Mezopotamya Caz Müzik ve Dans Kültürü Derneği Kültür Sanat Fonu Kapsamındaki Çalışmalarını Tamamladı

Diyarbakır’da faaliyet gösteren Mezopotamya Caz Müziği ve Dans Kültürü Derneği, dans ve müzik aracılığıyla kültürler arası etkileşim, ifade özgürlüğü, çocuk hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanlarında çalışıyor. Kültür Sanat Fonu’nun 2019 döneminde kurumsal hibe desteği sağladığımız dernek, bu  hibeyi  kira ve muhasebe giderlerini karşılamak ve finansal sürdürülebilirliğe katkı sağlayacak çalışmalar yapmak için kullandı. Mezopotamya Caz Müziği ve Dans Kültürü Derneği Proje Koordinatörü Hazni Demir ile yaptığımız röportajda COVID-19 salgını sürecindeki çalışmalarını, sağladığımız kurumsal hibenin derneğe  katkılarını ve 2021 yılı için planlarını konuştuk.

COVID-19 salgını ve bu süreçte alınan tedbirler Mezopotamya Caz Müzik ve Dans Kültürü Derneği olarak çalışmalarınızı nasıl etkiledi? Bu dönemde gerçekleştirdiğiniz çalışmaları bizimle paylaşır mısınız?

Aktif katılımcı sayımızın 100’ün üzerine çıktığı bir dönemde COVID-19 salgını sebebiyle 13 Mart itibariyle çalışmalarımızı askıya almak zorunda kaldık. Fiziki yakınlık gerektiren çalışmalarımızı bu tarihten itibaren Temmuz ayı başına kadar gerçekleştiremedik. Temmuz ayından sonra kısıtlamaların gevşetilmesi ile faaliyetlerimizi bu yeni dönemde nasıl sürdürebileceğimizi daha önce yaptığımız öngörüler ışığında test etme imkanı bulduk. Özellikle çocuklarla ve farklı sosyo-ekonomik düzeyden dezavantajlı gruplarla yapmak istediğimiz çalışmalar bulaş tehlikesi, kısıtlamalar ve bu gruplarla ilgili önceliklerin değişmesi sebebiyle gerçekleştirilemedi. Bu durumda salgın koşullarında kendi iç kapasitemizi arttırmanın daha verimli olacağına karar verdik ve bu doğrultuda yeni projeler yazmaya, var olanları dönüştürmeye ve dijitalleştirmeye başladık. Ayrıca hibe başlangıcında çalışmalarımızı ve çalıştığımız grupları bir merkezde toplayarak bir sosyal ve kültürel alan inşa etmeye çalıştığımız mekanın bu süreçte işlevsel olmayacağını gördük. Bu süreçte daha işlevsel ve verimli olacağını düşündüğümüz yeni bir modele geçiş yaptık. Ofis ve depo olarak kullanabileceğimiz bir mekan tuttuk. Dijital çalışmaların yanında daha gezici bir anlayışla bizim diğer gruplar ve kurumların alanlarına dahil olacağımız bir anlayış benimsedik.

Bu dönemde derneğin iç kapasitesini güçlendirmeye yönelik çalışmalar yaptığınızdan bahsettiniz. Bu çalışmaların kapsamından ve derneğinize katkılarından bahseder misiniz?

Özellikle salgın öncesi süreçte dans ve müzik alanlarında dezavantajlı çocuklar ve kadınlar ile çok verimli çalışmalar gerçekleştirdik. Dansın ve müziğin aslında bir form olduğu, evrenselliği, nasıl özelleştiği, bu formlar aracılığı ile haklar, bireysel-grupsal farklılıklara yaklaşımlar gibi konularda düşünsel ve eleştirel bir tartışma alanı açtık. Hibe sürecinde salgına rağmen farklı zamanlarda 35 çocuk ile atölyeler gerçekleştirdik. Salgın sonrası süreçte ise kendi gönüllülerimiz ve üyelerimiz ile çalışmalar yürüttük. Bu süreçte üyelerin ve gönüllülerin kapasitelerini arttırmaya yönelik çalışmalar gerçekleştirdik.

Geliştirdiğimiz iş birlikleri temelde katılımcılarımızın kapasitelerini geliştirmeye yönelikti. Daha önceki döneme kıyasla şu anda sahaya çıkabilecek ve atölyeler düzenleyebilecek çok daha fazla üyemiz ve gönüllümüz var. Çalışmalarımız sonucu bir yandan dans ve müzik ile ilgili teknik kabiliyet ve yetkinliklerimizi arttırırken bir yandan da çocuk hakları, pedagojik yaklaşımlar, toplumsal kavramlar gibi konularda kendi içimizdeki tartışma alanımızı ve yürüttüğümüz çalışmaları genişlettik. Farklı dezavantajlı gruplarla iletişim ağımızı büyüttük ve olası projeler ve ortaklıklar üzerine bir portföy oluşturduk.

Bu süreç sonunda şimdilik, çocuklarla düzenlenecek atölyelerde yer alabilecek yetkinlikte 6 eğitmen ve gönüllümüz; caz müzik yaklaşımları, türleri ve sosyolojik bağlamları konusunda atölyelerde yer alabilecek 12 eğitmen ve gönüllümüz; yeni ortaklıklar geliştirebilecek ve proje tasarımı, yazımında yer alabilecek 4 kişilik bir ekibimiz oluştu.

2020 yılında hayata geçirdiğiniz Dem û Caz projesi kapsamında radyo ve podcast programları ile caz müzik tarihine dair bir arşiv oluşturmak için çalışmalarınıza başladınız. Bu projenin amaçlarını ve bu kapsamda yaptığınız çalışmaları anlatır mısınız?

Caz müziği ve toplumsal konuların ilişkisini inceleyen Dem û Caz, 4 hafta süren 6radyo programı aracılığıyla kentte yeni bir perspektifle tartışma alanı oluşturmayı amaçladı. 12 genç katılımcı, farklı uzmanlar tarafından verilen toplumsal konularla ilgili kavramsal atölyeler ve radyo programcılığıyla ilgili teknik eğitimlere katılıp radyo programları hazırladı. Sonrasında bu programlar internet üzerinden ve bölgesel yayın yapan Radyo Amed’de Kürtçe olarak sunuldu. Programlar ayrıca yazılı bir kitapçık haline dönüştürülerek çevrimiçi olarak erişime açıldı.

Proje bir yandan toplumsal konuları farklı kültürel perspektiflerden düşünmeyi ve tartışmayı amaçlarken bir yandan da Kürtçe radyo yayınlarını takip eden insanların geleneksel müzik türlerinin yanında caz müzik türleri, şarkıları ve hikâyeleriyle Kürtçe olarak tanışmasını öngördü.

Kültür Sanat Fonu’nun 2019 döneminde Vakfımızdan aldığınız kurumsal hibe ile ne tür çalışmalar gerçekleştirdiniz? Bu hibenin dernek olarak çalışmalarınıza katkısından ve bu süreçteki öğrenimlerinizden bahseder misiniz?

Kültür Sanat Fonu kapsamında aldığımız hibe ile kurumsal giderlerimizi karşıladık. Kira ve muhasebe giderleri gibi kalemlerin yanında stüdyo dışında gerçekleştireceğimiz atölyelerde kullanmak üzere taşınabilir bir ses sistemi edindik. Bu da bize finansal sürdürülebilirliğimizi sağlamaya ve çalışmalarımızı geliştirmeye ve yaygınlaştırmaya yönelik yeni projeler üretmeye ve gerçekleştirmeye yönelik alan sağladı.

Tüm bu süreçte kurduğumuz bağlantıları, geliştirdiğimiz fikirleri orta ve uzun vadeli planlamalar doğrultusunda tasarlamanın; alanın ve hedef kitlenin getirdikleri ve ihtiyaçları dönemden döneme değişebildiği için kurumsal olarak bu değişimleri öngörebilmenin ve daha kısa sürede çözümler yaratabilmenin gerekliliklerini birinci elden deneyimledik.

Mezopotamya Caz Müzik ve Dans Kültürü Derneği’nin 2021 yılında öncelik vereceği alanlar ve çalışmalar neler olacak?

Bahsettiğim model değişikliği doğrultusunda çok daha fazla kurum ve kişiyle ortaklaşarak etki alanımızı ve ulaştığımız kitleyi artırmayı planlıyoruz. Çalışmalarımızda disiplinlerarası bir metot izleyerek üretim yelpazemizi genişletebiliriz. Bu sayede çalışmalarımızda kullanacağımız yeni yol ve yöntemler geliştirmeyi de amaçlıyoruz. Salgın süreci ve sonrasının kültür ve sanat alanında yaratacağı değişikliklere biçim ve içerik açısından hazır olmayı istiyoruz.

İlgilenenler çalışmalarımızı internet websitemizden, Instagram hesabımızdan ve Swing Amed Youtube hesapları kanalından takip edebilir.