Tag

sanat arşivleri - Sivil Toplum için Destek Vakfı

Kültür Sanat Fonu 2021 Dönemi Başvuruları Açıldı

By | Kültür Sanat Fonu

Kültür-sanat kurumlarının ve/veya kültür-sanat alanında faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) kurumsal kapasitelerini güçlendirmelerini ve projelerini hayata geçirmelerini desteklemek amacıyla Turkey Mozaik Foundation işbirliği ve İstanbul Kültür Sanat Vakfı Kültür Politikaları Çalışmaları bölümünün içerik ortaklığında, bireysel ve kurumsal bağışçıların desteğiyle hayata geçirdiğimiz Kültür Sanat Fonu’nun 2021 dönemi başvuruları açıldı. 

Pandemi sonrası kısmi normalleşme süreciyle birlikte kültür-sanat alanının geleceği yeniden şekillenirken, kültür-sanata erişim için yeni yollar açmak ve farklı paydaşlar arasındaki işbirliklerini güçlendirmek amacıyla, Fonun bu döneminde kültür-sanat kurumlarının, STK’ların, sanatçıların, aktivistlerin ve gönüllülerin, dayanışmayı temel alan ve teknolojinin imkânlarından faydalanan yeni işbirliği modelleri yaratmalarına ve önümüzdeki dönemin ihtiyaçlarını karşılayacak bir yaklaşımın önünü açacak çalışmalarına destek sağlanacak.Desteklenecek projelerin odağında aşağıda yer alan prensiplerden en az bir tanesinin yer alması bekleniyor:

  1. COVID -19 salgını sürecinde kültür-sanat alanının sürdürülebilirliği için sanatsal üretim gerçekleştirmeyi ve/veya üretim için gerekli koşulları oluşturmayı hedeflemesi,
  2. İçerik tasarımında ve/veya sanatçı pratiklerinde kültür-sanata erişim imkânlarını geliştiren dijital araçların yaratıcı biçimlerde kullanımını odağına alması,
  3. Kültür-sanat alanında kişiler veya kurumlar arası dayanışma ve disiplinler arası ortak çalışmayı teşvik eden işbirliği modelleri geliştirmesi.

Bu çerçevede, desteklenecek kuruluşların aşağıda örnekleri sunulan alanlarda proje fikirleri sunması ya da kurumsal kapasitelerini geliştirmesi beklenmektedir:

– Salgın döneminin koşullarına uygun kurgulanan yeni etkinlikler ve/veya formatlar (evden erişilebilen, sosyal mesafe kurallarına uyumlu vb.),

– Kültür-sanat profesyonellerinin (sanatçılar, yöneticiler, aktivistler vb.) salgın dönemi ve sonrasında da üretim ve paylaşımlarını sürdürebilmeleri için gerekli fiziksel ve/veya teknolojik araçlara erişiminin sağlanması ve bu araçların kullanımına yönelik eğitim faaliyetleri,

– Kültür-sanat alanında uzun dönemli etkileşim, ortak çalışma ve işbirliklerinin önünü açacak yerel, ulusal ve uluslararası ağların oluşturulması veya sürdürülebilirliğinin sağlanmasına yönelik faaliyetler/projeler,

– Yukarıdaki maddeler dışında kalan ancak benzer alanları içeren ve sanatsal üretimin sürdürülebilirliğini ve alandaki dayanışmayı önceliklendiren türdeki faaliyetler.

Kültür Sanat Fonu kapsamında STK’lara dağıtılacak hibenin toplam tutarı en az 300.000 TL’dir. Başvuru yapan STK’lar hibe programından en fazla 100.000 TL talep edebilirler.

Aşağıdaki başvuru kriterlerine uyan ve tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar hibe programına başvurabilirler:

– Türkiye’de kurulmuş dernekler, vakıflar, kooperatifler ve diğer kar amacı gütmeyen tüzel kişiliğe sahip kurumlar

–2020 yılından beri sahada aktif olarak çalışan,

– 2020 yılı gelirleri 30.000 TL ile 2.000.000 TL arasında olan,

–Kültür-sanat kurumları ve/veya kültür-sanat alanında faaliyet gösteren STK’lar

Kültür Sanat Fonu’na başvurmak isteyen STK’ların aşağıdaki bağlantıda yer alan formu eksiksiz şekilde doldurarak 19 Kasım 2021 saat 18:00’ye kadar başvurularını yapmaları gerekir.

Kültür Sanat Fonu hakkında detaylı bilgiye (başvuru koşulları, değerlendirme kriterleri ve fon takvimi) ve başvuru formuna buradan ulaşabilirsiniz.

 

Müziğin Birleştirici Gücü

By | Röportaj | No Comments

Kurumsal Destek Programı dahilinde desteklediğiniz Barış için Müzik Vakfı ile çalışmalarını, hibe sürecini ve gelecek planlarını konuştuk. Röportajın tamamını aşağıda okuyabilirsiniz. 

Sivil Toplum için Destek Vakfı (DV): Barış için Müzik Vakfı, hangi sosyal problemden yola çıkarak kuruldu? Genel olarak çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Barış için Müzik Vakfı (BİMV): Barış için Müzik Vakfı, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde yer alan “Her çocuğun kültürel ve sanatsal yaşama serbestçe katılım hakkı vardır.” maddesinden yola çıkarak çocukların sanatsal yaşama katılımı önündeki engelleri kaldırmak amacıyla kuruldu.

Barış için Müzik Vakfı, 7-15 yaş arası çocuklara hiçbir ayrım gözetmeden ücretsiz enstrüman ve müzik eğitimi olanağı sağlıyor. Barış için Müzik Vakfına katılan her çocuk istediği enstrümanı seçip derslere katılabiliyor ve Barış için Müzik Orkestraları’nın bir parçası oluyor. Parçası olduğu orkestralar ile yurt içi ve yurt dışında birçok konserde sahne alıyorlar.

DV: Sanatın birleştirici ve iyileştirici gücü çalışmalarınızda nasıl bir rol oynuyor? Çocuklar üzerindeki etkisini nasıl yorumlarsınız?

BİMV: Barış için Müzik Vakfının uyguladığı eğitim modeli, orkestralar temelinde ilerliyor. Vakıfta müzik eğitimi almaya başlayan her çocuk kendi seviyesindeki orkestraya dahil oluyor ve vakfın uyguladığı bireysel ve toplu derslerden yararlanıyor. Vakıf, orkestrayı temel alan eğitim modelini toplum minyatürü olarak yorumluyor. Farklı sosyal statülere ve kültürlere sahip çocuklar orkestra içerisinde ortak amaç uğruna çalışmalarını sürdürüyor. Çocuklar orkestra içerisinde farklı seslere saygı duymayı, kendini ifade edebilmeyi, kolektif çalışmayı öğreniyorlar. Orkestralar aracılığıyla sanatın iyileştirici ve birleştirici etkisinin arttığı düşünülüyor. Çocukların vakıfta eğitim almaya başladığı andan itibaren hem okul derslerinde hem de insan ilişkilerinde gerçekleştirdiği değişim bu etkiyi gözler önüne seriyor.

DV: Çalışmalarınızı Edirnekapı’da sürdürüyorsunuz. Mahalle bazlı çalışmanın sizce avantajları nelerdir?

BİMV: Barış için Müzik Vakfı çalışmalarını, çocukların sanatsal yaşama katılım konusunda zorluk yaşadığı, sosyo-ekonomik olarak düşük bölgelerde sürdürüyor. Yapılan çalışmalara çevre bölgelerden de çocuklar katılabiliyor. Çalışmaların mahalli bazda yapılması çocukların aidiyet duygularını güçlendiriyor, veli katılımını ve çevre desteğini kolaylaştırıyor. Aynı zamanda mahalle içerisinde oluşturduğu istihdam olanakları ile mahallelinin de kalkınmasını sağlıyor.

DV: Çocukların yanı sıra aileleri de vakıf bünyesine dahil etmeye çalışıyorsunuz. Bu konuda yapmak istedikleriniz ayrıca nelerdir?

BİMV: Vakıf, sanatın olumlu etkilerini çocuktan başlayarak aile bireylerine de ulaştırmayı hedefliyor. Bu konuda aileleri sürece dahil etmek için kısa vadeli çeşitli aktiviteler düzenliyor. Bu etkiyi uzun vadeye yaymak amacıyla veli korosu oluşturmak vakfın hedefleri arasında yer alıyor.

DV: Sivil Toplum için Destek Vakfı’ndan aldığınız hibe desteğini nasıl kullanmayı planlıyorsunuz? Hibe süreci, finansal sürdürülebilirlik açısından nasıl bir etki yaratıyor?

BİMV: Barış için Müzik Vakfı, Sivil Toplum İçin Destek Vakfı’ndan aldığı hibe ile 1 yıl boyunca kaynak geliştirme danışmanlığı hizmeti alacak. Vakıf, 1 yıl boyunca alacağı kaynak geliştirme danışmanlığı ile vakıf bünyesinde kaynak geliştirme departmanının temellerini atarak bu yıl içerisinde gerçekleşecek etkiyi uzun vadeye yayıp finansal sürdürülebilirliği sağlamayı hedefliyor.

Barış İçin Müzik Vakfına Hibe Desteği

By | Kurumsal Destek Fonu | No Comments

Barış için Müzik Vakfı, sosyo-ekonomik olarak dezavantajlı gençlere ve çocuklara sanat eğitimini ücretsiz hale getiriyor. Eğitim programlarına katılan öğrenciler, uzman öğretmenler eşliğinde vakfın ücretsiz olarak temin ettiği enstrümanları kullanmayı öğreniyor. Ayrıca yurt içi ve yurt dışında gerçekleşen konser, kamp ve ustalık sınıfı gibi çeşitli faaliyetlere katılma şansı bulup ufuklarını genişleten deneyimler yaşıyorlar.

Dil, din, ırk ayırt etmeksizin bütün öğrencilerin katılımına büyük önem gösteren Barış İçin Müzik Vakfı, çocukları çeşitlilik ve farklılıkları ile dışlamak yerine çocuklara kapsayıcı bir zihniyet ile yaklaşarak fırsat eşitliğini sağlamayı hedefliyor.

Sivil Toplum için Destek Vakfı da Barış için Müzik’in -vakfın daha fazla çocuğa ulaşmasına da katkı sağlamak için- kaynak geliştirme ve finansal sürdürülebilirliğine için hibe desteği sağlıyor.

Kurumsal Destek ve Sanat Odaklı Çalışmalar

By | Röportaj | No Comments

Sosyal Kültürel Yaşamı Geliştirme Derneği / http://www.sosyalkulturelyasam.org

Sivil Toplum İçin Destek Vakfından Kurumsal Program dahilinde hibe desteği alan Sosyal Kültürel Yaşamı Geliştirme Derneği (SKYGD) hibe sürecini ve bu süreçteki deneyimlerini anlattı.

Sivil Toplum için Destek Vakfı (DV): Kurumsal destek almanın sürdürülebilirlik açısından derneğinize ne gibi faydaları oldu? Kısa ve uzun dönemdeki etkilerinden genel olarak bahsedebilir misiniz?

Sosyal Kültürel Yaşamı Geliştirme Derneği (SKYGD): Kurumsal destek almanın SKYGD’nin sürdürülebilirliği açısından özellikle bu konuda bir strateji ve yol haritası çıkarma konusunda faydası oldu. SKYGD’yi hem bilen, tanıyan kişi ve kurumlara, hem de henüz bilmeyen kişi ve kurumlara yönelik bir dil ve materyaller oluştu. Buna ek olarak, SKYGD’nin mevcut ve geleceğe yönelik ihtiyaçları ve bundan sonra kısa ve orta vadede uygulanabilecek projeler şekillendi.

DV: Hibe çerçevesinde kurumsal gelişim ve kaynak geliştirme alanında 2 danışman ile çalıştınız. İnsan kaynağı konusunda destek almak, kurumun ihtiyacına dair yapılan çalışmalarda nasıl bir ivme yaratıyor?

SKYGD: Danışmanlar ile çalışmanın SKYGD’nin vizyonuna büyük katkısı oldu, somut ihtiyaçlarını ve potansiyelini ortaya çıkarma konusunda ciddi bir katkısı oldu. Operasyonun dışına çıkarak SKYGD’ye dışarıdan bir göz atma fırsatı ve hafızasını toparlama, bu anlamda da kısa ve orta vadedeki hedeflerini netleştirmede önemli bir fırsat yarattı.

DV: Sanat odaklı çalışan bir dernek olarak, en çok zorlandığınız konu nedir?

SKYGD: Sanat odaklı çalışan bir dernek olarak en çok zorlandığımız konu sanatın zaman zaman önemli bir ihtiyaç olarak algılanmaması olabiliyor. Bir örnek olarak, belediyelerin sivil toplumun çalışmalarını bir öncelik olarak görmemeleri soncunda işbirliğinde sık sık zaman ve mekan yaratma konusunda sıkıntılar yaşanabiliyor. Ayrıca, kültür sanata yatırım yapan büyük kurumlar (büyük sivil toplum kuruluşları da buna dahil olmak üzere) genelde ana akım sanat etkinliklerine daha sıcak bakıyor. Dolayısıyla organizasyonlarında ya da işbirliği stratejilerinde SKYGD gibi çok da büyük olmayan STK’ların çalışmalarına yer vermeyebiliyorlar. Örneğin, bu yılki bienale paralel olarak mülteci çocukların ürünlerinden oluşan paralel bir sergi düşünüyoruz ve buna mekan bulmakta ciddi zorluklar yaşıyoruz.

DV: Önümüzdeki dönem yapacağınız çalışmalarla ilgili bilgi verebilir misiniz?

SKYGD: SKYGD olarak, kısa vadede, özellikle yaz aylarındaki nispi sakinlikten de faydalanarak eğitmen ekibimizi ve networkümüzü güçlendirmeyi, sanat atölyeleri deneyimimizi yeni eğitmenlerin faydalanabileceği materyaller halinde toparlamayı, uygulanabilir kılavuzlar üretmeyi istiyoruz. Orta vadede ise yeni eğitmenler kazanmayı, özellikle üniversitelerin sanat bölümlerinde SKYGD’yi tanıtmayı, bu yolla ekibi genişletmeyi amaçlıyoruz. Nispeten uzun vadede ise SKYGD’nin deneyimini, yurtdışındaki benzer örneklerle birlikte tartışabileceğimiz ve paralel etkinliklerle daha geniş bir kesime ulaşabileceğimiz, sanatın dönüştürücü potansiyeline odaklanan büyük bir etkinlik yapabilmeyi arzuluyoruz. Bu hedeflere paralel olarak SKYGD’nin mevcut atölyeleri ve çalışmaları uygulanmaya devam edecek.

Assouline ve Sivil Toplum için Destek Vakfı, Tarlabaşı Toplum Merkezini Destekliyor

By | Kurumsal Destek Fonu | No Comments

Assouline Bebek’in yılbaşı etkinliği bağışları ve Sivil Toplum için Destek Vakfının katkısıyla oluşturulan hibe fonu kapsamında Tarlabaşı Toplum Merkezinin “Burada Herkese Yer Var” projesi hayat geçiyor.

Proje kapsamında Tarlabaşı’nda yaşayan çocuklara yönelik 3 atölye gerçekleştirilecek. Mahallede yaşayan 8-14 yaş arası 120 çocuk, Alternatif Sanat, Beden Perküsyonu ve Yaratıcı Drama atölyelerinden 3 ayrı grup ile toplam 6 ay boyunca yararlanabilecek.

Çocuklar, Yaratıcı Drama atölyesinde kendini ifade etme, Beden Perküsyonu atölyesinde bir enstrüman olarak bedeni kullanıp kolektif müzik yaratma konularında çalışacak. Alternatif Sanat Atölyesinde ise başka bir dünya mümkün temasıyla çocukların birlikte yaşam pratiklerine, sosyal uyum özelliklerine, bireysel gelişimlerine, öğrenme becerilerine destek sağlanacak. Atölyeler kapsamında çocukların ekip çalışması, bireysel gelişim, beden koordinasyonu konularında güçlendirilmesi amaçlanıyor.

Ayrıca çalışmalarda psikolojik destek ihtiyacı olan çocuklar gözlemlecek ve atölyelere parallel olarak psikolojik destek de sağlanacak. 

Assouline Bebek’e çocuklara kendini ifade etme fırsatı, olumsuzluklarla başa çıkma gücü sağladığı için çok teşekkür ederiz!

SKYGD Hibe Süreci Tamamlandı

By | Kurumsal Destek Fonu | No Comments

Kurumsal Program dahilinde desteklenen Sosyal ve Kültürel Yaşamı Geliştirme Derneğinin hibe süreci sona erdi.

Derneğin finansal sürdürülebilirliğinin geliştirilmesine yönelik 1 Temmuz 2016 – 1 Şubat 2017 tarihleri arasında destek sağlandı. Kurumsal Program ile SKYGD’nin geleceğe yönelik strateji ve yöntemlerinin belirlenmesi ile ilişkilerinin canlandırılması ve güçlendirilmesi sağlandı. SKYGD’nin vizyonu ve orta vadede gerçekleştirebileceği çalışmalara ilişkin bir strateji çalışması yapılırken sahada tespit edilen ihtiyaçlardan yola çıkılarak 2017 yılında iki konuya odaklanılmasına karar verildi.

Çalışmalar çerçevesinde verilen desteğin bir diğer sonucu ise, SKYGD’nin kaynak, deneyim ve birikimlerinin derlenip toparlanması ve paydaşlara sunulabilir hale gelmesi oldu.

SKYGD, toplumun ihtiyaçlarına göre çalıştığı dezavantajlı gruplarla yaptıkları çalışmalarda sanatın iyileştirici gücününü kullanarak ağırlıklı olarak mülteci ve engelli bireylerle çalışmaktadır. Yürüttüğü çalışmalar arasında ise risk altındaki çocuklar, gençler, kadınlar, ruh sağlığı sorunu yaşayan bireyler ve mahpuslar yer almaktadır.

Sivil Toplum için Destek Vakfının hibe programlarından yararlanan STK’lar dilerlerse tekrar başvuru yapabiliyorlar.

Toplumsal İhtiyaçlar ve Sanatın ‘İyileştirici’ Gücü

By | Röportaj | No Comments

Sosyal Kültürel Yaşamı Geliştirme Derneği / http://www.sosyalkulturelyasam.org/ 

SKYGD ve çalışmaları ile ilgili daha detaylı bilgi edinmek için aşağıdaki röportajı okuyabilirsiniz. Sivil Toplum için Destek Vakfı, Kurumsal Program dahilinde SKYGD’ye hibe desteği sağlıyor. 

Sivil Toplum için Destek Vakfı (DV): Sosyal Kültürel Yaşamı Destekleme Derneği hangi toplumsal problemlerin çözümüne yönelik çalışmalar yapıyor?

Sosyal Kültürel Yaşamı Geliştirme Geliştirme Derneği (SKYGD): SKYGD, toplumun ihtiyaçlarına göre her türlü dezavantajlı grupla çalışmalar yürütmektedir. Şu anda ise ağırlıklı olarak mülteci ve engelli bireylerle çalışmaktadır. Geçmişte yürüttüğü çalışmalar arasında ise risk altındaki çocuklar, gençler, kadınlar, ruh sağlığı sorunu yaşayan bireyler ve mahpuslar yer almıştır. 

DV: Aslında SKYGD geçmişi olan bir STK. Ancak özellikle son 1-2 senedir bir toparlanma sürecindeymiş gibi bir algı da var. Bundan bahsedebilir misiniz?

SKYGD: SKYGD, aslında Marmara depreminden sonra, 2000 yılında kurulmuş ve bugüne kadar Türkiye genelinde çeşitli çalışmalar yürütmüş bir dernek. Son 1-2 yılda ise uluslararası çalışmalara da dahil olmuş olması ve özellikle de ekibin yenilenmesi ile birlikte daha aktif bir döneme girmiştir. 

DV: Neden sanatın “iyileştirici” gücünden bahsediyoruz? Özellikle sanat aracılığıyla çalışmalarınızı sürdürmeniz size ve çalıştığınız alana nasıl bir katkı sağlıyor?

SKYGD: SKYGD, kurulduğu günden bu yana sanatı kişilerin yaşamla olan bağlarını güçlendiren bir araç olarak görmüş ve çalışmalarını bu görüşe dayandırmıştır. Yani “iyileştirme” dendiğinde kastedilen, çeşitli toplumsal ve ekonomik nedenlerle zayıflayan yaşamla olan bağların güçlendirilmesi, kendini ifade etme yollarının açılması ve böylece toplumsal yaşamda daha etkin ve içermeci bir yer edinmedir. SKYGD ekibi olarak sanat yoluyla yaptığımız çalışmaları iki taralı bir süreç olarak görüyoruz ve sanat atölyelerinin hedef kitleye kazandırdıklarının yanı sıra ekibe de çok şey kattığını, atölyelerin karşılıklı bir öğrenme, karşılaşma ve tanışma süreci olduğunu düşünüyoruz. toplumsal dönüşümün bu tür karşılaşmalardan geçtiğine inanıyoruz. Toplumsal sorunları ve bu sorunları birebir yaşayan kişileri daha yakından tanıma, ihtiyaçlarını anlama ve bunun sonucu olarak hayata karşı duruşlarımızın yeniden şekillenmesi, yeni çalışmaların planlanması gibi katkıları olmakta. Sivil alanda ise sanatsal çalışmaların önemli bir boşluğu doldurduğuna inanıyoruz. Başta lüks gibi görülen bu alanın, aslında kişilerin psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarını karşılayan ve üretim potansiyellerini açığa çıkarmalarına katkı sağlayan önemli bir alan olduğunu düşünüyoruz. 

DV: Sanat aracılığıyla dayanışma ve kendini ifade etme beraber çalıştığınız kişiler açısından bir etki yaratıyor?

SKYGD: Eşit ve katılımcı bir ortamda gerçekleştirilen sanat atölyeleri sırasında ve sonucunda katılımcılar arasında çeşitli sosyal ve psikolojik etkiler gözlemliyoruz. Bunları başlıcaları arasında tanınma, kendine özgürce ifade etme, travmalarının bir nebze de olsa üstesinden gelme, travmatik olanı yaratıcı bir dile dönüştürme, yaratıcılıklarının farkına varma, potansiyellerini gerçekleştirme konusunda özgüvenlerinde artış ve yaşadıkları sorunların sanatsal dil ve ürünler aracılığıyla daha görünür olması gibi etkiler yer almakta. 

DV: Bu yılki çalışmalarınızın odak noktası nedir? Suriyeli mülteciler ile ilgili çalışmalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

SKYGD: Son 2 yıldır ağırlıklı olarak mülteci bireylerle ve ağırlıklı olarak mülteci çocuk ve gençlerle çalışıyoruz. sanat atölyeleri yine çalışmalarımızın ana eksenini oluşturmakta. Gerçekleştirdiğimiz atölyeler arasında plastik sanatlar, drama, dans, hip-hop yer almakta. Farklı sivil toplum kuruluşlarının toplum merkezlerini, mekanlarını ve kampları mekan olarak kullanmaktayız. Ayrıca mülteci kadın ve çocukların ihtiyaçlarına dayanarak geliştirdiğimiz yeni bir model ise “Çocuklar için Sanat, Kadınlar için Türkçe” modeli. Bu modelde, mülteci kadınlar ve çocukları eşzamanlı olarak çalışmalara katılmakta. Çocuklar sanat atölyelerine katılırken, anneler Türkçe öğrenmekte. 

DV: Genel olarak sivil toplum, özel olarak sivil toplum içinde çalıştığınız alanla ilgili ve kurumunuzun sürdürülebilirliği ile ilgili karşılaştığınız en büyük zorluk nedir? Bu zorlukları aşmak için sizce nasıl destekler gündemde olmalı?

SKYGD: Çalıştığımız alanla ve kurumumuzun sürdürülebilirliği ile ilgili karşılaştığımız en önemli zorluk mali sürdürülebilirlik. Türkiye’de bağış toplama yollarının oldukça zorlu olması, filantropi kültürünün çok yerleşmiş olmaması ve bizim gibi STK’ların varlığının süreli projelere bağlı olması bize göre geleceği görebilmemizin önünde en büyük engel. 

DV: Sivil Toplum için Destek Vakfı’ndan aldığınız hibeyi nasıl değerlendireceksiniz? Özellikle kaynak geliştirme konusunda önümüzdeki yıllara yönelik ne tür çalışmalar planlıyorsunuz?

SKYGD: Sivil Toplum için Destek Vakfı’ndan aldığımız kurumsal desteği projelere alternatif yeni kaynak geliştirme yöntemlerini araştırma ve hayata geçirme yönünde kullanacağız. Profesyonel ve kurumsal bir sunum ve dosya hazırlayarak, bunları kullanarak alternatif bağış toplama yöntemlerini araştıracak ve hayata geçireceğiz.