Tag

kültür sanat fonu arşivleri - Sivil Toplum için Destek Vakfı

Kültür Sanat Fonu’nun 2021 Döneminde Desteklenecek STK’lar Belirlendi

By | Kültür Sanat Fonu

Kültür-sanat kurumlarının ve/veya kültür-sanat alanında faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) kurumsal kapasitelerini güçlendirmelerini ve projelerini hayata geçirmelerini desteklemek amacıyla Turkey Mozaik Foundationişbirliği ve İstanbul Kültür Sanat Vakfı Kültür Politikaları Çalışmaları bölümünün içerik ortaklığında, bireysel ve kurumsal bağışçıların desteğiyle hayata geçirdiğimiz Kültür Sanat Fonu’nun 2021 döneminde desteklenecek STK’lar belirlendi. Fon kapsamında 4 STK’ya toplam 361.595 TL TL hibe desteği sağlayacağız.

Desteklenen STK’lar ve çalışmaları ile ilgili ayrıntılı bilgileri aşağıda görebilirsiniz:

A4 Atölye Çağdaş Sanat Derneği (A4 Atölye): Diyarbakır’da faaliyet yürüten A4 Atölye, sanatçıya nefes verecek, katkı sağlayacak, alternatif sanat pratiklerine yer açan; aynı zamanda disiplinler arası hareket alanının teşvik edildiği, çok fonksiyonlu bir sanat mekanı. Dernek, son iki yıldır toplumsal cinsiyet, eşitlik, adalet, çeşitlilik ilkesi çerçevesinde projeler yürütüyor. Turkey Mozaik Foundation eş finansmanıyla sağladığımız 100.000 TL hibe desteği ile dernek, Birlikte Hareket Etme ve Hafızayı Kaydetmek projesini hayata geçirecek. Proje kapsamında Diyarbakır’da yaşayan kadın sanatçılara yönelik yapılacak açık çağrı sonucunda; sanatsal üretimde birlikte hareket etmeyi, konuşma ve yeni yöntemler geliştirmeyi amaçlayan 6 kadın sanatçı, 4 atölye ve bir sergi için bir araya gelecek. Aynı zamanda, projeye katılan kadın sanatçıların çalışmalarını sunabilmeye hazır hale getirebilmesini desteklemek amacıyla çeşitli eğitimler verilecek. A4 Atölye, bu kapsamda proje süresince sergilerin daha fazla kişiye ulaşması amacıyla herkesin katılımına açık olacak 5 açık atölye düzenleyecek.

Altyazı Sinema Derneği (Altyazı): Güncel filmler kadar, ana akım medyada fazla yer bulamayan kısa film, belgesel ve deneysel sinema gibi alanlara da görünürlük kazandıran Altyazı, film eleştirisi ve analizine önem veren bir yayın anlayışı ile sinema seminerleri gerçekleştiriyor, festivallerle işbirliği içerisinde etkinlikler düzenliyor. Turkey Mozaik Foundation eş finansmanıyla sağladığımız 72.500 TL hibe desteği ile dernek, Altyazı Sinema Dergisi Dijital Arşiv projesini hayata geçirecek. Proje kapsamında Eylül 2001 yılında yayın hayatına başlayan Altyazı Sinema Dergisi’nin henüz dijital ortama aktarılmamış 144 sayısının dijital versiyonu oluşturulacak ve derginin 213 sayılık arşivinin indekslenmesi yapılarak, herkesin erişimine açılması sağlanacak. 

cel Kültür Vakfı:52 yıldır gençlerin kişisel gelişimlerine destek olmak için kültür ve sanat alanında faaliyetler yürüten Vakıf, gençlerin kendilerini bu alan vasıtasıyla ifade etmesine olanak sağlıyor. Yücel Kültür Vakfı, Türkiye’deki farklı sanat topluluklarına ayni ve maddi destek sağlıyor; sosyal sorumluluk projeleri ile gönüllüleriyle birlikte toplumsal sorunlara çözüm bulmak amacıyla çalışmalar yapıyor. Turkey Mozaik Foundation eş finansmanıyla sağladığımız 89.095 TL hibe desteği ile bağımsız sanatçı insiyatifi @İmprodancefest,Yücel Kültür Vakfı ev sahipliğinde Uluslararası Doğaçlama Dans Festivali projesini hayata geçirecek. Proje kapsamında 10-19 Haziran 2022 tarihleri arasında çevrimiçi ve İstanbul’un farklı bölgelerinde yüz yüze gerçekleştirilecek atölyeler, performanslar, açık doğaçlama dans seansları, dans film gösterimleri, konferans ve performatif sunumlar ve engellilere yönelik atölyelerden oluşan 2. Uluslararası Doğaçlama Dans Festivali düzenlenecek.Okullarla geliştirilen işbirlikleri kapsamında ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik atölyeler düzenlenecek.

500. Yıl Vakfı: 500. Yıl Vakfı Türk Museviler Müzesi ile Türkiye’de 2600 yıldır varlıklarını sürdüren Yahudi toplumunun tarihi, kültürü, gelenekleri, ülkeye ve topluma katkıları ve etkileşimleri ile ilgili yerli ve yabancı ziyaretçilere bilgi verirken, ön yargıları kırmak ve nefret söylemini azaltmak amacıyla da çalışmalar yapıyor.Turkey Mozaik Foundation eş finansmanıyla sağladığımız 100.000 TL hibe desteği ile Vakıf, Online Müze projesini hayata geçirecek. 500. Yıl Vakfı proje kapsamında Türk Musevileri Müzesi’nin sanal ve gezilebilir üç boyutlu bir versiyonunu oluşturacak.

Pembe Hayat LGBTİ+ Dayanışma Derneği Kuir Sanatçılar Dayanışma Ağ Projesini Tamamladı

By | Kültür Sanat Fonu

Cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim alanında faaliyet gösteren Pembe Hayat LGBTİ+ Dayanışma Derneği (Pembe Hayat), LGBTİ+’lara yönelik hak temelli çalışmalar gerçekleştiriyor.  Kültür Sanat Fonu’nun 2020 döneminde Turkey Mozaik Foundation finansmanı ile hibe desteği sağladığımız Pembe Hayat, Kuir Sanatçılar Dayanışma Ağı projesini yakın zamanda tamamladı. Proje kapsamında dernek, pandeminin etkisiyle üretim alanları ve geçim kaynakları daha da daralan LGBTİ+ sanatçıların bir araya geldiği ve birbirlerine bilgi ve tecrübelerini aktardıkları bir dijital platform geliştirdi. 

Pembe Hayat Festival Koordinatörü Arya B. Zencefil ve Sosyal Hizmet Uzmanı Doğukan Karahan ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; derneğin sağladığı danışmanlık hizmetlerini, projenin kuir sanatçılara ve üretim alanlarına etkilerini ve derneğin gelecek dönem planlarını konuştuk.

Pembe Hayat Derneği LGBTİ+lara yönelik olarak; hukuk, eğitim, sağlık ve uyum süreçleri hakkında ücretsiz danışmanlık veriyor. Bu alanlarda karşılaştığınız taleplerden ve gerçekleştirdiğiniz çalışmalardan bahsedebilir misiniz? 

LGBTİ+’lara yönelik danışmanlıklarımızın çoğu noktada kesiştiği söylenebilir. Özellikle trans bireylerin, cinsiyet uyum süreçlerinde geçecekleri hukuki ve sağlık alanındaki prosedürler konusunda danışmanlık veriyoruz. Ayrıca cinsel yolla bulaşan hastalıklar konusunda da temel bilgilendirmeleri yapıp, konuyla doğrudan ilgilenen diğer derneklere de yönlendirmelerde bulunuyoruz. Aynı zamanda, kişisel verilerin gizliliğine aykırı uygulamalarda,, uyum sürecinde yazılması gereken dilekçelerde, cinsiyeti kimlikte düzeltme davasında uygulanacak adımlarda, hapishanelerdeki LGBTİ+ bireylerin ihtiyaçlarının karşılanmasında ve benzeri konularda da destek veriyoruz. Eğitim konusunda da, istek doğrultusunda LGBTİ+ kapsayıcılığı üstüne programlar düzenliyor, psikoloji ve sosyal hizmetler öğrencilerine staj imkanı sağlıyor ve derneğimizin çalışma alanlarında akademik çalışma yapan kişilere tez danışmanlığı veriyoruz.

Hibe desteğimizle gerçekleştirdiğiniz Kuir Sanatçılar Dayanışma Ağ projesini yakın zamanda tamamladınız. Proje kapsamında yürüttüğünüz çalışmalardan bahseder misiniz?

Proje kapsamındaki en öncelikli hedefimiz, pandemi şartlarından dolayı fiziksel alanlarda bulunamayıp, birbirine aktarım yapamayan ve kenetlenemeyen LGBTİ+ sanatçıları bir araya getirmek oldu. LGBTİ+ topluluğu, bilgi ve kültür aktarımını sesli olarak yapmakta çünkü yazılı arşivcilik eskiden bir ayrıcalıktı. Kitap ya da makale basacak, yayınlayacak mecraların sayısı zamanla arttı. Bu sürede bu sesli aktarım devam etti fakat pandemi şartları tüm güvenli alanları tehlikeye attı. Kuir Sanatçılar Dayanışma Ağı ile bilgi ve tecrübe aktarımını devam ettirmek istedik.

Proje kapsamında sanatçılara ve içerik üreten LGBTİ+’lara bir platform, tecrübe ve bilgilerini aktarabilecekleri bir alan yaratmak istedik. Çevrimiçi bu platform güvenli bir alan olarak sansürden bağımsız olarak kuir sanatçıların işlerini konuşup, anlatabileceği bir platform oldu. 22 sanatçının katılımcı, yazar ve eğitimci olarak katıldığı etkinliklerimizde, sanatın her alanından bir ses bulmak mümkün. 

Kuir Sanatçılar Dayanışma Ağ projesi ile pandemi ile beraber sanatsal üretim alanı iyice daralan kuir sanatçıların hem yeni projeler ortaya çıkarmasını hem de birbirleri ile dayanışmasını sağladınız. Ağda yer alan sanatçılardan gelen geri bildirimleri de göz önüne aldığınızda, projenin kuir sanatçılara ve  üretim alanlarına etkisinden bahsedebilir misiniz? 

Gelen geri dönüşler ve çıkan ürünler sonucunda çoklu-disiplinlerde ürün vermek adına cesaretlendirici bir proje olduğunu söyleyebiliriz. Projede yer alan isimlerin, diğer sanatçıların repertuarlarını genişlettiğini görmüş olduk. 

Üretim için alan ve imkan sağlanınca, sesi kısılan ve dışlanan bu sanatçıların aslında pandemi şartlarında dahi üretmeye ne kadar açık olduğunu gördük. Bize gelen işlerin çoğu, dışarı çıkma kısıtlamaları sırasında üretildi. Bu noktada, zor geçen bir dönem içerisinde de üretimin devam etmesi sağlandı.

Sanat yapabilmek ve sanatçının kendini geliştirmesi için zaman, kaynak ve sabır gerekir. Kuir Sanatçılar Dayanışma Ağı bu gereklilikleri ve gereksinimlerin giderilmesi noktasında tam doğru zamanda, doğru yerde ortaya çıkan bir proje oldu.

Kültür Sanat Fonu’ndan aldığınız hibe desteğinin derneğinize ve çalışmalarınıza ne tür katkıları oldu? Kültür Sanat Fonu’nu destekleyen bağışçılarımızla paylaşmak istediğiniz bir mesaj var mı?

Pandemi dönemi ve öncesi yaşanan kopukluklar, baskılar ve yasaklar LGBTİ+ komünitesi için çok zor bir dönemdi ve kuir sanat zaten yaşadığı sansürlerle mücadele etmekteydi. Kültür Sanat Fonu, Pembe Hayat KuirFest’in, ihtiyacı olan kuir sanatçılara ulaşmasında güçlü bir destek oldu.

Kültür Sanat Fonu sayesinde oluşturduğumuz Kuir Sanatçılar Dayanışma Ağı, gelir kaynakları kısıtlanan, sanatı sansürlenen, sesi engellenen bir azınlığın zor şartlarda üretime devam etmesi açısından çok önemli bir adım oldu. Proje ilerleyen zamanlarda, sanatçılara bir dayanışma alanı açmaya devam edecektir.

Pembe Hayat Derneği’nin gelecek dönemde yapmayı planladığı çalışmalardan bahseder misiniz? 

Gelecek dönem için öncelikli hedefimiz, değişen politik gündemler ve yaşanan olaylar ışığında, LGBTİ+ haklarının, özellikle trans haklarının daha büyük kitlelerce benimsenmesi, önemsenmesi ve bilinmesidir. Amacımız doğrultusunda, sanal dünyanın ve sosyal medyanın etkisine inanıyor, önyargıları yıkmak konusunda bir araç olarak kullanılması gerektiğini düşünüyoruz. YouTube kanalımız, bilgi ve söylem üretimi, bir de KuirFest ile yaptığımız sanat festivalinin devamını öngörüyor ve çalışmalarımızı bu şekilde yönlendiriyoruz. Ayrıca yeni projelerimiz arasında, hukuk alanında daha kapsamlı çalışmalar, podcastler ve eğitimler var.

Kuir Sanatçılar Dayanışma Ağı projemizi de geliştirip, ihtiyaca göre evrimleşmesi noktasında iyi bir başlangıç görüyoruz. Bununla beraber çevrimiçi film platformu ile de sosyal kabul için önemli gördüğümüz LGBTİ+ sanat çalışmalarını desteklemeye devam edeceğiz.

 

Kültür Sanat Fonu 2021 Dönemi Başvuruları Sona Erdi

By | Kültür Sanat Fonu

Kültür-sanat kurumlarının ve/veya kültür-sanat alanında faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) kurumsal kapasitelerini güçlendirmelerini ve projelerini hayata geçirmelerini desteklemek amacıyla Turkey Mozaik Foundation işbirliği ve İstanbul Kültür Sanat Vakfı Kültür Politikaları Çalışmaları bölümünün içerik ortaklığında, bireysel ve kurumsal bağışçıların desteğiyle hayata geçirdiğimiz Kültür Sanat Fonu’nun 2021 dönemi başvuruları sona erdi. 

Fona teknik kriterlere uyan toplam 38 STK başvuruda bulundu. Başvuruların 28’i dernek, 5’i vakıf, 4’ü kooperatif ve 1’i sendika tüzel kişiliğine sahip kuruluşlar tarafından yapıldı. Fona Ankara, Balıkesir, Çanakkale, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kütahya, Manisa, Mersin, Muğla, Şanlıurfa, Tokat ve Yalova olmak üzere 16 ilden başvuru alındı. Kültür Sanat Fonu 2021 döneminde talep edilen toplam hibe tutarı 3.356.529 TL oldu.

 

Mardin Kültür Derneği Tiyatro Hepimiz için / Online Projesini Tamamladı

By | Kültür Sanat Fonu

Eğitim, kültür, sanat, kültürel miras, bilim ve teknoloji gibi farklı alanlarda özellikle toplumsal cinsiyet, gençlik çalışmaları, toplumsal barış ve insan hakları temaları üzerinden projeler geliştiren Mardin Kültür Derneği (Mardin Kültür), eğitim alanında farklı disiplinleri bir araya getirerek bölgenin kültürel çoğulcu yapısıyla uyumlu ve yenilikçi çalışmalar yürütüyor. Kültür Sanat Fonu’nun 2020 döneminde hibe desteği sağladığımız Mardin Kültür, hibe kapsamında Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu (BGST) ile beraber hayata geçirdiği Tiyatro Hepimiz projesini çevrimiçi platformlara taşıyarak, Shakespeare ve Moliere’in oyunlarını gençlerin katılımı ile beraber günümüze uyarladı. Bu süreçte, gençleri atölye çalışmalarına davet etmek için 2 adet tanıtım videosu ve 6 adet eğitim videosu hazırlayan dernek, proje sonunda 16 atölye katılımcısı genç ile beraber de Romeo ve Juliet ve Cimri Dijital (Zoom) oyunlarını sergiledi.

Mardin Kültür Derneği Proje Koordinatörü Gülcan Kılıç ile yaptığımız röportajda, hibe desteğimizle gerçekleştirdikleri Tiyatro Hepimiz/Online projesini, derneğin Sisters Science Bridge: Arizona to Mardin projesi kapsamındaki işbirliklerini ve gelecek dönem planlarını konuştuk. 

Kültür Sanat Fonu’nun 2020 döneminde sağladığımız hibe desteğiyle  gerçekleştirdiğiniz Tiyatro Hepimiz İçin / Online  projesini yakın zamanda tamamladınız. Projenin amacından ve bu kapsamda yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz? 

Tiyatro Hepimiz İçin projesi 2014 yılında kurduğumuz Mardin Kültür’ün başlangıç projesiydi. Bu projedeki ortağımız Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu (BGST) Tiyatro birimi ile birlikte Mardin ve ilçelerinde 2000’den fazla gence ulaşarak tiyatro klasiklerinden Shakespeare, Moliere ve Müsahip Zade Celal’in hayatını, oyunlarını ve dönemini anlatan ders niteliğindeki gençlik oyunlarını sergilemiş, gençlerle toplumsal meseleleri tiyatro aracılığıyla ele alan atölyeler yürütmüştük. Aynı zamanda, proje sürecini anlatan bir belgesel hazırlamıştık. Tiyatro Hepimiz İçin / Online projesi ise salgın döneminde gençlere evlerinden ulaşarak daha önce canlı yaptığımız eğitim çalışmalarını çevrimiçi platformlara  taşımayı ve gençlerle çevrimiçi bir şekilde tiyatro klasiklerini bugünden yorumlamayı amaçlıyordu. Bu kapsamda BGST Tiyatro’dan eğitmenlerimiz Aysel Yıldırım ve İlker Yasin Keskin, Shakespeare ve Moliere üzerine dijital eğitim materyalleri ve günümüzde bu klasikleri nasıl yorumlayabileceğimize dair videolar hazırladılar. Gençler ilk önce bu eğitim materyalleriyle buluştular. Sonrasında ilk dönem Shakespeare’in Romeo ve Juliet oyunu üzerine; ikinci dönem ise Moliere’in Cimri oyunu üzerine atölye çalışmalarına çevrimiçi bir şekilde katıldılar. Toplu atölyelerin ardından birebir provalar ve ses-görüntü kaydının alındığı çalışmalar yapıldı. Kurgu ve montaj çalışmalarından sonra Romeo ve Juliet’ten ve Cimri’den birer bölüm kısa video olarak hazırlandı ve dijital ortamda paylaşıldı. Yayınlanan videolarla yaklaşık 2000 kişiye ulaşıldı.  

Proje ile daha önce yüz yüze gerçekleştirdiğiniz gençlere yönelik tiyatro çalışmalarını, atölye faaliyetlerini ve sergilediğiniz oyunları ilk kez çevrimiçi ortama taşıdınız. Bu süreçteki deneyimlerinizden, bu çalışma yönteminin olumlu ve olumsuz yanlarından bahseder misiniz?

Tiyatro tabii ki canlı ve yüz yüze yapılması gereken bir faaliyet. Ancak, bu projeyle herkesin eve kapandığı, sosyal hayata tek bağlanma yolunun internet olduğu pandemi koşullarında da tiyatro yapılabildiğini deneyimlemiş olduk. Çalışma sonunda yaptığımız değerlendirmede gençler “keşke yüz yüze olabilseydik” dediler. Ama diğer bir taraftan çalışmanın çevrimiçi olması sayesinde çok farklı yerlerden ve koşullardan kişiler katılımcı olabildiler ve çevrimiçi buluşmanın olanaklarıyla eğitmenlerimizle daha fazla çalışma yapabilme fırsatı buldular. Diğer bir taraftan, salgın koşullarından bağımsız olarak internet artık özellikle gençlerin hayatının çok önemli bir parçası. Dijital alan içinde gençlere ulaşmanın ve kültürel, sanatsal ve entelektüel çalışmalar yapmanın değerli olduğunu düşünüyoruz. 

Mardin Kültür olarak gençlerin ve kadınların topluma katılımını arttırmak amacıyla çeşitli çalışmalar yapıyorsunuz. Bu çalışmalardan birisi de Arizona Üniversitesi öğrencileri ile Mardin’de yaşayan lise öğrencilerini bir araya getirdiğiniz Sisters Science Bridge: Arizona to Mardin projesi. Arizona Üniversitesi öğrencileri ile nasıl bir araya geldiniz? Proje kapsamında ne tür faaliyetler yürütüyorsunuz?

Mardin Kültür olarak 2016 yılında bilim-teknoloji alanında çalışmalar yapmaya başladık. Özellikle kız çocuklarının bu alanda güçlenmelerine katkı sunacak projeler gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. 2018 yılında Sisters’ Lab projesi kapsamında Sabancı Vakfı’nın desteğiyle Prof. Dr. Feryal Özel Mardin’e geldi ve proje yürüttüğümüz kızlarla buluştu. O tanışmadan sonra Feryal Hanım’la iletişimde kalmaya devam edip Sisters Science Bridge: Arizona to Mardin projesini  geliştirdik. Proje kapsamında Mardin, Midyat ve Kızıltepe Fen Liselerinden  30 kız öğrenci robotik ve kodlama eğitimleri alıyorlar. Aynı zamanda Feryal Hanım’ın Arizona Üniversitesi’ndeki 5 doktora öğrencisinden ve  Sisters’ Lab projesinden mezun, şu an Brown Üniversitesi’nde okuyan 1 öğrenciden mentörlük desteği alıyorlar. Eğitimleri devam eden proje kapsamında robotik ve kodlama eğitiminden yola çıkarak her okul kendi projesini geliştirecek ve bunu akranlarıyla paylaşacaklar.    

Kültür Sanat Fonu’ndan aldığınız hibe desteğinin derneğinize ve çalışmalarınıza ne tür katkıları oldu? Fonu destekleyen bağışçılarımızla paylaşmak istediğiniz bir mesaj var mı?

Gençlerin kültür-sanat alanına dahil olmalarının özellikle kişiliklerinin şekillendiği bu dönemde tiyatro ile tanışmalarının çok değerli olduğunu yaptığımız çalışmalarda gözlemliyoruz. Tiyatro, gençlere yaşadıkları topluma ve kendilerine dair farklı bir bakış açısı geliştirmelerini sağlıyor. Özellikle pandemi koşullarında, eşitsizliklerin arttığı ve imkanların daha da kısıtlandığı bir dönemde böyle bir projeyi gerçekleştirebilmenin gençlerin (hem atölye katılımcılarının hem de izleyicilerin) hayatına olumlu bir katkısı olduğunu düşünüyoruz. 

Mardin Kültür’ün  gelecek dönemde yapmayı planladığı çalışmalardan bahsedebilir misiniz?

Şu an kültür-sanat ve bilim-teknoloji alanında devam eden çalışmalarımız var. Farklı disiplinleri bir araya getiren ve gençlerin güçlenmelerine, kendi potansiyellerini gerçekleştirmelerine katkı sunacak yenilikçi çalışmalara devam etmeyi ve daha fazla gence ulaşmayı planlıyoruz. 

 

Kültür Sanat Fonu 2021 Dönemi Başvuruları Açıldı

By | Kültür Sanat Fonu

Kültür-sanat kurumlarının ve/veya kültür-sanat alanında faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) kurumsal kapasitelerini güçlendirmelerini ve projelerini hayata geçirmelerini desteklemek amacıyla Turkey Mozaik Foundation işbirliği ve İstanbul Kültür Sanat Vakfı Kültür Politikaları Çalışmaları bölümünün içerik ortaklığında, bireysel ve kurumsal bağışçıların desteğiyle hayata geçirdiğimiz Kültür Sanat Fonu’nun 2021 dönemi başvuruları açıldı. 

Pandemi sonrası kısmi normalleşme süreciyle birlikte kültür-sanat alanının geleceği yeniden şekillenirken, kültür-sanata erişim için yeni yollar açmak ve farklı paydaşlar arasındaki işbirliklerini güçlendirmek amacıyla, Fonun bu döneminde kültür-sanat kurumlarının, STK’ların, sanatçıların, aktivistlerin ve gönüllülerin, dayanışmayı temel alan ve teknolojinin imkânlarından faydalanan yeni işbirliği modelleri yaratmalarına ve önümüzdeki dönemin ihtiyaçlarını karşılayacak bir yaklaşımın önünü açacak çalışmalarına destek sağlanacak.Desteklenecek projelerin odağında aşağıda yer alan prensiplerden en az bir tanesinin yer alması bekleniyor:

  1. COVID -19 salgını sürecinde kültür-sanat alanının sürdürülebilirliği için sanatsal üretim gerçekleştirmeyi ve/veya üretim için gerekli koşulları oluşturmayı hedeflemesi,
  2. İçerik tasarımında ve/veya sanatçı pratiklerinde kültür-sanata erişim imkânlarını geliştiren dijital araçların yaratıcı biçimlerde kullanımını odağına alması,
  3. Kültür-sanat alanında kişiler veya kurumlar arası dayanışma ve disiplinler arası ortak çalışmayı teşvik eden işbirliği modelleri geliştirmesi.

Bu çerçevede, desteklenecek kuruluşların aşağıda örnekleri sunulan alanlarda proje fikirleri sunması ya da kurumsal kapasitelerini geliştirmesi beklenmektedir:

– Salgın döneminin koşullarına uygun kurgulanan yeni etkinlikler ve/veya formatlar (evden erişilebilen, sosyal mesafe kurallarına uyumlu vb.),

– Kültür-sanat profesyonellerinin (sanatçılar, yöneticiler, aktivistler vb.) salgın dönemi ve sonrasında da üretim ve paylaşımlarını sürdürebilmeleri için gerekli fiziksel ve/veya teknolojik araçlara erişiminin sağlanması ve bu araçların kullanımına yönelik eğitim faaliyetleri,

– Kültür-sanat alanında uzun dönemli etkileşim, ortak çalışma ve işbirliklerinin önünü açacak yerel, ulusal ve uluslararası ağların oluşturulması veya sürdürülebilirliğinin sağlanmasına yönelik faaliyetler/projeler,

– Yukarıdaki maddeler dışında kalan ancak benzer alanları içeren ve sanatsal üretimin sürdürülebilirliğini ve alandaki dayanışmayı önceliklendiren türdeki faaliyetler.

Kültür Sanat Fonu kapsamında STK’lara dağıtılacak hibenin toplam tutarı en az 300.000 TL’dir. Başvuru yapan STK’lar hibe programından en fazla 100.000 TL talep edebilirler.

Aşağıdaki başvuru kriterlerine uyan ve tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar hibe programına başvurabilirler:

– Türkiye’de kurulmuş dernekler, vakıflar, kooperatifler ve diğer kar amacı gütmeyen tüzel kişiliğe sahip kurumlar

–2020 yılından beri sahada aktif olarak çalışan,

– 2020 yılı gelirleri 30.000 TL ile 2.000.000 TL arasında olan,

–Kültür-sanat kurumları ve/veya kültür-sanat alanında faaliyet gösteren STK’lar

Kültür Sanat Fonu’na başvurmak isteyen STK’ların aşağıdaki bağlantıda yer alan formu eksiksiz şekilde doldurarak 19 Kasım 2021 saat 18:00’ye kadar başvurularını yapmaları gerekir.

Kültür Sanat Fonu hakkında detaylı bilgiye (başvuru koşulları, değerlendirme kriterleri ve fon takvimi) ve başvuru formuna buradan ulaşabilirsiniz.

 

Kültür Sanat Fonu’na Yapılan Başvurularla İlgili Değerlendirme Metnimiz Yayınlandı

By | Kültür Sanat Fonu

Kültür-sanat kurumlarının ve kültür-sanat alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının (STK), COVID-19 salgını ile başlayan yeni döneme adapte olmalarına destek olmak amacıyla Turkey Mozaik Foundation iş birliği ve İstanbul Kültür Sanat Vakfı Kültür Politikaları Çalışmaları bölümünün içerik ortaklığında hayata geçirdiğimiz Kültür Sanat Fonu’nun 2020 döneminin başvuru ve seçim süreçleri tamamlandı.

Sivil toplum kuruluşlarının bu süreçte öne çıkan ihtiyaçlarının daha iyi anlaşılabilmesi amacıyla Kültür Sanat Fonu’na yapılan başvuruların yoğunlaştığı konulara, başvuru yapan kuruluşların genel durumu ve ihtiyaçlarına dair değerlendirmelerimizin yer aldığı açıklama metine buradan ulaşabilirsiniz.

Kültür Sanat Fonu’nun 2020 Döneminde Desteklenecek Sivil Toplum Kuruluşları Belirlendi

By | Kültür Sanat Fonu

Kültür-sanat kurumlarının ve kültür-sanat alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının (STK), COVID-19 salgını ile başlayan yeni döneme adapte olmalarına destek olmak amacıyla Turkey Mozaik Foundation iş birliği ve İstanbul Kültür Sanat Vakfı Kültür Politikaları Çalışmaları bölümünün içerik ortaklığında hayata geçirdiğimiz Kültür Sanat Fonu’nun 2020 döneminde hibe vereceğimiz STK’LAR belirlendi. Fon kapsamında 7 STK’ya toplam 483.000 TL hibe vereceğiz.

Hibe almaya hak kazanan STK’lar ve yapacakları çalışmalara ilişkin bilgileri aşağıda görebilirsiniz:

Mardin Kültür Derneği (Mardin Kültür): Eğitim alanında farklı disiplinleri bir araya getirerek bölgenin kültürel çoğulcu yapısıyla uyumlu ve yenilikçi çalışmalar yapan Mardin Kültür Derneği, gençlerin ve kadınların topluma katılımlarını artırmayı ve pozitif sosyal değişim yaratmayı hedefliyor. Fon kapsamında 75.000 TL hibe desteği sağladığımız Mardin Kültür, salgın döneminde kültür-sanat aktivitelerine ve eğitimine erişimi kısıtlanmış Mardinli gençlerle, tiyatro klasiklerini dijital bir eğitim içeriği olarak paylaşmayı ve bu konuda gençlerle birlikte içerik üretmeyi amaçlıyor.

Pembe Hayat LGBTİ+ Dayanışma Derneği (Pembe Hayat): Ankara’da faaliyet gösteren Pembe Hayat, cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim alanında LGBTİ+ bireylere yönelik hak temelli çalışmalar gerçekleştiriyor. Turkey Mozaik Foundation finansmanı ile 69.000 TL hibe sağladığımız dernek, Kuir Sanatçılar Dayanışma Ağı projesi kapsamında salgın etkisiyle üretim alanları ve geçim kaynakları daralan kuir sanatçıların bir araya gelebilecekleri güvenli bir dijital alan yaratarak dayanışmayı destekleyen çalışmalar yapacak.

Performans Araştırmaları Derneği: Kurucusu olduğu Tiyatro Medresesi kapsamında atölye çalışmaları, tiyatro kampları, paneller ve konferanslar düzenleyen ve ev sahipliği yaptığı araştırma ekipleriyle hem amatör hem de profesyonel tiyatrocular için bir gelişim merkezi olmayı hedefleyen Performans Araştırmaları Derneği’ne, Turkey Mozaik Foundation  finansmanı ile 55.000 TL hibe desteği sağlayacağız. Bu hibeyle Tiyatro Medresesi Çevrimiçi Kış Okulu projesini hayata geçirecek olan dernek, proje kapsamında düzenlenen atölyelerin ve kurulan ilişkilerin salgın döneminde de devam etmesine, yaygınlaşmasına ve aynı zamanda kayıt altına alınıp bir arşiv oluşturulmasına yönelik çalışmalar yapacak.

Performans Sanatını Geliştirme Derneği (Performistanbul): Performans sanatı disiplinini geliştirmek üzere kurulan Performistanbul, Türkiye’de performans sanatını temsil eden ve sanatçılarını kendi bünyesinde toplayan bir kurum olmaması, eğitim sistemi içerisinde performans sanatına dair bölüm ya da ders bulunmaması, bu alanda yeterli Türkçe kaynağın olmaması, finansal ve hukuksal altyapı eksikliği gibi konularda çözümler üretmek amacıyla çalışıyor. Turkey Mozaik Foundation finansmanı ile 59.000 TL hibe sağladığımız Performistanbul, Evde CANLI Kal – Ev Performansı Serisi kapsamında, herkese açık çevrimiçi performans programları oluşturacak ve bu sürecin çevrimiçi arşiv ve dokümantasyonunu yaparak performans sanatçılarının kendi pratikleri üzerinden içinde bulunduğumuz döneme ve bu dönemin yarattığı travmaya nasıl bir cevap oluşturduklarına dair kapsamlı bir araştırma ve çalışmalar yapacak.

S.S Semaver Kültür Sanat Eğitim Yayıncılık Hizmet Üretim Pazarlama ve İşletme Kooperatifi (Semaver Kumpanya): Sanatsal üretimi ve aktiviteleri şehir merkezinden uzağa taşımak ve bu yolla sanata sınırlı erişimi olanların da sanatsal faaliyetlerden faydalanmalarını sağlamak amacıyla çalışmalar yapan Semaver Kumpanya, Kocamustafapaşa’daki sahnesinde tiyatro oyunları sahneliyor ve tiyatro atölyeleri düzenliyor. Fon kapsamında 75.000 TL kurumsal hibe sağladığımız Semaver Kumpanya kira giderlerini karşılayarak sanat üretimini salgın döneminde de sürdürülebilir kılmayı hedefliyor.

Tiyatro Kooperatifi: İstanbul’da 60 özel tiyatro üyesi bulunan Tiyatro Kooperatifi, özel tiyatroların sesi olmak; sanatın kamusal bir hizmet olduğu gerçeğiyle sektörel sorunlara kalıcı yasal çözümler bulmak; sektördeki tüm üretim ve uygulama süreçlerini iyileştirmek ve profesyonelleştirmek amacıyla savunuculuk ve kapasite geliştirme çalışmaları yapıyor. Turkey Mozaik Foundation ortak finansmanı ile 75.000 TL hibe sağladığımız Tiyatro Kooperatifi, bu hibe ile Özel Tiyatrolar için Bölgesel Kooperatifleşme projesini gerçekleştirecek. Proje kapsamında Türkiye’nin 7 bölgesinde hem ekonomik hem de sosyal açıdan sürdürülebilir ve güçlü bir sanat hayatını tesis etmek amacıyla özel tiyatroların kültürel kalkınma modeli ile sosyal kooperatifler kurularak desteklenmesi ve bu kooperatiflerin sürdürülebilirliğinin sağlanması için kapasite geliştirme ve savunuculuk çalışmaları yapılması planlanıyor.

Yükleniyor (Loading) Çağdaş Sanat Derneği: Diyarbakır’da faaliyet gösteren dernek, sanatçıların düşünce, üretim ve proje aşamalarında karşılaştıkları sorunları konuşarak çözmek, kentin 2000’li yılların ilk çeyreğinden bugüne gelen güncel sanat pratiklerini arşivlemek ve Diyarbakır’ın uluslararası alandaki sanatsal farkındalığı ile etkileşimini güçlendirmek amacıyla çalışmalar yapıyor. Fon kapsamında 75.000 TL kurumsal destek sağladığımız Loading, mevcut faaliyetlerini salgın döneminde sürdürebilmek için çevrimiçi araçlar satın alarak bu alandaki kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor.

Kültür Sanat Fonu’nun 2020 Dönemi için Başvurular Sona Erdi

By | Kültür Sanat Fonu

Kültür-sanat kurumlarının ve kültür-sanat alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının (STK), COVID-19 salgını ile başlayan yeni döneme adapte olmalarına destek olmak amacıyla Turkey Mozaik Foundation iş birliği ve İstanbul Kültür Sanat Vakfı Kültür Politikaları Çalışmaları bölümünün içerik ortaklığında hayata geçirdiğimiz Kültür Sanat Fonu’nun 2020 dönemi başvuruları sona erdi.

Fona kültür sanat alanında çalışan 72 kültür-sanat kurum ve STK başvuruda bulundu. Başvurulardan 10’u teknik kriterlerin değerlendirilmesi aşamasında elendi. Teknik elemeyi geçen 62 başvurunun 49’u dernek, 9’u vakıf ve 4’ü kooperatif tüzel kişiliğine sahip kuruluşlar tarafından yapıldı. Fona aralarında Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bayburt, Bursa, Çanakkale, Diyarbakır, Elazığ, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Karabük, Malatya, Mardin, Mersin, Ordu, Rize, Samsun’un yer aldığı toplam 21 şehirden başvuru alındı. Kültür Sanat Fonu’ndan talep edilen toplam hibe tutarı ise 4.505.935 TL oldu.

Kültür Sanat Fonu 2020 Dönemi Başvuruları Açıldı

By | Kültür Sanat Fonu

Kültür-sanat kurumlarının ve kültür-sanat alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının (STK), COVID-19 salgını ile başlayan yeni döneme adapte olmalarına destek olmak amacıyla Turkey Mozaik Foundation işbirliği ve İstanbul Kültür Sanat Vakfı Kültür Politikaları Çalışmaları bölümünün içerik ortaklığında hayata geçirdiğimiz Kültür Sanat Fonu’nun 2020 dönemi başvuruları açıldı.

Kültür Sanat Fonu ile kültür-sanat kurumları ve kültür-sanat alanında faaliyet gösteren STK’ların, dayanışmayı temel alan ve teknolojinin imkânlarından faydalanan yeni işbirliği modelleri yaratmaya, önümüzdeki dönemin ihtiyacını karşılayacak yaklaşım ve uygulamaları keşfetmeye yönelik çalışmalarına destek sağlanacak. Bu çerçevede, başvuru yapan kuruluşların aşağıda örnekleri sunulan alanlardaki proje fikirlerine veya kurumsal gelişimlerine destek verilecektir:

  • Salgın döneminin koşullarına uygun kurgulanan yeni etkinlikler ve/veya formatlar (evden erişilebilen, sosyal mesafe kurallarına uyumlu vb.),
  • Kültür-sanat profesyonellerinin (sanatçılar, yöneticiler, aktivistler vb.) salgın döneminde üretim ve paylaşımlarını sürdürebilmeleri için gerekli fiziksel ve/veya teknolojik araçlara erişiminin sağlanması ve bu araçların kullanımına yönelik eğitim faaliyetleri,
  • Kültür-sanat alanında uzun dönemli etkileşim, ortak çalışma ve işbirliklerinin önünü açacak yerel, ulusal ve uluslararası ağların oluşturulması veya sürdürülebilirliğinin sağlanmasına yönelik faaliyetler/projeler,
  • Yukarıdaki maddeler dışında kalan ancak benzer alanları içeren ve sanatsal üretimin sürdürülebilirliğini ve alandaki dayanışmayı önceliklendiren türdeki faaliyetler.

Kültür Sanat Fonu’na başvuru yapan STK’lar en fazla 80.000 TL talep edebilirler.  Aşağıda yer alan başvuru kriterlerine uyan ve tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar fona başvurabilirler:

  • Türkiye’de kurulmuş dernekler, vakıflar, kooperatifler ve diğer kar amacı gütmeyen,
  • 2019 yılından beri sahada aktif olarak çalışan,
  • 2019 yılı gelirleri 30.000 TL ile 1.500.000 TL arasında olan,
  • Kültür-sanat kurumları ve/veya kültür-sanat alanında faaliyet gösteren STK’lar.

Kültür Sanat Fonu’na başvurmak isteyen kuruluşların başvuru formunu 25 Eylül 2020 saat 18:00’e kadar eksiksiz şekilde doldurmaları gerekir.

Kültür Sanat Fonu hakkında detaylı bilgiye (hibe süreci, başvuru koşulları, değerlendirme kriterleri ve takvim) ve başvuru formuna buradan ulaşabilirsiniz.

Kültür Sanat Fonu Kapsamında Desteklediğimiz Mezopotamya Caz Müziği ve Dans Kültürü Derneği Çalışmalarına Devam Ediyor

By | Kültür Sanat Fonu

Diyarbakır’da faaliyet gösteren Mezopotamya Caz Müziği ve Dans Kültürü Derneği, dans ve müzik aracılığıyla kültürler arası etkileşim, ifade özgürlüğü, çocuk hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanlarında çalışıyor. Vakfımızın 2019 yılında ilk kez açtığı Kültür Sanat Fonu kapsamında kurumsal hibe desteği sağladığımız dernekte, Proje Koordinatörü olarak görev alan Hazni Demir ile devam eden çalışmalarını, kurumsal hibenin derneğe katkılarını ve Covid-19 salgınının faaliyetlerine etkilerini konuştuk.

Kültürler arası etkileşim, ifade özgürlüğü, çocuk hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanlarında dansı ve müziği öne çıkaran faaliyetler yapan Mezopotamya Caz Müziği ve Dans Kültürü Derneği’nin kuruluş hikayesinden ve yaptığı çalışmalardan bahseder misiniz?

Mezopotamya Caz Müziği ve Dans Kültürü Derneği Şubat 2019’da kuruldu. Öncesindeki 2 yıl boyunca, enformel bir dans topluluğu olarak Swing dansları ve caz müzik ile ilgili atölyeler düzenledik. Sonrasında ise çalışmalarımızı daha akademik bir çerçeveye yerleştirmek, bu çerçeveyi farklı sosyo-ekonomik-kültürel gruplarla pratiğe döküp yaygınlaştırmak, çalışmalarımızı daha düzenli ve sürdürebilir hale getirmek amacıyla dernekleştik. Çalışmalarımızın temelinde dansı ve müziği hak temelli perspektifler ile ortak bir potada buluşturmak ve çocuklar ile gençler için yeni bir sosyal ve kültürel alan yaratmak yatıyor. Şimdilik sadece Swing dansları ile yürüttüğümüz ancak ilerleyen zamanlarda belki de tüm dans türlerinde de kullanılabilecek Hak Temelli Dans Müfredatımız bulunuyor. Bu müfredat hem güncel gelişmelerle hem de müzik-ses, dans-hareket üzerine yapılan araştırmalarla yeni içerikler ve formlar kazanabilen dinamik bir yapıya sahip.

Caz müziği ve swing dansı üzerinden ırkçılık, toplumsal cinsiyet eşitliği, engelli hakları gibi birçok hak temelli alanda farkındalık yaratan atölyeler düzenliyorsunuz. Çalışmalarınızda Caz müzik ve Swing dansı tercih etmenizin nedeni nedir?
Caz müzik, özellikle Swing dönemi ve dansları, hak temelli çalışmalar için muazzam bir kaynak ve araştırma sahası sunuyor. Ortaya çıktıkları ve yayıldıkları, değişimler geçirdikleri, bittikleri, tekrar canlandıkları tarihi süreçler aynı zamanda dünyada da hak mücadelesi ve politik mücadelelerle örtüşen bir çizgi izliyor. Bu süreçlerde, müziği ve dansı geliştiren, insanların politik-etnik-cinsiyete dayalı kimlikleri de bize bir araştırma ve tartışma alanı açıyor. Bazen paralel bazen çakışmalı bir seyri var. Hepsinden de önce, caz müziğin kendisi aslında bir demokrasi şöleni. Bu benzetme çok sık yapılır. Farklı enstrümanların ve müzisyenlerin farklı tekniklerin bir arada bir uyum içerisinde ancak kendi bağımsız alanlarına sahip olarak icra ettiği bir müzik türüdür caz. Aslında bizim için en önemlisi, caz müziği ve özellikle swing dönemi mutluluğun, neşenin, umudun simgesidir.

Derneğinizin öncelikli hedef kitlelerinden birini de çocuklar oluşturuyor. Çocuklara yönelik olarak yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz? Çocuklarla yaptığınız çalışmalarda kültür sanat faaliyetlerini kullanmanın nasıl bir etkisi oluyor?

Swing danslarının ve caz müziğin, fizyolojik ve bilişsel faydalarının yanı sıra sosyal yetilerin gelişmesi için de çok faydası oluyor. Farklılıkları yargılamadan, iyi veya kötü etiketlemeleri yapmadan meselenin özünün ne olduğunu hep beraber kavramaya çalıştığımız çalışmalar yapıyoruz çocuklarla. Dans ve müzik bunu yapmanın en iyi yolu bizce. Hatta belki amacın ta kendisi. Biraz önce bahsettiğimiz caz müzik ve demokrasi benzerliği burada da geçerli. Bunun anlatılması ve gerçekliğinin gösterilmesi çok faydalı oluyor. Aynı şey dans için de geçerli. Başlarda grup içinde hakimiyet kurma-geride durma gibi katılımcılığı azaltan davranışlar, zaman içinde azalıyor. Sonuçta araç olarak kullandığımız şey bedenimiz. Hepimiz buna sahibiz ve bedenlerimizin ölçüsünün ve fizyolojik farklılıklarının orada bir önemi yok. Nasıl hepimiz yürüyebiliyorsak ve birimizin yürüyüşü diğerinden daha mükemmel değilse dans da öyle. Dans bir hareket alanı ve birbirimizden farklı özelliklerimiz olduğu için hareketlerimizin de farklı olması gayet doğal. Önemli olan o farklı hareketleri bir uyum içinde bütüne dönüştürebilmek. Çocuklarla aslında bu temelde çalışıyoruz. Ek olarak, dansın ve müziğin, farklı kültürlere saygı konusunda da çok yardımını görüyoruz. İlk izlediklerinde asla yapamayacaklarını, kendilerine çok yabancı olduğunu düşünseler de pratik etmeye başladıktan sonra kendi yaşam alanlarında gördükleri dans formalarıyla benzer olduğunu hissedip çok daha fazla eğlenmeye, yaratıcı ve katılımcı olmaya başlıyorlar. Yetişkinler için hazırladığımız hak temelli müfredatı şu sıra çocuklar için de uyarlamaya yönelik çalışmalar yapıyoruz.

2019 yılında ilk kez hayata geçirdiğimiz Kültür Sanat Fonu kapsamında Vakfımızdan kurumsal hibe desteği alıyorsunuz. Bu hibe ile ne tür çalışmalar yapacaksınız? Bu hibe desteğinin derneğin çalışmalarına nasıl bir katkı sağlayacağını düşünüyorsunuz?

Kültür Sanat Fonu’ndan aldığımız hibe, hem dans hem de müzik çalışmaları için daha elverişli bir mekana taşınmamızı ve çalışmalarımızın verimliliğinin artmasını sağladı. Fonu temel olarak kurumsal giderlerimizi karşılamak amacıyla kullanıyoruz. Bu da bizi mali kaygılardan uzaklaştırarak hali hazırda zaten gönüllü olarak yürüttüğümüz projelerimizi hızlandırma, çoğaltma ve genişletme imkanı sunuyor. Yürüttüğümüz ve üzerinde çalıştığımız projeleri şu şekilde sıralayabiliriz; şehirde çocuklar ve kadınlarla çalışmalar yürüten STK’lar ile ortaklaşarak sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı kesimlerle yapılandırılmış dans atölyeleri, dezavantajlı gençler-yetişkinlere dans ve müzik eğitimleri için burs sağlanması, çocuklar için hak temelli bir dans müfredatı geliştirilmesi ve uygulanması ile radyo programcılığı ve caz müzik eğitimi.

Koronavirüs kapsamında alınan tedbirlerin hayatın diğer alanlarında olduğu gibi sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarında da değişikliklere sebep olduğunu biliyoruz. Bu durum bizden aldığınız hibe kapsamında yaptığınız faaliyetleri ve çalışmalarınızı nasıl etkiledi? Çalışmalarınıza devam etmek için kullandığınız yöntemler varsa bizimle paylaşabilir misiniz?

Covid-19 salgını sebebiyle 12 Mart’tan beri fiziki yakınlık gerektiren tüm çalışmalarımızı askıya aldık. Beraber çalıştığımız diğer kurumlar da aynı kararı aldı. Biz de bu süreçte herkesin yaptığı gibi çalışmalarımızı dijital ortamda nasıl sürdürebileceğimizi düşündük. Hali hazırda var olan projelerimizden hangileri dijitale dönüştürmeye uygun, hangileri değil bunları ayrıştırarak yeni bir yol haritası belirledik. Başlangıç için, caz müzik ve dansları ile ilgili sosyal medya hesapları ile iş birliği yaparak o hesaplardan yayınlanan, bir ay süren ve sembolik ödüller sunan mini bilgi yarışması serisi yayınladık. Bu kitlemizin bir kısmını dernek ile etkileşimde tutmanın yanı sıra bir farkındalık yaratma, araştırma ve öğrenme sürecinin yolunu açtı. Buna ek olarak, planladığımız Radyo Programcılığı ve Caz Müzik Eğitimini dijitale taşıyarak mayıs ayı içerisinde çevrimiçi araçlarla gerçekleştireceğiz. Ayrıca, Kültür Sanat Fonu’nun çevrimiçi değerlendirme toplantısında tanıştığımız fondan hibe alan diğer kültür sanat kurumlarından bazılarıyla ortak yeni projeler geliştirme ihtimaliz doğdu. Görme engellilerin kullanımına da sunulabilecek podcast serileri, sesli ve detaylı anlatımlı dans eğitimi videoları hazırlamak gibi henüz kuluçka aşamasında fikirlerimiz de var. Evlere kapanmak durumunda kaldığımız doğru ancak bu süreçte ortaya konan fikirlerin ve uygulamaların da bizlere yeni bakış açıları kazandıracağı ve buradan çıktığımızda önümüzde yeni yollar açacak ortaklıklar geliştireceği de muhakkak.