KALBEN Derneği Kurumsal Hibe Sürecini Tamamladı

Devlet koruması altındaki çocuklar ve koruyucu aileler arasındaki bağı güçlendirmek ve koruma altında yaşayan çocukların hak ve fırsat eşitliğini sağlamak amacıyla çalışan Korunma Altında Yetişen Gençler ve Koruyucu Aile Derneği’ne (KALBEN) Çocuk Fonu’nun 2020 döneminde Turkey Mozaik Foundation bünyesindeki Meltem Göçer Fonu’nun eş finansmanı ile kurumsal hibe desteği sağladık. Hibe desteğini derneğin organizasyon yapısını ve finansal sürdürülebilirliğini güçlendirmek için kullanan KALBEN, bu süreçte derneğin dijitalleşmesi ve daha fazla sayıda bireysel bağışçıya ulaşması için çalışmalar yaptı.

KALBEN Derneği Proje Koordinatörü Seda Dokuzkardeş ile yaptığımız röportajda; koruyucu ailelik ile evlat edinme arasındaki fark, 18 yaşını doldurmuş ve daha önce koruma altında yaşayan gençler için sağlanan destekler, derneğin 2022 planları ve hibe kapsamında yürüttükleri çalışmalar hakkında konuştuk.

Korucuyu ailelik ve evlat edinme arasındaki fark nedir? Koruyucu aile hizmet modelinin Türkiye genelinde yaygınlaştırılması için ne tür çalışmalar yapılması gerektiğinden bahseder misiniz?

Evlat edinme hizmetinde aile, evlat edinme yolu ile hukuksal bir süreci tamamlayarak velayet hakkını alır. Koruyucu aile sisteminde ise aile, çocuğun bakım, yetişme ve eğitim sorumluluğunu devlet ile paylaşır ve bu sistemde çocuğun velayeti öz ailesinde kalır. Bu iki modelin bazı ortak özellikleri olsa da en önemli ayırıcı özellik çocuğun velayeti hususudur. “Koruyucu Aile” işleyişinde velayet çocuğun biyolojik ailesindedir ancak çocuğun bakım, yetişme ve eğitim sorumluluğunu devlet belli esaslar çerçevesinde koruyucu aileyle paylaşır. Durumu evlat edindirilmeye uygun bir çocukla, durumu evlat edinmeye uygun kişi/eşler arasında hukuki bağlar sağlanarak çocuk ebeveyn ilişkisinin kurulduğu “Evlat Edinme” işleyişinde ise çocuğun bakım, yetişme ve eğitim sorumluluğu tamamen aileye aittir.

Koruyucu aile hizmet modelinin Türkiye genelinde  yaygınlaştırılması için yapısal düzenlemeler yapılmalı. Medeni Kanun başta olmak üzere koruyucu aile ve biyolojik ailenin haklarını belirleyecek yapısal düzenlemelere yer verilmeli. Çocuk koruma yönetmeliği ve diğer yönetmeliklerde partiler üstü bir anlaşma yapılarak yapısal değişimlere gidilmeli ki koruyucu aile sayısı artsın.

Aynı zamanda derneğimiz çeşitli platformlarda; üniversitelerle, topluluklarla, İl Müdürlükleri ve Valiliklerle işbirliği yaparak koruyucu aile üzerine çeşitli seminerler düzenliyor. Gerçekleştirdiğimiz seminerlerde koruyucu aileliğin önemi, şartları ve süreç içinde karşılaşılanlar üzerinde duruyoruz.

Koruma altında yaşayan çocuklar 18 yaşını doldurduktan sonra kurumlarından ayrılmak zorunda kalıyor. Kurumlarından ayrıldıktan sonra bu gençlerin karşılaştığı zorluklardan bahsedebilir misiniz? 18 yaşını dolduran ve daha önce koruma altında yaşamış olan gençler için bir destek sistemi bulunuyor mu?

18 yaşını dolduran ve daha önce koruma altında yaşamış olan gençlerin hayatla ilgili donanımları yetersiz kaldığı için (maddi, manevi, akademik) 18 yaşında kurumdan çıktıklarında kendi hayatlarını idame ettirecek geliri maalesef zor sağlıyorlar. Devlet koruması altında yaşayan gençlerin memur olma hakları bulunuyor. Ancak atama süresini beklerken altyapı olarak da gençlerin  desteklenmesi gerekiyor. Bu şekilde güçlü bir destek sisteminin bulunmamasının gençleri bir hayli zorladığını görüyoruz.

Çocuk Fonu’nun 2020 döneminde Vakfımızdan aldığınız kurumsal hibe ile hangi alanlara odaklandınız? Bu kapsamda yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

Kurumsal kapasitemizi geliştirmek için kullandığımız hibe ile daha çok organizasyon yapımız ve sürdürülebilir finansal bir model için fonlar ve kurumsal desteklerle birlikte bireysel bağışçılarımıza yönelik bir sistem geliştirme üzerinde çalıştık. Böylelikle derneğimizin projeleri için uygun kaynak yaratımı üzerine proje döngüsü eğitimi aldık. Aynı zamanda kurumsal iletişim çalışmalarını da eş güdümlü olarak yürüttük.

Ayrıca dernek personeline, gönüllülere ve yönetim kuruluna yönelik yapılan finansal okuryazarlık eğitimleri ile dernek kaynaklarının daha etkin ve verimli kullanılması üzerine çalıştık. COVID-19 sürecinde ortaya çıkan finansal kaynaklara erişimin zorluğu salgın döneminin oluşturduğu kriz sonlanana kadar bertaraf edilmeye çalışıldı.

Çocuk Fonu’nun 2020 döneminde aldığınız hibe desteğinin derneğinize ve çalışmalarınıza ne tür katkıları oldu? Çocuk Fonu’nu destekleyen bağışçılarımızla paylaşmak istediğiniz bir mesaj var mı?

COVID-19 sürecinde ortaya çıkan finansal kaynaklara erişimin zorluğu salgın döneminin oluşturduğu kriz sonlanana kadar bertaraf edilmeye çalışıldı. Bu sayede derneğimiz salgın krizini finansal olarak daha az etkilenerek geçirmiş oldu. Böylece finansal sürdürülebilirliğe katkı sağlandı.

KALBEN’nin 2022 yılı için öncelik vereceği alanlar ve çalışmalar neler olacak? Derneğin önümüzdeki dönem için planlarından bahseder misiniz?         

Devlet koruması altında yaşayan çocuklarımızın nitelikli tatil yaparak her yıl gelecekleri ve aidiyet hissedecekleri bir köyleri olmasını sağlayacak KALBEN ÇOCUK KÖYÜ’nü kurmaya karar verdik. 2022 projemiz olan KALBEN ÇOCUK KÖYÜ ile çocuklarımıza ait olan bir köy kurmayı hedefledik. Amacımız; ‘Bizim Köyümüz’ diye sıfatlandırabilecekleri, anılar biriktirebilecekleri ve en önemlisi kendilerini ait hissedecekleri bir tesis oluşturmak.

“Bir çocuk yuva veya yurt yerine aile içinde yetişmeli!” mottosuyla çıktığımız bu yolda, Kalben olarak, eğitmenlerimiz ve gönüllülerimizle beraber futbol, basketbol, zumba, ebru, resim, takı, yaratıcı okuryazarlık, okuma yazma, dışavurumcu sanat, satranç, seramik, halk oyunları dallarında atölyeler düzenlemeye devam edeceğiz. Devlet koruması altında yaşayan çocuklarımıza verdiğimiz kültür sanat eğitimlerine çocuklardan ve yönetimden çok olumlu geri dönüşler alıyoruz. Dört senedir beraber çalışma yürüttüğümüz bir kurumdan aldığımız yıl sonu raporlarında, çocukların %35’inin davranış bozukluğu ve yaşadıkları travmaların etkisiyle psikiyatrik ilaçlar kullandığı görülmekte. Ancak KALBEN olarak yaptığımız çalışmalarla, korunma altında yetişen çocuklarımızın ve gençlerimizin birçoğu sosyal ve gelişimsel açıdan yaşıtlarından geri olma durumlarını en aza indirmeye hatta aradaki bu farkı kapatmaya odaklanıyoruz.  Yaşıtları ile aynı şartlar altında gelişim sağlayamayan çocuklarımızın, sağlıklı ve güvenli bir aile ortamı içerisinde sosyal, psikolojik akademik olarak gelişimlerine katkıda bulunarak bir fırsat ve eğitim eşitliği sunuyoruz. Her çocuğun aile ortamında yetişmesi gerektiğini savunarak, devlet koruması altında yaşayan çocuk sayısını en aza indirmek için çalışıyoruz.