COVID-19 Acil Destek Fonu Kapsamında Desteklediğimiz Barış için Müzik Vakfı Çalışmalarını Tamamladı

COVID-19 Acil Destek Fonu kapsamında Turkey Mozaik Foundation finansmanı ile kurumsal hibe desteği sağladığımız Barış için Müzik Vakfı, dezavantajlı çocuk ve gençlerin müzik eğitimine erişimindeki engelleri ortadan kaldırmak ve sanatsal bir yaşamda yer alma hakkını herkes için erişilebilir hale getirmek amacıyla çalışıyor. Barış için Müzik Vakfı, hibe desteğini kurumsal iletişim kapasitesini güçlendirmek ve Vakfın finansal sürdürülebilirliğine katkı sağlamak üzere çalışmalar yapacak 3 kişiyi 4 ay süreyle istihdam etmek için kullandı.

Vakfın Genel Koordinatörü Nilgün Öztunalı ile yaptığımız röportajda hibe sürecinde yaptıkları çalışmaları, Vakfın 15. kuruluş yılı kutlamaları kapsamında çevrimiçi olarak hazırladıkları ve sahneye koydukları Peter ve Kurt senfonik masalını ve 2021’de yapmayı planladıkları çalışmaları konuştuk.

COVID-19 Acil Destek Fonu kapsamında sağladığımız kurumsal hibe desteğiyle hangi alanlarda, ne tür çalışmalar gerçekleştirdiniz? Bu çalışmaların, Barış için Müzik Vakfı’na ne tür katkıları oldu?

Bu hibe ile Barış İçin Müzik Vakfı’nın COVID-19 salgını ile ortaya çıkan gelir kayıplarını bertaraf edebilmesi, mali dengesini sağlayabilmesi, iş süreçlerini değişen ihtiyaçlara uyumlu şekilde yenileyebilmesi ve çevresi ile iletişimini güçlendirecek yeni imkanların oluşmasına katkıda bulunacak çalışmaların yapılması hedeflendi. Bu kapsamda öncelikle mevcut ekibe Kurumsal İletişim Koordinatörü, Grafiker ve Video Editör pozisyonlarını üstlenen 3 kişinin katılması sağladık. Kurumsal İletişim Bölümü ekibinin görev tanımlarını hazırladık, sorumluluk ve beklentiler üzerine mutabık kaldık.

İletişim faaliyetlerimizin güçlendirilmesine kaynak sağlamak üzere tüm birikimimizi gözden geçirdik ve paylaşılır hale getirmek için çalıştık. Bugüne kadar orkestralarda ve koro sınıflarında çalışılan eserler, Vakfın ziyaretçileri, gerçekleştirdiğimiz Yan Yana projeleri, ulusal ve uluslararası konserler, basın yansımaları, ödüller ve vakıf programından yararlanmış öğrenci listelerinin güncellenmesi ile faaliyet raporlarında yer alan haberlerinin listelenmesi sağlayarak vakfımızın arşivi oluşturduk. Bu arşiv, bir kaynak olarak stratejik iletişim planını oluşturmamıza ve görünürlük çalışmalarında kanıtlanabilir paylaşımlar yapmamıza katkı sundu.

Bu olağanüstü süreç, ihtiyaçlarımız doğrultusunda iletişim faaliyetlerini daha etkin kullanmamızı sağladı. Ekibe katılan yeni üyeler ve pro-bono hizmet aldığımız iletişim ajansının yanı sıra bir sosyal medya ajansı ile birlikte çalışarak Vakfın iletişim faaliyetlerini planlı şekilde yönetmeye başladık. Vakfın Sosyal Medya İletişim Planı hazırladık ve takipçiler ile paylaşılan bilgileri haftanın belli günlerinde tekrarlanan başlıklar halinde listeledik. Örneğin Pazartesi günleri motivasyon sağlayan, Çarşamba günleri destekçilere teşekkür eden ve Salı-Cuma günleri öğrenci haberlerinden oluşan içerikler paylaştık. Bu plan hazırlanırken bağışçıların gerçekleşen faaliyetlerden düzenli olarak haber almasına odaklandık. Sosyal medya hesaplarını diğer görevlerinin yanı sıra yürüten ekip üyeleri ve tüm idari ekibin iletişim ve sosyal medya yönetimi eğitimine katılmasını sağladık. Bu eğitim sonunda Vakfın sosyal medya kuralları dokümanını hazırladık. YouTube kanalını analiz ederek yapılması gerekenlerin listesini çıkarttık. Yıl içinde kutlanacak özel günleri listeleyerek paylaşım planlarına dahil ettik.

Her ay sonu paylaşılan e-bülten yayınının içeriği iyileştirmek için çalışmalar yaptık.  Bülten abonelerine mümkün olduğunca ay içinde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren bölümler sunmayı ve o ay Vakıfla yakın temas halinde çalışan kişilerin isimlerine bültende yer vermeyi önceliklendirdik.

Vakfın önemli gelir kaynaklarından biri olan bağışçılarımız için “Bağışçı Değerlendirme Anketi” çalışmasını da hibe kapsamında gerçekleştiriyoruz. Bu anket çalışması ile hedefimiz bağışçıların Vakfı neden desteklediğini yeniden hatırlamak, kendilerine sağladığımız bilgilerin yeterliliği hakkında ne düşündüklerini görmek ve beklentileri hakkında bilgi toplamak.

Bu sene Vakfımız kuruluşunun 15. yılını kutluyor. COVID-19 Acil Destek Fonu kapsamında aldığımız hibe ile vakfımızı gelecek 15. yıla taşıyacak birikimlerini gözden geçirdik, deneyimimiz üzerine tartıştık, iletişim hedefli iş sürecinde tespit edebildiğimiz iyileştirme adımlarını attık. Bu hibe ile gerçekleştirdiğimiz tüm faaliyetlerimizde ve 15. yıl özel programı ile bütünlüklü bir iletişim strateji kurabilmeyi, gelirlerimizi çeşitlendirerek artırmayı, yeni kurumsal dostlar bulmayı, mümkün olduğunca fazla izleyiciye ulaşmayı, kanalımızdan ve tüm iletişim araçlarından abone/takipçi sayısını artırabilmeyi hedefledik.

Bu çalışmaların yanı sıra bu dönemde İstanbul Kültür A.Ş. ile iletişime geçerek Temmuz ayı boyunca 68 öğrencinin COVID-19 kurallarına uygun küçük gruplar halinde derslere bir araya gelerek devam etmesini sağladık. Dersler sırasında öğrenci videoları ürettik. 3 hafta boyunca hafta içi 5 gün devam eden derslerin sonunda küçük bir seyirci grubu ile mini bir konser gerçekleştirdik. Birlikte çalıştığımız ajansların da desteğini alarak bu süreci haberleştirdik ve sosyal medya hesaplarında paylaştık.

Temmuz ayı içinde 1 anlatıcı, 1 şef ve 28 orkestra üyesi ile Peter ve Kurt senfonik masalının çekimlerini Cemal Reşit Rey Konser salonunda gerçekleştirdik. Gösterinin ajansların ve danışmanların desteği ile hazırlanan videosu, Kasım ayında Vakfın 15. yılı özel programı kapsamında çevrimiçi olarak internet sitemizde yayınlandı.

15. kuruluş yılı kutlamaları kapsamında sahneye koyduğunuz Peter ve Kurt senfonik masalının hazırlık süreci, COVID-19 salgını şartlarında gerçekleşti. Bu durum Vakfınız açısından neleri değiştirdi ve nasıl bir hazırlık süreci yaşadınız? 22 Kasım’daki prömiyerin ardından, birlikte çalıştığınız gençlerden ve katılımcılardan aldığınız geri bildirimleri bizimle paylaşır mısınız?

Barış İçin Müzik Vakfı çocukları, Sergei Prokofiev’in senfonik orkestra ve anlatıcı için bestelediği ve klasik müzik dünyasının en ünlü eserlerinden biri olan Peter ve Kurt senfonik masalını çevrimiçi olarak yorumladı.

Barış İçin Müzik öğrencilerinin enstrümanları ile icra ettiği ve ünlü oyuncu Şebnem Bozoklu’nun sesiyle hayat verdiği Peter ve Kurt, 22 Kasım Pazar günü saat 15.00’te Barış İçin Müzik Vakfı internet sitesi ve YouTube kanalı üzerinden yayınlandı ve 12 binden fazla izleyiciye ulaştık.

Barış İçin Müzik orkestralarının katılımıyla 200’e yakın gençle birlikte, 23 Nisan’da Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda düzenlenmesi planlanan Peter ve Kurt senfonik masal konseri salgın nedeniyle iptal olmuştu. Barış İçin Müzik Vakfı çocukları, müziğin iyileştirici gücüne ihtiyaç duyduğumuz bu zorlu dönemde, büyük emek ve heyecanla bu konseri Vakfın 15. yıl kutlamaları için özel çevrimiçi bir gösteriye dönüştürdü. Mayıs ayından itibaren evlerinden çalışmaya başlayan öğrenciler, iki ay boyunca çalışmalarına çevrimiçi olarak devam ettiler.

Çekimleri, Selçuk Metin yönetmenliğinde CRR Konser Salonu’nda salgın koşullarında tamamlanan Peter ve Kurt senfonik masal konseri, aynı zamanda Türkiye’de ilk kez bir çocuk orkestrası tarafından çevrimiçi olarak icra edilen bir konser olma özelliği de taşıyor.

Peter ve Kurt senfonik masalı, vakfımızın mümkün olduğunca fazla çocuğa ulaşma hedefi için de bize değerli bir fırsat sundu. Çocuk alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının ve müzik öğretmenlerinin kendi etkinliklerinde kullanabilecekleri bir materyal olarak da elverişli imkanlar sundu.

Proje de yer alan öğrencilerin yorumlarından bir kısmını sizinle de paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz:

“Karantina döneminde müzik yapmak beni biraz da olsa hayata geri döndürdü, motivasyon verdi. Bunun için mutluyum.” Adad Abdlrazak 16 yaşında, Keman öğrencisi

“Peter ve Kurt süreci bizim için farklı bir deneyim oldu. Pandemi süresince ilk defa Cemal Reşit Rey’de bir araya geldik. Uzun zaman sonra orkestra olarak bir araya gelmek, birbirimizi görmek gerçekten çok iyi geldi. Çevrimiçi eğitimin bu kadar etkili olması bizi çok şaşırttı. Çünkü bir araya geldiğimizde çok iyi bir iş çıkardık.” Melis Erselcan 16 yaşında, Keman öğrencisi

“Yan yana olmadığımız, birlikte olmadığımız zaman bir konuda anlaşabilmek, yeni bir şeyler öğrenebilmek yan yana olduğumuz zamanlara göre daha zorlaşıyor. Perküsyon grubu olarak enstrümanlarımızı eve taşınabilir, evde çalınabilir olmadığı için en zorlu, en sıkıntı çıkaran durum bu oldu. Açıkçası evde hangi malzeme varsa, ne bulduysak derslerimize onlarla devam ettik.” Barış Atsız 17 yaşında, Perküsyon öğrencisi

“Uzaktan eğitim alıyorduk. Farklı bir deneyim oldu. İyi yanları da vardı. İyi yanı şu, orkestradayken kendi hatalarınızı çok fark edemiyorsunuz ama evde kalıp kendi kendinize sürekli çalıştığında hatalarınızı daha iyi görmeye başlıyorsunuz. Kötü yanı arkadaşlarından uzak kalmak, orkestrada çalamamak diyebilirim. Hocalarımız da ellerinden geleni yaptılar. Onlar da zorlanmıştır. Unutulmaz bir şey oldu.” Sana Beidaghi, 18 yaşında Çello öğrencisi

Vakfın bağışçılarına yönelik olarak bir “Bağışçı Değerlendirme Anketi” çalışması yapacağınızdan bahsettiniz. Bağışçıların Barış için Müzik Vakfı gibi sivil toplum kuruluşları için önemini ve bu anketten elde edilecek sonuçlardan nasıl yararlanacağınızı anlatır mısınız?

Türkiye’de bağışçılık ve gönüllülük henüz sivil toplum alanında istendiği düzeyde değil. Biz toplum olarak yardımlaşmayı çok önemsemek ile birlikte bunu bir kurum üzerinden yapmaktan ziyade kendi yakın çevremiz üzerinden. Bu çok değerli tabii. İnsan burnunun dibindeki sorunlara açık olmalı ve çözümler için elinden geleni yapmalı. Ancak savunuculuk, sorunları ortaya çıkaran sistemsel durumların değişmesi için örgütlenmenin ve sivil toplum çalışmalarının desteklemenin önemi de açık. Bireyler kendi yaşam serüvenlerinde önemsedikleri sorunların çözümü için çalışarak bilgi ve deneyim biriktiren sivil toplum kuruluşlarını destekler ise sonuçları kalıcı olacak şekilde değiştirebiliriz.

Sivil toplum kuruluşlarını destekleyen bağışçılar önemli aktörler, onlarsız olmaz. Onların bizi neden desteklediğini ve bu desteklerinin neye yaradıklarını bilmek hakları. Yürüttüğümüz anket çalışmamız, vakfımızın gelirlerinde önemli yeri olan bağışçılarımızın değerlendirmeleri ve beklentilerinin ne olduğunu anlamamıza katkı sunacak. Bu anket ile elde ettiğimiz bilgi bize ne yapmamız gerektiği konusunda yol göstereceğini düşünüyoruz.

*Röportajın tamamlanmasından sonra yayınlanan Barış için Müzik Vakfı Bağışçı Değerlendirme Anketi’nin sonuçlarına buradan ulaşabilirsiniz

Salgının koşulların devam ettiği bu ortamda, Barış için Müzik Vakfı’nın 2021 yılında öncelik vermeyi hedeflediği alanlar ve çalışmalar neler olacak? Vakfın gelecek planlarından bahseder misiniz?

Bu oldukça zor bir soru. Esas olarak çocukların ve ailelerin evde kalarak ekran karşısında yaşadıkları zorluklara odaklandık. Salgın öncesi müzik öğrenimi ne işe yarıyordu; şimdi müziğin yarattığı hangi imkanlar öne çıkıyor; çocukların ve ailelerin bu süreçte iyi olma hallerini müzik ve Barış İçin Müzik kavramı ile nasıl sağlayabiliriz; orkestra içinde müzik yapmak yan yana gelmek, birbirinden etkilenmek, birlikte üretmekti, bunu çevrimiçi eğitimde nasıl sağlayabiliriz; bu konudaki denemelerimiz bize ne söylüyor gibi soruları onlara ve kendimize sorarak üzerine konuşmak ne yapabileceğimiz konusunda yolumuzu açıyor.

Hem 15 yıllık birikimimizi aklımızda tutarak hem bugün evlerdeki çocukların ihtiyaçlarını gözeterek hem de bu karışık süreç sona erdiğinde çabalarımız bizi mümkün olduğunca fazla çocuğa ulaşma hedefimize yakınlaştırır mı diye sorgulayarak 2021 planımız üzerinde çalışmaya devam ediyoruz.

Umudumuzu ve neşemizi koruyoruz. Çocuklarla çalışmak en büyük dostumuz oluyor. Her şey için teşekkür ederiz.