Bütün Çocuklar Bizim Derneği ile Kurumsal Destek Fonu Kapsamında Yapacakları Çalışmaları Konuştuk

Çocukların eğitimsel ve yaşamsal ihtiyaçlarının giderilmesine destek olmak amacıyla çalışmalar yapan Bütün Çocuklar Bizim Derneği (BÇBD) Kurumsal Destek Fonu’nun 2020 döneminde hibe ve mentorluk desteği sağladığımız sivil toplum kuruluşları arasında yer alıyor. Bu hibeyle bütünsel yönetim yaklaşımını güçlendirmeyi hedefleyen BÇBD,  organizasyon yönetimi başlığında çalışmalar yapacak. Derneğin Yönetim Kurulu Başkanı Leyla Tekbulut ile yaptığımız röportajda derneğin kuruluş hikayesini ve amaçlarını, yakın zamanda başlattıkları ve iklim değişikliği konusunu çocuklara aktarmayı amaçladıkları İklim Abla projesini ve Kurumsal Destek Fonu kapsamında yapacakları çalışmaları konuştuk.

BÇBD, Kurumsal Destek Fonu kapsamında Vakfımızdan ilk kez hibe alıyor. Okuyucularımızın derneğinizi daha yakından tanıyabilmesi için kuruluş hikayenizi ve amaçlarınızı paylaşır mısınız?

BÇBD 1 Aralık 2015 tarihinde kuruldu. Kurucusu Leyla Tekbulut, daha önce de eğitim ve sağlık amaçlı kurulmuş olan çeşitli sivil toplum örgütlerinde (İNSEV, 1884 Vakfı, İEL Mezunlar Derneği gibi) mütevelli heyeti, yönetim kurulu üyesi ve üye olarak hizmet vermiş bir sivil toplum gönüllüsü.

BÇBD’nin kuruluş amacı, eğitim, sağlık, aile, toplum gibi pek çok alanda ekonomik, sosyal, psikolojik ve cinsel istismara maruz kalan dezavantajlı çocukların yaşamlarına destek olmak. Tüzüğümüz doğrultusunda yaptığımız çalışmalarla amacımıza yönelik pek çok etkinlikle binlerce çocuğumuza çeşitli platformlarda destek oluyoruz. Çok yakında dernek olarak kuruluşumuzun 5. yılını tamamlayacağız.

Dernek olarak okul öncesi ve ilkokul 1. kademe öğrencilerinin okul ve giysi ihtiyaçlarını karşılıyoruz ve okul kütüphaneleri kurulması ya da  mevcut kütüphanelerin kitaplarla zenginleştirilmesi için çalışmalar yapıyoruz. Okullarda robotik kodlama atölyeleri düzenliyoruz ve bilgisayar sınıfları kurulmasını teşvik ediyoruz. Ayrıca her kademeden öğrenciye burs sağlayarak eğitime erişimlerini destekliyoruz. Çocuklara yönelik olarak yaz okulları; bilim, sanat, doğa, çevre ve sürdürülebilirlik konularında atölye çalışmaları, gönüllülerimiz ve yazarlarla birlikte okuma etkinlikleri hayata geçiriyoruz. Beraber çalıştığımız hedef kitlelerin arasında öğretmenler ve aileler de bulunuyor. Hizmet içi zorunlu veya isteğe bağlı öğretmen eğitimleri ile veli eğitimleri gerçekleştiriyoruz. Bunların yanı sıra, destekçimiz olan sanatçıların bağışladıkları eserlerle oluşturulan sergiler de düzenleyerek kaynak geliştirme çalışmaları yapıyoruz.

BÇBD, Çocuk ve Haklarını Koruma Platformu, Zehirsiz Sofralar Platformu ve Cüneyt Cebenoyan Çocuk ve Sinema Platformu’nun aktif üyesi.

BÇBD’nin ticari bir oluşumu bulunmuyor, bütün çalışmalarını kişi ve kurumların hibe ve bağışları ile gerçekleştiriyor.

Dernek olarak önceliklendirdiğiniz konulardan biri de çocuklarda okuma kültürünün gelişmesi. Bu konuyu öncelik vermenizin nedenlerini ve bu kapsamda yaptığınız çalışmaları anlatır mısınız?

Çoğu çocuğun kitap olarak sadece ders kitapları ile karşılaştığı bir ülkedeyiz. Kitapla buluşamayan, hangi ekonomik kesimden olursa olsun ailesinde kitap okuyan ebeveyni olmayan bir çocuğun kitap okuru olmasının mümkün olmadığını düşünüyoruz. Yetişebildiğimiz kadarı ile çocuklara kitap okumanın keyfini tattırmayı, yazarlarla ve kitaplarla buluşturarak kitap okumanın çocuk hafızasında yer etmesini hedefliyoruz.

Örneğin, TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı’nda 3 yıl art arda bir proje gerçekleştirdik. Her yıl fuar alanına çok yakın bir mesafede olan büyük bir okulun 500 öğrencisini 50 çocukluk gruplarla fuar alanına getirdik ve bir yazarla buluşturduk. Her yazar kendi kitabını çocuklarla paylaştı. Etkinlik sonunda da kitabını tek tek imzalayarak çocuklara verdi. Biz bu proje ile sadece çocuklara kitap armağan etmiş olmuyoruz. Kitapları BÇBD olarak satın alarak yazarı ve yayınevini de desteklemiş oluyoruz. Çünkü yayın sektörünün ve yazarların ekonomik zorluklarla işlerini sürdürdüğünün de bilincindeyiz.

Çeşitli gönüllü okuma gruplarımızla okullarda okuma etkinlikleri sürdürüyoruz. Hafta içi yetişkin gönüllülerimiz okullarda sınıflara giderek bir kitap okuyor, çocuklarla okuma kültürü ile ilişkili bir etkinlik gerçekleştiriyorlar. Hafta sonları ise lise veya üniversite öğrencisi genç gönüllüler çocuklara kitap okuyorlar. Bu faaliyetlerimizdeki bir diğer amaç da genç gönüllülerin çocuklara rol model olmalarını sağlayabilmek. Çevrelerinde eğitimli büyüklerin pek bulunmadığı çocukların birer rol model edinmesini sağlamak istiyoruz.

Yakın zamanda başlattığınız İklim Abla projesi ile 5-8 yaş arasındaki çocuklarda iklim değişikliği konusunda farkındalık yaratmayı hedefliyorsunuz. Projede bu yaş grubunu önceliklendirmenizin nedeni nedir? Bu kapsamda ne tür faaliyetler yapmayı ve nasıl bir etki yaratmayı planlıyorsunuz?

Ülkemizde yetişkinler için farkındalık çalışmaları yapılırken çocuklar biraz göz ardı ediliyor. Üstelik en çok da onların geleceği tehlike altında iken, onların bilgilendirilmemesinin çocuk haklarına aykırı olduğu kanısındayız. Üstelik, çocukluğun ilk dönemlerindeki öğrenme hevesi harikulade. O yüzden özellikle bu yaşta atılacak tohumların kök vereceğine inanıyoruz.

Çocuklarla, bölgelerinde yaşayan endemik türler için hikayeleştirme, iklim değişikliği konulu oyun kartları tasarımı, ülkemizin ormanları konusunda harita oluşturma, doğa takvimi tasarımı gibi farklı etkinlikler planladık. Çocukları hem teknik konularla biraz tanıştırıyoruz hem de sosyal öğrenme gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Doğa sevgisini içinde taşıyan ve doğadaki diğer türlerle barış içinde yaşamayı isteyecek çocuklar hayal ediyoruz.

COVID-19 salgını ve bu kapsamda alınan tedbirler çocukların gündelik hayatında önemli değişikliklere neden oldu. Birlikte çalıştığınız çocuklar özelinde, bu sürecin öne çıkan etkileri ve ortaya çıkan ihtiyaçlar neler oldu? Bu ihtiyaçlara cevap verebilmek için ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?

Salgın nedeniyle saha çalışmalarımız tamamen durdu. Bunun yerine iki tür çalışma planladık.

Birincisi salgın nedeniyle üniversite eğitimlerini çalışarak sürdürürken işsiz kalan gençlere ve gündelik işlerde çalıştıkları için işsiz kalan, eğitim hayatında çocukları olan anne-babalara 3 aylık maddi destek ve/veya erzak yardımı gerçekleştirdik. Ayrıca İstanbul’daki iki büyük üniversite hastanesinin devletten ek ödeme alamayan ve eğitim hayatında çocukları olan sağlık çalışanlarına maddi destekte bulunduk.

Diğer çalışmalarımız ise çevrimiçi veya sosyal medya aracılığı ile çocuklara ulaşabileceğimiz üç proje oldu. Bu projeler, tasarlanma aşamasında olan Dodo Masal Anlatıyor projesi, devam eden İklim Abla projesi ve Kocaeli, Elazığ ve Antalya’dan üç okulun öğrencileri ile halihazırda devam eden Robotik Kodlama eğitimlerimiz.

Kurumsal Destek Fonu’nun 2020 döneminde sağladığımız hibe kapsamında odaklanacağınız kurumsal gelişim başlıkları neler olacak? Bu başlıklar altında ne tür çalışmalar yapmayı planlıyorsunuz?

Kurumsal Destek Fonu’ndan aldığımız hibe ile, temelde organizasyon yönetimi başlığına odaklanarak kapasite gelişimimizi sağlamayı amaçlıyoruz. İnsan kaynağı gücümüzü daha etkili kullanacak şekilde geliştirmeyi ve COVID-19 salgınının gerekli hale getirdiği dijital dönüşümü de hızlandırmayı planladık. Halihazırda sahip olduğumuz gönüllü ağını güçlendirerek ve gönüllülerimizin bizimle dijital alanda rahatça etkileşime geçip projelerde yer alabileceği bir ortam sunarak daha çok çocuğa erişeceğimize inanıyoruz. Güçlü yönlerimizden de beslenerek organizasyon yapımızı iyileştireceğiz. Düzenli e-bülten gönderimi, ölçme ve değerlendirme, proje raporlama, veri depolama, gönüllü ağını kuvvetlendirme gibi çalışmalarla kurumsal hafızayı koruyacak ve güçlendireceğiz. Organizasyon yönetimi alanında alacağımız hibe desteğiyle, derneğimizin küresel salgın nedeniyle değişen koşullara daha iyi uyum sağlayacağına ve proje yönetimi ile ilgili farklı iç görüler kazanacağına inanıyoruz. Sivil Toplum için Destek Vakfı’na finansal sürdürülebilirliğimize ve kapasite gelişimimize katkıda bulundukları ve bu sayede daha çok çocuğa erişmemize olanak tanıdıkları için Bütün Çocuklar Bizim Derneği olarak çok teşekkür ederiz.