Kentsel Dönüşüm ve Sulukule

Sulukule Gönüllüleri Derneği / http://www.sulukulegonulluleri.org/

Sivil Toplum için Destek Vakfı, Sulukule Gönüllüleri Derneğine Kurumsal Program dahilinde hibe desteği sağlıyor. Sulukule Gönüllüleri’ni ve çalışmalarını daha yakından tanımak için aşağıdaki röportajı okuyabilirsiniz.

“Evleri yıkılanlar, evsiz kaldı veya Karagümrük’teki akrabalarının yanına yerleşti. Yıkımlar en fazla çocukları ve kadınları etkiledi. Okulu terk oranı arttı, çocuklar arasında okula gitmeyenler de fazlaydı. Dernek kuruluşundan önce bu yıkım alanında çocuklarla çalışmaya başladık, derneği kurmamız, şu anki çalışma programımızı oluşturmamız, yıkım alanında başladığımız çocuk çalışmalarının bir ürünüdür.”

Sivil Toplum için Destek Vakfı (DV): Sulukule Gönüllüleri Derneği ne zaman kuruldu? Genel olarak mahalledeki çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Sulukule Gönüllüleri Derneği (SGD): Sulukule Gönüllüleri Derneği, Sulukule Platformu’nun bir parçası olarak, yıkım alanında gönüllü çalışan kişiler tarafından, 2010 yılında kuruldu.

SGD, risk altındaki, dezavantajlı, ayrımcılığa maruz kalmış gruplarla çalışmayı, hak temelli faaliyetler organize etmeyi hedeflemektedir. Okulu terki önlemek, kadınlara ve çocuklara hakları konusunda farkındalık kazandırmak, SGD’nin hedeflerinin başında gelmektedir.

Dernekte ve çocukların devam ettiği okullarda yaptığımız çalışmalarla şunları hedefliyoruz;

  • Risk altındaki çocukların eğitime erişebilirliğine destek olmak, okula bağlamak

  • Uyum problemi olan çocukların, çevreleriyle sağlıklı iletişim kurmalarına ve kişisel gelişimlerine katkı sağlamak

  • Erişim imkanı bulamadıkları sosyal-kültürel faaliyetlere ulaşmalarını sağlamak

  • Okulu terki önleme konusunda okul yönetimi, öğretmenler, veli, öğrenci ve sivil toplum ayaklarını birlikte güçlendirmek

  • Eğitim hakkından yararlanabilmeleri için maddi imkanı yetersiz olan çocuklara beslenme, kırtasiye ve burs desteği sağlamak

Birçok çocuğun temel konulardaki ihtiyaçlarına çözüm bulmaya çalışarak çocukların eğitim haklarından yararlanmaları kolaylaştırılmakta, böylece ihtiyaç sahiplerine doğrudan odaklanılarak ilgili çocuklar desteklenmektedir.

DV: ’Kentsel dönüşüm’ ve Suriyeli mültecilerin ‘entegrasyonu’ günlük yaşamı nasıl etkiledi?

SGD: Sulukule’nin Yenileme Alanı ilan edilip, kentsel dönüşüme uğraması uzun bir zamana yayıldı, 2006 ile 2009 yılları boyunca yıkımlar sürdü. Mahalle bu süre boyunca bir enkaz yığını halinde bırakıldı ve evleri ‘henüz yıkılmamış’ insanlar bu koşullarda yaşadılar. Evleri yıkılanlar, evsiz kaldı veya Karagümrük’teki akrabalarının yanına yerleşti. Yıkımlar en fazla çocukları ve kadınları etkiledi. Okulu terk oranı arttı, çocuklar arasında okula gitmeyenler de fazlaydı. Dernek kuruluşundan önce bu yıkım alanında çocuklarla çalışmaya başladık, derneği kurmamız, şu anki çalışma programımızı oluşturmamız, yıkım alanında başladığımız çocuk çalışmalarının bir ürünüdür.

Suriyeli mülteciler ise son 2-3 yıldır Fatih’te, özellikle de yıkılan ve yerine lüks konutların yapıldığı eski Sulukule mahallesinde yer seçmeye başladılar. Fatih ilçesi İstanbul’da üçüncü en fazla Suriyeli mülteci nüfusunun barındığı ilçedir. Ancak yıkılan mahallelerinin yakınında yaşayan Romanlar arasında evlerinin, mahallelerinin Suriyeli mültecilere verildiği algısı oluştu.

Derneğimize Türkçe’yi bilen Suriyeli çocuklar yeni yeni gelmeye başladı. Derneğin kuruluşundan bu yana Roman çocuklar ile mahalledeki Kürt ve Türk çocukların kaynaşma ortamı olması gibi Suriyeli çocukların da onlarla bir arada olabileceği bir ortam olmasını istiyor, çabalıyoruz.

DV: Okul terkini azaltmak için ne tür çalışmalar yapıyorsunuz? Okula devamı sağlamak konusunda veli (daha çok anne veya nine), okul ve sivil toplum ilişkisinden bahsedebilir misiniz?

SGD: Dernekte ve çocukların devam ettiği okullarda gerçekleştirdiğimiz tüm faaliyetler ve destek çalışmalarımızın tümü okulu terki önlemek ve çocuğu okula bağlamak için 5 yıldır kullandığımız yöntemlerdir. Bu sayede Karagümrük bölgesinde kimliği olmayan, okulu bırakmış, hiç okula başlamamış çocuklar SGD gönüllülerinin okul ve İlçe MEB ile iletişim kurması sayesinde okula başlamıştır.

Hali hazırda okula devam eden ancak hem maddi güçlük çeken hem de okul başarısı düşük çocuklara sunulan destek çalışmaları (beslenme desteği, eğitim bursu gibi), çocuğun bu yoksunluklar sebebiyle okuldan ayrılmasının önüne geçmektedir.

Gerçekleştirdiğimiz faaliyetlerde sivil toplum, veli (özellikle anne veya nine) ve okul ayaklarını hep birlikte güçlendirmeyi hedefliyoruz, böylece okulu terki önlemek için tüm aktörler arasında işbirliği sağlamayı istiyoruz. Risk altındaki çocuklarla çalışmada tutarlı olunması, benzer davranış kalıplarının sergilenmesi önemlidir. Özellikle dezavantajlı bölgelerde yaşayan çocukların hayatların hiçbir zaman rutin yoktur, bu rutini sağlamak için tüm aktörler işbirliği halinde olmalıdır.

Kadınlarla çalışmalar ise, çocuğuna okulda destek olmak isteyen annelerin okuma-yazmayı öğrenme taleplerini derneğe iletmeleriyle açılan dersler sayesinde başlamıştır. Bunun yanında yine kadınlardan gelen ihtiyaçlar doğrultusunda çocuk yetiştirme üzerine eğitimler organize edilmiş, burada öğrenilenlerin çocuklara yaklaşımda kullanılması sayesinde, çocuğun hem dernek hem de ev ortamında daha uyumlu olması sağlanmaya başlanmıştır.

DV: Saha çalışmaları sırasında en çok zorlandığınız konu/alan nedir?

SGD: Özellikle okul içinde yaptığımız çalışmalarda bazı bürokratik engeller çalışmaları aksatabiliyor. Okul terki için okul içinde atölyeler yapmayı çok önemsiyoruz, dönem başında Fatih İlçe Milli Eğitim’den izinlerimizi alıyoruz ancak dönem içinde Belediye veya Kaymakamlık tarafından bizim kullanacağımız mekanlar başka bir işe ayrılıyor ve atölyelerimiz aksayabiliyor.

Dernek mekanımızın küçük ve tek oda olması da saha çalışmalarımızda bir diğer engel. Aynı anda farklı yaş grupları veya çocuk ve kadınlarla çalışmalar yürütemiyoruz. Özellikle kadın çalışmalarında küçük çocuğu olan kadınlar çocuklarını da yanlarından getirdikleri için, tam anlamıyla kendilerine vakit ayıramamış oluyorlar.

DV: Sivil Toplum için Destek Vakfı’ndan aldığınız hibe desteğini nasıl kullanmayı planlıyorsunuz?

SGD: Bu hibe ile bir kapasite geliştirme uzmanı ve bir genel koordinatör istihdam etmeye başladık.

DV: Özellikle “finansal sürdürülebilirlik” açısından hibe desteğinin size nasıl bir katkı sağlayacağını düşünüyorsunuz? Kurumun devamlılığı için neler yapmayı düşünüyorsunuz?

SGD: Kapasite geliştirme uzmanı derneğe kaynak geliştirme, bağışçılarla ilişkileri güçlendirme, görünürlüğü arttırma alanlarında katkı sunacak;  genel koordinatör ise derneğin genel faaliyetlerinin yürütülmesi, koordinasyonun yapılmasına destek olacak. Böylece kurumsal kapasiteyi güçlendirmek adına ilk kez profesyonel bir destek almış oluyoruz.

DV: Mahalle temelli çalışan sivil toplum kuruluşlarının sizce en çok karşılaştığı ihtiyaç nedir?

SGD: SGD ve benzer şekilde yerelde çalışan derneklerin en büyük sorunlarından birisi finansal sürdürülebilirlik. Bunun için sadece hibe ve fonlara bağımlı kalmak, belirli süreli (genelde 12 ay) projelerin sonucunda devamlılık kaygısı yaşamak yıpratıcı bir durum oluşturuyor. Bu nedenle Sivil Toplum için Destek Vakfı’nın desteği bizim gibi kurumlar için çok uygun bir destek oldu.

Öneri olarak, belki her yeni fon veya hibe, kurumun devamlılığı için de içinde bir destek payı içerebilir. 12 ay boyunca desteklenen proje, takip eden yıl da devamlılığı olan bir çalışma ise, desteğin devamı ve o kurumun önceliğinin gözetilmesi için yöntemler düşünülebilir. Bu durum, ilk kez destek alacak kurumların payını kısıtlayacak şekilde olmamalıdır elbette…

Author Sivil Toplum için Destek Vakfı

More posts by Sivil Toplum için Destek Vakfı

Leave a Reply