASTON OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ. ÖBÜR ELİYLE BİR KIZ ÇOCUĞUNUN ELİNDEN TUTUYOR. KIZ ÇOCUĞU ÖBÜR ELİYLE BİR KADININ ELİNİ TUTMUŞ. BU KADININ YANINDA İKİNCİ BİR KADIN VAR. KADININ ÖBÜR YANINDA BİR ERKEK ÇOCUĞU DURUYOR. ERKEK ÇOCUĞUNUN ÖBÜR YANINDA BİR ERKEK FİGÜRÜ VAR.

  2. AÇLIĞA SON: SAMAN SARISI ZEMİN ÜSTÜNDE BEYAZ RENKTE BİR KASE ÇİZİLMİŞ. KASENİN ÜSTÜNDE KIVRILAN ÜÇ DALGA TÜTEN DUMANI BETİMLEMİŞ.

  3. SAĞLIKLI BİREYLER: YEŞİL ZEMİNİN ÜSTÜNDE BEYAZ RENKTE NABIZ RİTMİ RESMEDİLMİŞ. YÜKSELİP ALÇALAN ÇİZGİLERİN SAĞ UCUNDA BEYAZ BİR KALP RESMİ GÖRÜYORUZ.

  4. NİTELİKLİ EĞİTİM: KIRMIZI ZEMİN ÜSTÜNDE SOL TARAFTA AÇIK BİR KİTAP VEYA DEFTER ÇİZİLMİŞ. HEMEN SAĞINA BİR KALEM RESMİ ÇİZİLMİŞ. HER İKİ ŞEKİLDE BEYAZ RENKTE.

  5. TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ: TURUNCU ZEMİN ÜSTÜNE, ORTAYA BEYAZ BİR YUVARLAK ÇİZİLMİŞ. YUVARLAĞIN İÇİNDE BEYAZ RENKTE İKİ KISA YATAY DÜZ ÇİZGİ YANİ EŞİTTİR İŞARETİ VAR. YUVARLAĞIN DIŞINDA, SAĞ ÜST KISMINDAN BİR OK YUKARI ÇIKIYOR. YUVARLAĞIN DIŞINDA, ORTADAN AŞAĞIYA BEYAZ BİR ARTI İŞARETİ UZANIYOR. YANİ ERKEK VE KADINI BETİMLEYEN FİGÜRLER İÇ İÇE GEÇİRİLMİŞ.

  6. TEMİZ SU VE SIHHİ KOŞULLAR: TURKUVAZ ZEMİN ÜSTÜNE BEYAZ RENKTE BİR KOVA ÇİZİLMİŞ. KOVANIN İÇİNDE SU OLDUĞUNU ANLATMAK İÇİN HEM SU DALGASI ÇİZİLMİŞ, HEM DE KOVANIN TAM ORTASINA SU DAMLASI RESMEDİLMİŞ. KOVANIN TABANINDAN AŞAĞI DOĞRU UZANAN BİR OK RESMEDİLMİŞ.

  7. ERİŞİLEBİLİR VE TEMİZ ENERJİ: PARLAK SARI ZEMİN ÜSTÜNDE BEYAZ RENKTE, PARLAYAN BİR GÜNEŞ RESMEDİLMİŞ. GÜNEŞİN PARLADIĞINI YUVARLAĞI ÇEVRELEYEN KISALI UZUNLU DÜZ ÇUBUKLARDAN ANLIYORUZ. GÜNEŞİN TAM ORTASINDA, YANİ YUVARLAĞIN TAM ORTASINDA AÇMA/KAPAMA DÜĞMELERİNİN SEMBOLÜ BULUNUYOR. BU SEMBOL NEREDEYSE BİR YUVARLAK ANCAK ÜST KISMINDA ÇİZGİLER BİRLEŞİP GERÇEK BİR YUVARLAK OLUŞTURMUYOR. YUVARLAĞIMSI ŞEKLİN ÜST KISMINDA AÇIKLIK VAR VE AÇIKLIĞIN ORTASINDA KISABİRAZ YUKARI VE BİRAZ AŞAĞI UZANAN DÜZ BİR ÇİZGİ VAR.

  8. İNSANA YAKIŞIR İŞ VE EKONOMİK BÜYÜME: KOYU PEMBE ZEMİN ÜSTÜNE YÜKSELEN, ALÇALAN VE YİNE YÜKSELEN BİR OK ÇİZİLMİŞ. OKLA OLUŞTURULAN BU HATTIN ALTINA BEYAZ BİR BİNA RESMEDİLMİŞ, BÖYLECE OK BİR ÇATIYA DÖNÜŞMÜŞ. BİNANIN İŞ YERİNİ/FABRİKAYI SİMGELEDİĞİ SÖYLENEBİLİR.

  9. SANAYİ, YENİLİKÇİLİK VE ALTYAPI: KOYU TURUNCU ZEMİN ÜSTÜNDE BEYAZLA ÇİZİLMİŞ ÜÇ GEOMETRİK ŞEKİL, KÜP VAR. KÜPLERDEN ORTADAKİ ÖBÜRLERİNİN ÜSTÜNDE.

  10. EŞİTSİZLİKLERİN AZALTILMASI: SAĞ ÜST TARAFTAN BAŞLAYARAK BEYAZ RENKLİ BİR KALEMLE ELLE ÇİZİLMİŞ GİBİ DURAN BİR YUVARLAK VAR. YUVARLAĞIN ORTASINA YİNE BEYAZ RENKLE İKİ KISA YATAY DÜZ ÇİZGİ ÇİZİLMİŞ. YANİ YUVARLAĞIN ORTASINA EŞİTTİR İŞARETİ KONMUŞ.

  11. SÜRDÜRÜLEBİLİR ŞEHİR VE YAŞAM ALANLARI: AÇIK, DOLGUN TURUNCU ZEMİN ÜSTÜNE BEYAZ RENKTE DÖRT BİNA RESMEDİLMİŞ. EN SOLDAKİ BİNA KISA, ÜÇGEN BİÇİMLİ BİR ÇATISI VE TAM ORTASINDA DİKDÖRTGEN BİR KAPISI VAR. YANINDA BİNA ONDAN OLDUKÇA UZUN, BEŞ KATLI. HER KATTA KÜÇÜK İKİŞER PENCERE VAR. SOLDAN ÜÇÜNCÜ BİNA ASİMETRİK YAPIDA, ALTI KATI VAR. KATLARDA PENCERELER VAR ANCAK BİR TARAFI ÖBÜR TARAFINDAN KISA OLDUĞUNDAN HER KATTA PENCERE SAYISI AYNI DEĞİL. EN SAĞDAKİ BİNA İKİ KATLI BİR BİNA OLARAK RESMEDİLMİŞ. DÜZ BİR ÇATISI VAR VE HER İKİ KATINDA DA İKİŞER PENCERESİ BULUNUYOR.

  12. SORUMLU TÜKETİM VE ÜRETİM: TABA ZEMİN ÜSTÜNE BEYAZ OKLA SONSUZLUK İŞARETİ ÇİZİLMİŞ. OK SAYFANIN ORTASINDA BAŞLIYOR, SAĞA ÜSTE UZANIP KIVRILIP YUVARLANARAK AŞAĞI İNİYOR SONRA TEKRAR SOL ÜSTE DOĞRU KIVRILIP YUVARLANARAK AŞAĞI İNİYOR. YENİDEN SAĞ ÜSTE HAREKETLENECEKKEN OKUN UCU BU NOKTADA ÇİZİLMİŞ. ÖNÜMÜZDE BİR NEVİ YATIK 8 HARFİ VAR.

  13. İKLİM EYLEMİ: KOYU, ACI YEŞİL ZEMİN ÜSTÜNE BEYAZLA KİRPİKSİZ, AÇIK BİR GÖZ RESMEDİLMİŞ. GÖZÜN KENDİ DÜNYA OLARAK ÇİZİLMİŞ.

  14. SUDAKİ YAŞAM: AÇIK MAVİ ZEMİN ÜSTÜNE BEYAZLA İKİ SIRA DALGA RESMEDİLMİŞ VE BU DALGALARIN ALTINDA BİR BALIK VAR. BALIK SAĞA DOĞRU YÜZER BİÇİMDE ÇİZİLMİŞ.

  15. KARASAL YAŞAM: AÇIK YEŞİL ZEMİN ÜSTÜNE BEYAZ RENKTE İKİ KALIN DÜZ ÇİZGİ ÇİZİLMİŞ. BU ÇİZGİLERİN ÜSTÜNE BİR YAPRAKLI AĞAÇ VE ÜÇ ADET UÇAN KUŞ RESMEDİLMİŞ.

  16. BARIŞ VE ADALET: KOYU MAVİ ZEMİN ÜSTÜNE YATAY OLARAK BEYAZ BİR MAHKEME TOKMAĞI ÇİZİLMİŞ. TOKMAĞIN BAŞ KISMI SAĞ TARAFTA. TOKMAĞIN ÜSTÜNE BEYAZ BİR GÜVERCİN KONMUŞ. GÜVERCİNİN KANATLARI AÇIK, YA YENİ KONMUŞ YA DA UÇACAK. GAGASININ ARASINDA ZEYTİN DALI VAR.

  17. HEDEFLER İÇİN ORTAKLIKLAR: LACİVERT ZEMİN ÜSTÜNE BEYAZ RENTE YUVARLAKLAR ÇİZİLMİŞ. YUVARLAKLAR BİRBİRİNİN İÇİNE GEÇİYOR VE BİR ÇİÇEK DESENİ OLUŞTURUYORLAR.

  18. SON KAREDE AÇIK GRİ ZEMİN ÜSTÜNE BEYAZ BİR TEKER ÇİZİLMİŞ. TEKER ON YEDİ EŞİT PARÇAYA BÖLÜNMÜŞ. HER BİR PARÇA YUKARIDA BETİMLENEN RENKLERE BOYANMIŞ. TEKERİN ALTINDA “SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA İÇİN KÜRESEL HEDEFLER” YAZIYOR. KÜRESEL HEDEFLER SÖZCÜKLERİ BÜYÜK HAFLERLE VE KOYU RENKTE YAZILMIŞ. TÜM YAZILAR SİYAK RENKTE.

NOT: TÜM OKUYUCULARA HATIRLATALIM, KÜRESEL HEDEFLERİN İÇERİĞİ VE ADI BU GÖRSELDE YAZANDAN DETAYLI. HEDEFLERE DAİR DAHA FAZLA BİLGİ TÜRKÇE OLARAK HTTP://WWW.KURESELHEDEFLER.ORGSİTESİNDEN, İNGİLİZCE OLARAK HTTPS://SUSTAİNABLEDEVELOPMENT.UN.ORG/SDGSSİTESİNDEN ALINABİLİR.

Buraya dek tümü iyi haber çünkü kapsayıcı kalkınmayı öğrendiğimiz, uygulamak için destek bulabileceğimiz zamanlarda yaşadığımızı görüyoruz. Bu noktada dikkatinizi çekmek isterim, kapsayıcı kalkınmanın hedeflediği ‘herkes’ tanımının içinde engelli birey de var.

Bugün bize bireyin özgürlüğünün önemini, özgürlük alanının genişlemesi gerektiğini, insanın kapasitesini geliştirme hakkına sahip olduğunu hatırlatan yalnızca SKH değil. İnsan hakları üstüne yazılmış uluslararası yeni bir sözleşme, hukuki bağlayıcılığı olan bir metin, BM Engelli Bireylerin Haklarına Dair Sözleşme (EHS) de aynı noktalara vurgu yapıyor. Engelliliği insanın hallerinden biri olarak tanıyan EHS herkesin eşit olduğunu, öyleyse hepimizin kalkınmanın içinde yer alması gerektiğini hatırlatıyor.

İyi haberler önümüzü açacak uluslararası araçlara sahip olduğumuz gerçeğiyle sınırlı değil. Engelli bireylerin ve onların örgütlenmelerinin katılımıyla BM’nin çatısı altında hazırlanan EHS, Türkiye tarafından 2007 yılında imzalandı, 2009 yılında onaylandı. Sözleşmenin Türkiye tarafından onaylandığını söylediğimizde aslında Türkiye’nin EHS’de yer alan tüm hakları tanıyıp uygulayacağına ve hakların uygulanmasını teşvik edeceğine söz vermiş olduğunu vurguluyoruz. Türkiye’nin 2015 yılında EHS’nin ek protokolünü, yani bireysel veya birey adına öbür gerçek kişilerin veya grupların sözleşmenin uygulanmasını izleyen BM Engellilerin Hakları Komitesi’ne başvuru hakkını tanıyan protokolü onayladığını belirtelim. Demek bugün Türkiye’de yaşayan bireyler olarak kapsayıcı kalkınma, dolayısıyla engelliliği de içeren bir kalkınma için hukuki ve ilkesel zeminimiz bulunuyor. Sıra böyle bir kalkınmayı gerçek anlamda istemekte ve gerçekleştirmede.

Engelliliği kapsayıcı kalkınma (**) için aklımızda tutmamız gereken ilk şey, hepimizin eşit olduğu gerçeği. Teoride, duysal, ruhsal, öğrenme farklılıklarımızın, türlü fiziksel kapasitelerimizin aramızda var olan eşitliği bozmadığını kabul ediyoruz.

Peki ya pratikte?

Bu soruyu kendimize sormamız günlük iş yapış biçimlerimizi gözden geçirmemizi sağlayacağından güzel bir başlangıç olur, ancak yetmez. Soruyu bir de içinde yer aldığımız örgüt, kurum, projeler için soralım. Üretimlerimiz hepimizin eşit olduğu gerçeğinden hareketle mi şekilleniyor? Cevabımız olumsuzsa, pratiklerimizi etkileyen politika, sistem ve algıların değişmesi adına ne yapıyoruz, diye düşünmeliyiz. Düşünmek, engelliliği kapsayıcı kalkınmayı anlamak amacıyla örgütümüzde, kurumumuzda, proje ekibimizde yer alanlara yönelik eğitim, bilinç artırma faaliyetleri yapmak bir ilk adım olarak anlamlı olacaktır.

Engelliliği kapsayıcı kalkınma, ortaya konan tüm hizmet ve ürünlerin engelli bireyin varlığını hesaba katarak şekillendiği, tüm projelerin, plan ve adımların bu anlayışla gerçekleştirildiği bir gelişmişlik çabasına işaret ediyor. Öyleyse öncelikle katılımı sağlamalıyız.

Kulislerde anlatılan, gerçekliği şüpheli bir öykü var. Belçika ordusuna kadınların asker olarak alınmasına karar verildiğinde, askerlerin kıyafetlerini temin eden adamların sütyen alması gerekir. Uzun tartışmalardan sonra yetkililer tüm kadın askerlere seksen beden sütyen alınmasına karar verir ve alım yapılır. Komik. Ayrıca müthiş bir zaman, emek, para kaybı. Oysa tek bir kadına danışılsaydı, karar mekanizmalarında bir kadın dahi olsaydı şimdi bunu okuyup gülümsemiyor olacaktık. Hedeflediğimiz her noktada, aklımızdan geçen hedef kitle ne olursa olsun içinde engelli bireylerin olduğunu unutmamak gerekiyor. Verdiğimiz ürün veya hizmetin erişilebilir kılınması için yapabileceğimiz en etkili ve en kolay şey ise engelli bireyin her aşamada ekibimizin içinde olmasını sağlamak. Atacağımız adımların her aşamasında onun varlığını mümkün kılmak.

Engelli bireyi planlamaya ve çalışmaya dahil etmek bütçemizi gözden geçirmeyi gerektirecektir. Engelli bireyin süreçlerin her aşamasında olması, tüm aktivite ve planların içinde yer alması için öncelikle düşünce biçimimizi gözden geçirmemiz gerektiğini belirtmiştik. Böylesi kritik bir yaklaşım, ürünümüzün herkes tarafından tüketilebilir olmasını beraberinde getirecektir. Bu nedenle, ‘engelliliği nasıl görüyoruz’, ‘yeti kaybı bizim için ne ifade ediyor’, ‘yeti kaybı olan bireye nasıl bakıyoruz’ gibi temel soruları ve fazlasını tartışmalı, tartışmaların gerçekleşmesini sağlayacak zemini sağlamalıyız. Bu tür çalışmalar için bütçemizde kaynak ayırmak anlamlı olacaktır.

Kapsayıcı olabilmek çalıştığımız ortamı erişilebilir kılmayı da gerektirir. Erişilebilir ortama sahip olmak amacıyla neler yapabileceğimizi engelli bireylerle tarışmak anlamlı olacaktır. Ayrımcı olmayan yaklaşım her şeyden önce farklılıkların katılımına izin vermemizi gerektiriyor. Öyleyse katılım için gerekli harcamaları yapmak, bütçenin kapsayıcı olmasına izin vermek şart.

Engelliliğe dair her ne biliyorsak unutalım ve engelli bireylerin tam ve etkili biçimde toplumun parçası olmasına odaklanalım. O zaman kapsayıcı bir kalkınma için çalışıyor olacağız. Erişilebilir toplumlarda yaşıyor olacağız. Herkesin değerli olduğu, herkesin kendisini var etmesine olanak tanıyan bir sisteme doğru değişimin parçası haline geleceğiz.

Hepimizin bir kapasitesi var ve bu kapasite geliştirilebilir. Ben, dilediği zaman kendisini farklı biçimde tanımlayabilen, kendisini yine ve yeniden gerçekleştirebilen, bunun için olanağa sahip bireyin özgür birey olduğunu düşünüyorum. Ve böyle bir özgürlüğe erişmek için her zaman desteğe ihtiyacımız var gibi geliyor bana. Bir başkasına ihtiyacımız var. Octavia Paz, sevginin özgürlük üstüne oynanan vahşi bir kumar olduğunu söyler. Kendimizin değil, ötekinin özgürlüğü için oynanan bir kumar. İster ötekinin özgürlüğü için sevgiyle diyelim, ister erişilebilir, eşitlikçi toplum için, çabaya şimdi, burada başlayalım.

***

Yazıda:

(*) Kapsayıcı Kalkınma, ‘Inclusive Development’ kavramının karşılığı olarak,

(**) Engelliliği Kapsayıcı Kalkınma, ‘Disability Inclusive Development’ kavramının karşılığı olarak kullanılmıştır.