Tag

insani yardım arşivleri - Sivil Toplum için Destek Vakfı

40’tan Fazla Şehirde Göçmen ve Mültecilerle Çalışmak

By | Röportaj | No Comments

Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği – SGDD / www.sgdd.org.tr

“Edirne’ye doğru giderken, halen yürüyen yüzlerce kişi olduğunu gördük. Üç ayrı ekiple alanlara dağıldığımızda bu kalabalık grupların arasında acil sağlık sorunları olan kişilerin, çocukların ve kalabalık ailelerin sayılarının fazlalığı dikkatimizi çekti. Sağlık sorunları olan kişiler alanı terk ederlerse bir daha geri dönemeyecekleri korkusuyla doktora, hastaneye gitmeyi reddediyorlardı.”

Sivil Toplum için Destek Vakfının Remax (Tek Grubu) tarafından sağlanan hibe desteği ve Edirne’deki çalışmalarıyla ilgili Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği ile yaptığı röportajı aşağıda okuyabilirsiniz.

Sivil Toplum için Destek Destek Vakfı (DV): Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği neden kuruldu? Temel faaliyetlerinden kısaca bahseder misiniz?

Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD): Derneğin temel amacı Türkiye’de yaşayan mülteci ve sığınmacıların karşılaştıkları sorunlara çözümler üretmek, temel ihtiyaçlarını karşılamada yardımcı olmak ve temel hak ve hizmet erişimlerinde destek sağlamaktır. 1995’teki kuruluşundan bu yana, SGDD çatışma bölgelerinden gelen mülteci ve sığınmacılara psikososyal destek sağlamaktadır. Ayrıca, yerel halk ile mülteciler arasında hoşgörü ve uyumu geliştirmek amacı ile sosyal ve kültürel aktiviteler düzenlemektedir. Bunların yanı sıra, farkındalık artırıcı çalışmalar yaparak ilgili makamların dikkatini mülteci ve sığınmacıların sorunlarına çekmeyi amaçlamaktadır.

DV: Suriye krizinden sonra, önceki yıllara kıyasla, çalışmalarınızda nasıl farklılıklar oluştu?

SGDD: Son iki yılda, derneğimiz Suriyeli mültecilere hizmet vermek amacıyla 4 ilde 6 Çok Yönlü Destek Merkezi açarak İstanbul, İzmir, Adana ve Gaziantep’te ikamet eden Suriyeli mültecilere yönelik ücretsiz psiko-sosyal danışmanlık ve destek, ilk basamak sağlık hizmetleri, sosyal faaliyetler, yerel halk ve mültecileri bir araya getiren uyum faaliyetleri, dil kursları gibi etkinliklerle hizmet sağlıyor, gıda dışı yardım ve içinde belli miktarda nakdi yardım bulunduran kart dağıtımları yapıyor. Bu 2 yılda söz konusu merkezlerde 200.000’den fazla danışmanlık verildi. Bunun dışında 40 ilde faaliyet gösteren SGDD-ASAM Ofisleri sadece geleneksel dosyalar (Irak, Afgan, İran, Somali…) değil, Suriyeli mültecilere de ikamet ettikleri illerde yaşadıkları problemlerin çözümünde destek olmaya çalışıyor.

DV: Saha tecrübelerinizden yola çıkarak insani yardım alanında en büyük eksiğin/ihtiyacın özellikle son dönemde ne olduğunu düşünüyorsunuz? Başta Sivil Toplum için Destek Vakfı olmak üzere sivil toplumu hibelerle destekleyen diğer kurumlar sizce hangi konuları finansal açıdan desteklemeli?

SGDD: Barınma tüm mülteci grupları için problem teşkil ediyor. Diğer taraftan çalışma hayatında yer alamama ve bunun önündeki teknik engellerin ivedilikle aşılması ve kişilerin kendi hayatlarını idame ettirecek kazançları elde ederek insanca yaşamalarının önünün açılması gerekiyor. Son dönemde yayınlanan düzenleme ile Suriyeli mültecilerin çalışma hayatına katılımına ilişkin ilerleme kaydedilmesini bekliyor ve diğer mülteci grupları için de benzer düzenlemelerin yapılmasının yararlı olacağını düşünüyoruz.

Eğitim halen bir sorun. 400,000’in üzerinde okula gidemeyen mülteci çocuk var ve bu da ilerleyen dönemlerde marjinalleşme ve radikalleşme riskini yaratıyor. 

Sağlık alanında da yine destek olunması önem teşkil ediyor, sigorta kapsamında karşılanmayan medikal ekipmanlar ve ilaçlar ağır hastalıklarla mücadele eden ya da engellilikleri nedeniyle sosyal hayata katılmayan grup için önem arz ediyor. 

SGDD-ASAM olarak gördüğümüz bir diğer eksiklik ise sahada çalışan sivil toplum kuruluşlarının (yerel ve uluslararası) mülteci hukuku ile koruma mekanizmalarının işletilmesine ilişkin yeterli bilgiye sahip olmamaktadır. Diğer taraftan medya kuruluşlarında da benzer bir eksiklik bulunmaktadır. Bu kapsamda verilecek eğitimler desteklenebilir.

DV: Sivil Toplum için Destek Vakfı aracılığıyla Remax tarafından sağlanan hibeyi hangi kalemler çerçevesinde harcadınız? Yaptığınız çalışmalara nasıl bir katkısı oldu?

SGDD: Remax tarafından sağlanan hibe ile en büyük ihtiyaç olan battaniye alımı yaptık. Daha önce battaniye dağıtımı yapılmıştı ancak kişiler yer değiştirmek zorunda kaldığı için ve sonradan gelenler de olduğu için battaniyesiz olan pek çok kişi vardı. Dağıtılan battaniyeler özellikle hassas durumda olan, engeli olan ve çocuklu aileler için çok gerekliydi.

Aynı zamanda verilen hibe ile acil ilaç ihtiyacı olan kişilerin ilaç harcamaları da sağlandı. Bu da yine ekiplerimizin belirlediği hassas durumdaki ailelerin acil ihtiyaçlarını karşılayabilmemiz açısından çok önemliydi.

DV: Edirne’deki çalışmalarınızda en çok aklınızda kalan “hikaye” neydi? 

SGDD: Edirne’ye SGDD olarak 3-4 kişilik bir öncü ekiple ilk gün ulaştık. İlk görüldüğünde oldukça etkileyici olan, 3 ayrı lokasyonda toplanan Suriyeli sığınmacıların sayılarının çokluğuydu. Edirne’ye doğru giderken, halen yürüyen yüzlerce kişi olduğunu gördük. Üç ayrı ekiple alanlara dağıldığımızda bu kalabalık grupların arasında acil sağlık sorunları olan kişilerin, çocukların ve kalabalık ailelerin sayılarının fazlalığı dikkatimizi çekti. Sağlık sorunları olan kişiler alanı terk ederlerse bir daha geri dönemeyecekleri korkusuyla doktora, hastaneye gitmeyi reddediyorlardı. Kendi aralarında organize olmuş durumdaydılar ve aralarında sözcüleri vardı.

Aslında etkileyen pek çok hikaye vardı ancak genelde etkileyen hikayeler hassas durumdaki, çocuklu ailelerin durumuydu. Örneğin, biri engelli üç çocuğuyla sonradan alana gelen bir aile çadır alamadığı için dışarıda yatıyordu. Battaniye dağıtımında da battaniye alamamış olan ailenin özellikle engelli olan küçük çocuğu o şartlarda orada kalmakta oldukça zorlanıyordu. Arkadaşlarımız hassasiyetini tespit ettikten sonra, battaniye ihtiyacı olan diğer aileler gibi, onlara da bağış olarak gelen battaniyelerden ulaştırdı. Aileye bu durumda, çocuklarıyla bu hava koşullarında bekliyor olmanın zor olacağını belirtip geri dönmeye dair niyetlerini sorduğumuzda ailenin verdiği cevap her çözüm ihtimalini tüketip buraya geldikleri ve geri dönseler de çocuklarının tedavisini Türkiye’de gerçekleştirebileceklerine dair inançlarını yitirdikleriydi.

DV: Önümüzdeki dönemde özellikle Suriyeli mültecilerle ilgili neleri konuşuyor olacağız? SGDD bu çerçevede hangi çalışmaları yapmayı planlıyor?

SGDD: Suriyeli mültecilerle ilgili konuşulması beklenen konular şu şekilde özetlenebilir:

      – Çalışma iznine ilişkin düzenlemenin olumlu ve olumsuz etkileri, işlerliği

      – Suriyeli mültecilerin yerel halk ile uyumu

      – Suriyeli mülteci çocukların okullaşması

SGDD, yerel halk ile uyum ve eğitim konusunda aktiviteler ve projeler yapıyor. Önümüzdeki dönemde mesleki eğitim de dahil olmak üzere projeler devam edecek.

SGDD ayrıca tüm Türkiye’deki mültecilerin ve sığınmacıların ulaşıp danışmanlık alabileceği bir arama merkezi (call center) projesini de yakın zamanda hayata geçirecek ve daha geniş kitleleri hak ve hizmetler konusunda bilgilendirebilecek.

DV: Türkiye ciddi bir sosyal kutuplaşma yaşıyor. Bizim gözlemimiz insani yardım alanı sivil toplum içinde farklı kesimlerin birbirleriyle daha kolay çalışabildiği bir alan. Acaba katılır mısınız? Bu konuda bir değerlendirme yapar mısınız?

SGDD: İnsani yardım söz konusu olduğunda farklı motivasyonlarla bile olsa topluluklar, STK’lar ve bireyler yardım etmek için girişimlerde bulunuyorlar. Burada sakıncalı olan durum yardım gerekçesinin yardıma ihtiyacı olan grup içinde bir ayrımcılığa ya da bölünmeye yol açması. Bu noktada yardım kuruluşlarının olabildiğince objektif değerlendirme yaparak (uluslararası hassasiyet kriterleri gibi) hareket etmeleri gerekiyor.