Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği ile Kurumsal Destek Fonu Kapsamında Yürütecekleri Çalışmaları Konuştuk

Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği (Sivil Sayfalar) sivil toplum haberciliği yaparak sivil toplum aktörlerinin tecrübesini ve uzmanlığını medya, kamu yönetimi, kanaat önderleri ve diğer STK’lar arasında görünür kılmayı amaçlıyor.  Kurumsal Destek Fonu’nun 2021 döneminde Turkey Mozaik Foundation eş finansmanıyla hibe desteği verdiğimiz Sivil Sayfalar, derneğin gelir kaynaklarını çeşitlendirmek ve finansal sürdürülebilirliğini güçlendirmek amacıyla çalışmalar yapacak.

Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; 2022 yılında sivil toplumun gündemi, hızla değişen gündemin sivil topluma etkileri, sivil toplum haberciliğinin yaygınlaştırılmasının önemi, dijital habercilik yapan platformlar için var olan kaynak fırsatları ve hibe kapsamında yürütecekleri çalışmalar hakkında konuştuk.

Sivil toplum haberciliği yapan bir kurum olarak 2022 yılında sivil toplum gündeminde hangi konuların ön plana çıkmasını bekliyorsunuz?

Küresel, ulusal ve yerel düzeydeki siyasi, ekonomik ve toplumsal gelişmeler kaçınılmaz olarak sivil toplumu doğrudan ve/veya dolaylı olarak etkiyor. Bu çerçevede 2022 yılında, sivil alanın gündeminde: Türkiye özelinde, ifade ve örgütlenme özgürlüğüne yönelik kısıtlayıcı hükümler içeren, sivil alanı doğrudan etkileyen mevzuat hükümleri, daralan sivil alanda yeni-özgün savunuculuk yöntemleri, demokratik sisteme sivil toplumun sunabileceği katkıya dair çözüm önerileri, mülteci karşıtı eğilim, ekonomik kriz ve pandeminin sivil alan üzerindeki etkileri, iklim krizi ve artan afetlere karşı sivil toplumda farklı alan ve uzmanlıklara disiplinler arası işbirlikleri gibi başlıkların öne çıkmasını bekliyoruz.

Ayrıca, Z kuşağının ve gençlerin sivil alana daha çok katılımını mümkün kılacak şekilde sivil toplumda kurumsal-tüzel yapılar yerine yeni tür sivil örgütlenmeler konusunun da gündemde olmasını umuyoruz.

Türkiye’de hızla değişen gündem sivil toplumu nasıl etkiliyor? Farklı alanlarda uzmanlığa sahip sivil toplum kuruluşları bu yoğun gündemde seslerini duyurabiliyorlar mı? 

Türkiye’nin bazen gün içinde ve hatta saatler içinde değişen yoğun gündemi, sivil toplumu olumsuz etkiliyor. Son yıllarda “sivil alanın daraldığına” dair dilimize pelesenk olan tespit, Türkiye’de değişen siyasi iklim, sivil topluma elverişli bir demokratik ortamın varlığı ile doğrudan bağlantılı. Demokratik bir sistemin vazgeçilmez unsurları olan sivil toplum örgütleri (STÖ), son yıllarda artan kutuplaşma ve siyasi baskılara karşın varlığını sürdürme gayreti içinde.

Özellikle hak temelli çalışan sivil toplum kuruluşlarından (STK) kadın ve LGBTİ+ hakları, insan hakları ve çevre alanındakilerin çok daha zor koşullarda faaliyetlerini sürdürdükleri; OHAL süreci ve ardından gelen pandeminin, sivil alanı daha da kısıtladığını gözlemiyoruz.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen, özellikle kadın ve insan hakları alanında çalışan STK’ların, ifade ve örgütlenme özgürlüğünü daraltan mevzuat ve uygulamaların yoğunlaştığı ortamda, çalışmalarını dirayetle sürdürdüğünü göz ardı edemeyiz.

Sivil toplumda yaşanan bu sorunların ve STK’ların yürüttüğü başarılı çalışmaların kamuoyuna yeterince yansıdığını söylemek güç. Türkiye kamuoyunun sivil topluma katılım seviyesi, gelişmiş demokrasilere kıyasla düşük. Buna koşut olarak, sivil topluma ve STK’ların varlığına ve önemine dair farkındalık seviyesi de düşük. Bu konuda yapılan çeşitli araştırmalar da toplumun STK’ların yaptığı faaliyetlerden sınırlı seviyede haberdar olduğunu ve sivil topluma da sınırlı seviyede katılım gösterildiğini ortaya koyuyor. Bu durumun siyasi ve toplumsal sebepleri var.  Tüm bu sebeplerle, farklı uzmanlıklara sahip olan STK’ların Türkiye’nin yoğun, değişken ve “acil” öncelikli gündeminde yer bulabilmesi, yer bulabildiğinde de beklenilen etkiyi yaratabilmesi oldukça güç görünüyor. 

2021 yılında Türkiye’nin çeşitli illerinde sivil toplum haberciliği eğitimleri düzenlediniz. Bu eğitimlerin amacından bahsedebilir misiniz? Sivil toplum haberciliğinin yaygınlaşmasının sivil alana ve basın dünyasına nasıl katkıları olacağını düşünüyorsunuz?

2021 yılının Eylül ayında Türkiye’nin farklı bölgelerinden 6 kentte (Trabzon, Samsun, Gaziantep, Van, Konya ve Çanakkale) sivil toplum haberciliği eğitimleri düzenledik. Hak temelli habercilik anlayışı ile şekillenen eğitimlerimize, söz konusu kentlerde farklı uzmanlık alanlarına sahip olan STK’ların temsilcileri ile yerel gazeteciler katılım gösterdi.

Eğitimler ile sivil toplumun ilgi alanına giren sosyal konularda habercilik yapmak ve içerik üretebilmek için gösterilmesi gereken hassasiyetlerin ve yerel düzeyde STK’ların kendi faaliyetlerini yerel ve ulusal medyaya ulaştırmak amacıyla içerik üretirken dikkate almaları gereken etik değerler ve  prensiplerin (Cinsiyetçi dil kullanılmaması, çocuk hakları odaklı haber yazımı, vb.) neler olduğunu göstermeyi hedefledik. Bu hedef doğrultusunda, STK’ların yürüttükleri faaliyetleri basın bültenine çevirirken ve haber metni hale getirirken kullanabilecekleri pratik yöntemleri göstedik.  Aynı zamanda, eğitim içeriklerini hazırlarken teori ve uygulamanın birlikte olduğu bir sistem oluşturduk. Ayrıca eğitimlerden sonra, katılımcıların kendi yerellerinde hazırladıkları içeriklere Sivil Sayfalar internet sitesinde yer verdik. Eğitimlerin sonrasında da katılımcılar ve eğitimlere dahil olan STK’lar ile temasımızı ve işbirliği olanaklarımızı canlı tutmaya özen gösteriyoruz.

Sivil Sayfalar olarak Türkiye’de sivil toplum haberciliğinin yaygınlaşmasının; hem sivil alana dair bilgi, farkındalık sağlamada hem STK’lara destek ile katılımın artmasında önemli rol oynayacağına hem de medyada hak temelli haberciliğin gelişmesine büyük bir katkı sağlayacağına inanıyoruz.

Kurumsal Destek Fonu’nun 2021 döneminde sağladığımız hibe ile odaklanacağınız kurumsal gelişim başlığı ne olacak? Bu kapsamda ne tür çalışmalar yapmayı planlıyorsunuz?

Bu hibenin sağlayacağı imkanlarla hedefimiz, bundan sonraki yıllarda kurumun yapısı ve misyonuna uygun bir kaynak geliştirme stratejisi tasarlamak olacak. Bunun için kurumun hafızasının, örgütsel yapısının, vizyonunun, misyonunun ve hedeflerinin birbirini tamamlaması gerekiyor. Dolayısıyla kurumsal hafızanın, organizasyon şemasının, faaliyetlerinin, işbirliklerinin ve diğer öz kaynaklarının belirlenerek tek bir çatı altında toplanması gerekiyor. Bu hibe bize var olan kurumsal kapasitemizi tam anlamıyla resmetmemizi; imkanlarımız ve ihtiyaçlarımız doğrultusunda sürdürülebilir bir yapıya ulaşmamızı sağlayacak diye umuyoruz. Kurumsal hafıza oluşturmak, sürdürülebilir bir kaynak stratejisi belirlemek ve sivil alana fayda sağlayacak eğitim, rehberlik gibi sürdürülebilir kendi kaynağını kendi yaratan programlar tasarlamak bu hibe ile ulaşmayı hedeflediğimiz çalışmalar arasında yer alıyor.

Hibe kapsamında kaynak çeşitliliğinizi arttırmayı hedefliyorsunuz. Dijital habercilik yapan platformların kaynak yaratması için ne tür fırsatlar var?

Dijital habercilik yapan platformların bağımsızlıklarını koruyarak kaynak yaratması son yıllarda “alternatif medya” alanında sıklıkla tartışılan bir başlık. Sivil Sayfalar, sivil toplum haberciliği gibi niş bir alanda yayın faaliyetlerini sürdürmeye ağırlıklı olarak uluslararası fon kaynakları ile devam ediyor. Dijital habercilik yapan medya organlarından biri olarak Sivil Sayfalar’ın kaynak yaratması ve bu kaynakları çeşitlendirmesine dair yapılacak bir değerlendirme, Türkiye’de hem sivil toplumun hem medyanın yapısal sorunlarının başında gelen finansal kısıtlardan ayrı düşünülemez.

Sivil Sayfalar hem bir medya organı hem de Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği çatısı altında faaliyetlerini sürdüren kurumsal bir yapı olarak her iki alanda kaynaklarını çeşitlendirmeye gayret ediyor. Bu kapsamda, ulusal ve uluslararası düzeyde hem yeni medya hem sivil alandaki çalışmaları yakından takip ediyor; işbirliği olanaklarını araştırıyor ve kaynaklarımızı çeşitlendirme yolunda gayretlerimizi sürdürüyoruz.