Tag

hibe programı arşivleri - Sivil Toplum için Destek Vakfı

Turquoise Coast Environment Fund Başvuruları Açıldı

By | Uncategorized

Kara ve denizle bağlantılı adalar, kıyısal bölgeler ve sulak alanlar da dahil olmak üzere, Türkiye’nin güney ve/veya batı kıyı bölgelerinde; doğa ve biyoçeşitlilik, deniz ve kıyı koruma konularında aktif olarak çalışan yerel sivil toplum kuruluşlarının (STK) çalışmalarını desteklemek amacıyla Conservation Collective işbirliği ile hayata geçirdiğimiz Turquoise Coast Environment Fund (TCEF) başvuruları açıldı.

Turquoise Coast Environment Fund kapsamında, Ege ve Akdeniz bölgesindeki başlıca çevresel zorluklar ve fırsatlar göz önünde bulundurularak doğal çevreyi korumayı ve yenilemeyi hedefleyen yerel STK’ların projeleri desteklenecek. Fonun 2022 dönemi kapsamında yapılacak başvuruların aşağıda belirtilen üç tematik alanı ve bu alanlarla uyumlu konuları  önceliklendirilmesi bekleniyor:

  1. Sürdürülebilir Gıda Sistemlerini teşvik etmek
  2. Biyolojik Çeşitlilik ve Ekosistem Hizmetleri teşvik etmek
  3. Koruma alanında çalışan yerel STK’larının yasal ve kurumsal olarak desteklenmek ve güçlendirilmek

Bunlarla beraber desteklenecek çalışmaların odağında aşağıda açıklanan öncelik alanlarının da olması bekleniyor:

  • Projelerin yerel ölçekte açık, net ve ikna edici olması,
  • Ölçülebilir ve sürdürülebilir uzun vadeli etkileri ve sistem değişikliği potansiyeli sağlaması,
  • Kapasite oluşturma ve yerel topluluklar arasında çok çeşitli paydaşları dahil etme fırsatları gibi, tekrarlanabilirlik ve ölçeklendirme fırsatları aranacaktır.

Projeye başvuracak STK’ların ve yapılacak başvuruların aşağıdaki kriterleri sağlaması bekleniyor:

  • Tüzel kişiliğe sahip, kâr amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşu olması (dernek, vakıf, kooperatif. vb.)
  • Türkiye’de doğa ve biyoçeşitlilik, deniz ve kıyı koruma konularında aktif olarak çalışıyor olması
  • 2021 yılı gelirleri 3.000.000 TL’den az olması

Turquoise Coast Environment Fund kapsamında STK’lara dağıtılacak hibenin toplam tutarı en az  540.000 TL‘dir. Başvuru yapan STK hibe programından en fazla 180.000 TL talep edilebilir.

Fona başvurmak isteyen kuruluşların başvuru formunu eksiksiz şekilde doldurarak 30 Temmuz Cumartesi günü saat 18:00’e kadar göndermeleri gerekir.

Turquoise Coast Environment Fund hakkında detaylı bilgilere (başvuru koşulları, değerlendirme kriterleri ve proje takvimi) ve başvuru formuna buradan ulaşabilirsiniz.

Rengarenk Umutlar Derneği ile Şartlı Destek Fonu Kapsamında Yürütecekleri Çalışmaları Konuştuk

By | Şartlı Hibe

Rengarenk Umutlar Derneği (RUMUD), Diyarbakır’da dezavantajlı hale getirilen mahallelerde yaşayan, risk altındaki, ayrımcılığa maruz kalmış çocukların fırsat eşitliğini sağlamak amacıyla hak temelli faaliyetler yürütüyor. Şartlı Destek Fonu kapsamında Turkey Mozaik Foundation finansmanı ile hibe desteği sağladığımız RUMUD, hibe kapsamında Temmuz 2021’de hazırladığı İletişim Strateji Belgesi’ni uygulayacak tam zamanlı İletişim Uzmanı istihdam edecek ve ofis giderlerini karşılayacak. 

Rengarenk Umutlar Derneği Genel Koordinatörü Yeter Erel Tuma ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; ekonomik krizin birlikte faaliyet yürüttükleri gruplar üzerindeki etkisi, Diyarbakır’da yaşayan risk altındaki çocukları desteklemek amacıyla yürütülen çalışmalar, çocukların çevreye ve çevre sorunlarına dair farkındalıklarını arttırmak amacıyla yürüttükleri faaliyetler, derneğin 2022 planları ve hibe kapsamında yürütecekleri faaliyetler hakkında konuştuk. 

Rengarenk Umutlar Derneği’nin 2022 yılı için planlarından ve öncelik vereceği çalışmalardan bahseder misiniz?

RUMUD olarak, 2022-2024 Yılı için stratejik planımızı oluşturduk. Stratejik planımız doğrultusunda toplam 8 ana hedefimiz bulunuyor: 

  1. Kurumsal kapasitenin geliştirilmesi,
  2. İnsan ve doğal kaynaklı krizlerin yönetiminde çocuk hakları odaklı bir ağ oluşturulması,
  3. Barış köyü kurulması,
  4. Erken Çocukluk Eğitim merkezinin oluşturulması (Geliştirilen programa uygun olarak),
  5. Çocuk hakları akademisinin geliştirilmesi,
  6. Çocuk hakları izleme merkezinin oluşturulması,
  7. İzleme çalışmalarının yapılması,
  8. Uluslararası ortaklıklar

Bu ana başlıklar aracılığıyla gelmek istediğimiz noktayı ise şöyle tanımlayabiliriz: Çocuk hakları alanında kurumsal kapasitemizi daha fazla geliştirerek yerel işbirlikleri ve ortaklıklar kurmak ve çocuk hakları meselesini bölgenin gündemine sokmak. Erken çocukluk eğitim merkezi, barış köyü ve çocuk hakları akademisi gibi çalışmalar yürüterek çocuk hakları ihlallerine karşı etkili savunuculuk geliştirmek ve bu bağlamda izleme, raporlama ve belgeleme çalışmalarını sürdürmek.

Salgın koşullarının yanı sıra yaşanan ekonomik kriz de hali hazırda kırılgan olan grupları daha savunmasız bir hale getirdi. Bu durum faaliyet yürüttüğünüz bölgedeki çocukları ve ailelerini nasıl etkiledi? Bu çerçevede birlikte çalıştığınız grupların ihtiyaçlarında yaşanan değişimlerden v bahseder misiniz?

Pandemi, mevcut çocuk ihlallerinin yanı sıra yeni ihlal alanları yarattı. Dijital fırsat eşitsizliğinin daha fazla görünür olduğu süreçte çocukların farklı ve niteliksiz işgücüne informal bir şekilde eklemlendiğini söyleyebiliriz. Pandemide Artan Çocuk İşçiliği Araştırma Raporu Diyarbakır Örneği raporumuzda da açıkça görüleceği üzere eğitime erişememe çocukların çalıştırılmasının önünü açtı. Yeteri kadar işletilmeyen denetim mekanizmaları salgın sürecinde çocuk işçi sayısını artmasına neden oldu. Bir yandan salgının çocuk işçiliği üzerindeki etkisi öte yandan ortaya çıkan ekonomik kriz, çocukların okullarını  terk etmesine ve çalışmaya devam etmesine neden oldu. Her geçen gün artan çocuk yoksulluğu meselesi ile ilgili etkili savunu araçları geliştirmeye ve yerel aktörler ile işbirliği içerisinde olmaya devam ediyoruz.

COVID-19 salgının etkisi ile risk altında yaşayan çocuklar tanımlamasına uyan çocuk sayısı her geçen gün artıyor. Diyarbakır’da yaşayan risk altındaki çocukları desteklemek amacıyla ne tür çalışmalar yürütüyorsunuz?

Her ne kadar çocuklar COVID-19 salgınının mağdurları arasında görünmese de aslında salgının en büyük mağdurlarından birisidir. En azından bugüne kadar COVID-19’un çocukların fiziksel sağlığı üzerinde önemli bir etki yaratmadığı gözlense de salgının çocukların iyi oluş hali üzerinde ciddi etkileri olduğu biliniyor. Her yaştan ve tüm ülkelerden çocuklar, krizin sosyo-ekonomik etkilerine maruz kalıyor. Bazı durumlarda da çocuklar yarardan çok zarar veren, hafifletici tedbirlerden etkilenmektedir ve ne yazık ki bu etkiler çok uzun yıllar sürecek gibi görünüyor.

Maalesef ki, COVID-19 salgının zararlı etkileri eşit bir şekilde dağılmıyor. Yoksul ülkelerde, yoksul mahallerde yaşayan ya da hali hazırda dezavantajlı durumda olan çocuklar üzerinde salgının çok daha zararlı etkileri olduğundan bahsetmek mümkün. 

Çocuklar bu krizden üç şekilde etkileniyor: Doğrudan virüsün bulaşması, salgını durdurmaya yönelik tedbirlerin kısa vadeli sosyo-ekonomik etkilerinin hissedilmesi ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ni uygulama sürecindeki gecikmenin uzun vadedeki olası sonuçları.

RUMUD olarak çalışma sahamız olan Diyarbakır’ın Sur ilçesinde eşitsizliğin ve yetersiz tedbirlerin çocuklar üzerinde ki etkilerini görünür kılmak için çeşitli çalışmalar yürütüyoruz: Raporlar,basın açıklamaları ve  kampanya. Aynı zamanda, dernek merkezinde yürüttüğümüz atölyelere katılım sağlayan çocuklar ve bakım verenleri için bilinç yükseltme, çocukların akademik devamlılığı ve güçlendirme çalışmalarımız devam ediyor.

Çocuklarla beraber geri dönüşüm malzemelerini farklı şekillerde kullandığınız birçok çalışma yürütüyorsunuz. Gerçekleştirdiğiniz bu çalışmaların amaçlarından bahsedebilir misiniz?  Bu faaliyetler çocukların çevreye ve çevre sorunlarına bakış açısında nasıl bir dönüşüme neden oldu? 

Sürdürülebilir bir çevre için politika belgemizi hazırladık. Bu belgede aldığımız tüm kararlar derneğin tüm çalışma alanlarına entegre edilmiş durumda. Ancak bu farkındalığı geliştirmek ve çocukların çevreye duyarlılığını arttırmak için çeşitli faaliyetler de yürütmeye devam ediyoruz. Bunlardan biri de “İleri Dönüşüm Atölyesi”dir. Düzenlediğimiz atölye ile geri dönüşüm bir malzemeyi hammaddesine dönüştürmek, artık kullanılmayan bir malzemeyi başka bir şeye dönüştürmek gibi faaliyetler yürütüyoruz. Bu atölye aracılığı ile çocuklar evlerinde artık kullanılmaya, çöp olarak tanımlanabilecek malzemeleri oyuncağa dönüştürüyor. Temel hedefimiz elbetteki çocukların farkındalığını arttırmak ama bu yöntemle aynı zamanda çocukların yaratıcıkları, el becerileri ve hayal dünyaları da gelişiyor.

Turkey Mozaik Foundation finansmanı ile sağladığımız Şartlı Destek Fonu kapsamında Temmuz 2021’de hazırladığınız İletişim Strateji belgenizi uygulamayı hedefliyorsunuz. Çocuk hakları alanında faaliyet yürüten bir dernek olarak iletişim stratejinizi belirlerken nelere öncelik verdiniz? Hibe desteğimizle bu kapsamda ne tür çalışmalar yapmayı planlıyorsunuz?

Bir sivil toplum örgütü olarak görünürlülüğün çok önemli olduğunun farkındayız. Son dönemlerde yürüttüğümüz savunuculuk ve kampanya çalışmaları bir kez daha gösterdi ki dijital platformlar bu faaliyetlerin oluşturduğu etkide çok önemli bir rol oynuyor. Fakat bizim için önemli olan bu iletişim faaliyetlerini yürütürken çocuk güvenliğini sağlayabilmek. Bu nedenle stratejimizi; çocuk hakları odaklı, çocukları ajite etmeyen, tüm çocukların eşit haklara sahip olduğu ve olması gerektiği söylemi üzerine kurguladık. 

Turkey Mozaik Foundationdan aldığımız destekle istihdam ettiğimiz İletişim Uzmanı; başta çocuk koruma politakımız olmak üzere, RUMUD’un tüm ilkeleri ile harmanlanmış olan iletişim stratejimizi uygulayacak. Çocuk güvenliği odağa alınmış iletişim modelimiz ile çocuk hakları alanında çalışan diğer örgütlere örnek olmayı hedefliyoruz.

 

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Fonu’nun 2022 Dönemi Başvuruları Sona Erdi

By | Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Fonu

Toplumsal cinsiyet eşitliği alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının (STK) yenilikçi projelerini, kurumsal gelişimlerini, kampanya ve savunuculuk çalışmalarını desteklemek amacıyla Turkey Mozaik Foundation işbirliği, bireysel ve kurumsal bağışçıların desteğiyle hayata geçirdiğimiz Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Fonu’nun 2022 dönemi başvuruları sona erdi.

Fona teknik kriterlere uyan 51 STK başvuruda bulundu. Başvuruların 39’u dernek, 8’i kooperatif ve 4’ü vakıf tüzel kişiliğine sahip kuruluşlar tarafından yapıldı. Fona Adana, Ankara, Bayburt, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzincan, Gaziantep, İstanbul,  İzmir, Kayseri, Kocaeli, Kilis, Kahramanmaraş, Kastamonu, Manisa, Muğla, Nevşehir, Osmaniye, Şanlıurfa ve Van olmak üzere 23 farklı ilden başvuru alındı. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Fonu 2022 döneminde talep edilen toplam hibe tutarı 6.446.661 TL oldu.

Başka Bir Okul Mümkün Derneği ile Kurumsal Destek Fonu Kapsamında Yürütecekleri Çalışmaları Konuştuk

By | Kurumsal Destek Fonu

Başka Bir Okul Mümkün Derneği (BBOM), Türkiye’de erken çocukluk ve ilkokul eğitiminin katılım ve barış yönünde gelişmesine katkıda bulunmak amacıyla çalışmalar yürütüyor. Turkey Mozaik Foundation ve Dalyan Foundation işbirliği, bireysel ve kurumsal bağışçıların desteğiyle hayata geçirdiğimiz Kurumsal Destek Fonu’nun 2021 döneminde hibe desteği verdiğimiz BBOM, derneğin gelir kaynaklarını çeşitlendirmek ve finansal sürdürülebilirliğini güçlendirmek amacıyla çalışmalar yapacak.

Başka Bir Okul Mümkün Derneği Genel Koordinatörü Pelin İpek Boyacı ile yaptığımız röportajda; pandemi sonrası yüz yüze eğitime dönüşün çocuklar üzerindeki etkisi, Sınıf Çemberi İlkokul Öğretmen Kılavuzu internet sitesi ve Sınıf Çemberi metodu, BBOM Öğretmen Köyü’nün sağladığı avantajlar ve hibe desteğimizle yürütecekleri çalışmalar hakkında konuştuk.

Yüz yüze eğitim Eylül 2021 itibarıyla yeniden başladı. Beraber çalışma yürüttüğünüz grupları göz önüne aldığınızda yüz yüze eğitime dönüşün çocuklar üzerindeki etkisinden bahsedebilir misiniz? Öğretmenler ve öğrenciler açısından bu adaptasyon süreci nasıl gerçekleşti?

Bu soruya verebileceğimiz cevap, Kasım 2021’de başlayan BBOM Öğretmen Köyü Başlangıç Programı 12. nesil katılımcılarından duyduğumuz deneyimlerin yorumu olarak görülebilir.

Paylaşılan deneyimlere baktığımızda, çocuklar arasında ve çocuklar ile öğretmen arasındaki bağlantıyı yüz yüze eğitimin daha çok güçlendirdiği öne çıkan yorumlar arasında. Bununla beraber okulda geçirilen tüm süre boyunca maske takma zorunluluğu bulunmasının, öğretmenlerin sürekli hareket ve konuşma halinde olması nedeniyle zorluk yaratabildiği paylaşılan geri bildirimler arasında yer alıyor. Buna ek olarak, pandemi döneminin başında, çocukların evde geçirdiği süreçteki deneyimlerini görebilmek için yaptığımız Çocuklar Evde Nasılsınız? araştırmasının sonuçlarını paylaşabiliriz. Yine geçtiğimiz yıl içerisinde uzaktan eğitim devam ederken yürüttüğümüz ve çocukların uzaktan eğitim sürecindeki halini döken bir araştırmanın sonuçları da yakın zamanda yayımlanacak. Araştırma sonuçlarının çocuklar için özetini buradan okuyabilirsiniz.

Sınıf Çemberi İlkokul Öğretmen Kılavuzu internet sitesini 2021 yılında yayına aldınız. Sınıf Çemberi nedir? Sınıf Çemberi’nin yapısından ve BBOM Eğitim Modeli’ndeki yerinden bahseder misiniz?

Sınıf Çemberi’ni, sınıftaki tüm bireylerin bir arada, belirli bir düzen içinde oluşturduğu bir ifade ve öğrenme alanı olarak tanımlayabiliriz. Birinci sınıftan dördüncü sınıfa kadar tüm ilkokul düzeyinde uygulanmak üzere geliştirilen Sınıf Çemberi İlkokul Öğretmen Kılavuzu’nu sınıftaki diğer öğrenme alanlarından ayıran özelliği, tüm bireylerin kendisiyle ve birbirleriyle duygu ve ihtiyaçlar aracılığıyla bağlantısına, sınıfı herkes için güvenli ve katılımcı bir yaşam alanına dönüştürmeye odaklanmış olması. Bunun için Sınıf Çemberi’nde üç ana tema olan duygu ve ihtiyaç farkındalığı, birlikte yaşam ve anlaşmazlık çözümü üzerine çalışılır. Bu üç tema yıl içinde döngüsel bir akışla, derinleşerek ilerler. Çember çalışmaları benzer biçimde, birinci sınıftan dördüncü sınıfa doğru da giderek derinleşir.

Sınıf Çemberi ders niteliği taşımayan bir öğrenme alanı. Çemberde doğru ya da yanlışın ne olduğundan çok herkesin hakiki ve özgün hâlinin ne olduğuna odaklanılır. Bu özelliği ile Sınıf Çemberi, öğretmen dâhil sınıftaki herkesin sosyal duygusal öğrenmesini ve gelişimini destekler. Çocukların güçlenmesini ve sınıfın öğrenen bir topluluk hâline gelmesini sağlar. Bu niteliği ile Sınıf Çemberi aslında BBOM Derneği’nin vizyonu olan katılımcı ve barışçıl öğrenmenin yaygınlaşması için önemli araçlardan bir tanesidir. Çocuklar için okullarda var etmek istediğimiz değerleri yaşama çabamızla Çember, sadece okullar için bir hedef olmaktan öteye geçip BBOM Derneği’nde de aktif kullanılır oldu. Ve nihayetinde, bizim için, kamu ve özel okullarda da modeli yaygınlaştırmanın araçlarından biri haline de geldi. Dolayısıyla kolektif birikimimizin üzerine inşa ederek, son 2 yıldır odaklı olarak ilkokul düzeyi için ve içeriğini öğretmenlerle birlikte hazırladığımız Sınıf Çemberi Kılavuzu’nu uygulayıcı öğretmenler ile beraber geliştirmeye devam ediyoruz.

Son dönemlerde birçok sivil toplum kuruluşunun faydalanıcıları ile birebir ilişki kurabilecekleri yerel merkezler oluşturmak üzere çalıştığını gözlemliyoruz. BBOM olarak 2015 yılında hayata geçirdiğiniz Öğretmen Köyü projesi de bu örnekler arasında yer alıyor. Bu tür bir alana sahip olmanın avantajlarından ve süreçteki deneyimlerinizden bahseder misiniz? Bu tarz bir projeye yeni başlayacak olan STK’lara neler önerirsiniz?

BBOM Öğretmen Köyü hem bir topluluğu hem de bir yerleşkeyi ifade ediyor. BBOM Öğretmen Köyü Topluluğu, eğitimcilerin katılımcı ve barışçıl öğrenmeyi deneyimlemeleri ve içselleştirmeleri adına bir araya gelip sürdürülebilir bir topluluğa dönüşmeleri için fırsat sağlar, destek olur. Her yıl açılan BBOM Öğretmen Köyü Başlangıç Programları’nı tamamlayanlar, Köy topluluğunun bir parçası olmaları için davet edilir. Topluluk içinde yapılan çalışmalar hem mesleki gelişmeyi desteklerken hem de beraber öğrenme deneyimini içerir.

BBOM Öğretmen Köyü yerleşkesi ise, bu topluluğun çalışmaları için kullandığı ana mekandır. BBOM Öğretmen Köyü çalışmaları, öğretmenler için yapılandırılmış kimi atölye ve programlardan ziyade, öğrenme deneyimini tasarlama ve içselleştirmeye imkân verir. BBOM Öğretmen Köyü’nde bu öğrenme deneyimine katılan öğretmenler, aynı zamanda ekolojik denge ile uyumlu bu yerleşkede beraber yaşama deneyimi de edinir. İş bölümü, karar alma, iletişim gibi konularda, topluluk araçlarını deneyimlerler. Programların içerikleri ile yerleşkede süren hayatın iç içe ve uyumlu ilerlemesi, içselleştirme ve topluluk üyelerinin birbirleriyle bağlantı kurmasını da güçlendirir. Bununla beraber Köy’ün koordinasyon ekibi de Köy topluluğunun eşdeğerli üyeleridir.

Kurumsal Destek Fonu’nun 2021 döneminde sağladığımız hibe ve kapasite gelişim desteği ile odaklanacağınız kurumsal gelişim başlığı ne olacak? Bu kapsamda nasıl çalışmalar yapmayı planlıyorsunuz?

Aldığımız hibe ile derneğin finansal sürdürülebilirliğini sağlamak üzere çalışacağız. Bireysel ve kurumsal bağış konusunda bir sistem kurmak ve derneğin gelirlerini bağışlar ile çeşitlendirmek amacıyla çalışacak bir uzman istihdam edeceğiz. Bununla beraber bu uzman aynı zamanda Sivil Toplum için Destek Vakfı’nın (STDV) hibe kapsamında sağladığı mentor ile de çalışacak.

Dernek olarak kaynak geliştirme açısından ne tür zorluklarla karşılaşıyorsunuz? Hibe kapsamında oluşturacağınız aşamalı kaynak geliştirme planının benzer çalışmalar yapan STK’lar için bir model oluşturabileceğini düşünüyor musunuz?

 Bu hibe vesilesiyle aldığımız destek, derneğin içinden geçtiği olağanüstü finansal zorluk dönemini atlatmak üzere kısa ve orta vadeli stratejik planları da kapsıyor. Hali hazırda proje geliştirmek ve bu projeler ile hibe almak üzere edindiğimiz deneyimin yanında, derneğin gelir kaynaklarını çeşitlendirmeye ihtiyaç duyuyoruz. Böylece, olası değişikliklere karşı daha dirençli olmayı ve finansal sürdürülebilirliğimizi garanti altına almayı hedefliyoruz. Bu hibe desteği de, kaynak geliştirme konusunda uzun vadeli stratejik planlarımızı hayata geçirmek için bir başlangıç fırsatı sunuyor. İçinden geçtiğimiz finansal zorluk dönemini birçok STK’nın da yaşadığının bilinciyle, kaynak geliştirme planımızın işlemesi durumunda tüm STK’lara ilham olmasını umuyoruz.

Yarınlara Uçuyoruz Projesi Başvuruları Sona Erdi

By | Yarınlara Uçuyoruz Projesi

18-29 yaş arası gençlerin toplumsal, ekonomik ve sosyal hayata katılımı alanında faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) çalışmalarını desteklemek amacıyla amacıyla Pegasus Hava Yolları’nın mali desteği ve işbirliği ile hayata geçirdiğimiz Yarınlara Uçuyoruz Projesi hibe programının başvuruları sona erdi.

Fona teknik kriterlere uyan toplam 49 STK başvuruda bulundu. Başvuruların 42’si dernek, 4’ü vakıf, 2’si kooperatif ve 1’i federasyon tüzel kişiliğine sahip kuruluşlar tarafından yapıldı. Fona Afyon, Ankara, Aydın, Bursa, Çanakkale, Denizli, İstanbul, İzmir, Kırklareli, Mardin, Nevşehir, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Şırnak ve Tekirdağ olmak üzere 16 ilden başvuru alındı. Yarınlara Uçuyoruz Projesi’nden talep edilen toplam hibe tutarı 3.648.534 TL oldu.

Yarınlara Uçuyoruz Projesi Başvuruları Açıldı

By | Yarınlara Uçuyoruz Projesi

18-29 yaş arası gençlerin toplumsal, ekonomik ve sosyal hayata katılımı alanında faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) çalışmalarını desteklemek amacıyla amacıyla Pegasus Hava Yolları’nın Sivil Toplum için Destek Vakfı’nın yürütücülüğünde hayata geçirdiği Yarınlara Uçuyoruz Projesi hibe programının başvuruları açıldı.

Yarınlara Uçuyoruz Projesi’nde, COVID-19 salgını ve bunun sonucunda derinleşen ekonomik ve sosyal sorunların gençler üzerindeki olumsuz etkilerini göz önünde bulundurarak, gençleri doğrudan ilgilendiren 3 farklı tematik alanda gençlerin güçlenmesini hedefleyen projeler desteklenecek. Bu alanlar:

  • Çevreyi Koruma ve İklim Değişikliğine Karşı Mücadele: Küresel iklim değişikliği ve çevre sorunlarının olumsuz sonuçlarından genç kuşakların büyük ölçüde etkilenmesi bekleniyor. Bu kapsamda gençlerin bilgilendirilmesi, yaşam becerilerinin geliştirilmesi ve bu alandaki sorunlara yönelik çözüm geliştirme kapasitelerinin güçlendirileceği projeler desteklenecek.
  • Gençlerin İyi Olma Hali: İyi olma hali maddi durum, eğitim, sağlık, ilişkiler, çevre koşulları ve katılım gibi çeşitli alanlarda “iyi” olmayı hedefleyen ve kişilerin refahı ve gelişimini bütünsel olarak ele alan ve belirlenen göstergeler yardımıyla kişilerin yapabilirliklerini arttırmayı hedefleyen bir yaklaşımdır. Gençlerin iyi olma hali perspektifiyle gençlerin yaşamdan memnuniyet, eğitim, çalışma, sağlık, barınma gibi sosyal hak alanlarında öznel iyi olma haline dair proje fikirleri bu başlık altında desteklenecek.
  • Dijital Okuryazarlık ve Dijital Güvenlik: Bu başlık altında gençlerin dijital yetkinliklerinin artırılmasına, dijital dünyada güvenli olma konusunda bilgilerinin geliştirilmesine ve dijital şiddet ile mücadele projelerine destek verilecek.

Yukarıdaki içeriği tamamlayacak biçimde tüm başvurularda:

  • Projenin öncelik alanlarından en az bir tanesi ile doğrudan bağlantılı olması,
  • Gençlere yönelik somut bir fayda odağında kurgulanmış olması,
  • Gençleri ya da gençlerle çalışan uzmanları belli bir konuda güçlendirici faaliyetlerin yer alması,
  • Proje faaliyetlerinde hedeflenen kişi/grupların da dâhil olabilecekleri bir kurgunun yaratılması,
  • Salgın koşulları göz önüne alınarak yüz yüze ve çevrimiçi faaliyet alternatiflerinin düşünülmesi ya da faaliyetlerin dağılımında bu dengenin gözetilmesi,
  • Toplumsal cinsiyet eşitliğinin güçlendirilmesi için somut bir yaklaşım gözetilmesi gerekir.

Projeye başvuracak STK’ların ve yapılacak başvuruların aşağıdaki kriterleri sağlaması beklenir:

  • Tüzel kişiliğe sahip, kâr amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşu olması (dernek, vakıf, kooperatif. vb.)
  • Başvuru sahibi ekibin gençlere yönelik çalışmalarda alanlarında deneyim, kurumsal kapasite ve vizyona sahip olması
  • 2021 yılı gelirleri 30.000 TL ile 2.000.000 TL arasında olması

Yarınlara Uçuyoruz Projesi kapsamında STK’lara dağıtılacak hibenin toplam tutarı en az 240.000 TL’dir. Başvuru yapan STK’lar hibe programından en fazla 80.000 TL talep edebilirler.

Projeye başvurmak isteyen kuruluşların başvuru formunu eksiksiz şekilde doldurarak 28 Şubat 2022 Pazartesi günü saat 15:00’e kadar göndermeleri gerekir.

Yarınlara Uçuyoruz Projesi hakkında detaylı bilgilere (başvuru koşulları, değerlendirme kriterleri ve proje takvimi) ve başvuru formuna buradan ulaşabilirsiniz.

Acil Deprem Fonu Açıldı

By | Acil Deprem Fonu

Sivil Toplum için Destek Vakfı olarak, 24 Ocak 2020 tarihinde  Elazığ, Malatya ve çevre illeri etkileyen depremin ardından sahada faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarını (STK) ve çalışmalarını desteklemek amacıyla Turkey Mozaik Foundation’ın finansal desteğiyle hayata geçirdiğimiz Acil Deprem Fonu’nun birinci aşaması için başvurular açıldı.

Acil Deprem Fonu kapsamında, STK’ların sahada yürüttükleri çalışmaların desteklenmesi ve bu çalışmaların hayata geçirilmesi için gerekli olan operasyonel giderlerin karşılanması amacıyla hibe verilecektir. Fon ile dağıtılacak toplam hibe miktarı en az 200.000 TL’dir ve hibeler sahadaki STK’lara iki aşamada ulaştırılacaktır.

İlk aşamada aşağıda ayrıntısı verilen başvuru kriterlerine uyan STK’ların saha çalışmalarına toplam 60.000 TL’lık bir kaynak aktarılacaktır. Bu hibe çağrısı bahsedilen ilk aşama ile ilgilidir.

Hibenin ikinci aşaması olan 140.000 TL sahadaki gelişmeler ve acil durum sonrası ortaya çıkan ihtiyaçlar doğrultusunda orta ve uzun dönemli faaliyetlerin desteklenmesi amacıyla kullanılacaktır. Bu aşamayla ilgili bilgilendirme ilerleyen dönemde yapılacaktır.

Fona yalnızca depremin sonucunda ortaya çıkan ihtiyaçların giderilmesi için afet sahasında halihazırda çalışmalar yürüten ya da çalışmalara başlamak için aktif bir girişim başlatmış olan tüzel kişiliğe sahip, kar amacı gütmeyen sivil toplum kuruluşlarının (dernek, vakıf, kooperatif. vb.) başvuruları kabul edilecektir.

Başvuran kuruluşlarda ve başvurularda aranan temel özellikler:
– Tüzel kişiliğe sahip, kar amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşu olmak (dernek, vakıf, kooperatif. vb.)
– Depremin sonucunda ortaya çıkan ihtiyaçların giderilmesi için ilgili afet sahasında çalışıyor olmak ya da çalışmak için aktif bir girişim başlatmış olmak.
– Başvurudaki faaliyetlerin deprem sahasındaki ihtiyaçları temel alan bir ihtiyaç analizine dayandırılmış olması (Örneğin: bu ihtiyaçlar karşılanırken sivil toplum kuruluşlarının ortaya çıkan saha operasyonuyla ilgili kurumsal masraflar, sahada sivil toplumun oluşturduğu iş birliklerini destekleyecek çalışmalar ya da diğer acil yardıma yönelik faaliyetler gibi)
– Başvuruların en az 30.000 TL en fazla 60.000 TL’lık detaylandırılmış bir bütçe ile yapılmış olması

Bölgedeki ihtiyaçlarının aciliyeti ve sahada çalışan STK’ların yoğunluğunu göz önünde bulundurularak, Acil Deprem Fonu için uygulanan başvuru süreçleri diğer fonlarımıza kıyasla daha basit olacak ve daha hızlı şekilde sonuçlandırılacaktır.

Acil Deprem Fonu’na başvurmak isteyen STK’ların bağlantıda yer alan formu eksiksiz şekilde doldurarak 6 Şubat 2020 Perşembe günü saat 22:00’ye kadar göndermeleri gerekir.

Acil Deprem fonu hakkında detaylı bilgiye buradan, başvuru formuna da buradan ulaşabilirsiniz.

Kültür Sanat Fonu Çağrısı Açıldı

By | Kültür Sanat Fonu

Kültür Sanat Fonu’nun 2019 yılı başvuruları kapandı. 2020’de yeniden açılacak fon için lütfen internet sayfamızın haberler kısmını ziyaret edin.

Sivil Toplum için Destek Vakfı olarak, Turkey Mozaik Foundation iş birliği ve İstanbul Kültür Sanat Vakfı Kültür Politikaları Çalışmaları bölümünün içerik ortaklığında 2019 yılında ilk kez hayata geçirdiğimiz Kültür-Sanat Fonu’nun başvuruları açıldı.

Kültür-sanat kurumlarının ve/veya çalışmalarında kültür-sanat faaliyetlerini kullanan sivil toplum kuruluşlarının projeleri veya kurumsal gelişimlerini destekleyerek kültür-sanat ve sivil toplum arasındaki ilişkiyi geliştirmeye katkı yapmayı amaçlayan hibe programı kapsamında desteklenecek çalışmalarda aşağıda yer alan prensiplerden en az bir tanesinin yer alması beklenmektedir:

1. Herkes için kültür-sanata erişim imkanlarını geliştirme perspektifine sahip kurumlar ve/veya proje fikirleri,
2. İçerik tasarımında ve/veya sanatçı pratiklerinde katılımcı yaklaşımları odağına alan kurumlar ve/veya bu yaklaşımla geliştirilmiş çalışmalar,
3. Özellikle dezavantajlı kesimlerin (yaşlılar, yoksullar, kadınlar, engelliler, cinsel yönelim ve cinsel kimlik grupları, göçmenler ve mülteciler) kültür-sanat hayatına katılımının artırılmasını hedefleyen ve/veya bu konularda toplumsal duyarlılık geliştirilmesi yolunda savunuculuk yapan kurumlar ve projeleri,
4. Toplumsal hayata katılımda kültürel okuryazarlık kavramını önemseyerek bu konuda uzun vadeli stratejik yaklaşımlar benimseyen kamusal programlar ve eğitim faaliyetleri üzerine çalışan kurumlar ve projeleri.

Bu çerçevede, desteklenecek kuruluşların aşağıda örnekleri sunulan alanlarda proje fikirleri sunması ya da kurumsal kapasitelerini geliştirmesi beklenir:

• Mevcut etkinliklerin yerelleştirilmesi ve yaygınlaştırılması,
• Özel ve farklı ihtiyaç sahiplerine yönelik yeni etkinliklerin kurgulanması (Ebeveynlerin, tam zamanlı çalışanların, çocukların, göçmen ve mültecilerin katılımı vb.),
• Eğitim faaliyetleri tasarlanması (Etkinlikler için rehberli turlar, çocuklar, gençler ve yaşlılar gibi özel gruplar için eğitim programları düzenlemek vb.)
• Yaşam alanı ile etkinlik arasındaki ulaşımın kolaylaştırılması,
• Engelli bireylerin katılımına yönelik düzenlemelerin yapılması (Etkinlik mekanlarının, etkinliklerin ve etkinliklere dair bilginin erişilebilir kılınması, etkinliklerin ortaya konmasında engelli bireyin varlığı vb.),
• Etkinliklere katılımı ve yaygınlaşmayı artıracak, yaratıcı iletişim stratejilerinin geliştirilmesi (Yeni teknolojiler ve sosyal medya kullanımı, çokdillilik vb.)
• Yukarıdaki maddeler dışında kalan ancak benzer alanları içeren ve kültür-sanat alanıyla sivil toplum arasındaki bağı geliştirici türdeki faaliyetler.

Kültür-Sanat Fonu kapsamında STK’lara dağıtılacak hibenin toplam tutarı en az 200.000 TL’dir. Başvuru yapan STK’lar hibe programından en fazla 12 ay süreyle faydalanabilirler ve en fazla 70.000 TL talep edebilirler.

Aşağıdaki başvuru kriterlerine uyan ve tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar hibe programına başvurabilirler:

– Türkiye’de kurulmuş dernekler, vakıflar, kooperatifler ve diğer kar amacı gütmeyen,
– En az bir senedir sahada aktif olarak çalışan,
– Geçtiğimiz bir senedir gelirleri en az 30.000 TL olan,
– Çalışmalarının odağı kültür-sanat faaliyetleri olan veya çalışmalarında kültür-sanat faaliyetlerini araç olarak kullanan kuruluşlar.

Kültür-Sanat Fonu’na başvurmak isteyen STK’ların aşağıdaki bağlantıda yer alan formu eksiksiz şekilde doldurarak 15 Kasım 2019 Cuma günü saat 17:00’ye kadar başvurularını yapmaları gerekir.

Program hakkında detaylı bilgiye (başvuru koşulları, değerlendirme kriterleri, takvim, başvuru formu, vb.) buradan ulaşabilirsiniz. Eğer doğrudan başvuru formuna ulaşmak istiyorsanız lütfen buraya tıklayın.