Yaren Kooperatif ile Teknolojide Gelecek Biziz: Kooperatif 4.0 Projesi Kapsamında Yapacakları Çalışmaları Konuştuk

S.S. Yaren Fikri Mülkiyet Hakları ve Proje Danışmanlığı Kooperatif (Yaren Kooperatif) kısa ve uzun vadede öncelikle Ege Bölgesi, daha sonra Türkiye genelinde sürdürülebilir eğitim ve kalkınma projeleri oluşturmak, eğitimdeki kültürel, sosyal ve ekonomik eşitsizlikleri en aza indirerek toplumun tüm kesimlerinde sosyal dengeyi sağlayacak projeler yaratmak ve sürdürmek amacıyla çalışmalarını yürütüyor. Vakfımız yürütücülüğünde Pegasus Hava Yolları tarafından hayata geçirilen Yarınlara Uçuyoruz Projesi hibe programı kapsamında 

Teknolojide Gelecek Biziz: Kooperatif 4.0 projesini hayata geçirecek olan Kooperatif; İzmir, Manisa ve Aydın’da sürdürülecek olan pilot proje kapsamında üniversite gençleri ile kırsalda yaşayan gençler arasında teknolojik bilgi aktarımı yoluyla bağ kurulması amaçlanıyor. Türkiye’nin önce gelen üniversitelerinde eğitim gören 8 üniversite öğrencisi tarafından hazırlanacak Küçük İşletmeler Dijital İhtiyaç Analizi Raporu çerçevesinde kırsalda yaşayan 19-25 yaş arası 50 gence üniversite öğrencileri tarafından 3 aylık eğitim verilecek.

Yaren Kooperatif ortaklarından Özgür Topaç ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; kooperatifin faaliyetleri, geliştirdikleri işbirlikleri, dijitalleşen dünyada çocuklara geleneksel kültürü aktarırken yaşadıkları deneyimler, kırsalda yaşayan gençlerin öne çıkan ihtiyaçları ve proje kapsamında yürütecekleri faaliyetler hakkında konuştuk. 

Yaren Kooperatif, Yarınlara Uçuyoruz Projesi hibe programı kapsamında vakfımızdan ilk kez hibe alıyor. Okuyucularımızın derneğinizi daha yakından tanıyabilmesi için kuruluş amacınızdan ve yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

Kâr amacı gütmeyen sosyal bir kooperatif olan Yaren Kooperatif, yasal adı ile SS Yaren Fikri Mülkiyet Hakları & Proje Danışmanlığı Kooperatifi, toplumsal kalkınmaya destek vermek amacı ile 14 Şubat 2020 tarihinde İzmir’de kuruldu. Yıllar boyu bireysel olarak halk bilimi çalışmalarında yer almış 8 Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) mezunu “yaren” olan bizler, çocuklarımıza ve gençlerimize yapılan her yatırımın kelebek etkisiyle ailelere ve oradan da topluma yayılması hayalini taşımaktayız. 

Biz Yarenler, bu kuruluş amacı ile özellikle kültür, sanat, eğitim ve teknoloji alanlarında projeler üretmekteyiz. Projelerin kurgulanması, planlanması, uygulanması ve raporlanmasını içeren her aşamada, farklı disiplinlerden pek çok akademik danışman ve sayıları elliyi geçen üniversiteli gönüllümüz ile birlikte çalışıyoruz. Uyguladığımız bu iş modeli ile günceli yakalama imkanına kavuşuyor, gençlerin önemli tecrübeler elde etmesine olanak sağlıyoruz.

Pandeminin hemen başında, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) işbirliği ile Türkiye’de ve dünyada ilk defa ulusal çapta çevrimiçi kültür-sanat-teknoloji eğitimi veren kooperatifimiz, iki yıl içinde Edirne’den Van’a 30 üniversiteli gönüllüsü ile beraber, yine bu geniş coğrafyadaki 500’ün üzerinde çocuğumuza halk bilimi, müzik, resim, teknoloji, ekoloji, kodlama konularında çevrimiçi eğitimler sundu. Bu tecrübe ile İzmir bölgesindeki farklı sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) işbirliğine giderek, hazırlamış olduğumuz çevrimiçi etkinlikleri yerelde zenginleştirme olanağı elde ettik. Proje kapsamında çocuklar tarafından yapılan resimleri çevrimiçi ortama taşıyarak ülkemizin ilk çocuk resimleri çevrimiçi sergisini ortaya çıkardık.

Farklı kültürlerden gelen çocukların kültürel farklılıkları anlamasını ve birbirlerine yakınlaşmasını sağlama hedefiyle gerçekleştirdiğimiz “Aynada Aynı” adlı projemizde ise, farklı kültürlerden gelen çocukları yine kültür ve sanat platformunda bir araya getirerek, kültürel farklılıkların farkındalığını yaratmada, gelenekleri ve kültürün zenginliğini kullandık. Bu proje sonunda, bugüne kadar 4 temsili yapılan ve mülteci bir çocuğun başından geçenleri anlatan “Allı Turna” adlı çocuk oyununu ortaya çıkarmış olmaktan dolayı son derece mutluyuz. 

Sunduğumuz eğitimlerde, çocuklara yönelik halk bilimi referans kitabı eksikliğini hissettik. Konusunda uzman bir kadro danışmanlığında ve güçlü bir gönüllü ekibi ile Anadolu’nun zengin gelenek ve kültürünün, halk müziğinin ve halk danslarının anlatıldığı “Rengarenk Anadolu” adlı kitap setini ortaya çıkardık. Bugüne kadar yaklaşık 200 köy okulu kütüphanesine bağışladığımız bu resimli çocuk kitapları seti, Rengarenk Anadolu Kültür Balonu, Notalarla Yolculuk ve Halk Dansları Treni adlarıyla kitapevlerinden de temin edilebilir.

Yaptığınız çalışmalarda sivil toplum kuruluşlarıyla ve yerel işletmelerle çeşitli iş birlikleri yapıyorsunuz. Bu iş birliklerinin kapsamından ve çalışmalarınıza katkılarından bahseder misiniz?

Kooperatiflerin amacı, ortakların bilgi ve becerilerini doğru yönlendirmek, daha etkin ve verimli hizmet ve ürün elde edilmesini sağlamak ve bu sayede ortakların refahına katkıda bulunmaktır. Biz her ne kadar sekiz ortak olarak çalışmalarımızı yürütüyor görünsek de daha önce de belirttiğimiz şekilde danışman ve gönüllü kitlemizin genişliği ve zenginliği sayesinde derin etkiler yaratan, toplumsal kalkınmamıza güçlü etkiler sunan projeler planlayıp sunabiliyoruz.

Proje üretimimizde, bizler ile benzer hayale sahip ve benzer yollarda yürüyen STK’lar ile sürekli iletişim halinde kalıyor, onların ihtiyaçlarına birlikte çözüm bulmaya çalışıyor, birbirimizin kaynaklarını kullanarak daha geniş kitlelere etkin erişim imkânı sağlayabiliyoruz. Bu amaçla, ÇYDD ile gerçekleştirmiş olduğumuz ulusal çaptaki işbirliğinin kooperatif ortaklarımızın bakış açısında hızlı bir değişim yaşattığını ve yerelden başlayarak topluma erişme hayalimizde çok büyük bir sıçrayış yarattığını belirtmek isteriz. İzmir Bölgesindeki Ege Çağdaş Eğitim Vakfı (EÇEV), Cevdet İnci Eğitim Vakfı gibi farklı eğitim STK’ları ile işbirliklerimiz ile karşılıklı olarak birbirimiz destekliyor, hedef kitlemizi genişletebiliyor ve birbirine entegre edebiliyoruz.

Ülkemizde engelli bireylerin pek çok kurumun ortaya koyduğu etkinliklerde sınırlı bir şekilde yer aldığını görmemizden sonra, engelli çocuk ve gençlerimizi de projelerimize dahil etme kararı aldık. Kekemeler Derneği, Engelli Olan Bireyler ve Aileleri Gelişim Merkezi Derneği (EBAGEM) gibi engellilere yönelik çalışma yapan dernekler ile işbirliklerimizi sürdürüyoruz, onların yön göstericiliğinde eğiticilerimize eğitimler aldırıyor ve engelli bireylerimizi de projelerimizde yer alma konusunda cesaretlendiriyoruz. 

Kültür ve sanat üreticisi olan kooperatifimiz, yerel yönetimler tarafından onların bu konulardaki ihtiyaçlarında çözüm ortağı olarak görülüyor. Özellikle halk biliminin alt dallarından gelenekler, halk dansları ve halk müziği konusunda, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Konak Belediyesi gibi farklı yerel yönetimler ile danışmanlık ve proje üretimi konusunda ortak çalışmalara devam ediyoruz. 3-5 İzmir Günleri kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi için hazırlamış olduğumuz ve IzmirTube kanalında çevrimiçi canlı yayınlanan “İzmirli Zeybekler” adlı programımız, hemşerilerimiz ve halk bilimi camiası tarafından ilgi ve beğeni ile izlenmiştir. Bizler de belediyemizin doğru işler ortaya koymasında onlara destek verdiğimiz için gururluyuz.

Teknoloji alanında her gün farklı bir yenilikle karşı karşıya geliyoruz. Çocuklara yönelik çeşitli kültürel aktarım faaliyetleri yürüten bir kurum olarak hızla değişen dünyada geleneksel kültürü çocuklara aktarırken yaşadığınız deneyimlerden bahsedebilir misiniz?

“Geleceği gelenekle harmanlayan dost” mottosu ile kültürel aktarımın önemine inanan Yaren Kooperatif, ilk hedef kitlesini çocuklar olarak belirlemiştir. Kültürel aktarımda oluşan kırılmaların önüne geçmek amacı ile kültürü önce araştırma, derleme, ardından kayıt altına alma, sunma ve nihayetinde bir sonraki nesle aktarmak üzerine çalışmaktadır. Kültürü, insanoğlunun yaratmış olduğu her şey olarak tanımladığımızda, gelenekler görenekler, müzik ve dansın kültürün alt bileşenleri olduğu kadar, yemek yapma, tarım, ekoloji, bilgi işlem, teknolojinin de bu alt bileşenlere dahil olduğunu düşünüyoruz.

Danışmanlarımızın, günümüz çocuklarının sabırsız ve hızlıca çözüme gitmek isteyen bireyler olduğunu belirtmesi üzerine, sonuca birkaç haftada erişilebilecek tohumdan bitki elde atölyemizi reçel yapma atölyesine çevirerek, hemen gün içinde kültürel aktarımın sonuçlarını sunmuş olduk. Ülkemizde imece adıyla anılan takım çalışmalarını desteklemek adına, farklı şehirlerde yaşayan çocukların, eğitimlerde verilen ödevlerini bir danışman eşliğinde çevrimiçi tartışarak tamamlaması için kooperatifimizin çevrimiçi iletişim platformunu çocuklarımıza açtık.

Ancak teknolojinin en önemli kazanımını, teknolojik gelişmelerin mekândan bağımsız işbirliklerine imkân vermesi ile yaşadık. Van’da, Ankara’da, Mersin’de, Kıbrıs’ta, İzmir’de, İstanbul’da üniversite okuyan gönüllü gençlerimiz ile çevrimiçi platformlarda proje planlamaları yapabildik.  Edirne’den Van’a, Samsun’dan Adana’ya çok geniş bir coğrafyada yaşayan çocuklarımıza kültürel eğitimlerimizi sunabildik ve coğrafi engelleri ortadan kaldırabildik. Avustralya’ya erişerek, orada yaşayan Türk çocuklarına, Anadolu kültürünü aktarabildik. Yine ülkemizin ilk çevrimiçi bayram kutlamasını biz gerçekleştirdik. Çocuklarımız, eğitmenleri eşliğinde konuşmalar, şiirler, türküler ve şarkılar hazırladılar, kukla oynattılar ve bu çevrimiçi etkinliğe katılanlara bayram havası yaşattılar.

Türkiye’de kırsal alanda yaşayan gençlere yönelik çeşitli projeler yürütüyorsunuz. Faaliyet yürüttüğünüz grup özelinde düşündüğünüzde kırsalda yaşayan gençlerin öne çıkan ihtiyaçları nelerdir?

Kırsala baktığımızda, kültür ve sanata olduğu kadar bilimsel ve teknolojik olanaklara erişimde de zorluklar yaşandığını gördük. Bunların bir kısmı coğrafi engeller olsa da maddi imkansızlıkların ve bu konuların önceliklendirilmemesinin ana engellerden olduğunu tespit ettik.

Ayrıca kırsalda yeterli eğitim/kişisel gelişim imkanlarına sahip olunamıyor, yüksek öğrenim fırsatı yakalanamadığı için beceri ve bilgi seviyesindeki sınırlar sebebi ile düşük katma değerli işlerde çalışmak durumunda kalınıyor ya da işsizlik sorunuyla karşılaşılıyor. Kırsalda yaşayan bu gençler, aldıkları eğitimin seviyesinden kaynaklı olarak teknoloji ve dijitalleşme çağının gereksinimleri olan teknolojik eğitim imkanlarına erişemiyor, uzaktan verilen eğitimlere yetersiz katılım sağlıyor, coğrafi ve/veya maddi zorluklar sebebi ile 21. yy. yetkinliklerine tam anlamıyla erişemeyerek kaliteli istihdam gücü haline gelemiyorlar. 

Projede hedef kitlemiz, istihdamın seviyesine artıracak olan teknolojik gelişmelere ve dijitalleşmeye eğilim gösteren, ilgisini yukarıda tutan ancak bu teknolojiyi yaratacak altyapıyı oluşturamadığından sadece teknoloji kullanır hale gelmiş kırsalda yaşayan gençler. Bu gençler, aile işletmelerinde veya yerel kooperatiflerde onlara sunulan düşük katma değerli işleri, maddi ve manevi olarak kendileri için yetersiz görmekte buna karşılık hayallerinde yer alan üst seviyede istihdama katılacak bilgi becerilerini güçlendiremeyerek, istihdam dışında kalmaktalar. Örneğin ailesi gibi süt üreticisi olarak bir süt kooperatifinin veya domates salçası üreterek üretim kooperatifin ortağı olmayı tercih etmemektedir. İşte bizim hedef kitlemizdeki bu gençler, proje kapsamında, yerel kuruluşların dijital ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı bir eğitime katılarak, bilgi ve becerilerini güçlendirecek, dijital okuryazarlığı kadar teknoloji üretir hale gelecekler, kendi katma değerlerini artırarak daha kalifiye bir birey olacak ve ekonomik olarak güçlenecekler. Kendi bölgelerindeki kooperatiflerin süt/salça üretici ortağı değil, teknoloji-dijital medya üretici ortağı olarak, hayallerindeki işleri yapabilir hale gelecekler. Bunun sonucunda da hem kendilerini güçlendirmiş hem de ortağı oldukları kooperatiflerin güçlenerek ekonomik faydalarını üst seviyeye taşıma fırsatı elde edecekler.

Hibe desteğimizle Teknolojide Gelecek Biziz: Kooperatif 4.0 projesini hayata geçireceksiniz. Bu projenin amacından ve proje kapsamında yapmayı planladığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

Gençlerin iyi olma halini desteklemek istediğimiz  Teknolojide Gelecek Biziz: Kooperatif 4.0 projesiyle üniversite gençliği ile kırsalda yaşayan gençler arasında teknolojik bilgi aktarımı yoluyla bağ kurulmasını, dijital anlamda güçlenen kırsal gençliğin, daha katma değerli bir istihdam gücü haline dönüşmesini amaçlıyoruz. 

Farklı üniversitelerde ve disiplinlerde eğitim gören gençler, kendi ilgi alanlarına paralel dijitalleşme/teknoloji kullanımı konularında uygulamaya yönelik çalışmalar yapacaklar, kültürel farklılıkların olduğu bu ekipte gerçek hayat tecrübesi kazanacak ve önemli bir network oluşturacaklar. Bu işbirliği sayesinde toplumun ekonomik, kültürel ve sosyal durumu hakkında doğrudan gözlem yapma imkanı elde edecek ve gelecek dönemler için farklı vizyonlar elde edebilecekler.

Kırsalda yaşayan 18-25 yaş aralığındaki işsiz ya da düşük katma değerli işgücü olarak çalışan gençlerimiz ise, proje süresince kendilerine sunulan eğitimler sonrası teknolojik altyapılarını güçlendirebilecek ve kazandıkları meziyetleri kendi yörelerindeki iktisadi yapıya aktararak daha katma değerli işgücü haline gelebilmenin yolunu açmış olacaklar. Bu gelişimleri ile kooperatiflerin dijitalleşme sürecine destek sunarak onların daha verimi iş modelleri benimsemelerinde anahtar rol üstlenebilecekler.

Ülkemizin önde gelen üniversitelerinin özellikle teknik bölümlerinde okuyan gençler, pilot bölge seçtiğimiz İzmir, Aydın ve Manisa’daki toplam on kooperatifi ziyaret ederek, bu kooperatiflerin dijital olgunluk seviyesini ölçecek bir anket uygulayacak ve anket sonucunu Dijital İhtiyaç Raporu adıyla raporlayacaklar. Bu rapora uygun olarak üç odak konu üzerinde eğitim programı hazırlayıp, kooperatifler tarafından projeye dahil edilecek yaşları 18-25 arasında değişen elli gence bu eğitimleri çevrimiçi ortamda sunacaklar. Eğitimlerin ardından, üniversiteli gençler ve kırsalda yaşayan gençlerimiz bir takım halinde her bir kooperatife birer adet dijitalleşme projesi hazırlayacaklar. Böylece, on kooperatif için on farklı dijitalleşme projesi ortaya çıkarılacak.

Teknolojide Gelecek Biziz, Kooperatif 4.0 projesini pilot bir proje olarak hayata geçiriyoruz. Programın olumlu sonuçlar elde etmesi ile kolaylıkla yinelenebileceğini, coğrafi olarak farklı bölgelere adapte edilebileceğini öngörüyor ve etkisini rahatlıkla çoğaltabileceğini düşünüyoruz.

İzmir, Aydın ve Manisa’da sürdürülecek ‘’Teknolojide Gelecek Biziz: Kooperatif 4.0’’ projesi akranlar arası aktarılan bilgilerin yerel kooperatiflerde uygulamasını, dijital farkındalık seviyesi artan bu yerel işletmelerin dijitalleşme yolu ile verimliliklerini güçlendirmesini hedefleyen pilot bir çalışmadır.