Sulukule Gönüllüleri Derneği ile Kurumsal Hibe Desteğimizle Yapacakları Çalışmaları Konuştuk

Tüm çocukların eğitime adil ve eşit şekilde erişimini sağlamak amacıyla çalışmalar yapan Sulukule Gönüllüleri Derneği (SGD), risk altında, dezavantajlı ve ayrımcılığa maruz kalmış gruplarla, öncelikli olarak okulu terki önlemek, kadınlara ve çocuklara hakları konusunda farkındalık kazandırmak amacıyla hak temelli çalışmalar yapıyor. Turkey Mozaik Foundation işbirliğiyle  bireysel ve kurumsal bağışçıların finansal   desteği ile hayata geçirdiğimiz  Çocuk Fonu’nun 2021 döneminde hibe desteği sağladığımız SGD, finansal sürdürülebilirliğini geliştirmek ve bireysel bağışçılara erişimini artırmak amacıyla çalışmalar yapacak. Bu kapsamda, kaynak geliştirme çalışmalarından sorumlu olacak bir kişiyi istihdam edecek.

SGD Proje Koordinatörü Aytül Özcan ile yaptığımız röportajda; kademeli normalleşme ile beraber faaliyet yürüttükleri bölgede ortaya çıkan ihtiyaçları, uzun bir süreden sonra yeniden başlayan yüz yüze eğitimin çocuklara ve bakımverenlere etkileri ile derneğin 2022 yılı için önceliklerini konuştuk.

Vakfımızı takip edenler derneğinizin risk altında, dezavantajlı ve ayrımcılığa maruz kalmış gruplarla, öncelikli olarak okulu terki önlemek, kadınlara ve çocuklara hakları konusunda farkındalık kazandırmak amacıyla  çalışmalar yürüttüğünü biliyor. Bu öncelikler doğrultusunda, 2022 yılında ne tür çalışmalar yapmayı planlıyorsunuz?

2022 yılında faaliyetlerimizi, çocukların iyi olma hallerini destekleyecek şekilde planladık.  Aynı zamanda çocuklarla ilgili paydaşların güçlendirilmesi amacıyla bakım verenlerin dahil olacağı faaliyetler kurguladık. Bu kapsamda;

Çocuklar ve gençlerle, dernek mekanında ve okul alanında yıl boyunca sürecek oyun temelli öğrenme yöntemleri kullanacağımız atölyeler ve psikososyal destek çalışmaları gerçekleştireceğiz.  Aynı zamanda vaka çalışmalarıyla salgın döneminde okulu terk eden ve bağı zayıflayan çocukları tespit edip, faaliyetlere dahil edeceğiz.

Bakımverenlerle, dernek mekanında ve telefon yoluyla okuma yazma derslerine ve salgın döneminde başladığımız  psikososyal destek çalışmalarına devam edeceğiz. Bunların yanında, kimlik, okul kayıt, suça itilme gibi hallerde hukuki destek mekanizması sağlayacağız.

Eğitim dönemi boyunca, Milli Eğitim Bakanlığı’nın organize ettiği veli buluşmalarında, bakımverenlere yönelik, özellikle pandemi sonrasında okula devam konusunda çocuklarını nasıl destekleyeceği ile ilgili atölyeler düzenleyeceğiz. Ayrıca SGD’nin gelir kaynakları içinde bireysel bağışların oranını artırmaya yönelik, bireysel bağışçılık sistemini güçlendirmek üzerine sistemli bir şekilde çalışacağız.

Türkiye’de Mayıs 2021 itibari ile kademeli normalleşme süreci başladı. Normalleşme ile beraber faaliyet yürüttüğünüz bölgede yaşanan değişikliklerden bahsedebilir misiniz?  Bu değişiklikler ne tür ihtiyaçlar ortaya çıkardı? SGD olarak ortaya çıkan bu ihtiyaçları karşılamak için geliştirdiğiniz ya da geliştirmeyi planladığınız projeleriniz var mı?

Normalleşme sürecinin yaptığımız çalışmalarla  en ilgili yanı okulların yüz yüze eğitime geçmesi oldu. Fiziken okul ortamından uzakta kalan çocukların okula alışması ve akranları ile uyum elde etmesi süreçlerinde desteklenmesi gerekliliği ortaya çıktı. Diğer yandan uzaktan eğitim sürecinde okul ile bağı zayıflayan, bağı kopan çok fazla çocuk oldu. SGD olarak okul ile bağı zayıflayan ya da kopan çocukların tespiti ve bu durumun sebeplerini araştırmak amacıyla vaka çalışmaları gerçekleştireceğiz. Faaliyetlerimizin içeriklerini bu durum özelinde sürekli olarak güncelleyeceğiz. Ayrıca, her ne kadar okullar yüz yüze eğitime geçse de çocuklar ve bakımverenler için COVID-19 hala ciddi bir endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Diğer yandan hanelerde gelir kayıpları oldukça sık görülüyor. Bu durum, SGD’nin, çocukların fiziksel, sosyal ve bilişsel anlamda güçlendirilerek, iyi olma hallerinin destekleyeceği  faaliyetler düzenlemesine yol açtı.

Salgın sürecinde uygulanan uzaktan eğitim ve farklı sorunlar nedeniyle  birçok çocuğun okula ara vermek veya terk etmek zorunda kaldığını biliyoruz. Yüz yüze eğitimin Eylül ayı itibarıyla başlaması ile birlikte okula terkiyle ilgili gözlemlerinizi paylaşabilir misiniz? Bu süreç ile ilgili olarak birlikte çalıştığınız çocuklardan ve bakım verenlerden nasıl geri bildirimler alıyorsunuz?

Pandemi öncesinde öğretmenleriyle, akranlarıyla yani genel olarak okulla bağı kuvvetli olmayan çocukların, pandemi döneminde okulla bağları koptu ya da ciddi anlamda zayıfladı. Bu dönemde, bu grupta yer alan çocukların tespit edilmesi, ihtiyaçlarının belirlenmesi ve desteklenmeleri için gerekli çalışmalar yeterli şekilde yapılmadı. Akademik olarak  başarılı olmadığını hisseden çocuklar, bir yandan da akran ve öğretmen desteğinden uzak kalanca  yüz yüze eğitimin başladığı bu dönemde uyum sorunları yaşamaları kaçınılmaz oluyor. Ayrıca, bakımverenlerin ve okul içerisindeki çocukların COVID-19 riski nedeniyle endişe yaşadıkları, alınan önlemlerin yeterli olmadığını düşündükleri yönünde geri bildirimler alıyoruz.

Vakfımızın Çocuk Fonu kapsamında sağladığı kurumsal hibe desteği ile SGD’nin finansal sürdürülebilirliğini güçlendirmek için çalışmalar yapacaksınız. Bu kapsamda gerçekleştireceğiniz çalışmalardan ve bu hibenin derneğinize ne tür  katkılar sağlamasını beklediğinizden bahseder misiniz?

Destek kapsamında, SGD’nin bireysel bağışçılık sisteminde iyileşme gerçekleştirmeyi     hedefliyoruz. Bu yolla SGD’nin proje, hibe ve fonlardan bağımsız öz kaynaklarını arttırmasını sağlayacağız. Kurumun faaliyetlerinin sürekliliğinin sağlanması için; profesyonel çalışanlarının uzun dönemli çalışma yapması, mevcut mekanını koruması, kaynak geliştirme endişesi olmaksızın etkili içerik ve faaliyet planlamasına zaman ayrılması gibi olanaklar yaratmayı hedefliyoruz.

 SGD mahalle düzeyinde çalışan bir dernek ve toplum merkezi. Türkiye’de yerel ölçekte çalışmalar yapan dernekler kaynak geliştirme açısından ne tür zorluklarla karşılaşıyor? Hibe desteğimizle uygulayacağınız kaynak geliştirme çalışmalarının benzer çalışmalar yapan sivil toplum kuruluşları için bir model oluşturabileceğini düşünüyor musunuz?

SGD, çalışmalarıyla hedeflediği değişimleri gerçekleştirebilmek için uzun dönemli ve farklı paydaşların dahil edildiği  çok yönlü bir çalışma yöntemini benimsemiştir. Kaynak geliştirme çalışmaları sırasında, nitelikten bağımsız şekilde beklenen hedef sayıların yüksek oluşu, yalnızca hedef kitle ile doğrudan ilişkili faaliyetlerin destekleniyor oluşu, kısa dönemli hibeler, maaş, kira gibi idari giderlere harcamaların yapılamıyor oluşu karşılaşılan zorluklardandır.

Kurumsal gelişim alanında verilen hibeler, SGD gibi mahalle bazlı ve az sayıda insan kaynağı ile çalışan kurumların güçlenmesine imkan sağlıyor. Bu yolla hibe desteğinin sona ermesinin ardından kurumun yol haritasız, hazırlıksız ve kaynaksız kalmasının önüne geçilmesi için fırsat yaratılıyor.