Çocukların eğitimsel ve yaşamsal ihtiyaçlarının giderilmesine destek olmak amacıyla çalışmalar yapan Bütün Çocuklar Bizim Derneği (BÇBD), Kurumsal Destek Fonu’nun 2020 döneminde sağladığımız hibe ve mentorluk desteği ile derneğin organizasyon yapısını ve finansal sürdürülebilirliğini güçlendirmek amacıyla çalışmalar yaptı.
Bütün Çocuklar Bizim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Leyla Tekbulut ve Proje Koordinatörü Büşra Süer ile yaptığımız röportajda; çocukların çevre ile olan ilişkileri, dijitalleşen dünyada çocukların kitap okuma alışkanlığı, derneğin 2022 planları ve hibe kapsamında yürüttükleri çalışmalar hakkında konuştuk.
2021 yılında yaşanan orman yangınları ve seller çocukların gelecek dönemde iklim krizinin sonuçlarını daha sık ve şiddetli şekilde deneyimleyeceğini gösterdi. Çocuklarda çevresel sorunları anlama ve çözüm üretme bilincini geliştirmek için ne tür çalışmalar yürütüyorsunuz? Bu çalışmalar çocukların çevre ile olan ilişkisini nasıl etkiliyor?
Maalesef 2021 yılında yaşanan orman yangınları ve seller hepimizi gelecek için çok endişelendirdi. Artan doğa olayları ve bu felaketler iklim krizinin ciddiyetini ortaya koyuyor. İnsan faaliyetleriyle oluşan aşırı karbon salınımının sonucu olarak küresel ısınma ve etkileri dünyanın önde gelen problemlerinden birisi. En çok etkiyi bugünün ve yarının çocukları hissedecekken bu alanda onlar için çok az içerik üretiliyor. Aynı zamanda, konunun onlara ulaştırılmasının çocuk hakları açısından bir gereklilik olduğunu düşünüyoruz. Bu amaçla bugünün çocukları, aynı zamanda geleceğin yetişkinlerinin farkındalığı için İklim Abla projesini hazırladık.
İklim Abla projesi; çevre, iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik konularında çocukların doğa ve ekolojik farkındalıklarını artırmak için geliştirdiğimiz, çocuk dilinde içerikler üreten bir proje. İklim Abla; doğayı ve tüm canlıları seven, dünyadaki problemlere duyarlı, aynı zamanda da çocuklarda iklim ve doğa farkındalığı yaratmak amacıyla onları teşvik eden bir karakter. Aylık hava durumuna göre farklı kıyafetler giyip farklı ortamlara giderek çocuklar için videolar çekiyor. Her hafta İklim Abla, çocuklara farklı sorular soruyor ve etkinlik önerileri sunuyor. İklim Abla projesinde, çocuklar ile iletişime geçebilmek adına doğayı seven ve neşeli bir karaktere hayat veriliyor. Ayrıca, iletişim adımlarında görsel ve işitsel iletişim araçlarıyla çocuklar ile interaktif bir proje yürütülmesi için çalışıyoruz.
Proje; çocukları dünyadaki değişimleri, ekolojik sorunları ve doğayı keşfetmeleri için çevrelerini tanımaya teşvik ediyor. İklim Abla’nın önerdiği ve çocuklarla birlikte yaptığı etkinlikler, çocuklara doğa ve çevre sevgisi kazandırırken deneyime bağlı öğrenme yöntemiyle bilişsel ve sosyal gelişimlerini de destekliyor. İklim Abla projesi kapsamında hazırladığımız çevrimiçi içerikler ve fiziksel etkinlik müfredatımız bulunuyor. 6 haftalık etkinlik programında çocuklar iklim değişikliği, aşırı yağışlar, küresel ısınma, karbon ayak izi, biyolojik çeşitlilik gibi dünyamızı ve bizi ilgilendiren birçok konuda çeşitli faaliyetler aracılığıyla doğa farkındalığı ediniyor ve çevreleriyle bağ kuruyor. Bu etkinlikleri yaparken ayrıca İklim Abla videolarından ve çevreci kuklalarımızdan yararlanıyoruz. Çocukların iklim krizinin etkilerinin oldukça hissedildiği bu dönemde çocuk diline uygun ekolojik farkındalık çalışmaları doğayla sağlıklı bağ kurmalarını sağlarken ekolojik kaygılarını da azaltıyor. Çocuklar sorunun değil, çözümün bir parçası olarak geleceklerinde kendi söz haklarının ve eylemlerinin de etkisi olacağını fark ediyor ve daha umutlu, harekete geçen bir yaklaşım benimsiyorlar.
İklim Abla’nın başka sivil toplum kuruluşları (STK) ve eğitim kurumlarıyla işbirliği içinde farklı projelerin oluşmasına olanak tanıyacağını, çocukların dünyaya olan merakını artırırken gezegenimizdeki sorunlara olan duyarlılığını ve farkındalığını artıracağına da inanıyoruz.
Bütün Çocuklar Bizim Derneği olarak okuma kültürüne katkı sunmak amacıyla çeşitli projeler yürütüyorsunuz. Her geçen gün daha da dijitalleşen bir dünya çocukların kitap okuma alışkanlığını nasıl etkiliyor? Bu koşullarda çocuklara kitap okuma alışkanlığını nasıl kazandırabiliriz?
Özellikle pandemi nedeniyle hepimiz gibi çocuklar da dijital dünya ile daha iç içe bir yaşam sürdürmek zorunda kaldı. Bu durum kitap okuma alışkanlığı açısından bir dezavantaj gibi görünse de dijitalleşmenin bilgiye ulaşmayı kolaylaştırdığı bir gerçek. Teknolojinin baskın olduğu bu dönemde okuma alışkanlığı yeniden şekillenen alışkanlıklarımız arasında. Kitap okumak hala çocukların gelişim süreçlerinde çeşitli yetkinliklere sahip olması için gereken en önemli alışkanlıklardan biri. 21. Yüzyıl yetkinliklerinin vurgulandığı bu çağda çocukların kitapla ilişkisini güçlendirmek oldukça önemli.
Dijital teknolojiler çocukların okuma alışkanlığını olumsuz etkilese de çocuklar hala en güçlü bağları kitaplarla kurabiliyor. Çocuklar kitaptaki bir karakterle bağ kurarak zor duygularla başa çıkmayı, duygusal regülasyonu öğreniyor, çeşitli sosyal ve bilişsel becerileri kazanıyorlar, hayal kurmayı öğreniyorlar. Çocukların okuma alışkanlığı edinebilmesi için hala en önemli yer okul. Çocukların okuma alışkanlıklarını inceleyen güncel araştırmalar, yeni çağda çocukların ya ebeveynlerinin teşvik etmesi ya da okul ortamında, kütüphanelerde veya öğretmenlerinin desteğiyle okuma alışkanlığı kazandığını belirtiyor. Bu nedenle okulda gerçekleştirilen okuma etkinlikleri ve nitelikli kütüphaneler evdeki okuma faaliyetlerinin niteliğini de doğrudan etkiliyor. Bu süreçte çocuk aile ve okulun yönlendirmesi ile bilgiye ulaşma becerisini ve zevkini edinebilirse kitap ile ilişkisi de güçlenebilir. İleride iyi okuyucular olmaları için ebeveynlerin ve öğretmenlerin işbirliği içinde olması da çok önemli. Çocukların okuma tercihleri eleştirilmeden kendilerini okurken iyi hissettikleri kitaplar okumaları teşvik edilmeli.
Ayrıca dijitalleşmenin yalnızlığı ve asosyal yaşamı beraberinde getirdiği de bir gerçek. Yüz yüze öğretimde kitap okuma, tartışma, canlandırma grupları, çocukların yazarlar ve çizerlerle buluşmaları kitaba olan ilgiyi artıracaktır. Çocukların zevk alarak kitap okumaları için kitap okumanın bir zorunluluk değil en az sanal dünya kadar heyecan verici, eğlenceli bir dünya olduğunu görmeleri gerekiyor. Özen gösterilmesi gereken bir konu da çocukların nitelikli kitaplara ulaşmalarının kolaylaştırılması. Hala kütüphanesi olmayan çok sayıda okulumuz bulunuyor. Okullarda çocukların ilgi duydukları alanlarda kitaplar bulunması, çocukların istedikleri zaman kitaba dokunabilmeleri, kitabı karıştırabilmeleri kitapla yakınlıklarını artıracaktır. Çocuklar nitelikli kitaplarla tanışıp, onlara uygun canlı, davetkar kütüphanelerde arkadaşlarıyla vakit geçirerek birbirlerini de kitap okuma konusunda isteklendiriyorlar.
Kurumsal Destek Fonu’nun 2020 döneminde Vakfımızdan aldığınız hibe ve kapasite gelişim desteği ile Bütün Çocuklar Bizim Derneği’nin kurumsal gelişimi için hangi alanlara odaklandınız? Hibe desteğimizle yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?
Kurumsal Destek Fonu kapsamında öncelikli olarak organizasyon yapımızı geliştirmeye odaklandık. Pandemi dönemi iş hayatında ve gündelik hayatta kalıcı değişiklikler yapmamıza sebep oldu. Bu dönemin getirdiği belirsizlikler özellikle iş hayatı için başlangıçta birçok soru işaretinin belirmesine neden oldu. Kurumsal Destek Fonu tam da bu döneme denk geldi. Hibe desteği sayesinde organizasyon yapımızı pandemi dönemine uyum sağlayacak ve sürdürülebilir olacak şekilde yeniden gözden geçirme fırsatı bulduk. Ayrıca yararlandığımız hibe ile insan kaynağı ve dernek giderlerimizin bir kısmını finanse ederek, pandemi döneminde finansal sürdürülebilirliğimize katkıda bulundu.
Bu süreçte mentörümüzün desteği ile gönüllü ve çalışan görev tanımlarını standardize ettik, gönüllülük politikamızı yeniledik, dernek hafızasını koruyacak araçlardan yararlanarak çevrimiçi veri tabanları ve çalışma yöntemlerinden yararlandık. Mentörümüz Derya Kılıçalp ile düzenli olarak 15 günde bir buluşmalar gerçekleştirdik. Çeşitli ev ödevleri ve hazırlıkları göz önünde bulundurarak bu süreçte de hep iletişim içinde kaldık. Hazırlıklarımızı aldığımız geri bildirimlere göre yeniden şekillendirdik. Mentör buluşmalarında oldukça verimli fikir alışverişleri gerçekleştirerek derneğimizin vizyon ve misyonuna uygun bir organizasyon şeması, gönüllülük politikası oluşturduk. Ayrıca projelerimiz için ölçme ve değerlendirme sistemi, proje yazım formatları, satın alma süreçleri için formlar hazırladık. Çevrimiçi öğrenme ortamlarından yararlanarak çocuklara yönelik atölyeler, öğretmenlerle seminerler ve gönüllü buluşmaları gerçekleştirdik.
Kurumsal Destek Fonu kapsamında aldığınız desteğin derneğinize ve çalışmalarınıza nasıl bir katkısı oldu? Fonu destekleyen bağışçılarımızla paylaşmak istediğiniz bir mesajınız var mı?
Kurumsal Destek Fonu, STK’ların çok ihtiyacı olan ve fırsat eşitsizliğinin giderek belirginleştiği bu dönemde bize kaynaklarımızı yeniden değerlendirme ve organizasyon yapımızı güçlendirerek gözden geçirme fırsatı verdi. BÇBD, her projenin ve faaliyetin geliştirme ve uygulama süreçlerinde aktif olarak gönüllülerle çalışan bir dernek. Bu nedenle dernekte çalışan profesyonellerin ve gönüllülerin ahenk içinde çalışmalarına destek olduğumuzu, üretkenliklerini körükleme ve uyumluluğunu sürdürme konusunda daha da güçlendiğimizi düşünüyoruz.
Kurumsal Destek Fonu aracılığıyla organizasyon yapımızı yeniden değerlendirme ve güçlendirme fırsatı bulduk. Bu hem iş verimliliğine hem de operasyonel süreçlere olumlu olarak yansıdı. Mentörümüz Derya Kılıçalp’in desteği ve uzman buluşmaları bizim için oldukça yol göstericiydi. Organizasyon yapımız ve dernek içi işleyişimizi geliştirdik. bilgi dokümantasyonunu veri tabanı oluşturarak daha verimli hale getirdik. Gönüllülük politikalarımızı yeniden gözden geçirerek BÇBD misyon ve vizyonuna uygun gönüllülük politikamızı oluşturduk. Pandeminin getirdiği değişen şartlara uyum sağlayarak yeni projelerimizi daha sistematik bir şekilde geliştirdik. Bu dönemde geliştirdiğimiz projelerin kapsamını genişleterek sosyal etki ölçümüne odaklanmayı amaçlıyoruz.
Bu bağlamda fonu destekleyen bağışçılara sivil toplum kuruluşlarının iç yapılarını geliştirmek için verdikleri bu değerli destek için çok teşekkür ederiz. Desteklerinin devamını diliyoruz. Konularında uzman çok değerli gönüllü kadromuzla maliyeti çok düşük projeler gerçekleştiriyoruz. Özellikle 5-8 yaş çocukları için yaptığımız bu projelerin yaygınlaştırılması için hibeye ihtiyacımız devam ediyor.
Bütün Çocuklar Bizim Derneği’nin 2022 yılı için öncelik vereceği alanlar ve çalışmalar neler olacak? Derneğin önümüzdeki dönem için planlarından bahseder misiniz?
2022 yılında da özellikle okul öncesi ve ilkokul öğrencilerine yönelik proje çalışmalarımıza devam edeceğiz. Pandeminin çocuklar üzerindeki fırsat eşitsizliğini daha da arttırdığını, çocukların nitelikli eğitime erişiminin ve mekânsal haklarının kısıtlandığını görüyoruz. Bu nedenle özellikle dezavantajlı bölgelerde bulunan çocuklara yönelik okuma kültürünü geliştirme faaliyetleri, iklim farkındalığı, zorbalık, çocukların sosyal ve bilişsel gelişimini destekleyen robotik kodlama ve kültür-sanat projelerimize devam edeceğiz. Projelerimizden bağımsız olarak hali hazırda sürekli güncellenen bir ihtiyaç listemiz var. Bu liste üzerinden okullara ulaşıp öğrencilerin temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyoruz. Yılda 10.000’in üstünde nitelikli çocuk kitabını kütüphaneler aracılığıyla çocuklara ulaştırıyoruz. Şubat ayında ikisi Rize’de diğer ikisi de Gebze’de olmak üzere dört kütüphane kurulumunu tamamladık.
2022 yılında odaklanacağımız projelerden biri de “zorbalık” hakkında olacak. Bu proje ile öğrenciler arasında oldukça yaygınlaşan, yıkıcı ve kalıcı etkileri olan akran zorbalığına karşı mücadele etmek ve önlemek amacıyla farkındalık geliştirecek bir program hazırlıyoruz. Yaklaşık 3 aydır gönüllü ve profesyonellerden oluşan proje ekibimiz proje hazırlıklarına devam ediyor. Hazırladığımız akran zorbalığını önleme ve müdahale programına pilot proje olarak başlayıp başka okullarda da yaygınlaştırmayı amaçlıyoruz.
2017’den beri devam ettiğimiz ve pandemi nedeniyle ara verdiğimiz Dodo Kitap Okuyor projesine bu dönem üniversite öğrencilerinin sosyal sorumluluk dersleri kapsamında tekrar başlıyoruz. Dodo Kitap Okuyor projesi kapsamında gelişim psikoloğumuz ve uzman psikolojik danışmanımız tarafından seçilen ve her hafta farklı temada şekillenen çocuk kitapları bir ders saatinde okul öncesi ve ilkokul öğrencileriyle okunuyor. Ardından ilgili temada etkinlikler uygulanıyor. Bu projenin hem gençlerin sivil toplum bilincini artıracağına hem de çocukların üniversiteli abi ve ablalarla tanışıp aralarında olumlu bir diyalog başlatacağına inanıyoruz.
2020 30 Ekim 2020 Ege Denizi depreminden sonra İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Uzundere Gençlik ve Çocuk Merkezi bünyesinde oluşturduğumuz BÇBD Çocuk Kitap ve Oyun Evi’ndeki etkinliklerimize yeni dönemde de devam ediyoruz. BÇBD Çocuk Kitap ve Oyun Evi’nden ayda ortalama 230 çocuk yararlanıyor. Bu alanda gönüllü öğrenciler ve bölge sorumlumuz aracılığıyla çocuklara yönelik serbest zaman etkinliklerine ek olarak kutu ve grup oyunları oynanıyor ve ayrıca projelerimiz de gerçekleştiriliyor. Çocukların oyun hakkı ve mekânsal haklarının korunması ve kaliteli vakit geçirebilecekleri ortamlar oluşturmak için çalışmalarımıza devam edeceğiz.
İklim Abla projemiz kapsamında geçtiğimiz sene Türkiye’nin farklı bölgelerinden birçok çocuğa ve öğretmene ulaştık. Bu sene de oyunlaştırma yönteminden yararlanarak çocukların hem sosyalleşip hem de iklim farkındalığı kazanacakları İklim Çocukları kartlarını hazırlıyoruz. Ayrıca geçen dönem öğretmenlere yönelik gerçekleştirdiğimiz iklim değişikliği ve ekolojik farkındalık eğitimlerinden olumlu geri bildirimler aldık. 2022’de bu eğitimleri daha çok okulda uygulayacağız. İklim değişikliği ve ekolojik farkındalık eğitimleriyle ilgili detaylı bilgi almak isteyen öğretmen ve kurumlar bizimle iletişime geçebilir.
