Türkiye’de Yaşayan LGBTI Bireylerin Sorunlarına Genel Bakış

Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD) / http://www.spod.org.tr

SPoD ve çalışmaları ile ilgili daha detaylı bilgi edinmek için aşağıdaki röportajı okuyabilirsiniz. Sivil Toplum için Destek Vakfı, Kurumsal Program dahilinde SPoD’a hibe desteği sağlıyor. 

“LGBTI bireyler çalışma hayatı, barınma, sağlık, eğitim gibi her alanda ayrımcılığa maruz kalıyorlar. Özellikle trans bireylere yapılan ayrımcılık ve şiddet büyük bir nefretle birleşerek öldürülmeye kadar gidiyor. Türkiye LGBTI’lere karşı yapılan nefret suçlarında Avrupa’da birinci sırada olan bir ülke. Temel haklar düzeyinde sorunlarla karşılaşıyoruz.”

Sivil Toplum için Destek Vakfı (DV): SPOD ne zaman kuruldu? Genel olarak SPOD’un etki alanından ve çalışmalarından bahseder misiniz? 

SPoD: 2011 yılından beri lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve interseks bireylerin sorunlarına kalıcı ve kapsamlı çözümler bulmaya çalışan bir derneğiz. Derneğimiz kurulduğu yıldan beri yaptığı kampanya, etkinlik ve projelerle birçok kişinin aklına kazındı çünkü sadece LGBTI’lere yönelik değil, birçok alanda çalışan uzman kişiler ve kurumlar için faaliyetler yapıyoruz. LGBTI’lerin hayatlarını değiştirebilecek her türlü kişi ve kurumları hedef kitlemize koyuyoruz ve onlarla çalışıyoruz. Uzman eğitimlerimiz, belediyeler ve TBMM ile çalışmalarımız, kurumsal işbirliklerimiz sayesinde LGBTI’lere daha iyi hizmet ve politika üretilmesini sağlıyoruz. Aslında LGBTI’ler için ittifak ağları yaratıyoruz denilebilir. Bu ittifaklar sayesinde hem LGBTI hareketi hem de mücadelemiz büyüyor. 

DV: LGBTI bireylerin haklarına erişimi konusunda Türkiye’deki durum nedir? SPOD bu alandaki çalışmalara nasıl katkı sağlıyor? 

SPoD: LGBTI’leri koruyucu hiçbir yasa yok ülkemizde. Bu nedenle cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim nedeniyle yapılan ayrımcılıkların kanıtlanması ve ceza alması neredeyse imkansız. Oysa ki LGBTI’ler hem sosyal, hem ekonomik birçok alanda sadece bu kimlikleri nedeniyle ayrımcılık ve şiddetle yüzleşiyorlar. Birçok LGBTI öncelikle ‘açılamıyorlar’, yani kendi cinsel yönelimlerini veya cinsiyet kimliklerini çevresindeki insanlara söyleyemiyorlar, gizlemek zorunda kalıyorlar. Bu nedenle istemediği hayatı yaşayan, zorla evlenen çocukları olan kişilere dönüşüyorlar, büyük psikolojik baskı altında yaşıyorlar. Eğer açılabiliyorlarsa da çalışma hayatı, barınma, sağlık, eğitim gibi her alanda ayrımcılığa maruz kalıyorlar. Özellikle trans bireylere yapılan ayrımcılık ve şiddet büyük bir nefretle birleşerek öldürülmeye kadar gidiyor. Türkiye LGBTI’lere karşı yapılan nefret suçlarında Avrupa’da birinci sırada olan bir ülke. Temel haklar düzeyinde sorunlarla karşılaşıyoruz.

SPoD olarak bu sorunlara kalıcı çözümler üretmeye çalışıyoruz; hukuk ve adalete erişim, sosyal ve ekonomik haklar, akademi ve siyasi temsil alanlarını önceliklendiriyoruz. Hukuki danışmanlık ve stratejik davalamalar yapıyoruz, ruh sağlığı uzmanları, sosyal hizmet uzmanları, avukat, belediye çalışanları gibi birçok uzmana eğitimler veriyoruz, ücretsiz ya da düşük ücretli ruh sağlığı hizmeti veriyoruz, büyük araştırmalar yaparak LGBTI’lerin sorunlarını somut olarak göstermeye çalışıyoruz. Sakatlar, mülteciler, mahpuslar için özel çalışmalar yürütüyoruz, LGBTI’lerin siyasete katılması için kampanyalar düzenliyoruz. Tüm bunları birçoğu gönüllü emek olmak üzere yarattığımız ağlar, ittifaklar ve paydaşlarımızla birlikte yürütüyoruz.

DV: Siyasi temsil konusunda belediyeler ile yaptığınız çalışmaları açıklar mısınız? 

SPoD: LGBTI’ler siyaseten en az temsil edilen sosyal gruplardan birisi. Aslında 2015 yılına açık LGBTI kimliği ile seçilmiş hiç politikacı yoktu. Yerel Seçimler döneminde yaptığımız kampanya sayesinde derneğimizin o dönem yönetim kurulu başkanı olan Sedef Çakmak Beşiktaş Belediye Meclis’ine seçildi. Bu örnek hariç, şu anda Türkiye’de LGBTI’lerin siyasette kendi sözlerini üretebildikleri alan çok kısıtlı. Oysa ki hayatımızı etkileyen hizmet ve politikaların kararlarını kendimiz almamız gerekiyor. Yerel seçimler döneminde, bu ihtiyacı düşünerek, hem LGBTI’lerin aday olmaları için çalıştık, hem de belediye başkan adaylarına LGBTI Dostu Belediyecilik Protokolü’nü imzalattık. Protokolü imzalayan Kadıköy, Şişli, Beşiktaş, Mersin Akdeniz belediyeleri seçildi ve hızlıca çalışmalara başladı. Biz, SPoD olarak, seçim döneminde LGBTİ’lerin isteklerini belediyelere ilettik, şu anda da onlarla yaptığımız toplantılarda istek ve beklentileri iletmeye devam ediyoruz. Ayrıca belediye çalışanlarına eğitimler veriyoruz. Belediye çalışanları ve karar alıcılar bu eğitimler sayesinde LGBTI’lere daha iyi hizmet verebilmek için çalışmalar yapıyorlar.

Şişli ve Beşiktaş’ta Eşitlik Birimleri kuruldu ve LGBTI’lere hizmet vermeye başladılar, Şişli’de LGBTI’lere ücretsiz anonim HIV testi hizmeti başladı, Akdeniz’de trans bir kadın istihdam edildi, Mersin’deki dernekle etkinlikler düzenlenmeye başladı, İstanbul’daki belediyeler Onur Haftasını desteklemeye başladılar. Biz de yeni belediyeler nasıl çalışabilir, diye halen düşünüyoruz. Sarıyer, Bursa Nilüfer, İzmir Konak gibi belediyelerle ilişkiler kurmaya başladık. Yakında da LGBTI Dostu Kentler Endeksi çalışmasına başlayıp belediyelerin LGBTI çalışmalarını izlemeye ve raporlamaya başlayacağız. Bu şekilde belediyeler arasında bu konuda rekabetin de artacağını düşünüyoruz.

DV: Bu yılki çalışmalarınızın odak noktası nedir? 

SPoD: Türkiye’deki politik krizler, LGBTI hareketinin durgunlaşması gibi sebeplerle bu sene LGBTI camiasını güçlendirici çalışmalara öncelik veriyoruz. Sosyal, kültürel ve psikolojik destek ağlarımızı artırıyoruz, bir arada daha fazla olabileceğimiz etkinlikler düzenliyoruz. Her pazar Açılma Toplantıları yapıyoruz, mülteciler kendi aralarında buluşmalarına devam ediyor, sakat LGBTI toplantıları yapıyoruz. 2016 sene sonuna doğru LGBTI hareketine girmek isteyenler için Aktivizim Okulu yapacağız, ruh sağlığı alanındaki çalışmaları çoğaltıyoruz… 

DV: Sivil Toplum için Destek Vakfından aldığınız hibe size nasıl bir katkı sağlayacak? 

SPoD: Kurumsal desteğiniz sayesinde SPoD’un kaynaklarının sürdürülebilir olması için çalışmalar yapacağız. Projelere ve fonlara çok bağımlı kalmadan maddi kaynaklarımızı asgari düzeyde üretebilmek için bir strateji oluşturup adımlar atacağız. 

DV: Başta Sivil Toplum için Destek Vakfı olmak üzere sivil toplumu hibelerle destekleyen diğer kurumlar sizce hangi konuları finansal açıdan desteklemeli? Bu konuda gördüğünüz ihtiyaç nedir? 

SPoD: LGBTI hareketinin halen güçlendirici çalışmalara ihtiyacı var. Sosyal etkinlikler LGBTI camiası için büyük önem taşıyor. Bu nedenle LGBTI’leri güçlendirici, kendilerinin üretip kendilerini ifade edebilecekleri alanlar yaratmak çok önemli. Bu tür projelerin halen destekleniyor olması gerekiyor.

İkinci önemli konu da, raporlamalar üzerine; LGBTI’lere karşı yapılan ayrımcılıklar sistematik ve sürdürülebilir şekilde raporlanabiliyor olması gerekiyor. Hak ihlalleri raporlamaları yapmak için LGBTI örgütleri sürekli desteklenmeli. Sadece ‘yenilikçi’ projeler değil, devam projeleri de bu nedenle hibe veren kurumlar tarafından destek almalı ki devamlı raporlamalar yapılabilsin. 

Author Sivil Toplum için Destek Vakfı

More posts by Sivil Toplum için Destek Vakfı

Leave a Reply