Puruli Kültür Sanat Derneği Kültür Sanat Fonu Kapsamındaki Çalışmalarını Tamamladı

Engelli bireylerin sosyal ve kültürel haklarına ulaşmalarına destek olmak amacıyla Ankara’da faaliyet gösteren Puruli Kültür Sanat Derneği’ne (Puruli) Kültür Sanat Fonu’nun 2019 döneminde Turkey Mozaik Foundation finansmanıyla ile kurumsal hibe desteği sağladık. Puruli, kurumsal hibe kapsamında bir çalışan istihdam ederek engelli bireylerin kültür sanat alanındaki ihtiyaçlarını anlamak ve engelli hakları alanında çalışan sivil toplum kuruluşları ile iletişimini güçlendirmek amacıyla çalışmalar yaptı. Puruli Kültür Sanat Derneği Başkanı Kıvanç Yalçıner ile yaptığımız röportajda salgın sebebiyle ilk kez 2020 yılında çevrimiçi olarak gerçekleştirdikleri Engelsiz Filmler Festivali‘ni, kurumsal hibe kapsamında yürüttükleri  faaliyetleri ve derneğin 2021 yılı için öncelikli çalışma alanlarını konuştuk.

12-18 Ekim tarihlerinde düzenlediğiniz Engelsiz Filmler Festivali (EFF), salgın koşullarından dolayı bu yıl ilk kez çevrimiçi olarak düzenlendi. EFFnin 2020 döneminde gerçekleştirdiğiniz film gösterimlerinden ve etkinliklerden bahseder misiniz?

Evet, COVID-19 salgını bizi festivali çevrimiçi gerçekleştirmeye mecbur bıraktı. Sadece biz değil, tüm dünyada başka pek çok festival aynı süreçten geçti. Sinemacılar, film dağıtımcıları ve izleyiciler için de daha önce tecrübe edilmemiş bir durumdu. Hep birlikte, şaşırtıcı derecede hızlı adapte olduğumuzu düşünüyorum.

Mevcut birkaç seçenek arasından, EFF’nin ihtiyaçlarını göz önüne alarak seçtiğimiz bir çevrimiçi platformda gerçekleştirdik Festival’i. Festival programını da o sıralar – ve aslında halen- sürekli duyduğumuz “normal” ve “normale dönmek” gibi kavramlar etrafında şekillendirdik. Festival teması “normali ararken” oldu. Bu tema altında şehir, mekan, beden, hayvan ve sanal benliklere ilişkin normal algısını sorgulayan filmlere yer verdiğimiz başlıklar yer aldı. Engelsiz Yarışma, Uzun Lafın Kısası ve Çocuklar İçin başlıkları altındakilerle birlikte toplam 48 film izleyiciyle buluştu. 27 yönetmen ve 2 aktivist ile söyleşiler kaydettik. Bu söyleşileri, izleyiciler filmlerin ardından takip edebildiler. Bu söyleşilere şu an Festival’in YouTube hesabından ulaşılabiliyor. Festivalin ilk yılından beri her yıl tekrarladığımız canlandırma atölyelerini bu yıl Festival’’in sosyal medya hesaplarından paylaştığımız video ile herkesin evlerinde takip edip katılabileceği bir şekilde sunduk. Engelsiz Yarışma ödülleri de aynı şekilde sosyal medyada paylaştığımız kapanış videosu ile duyuruldu.

Engelsiz Filmler Festivali’ni çevrimiçi olarak düzenlemek derneğiniz için nasıl bir deneyim oldu ? Festivali çevrimiçi olarak düzenlemenin erişilebilirlik açısından olumlu ve olumsuz yanlarını değerlendirir misiniz?

Çevrimiçi bir festival gerçekleştirmek ve bunu tüm ekibin kendi evinde olduğu bir çalışma düzeninde yapmak, bugüne dek sahip olduğumuz tecrübenin tamamen dışında bir pratiğe mecbur bıraktı bizi. Ama az önce de söylediğim gibi, bu süreçte en çok şaşırdığım şey bütün dünyanın bu yeni duruma ayak uydurma hızı oldu. Festivali çevrimiçi yapma ihtimalinin ortaya çıkması ile birlikte bir taraftan dijital platformlarla görüşmelere ve bu platformları test etmeye başladık; diğer taraftan da sinemacılar ve film sahipleri ile görüşerek bu yeni duruma nasıl cevap vereceklerini anlamaya çalıştık.

Festivali çevrimiçi yapmanın olumlu tarafları sınırlı oldu. En büyük avantaj festivalin bütün Türkiye’den erişilebilmesi oldu. Filmlere, filmin süresi ile sınırlı bir zaman aralığında ve bir sinema salonunda değil de insanların ne zaman isterlerse bilgisayarlarını açıp izleyebilecekleri bir şekilde ulaşılabilmesi de erişilebilirlik açısından olumlu tarafa yazılabilir. Söyleşiler açısından da zengin bir festival geçirmemizi sağladı çevrimiçi imkanlar. Fakat Festivalin ilk yıldan beri tekrarladığımız “bir arada film izlemek mümkün” sloganını bu yıl kullanamadık. Hem festivali hazırlarken hem de filmleri izlerken tek başınaydık. Aynı mekanı paylaşamadık.

Kültür Sanat Fonunun 2019 döneminde sağladığımız kurumsal hibe kapsamında gerçekleştirdiğiniz çalışmalardan bahseder misiniz? Bu çalışmaların derneğinize nasıl katkıları oldu?

Turkey Mozaik Foundation finansmanı ile bizimle birlikte çalışmaya başlayan arkadaşımız engelli hakları alanında faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerini, belediyelerin sosyal hizmet birimlerini, sosyal tesis ve hizmet merkezlerini, engelli meclisi ve öğrenci topluluğu gibi kurum ve kuruluşları listeledi. Seçtiğimiz kişi ve kurumlarla salgın öncesinde yüz yüze, sonrasında ise telefon yoluyla görüşmeler yaparak engelli bireylerin kültür sanat etkinliklerine katılma konusunda alışkanlık, yaklaşım ve beklentilerini öğrenmeye çalıştık. Bu görüşmelerin yanı sıra hazırladığımız çevrimiçi anketi, üyeleri ile paylaşmalarını görüştüğümüz kurum temsilcilerinden rica ederek katılımı artırmaya çalıştık. Bu süreç bize Engelsiz Filmler Festivali ile ulaşmaya çalıştığımız grubun alışkanlıklarını, beklenti ve ihtiyaçlarını öğrenme fırsatı verdi. Festivalde yapacağımız değişikliklerin yönü hakkında ve yeni iş birlikleri ile ilgili fikirler verdi.

BE-IN Erişilebilir Film Festivalleri Ağı’nda yer alan diğer festivaller ile birlikte, erişilebilir bir film festivalinin hangi nitelikleri taşıması gerektiğine ilişkin bir metin hazırlamaya başladık. Bu konuda hem salgın nedeniyle ortaya çıkan aksamalar hem de metinle ilgili tartışmaların uzun sürmesinden dolayı bu metni hedeflediğimiz zamanda tamamlayamadık, üzerinde çalışmaya devam ediyoruz.

Hibe kapsamında yaptığınız çalışmalarla engelli bireylerin kültür sanat etkinliklerine katılımlarına ilişkin bilgi toplamak ve ihtiyaçları öğrenmek amacıyla engellilik alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının (STK) temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdiğinizden bahsettiniz. Bu görüşmelerden yola çıkarak engelli bireylerin kültür sanat etkinliklerine erişimi ve bu alandaki ihtiyaçlarına dair neler söyleyebilirsiniz?

İlk olarak, çok  az sayıda erişilebilir kültür sanat etkinliği yapıldığını ve dolayısıyla engelli bireylerin kültür sanata erişimlerinin de çok sınırlı olduğunu genel bir tespit olarak söyleyebiliriz. Fakat engelli bireylerin kültür sanat etkinliklerine erişiminin yalnızca bu etkinlikleri erişilebilir hale getirilerek sağlanamayacağını da ekleyebilirim.  Yaptığımız görüşmelerde STK temsilcilerinin de altını çizdiği kültür sanat alanına ilgisiz olma durumu, yürüttüğümüz anket çalışmasında da karşımıza çıktı. Kültür sanat etkinliklerine katılmama nedenleriniz nelerdir? sorusundaki “İlgi duymuyorum” seçeneği “Etkinliklerin ve mekanların erişilebilir olmaması” ile birlikte en yüksek oranda işaretlenen iki nedenden biri oldu. Ulaşım sorunu ve refakatçi ihtiyacı da öne çıkan sebepler arasında görünüyor.

Puruli’nin 2021 yılında öncelik vereceği alanlar ve çalışmalardan bahseder misiniz?

Engelsiz Filmler Festivali ile ilgili yapmak istediğimiz değişiklikler ve yenilikler var. Önceliklerimizden biri bu değişikliklerle festivali daha geniş katılıma ulaştırmak. Ayrıca bu yıl içinde Kültür Sanat Fonu ile başladığımız çalışmanın devamı niteliğinde sayılabilecek, engellilik alanında çalışan temsilcilerle sinema sektörünü bir araya getirerek bir diyalog yaratmayı hedeflediğimiz bir projeye de başlayacağız. Parçası olduğumuz BE-IN! ağını da bu proje içine katarak kültür sanata erişim meselesini uluslararası bir boyutta tartışmaya devam edeceğiz.