Açık Alan Derneği ile Kurumsal Destek Fonu Kapsamında Yapacakları Çalışmaları Konuştuk

Sosyal, ekonomik ve kültürel olarak farklı kesimlerden başta gençler olmak üzere kadınlara ve çocuklara yönelik hak temelli bir bakış açısı ile eğitim alanında çalışmalar gerçekleştiren Açık Alan DerneğiÇimenev Bilim Sanat Merkezi’nde ekonomik olarak risk altındaki çocuklara yönelik okul devamsızlığını önlemek amacıyla faaliyetler yürütüyor. Dernek, yoksullukla mücadele etmek amacıyla hayata geçirdiği Derin Yoksulluk Ağı ile salgınla birlikte temel ihtiyaçlara erişmekte zorlanan ailelerle bağışçıları buluşturan bir platformun yürütücülüğünü de yapıyor. Kurumsal Destek Fonu kapsamında Turkey Mozaik Foundation eş finansmanıyla desteklediğimiz Açık Alan Derneği, organizasyon yapısını güçlendirmek ve kaynak çeşitliliğini artırarak finansal sürdürülebilirliğini sağlamak üzere çalışmalar yapacak. Derneğin Kaynak Geliştirme Koordinatörü Nilüfer Çomak ile k Derin Yoksulluk Ağı’nın modelini, salgının birlikte çalıştıkları gruplar üzerindeki etkilerini ve Kurumsal Destek Fonu kapsamında yapacakları çalışmaları konuştuk.

Açık Alan Derneği’nin amaçlarından ve bu kapsamda yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

Kuruluşumuzdan itibaren başta sosyo-ekonomik ve kültürel olarak risk altındaki çocuklar, gençler ve kadınlar olmak üzere tüm dezavantajlı gruplara yönelik olarak hak temelli bir bakış açısı ile eğitim alanında projeler gerçekleştiriyoruz. Çocuklara ve kadınlara yönelik kurduğumuz Çimenev Bilim ve Sanat Merkezi’nde 2019 yılı itibariyle 90 çocuk ve 50 anneye ücretsiz eğitim verdik.  20 öğrencinin Anadolu Lisesi’ne, 11 öğrencinin ise üniversiteye girmesine destek olduk. Özellikle teknolojiye erişemeyen çocuklar kodlama öğrendi ve üç boyutlu yazıcı ile tanıştı; bu sayede 60 öğrenci ve 12 anne 3D yazıcı ile modelleme ürünleri tasarladı. Yine 2019 yılı Aralık ayında psikoloji, sosyoloji, medya ve mimarlık gibi çeşitli disiplinlerden dernek gönüllülerinin bir araya gelmesi ile Derin Yoksulluk Ağı’nı  oluşturduk.

Açık Alan Derneği olarak, COVID-19 salgınının etkilerinin Mart ayı itibarıyla Türkiye’de görülmeye başlamasıyla birlikte kent yoksulluğu ile ilgili çalışmalar yapmak üzere Derin Yoksulluk Ağı’nı kurdunuz. Derin Yoksulluk Ağı’nın modelini ve bu kapsamda yaptığınız çalışmaları anlatır mısınız? 

Derin Yoksulluk Ağı’nın (DYA) amacı uluslararası literatürde yaygın olan derin yoksulluk çalışmalarının hak temelli yaklaşım ilkeleri benimsenerek Türkiye’de yürütülmesine öncülük etmek. Aynı zamanda Avrupa Birliği tarafından derin yoksulluk kriterleri olarak belirlenen dokuz maddenin Türkiye özelinde yeniden değerlendirilmesi, kriterlerin gözden geçirilerek derin yoksulluk yaşayan bireylere özel kriterlerin belirlenmesi ve derin yoksulluk tanımının literatüre kazandırılması amacıyla çalışmalar yapıyor. Bu nedenle DYA, derin yoksulluğun sürdürülemez koşullarını daha görünür kılmaya çalışıyor, kişilerin hikayeleri ve karşılaştıkları insan hakları ihlallerini ortaya koyuyor, yerel yönetimleri kriz durumlarında harekete geçirmeye yönelik öneriler geliştiriyor.

COVID-19 salgını döneminde, yoksulluk sınırının altında yaşayan ve salgından dolayı kazanç sağlayamayan ailelerin en acil ihtiyaçları olan gıdaya erişmeleri için Derin Yoksulluk Ağı adında bir kampanya geliştirdik ve destekçilerin yaptıkları çevrimiçi alışverişlerle yoksul ailelere gıda erişimi sağladık.

Güncel olarak ise, 2020 sonbahar döneminde özellikle ilkokul ve ortaokulların çevrimiçi eğitim konusundaki belirsizliği, sosyo-ekonomik nedenlerle dijital araçlara veya internete erişemeyen çocuklar için eğitimden mahrum kalma riski teşkil ediyor. Bu sebeple, ağımız aracılığıyla eriştiğimiz ailelerin çocukları başta olmak üzere, İstanbul’da derin yoksullukla mücadele eden ailelerin çocuklarının eğitime erişime haklarının sağlanması misyonuyla çalışmalarımızı dijital erişim alanında da yürütüyoruz.

Sahadaki deneyimlerinizden de yola çıkarak, Derin Yoksulluk Ağı’nın bu süreçte ulaştığı hedef kitlenin durumu, öne çıkan ihtiyaçları, sağladığınız yardımların kapsamı ve etkisi hakkında bilgi verebilir misiniz?

COVID-19 salgını döneminde düzenli bir geliri ve sosyal bir güvencesi olmayan seyyar satıcılar, kağıt toplayıcıları, çiçekçiler, gündelikçi kadınlar, AVM çalışanları, restoran çalışanları ve müzisyenler en temel ihtiyaçlarına ulaşmakta zorluk çektiler. Derin yoksulluk yaşayanların öncelikle gıda, barınma, sağlık, eğitim, giysi ve psikososyal destek gibi temel haklarına erişmeye ihtiyaçları var. Kurduğumuz dayanışma ağı, acil müdahale kampanyası yoluyla öncelikli olarak gıdaya ve bebek ihtiyaçlarına erişim konusunda destek sağlıyor. Kurduğumuz destekçi-aile eşleştirme sistemi ile Mart ayından bu yana 2.000’den fazla haneye gıda desteği sağladık, 150 haneye düzenli destek sağlamaya devam ediyoruz. Ayrıca, çalışmalarımızın raporlamasını da yaparak derin yoksulluk alanında sahadan gelen talep ve önerilerle birlikte çözüm önerileri geliştiriyoruz.

Derin Yoksulluk Ağı’nın önümüzdeki dönem için planlarından bahseder misiniz? Uyguladığınız modelin yaygınlaşması ve daha geniş kitlelere ulaşabilmesi amacıyla çalışmalar yapmayı düşünüyor musunuz?

Derin yoksulluğun ortadan kaldırılması ancak bütüncül ve önleyici politikalarla mümkün. Bu sebeple, derin yoksulluk yaşayanların temel haklara erişimlerini destekleyecek projeler üretmeyi, bu alanda bir literatür oluşturmak amacıyla temel kılavuz ve ilkeler başta olmak üzere yapılan çalışmaları Türkçe’ye çevirmeyi, kendi araştırma ve saha deneyimimizle literatüre kaynak kazandırmayı, derin yoksulluk için kalıcı çözüm yaratacak öneriler geliştirmeyi, raporlamayı ve bu önerilerin hayata geçmesini takip etmeyi planlıyoruz.

Kurumsal Destek Fonu’nun 2020 döneminde sağladığımız hibe kapsamında odaklanacağınız kurumsal gelişim başlıkları neler olacak? Bu başlıklar altında ne tür çalışmalar yapmayı planlıyorsunuz?

Hibe kapsamında odaklanacağımız iki ana kurumsal gelişim başlığı bulunuyor, bunlar finansal sürdürülebilirlik ve organizasyon yapısı. Oluşturmayı planladığımız finansal sürdürülebilirlik modeli kapsamında tam zamanlı bir çalışanın istihdam etmeyi, kaynak geliştirme çalışmalarımız için orta-uzun vadeli bir strateji planı oluşturmayı ve destekçi takip sistemi oluşturarak destekçilerle düzenli iletişim yürütülmeyi hedefliyoruz. İkinci olarak ise, kurum içi organizasyon yapısını yeniden kurgulamak için çalışmalar yapacağız.